Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Azerbaycan

Haberia - Azerbaycan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Azerbaycan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa'da Azerbaycan ezgileri yankılandı: "Tek Millet, İki Devlet" vurgusu Haber

Bursa'da Azerbaycan ezgileri yankılandı: "Tek Millet, İki Devlet" vurgusu

Dernek Başkanı Latife Nağdalıyev'in ev sahipliğinde düzenlenen programda, Azerbaycan ve Türk dünyasının ortak kültürel mirasını yansıtan eserler seslendirilirken, katılımcılar unutulmaz bir gece yaşadı. Konsere Anahtar Parti Bursa İl Başkan Yardımcısı ve Türk Dünyası ile Uluslararası İlişkiler Başkanı Fatih Yılmaz ile Toplumsal Politikalar Başkanı Şükrü Merdim de katıldı. Programın ardından açıklamalarda bulunan Fatih Yılmaz, Türkiye ile Azerbaycan'ın gönül coğrafyasının ayrılmaz iki parçası olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Türkiye ve Azerbaycan, aynı tarihin, aynı kültürün ve aynı kardeşlik ruhunun taşıyıcısıdır. 'Tek millet, iki devlet' anlayışı, iki ülke arasındaki sarsılmaz bağın en güçlü ifadesidir. Kültür ve sanat, milletleri birbirine yakınlaştıran en önemli köprülerden biridir. Harı Bülbül Koro Konseri gibi organizasyonlar, ortak değerlerimizi yaşatırken kardeşliğimizi de daha güçlü hale getiriyor. Bu anlamlı etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen Bursa Azerbaycan İnovasyon ve Dayanışma Derneği Başkanı Sayın Latife Nağdalıyev'i ve tüm sanatçıları tebrik ediyorum." Gece sonunda sahne alan koro üyeleri izleyiciler tarafından uzun süre alkışlanırken, konser Türkiye ve Azerbaycan arasındaki dostluk ve kardeşlik bağlarının kültürel etkinliklerle güçlenmeye devam ettiğini bir kez daha ortaya koydu.

Prof. Dr. Selma Yel: Türk'ten Azeri'ye kimlik dönüşüm süreci Haber

Prof. Dr. Selma Yel: Türk'ten Azeri'ye kimlik dönüşüm süreci

Prof. Dr. Selma Yel, Sovyetler Birliği’nin ilk yıllarında uygulanan milliyetler politikası çerçevesinde farklı milletlerin kendi dillerini kullanma hakkının tanındığını hatırlattı. Yel, Vladimir Lenin’in Çarlık Rusyası’ndan miras kalan asimilasyon politikalarına karşı çıkarak milletlerin kendi kaderini tayin hakkını savunduğunu ve bu doğrultuda ana dilde eğitim ile kamusal kullanımın güvence altına alındığını belirtti. Bu kapsamda 1918 ve 1924 Sovyet anayasalarında Azerbaycan’ın dilinin açık şekilde “Türkçe” olarak kabul edildiğini vurgulayan Yel, söz konusu yaklaşımın Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti döneminden miras kaldığını ifade etti. Nuri Paşa (Killigil)’in desteğiyle kurulan Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti’nin ardından 1920’de Sovyetleşme sürecine giren Azerbaycan’da, bir süre daha milletin adının “Türk”, dilinin ise “Türkçe” olarak kullanılmaya devam ettiğini söyledi. Yel, 1921 yılında Türkçenin Rusça ile birlikte resmî çalışma dili ilan edildiğini, 1922 ve 1925 anayasalarında da bu ifadelerin açıkça yer aldığını belirterek, bu dönemde kimlik ve dil tanımının Türk kimliği üzerinden sürdürüldüğünü dile getirdi. Ancak Stalin döneminde bu yaklaşımın değiştiğini belirten Yel, 1936–1937 yıllarından itibaren “Türkçe” yerine “Azerbaycan dili”, “Türk” yerine ise “Azeri” ifadelerinin kullanılmaya başlandığını ifade etti. Bu süreçte söz konusu politikalara karşı çıkan birçok aydının sürgün, hapis ve idamlarla tasfiye edildiğini belirten Yel, tarihte bu dönemin “Büyük Tasfiye” olarak bilindiğini kaydetti. Prof. Dr. Selma Yel açıklamasında, “Stalin’in yaptığı sadece bir kavram değişikliği değil; bir milletin adıyla birlikte kimliğinin dönüştürülmeye çalışıldığı açık bir asimilasyon politikasıdır” değerlendirmesinde bulundu. Anahtar Parti olarak tarihsel süreçlerin doğru okunmasının önemine dikkat çeken Yel, Türk dünyasıyla olan tarihî ve kültürel bağların güçlendirilmesini öncelikleri arasında gördüklerini ifade etti. Yel, “Geçmişimizi doğru anlayarak kimliğimize sahip çıkmak ve bu temelde geleceği inşa etmek hayati önemdedir. Bu bilinçle Türk dünyasıyla tarihî ve kültürel bağların güçlendirilmesini her zaman önceliklerimiz arasında görmeye devam edeceğiz” dedi.

İran, Türkiye vanasını kapattı iddiası! Yalanlama geldi Haber

İran, Türkiye vanasını kapattı iddiası! Yalanlama geldi

Orta Doğu'daki askeri gerilim, Türkiye'nin enerji arz güvenliğini doğrudan etkileyen bir boyuta taşındı. İsrail'in İran'daki devasa Güney Pars doğal gaz sahasına düzenlediği saldırının ardından, Tahran yönetiminin Türkiye'ye yönelik gaz sevkiyatını tamamen kestiği iddia edildi. BAKAN BAYRAKTAR'DAN YALANLAMA Söz konusu iddiaya ise Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'dan yalanlama geldi. Bakan Bayraktar, "Öyle birşey yok. Doğal gaz arzında sıkıntı yok. Depolama tesisleri yüzde 71 dolu." dedi. Türkiye, geçtiğimiz yıl toplam doğal gaz ihtiyacının yaklaşık yüzde 14'ünü İran üzerinden karşıladı. ARZ KRİZİ YOK Enerji yönetimine yakın kaynaklar, şu an için bir arz krizi yaşanmadığını vurguluyor. Türkiye'nin ana tedarikçileri olan Rusya (TürkAkım ve Mavi Akım) ile Azerbaycan (TANAP) üzerinden gelen gaz akışının planlanan kapasitede devam ettiği bildirildi. Silivri ve Tuz Gölü yer altı doğal gaz depolama tesislerindeki doluluk oranlarının, kısa ve orta vadeli kesintileri tolere edebilecek düzeyde olduğu kaydedildi. IRAK İÇİN DE BENZER BİR ADIM ATMIŞTI İran'ın bu hamlesi sadece Türkiye ile sınırlı değil. Tahran yönetimi, İsrail'in enerji altyapısına yönelik başlattığı operasyonların hemen ardından iç talebi dengelemek ve stratejik rezervlerini korumak amacıyla geçtiğimiz günlerde Irak'a olan doğalgaz ihracatını da sessiz sedasız durdurmuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.