Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Anadolu

Haberia - Anadolu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Anadolu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anadolu Aşiretler Federasyonu’ndan siyonist zulmüne karşı tarihi çağrı Haber

Anadolu Aşiretler Federasyonu’ndan siyonist zulmüne karşı tarihi çağrı

Federasyon Genel Başkanı Ferhat Armağan, İslam coğrafyasının kalbine saplanan bu hançer karşısında Anadolu’nun gür sesini tüm dünyaya duyurduklarını belirterek, sert mesajlar verdi. “Siyonist Zulüm, İslam Aleminin Dağınıklığından Besleniyor” Ferhat Armağan, yaptığı açıklamada şunları ifade etti: “Bugün büyük bir teessür ve öfkeyle şahitlik ediyoruz ki; ilk kıblemiz Mescid-i Aksa bir aydır zincirlenmiş, 12 bin Filistinli kardeşimiz Siyonist İsrail hükümetinin uydurma yasalarıyla idamın eşiğine getirilmiştir. Bu ceberrut güç, bu küresel emperyalist odak, cüretini ne yazık ki İslam aleminin içindeki tefrikadan ve parçalanmışlıktan almaktadır. Artık kınama vakti geçmiş, icraat vakti gelmiştir. İslam milletlerinin ve devletlerinin bir an önce birlik ve beraberliği sağlaması, artık bir tercih değil, varoluşsal bir zarurettir.” “Çözüm: İslam Müttefik Orduları ve Güç Birliği” Armağan, zulme karşı durmanın tek yolunun İslam devletlerinin yek vücut olması olduğunu vurguladı: “Zalime karşı durmanın yolu, devasa bir kudret ve sarsılmaz bir müttefik ordusu oluşturmaktan geçer. Tarih bize göstermiştir ki Batı dünyası, ruhani liderlik ve ortak askeri disiplinle İslam coğrafyasına zulmetmiştir. Bizim bu kuşatmayı yarmamızın yegâne yolu, manevi bir şemsiye altında toplanarak saflarımızı sıklaştırmaktır.” “Türkiye, Tarihi Misyonuna Hazırdır” Federasyon Genel Başkanı, Türkiye’nin bu büyük birliği sağlayacak kudrete sahip olduğunu belirterek şunları ekledi: “Tarih boyunca Hilafet makamının hamiliğini yaparak insanlığın refahına, barışına ve saadetine hizmet eden bu aziz millet, bugün de İslam devletlerini bir araya getirecek yegâne güce sahiptir. Türkiye, tarihsel mirası ve stratejik gücüyle bu büyük birliğin sancaktarı olmaya layıktır. Müslümanların bir emirle, bir nidayla aynı safta buluşacağı günler uzak değildir. Anadolu’nun her köşesindeki aşiretlerimiz ve kanaat önderlerimiz bu haklı davanın ve devletimizin arkasındadır.” Zulüm Ebedi Olamaz, Kudüs Sahipsiz Değildir Ferhat Armağan, açıklamasının sonunda, Müslümanların birlik ve dayanışmasının önemine dikkat çekerek, “İslam alemi, birlik ve kararlılıkla hareket ettiği sürece zulüm ebedi olamaz ve Kudüs sahipsiz kalmaz” ifadelerini kullandı. Toplantı ve açıklamalar, Anadolu Aşiretler Federasyonu’nun bölgesel ve uluslararası krizlerde aktif duruşunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Anahtar Parti’den İran analizi: “Kritik görevlerin Türk Kökenli isimlere verilmesi tesadüf değil” Haber

Anahtar Parti’den İran analizi: “Kritik görevlerin Türk Kökenli isimlere verilmesi tesadüf değil”

