Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çiftçi

Haberia - Çiftçi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çiftçi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anahtar Parti Lideri Ağıralioğlu: Razı değiliz! Haber

Anahtar Parti Lideri Ağıralioğlu: Razı değiliz!

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin Niğde halk buluşmasına katıldı. Vatandaşın yaşadığı sorunlara ‘razı değiliz’ diyerek itiraz eden Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi: “Bizler parti değil devlet, oy değil millet demeye karar vermiş bir hareketiz. O yüzden AK Parti’ye düşmana ya da hasıma bakar gibi bakmıyoruz; adeta aynaya bakar gibi bakıyoruz. O aynada neyin iyi, neyin kötü olduğunu; ne yapılınca memleketin abad, ne yapılınca berbat olduğunu görerek, bunun derin muhasebesini yaparak yürüyoruz. Anahtar Parti olarak, geride kalan 24 yılın muhasebesini yapıyor ve gür bir sesle haykırıyoruz: 2026 yılında biz bu emekli ücretine razı değiliz! Biz bu asgari ücrete razı değiliz! Çocuklarımıza reva görülen bu yarım yamalak eğitime, evlatlarımızın işsizliğine ve mesleksiz kalmasına razı değiliz! Tarımdaki bu plansızlığa, çiftçimizin omuzlarına yüklediğiniz ağır yüklere razı değiliz! Bu dağınıklık yüzünden ürünün tarlada çürümesine sebep olan savurganlığınıza, programsızlığınıza razı değiliz! Yüksek faize, bu ağır enflasyona razı değiliz! Adaletin bu denli siyasallaşmasına, mülakat adaletsizliklerine, torpile ve yoksulluğa asla razı değiliz! Bizler bir zamanlar emekli ikramiyemizle bir ev, bir araba alabiliyorduk; şimdi ise o ikramiyeyle bir koltuk takımı dahi alınamıyor. Biz bu düzene razı değiliz! Biz bu memleketi bu hale getiren sizin dağınıklığınızdan, plansızlığınızdan, israfınızdan ve hesapsız harcamalarınızdan bizim hissemize düşen bu fakirliğe razı değiliz! Size bu memleketi yönetin diye vekalet verdik. Biz sizin asiliniz, siz bizim vekilimiz olmanıza rağmen, elinizdeki devlet gücüyle bizleri korkutmaya çalışmanıza razı değiliz! Sizin artık bir patatesi bile yönetemeyecek durumda olduğunuzu görüyoruz ve size razı değiliz! Her gün bir dediğinizin ertesi gün tersini söylüyorsunuz, razı değiliz. Her yaptığınızın mutlak doğru olduğuna inanıyor, insanların dinini, imanını, vatan ve millet sevgisini sorgulama hakkını kendinizde görüyorsunuz; bu saygısızlığınıza razı değiliz! Bir gün Öcalan’a sövüp oy toplamanıza, ertesi gün Öcalan ile yol yürümeye kalkmanıza razı değiliz! Bu kadar varlığı, imkanı olan bir memleketi bu büyük darlığa düşürmenize razı değiliz! Biz bugün doğru soruları soruyoruz. Peki, bu gidişata sadece razı olmamakla mı kalacağız? Elbette hayır. Anahtar Parti, bu düzene razı olmayanların ve ‘tüm bu saydıklarımızı düzeltecek imkân da akıl da bu devlette var’ diyenlerin partisidir. Dolayısıyla biz; eksiklerin yerine halkı aşa ve işe kavuşturan, finansal istikrarı sağlamış, enflasyonsuz ve faizsiz bir ülkeyi inşa edecek olan iradeyiz. Liyakati kurumsallaştıracak, mülakatı tamamen kaldıracak, çocuklarımıza dünya standartlarında