Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Aile

Haberia - Aile haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aile haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Narin Güran davasında Nevzat Bahtiyar gelişmesi! Haber

Narin Güran davasında Nevzat Bahtiyar gelişmesi!

Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada savcı, Nevzat Bahtiyar için 'nitelikli kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti.Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasını 'eylemin nitelikli kasten öldürme suçuna yardım' kapsamında değerlendirilmesi adına bozdu.Nevzat Bahtiyar, 8 yaşındaki Narin Güran'ın cansız bedenini dere yatağına taşıyıp gizlediğini savunuyor. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, Diyarbakır'da 8 yaşındaki Narin Güran'ın öldürülmesine ilişkin "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan verilen 4 yıl 6 ay hapis cezası kararını, "eylemin nitelikli kasten öldürme suçuna yardım" kapsamında değerlendirilmesi adına bozmasının ardından tutuklu sanık Nevzat Bahtiyar yeniden yargılanıyor. DURUŞMA SALONUNA GETİRİLDİ Nevzat Bahtiyar'ın, Yargıtay'ın bozma ilamı doğrultusunda Diyarbakır 8'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden yargılanmasına başlandı. Adana Suluca 1 No'lu Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu'nda tutuklu bulunan Bahtiyar, duruşma salonuna getirildi. Duruşmaya Bahtiyar'ın avukatları Adnan Ataş ve Ali Eryılmaz, Güran ailesi ve avukatları, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatları katıldı. "SALİM'İN DEDİĞİNİ YAPSAYDIM, CESET AÇIĞA ÇIKMAZDI" Duruşmada yeniden yargılanmasına başlanan Nevzat Bahtiyar'ın ifadesi alındı. Mahkeme başkanının, 'Bozma kararına itirazın var mı?' sorusuna Nevzat Bahtiyar, 'Yok' diye cevap verdi. İfadesinde olay gününün anlatan Nevzat Bahtiyar, "Ben o gün işteyim. Sabah 06.30'da Çarıklı'daki evime gittim. Ondan sonra eve geldim. Saat kaç olduğunu hatırlamıyorum ama öğlendi. Geldim eve, eşim 'Suyumuz gelmiyor' dedi. Saat 15.00 civarıydı. Ondan sonra Salim Güran'ı aradım, 'Tamam, su için yetkilileri arayacağım' dedi. Ondan sonra Salim 50-70 metre uzaklıkta beni çağırdı. Ben yukarıya Arif'in evine doğru çıktım. Tepeye çıktım. Ondan sona gittim, cesedi yerde gördüm. Arif'in evine girdiğimde, girişte sol tarafta Narin'in cesedini gördüm. Salim bana, 'Cesedi götüreceksin' dedi. Ben reddettim. Ondan sonra silahı çekti benle oğlumu tehdit etti. 'İlk önce oğlunu öldürürüm sonra seni' dediği için mecbur kaldım, cesedi götürdüm. Battaniyenin içine cesedi ikimiz koyduk. Kapıya kadar, balkona kadar benimle birlikte cesedi battaniyeyle sardı. Sonra ben tek cesedi ahıra götürdüm. Orada torbaya koydum. Arabaya koyduktan sonra Yüksel'in (Narin'in annesi) evinin önünde ağladığını gördüm. Ben arabayla binmeden Salim benden battaniyeyi aldıktan sonra, 'Bu cesedi götür parça parça et, kimse görmesin' dedi. Ben cesedi açığa çıkardım. Eğer Salim'in dediğini yapsaydım bu ceset ortaya çıkmazdı. Ben iyilik yaptım. Eve gittiğimde kimseyi görmedim. Sadece Salim'i evde gördüm. Ama cesedi aldıktan sonra Yüksel'in evimizin yukarısında ağladığını gördüm" dedi. GÜRAN AİLESİ MAHKEME SALONUNDAN ÇIKARILDI 'Hangi ifadeniz doğru' sorusu