Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Altyapı

Haberia - Altyapı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Altyapı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yavuz Ağıralioğlu, Türkiye için hedeflerini paylaştı! Haber

Yavuz Ağıralioğlu, Türkiye için hedeflerini paylaştı!

Salonu hıncahınç dolduran partililer ve vatandaşlar tarafından coşkuyla karşılanan Ağıralioğlu, konuşmasına Antalya'nın siyasi ve kültürel önemine vurgu yaparak başladı. "Bu salonu dolduran coşku, umutlarımızı büyüttü" diyen Ağıralioğlu, "Memleketimizin geleceği için inancımız ve kararlılığımız tamdır. Anahtar Parti olarak Türkiye'ye yeni bir soluk getirmeye geldik" ifadelerini kullandı. Coşkulu kalabalığa umut dolu mesajlar Ağıralioğlu, konuşmasında ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, yerel yönetimlerin şeffaflığı ve hesap verebilirliğinin önemine dikkat çekti. Partisinin kuruluş felsefesini anlatan lider, "Anahtar Parti, çözüm üreten, kucaklayıcı ve milletten yana bir siyaset anlayışını temsil ediyor" dedi. Antalya'nın stratejik önemi vurgulandı Türkiye'nin önemli turizm merkezlerinden biri olan Antalya'nın siyasi arenada da kritik bir role sahip olduğunu belirten Ağıralioğlu, kentin sorunlarına da değindi. Turizm, tarım, istihdam ve altyapı konularında çözüm önerilerini sıralayan parti lideri, Antalya'nın hak ettiği hizmetleri alması için çalışacaklarını söyledi. 2024 yerel seçimlerinde Antalya genelinde 19 ilçenin 16'sında CHP'nin belediye başkanlığını kazandığı kentte, Anahtar Parti'nin teşkilatlanma çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Teşkilatlanmada yeni dönem Anahtar Parti Antalya İl Başkanı Mustafa Güneş liderliğinde yürütülen çalışmaların meyvelerini vermeye başladığını belirten Ağıralioğlu, partisinin şubat ayında yoğun katılımla gerçekleştirdiği il kongresine dikkat çekti. "Antalya'daki teşkilatlanma çabalarımız tüm hızıyla sürüyor. Her geçen gün yeni arkadaşlarımız aramıza katılıyor" diye konuştu. 30 Ekim 2024'te kurulan Anahtar Parti'nin büyükşehirlerdeki varlığını güçlendirme hedefi doğrultusunda Antalya çalışmalarına özel önem verdiği öğrenildi. Katılımcılardan tam destek Buluşmaya katılan vatandaşlar, Ağıralioğlu'na ve partisine desteklerini çeşitli tezahüratlarla gösterdi. Etkinlik sonunda partililerle tek tek selamlaşan Ağıralioğlu, Antalya'dan umutlu ve motive ayrıldığını ifade etti. Anahtar Parti'nin önümüzdeki dönemde Antalya başta olmak üzere birçok ilde halk buluşmalarına devam edeceği ve yerel yönetimler için hazırlıklarını sürdüreceği belirtildi.