İran’ın önemli güvenlik bürokratlarından Muhammed Bagher Zolghadr’ın, savaşın giderek yoğunlaştığı bir dönemde Yargı Erki Başkan Yardımcılığı görevine atanmasının stratejik bir adım olduğunu ifade eden Yel, bu görevin güvenlik ve stratejik dosyalar üzerinde söz sahibi olabilecek kritik bir pozisyon olduğuna dikkat çekti. İran tarihi üzerine çalışmalarıyla bilinen Prof. Dr. Tufan Gündüz’ün değerlendirmelerine de atıfta bulunan Yel, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve ülkenin dini lideri Ali Hamaney’den sonra güvenlik stratejisinin de Türk kökenli bir isme emanet edildiğini söyledi. Yel’e göre Muhammed Bakır Zülkadir’in kökeni, Oğuz Türklerinin Bozok koluna bağlı Bayat boyuna mensup olan Dulkadiroğulları’na dayanıyor. Selma Yel, Dulkadiroğulları’nın tarih boyunca Anadolu, Suriye ve İran hattında etkili olmuş Türkmen beyliklerinden biri olduğunu hatırlatarak, İran’daki bazı kritik görevlerin Türk kökenli isimlere verilmesinin tarihsel bir sürekliliğin sonucu olduğunu vurguladı. İran’ın sanıldığı gibi yalnızca bir “Fars devleti” olmadığını belirten Yel, ülke nüfusunun önemli bir bölümünün Türklerden oluştuğunu ifade etti. İran coğrafyasında Büyük Selçuklular, Safevîler, Afşarlar ve Kaçarlar gibi Türk hanedanlarının uzun yıllar boyunca devlet kurarak yönetimde bulunduğunu hatırlatan Yel, bu tarihsel arka planın günümüzdeki yönetim kadrolarında da etkisini gösterdiğini söyledi. Yel açıklamasında, “Bu durum bir tesadüften ziyade tarih, demografi ve devlet aklının kesiştiği bir sürekliliktir. İran’ı anlamak için sadece bugüne değil, Türkistan’dan Anadolu’ya uzanan derin tarihî damarı görmek gerekir” ifadelerini kullandı. Öte yandan Yel, bu tarihsel gerçekliğin Türkiye’de eğitim müfredatında yeterince yer bulmadığını da dile getirerek, İran ve Türk dünyası tarihinin daha kapsamlı biçimde ele alınması gerektiğini kaydetti.

AK Parti Bursa'dan STK'larla iftar programı! Haber

AK Parti Bursa'dan STK'larla iftar programı!

AK Parti Bursa İl Başkanlığı tarafından Ramazan ayı kapsamında düzenlenen "Bursa STK Buluşmaları İftar Programı" Nilüfer Davet'te gerçekleştirildi. Ramazan'ın birlik ve dayanışma ruhunu pekiştirmek amacıyla düzenlenen programa AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Başkanı Belgin Uygur, AK Parti Bursa Milletvekilleri, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, AK Partili Belediye Başkanları ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı. İftar programında Bursa'daki dernek ve vakıf temsilcileri aynı sofrada bir araya gelerek Ramazan'ın bereketini paylaştı. "STK'LAR TOPLUMUN EN GÜÇLÜ DİNAMİĞİ" Programda konuşan AK Parti Bursa Milletvekili ve AK Parti Genel Merkez Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Başkan Yardımcısı Emine Yavuz Gözgeç, sivil toplum kuruluşlarının toplumsal hayatta önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Gözgeç, STK'ların gönüllülük esasıyla büyük sorumluluk aldığını belirterek, "Yardımlaşma ve dayanışmadan ekonomiye, kültürümüzü ve değerlerimizi yaşatmaktan toplumun sorunlarına çözüm üretmeye kadar çok önemli görevler üstleniyorsunuz. Sivil toplum kuruluşlarında görev almak taşın altına elini koymak demektir. Sorumluluk almak demektir. Biz demektir. Şikâyetin değil çözümün bir parçası olmak demektir" dedi. AK Parti'nin siyaset anlayışının temelinde devlet ve millet kaynaşmasının bulunduğunu vurgulayan Gözgeç, sivil toplum kuruluşlarının bu bağın en güçlü temsilcilerinden biri olduğunu ifade etti. "BURSA'NIN EN BÜYÜK GÜCÜ BİRLİK RUHUDUR" AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan da konuşmasında Ramazan ayının birlik ve kardeşlik duygularını pekiştirdiğini belirtti. Bursa'nın tarih boyunca farklı kültürleri bir araya getiren kadim bir şehir olduğunu ifade eden Gürkan, kentte 4 bin 292 sivil toplum kuruluşunun faaliyet gösterdiğini söyledi. Gürkan konuşmasında, "Bursa sıradan bir şehir değil. Osmanlı'ya başkentlik yapmış, medeniyetin temellerinin atıldığı kadim bir şehir. Bu şehirde Balkanlardan, Kafkaslardan ve Anadolu'nun dört bir yanından gelen hemşehrilerimiz var. Bu çeşitliliğin en önemli aktörleri ise sivil toplum kuruluşlarımızdır. Bursa'nın en büyük gücü birlik ruhudur" ifadelerini kullandı. "SİVİL TOPLUM ŞEHİR HAYATINA YÖN VERİYOR" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Başkanı Belgin Uygur ise konuşmasında sivil toplum kuruluşlarının şehir hayatına önemli katkılar sunduğunu belirtti. Uygur, siyasetin milletle birlikte yürütülen bir hizmet anlayışı olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulunarak, "Sivil toplum kuruluşlarımızın yaptığı çalışmalar şehir hayatına yön veriyor ve toplumsal hayata değer katıyor. Sahadan gelen sesi duymak, toplumun beklentilerini doğrudan dinlemek ve karar süreçlerini bu birikimle şekillendirmek bizim için büyük önem taşıyor" şeklinde konuştu. "DÜNYADA BARIŞ VE İNSAN ONURU ÖN PLANDA OLMALI" Uygur konuşmasında dünya gündemine de değinerek özellikle bölgede yaşanan çatışmaların sivilleri etkilediğine dikkat çekerek, "Bugün dünyanın birçok yerinde savaşların en ağır yükünü siviller, kadınlar ve çocuklar taşıyor. Bizler gönül coğrafyamızda barışın, huzurun ve insan onurunun hakim olduğu bir dünyanın mümkün olduğuna inanıyoruz. He