üzerine Bahtiyar, "Ben ilk ifademde, ailem güvence altına alınmadığı için öyle dedim. Ama şimdi ailem güvence altında. Şu anda verdiğim ifade doğrudur. Salim Güran bana pusu kurdu. Beni yukarı çektiler. Ben mecbur kaldığım için cesedi götürdüm, pişmanım. Ben cesedi almaya gittiğimde kız ölmüştü. Ben Salim'in dediğini yapsam parça parça ederdim" diye konuştu. Bu ifadelerinin ardından Arif Güran ve ailesi, Nevzat Bahtiyar'a tepki gösterdi. Gerilimin artması üzerine mahkeme başkanı, aile bireylerinin salondan çıkarılmasını istedi. Salondan çıkarılan aile bireyleri, Bahtiyar'a yönelik "Pedofili katil" diye bağırdı. "TEHDİT ETTİĞİ İÇİN CESEDİ ALDIM" Ardından Nevzat Bahtiyar ifadesine devam edildi. Bahtiyar, savcının Salim Güran'ın kendisini çağırdığı zaman tam olarak nerede olduğu sorusuna, "Bizim evin tam üzerinde Salim beni çağırdı. 'Nevzat, gel yukarıya senle işim var dedi'" diye cevapladı. 'Koşarak mı gittin' sorusuna ise, 'Hayır normal yürüdüm. Benim elimde su hortumu vardı. Bıraktım gittim. Salim önümdeydi, 10-15 metre kadar. Oraya gittim. Ben ona yetişmeden Salim, Arif'in evine girdi. Ben de takip ettim. Onun arkasından girdim. Ben ceset olduğunu bilsem içeri girmezdim. Bana dedi ki 'Cesedi götür'. Oğlumu tehdit etti. Ben de onun tehdit etmesi sonucu cesedi aldım" ifadelerini kullandı. "8 KEZ YALAN SÖYLEYEN BİRİNE NASIL İNANILIYOR" Mahkeme salonundan çıkarılan Narin'in ağabeyi Baran Güran, "Bu adama daha da inanılıyor mu? 8 kez ifade değiştiriyor, herkes bu adama inanıyor. Bütün aile bireylerinin tek ifadesi var, bu adam 8'inci ifadesini veriyor. 8 kez yalan söyleyen birine nasıl inanılıyor? Her defasında başka bir şey söylüyor. Böyle bir şey var mı? Aile bireylerini şeytanlaştırdılar" diye tepki gösterdi. ARİF GÜRAN: ADALET İSTİYORUM Nevzat Bahtiyar’ın ifadesinin ardından, Narin Güran’ın babası Arif Güran söz aldı. Baba Güran, “Kusura bakmayın, kızımdan bahsedildiği zaman kendimi kaybediyorum. Bu hareket size saygısızlık olarak anlaşılmasın. Bu cani az konuştu. ‘Salim beni çağırdı’ demiş. Ben iddia ediyorum, benim evimden onun evi görülmüyor, ses de oraya gitmiyor. Dosya boyunca Dara-2 kamerasına bakılması unutuldu. Eğer o kamera Yüksel’in ağladığını gösterseydi, bugün Arif Güran ona teşekkür ederdi. ‘Kızımın katilerini ortaya çıkardın’ diye. Bugün Tavşantepe’de çeşitli açılardan kameralar var. Bu katil çok kez ifade değiştirdi. Bu kişinin ifadesi neticesinde ailem linç edildi. Salim, Yüksel ve Enes daraltılmış baz dışında somut delil olmadığı için onunla yargılandı. Başka delil yok. 7 yaşındaki oğlum, 7 saat ifade verdi ancak onun oğlu ifade vermedi. Ben bu kararı kabul etmiyorum. Adalet istiyorum” dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatları da Nevzat Bahtiyar’ın ‘İştirak halinde öldürme’ şeklinde cezalandırılmasını istedi. "POLİS EŞLİĞİNDE KEŞİF İSTİYORUM" Nevzat Bahtiyar’ın birçok kez ifade değiştirdiğini belirten Arif Güran, “Jandarmayla değil, polisle bir keşif istiyorum. 