bir eğitim verip bu eğitimi istihdamla birleştirecek olan biziz. Tarımı ve tarladaki ürünü planlayacak; çiftçi ekerken maliyetine ortak olup, biçerken harmanda bereketi büyütecek olan kadroyuz. Biz bu memleketi ayağa kaldıracak olan tarafı temsil ediyoruz. Biz, sermayenin korkup kaçtığı değil, güven duyup gelebildiği bir ülkeyi organize edeceğiz. Paranın hangi ülkeye, neden gittiğini sizler de gayet iyi biliyorsunuz; çünkü bu memleketten kazandığınız paraları bizzat kendiniz nerelere götürüyorsanız, hukuk ve güven ortamı tam olarak oralarda yatıyor. Anahtar Parti olarak bizler, Türk siyasetinde nezaketin, mesuliyetin, terbiyenin ve devlet ciddiyetinin adresiyiz. Sayın Cumhurbaşkanı bugüne kadar karşısına çıkan pek çok rakibi kolayca yendi, hiçbirini dişine göre bulmadı ve bu kadar soruna rağmen o rakipleri yenmenin konforunu yaşadı. İşte Anahtar Parti, Reis Bey’in bu siyasi konforunu bozmak ve siyasete gerçek bir kalite getirmek için kurulmuştur. Tayyip Bey’in dilinden düşürmediği bir söz var: ‘Yahu bu yalan dünyada bir dişimize göre muhalefet bulamadık.’ Sayın Cumhurbaşkanım, biz tam dişinize göre bir hareketiz; siz şimdiden o dişlerinizi bir kontrol ettirin! Bizler sadece kuru bir iktidar koltuğu için değil, bu aziz milleti hak ettiği zenginlikle buluşturmak ve elinizde mağdur olmuş halkımızla kenetlenmek için geliyoruz. Bu yüzden bizim işimiz kolay. Neden mi kolay? Çünkü zor olanı bugüne kadar onlar yaptılar. Bu kadar yetişmiş insan gücü olan, bu kadar birikimi, imkânı ve potansiyeli bulunan muazzam bir memleketi bu darlığa, bu zorluğa düşürmek gerçekten büyük bir beceriksizlik isterdi; onlar işte bu zoru başardılar! Toprağınız olmasa, suyunuz olmasa, ekecek çiftçiniz, üretecek girişimciniz, satacak tüccarınız, projeyi yapacak mühendisiniz ya da dünyanın her yerine koşacak enerjiniz olmasa, dersiniz ki ‘ne yapalım, imkâanımız yok.’ Ama bu kadar varlığı olan bir memleketi siz yokluğa mahkum ettiniz. ANAHTAR PARTİ GELİNCE NE OLACAK? Biz gelince ne mi olacak? Biz gelince şu olacak: Bu partili cumhurbaşkanlığı işi devletimizi de milletimizi de çok yordu. Anahtar Parti iktidarında kesinlikle partili cumhurbaşkanlığı uygulaması olmayacak. Cumhurbaşkanı herkesin, 85 milyonun cumhurbaşkanı olacak. Kendi partisine yaslanıp diğer partilere öfke kusan bir figür yerine; her partiyi, her vatandaşı bu devletin öz evladı gibi gören kapsayıcı bir cumhurbaşkanlığı makamı tesis edilecek. Anahtar Parti iktidara geldiğinde, ilk ve en mühim adalet şemsiyesi bizzat cumhurbaşkanlığı makamından aşağıya doğru açılacak. Devletin başı, milletin de gerçek başı olacak; cumhurun başı, cumhurun tamamını kucaklayacak. Bizim iktidarımızda teröristler asla meclise giremeyecek. Anahtar Parti iş başına geldiğinde, kırk yıldır aziz milletimizin ümit şafaklarına kabus gibi çöken, yüreklere hüzün düşüren bu bölücü terör örgütlerini övenler, devletin tek bir kuruşuna dahi el süremeyecekler. Çocuklarımızın katiline meclis kürsülerinden övgüler dizip, bir de üstüne devletten maaş alma