Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Direniş

Haberia - Direniş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Direniş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa'da Filistin için güçlü mesaj: Boyun eğmeyeceğiz Haber

Bursa'da Filistin için güçlü mesaj: Boyun eğmeyeceğiz

Bursa’da Filistin’e destek amacıyla gerçekleştirilen basın açıklamasında, İsrail’in Gazze başta olmak üzere bölgede gerçekleştirdiği saldırılara tepki gösterildi. Yoğun katılımın olduğu programda, Filistin’e Destek Platformu Bursa Başkanı Ramazan Acar’ın selamlama konuşmasının ardından Filistin’e Destek Platformu tarafından hazırlanan metin kamuoyuyla paylaşıldı. “İNSANLIK REHİN ALINMIŞTIR” Filistin’e Destek Platformu Gençlik Temsilcisi Yahya Çerkez, Platform adına yaptığı basın açıklamasında şu ifadeleri kullandı: Gözü dönmüş, azgın bir grup Siyonist tarafından planlanmış ve ne yazık ki uygulamaya konulmuş, akıl almaz bir dönemi yaşamaktayız. Tüm değerlerin yok sayıldığı, çiğnendiği bir zaman diliminden geçmekteyiz. İnsanlık adeta azgın ve sapkın bir ideoloji tarafından ne yazık ki rehin alınmıştır. Biz esir değiliz! Bu esaret girişimine karşı kayıtsız kalacakta değiliz! Siyonist rejim şunu bilsin ki; zalimlerin topuna, canımızla başımızla, elimizle aşımızla, varımızla yoğumuzla direneceğiz. “GAZZE’NİN ACISI TAZE, YENİ VAHŞETLER YAŞANIYOR” Kıymetli Filistin Sevdalıları, Siyonist İsrail rejimi tarafından, Gazze’de işlenen soykırımın kahredici acısı vicdanlarda canlı dururken, Lübnan’da ve İran’da ortaya konan yeni vahşetler insanlığı bir kez daha derinden sarsmaktadır. 165 İranlı öğrencinin, Siyonist rejim tarafından okul sıralarında katledilmesi ve bu katliamın küresel vicdanda yeteri kadar yer bulmaması bizleri derinden sarssa da, bugün burada olduğu gibi dünyanın dört bir yanından yükselen itiraz sesleri bir nebze olsun umudumuzu yeşertmektedir. “İDAM KARARI AÇIK BİR HUKUK İHLALİDİR” Açıkça ifade etmek gerekir ki; İsrail’in Filistinlilere karşı idamı yasallaştırması tam bir vahşet, açık bir hukuk ihlalidir… İşgal ettikleri toprakların gerçek sahiplerini ipe götürmeye cüret etmek demek, kendi ipini çekmekten, terör devletinin kaçınılmaz sonunu hazırlamaktan başka bir şey değildir. Bu adımın Nazi zulmünden hiçbir farkı yoktur. Bu zulme imza atanlar ve her şey olurken sessiz kalanlar muhakkak ki, Hitler ile aynı akibeti yaşayacaktır. “MESCİD-İ AKSA’YA YÖNELİK ADIMLAR KABUL EDİLEMEZ” Yine; Mescid-i Aksa’nın ibadete kapatılması İslam’ın ve Müslümanların izzetine yapılmış bir saldırıdır. Ortaya konulan bu cürümlere karşı mücadelemiz kıyamete kadar devam edecektir. Filistin mücadelemizde önden gidenlere selam olsun. Şeyh Ahmet Yasin’e, Haniye’ye, Ebu Daif’e, son şanlı şehit Yahya Sinvar’a selam olsun. Bir Yahya’nın şehit oluşu binlerce genci hay kılacak diri kılacaktır. Her doğan Yahya sancağı daha ileri taşıyacaktır. “ZALİMLER HESAP VERECEK” Gözü dönmüş Netanyahu’un yargılanacağı ve hak ettiği cezayı çekeceği günlerin yakınlığı bizzat kendisi tarafından da bilinmektedir. Gün gelecek zalimler hak ettikleri muameleye maruz bırakılacaktır. Gün gelecek akan her göz yaşının, dökülen her kanın ve yetim bırakılan her canın hesabı sorulacaktır. Ve zalimler için cehennem daima yaşayacaktır. SUMUD FİLO’SUNA DESTEK MESAJI Bizler Filistin’e Destek Platformu olarak; meşrep, mezhep, siyasi görüş, din ve dil ayrımı yapmaksızın küresel bir direniş hareketi başlatmakta her yönden ve her husus da zalim Siyonist rejim ile mücadele etmekte kararlıyız. Bu bağlamda ikinci kez yola iki yüzü aşkın gemiyle çıkacak Sumud Filo’suna tam desteğimizi ilan etmek istiyoruz. Bugün 81 ilimizde yaptığımız basın açıklamasıyla bunu bir kez daha teyit ediyor, katılımlarınızdan dolayı Filistin’e Destek Platformu adına sizlere teşekkürlerimizi sunuyoruz. Basın açıklamasının ardından Eyüp Sevinç’in yaptırdığı dua ile program son buldu.