1700 personel vardı. Salim Güran onlardan daha mı büyük? Madem Salim seni tehdit etti, gitseydin devlete. O kadar jandarma vardı, devlete gideydin. Eğer gitmiş olsa, ben burada bu adamdan hak talep etmezdim. Ancak bu adam 19 gün boyunca benimle namaz kıldı, aramalara katıldı. Bu adam polisle bir keşfe çıksın. Bu adamın ve Salim’in telefonu kollukta fabrika ayarlarına döndü. Deliller silindi. Nahit Eren burada şov yaptı. Nahit Eren burada Yüksel’in namusunu sorgulamazdı. Ben keşif istiyorum. Benim ailem yok oldu. Benim çekirdek ailem yok oldu. Benim kızımın hakkı yerde kalmasın, ben ailece yok olmaya razıyım. Niye bunun aile bireylerinden kimsenin ifadesi alınmıyor? Onun dediği dakikada Narin tepeye tırmanıyor. Benim kızımın geçtiği yerle Nevzat’ın evi arasında 10 metre var. Bu adam hayalet mi? Bu adamın konuşmalarına inanmıyorum, keşif istiyorum. Eğer keşif yapılsa ve dediği çıksa bir daha buraya gelmem ve cezaevindekileri de silerim. Benim kızım eve yetişseydi çantası, terliği, eşyası evde olacaktı. Ama gel gör ki benim kızımın eşyaları çantasında çıktı” diye konuştu. "DİĞER ÇOCUKLARIM OKULU BIRAKTI" Güran, kızının ölümünde parmağı olanların ortaya çıkarılmasını isteyerek, şöyle konuştu: “İstinaf bu dosyayı bozdu ama birileri müdahale etti. Bu yargılama, bu zulüm nereye kadar gidecek? Ben kızımın hakkını istiyorum. Yüksel ve Salim yaptıysa onlar da cezasını çeksin. Benim ilk kızım da öldü ancak sosyal medyada ‘Arif kendi kızını öldürdü’ dediler. Burada Nevzat’ın avukatı dar bazı inkar ediyor ancak bu insanlar bundan ceza yedi. Köyde saat kavramı yoktur. Dar bazla ailem ceza aldı. Delil yoktur. Narin’den daha küçük çocuklarım var. Çocuklarım okulu bıraktı. Diğer heyetin hiçbir şey araştırmadan karar vermesiyle çocuklarım okulu bıraktı. Yalanlarla Narin gibi diğer 5 çocuğumun da hayatı karardı. Önce Allah’tan sonra da sizden adalet istiyorum. Havaalanını koruyan tüm kameralar köyümü görüyor. Ben keşif istiyorum. Bu dava ancak bu şekilde kapanır yoksa kapanmaz. Bir baba olarak, ağabey, kardeş olarak, Müslüman, Yahudi, Hıristiyan neye inanıyorsanız inanın, ben keşif istiyorum. Kızımın ölümünde kimin parmağı varsa devlet ortaya çıkarsın.” "İSTİSMAR EDİLDİKTEN SONRA ÖLDÜRÜLDÜĞÜ KANAATİNDEYİM" Arif Güran’ın avukatı Ezgi İpek ise soruşturmanın kötü yürütüldüğü kanaatinde olduğunu belirterek, “Bir buçuk senedir bu dava sürüyor. Dosyada birçok delilin değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Dijital deliller başta olmak üzere. Tuncay Beşikçi raporu vardı. PSA meselesi çok kıymetli. Çocuğun yüzde 99 istismar edildikten sonra öldürüldüğü kanaatindeyim. İstismar sonrası cinayet olma ihtimali yüksek. Bununla ilgili Adli Tıp Raporu alınması gerekirdi ama alınmamış. Soruşturma kötü yürütülmüş. Alakasız saatlere bakılmış netice itibari ile geldiğimiz aşama bu. Bu çocuğun bir buçuk senedir kemikleri sızlıyor. Bozma kararına uyulsun. Bu dosyayı aydınlatmak sizin elinizde. Keşif yapılsın” dedi. DURUŞMAYA ARA VERİLDİ Narin Güran cinayetinde yeniden yargılanmasına başlanan Nevzat Bahtiyar’ın duruşmasında mahkeme başkanı, katılanların keşif ve diğer taleplerini reddederek, duruşmaya 2 saat ara verdi. BAHTİYAR'A AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET TALEBİ Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, Savcı mütalaasını açıkladı. Yargıtay'ın bozma ilamına uymadıklarını belirten Savcı, bozma ilamında her ne kadar "kasten öldürmeye yardım" suçundan cezalandırılması belirtişmişse de Bahtiyar'ın, "nitelikli