Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dem Parti

- Dem Parti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dem Parti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anahtar Partili Tanrıöver: Kürd’ü PKK’ya değdirmek cinnettir Haber

Anahtar Partili Tanrıöver: Kürd’ü PKK’ya değdirmek cinnettir

Tanrıöver, politikada bazı kavramların ve söylemlerin anlamının çarpıtıldığını belirterek, “Politikanın hikmeti her zaman hesaba kitaba sığmayabilir. Ancak her nefeste bir ‘cinayet şebekesinin’ başına ‘kurucu önderlik’ demek, varlığımızı yok saymanın başka bir ifadesidir. Bunun sebebini anlamakta zorlanıyoruz” ifadelerini kullandı. “Kürd’ü PKK ile ilişkilendirmek cinnettir” Terör örgütü ile bir halkın özdeşleştirilmesinin büyük bir hata olduğunu vurgulayan Tanrıöver, şu değerlendirmede bulundu: “Kürd’ü PKK’ya değdirmek cinnettir. Bir devlet kendi insanını tek bir referansla tanımlayabilir; o da vatandaşlıktır. Vatandaşlarımızın bugün en büyük derdi, sebep olunan yoksulluktur. Durup durup insanları azınlık gibi göstermek, bu yoksulluğa çare değildir.” “Kürt annesinin feryadı görülmedi” Tanrıöver, Diyarbakır’da DEM Parti binası önünde çocuklarının terör örgütüne katılmasına tepki gösteren anneleri de hatırlatarak, bu feryadın yeterince anlaşılmadığını söyledi. “Diyarbakır’da bir Kürt annesinin ‘Yere batsın sizin PKK davanız’ diye haykırışını bile anlayamamışsanız, toplumun gerçek duygusunu okuyamıyorsunuz demektir” dedi. Nurettin Topçu hatırlatması Açıklamasında düşünür Nurettin Topçu’ya yapılan atıflara da değinen Tanrıöver, bazı yorumların yanlış olduğunu savundu. “Merhum Nurettin Topçu’dan referanslar veriliyor. Ancak burada da bir yanlışlık var; Topçu profesör değildi. Türk Milliyetçiler Derneği adına yaptığı açıklamada, zulme karşı verilen mücadelenin tarihsel ve ahlaki temellerini açıkça ortaya koymuştur” ifadelerini kullandı. Tanrıöver, Topçu’nun sözlerine atıf yaparak, inanç ve değerler uğruna verilen mücadelenin önemine dikkat çekti ve “Bu mirası siyasi hesaplarla karıştırmamak gerekir” dedi. “Vatandaşlık temeldir” Tanrıöver açıklamasını, devlet ile toplum arasındaki en güçlü bağın vatandaşlık olduğunu vurgulayarak tamamladı. “Bu ülkenin insanını ayrıştırmadan, tek bir ortak paydada buluşturmak zorundayız. O payda vatandaşlıktır” diyen Tanrıöver, mesajını “#VatandaşlıkTemeldir” etiketiyle paylaştı.