Fikret Aslan: Bursa’nın anahtar çözümü eko-kent ve yerinde yatay dönüşüm Haber

Fikret Aslan: Bursa’nın anahtar çözümü eko-kent ve yerinde yatay dönüşüm

İnşaat ve bağlantılı sektörde yer alan teknokrat kadrodan oluşan il ve ilçe yöneticilerinin de yer aldığı ziyarette heyet, İnşaat Müteahhitleri Sanayici ve İş İnsanları Derneği Başkanı Şeref Demir ve yönetim kurulu tarafından karşılandı. Bursa’nın teknik konuları masaya yatırıldı. İNEGÖL İLE KARACABEY ARASINDA EKO-KENTLER Yatay mimarinin Türk kültürüne daha uygun olduğunu vurgulayan Aslan, yerel yönetimlerin altyapı hizmetlerini tamamlamasının ardından imar ve emsal artışlarının konuşulması gerektiğinin altını çizdi. Partinin şehre anahtar çözüm olarak sunduğu, İnegöl ile Karacabey arasında eko-kentler projesi İMSİAD üyelerine aktarıldı. ALTYAPI YAPAMAYAN, GÖÇ PLANLAYAMAYAN BELEDİYELERİ ELEŞTİRDİ Mevcut durumun trafik başta olmak üzere birçok sorun getirdiğine atıfta bulunan Aslan, vatandaşın bu sonuçtan müteahhitleri suçlu gördüğünü ancak asıl suçlanması gerekenin altyapı dahi yapamayan, göç planlayamayan belediyeler olduğunu ifade etti. Anahtar Parti yönetiminde tüm bu hassasiyetlerin gözetileceğini ve işleyişteki istisnaların kaldırılacağını kaydetti. HORMONSUZ VE YERİNDE DÖNÜŞÜM VURGUSU Kentsel dönüşüme önem verdiklerini dile getiren Aslan, Bursa’nın özellikle Osmangazi ve Yıldırım ilçelerinde planlı dönüşüme acil ihtiyacı olduğunu söyledi. Nilüfer’in yöneticileri tarafından da kabul edilen rant dönüşümünden ders çıkarılmasının önemine vurgu yapan Aslan, her zaman ilk önceliğin hormonsuz ve yerinden dönüşümler olması gerektiğini dile getirdi. “İSTANBUL’DAKİ KENTSEL DÖNÜŞÜMÜ BURSA İÇİN DE İSTİYORUZ” İMSİAD Başkanı Şeref Demir ise, İstanbul’daki kentsel dönüşüm benzeri bir planlamayı Bursa için de talep ettiklerini ancak sonuç alamadıklarını belirtti. Demir, Akpınar’daki kentsel dönüşümde binaların tek kepçe darbesiyle yıkılacak kadar kötü durumda olduğunu vurgulayarak, merkezi ve yerel iradeden bu tablonun getireceği ağır yıkımlara karşı hızlı adım atılması gerektiğini söyledi. Demir; inşaat sektöründe fiyat istikrarının sağlanması, finansmana erişim imkânlarının kademeli olarak iyileştirilmesi ve sürdürülebilir büyüme hedeflerinin güçlendirilmesi adına ortak akıl ve uzlaşı içerisinde hareket edilmesinin önemine dikkat çekti. Toplantıda Bursa’nın deprem bölgesi olduğuna özellikle dikkat çekildi.

Karacabey Sular Altında! Siyasiler Sefada! Haber

Karacabey Sular Altında! Siyasiler Sefada!

Koçak, Karacabey’de yaşanan taşkınların artık doğa olayı olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayarak, “Bu yaşananlar tabiatın değil, doğrudan ihmalkârlığın ve yönetim zafiyetinin eseridir” sözleriyle yetkilileri hedef aldı. Her yağışta aynı manzaranın tekrar ettiğini belirten Koçak, üretim alanlarının sular altında kaldığını, çiftçinin emeğinin heba edildiğini ve hayvancılıkla geçinen vatandaşların kaderine terk edildiğini ifade etti. Açıklamasında sert sorular yönelten Koçak, teknik imkânlara ve devletin tüm kurumsal kapasitesine rağmen neden hiçbir önlem alınmadığını sorguladı. “Meteoroloji verileri ortadayken, riskler bu kadar açıkken neden hâlâ hazırlıksız yakalanıyoruz? Bu ihmali açıklayacak tek bir mantıklı gerekçe yoktur” diyerek, yaşananların kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Koçak, yaşanan felaketlerin “kader” söylemiyle geçiştirilmeye çalışılmasına da sert tepki gösterdi. “Bu bir kader değil; açıkça planlama eksikliğinin, altyapı yetersizliğinin ve sorumluluktan kaçışın sonucudur” ifadelerini kullanan Koçak, özellikle dere yataklarının ıslah edilmemesi ve su tahliye sistemlerinin yetersizliğine dikkat çekti. Bu ihmallerin doğrudan üreticiyi vurduğunu belirten Koçak, Karacabey halkının artık somut ve kalıcı çözümler beklediğini vurguladı. Açıklamasının sonunda tonunu daha da yükselten Koçak, uyarıdan öte açık bir sorumluluk çağrısı yaptı: “Karacabey’in alın teri göz göre göre yok ediliyor. Çiftçimizin, hayvancımızın sabrı tükenmiştir. Buradan açıkça ilan ediyoruz: Derhal harekete geçin! Kalıcı çözümleri gecikmeden hayata geçirin. Aksi halde yaşanan her zararın, her yıkımın ve her mağduriyetin hesabı bu ihmali sürdürenlerden sorulacaktır.” Koçak’ın çıkışı, Karacabey’de yıllardır tekrar eden su taşkınları sorununu bir kez daha gündemin en sert başlıklarından biri haline getirirken, gözler şimdi yetkililerin atacağı somut adımlara çevrildi.