kasten öldürme" suçundan cezalandırılmasını talep ettiklerini bildirdi. Mütalaada, sanık Bahtiyar'ın, "yaklaşık 19 gün boyunca sessiz kalmasının, delillerin olumlu şekilde toplanması önünde engel olduğu, Bahtiyar'ın, cesedi gömdükten sonra hiçbir şey olmamış gibi baldızının evine giderek hayatına devam ettiği" belirtildi. Savcının mütalaasında, Nevzat Bahtiyar'ın, "nitelikli kasten öldürme suçuna yardım" suçundan değil, "nitelikli kasten öldürme" suçundan cezalandırılması talep edildi. DURUŞMA 16 NİSAN'A ERTELENDİ Daha sonra duruşma 16 Nisan Perşembe gününe ertelendi. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi. NE OLMUŞTU? Bağlar ilçesi kırsal Tavşantepe Mahallesi'nde 21 Ağustos 2024'te kaybolan Narin Güran'ın cansız bedeni, arama çalışmalarının 19'uncu gününde 8 Eylül'de dere yatağında çuvalda, üzeri taşlarla kapatılıp gizlenmiş halde bulundu. Narin'in ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada amcası Salim Güran, annesi Yüksel Güran, ağabeyi Enes Güran ile güvenlik kamerası görüntülerinden Narin'in cansız bedenini kırmızı bir araçla dere bölgesine götürdüğü belirlenen komşuları Nevzat Bahtiyar hakkında Diyarbakır 8'inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Amca Salim Güran, anne Yüksel Güran ve ağabey Enes Güran hakkında, komşuları Nevzat Bahtiyar ile birlikte 'iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Nevzat Bahtiyar, gözaltına alındıktan sonraki ifadesinde Narin'i öldürmediğini, yalnızca cansız bedenini dereye taşıyıp gizlediğini savundu. 28 Aralık 2024'te görülen davanın ikinci duruşmasında mahkeme, Salim, Yüksel ve Enes Güran'a 'iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar'a ise 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçundan 4,5 yıl hapis cezası verdi. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin sanıklara verdiği hükmü hukuka uygun buldu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, Narin Güran cinayeti davasında anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet ile Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasının onanması istendi. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını onadı, Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasını ise "eylemin nitelikli kasten öldürme suçuna yardım" kapsamında değerlendirilmesi adına bozdu. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, Bahtiyar hakkında verilen cezayı bozmasının ardından dosya, Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi, mahkeme, Bahtiyar'ın tutukluluğuna ilişkin değerlendirmede bulunarak tensip zaptı hazırladı. Tensip zaptında, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunması, tutuklulukta geçirdiği süre, iddianamede işlediği iddia edilen suça ilişkin kanunda öngörülen cezanın alt ve üst sınırı, eyleminin CMK'nin 100/3 maddesinde sayılan katalog suçlardan olması nedeniyle adli kontrol tedbirinin uygulanmasının yetersiz kalacağı ve tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu gerekçe gösteren mahkeme, Bahtiyar'ın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Sanık Bahtiyar'ın tutuklu bulunduğu cezaevine yazı yazılarak duruşmada hazır edilmesini kararlaştıran mahkeme, duruşmanın 6 Nisan'da yapılmasına hükmetti.

