Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çocuklar

- Çocuklar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çocuklar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan babalara müjde! Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan babalara müjde!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" dolayısıyla düzenlenen iftar programında konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle: Bu salondaki hanım kardeşlerimden başlayarak muhterem eşim ve sevgili kızlarımla birlikte bir anne, eş, kardeş, yoldaş ve evlat olarak hayatımıza anlam katan tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü şimdiden kutluyorum. Siz kardeşlerimin yanısıra evladını vatan uğruna şehit vermiş, en az şehit evlatları kadar kahraman şehit analarının hepsi metanet timsali olan şehit eşleri ve kızlarının Gazze'den Suriye'ye, Yemen'den Sudan'a gönül ve kültür coğrafyalarımızın farklı köşelerindeki acılı anne ve acılı eşlerin kadınlar gününü tebrik ediyorum. İranlı anneleri ayrıca selamlıyor ve kendilerine bir kez daha taziyelerimizi iletiyorum. Afrika'nın yoksul ve cefakâr kadınları, Afganistan, Arakam, Somali'nin mazlum kadınlarının, Lübnanlı kadınların, Batı'da sinema, moda ve medya sektörlerinin acımasız dişlileri arasında ezilen şiddete ve istismara uğrayan tüm kadınların kadınlar gününü tebrik ediyorum. Kendilerine kucak dolusu selamlarımızı gönderiyorum. Savaşlar ve zulümlerle hayatını kaybedenlerle birlikte teröre ve şiddete kurban verdiğimiz tüm kadınlara Rabbimden mağfiret ve rahmet niyaz ediyorum. Elini vicdanına koyan herkes şu tabloyu çok net görebiliyor; bugün maalesef başta bölgemiz olmak üzere çatışmalar var. Bunun acısını en çok kadınlar çekiyor. Bugün dünyada batıl inançlardan, asabiyeden, yanlış örf ve adetlerden kaynaklanan ayrımcılık var. Bu durum en çok kadınları olumsuz etkiliyor. Tüketim çarkı öncelikle kadınlık onurunu hedef alıyor, kadın emeğini sömürüyor. İsrail'in 2 yıl boyunca katlettiği 72 binden fazla kardeşimizin çoğu kadın ve masum çocuklar. Suriye'de kayıplarını yüreklerine gömerek yeniden hayata tutunmaya çalışanların çoğu kadın ve çocuklar. Afrika'da kıtlık, açlık ve derinleşen yoksulluğun yükü altında ezilen yine kadın ve çocuklar. Komşumuz İran'a yönelik saldırıların yükünü sırtlanmak zorunda kalanların ekseriyeti aynı şekilde kadın ve çocuklar. Türkiye yeryüzünün farklı noktalarındaki bu adaletsizliklere, bu zulümlere en güçlü tepkiyi veren, nerede olursa olsun ayrımcılığa, hukuksuzluğa itiraz eden ülkelerin başında geliyor. Nerede bir yangın varsa oraya su taşımaya, nerede yara kanıyorsa ona merhem olmaya çalışıyoruz. Ülkemizin insani değerleri merkeze alan haysiyetli duruşun en büyük bekçisi hanım kardeşlerimizdir. Her türlü olumsuzluğa rağmen daha adil dünyanın mümkün olduğu inancıyla ülkemizin kutlu mücadelesine verdiğiniz destek için bir kez daha hepinize teşekkür ediyorum. Devletimizin merhum Kemal Tahir'in dediği gibi 'devlet ana'ysa bu sizin kuşatıcılığınız, hamiyetiniz, şefkatiniz ve merhametiniz sayesindedir. Peşpeşe savaşlardan ve en son istiklal harbinden sonra yorgun düşen ülkemizi ayağa kaldırmışsak, Cumhuriyetimizi her gün güçlendirerek 103 yaşına getirdiysek bunda kadınlar olarak fedakarlıklarınızın, emeklerinizin yadsınamaz payı vardır. Karşılaştıkları tüm zorluklara ve engellemelere rağmen üretimde, çalışmada canlarını dişe katarak eşsiz katkılar yapmıştır. Biz kadına yönelik ayrımcılığın her türlüsünü reddeden, kadın ve erkeği bir ve beraber gören bir medeniyetin temsilcileriyiz. Her varlığa, her canlıya Allah'ın ayeti nazarıyla bakan yüksek bir tasavvura sahibiz. Bizim inanç ve ruh dünyamızda şayet insan için bir üstünlük aranacaksa bu sadece ve sadece takva, liyakat, emek ve üretkenlikledir. Irk, mezhep, köken