Yaşamın en kaliteli olduğu şehirler açıklandı! Bursa'dan sürpriz Haber

Yaşamın en kaliteli olduğu şehirler açıklandı! Bursa'dan sürpriz

Endekste özellikle konut fiyatlarının gelire oranı, yaşam maliyeti ve trafik yoğunluğu belirleyici oldu. Metropoller geride kaldı, Bursa zirveye yerleşti Uzmanlara göre yüksek kira bedelleri ve kronik trafik sorunu, İstanbul başta olmak üzere büyükşehirlerin puanını aşağı çeken başlıca unsurlar arasında yer aldı. Sanayi ile yeşil alan dengesini koruyan Bursa ise bu tabloyu tersine çevirerek Türkiye’nin en yaşanabilir şehri unvanını kazandı. Küresel sıralamada 16. basamakta yer alan Bursa, hem yurtiçindeki büyük şehirleri hem de birçok uluslararası metropolü geride bıraktı. Dünya sıralamasında Hollanda rüzgarı Küresel ölçekte yapılan sıralamada ise dikkat çeken bir tablo ortaya çıktı. Yaşam kalitesi en yüksek ilk 5 şehrin tamamı Hollanda’dan seçildi. Lahey ilk sırada yer alırken, onu Utrecht, Eindhoven, Groningen ve Rotterdam takip etti. Hollanda’nın listedeki ağırlığı, ülkenin kentsel planlama, altyapı ve yaşam koşullarındaki başarısını bir kez daha gözler önüne serdi. 5 Türk şehri ilk 20’de Türkiye’den Bursa’nın yanı sıra dört şehir daha küresel listede ilk 20’ye girmeyi başardı. Endekse göre Türkiye’nin en yaşanabilir şehirleri sıralamasında Bursa’yı Antalya, İzmir, Ankara ve İstanbul izledi. 2026 Yaşam Kalitesi Endeksi’ne Göre Dünyanın En Yaşanabilir 20 Şehri: Sıra Şehir Ülke 1 Lahey Hollanda 2 Utrecht Hollanda 3 Eindhoven Hollanda 4 Groningen Hollanda 5 Rotterdam Hollanda 6 Lüksemburg Lüksemburg 7 Viyana Avusturya 8 Amsterdam Hollanda 9 Gent Belçika 10 Nürnberg Almanya 11 Kopenhag Danimarka 12 Münih Almanya 13 Valencia İspanya 14 Göteborg İsveç 15 Basel İsviçre 16 Bursa Türkiye 17 Antalya Türkiye 18 İzmir Türkiye 19 Ankara Türkiye 20 İstanbul Türkiye Bursa’nın sırrı: Sanayi ve yeşilin dengesi Bursa’nın bu başarısında, kentin sanayi kimliğini doğal güzellikleriyle dengeli bir şekilde bir arada yürütebilmesi etkili oldu. Son yıllarda yapılan altyapı yatırımları, çevre düzenlemeleri ve ulaşım projelerinin yanı sıra, görece düşük suç oranları ve sağlık hizmetlerine erişim kolaylığı da Bursa’nın puanını yükselten faktörler arasında gösterildi. Sonuçlar, sosyal medyada ve yerel yönetim çevrelerinde geniş yankı uyandırırken, Bursa’nın Türkiye sıralamasında zirvede yer alması kentte yaşayanlar tarafından gururla karşılandı.