Zafer Partisi: İran savaş, Türkiye ise zam bombardımanında Haber

Zafer Partisi: İran savaş, Türkiye ise zam bombardımanında

Karamahmutoğlu, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri saldırısının 24. gününde olunduğunu belirterek, bu durumun Türkiye’yi askeri, siyasi, ekonomik ve sosyolojik olarak etkilediğini ifade etti. Bu kapsamda hükümetten, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) savaşın tüm boyutlarıyla ele alınacağı özel bir oturum yapmasını talep etti. Ayrıca, savaş nedeniyle ihtiyaç duyduğu belirtilen İran’a, özellikle tıbbi yardım ve gıda desteği sağlanması gerektiğini vurgulayarak bunu “komşuluk, insani ve vicdani bir borç” olarak nitelendirdi. “İkinci Çözüm Süreci” Eleştirisi Parti olarak “ikinci açılım” olarak adlandırılan sürece en sert şekilde karşı çıktıklarını belirten Karamahmutoğlu, bu sürecin Türkiye’yi parçalanmaya sürükleyeceğini ve emperyalizmin bir parçası olduğunu savundu. MHP lideri Devlet Bahçeli’nin ve DEM Parti’nin, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’a “baş müzakereci” statüsü verilmesi yönündeki açıklamalarını eleştirerek, bu talebin kurumsal olarak teyit edildiğini öne sürdü. Zafer Partisi’nin bu sürece karşı duruşu nedeniyle Genel Başkan Ümit Özdağ’ın 5 ay Silivri’de tutuklu kaldığını hatırlattı. Ekonomi ve “Zam Bombardımanı” Eleştirisi AK Parti hükümetinin 22 yıllık ekonomi politikalarını eleştiren Karamahmutoğlu, toplumun %90’ının yoksullaştığını, orta sınıfın eridiğini savundu. İran’daki savaşın akaryakıt fiyatlarını etkilediğini kabul etmekle birlikte, Türkiye’deki ekonomik krizin temel nedeninin tarımın ihmal edilmesi ve ulaşımda karayoluna bağımlı kalınması olduğunu iddia etti. Savaşın 24. gününde sebze-meyve fiyatlarında %35’in üzerinde artış yaşandığını belirterek, “Türk halkı zam bombardımanı altındadır” ifadesini kullandı. Avrupa Parlamentosu Başkanı’nın Sözlerine Tepki Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola’nın, Kıbrıs’ta faaliyet gösteren eski bir terör örgütü olan EOKA’nın eylemlerini “kahramanlık” olarak nitelemesini sert dille eleştirdi. Bu ifadeleri “diplomatik rezillik” ve “tarihi skandal” olarak değerlendiren Karamahmutoğlu, Metsola’yı Kıbrıs Türk halkından özür dilemeye davet etti. Açıklamasını “Yaşasın bağımsız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti!” sözleriyle sonlandırdı.

Bahçeli ile Bakırhan polemiği! Terörsüz Türkiye'yi etkiler mi? Haber

Bahçeli ile Bakırhan polemiği! Terörsüz Türkiye'yi etkiler mi?