ayrımcılığı bizim kitabımızda yazmadığı gibi cinsiyet ayrımcılığı bizim kitamızda yer almaz. Eşref-i mahlukat olan insanın cinsiyeti, etnik kimliği dolayısıyla hor ve hakir görülmesi bizim kitabımızda yoktur. Küresel tüketim çarkının kadın emeğini sömürmesine, kadını metalaştırmasına özellikle arşı durmak da insanlığımızın gereğidir. Hak olarak da sorumluluk olarak da kadın erkeğin arkasında değil; bilakis erkeğin yanı başındadır, omuz omuzadır. Kadın erkek demeden hepimiz bir bütünün ayrılmaz parçalarıyız. Kadın erkek fark etmeksizin hepimiz aynı bağın gülü, aynı sazın telleriyiz. Her kim ne adına ve hangi bahaneyle olursa olsun ayrımcılık yapıyorsa bu milletin asli kimliğini oluşturan değerlere ihanet ediyor demektir. Her kim kadına ve çocuğa zulmediyorsa insanlıktan nasibini almamış demektir. Bu anlayışla siyaset sahnesine çıktığımız günden beri kadınların sosyal hayata, siyasal hayata aktif ve eşit olarak katılmaları için gayret gösterdik. Kemikleşmiş önyargıları kırmak, yanlış uygulamaları ortadan kaldırmak için büyük mücadeleler verdik. Kadının statüsünün güçlendirilmesi, kadınların önündeki engellerin kaldırılması noktasında neler yaptığımız biliniyor. Göreve geldiğimizde yüzde 27,9 olan kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 37,7'ye çıkardık. Kadın istihdam oranı yüzde 31,7'ye çıktı. 2002'de parlamentomuzda sadece 24 kadın milletvekili görev yapıyordu. Son seçimlerde bu sayısı 119'a çıktı. Kadınların mecliste temsil oranı 5 kat artışla yüzde 19,83'e ulaştı. Aynı başarıyı kadın kamu çalışanı oranında da görüyoru. 28 Şubat'ın kadınlara kapatılan tüm kapılar ardına kadar bizim dönemimizde açıldı. Başörtüsü yasağına son vererek kadınların bürokrasinin tüm katmalarında çalışabilmelerinde sağladık. Akademi, mülkiye, adliye, askeriye gibi yerlerde kadınların önüne örülen tüm duvarları yıktık. İkna odalarına ikna edilemeyen hanım kardeşlerimiz değil aynı zamanda onların çocukları da her kurumda çalışıyor, kamusal alanda varlık gösteriyor, iş ve siyaset dünyasında başarılarıyla temayüz ediyor. Bir diğer kanayan yaramız kadına ve çocuğa yönelik şiddetti. Bu konuda her zaman sıfır tolerans yaklaşımıyla hareket ettik. Kadına yönelik şiddetin önüne geçilmesinde önemli bir eşiği açtık. 2012 yılında 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine dair kanunu yürürlüğe koyduk. 2014'de Ceza Kanunu'nda yaptığımız düzenlemede cinsel suçlara yönelik cezaları artırdık. İhtisas mahkemelerini kurduk. Kadına karşı işlenen suçların cezalarını artırmak suretiyle caydırıcılığı güçlendirdik. 112 kadın konukevimiz 81 ilimizde hizmet veriyor. Sosyal hizmet merkezi şiddetle mücadele irtibat noktalarıyla koruyucu ve önleyici hizmetlerimizi ulaşılabilir kıldık. Kadın destek uygulamamız KADES ile en küçük sıkıntılarında 7 gün 24 saat esasıyla kadınların yanında oluyoruz. Bizim kadına ve çocuğa karşı şiddet hususunda duruşumuz bellidir. Ne adına olursa olsun kadına şiddet insanlığa ihanettir. Türkiye şiddetle mücadele konusunda çok önemli bir mesafe kaydetmiştir. Hiçbir temeli olmayan sözleşme yaşatır sloganıyla hükümetimizi eleştirenlerin bize örnek gösterdiği ülkelerin kahir ekseriyetinden daha iyi bir yerdeyiz. Biz sözleşme değil kanun yaşatır diyor ve mevzuatı ihtiyaçlara göre gerçekleştiriyor. Tek bir kadın veya çocuk şiddet kurbanı olmayana kadar bu mücadelemizi kararlılıkla devam ettireceğiz. Geçen hafta Meclis'imize kanun teklifi ilettik. Kamuda ve özel sektörde çalışan annelerin doğum izin sürelerini 16 haftadan 24 haftaya çıkarıyoruz. Aynı düzenlemede özel sektör çalışan babaların babalık izinlerini de 5 günden 10 güne çıkarmayı amaçlıyoruz.Bu düşüncelerle sözlerime son verirken iftar soframızı teşrif eden her bir misafirimize tekrar teşekkür ediyorum.