Otomotiv devi küçülme kararı aldı, yatırım Bursa'ya kaydı Haber

Otomotiv devi küçülme kararı aldı, yatırım Bursa'ya kaydı

Fransız Renault bünyesinde faaliyet gösteren ve uzun yıllardır Romanya'nın Mioveni kentindeki fabrikasında üretim yapan Dacia, personel sayısını azaltma kararı aldı. Plan kapsamında, 2026 sonuna kadar 1200 kişinin işten ayrılması öngörülüyor. Şirket yetkilileri, küçülmenin büyük ölçüde gönüllü ayrılık paketleri ve geçici sözleşmeli personelin kontratlarının yenilenmemesi yoluyla gerçekleşeceğini açıkladı. Çalışan Sayısı 8 Yılda 5 Bin Azaldı Alınan bu karar, Dacia'nın istihdamında uzun süredir devam eden düşüş trendini gözler önüne serdi. 2018-2019 döneminde 14 bin 700'ü aşan çalışan sayısı, 2025 sonu itibarıyla yaklaşık 10 bin seviyesine kadar gerilemiş durumda. Tepkilerin Odağında Bursa'daki Üretim Kararı Var Sendikaların asıl tepkisi ise istihdam kaybından ziyade, yeni yatırımların Romanya dışına kaymasına yönelik. Dacia'nın bu yıl tanıttığı yeni hibrit crossover modeli Striker'ın Bursa'da, yeni elektrikli A segmenti modelinin ise Slovenya'da üretileceğinin açıklanması bardağı taşıran son damla oldu. Markanın en çok satan modellerinden Sandero Stepway halihazırda Fas'ta, tek elektrikli modeli Spring ise Çin'de üretiliyor. Bu tablo, Romanya'daki fabrikaların geleceği konusunda endişeleri artırırken, ülkenin üretim üssü olma statüsünün zayıfladığı yorumlarına yol açtı. Sendikalardan Hükümete Sert Suçlama: "Yatırım Ortamını Kaybettik" Dacia'daki sendika temsilcileri, yatırımların başka ülkelere kaymasının temel nedeninin Romanya'nın yatırım cazibesini yitirmesi olduğunu savunuyor. Sendika tarafından yapılan açıklamada, hükümetin ekonomi politikalarına yönelik şu eleştiriler sıralandı: Yıllardır tamamlanamayan Piteşti-Sibiu otoyolu başta olmak üzere altyapı projelerindeki kronik gecikmeler Sanayi üretimini zorlayan yüksek enerji maliyetleri Maliye politikalarındaki istikrarsızlık ve öngörülemez ekonomik düzenlemeler Sendikalara göre bu etkenler, uluslararası şirketlerin yeni yatırımlarını Romanya yerine Türkiye, Slovenya, Fas veya Çin gibi alternatif üretim merkezlerine yönlendirmesine neden oluyor. Dacia Yönetiminden "Rekabet Gücü" Vurgusu Dacia yönetimi ise sürecin sektörün rekabet koşullarının bir gereği olduğunu savunuyor. Şirket yetkilileri, küçülme planının "yasalara uygun, geçmişte de uygulanan sorumlu bir yeniden yapılanma" olduğunu belirterek, değişen üretim hacimlerine uyum sağlamak ve rekabet gücünü korumak amacıyla yıl başında gönüllü ayrılık programı başlatıldığını hatırlattı. Dacia CEO'su Katrin Adt ise Striker modelinin Bursa'da üretilecek olmasıyla ilgili tartışmalara açıklık getirdi. Adt, bu kararın Romanya'ya karşı alınmadığını, aksine Renault grubunun farklı ülkelerdeki mevcut üretim kapasitesini en verimli şekilde kullanma hedefinin bir parçası olduğunu ifade etti.

UEFA başarısından Süper Amatör’e! İşte Denizlispor’un  hikayesi... Haber

UEFA başarısından Süper Amatör’e! İşte Denizlispor’un hikayesi...