Bursa'da 2 çocuk annesi kayıp kadından iz yok! Haber

Bursa'da 2 çocuk annesi kayıp kadından iz yok!

Bursa'da yaşayan 35 yaşındaki Ayşe Kırmaz'dan 10 Haziran 2025 tarihinden bu yana haber alınamıyor. Yıldırım ilçesine bağlı İncirli Mahallesi'nde yaşadığı öğrenilen Kırmaz'ın kaybolmasının ardından ailesi durumu emniyete bildirerek kayıp başvurusunda bulundu. Ancak aradan geçen zamana rağmen herhangi bir iz bulunamadı. "O GECE EVİ TERK ETTİ, BİR DAHA DÖNMEDİ" Kardeşinin kaybolma sürecini anlatan abla, Ayşe Kırmaz'ın son olarak evde babasıyla yaşadığı tartışmanın ardından evi terk ettiğini söyledi. Abla, "10 Haziran gecesi babamla tartıştı. 'Ben gidiyorum' dedi ve evden çıktı. O geceden sonra bir daha kendisinden haber alamadık" ifadelerini kullandı. MADDE BAĞIMLILIĞI İDDİASI Aile, Ayşe Kırmaz'ın uzun süredir madde bağımlılığıyla mücadele ettiğini belirtti. Daha önce evden bu şekilde ayrılmadığını vurgulayan abla, son dönemde bazı kişilerle birlikte hareket ettiğini ve bu çevrenin etkisiyle kaybolmuş olabileceğini düşündüklerini söyledi. "HER YERDE ARADIM, İZİNE RASTLAYAMADIM" Kardeşini bulmak için kendi imkanlarıyla birçok yere gittiğini belirten abla, "Onun arkadaşlarının olduğu yerlere kadar girdim. Sokak sokak aradım ama hiçbir iz bulamadım" dedi. ZOR BİR HAYAT HİKÂYESİ Kırmaz'ın eşinin yaklaşık 8 yıl önce hayatını kaybettiği, iki çocuğunun ise babaannelerinin yanında kaldığı öğrenildi. Aile, Ayşe Kırmaz'ın fiziksel olarak zayıf olduğunu, dişlerinin olmadığını ve zaman zaman şapka taktığını belirterek, görenlerin dikkatli olmasını istedi. "BULUNMASINI İSTİYORUZ" Gözyaşları içinde konuşan abla, yetkililere ve vatandaşlara çağrıda bulunarak, "Kardeşimin bulunmasını istiyorum. Onu gören ya da yerini bilenlerin lütfen haber vermesini rica ediyorum" dedi. Aile, Ayşe Kırmaz'ı gören ya da yerini bilen vatandaşların en yakın emniyet birimine bilgi vermesini istedi.

Bursa Valisi Ayyıldız'dan "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" mesajı Haber

Bursa Valisi Ayyıldız'dan "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" mesajı