Babacan: Türkiye’de gıda enflasyonu 5 yılda yüzde 700’e ulaştı Haber

Babacan: Türkiye’de gıda enflasyonu 5 yılda yüzde 700’e ulaştı

İftar programı, DEVA Partisi Bursa İl Teşkilatı tarafından Liya Davet’te düzenlendi. Programa Saadet Partisi Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca, DEVA Partisi GMYK Üyesi Yasin Gök, Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, Nilüfer İlçe Başkanı Fatih Kayıkçı, İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, Anahtar Parti Nilüfer İlçe Başkanı Öner Şahin ve Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız ile çok sayıda partili ve davetli katıldı. “Türkiye’nin yarınlarını Bursa’dan başlayarak inşa ediyoruz” DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk ise iftar buluşmasının yalnızca bir yemek organizasyonu olmadığını, aynı zamanda siyasi ve toplumsal dayanışmanın da göstergesi olduğunu söyledi. Öztürk, Babacan’ın Bursa ziyaretinin kentte yaşayan birçok kişi için umut olduğunu belirterek, “Bu sofrada Türkiye’nin yarınlarını Bursa’dan başlayarak yeniden inşa ediyoruz” ifadelerini kullandı. Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Öztürk, yüksek vergi yükünün vatandaşın alım gücünü ciddi şekilde düşürdüğünü savundu. Bir otomobilin ham değerinin 1 milyon lira olmasına rağmen vergilerle birlikte yaklaşık 2,5 milyon liraya ulaştığını belirten Öztürk, bu tabloyu “ekonomik sistemdeki yanlışlığın göstergesi” olarak nitelendirdi. “Milyonlarca insan harcamadan önce cüzdanına bakıyor” Programda konuşan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ise Türkiye’de artan hayat pahalılığına dikkat çekti. Babacan, milyonlarca insanın artık her harcamadan önce cebindeki parayı kontrol etmek zorunda kaldığını belirterek ekonomik tablonun toplumun geniş kesimlerini zorladığını söyledi. Ekonomiye ilişkin değerlendirmesinde OECD verilerine değinen Babacan, Türkiye’nin yüksek enflasyonla mücadele eden ülkelerin başında geldiğini savundu. Son beş yıldaki gıda fiyatlarına dikkat çeken Babacan, “Dünyada son beş yılda gıda enflasyonu ortalama yüzde 40 civarında kaldı. Türkiye’de ise bu oran yüzde 700’e ulaştı. Bunun tek açıklaması kötü yönetimdir” dedi. “Çocuklar yoksulluk riski altında büyüyor” Babacan, ekonomik krizin özellikle çocuklar üzerinde ciddi etkiler yarattığını ifade ederek, ailelerin yalnızca gıda değil kira, enerji, eğitim ve sağlık harcamalarıyla da mücadele ettiğini söyledi. “Hiçbir çocuk yatağa aç girmemeli, hiçbir anne mutfakta çaresiz kalmamalı, hiçbir baba evladına karşı boynu bükük durmamalı” diyen Babacan, ekonomide adalet ve hakkaniyetin sağlanması gerektiğini vurguladı. Gazze ve İran mesajı Babacan konuşmasında dış politikaya da değinerek Gazze’de yaşananların unutulmaması gerektiğini söyledi. Ateşkese rağmen sivillerin hayatını kaybetmeye devam ettiğini belirten Babacan, uluslararası toplumun daha etkin bir tavır alması gerektiğini ifade etti. İsrail’in ABD ile birlikte İran’a yönelik saldırılarını da değerlendiren Babacan, bu müdahalenin uluslararası hukuka aykırı olduğunu savunarak, “İran’a karşı başlatılan saldırıları şiddetle kınıyoruz. Ancak İran’ın Körfez’de bazı ülkeleri hedef almasını da doğru bulmuyoruz” dedi. “Önce diplomasi” Türkiye’nin bölgesel krizlerde dengeli bir politika izlemesi gerektiğini belirten Babacan, sorunların çözümünde diplomasi ve uluslararası hukukun temel alınması gerektiğini söyledi. Babacan, “Türkiye gerektiğinde caydırıcı güce sahip olmalı ancak kalıcı barış askeri güçten çok diplomasi, hukuk ve sağduyu ile sağlanır” ifadelerini kullandı.