Denizlispor, bu sezon BAL'da sahada elde ettiği 14 puana rağmen, eski futbolcularına olan borçları nedeniyle FIFA tarafından verilen cezalar sonucu toplam 12 puan silme cezası aldı . Kulüpten yapılan açıklamada, "20-06-2019 tarihinde transfer olan Tiago Jorge Oliveira Lopes'in oynadığı dönemlerdeki alacaklarının ödenmemesinden dolayı, FIFA tarafından 31.07.2025 tarihinde Denizlisporumuza 6 puan silme cezası verilmiştir. Türkiye Futbol Federasyonu da 10.03.2026 tarihinde FIFA tarafından verilen cezayı uygulamıştır" denildi . Puan silme cezalarıyla 2 puana kadar gerileyen Denizlispor, kalan 7 maçını kazansa dahi ligde kalma şansını kaybetti . Süper Lig'den Amatöre Hızlı Düşüş Tarihinde 21 sezon Süper Lig'de mücadele eden Denizlispor, 2020-21 sezonunda Süper Lig'e veda etti . Ardından sırasıyla 2022-23'te 1. Lig'den, geçen sezon TFF 2. Lig'den düşerek BAL'a geriledi . Bu sezon da BAL'da tutunamayan ekip, gelecek sezon Denizli Süper Amatör Lig'de mücadele edecek . Süper Lig'e veda etmesinin ardından eski oyuncularının alacakları nedeniyle kulüp birkaç kez transfer yasağıyla karşı karşıya kaldı. Kadrosunu büyük ölçüde altyapıdan yetişen genç futbolcularla kuran Denizlispor, istediği sonuçları alamadı . UEFA Kupası'nda Unutulmaz Başarı Denizlispor, 2002-03 sezonunda UEFA Kupası'nda gösterdiği performansla Türk futbol tarihine adını yazdırdı . Rıza Çalımbay yönetimindeki yeşil-siyahlılar, turnuvada Fransa'nın Lorient ve Çekya'nın Sparta Prag takımlarını eleyerek son 16 turuna yükseldi . turda dönemin güçlü takımı Olympique Lyon'u Fransa'da 1-0 yenerek eleyen Denizlispor, Türk futbolunda unutulmaz bir başarıya imza attı . Denizli temsilcisi, 4. turda güçlü kadrosuyla Avrupa futbolunun önemli kulüplerinden Porto ile eşleşti ancak deplasmanda 6-1 mağlup olduğu rakibiyle Denizli'de 2-2 berabere kalarak turnuvaya veda etti . Sezon sonu UEFA Kupası'nı müzesine götüren takım, Jose Mourinho yönetimindeki Porto oldu . Başkan Urkay: "Kulüp Tüketilmiştir" Denizlispor Başkanı Süleyman Urkay, kulübün yeniden yapılanması gerektiğini söyledi. Urkay, "Ben daha başkan olmadan taraftarlarla yapılan bir toplantıda açıkça söyledim. Bu kulüp tüketilmiştir, yeniden kurulması gerekir. Denizlispor'un sorunu BAL'da, süper amatörde ya da başka bir ligde olması değil. Asıl ihtiyaç, doğru bir üretim anlayışıyla yönetilen, kendi gelirlerini oluşturabilen kurumsal bir yapıya kavuşmasıdır" ifadelerini kullandı . Göreve geldiğinde altyapıda sadece 8-9 yaşlarında 8 çocuk kaldığını belirten Urkay, "Biz şu anda yeniden güçlü bir altyapı kurmaya çalışıyoruz. Hedefimiz, Denizlispor'u güçlü bir altyapı ve kurumsal yapı ile yeniden ayağa kaldırmak" dedi . Kulüp taraftarları, bu tarihi düşüşün ardından büyük üzüntü yaşıyor