Bursa Valisi Erol Ayyıldız, "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" dolayısıyla mesaj yayımladı. Ayyıldız mesajında şu ifadeleri kullandı: Kadınlarımız, tarih boyunca toplum hayatının her aşamasında önemli sorumluluklar üstlenmiş; aileyi ayakta tutan, toplumu şekillendiren ve hayatın her alanına değer katan en güçlü unsurlardan biri olmuştur. Kültürümüzde kadın; yetiştirdiği nesillerle, emeği ve üretkenliğiyle hayatın her alanında varlığıyla topluma katkı sunan önemli bir değerdir. Bu yönüyle kadınlarımız, “Güçlü kadın, güçlü aile, güçlü toplum” anlayışının en önemli temsilcileridir. Tarihimizin her döneminde kadınlarımızın azmi, cesareti ve fedakârlığı milletimizin kaderine yön vermiştir. Bacıyan-ı Rum’dan Hayme Ana’ya, Nene Hatun’dan Millî Mücadele’nin isimsiz kahramanlarına kadar kadınlarımız, bu toprakların vatan olmasında ve milletimizin birlik ve beraberliğinin güçlenmesinde önemli roller üstlenmiştir. Kadınlarımıza verilen her destek ailelerimizi; güçlü aileler ise toplumumuzu daha sağlam temeller üzerinde yükseltmektedir. Devletimizin yürüttüğü sosyal politikaların temel amacı da kadınların sosyal, ekonomik ve kültürel hayatta daha güçlü bir şekilde yer almasını sağlamak, aile yapımızı koruyarak daha müreffeh bir toplum inşa etmektir. Peygamber Efendimizin (s.a.v.) “Cennet annelerin ayakları altındadır.” müjdesi, kadınlarımızın toplumumuzdaki kıymetli yerini en güzel şekilde ifade etmektedir. Bu anlayışla, kadınlarımızın hak ettiği değeri görmesi ve her alanda desteklenmesi hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu anlamlı gün vesilesiyle, başta şehit ve gazi kadınlarımız ile tüm şehit ve gazilerimizin anneleri ve eşleri olmak üzere, tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Bursa'da dikkat çeken karar! Mahalleli istemedi, proje iptal edildi Haber

Bursa'da dikkat çeken karar! Mahalleli istemedi, proje iptal edildi

Nilüfer Belediyesi, kentin yönetiminde "ortak akıl" ve "katılımcı demokrasi" ilkelerini somut adımlarla hayata geçirmeye devam ediyor. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Yüzüncüyıl Mahalle Komitesi ile bir araya gelerek, BursaRay Yüzüncüyıl istasyonu çıkışındaki alanda planlanan yeni sosyal tesis projesi hakkında mahalle sakinlerini dinledi. "TOPLUMCU BELEDİYECİLİK, TOPLUMU DİNLEMEKLE BAŞLAR" Bölgede yeni bir yapılaşmaya gitmeden, mevcut yapının dönüştürülmesiyle planlanan "Kantin Nilüfer" projesi, özünde güçlü bir sosyal dayanışma modeli barındırıyordu. Bu projeyle, ekonomik kriz döneminde vatandaşlara uygun fiyatlı sosyalleşme imkânı sunulması ve piyasa fiyatlarının dengelenmesi amaçlanmıştı. Kurulacak sistemden elde edilecek gelirle de 2 binden fazla amatör sporcu çocuğun desteklenmesi, kadın spor takımlarına katkı sağlanması ve yerel tarımın güçlendirilmesi hedefleniyordu. Toplantıda mahalle sakinlerinin, artabilecek trafik yoğunluğu ve bölgedeki anıt ağacın korunması gibi konulardaki çevresel hassasiyetlerini içtenlikle dinleyen Başkan Şadi Özdemir, projeyi durdurma kararı aldı. Toplumcu belediyeciliğin temelinde halkın sesine kulak vermenin yattığını vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, bu kararın birlikte yönetme kültürünün en güzel kanıtı olduğunu ifade etti. Başkan Şadi Özdemir, sürece ve alınan karara ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Bizim yönetim anlayışımızın merkezinde tamamen diyalog, uzlaşı ve karşılıklı anlayış bulunuyor. Kantin Nilüfer projesiyle gençlerimize, çocuklarımıza ve ailelerimize nefes aldıracak; sporu, tarımı ve kadınları destekleyecek çok yönlü bir dayanışma modeli kurgulamıştık. Bu güzel hedeflere ulaşmayı çok arzu etsek de, Yüzüncüyıl sakinlerimizin çevresel dokuya ve mahalle huzuruna dair hassasiyetlerini büyük bir saygıyla karşılıyoruz. Hazırladığımız projeler ne kadar yüksek bir toplumsal fayda barındırırsa barındırsın, mahallelimizin içten rızası ve onayı bizim için her şeyden değerlidir. Biz Nilüfer'i kocaman bir aile olarak görüyor, kararlarımızı da bu ailenin fertleriyle, yan yana, omuz omuza veriyoruz." "KATILIMCI DEMOKRASİ İÇİN ÖRNEK ADIM" Alınan bu karar, Nilüfer'de hayata geçirilecek projelerin yalnızca ekonomik ve teknik faydalarına göre şekillenmediğini; çevreye duyarlılığın, mahalle kültürünün ve vatandaşın doğrudan onayının her zaman öncelikli olduğunu bir kez daha kanıtladı. Nilüfer Belediyesi, kentin farklı noktalarında halkın bütçesini koruyan, sporu ve üretimi destekleyen sosyal dayanışma projeleri üretmeye ve bu projeleri halkla tam bir şeffaflık içinde istişare ederek hayata geçirmeye devam edecek.