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'deki grup toplantısında İran'daki gelişmeleri değerlendirirken "Kürt kardeşlerimizi sahaya sürmek için ortam koklayan hiçbir mihraka Kürtler paralı askerlik yapmaz, yapmamalıdır. Kürt kardeşlerim satılık değildir, kiralık değildir, tetikçi değildir." dedi. Bahçeli'nin ardından partisinin grup toplantısında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan'dan dikkat çeken açıklamalar geldi. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına ve Türkiye'ye düşen füzelere dair konuşan Bakırhan, "Dünyanın neresinde bir mermi patlasa gözü Kürtleri arayan viledalı analistler bir anda ekrana çıkıyor, andıç gibi açıklamalar yapıyorlar. Kendini Kürtlerin hamisi sanan siyasetçiler, Kürtlere akıl vermeyi meslek edinmiş o viledalı analistler artık şu tür cümleleri kurmaktan vazgeçsin: 'Kürtler artık dış güçlerin kendilerine bir faydası olmadığını anlamalı… Kürtler kart olarak kullanılmaya izin vermemeli…'" diye konuştu. “İRAN YÖNETİMİ ZULÜM EKTİ, ÖFKE BİÇİYOR” İran yönetimini eleştiren Bakırhan, "İran'da rejim halklardan ve inançlardan rıza almak yerine varlığını topa tüfeğe yatırdı. Kadınların her türlü özgürlüğünü yasakladı. Ekonomiyi yönetemedi. Kimliklere özgürlük tanımadı. Her gün onlarca Kürt ve muhalifi idam etti. İran halkıyla ilişkisinde zulüm ekti, şimdi öfke biçiyor" dedi. “DIŞ MÜDAHALELER DEMOKRASİ GETİRMEZ” Bakırhan, "Dış müdahalelerle bir ülkede rejimi değiştirmek, o ülkeye demokrasi ve mutluluk getirmez. Bu savaştan çıkarabileceğimiz en önemli ikinci başlık budur" dedi. Ülkeye demokrasi ve refah gelmesinin yolunun, halkın öz mücadelesinden geçtiğini söyleyen Bakırhan, "Savaş büyüdükçe sınırlar değil, acılar genişliyor; küresel ve bölgesel güçler tepişirken halklar eziliyor. Dış müdahaleler son bulmalı, inkarcı rejimler de değişmeli. Sadece dış müdahalelere karşı değiliz; bu inkarcı rejimin değişmesinden de yanayız" ifadelerini kullandı. “KÜRTLERE AKIL VERMEYİN” Kürtlerin ve DEM Parti'nin bu yaklaşımı bilinmesine rağmen, ısrarla Kürtlere akıl vermeye çalışanlar olduğunu söyleyen Bakırhan açıklamasına şöyle devam etti: "Bakın, dünyanın neresinde bir mermi patlasa gözü Kürtleri arayan viledalı analistler bir anda ekrana çıkıyor. Bir anda, andıç gibi açıklamalar yapıyorlar. Bu vurguyu özellikle yapıyorum: Kendini Kürtlerin hamisi sanan siyasetçiler, Kürtlere akıl vermeyi meslek edinmiş o viledalı analistler artık şu tür cümleleri kurmaktan vazgeçsin: 'Kürtler artık dış güçlerin kendilerine bir faydası olmadığını anlamalı… Kürtler kart olarak kullanılmaya izin vermemeli…' Bu boş hamaset ile gerçeği perdelemeyi bırakın, Kürtlere akıl vermekten vazgeçin. “KÜRTLER BUGÜN KONUŞULUYORSA SORUMLUSU SYKES-PİCOT VE BÖLGE DEVLETLERİDİR” Bakırhan, son bir haftadır tüm dünyanın İran üzerinden Kürtleri konuştuğunu ifade ederek şunları kaydetti: "Bir ay önce de dünya Kürtleri konuşuyordu, odak Suriye'ydi. Dünya neden sürekli Kürtleri konuşuyor? Şapkanızı önünüze koyun. Eğer Kürtler yaşadıkları ülkelerde eşit ve özgür yurttaşlar değilse, kimliksiz, baskı ve zulüm altında yaşıyorsa elbette Kürtler konuşulacak. İran'da neyi konuşacağız? Tabii ki kimliksiz Kürtleri konuşacağız. Kürtleri kullanılmakla itham edenler, yüzyıldır inkar ve asimilasyon politikalarıyla Kürtleri görmezden geldiler. Kürtler bugün konuşuluyorsa bunun sorumlusu Sykes-Picot Anlaşması ve bölge devletleridir. Dünya neden Kürtleri konuşuyor diye dert yananlar, önce nerede hata yaptık diye kendilerine sormalı. “KÜRTLERİN İRADESİNİ TANIYIN” Bakırhan, Kürtlerin konuşulmaması için yapılması gerekeni ise şöyle açıkladı: "Bir silah patladığında 'Aman, Kürtler ne yapacak' korkusu mu var? Bu korkuyu gidermenin yolu bellidir. Kürtlerin bir halk olmaktan kaynaklı haklarını, iradesini tanıyın. Kürtler dilini, kimliğini ve kültürünü özgürce yaşasın. Yaşadıkları ülkelerin üvey değil, eşit yurttaşları olsun. ÖCALAN, BARZANİ VE TALABANİ NE DEDİ Kürtlerin ve Kürt liderlerinin çözümü dışarıda değil, yaşadıkları ülkelerde aradığını söyleyen Bakırhan, şöyle devam etti: "Abdullah Öcalan yıllardır çözümü bölge topraklarında arıyor. İran'ı demokrasiye davet etti, 'Halkları ve inançları tanıyın' dedi. Kürtlere de 'Bölgesel bir savaşın parçası olmayın ama sizi yok sayanlara karşı da birlik olun ve mücadele edin' dedi. Mesut Barzani ve Neçirvan Barzani, Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin hiçbir komşuya tehdit oluşturmadığını açıkça söyledi. Bafil Talabani ise şu tarihi uyarıyı yaptı: 'Kürtlerin bu savaşta mızrak ucu olarak kullanılması büyük bir hata olur.' Kürtlerin ve liderlerinin mesajı net ve onurludur: Kürtleri tehdit olarak görmeyin. Kürtleri, bölgesel barışa katkı sunacak bir halk olarak tanıyın ve kabul edin. Şunu net söylüyorum: Ne İran'ın ne İsrail'in ne de Amerika'nın 'Federe Kürdistan topraklarını' ve İran'daki Kürt kentlerini kendi savaş sahasına çevirmeye hakkı vardır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.