Davutoğlu: 3. Dünya Savaşı başladı Haber

Davutoğlu: 3. Dünya Savaşı başladı

Eski Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Gelecek Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, Gelecek Partisi Bursa İl Başkanlığı tarafından Podyum Park'ta düzenlenen buluşmada gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Davutoğlu, Bursa'daki buluşmada kentin tarihsel birikimine ve şehir kültürüne vurgu yaptı. Bursa'nın sadece bir yaşam alanı değil, yaşam için bir proje olarak görülmesi gerektiğini dile getiren Davutoğlu, özellikle gençlere kentin kültürünü tanımaları çağrısında bulundu. Devlet olmanın ve bir medeniyet kurmanın "ahlak, hukuk ve gelenekle" mümkün olabileceğini ifade eden Davutoğlu, Bursa'nın tarihsel dokusunun bu anlamda güçlü bir örnek taşıdığını belirtti. Davutoğlu, İslam dünyası liderleri başta olmak üzere uluslararası toplumun Gazze'de yaşananlara karşı yeterli sorumluluk almadığını savundu. Refah kapısının kapalı tutulduğunu, insani yardımın girişinin engellendiğini ve bunun uzun süredir canlı yayın izlenir gibi sürdüğünü belirtti. Türkiye'nin uluslararası platformlarda İsrail'le aynı çizgide görünmesine yönelik sert bir itiraz dile getirdi. Davutoğlu, "Trump'ın sözde barış kurulunun içinde İsrail'in yanında Türkiye'nin olmasını ne midem kaldırıyor ne yüreğim kaldırır. Olmaz. Olmaz" ifadelerini kullandı. Davutoğlu, Filistin'e yardım söyleminin ancak onur ve ile ile anlam kazanabileceğini vurguladı. "ÜÇÜNCÜ DÜNYA SAVAŞI FİİLEN BAŞLAMIŞTIR" Davutoğlu, küresel düzenin kırılganlığına ilişkin değerlendirmelerinde ise, dünyanın bir düzen yıkımı sürecinden geçtiğine dikkat çekti. Bu sürecin tek bir cephede başlayıp biten klasik savaşlara benzemeyeceğini dile getiren Davutoğlu, Ukrayna-Rusya savaşı, ABD-İsrail-İran gerilimi ve farklı bölgelerdeki çatışmaları "fragmanlar" olarak niteledi. Bu noktada, küresel ölçekte daha geniş bir kırılmanın başladığını ifade eden Davutoğlu, "Üçüncü Dünya Savaşı fiilen başlamıştır. Herkes kendini alıştırsın" ifadelerini kullandı. Birleşmiş Milletler sistemi, uluslararası ticaret ve sağlık düzeni gibi yapıların sarsıldığını savunan Davutoğlu, Trump dönemindeki politikaların "var olan düzeni yıkan" etkiler ürettiğini söyledi. "İNCİRLİK VE KÜRECİK'İN İSRAİL ADINA KULLANILMASINA İZİN VERMEYİZ" Davutoğlu, Türkiye'nin savunmasını güçlendirmesi gerektiğini belirterek, "Toplarınızı, dronelarınızın sayısını artıracaksınız; stokta yeteri kadar olacak” değerlendirmesinde bulundu. Ancak bunun, Türkiye topraklarının başka bir ülkenin komşu ülkeye saldırısı için üs gibi kullanılmasını meşrulaştırmayacağını vurgulayan Davutoğlu, "İncirlik Üssü'nün ya da Kürecik Üssü'nün Amerikalılar tarafından İsrail adına İran'a karşı kullanılmasına izin vermeyiz" sözleriyle tepki gösterdi. Türkiye'nin "komşu ülkeye saldırı için kullanılan üs mantığına" kapı açmaması gerektiğini söyleyen Davutoğlu, bu yaklaşımın şehitlerin hatırasına da aykırı olduğunu dile getirdi. "TÜRKİYE-İRAN'I ÇATIŞTIRMAK İÇİN ‘TÜRKİYE'YE SALDIRDI" DİYORLAR" Davutoğlu, Türkiye atıldığı öne sürülen bir füze haberinin ardından yapılan değerlendirmelere dikkat çekerek, Türkiye'nin doğrudan hedef alındığı yönündeki yorumların kasıtlı biçimde dolaşıma sokulabileceğini ifade etti. Milli Savunma Bakanlığı'nın açıklamasının da bu yönde olduğunu hatırlatan Davutoğlu, olayın Türkiye'ye yönelmiş bir saldırıdan ziyade Irak-Suriye hattı üzerinden Güney Kıbrıs'taki İngiliz üslerine dönük bir hedefleme ihtimali taşıdığı değerlendirmesini aktardı. İran Genelkurmayı'nın da "Türkiye'yle herhangi bir sorun yok" yönünde açıklama yaptığını söyleyen Davutoğlu, ABD medyasındaki bazı yayınlara işaret ederek, "Dün CNN dahil Amerikan kanallarını izledim; hepsi ağız birliği etmişçesine 'İran Türkiye'ye saldırdı' diyor. Niye söylüyorlar? Türkiye'yle İran'ı çatıştırmak için" ifadelerini kullandı. Davutoğlu, Türkiye'nin bölgesel bir çatışmanın içine çekilmek istendiğini belirterek, tarihsel bir hatırlatmada bulundu ve Türkiye ile İran arasında yüzyıllardır savaş yaşanmadığını söyledi. Türkiye'nin İran'la rekabet edebileceğini ancak mezhep ekseninde bir gerilimin parçası olmayacağını vurgulayan Davutoğlu, "El ele Sünni-Şii çatışmasının parçası olmayız" değerlendirmesinde bulundu. Davutoğlu, "Türkiye'yi savaşın parçası kılacak şekilde Amerikalıların ya da İsraillilerin bir adım atmasına izin vermeyin" çağrısını dile getirdi. "FAİZCİ-RANTİYECİ KAZANIYOR, SANAYİ DURMA NOKTASINDA" Davutoğlu, "faizci-rantiyeci" olarak tanımladığı bir kesimin güçlendiğini savunarak, sahada sanayicilerin ciddi sıkıntı yaşadığını söyledi. Enflasyon, yakıt fiyatları ve vergi yüküne dikkat çeken Davutoğlu, "Dünyanın en yüksek enflasyonlarından biri… En pahalı mazot bizde. Zam geldi" değerlendirmesinde bulundu. Davutoğlu, vatandaşın yükünün hafiflemediğini savunarak, gelir uçurumunun büyüdüğü bir tabloda sanayinin durma noktasına geldiğini dile getirdi. "HASANAĞA OSB'NİN YOLUNU GÖRÜNCE UTANDIM" Davutoğlu, gün içinde Hasanağa Organize Sanayi Bölgesi'ni ziyaret ettiğini belirterek, altyapı sorunlarını örnek gösterdi. Otobandan OSB'ye uzanan güzergaha ilişkin gözlemini paylaşan Davutoğlu, "Yolu gördüm, utandım" sözleriyle tepki gösterdi. Bölgede Japon ve Alman gibi çok uluslu şirketlerin de bulunduğunu aktaran Davutoğlu, "30 yıllık bir organize sanayi sitesinden bahsediyoruz" diyerek altyapı ve kamu hizmetlerinin geldiği noktayı eleştirdi; Bursalıların da mevcut yöneticiler üzerinde baskı kurması gerektiğini söyledi