dönemi tamamen son bulacak. Bizim iktidarımızda teröriste terörist, terör örgütüne terör örgütü denir. Teröristlere ‘umut hakkı’ falan tanınmayacak, hainlerin adı dahi anılmayacak. Onların isimleri bir umutla değil, hak ettikleri en ağır cezalarla tarihin kara sayfalarına gömülecek. Kendilerine infaz edilmesi için verilen o cezaları son gününe kadar çekecek ve kirlettikleri bu dünyadan defolup gidecekler. Bizim, teröristlerin isimleriyle kirletilecek bir meclisimiz yoktur. Teröristler bizim devlet iktidarımızda asla ‘kurucu önder’ olarak kabul edilemez, edilmeyecektir. Hainler muhatap alınmayacak, önlerine mikrofonlar konulmayacak, prompter cihazları gönderilmeyecek ve onlarla asla kirli pazarlıklar, hediyeleşmeler yapılmayacaktır. Siyaset her şeyden önce ilkeli ve öngörülebilir olacak; milletimiz nihayet terbiyeli, seviyeli bir siyasete şahitlik edecek. Millet siyasetçilerden korkmayacak; aksine siyasetçiler milletten, milletin sandıktaki iradesinden korkacak. Bizim iktidarımızla birlikte; ‘Milletime verdiğim sözü tutamazsam, ben bir daha halkımın huzuruna çıkamam’ diyen edep sahibi siyasetçilerin dönemi başlayacak. Bugün seçip meclise gönderdiğimiz vekillerin, yarın bize ne yapacaklarını düşünmekten ödümüz patlıyor. Oysa onlar bizim vekilimiz, onları seçen asıl biziz. Bizler kadrolarımızı kurarken asla partili atamayacağız, partili kartviziti aramayacağız; sadece bileni arayacak, işin uzmanını bulacağız. O liyakatli isim bizim partimizden olmasa bile gözümüzü kırpmadan göreve getireceğiz. Çünkü bizim tek şiarımız liyakattir; biz liyakatin yanında, liyakat de bizim yanımızda olacak. Biz bu memleketi gençlerle ve kadınlarla birlikte omuz omuza vererek ayağa kaldıracağız. Bu ülkenin bütün yükünü şimdiye kadar hep birlikte çekmiş olduğumuz için önümüzde duran kalan yük, geçmişte göğüslediklerimizden asla daha fazla değildir. O yüzden inancınız tam olsun, memleketi ayağa kaldırmak çok kolaydır. TOPYEKÛN BİR SEFERBERLİK İLAN EDİLDİ Bugünden itibaren artık net bir şekilde seçim sathına girmiş bulunuyoruz. Anahtar Parti’yi önümüzdeki dönemde iktidar yapacaksak, bugünden tezi yok topyekûn bir seferberlik ilan ediyoruz. Biz sadece kürsülerden konuşan bir hareket değiliz. Türkiye’nin her bir köşesinde açtığımız bu teşkilatları; herkesin kendi helal alın terinden, zamanından, eşinden, işinden ve sevdiklerinden fedakarlık ede ede, gece gündüz emek vererek kurduk. Halısını omuzunda taşıyan, boyasını kendi elleriyle yapan, kirasını cebinden veren, evinde eşine yemeğini yaptırıp kermesine koşan, anasının hayır duasını alıp, babasını o kalabalığa omuz versin diye faaliyetlere çağıran, evlatlarına ‘Biz sizlerin geleceği için çalışıyoruz’ diyerek onları bu kutlu organizasyonlara katan koca bir neferiz biz. Bir milletin omuzlarına yeni bir yük düşmesin diye bunca meşakkati omuzlayıp, sadece bir yıl içinde 800 teşkilatı birden açan bu tertemiz partiye ve kadrolara hiçbir mecrada hakaret ettirmem, nezaketsizlik yapılmasına asla müsaade etmem; bunu herkes böyle bilsin!”