Kadın girişimciliğinin büyümesi için rota Anadolu'ya çevriliyor Haber

Kadın girişimciliğinin büyümesi için rota Anadolu'ya çevriliyor

Türkiye’de ve dünyada kadınların girişimciliğe katılımı her geçen gün artış gösterse de, iş dünyasındaki görünürlük ve sürdürülebilirlik oranları, özellikle büyükşehirler dışında hala istenilen seviyenin gerisinde kalıyor. Öyle ki Türkiye'de 2002 yılında yüzde 13,1 olan kadın girişimci oranı, 2024 yılı itibarıyla yüzde 18,2 seviyesine yükseldi. Ancak bu artışa rağmen kadınların ekonomideki temsil gücü, bölgesel farklılıklar ve finansal konular nedeniyle hala desteklenmeye ihtiyaç duyuyor. Bu kapsamda, kadın girişimciliğini eğitim ve etkinliklerle destekleyerek iş dünyasında güçlü bir yer edinmelerini sağlayan 10.000 Kadın Girişimciler Derneği; farklı şehirlerde düzenlediği projeler, sunduğu gelişim fırsatları ve kurduğu stratejik iş birlikleriyle kadınların girişimcilik yolculuğunu profesyonel bir zemine taşıyor. Dernek, Dünya Kadınlar Günü kapsamında Sürdürülebilir Eğitim Gelişim ve Mükemmellik Derneği, Humana Kadın Lider Programı ve Kadına Nefes Rotary Derneği tarafından düzenlenen buluşmalara katılarak, kadın emeğinin yerelden globale uzanan gücünü bir kez daha vurguladı. "Mesele Sadece İş Kurmak Değil, Görünür Kılmak" Asıl meselenin Anadolu’nun dört bir yanında gün ışığına çıkmayı bekleyen o müthiş potansiyeli bulup çıkarmak olduğuna dikkat çeken 10.000 Kadın Girişimciler Derneği Başkanı Ayşe Tuğba Dedeoğlu, “Yereldeki kadınların emeğini profesyonel ağlarla dünyaya bağlamak ve onları iş dünyasında daha görünür kılmak zorundayız. Yapılacak daha çok iş, desteklenecek çok fazla hikâye var. Sürdürülebilir bir fayda yaratmanın yolu, yerel üreticinin elinden tutarak bu dayanışmayı büyütmekten geçiyor” dedi. “Kadın Kooperatifleri Yerel Kalkınmanın En Güçlü Aracıdır” Kadın kooperatifleri sadece üretim yapan yapılar değil diyerek sözlerine devam eden Dedeoğlu “Kooperatifler aynı zamanda yerel kalkınmanın en güçlü araçlarından biri. Bir kooperatif büyüdüğünde yalnızca ekonomik bir değeri konuşmuyoruz. Bulunduğu bölgede kadınların özgüvenini, dayanışmasını ve sosyal gücünü de konuşuyoruz. Bu nedenle kadın kooperatiflerinin daha fazla desteklenmesi, Türkiye’de kadın girişimciliğinin yaygınlaşması için kritik bir rol oynuyor”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.