Çocuklara Ramazan sevinci: Tekne orucu buluşması Haber

Çocuklara Ramazan sevinci: Tekne orucu buluşması

Kestel Belediyesi, Ramazan ayı boyunca çocuklara yönelik düzenlediği etkinliklerle Ramazan sevincini minik kalplerle buluşturmaya devam ediyor. Kestel Belediyesi’nin Ramazan ayına özel olarak hazırladığı programda çocuklar, tekne orucu tutmanın heyecanını yaşadı. Miniklerin Niyetleri Ve İçten Duaları, Programa Ayrı Bir Duygu Kattı Etkinlik, çocukların yakından tanıdığı ve sevdiği Sertaç Abi eşliğinde gerçekleşti. Kestel Belediyesi’nin Ramazan ayına özel olarak hazırladığı etkinlikte, çocukların niyetleri ve içten duaları programa duygu dolu anlar kattı. Ailelerin de yoğun ilgi gösterdiği buluşmada, Ramazan’ın paylaşma ve birlik ruhu hep birlikte hissedildi. Etkinlikte çocuklarla yakından ilgilenen Başkan Erol, tekne orucunun Ramazan’ı çocuklara sevdirmede önemli bir gelenek olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Çocuklarımızın tuttuğu tekne orucu, ettikleri dualar ve gözlerindeki heyecan Ramazan’ın bereketini çoğaltıyor. Bu tertemiz niyetler bizler için çok kıymetli. İstiyoruz ki çocuklarımız Ramazan’ı sadece bir ay olarak değil, güzel anılarla hatırlayacakları özel bir zaman olarak yaşasın.” Başkan Erol, “Çocukların Ramazan’ı Güzel Hatıralarla Hatırlamasını İstiyoruz” Başkan Erol, Kestel’de Ramazan’ı her yaştan hemşehrileriyle birlikte yaşamaya önem verdiklerini ifade ederek, çocukların Ramazan’ı güzel hatıralarla hatırlamasını istediklerini dile getirdi. Etkinlik sonunda çocuklar ve aileler, programdan duydukları memnuniyeti paylaşırken, Ramazan’ın manevi havasının çocukların dünyasında bu şekilde yer bulmasının çok anlamlı olduğunu belirtti.

Haluk Levent'ten Gazze için uluslararası dayanışma öncülüğü! Haber

Haluk Levent'ten Gazze için uluslararası dayanışma öncülüğü!

New York’ta gerçekleşen temaslar kapsamında, Haluk Levent’in insani yardım çalışmaları BM yetkilileri tarafından da takdirle karşılandı. Ramazan ayı vesilesiyle gerçekleştirilen destek, Gazze’deki çocuklar için umut olurken, sanatın evrensel gücünü bir kez daha gözler önüne serdi. BM’den Açıklama: “Daha Yapacak Çok İşimiz Var” Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı Joyce Msuya, Haluk Levent ile gerçekleştirilen görüşmenin ardından yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Haluk Levent ile daha çok işlere imza atacağız.” Bu açıklama, sanatçı ile BM arasında gelecekte yeni insani yardım projeleri ve iş birliklerinin gündeme gelebileceğine işaret etti. Sivil inisiyatifin ve sanatın küresel diplomasiye katkısı açısından dikkat çeken bu gelişme, uluslararası kamuoyunda da yankı buldu. Sanatın İyileştirici Gücü Küresel Sahada Haluk Levent, yalnızca müziğiyle değil, kurucusu olduğu Ahbap Derneği aracılığıyla yürüttüğü sosyal sorumluluk projeleriyle de uzun yıllardır dikkat çekiyor. Deprem, afet ve insani kriz dönemlerinde hızlı organizasyon kabiliyetiyle öne çıkan Levent, bu kez dayanışma çağrısını Gazze’deki çocuklar için yaptı. Ramazan ayında ulaştırılan bağış, hem zamanlaması hem de kapsamı açısından sembolik bir anlam taşıdı. Konser gelirlerinin ihtiyaç sahiplerine yönlendirilmesi, sanatın yalnızca kültürel değil, insani bir misyon da taşıdığını gösterdi. Anadolu’dan BM Kürsüsüne Bir Anadolu rock sanatçısının Birleşmiş Milletler kürsüsünden dünyaya seslenmesi ve verdiği sözü yerine getirerek uluslararası bir insani yardım sürecine katkı sunması, Türkiye adına da önemli bir temsil örneği olarak değerlendiriliyor. Haluk Levent’in BM ile gerçekleştirdiği bu temas, sanatçı kimliğinin ötesinde bir sosyal liderlik örneği olarak görülüyor. Küresel insani yardım mekanizmaları ile sivil toplum girişimlerinin buluşması, kriz bölgelerine yönelik desteklerin daha organize ve sürdürülebilir şekilde yürütülmesine katkı sağlıyor. Küresel İş Birliği Mesajı BM Genel Sekreter Yardımcısı Joyce Msuya’nın “Gelecekte daha çok iş birliği yapacağız” vurgusu, Haluk Levent’in uluslararası düzeyde sosyal etki alanını genişletebileceğinin sinyali olarak yorumlandı. Gazze’deki çocuklara ulaştırılan bu destek, yalnızca maddi bir yardım değil; aynı zamanda dayanışma, vicdan ve insanlık adına verilen güçlü bir mesaj olarak kayıtlara geçti. Haluk Levent’in bu adımı, sanatın sınırları aşan gücünü ve bireysel sorumluluğun küresel ölçekte nasıl bir etki yaratabileceğini bir kez daha ortaya koydu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.