Tarım Kredi ve gübre krizi büyüyor! CHP'den açıklama Haber

Tarım Kredi ve gübre krizi büyüyor! CHP'den açıklama

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın “gübre stokları yeterli, arz güvenliğini tehdit eden bir durum yok” açıklamasını hatırlatan Sarıbal, sahadaki uygulamanın farklı olduğunu belirtti. Sarıbal, gübre stoklarının yeterli olduğuna ilişkin açıklamalara rağmen çiftçilerin peşin ödeme yapmak istese bile gübre alamadığını söyledi. Milletvekili Sarıbal’ın aktardığına göre çiftçi Hüseyin Kaya, peşin parayla gübre almak için Gürsu Tarım Kredi Kooperatifi’ne gitti. Ancak kooperatif yetkilileri kendisine “Peşin gübre satmıyoruz, vadeli satıyoruz” yanıtını verdi. Buna göre çiftçi peşin ödeme yapmak istediğinde gübre verilmezken, vadeli satış kabul edildiğinde gübre temin edilebiliyor. Milletvekili Sarıbal, çiftçilere vadeli satış dayatıldığını belirterek, “Çiftçiler neden peşin gübre alamadığını sorduğunda ise stokçuluk yapıldığı yanıtını veriyorlar. Gübre stoklarının yeterli olduğu söylenirken, çiftçiye peşin satış yapılmıyorsa bu stokçuluk değil midir? Tarım Kredi Kooperatifleri çiftçinin kurumu mudur, yoksa çiftçiyi borçlandırmanın aracı mı?” diye konuştu. Tarım girdilerindeki yüksek maliyetlerin üreticiyi zorladığını belirten Sarıbal, “Gıda enflasyonu yıllık yüzde 36,44, aylık yüzde 6,89. Sofranın tamamı zamlı. Meyvesi yenen sebzeler yüzde 33, baklagil yüzde 21,6, süt ürünleri yüzde 16, sebze, yoğurt, turunçgil yüzde 14. Yani kahvaltı da zamlı, akşam yemeği de zamlı, çocuğun beslenme çantası da zamlı. Enflasyon liginde listenin zirvesinde Güney Sudan ve İran’dan sonra üçüncüyüz. Ekonomi politikasının röntgeni bu. Çünkü gıda enflasyonu; faizin, girdi bağımlılığının, tarım desteklerinin yetersizliğinin ve ithalata dayalı üretim modelinin sonucudur. Eğer mazot ithalse, gübre ithalse, yem hammaddesi ithalse, kur arttığında maliyetin artması fizik kanunu gibidir. Zincirin tamamı yanlış kurulmuşsa, sorun halkalarında değil, zinciri kuran akıldadır. Gıda enflasyonu bu seviyedeyse, ekonomi yönetimi en temel sınavdan kalmış demektir” ifadelerini kullandı.

86 yaşındaki çiftçi 15 milyon dolarlık teklifi reddetti Haber

86 yaşındaki çiftçi 15 milyon dolarlık teklifi reddetti

Amerika Birleşik Devletleri'nin Pennsylvania eyaletinde yaşayan 86 yaşındaki çiftçi Mervin Raudabaugh, günümüzün ekonomik hırslarına meydan okuyan bir karara imza attı. Raudabaugh, yapay zeka veri merkezi kurmak isteyen teknoloji devlerinin yaklaşık 15 milyon dolarlık (yaklaşık 515 milyon TL) dudak uçuklatan teklifini, topraklarını korumak adına reddetti. "ÇİFTLİĞİMİ YOK ETMEYE NİYETİM YOK" The People'ın haberine göre Cumberland County bölgesinde 60 yılı aşkın süredir aynı arazide alın teri döken Raudabaugh, 261 dönümlük çiftliğini satmama gerekçesini duygusal ve net sözlerle özetledi: "Bu benim hayatımın bir parçası. Çiftliğimi yok etmeye hiç niyetim yok." Aile geçmişini ve toprağın doğal değerini her türlü maddi kazancın üzerinde tutan yaşlı çiftçi, teknoloji devlerinin betonlaşma teklifine kapıyı tamamen kapattı. 15 MİLYON DOLAR YERİNE 1.9 MİLYON DOLARI SEÇTİ Raudabaugh, arazisinin geleceğini garanti altına almak için alışılagelmişin dışında bir yol izledi. Araziyi satmak yerine, mülkün geliştirme haklarını Lancaster Farmland Trust adlı doğa koruma programına devretti. Bu anlaşma karşılığında kendisine yapılan teklifin çok altında, yaklaşık 1.9 milyon dolar ödeme aldı. Ancak bu karar, arazinin sonsuza kadar "sadece tarım amaçlı" kullanılmasını ve üzerinde hiçbir yapılaşma yapılamamasını yasal olarak güvence altına aldı. Anlaşma sayesinde Raudabaugh'ın arazisi, o hayatta olmasa bile asla bir veri merkezine veya sanayi bölgesine dönüşmeyecek. Gelecek nesillere yeşil bir miras bırakmanın huzurunu yaşadığını belirten Raudabaugh, "Bu toprağın herkes için güzel ve tarım amaçlı kalmasını istiyorum" diyerek asıl zenginliğin toprak olduğunu belirtti. Elif Yeşil

Anahtar Parti lideri Bursa iftarında iktidara ve muhalefete yüklendi! Haber

Anahtar Parti lideri Bursa iftarında iktidara ve muhalefete yüklendi!