Yasak aşk pahalıya mal oldu! Belediye Başkanı için düğmeye basıldı Haber

Yasak aşk pahalıya mal oldu! Belediye Başkanı için düğmeye basıldı

Sakarya Adapazarı Belediyesi'ndeki "yasak aşk" iddiasının perde arkasına ilişkin yeni detaylar kamuoyuna yansıdı. Belediye Başkanı Mutlu Işıksu ile Özel Kalem Müdiresi Elif Saçar arasında geçtiği öne sürülen 6 aylık "müstehcen" yazışmaları, Saçar'ın kızı Ceyda Saçar gündeme taşıdı. KÜRSÜYE ÇIKTI, ANLATTIKLARI ŞOKE ETTİ 22 yaşındaki hukuk fakültesi öğrencisi Ceyda Saçar, Kamu Başdenetçisi (Ombudsman) Mehmet Akarca'nın Sakarya'da katıldığı toplantıda kürsüye çıkarak söz konusu iddiayı dile getirdi. Saçar, Işıksu'nun kendisini tehdit ettiğini ve hakkında 50 milyon TL'lik manevi tazminat davası açtığını açıkladı. OLAY TBMM VE CİMER'E TAŞINDI Genç hukuk öğrencisinin konuyu daha önce TBMM Dilekçe Komisyonu, Kadın ve Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu (KEFEK) ile CİMER'e bildirdiği ortaya çıktı. Ceyda Saçar'ın Meclis'e verdiği dilekçede şu ifadeler yer aldı: "Adapazarı Belediyesi özel kaleminde çalışan Elif Saçar'ın kızıyım. Annem ve Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu arasında geçen 6 aylık bir yazışma ve gece 02.50 sularında Mutlu Işıksı tarafından anneme gönderilen fotoğraf elimdedir, yazışmalar müstehcen olmakla birlikte belediyenin içişleri ile ilgili yazışmalar da vardır. yaptığımı ve şizofren olduğumu öne sürdü. Başkan da şantaj iddiası ile bana dava açtı. Teyzemlerim de olayı en başından biliyor. Annemin Mutlu Işıksu ile buluşmasına yardım ediyorlarmış. Teyzem bu süreçte belediyede işe alınmıştı." IŞIKSU HAKKINDA DİSİPLİN SÜRECİ BAŞLATILDI Olayın yankıları sürerken AK Parti Merkez Yürütme Kurulu'nun Mutlu Işıksu hakkında disiplin sürecini başlattığı öğrenildi. Başlatılan disiplin süreciyle ilgili Adapazarı Belediyesi'ne henüz resmi tebligatın ulaşmadığı öğrenildi. SÜRECİN NASIL SONUÇLANACAĞI MERAK KONUSU AK Parti'de belediye başkanları ve milletvekilleri hakkında kamuoyuna yansıyan tartışmalı gelişmelerde disiplin süreci doğrudan genel merkez tarafından başlatılıyor. Sürecin nasıl sonuçlanacağı ise yapılacak incelemelerin ardından netlik kazanacak. İDDİALARI REDDETTİ Öte yandan Belediye Başkanı Mutlu Işıksu ise iddiaları reddetti. Saçar ailesinin kendisine "şantaj" yaptığını savunan Işıksu, aile hakkında 50 milyon liralık karşı tazminat davası açtı ve savcılığa suç duyurusunda bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.