Dağgücüspor yeni sezon  için kolları sıvadı Haber

Dağgücüspor yeni sezon için kolları sıvadı

Bursa’da 2025 yılında kurulan Dağgücü Spor Kulübü, kısa sürede önemli bir başarıya imza atarak kuruluşunun ilk yılında 6 farklı kategoride liglere katılım sağladı. Altyapı odaklı yapılanmasıyla dikkat çeken kulüp, şimdi yeni sezon öncesi spor okulları ve lig takımları için kayıt sürecini başlattı. “Geleceğin Yıldızlarını Arıyoruz” sloganıyla çalışmalarını sürdüren Dağgücü Spor Okulları, basketbola doğru yerde başlamak isteyen çocuklara güvenli, disiplinli ve gelişim temelli bir eğitim ortamı sunuyor. Uzman antrenör kadrosu eşliğinde yürütülen programda temel teknik eğitimden maç tecrübesine kadar kapsamlı bir gelişim süreci uygulanıyor. Spor Okullarında Kayıt Heyecanı 2015 – 2014 – 2013 – 2016 – 2017 – 2018 – 2019 doğumlu kız ve erkek çocuklar için sınırlı kontenjanla kayıtlar alınmaya başlandı. Küçük yaş gruplarında temel eğitim odaklı çalışmalar yapılırken, yetenekli sporcular kulübün altyapı takımlarına kazandırılıyor. Lig Takımları İçin Seçmeler Ayrıca 2009 – 2010 – 2011 – 2012 doğumlu sporcular arasından 2026-2027 sezonunda yerel liglerde mücadele edecek kadrolar oluşturuluyor. Kulüp, “Ben yetenekliyim ama fırsat verilmedi” diyen gençlere kapılarını açıyor. Başkan Yıldız: “Biz Hayallere Dokunmaya Geldik" Dağgücü Spor Kulübü Başkanı İlhami Yıldız, kulübün hedeflerini şu sözlerle anlattı: “Dağgücü Spor Kulübü’nü 2025 yılında büyük bir inanç ve hayalle kurduk. Daha ilk yılımızda 6 kategoride liglere katılarak ne kadar kararlı olduğumuzu gösterdik. Ancak bizim için asıl başarı skor tabelası değil; sahaya özgüvenle çıkan, disiplinli, karakterli ve takım ruhunu benimseyen gençler yetiştirmektir. Bursa’da altyapı basketbolunda kalıcı bir iz bırakmak istiyoruz. Her çocuğun bir hayali vardır; biz o hayale sahip çıkmaya talibiz. Kupalar elbette önemlidir ama bir çocuğun gözündeki heyecan ve gelişim bizim en büyük gururumuzdur. Tüm gençlerimizi ve ailelerimizi bu büyük spor ailesine katılmaya davet ediyorum.” Sınırlı sayıda kız ve erkek kontenjanı bulunan programlara başvurular devam ediyor. Müracaat: 0532 22 838 70 Web: www.aggucusporcom

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.