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin Bursa’daki iftar programında partililerle bir araya geldi. Yoğun katılımın olduğu programda konuşan Ağıralioğlu, 24 yıllık iktidarı sert sözlerle eleştirerek, “Bu memlekette dert çok, ama derman olması gerekenler dert üretir hale geldi” dedi. “Bu kadar sorun niye var?” Konuşmasında ekonomik krizden adalet sistemine, eğitimden tarım ve hayvancılığa kadar birçok başlığa değinen Ağıralioğlu, Türkiye’nin sahip olduğu potansiyele rağmen yerinde saydığını savundu. “24 yıldır iktidarda tuttuğunuz bir memlekette; yüksek enflasyon altında ezilen esnaf var, faiz yükü altında can çekişen sanayi var, feryat eden çiftçi var, köyünü terk eden insanımız var. Üniversite mezunu işsiz gençlerimiz, beyin göçüyle yurtdışına giden evlatlarımız var. Kadın cinayetleri var, güvenlik sorunu var. Bu kadar ‘madem’ var da bu kadar sorun niye var?” diye konuştu. “Paramız pul oldu, adalet siyasallaştı” Türkiye’nin ekonomik ve hukuki göstergelerine dikkat çeken Ağıralioğlu, “Paramız pul oldu. Yolsuzlukta, adaletsizlikte, hukuksuzlukta derecelerimiz var. Bereket ticarette değil; yüksek enflasyon altında can çekişiyoruz. Adalet, siyasetin gölgesinden kurtulamıyor” ifadelerini kullandı. IMF verilerine atıf yapan Ağıralioğlu, Türkiye’nin yıllardır dünya ekonomisinde benzer sıralamada kaldığını belirterek, “Doğru yönetilseydik bugün ilk 10 ekonomi arasındaydık. Milli gelir 30 bin dolar olacaktı, ihracat 1 trilyon doları bulacaktı” dedi. “Millete umut olacaktınız” İktidarın vaatleri ile mevcut tablo arasındaki farka dikkat çeken Ağıralioğlu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile yürütmenin geniş yetkilerle donatıldığını hatırlattı. “Millet size mazeretsiz bir kudret verdi. İstediğiniz bakanı atayabildiğiniz, istediğiniz kurumu değiştirebildiğiniz bir sistem kuruldu. Her derse derman olacaktınız. Ama millet umut beklerken, umutlar kabusa döndü” diye konuştu. “Anahtar Parti bir zorunluluktu” Partisini neden kurduklarını da anlatan Ağıralioğlu, şu ifadeleri kullandı: “Memleketi ayağa kaldıracak planımız da var programımız da var. Ama mevcut yönetimle bu yük taşınmıyor. Muhafaza etmesi gerekenleri muhafaza edemeyenler sadece iktidarlarını koruyor. O yüzden Anahtar Parti’yi kurmak zorunda kaldık. Bu parti, vaat edilenlerle yaşananlar arasındaki farktan doğdu.” Konuşmasının sonunda gençlere özel vurgu yapan Ağıralioğlu, “Evlatlarımız kahırla değil, kudretle yurtdışına gitsin. Beyin göçü değil, beyin gücü olalım” dedi. “Cumhuriyet’in koordinatlarıyla oynayamazsınız” Cumhuriyet’in temel niteliklerinin tartışmaya açılmaması gerektiğini vurgulayan Ağıralioğlu, şunları söyledi: “Cumhuriyet’i bekleyecekseniz, bu vatanın hangi koordinatlarda kurulduğunu bileceksiniz. Ayyıldızlı bayrağın yanına başka bayrak hevesi taşımayacaksınız. Üniter yapıyı tartıştırmayacaksınız. Anayasayı gevşetmeyeceksiniz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne cüret gösterenlere nefes aldırmayacaksınız.” Cumhuriyet’in kurucu iradesine atıf yapan Ağıralioğlu, “Atatürk’ün kurduğu parti deyip üniter yapıyı tartıştırmaya kimsenin hakkı yok” ifadelerini kullandı. “Dindarsanız haram yemeyeceksiniz” Konuşmasında iktidara da doğrudan seslenen Ağıralioğlu, dindarlık ve milliyetçilik kavramlarının sorumluluk gerektirdiğini belirtti: “Dindarsanız haram yemeyeceksiniz. Dindarsanız adaletsizlik yapmayacaksınız. Dindarsanız 85 milyonun size emanet olduğunu unutmayacaksınız. Sizin gibi düşünmeyenleri de emanet bileceksiniz.” Milliyetçilik vurgusunda ise çevre, üretim ve gençlik konularına dikkat çekti: “Milliyetçiyseniz sadece slogan atmayacaksınız. Beyin göçüne giden evlatlarınızdan utanacaksınız. Irmaklar kirleniyorsa dert edeceksiniz. Toprak zehirleniyorsa karşı çıkacaksınız. Köyler boşalıyorsa kaygılanacaksınız. Kumar ve bahis tezgahlarında kaybolan gençler için sorumluluk hissedeceksiniz.” “MHP’den HDP’ye giden oylar da bizim insanımız” Siyasette küsen, daralan ve umudunu yitiren seçmenlere de değinen Ağıralioğlu, “Biz 85 milyonun tamamına ailemiz diyebiliyoruz. Siyasetin hatasından dolayı başka partilere giden oylar da bu milletin evlatlarıdır” dedi. İktidar partileri olan Adalet ve Kalkınma Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi’ne de çağrıda bulunan Ağıralioğlu, “Seçime kadar çözebildikleri her soruna teşekkür edeceğiz. Çözemezlerse nöbette biz varız” diye konuştu. ⸻ “Anahtar Parti itham gölgesi taşımayan bir kadrodur” Muhalefetin yetersizliği üzerinden iktidarın avantaj sağladığını savunan Ağıralioğlu, Anahtar Parti’nin bu boşluğu doldurmak için kurulduğunu ifade etti: “Bu memlekette cumhuriyetimiz var, milliyetçilerimiz var, muhafazakârlarımız var, dervişimiz var, hocamız var. Hepsi var ama memleketin hali ortada. Biz, hiçbir ithamın gölge düşüremeyeceği memleket evlatlarıyız. Devlet ve millet düşmanlığı bize yakıştırılamaz.” Ağıralioğlu, önümüzdeki döneme “nöbet hazırlığı” yaptıklarını belirterek, “Doğru yönetilirse bu topraklar 85 milyona değil 850 milyona yeter. Yanlış yönetilirse 85 bin kişiye bile yetmez” ifadelerini kullandı.