Halkı ayaklandıran idam! Boğazlıyan Kaymakamı Mehmed Kemal Bey Haber

Halkı ayaklandıran idam! Boğazlıyan Kaymakamı Mehmed Kemal Bey

Tarih, 10 Nisan 1919… İstanbul, Beyazıt Meydanı… Boğazlıyan Kaymakamı Mehmed Kemal Bey, idam sehpasında son kez konuştu. Çevresindeki kalabalığa ve dönemin baskıcı yönetimine meydan okurcasına haykırdı: “Ben görevimi yaptım. Aldığım emirleri uyguladım. Bugün burada beni idam edenler, yabancı devletlere yaranmak için bir masumu kurban ediyor.” Bu sözler, sadece bir idamın değil, bir dönemin vicdan muhasebesinin de başlangıcı oldu. İşgal İstanbulu’nda Halk Ayağa Kalktı İdamın ardından Mehmed Kemal Bey’in cenazesi, işgal altındaki İstanbul’da adeta bir direniş sembolüne dönüştü. Yüzlerce İstanbullu, işgal kuvvetlerinin ve Damat Ferit Paşa hükümetinin baskılarına rağmen cenaze töreninde toplandı. O gün, bir kaymakamın naaşı etrafında kenetlenen halk, aslında işbirlikçi yönetime ve yabancı devletlere karşı büyük bir protesto dalgası başlattı. Gözyaşları ve tekbirler arasında yükselen ses, “Vatan sağ olsun, şehit ölmez!” diye haykırıyordu. İade-i İtibar: Millî Şehit İlanı Kurtuluş Savaşı zaferle sonuçlanıp işgal sona erdikten sonra, Mehmed Kemal Bey’in dosyası yeniden ele alındı. TBMM, 14 Ekim 1922 tarihinde özel bir kanun çıkararak çarpıcı bir karara imza attı: Boğazlıyan Kaymakamı Mehmed Kemal Bey, “millî şehit” ilan edildi. İdam kararı bütün hukuki sonuçlarıyla geçersiz sayıldı. Bu kararın arkasında, dönemin en yetkili ismi Mustafa Kemal Atatürk de vardı. Atatürk, Mehmed Kemal Bey’in bir devlet görevlisi olarak emirleri uyguladığına ve haksız yere kurban edildiğine dikkat çekti. Onun “millî şehit” ilan edilmesi, yalnızca bir bürokratın itibarının iade edilmesi değil, aynı zamanda işgal zihniyetine ve yabancı dayatmalara karşı verilen mücadelenin de tescili oldu. Bugün, 10 Nisan 2026… İdamın üzerinden 107 yıl geçti. Ama Mehmed Kemal Bey’in idam sehpasındaki o son sözleri hâlâ yankılanıyor: “Bir masumu kurban ediyorlar.” Tarih, onu idam edenleri unuttu. Ama onu, bir şehit olarak bağrına bastı.