Çiftçinin Bağ-Kur ve vergi borcu krediyle tahsil edilecek! Haber

Çiftçinin Bağ-Kur ve vergi borcu krediyle tahsil edilecek!

Cumhurbaşkanlığı kararıyla 1 Ocak 2026 itibariyle sübvansiyonlu tarım kredisi kullanmak isteyen çiftçilere “SGK prim borcu ve vergi borcu olmaması” şartı getirilmişti. Bu şart, borcu olan birçok çiftçinin krediye erişememesine neden olmuş ve yoğun tepkilere yol açmıştı. 15 Şubat 2026 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan yeni düzenleme ile borcu olan çiftçiler için yeni bir çözüm modeli getirildi. Buna göre, Bağ-Kur veya vergi borcu bulunan çiftçiler, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığıyla Hazine destekli kredi kullanarak borçlarını ödeyebilecek. Kredi tutarı doğrudan ilgili kurumlara aktarılacak ve borcun kapatılmasının ardından çiftçi sübvansiyonlu üretim kredisi kullanabilecek. Yeni uygulamada borç ödeme kredisi için üst limit 300 bin lira olarak belirlendi. Bu krediye yüzde 25 faiz indirimi uygulanacak. Böylece özellikle küçük ölçekli çiftçilerin krediye erişiminin kolaylaştırılması hedefleniyor. Öte yandan, temel hayvansal ve bitkisel üretim kapsamında verilen ve 400 bin liraya kadar olan ayni kredilerde, 31 Aralık 2026 tarihine kadar “borcu yoktur” şartı aranmayacak. Bu krediler, mazot, gübre, yem ve ilaç gibi tarımsal girdilerin temininde kullanılabilecek. Yetkililer, yapılan düzenlemenin hem çiftçinin üretime devam edebilmesini sağlamak hem de kamu alacaklarının tahsilini kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirildiğini belirtti. Ancak yeni uygulamanın çiftçinin borç yükünü artırabileceği yönünde değerlendirmeler de yapılıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.