Bozbey’in gözaltına alınmasına karşı gösteriler yağmur altında sürüyor! Haber

Bozbey’in gözaltına alınmasına karşı gösteriler yağmur altında sürüyor!

Soruşturma kapsamında, aralarında Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de bulunduğu 57 şüpheli hakkında uygulanan gözaltı işleminin ardından kentte protestolar sürüyor. Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanlığının çağrısıyla kentteki protestolar ikinci gününe girdi. Akşam saatlerde çok sayıda yurttaş Başkan Bozbey’e destek için Bursa Büyükşehir Belediye Binası önünde toplandı. Eyleme, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı-Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Parti Meclisi Üyeleri Hikmet Erbilgin, Canan Taşer, Ozan Işık, Genel Başkan Danışmanı İlhan Uzgel, Yüksek Disiplin Kurulu Başkan Yardımcısı Ayça Akpek Şenay, YDK Üyeleri Aysemin Gülmez, Yasemin Reçber, Bursa Milletvekilleri Hasan Öztürk, Orhan Sarıbal, Kayıhan Pala, İstanbul İl Gençlik Kolları Başkanı Erdem Kara, Gençlik Kolları MYK Üyesi Hasan Bakmaz, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, çok sayıda partili ve yurttaş katıldı. CHP Bursa İl Başkanı İl Başkanı Nihat Yeşiltaş yaptığı konuşmada, “Onurlu, cesur, yüreği adalet için atan güzel insanlar, bu ülkede sandık mı kazanacak, yoksa baskı mı? Bu ülkede halkın iradesi mi kazanacak, yoksa korku siyaseti mi? Bugün, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mustafa Bozbey’in gözaltına alınmasının ikinci günü… İkinci gün… Ama aslında hepimizin bildiği gibi, bu sadece iki günlük bir mesele değil! Bu, uzun zamandır adım adım yürütülen bir operasyonun devamıdır! Bugün karşımızda açık bir anlayış var: “Ya bize katıl, ya karşımıza geçersen bedel ödersin” diyen bir anlayış! Açıkça söylüyorum: “Ya partiye katıl, ya hapse atıl” diyen bu siyasete boyun eğmiyoruz. Bu bir hukuk düzeni değildir! Bu bir demokrasi değildir! Bu, açıkça bir baskı rejimi kurma çabasıdır! Ama buradan, Bursa’dan, bu meydandan açıkça ilan ediyoruz: Bu anlayış boşa çıkacaktır! Bu tehdit siyaseti çökecektir! Bu korku düzeni yıkılacaktır! Çünkü karşılarında boyun eğen bir halk yok! Çünkü karşılarında teslim olan bir Bursa yok! Mustafa Bozbey’i gözaltına alarak neyi amaçlıyorsunuz? Bursa’yı susturabileceğinizi mi sanıyorsunuz? Bu meydanları boşaltabileceğinizi mi sanıyorsunuz? Bakın etrafınıza! Bursa burada! Halk burada! İrade burada! Ve buradan bir kez daha haykırıyoruz: Milletin iradesi gasp edilemez! 10 yıl öncesinin dosyalarını bugün raftan indirerek, hukuku değil, siyaseti konuşturuyorsunuz! Ama şunu unutuyorsunuz: Hukuku araç haline getirenler, bir gün hukukun karşısında hesap verir! Bugün sadece Bursa’da değil, Türkiye’nin dört bir yanında aynı senaryo oynanıyor! İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’na yapılanlar… Belediye başkanlarımıza, bürokratlarımıza açılan soruşturmalar… Hepsi aynı operasyonun ürünü Amaç açık: Seçimle geleni, yargı yoluyla etkisizleştirmek! Ama buradan açıkça söylüyorum: Bu millet buna izin vermez! Çünkü bu millet, iradesine sahip çıkmasını bilir! Çünkü bu millet, kimin hizmet ettiğini de, kimin engellediğini de çok iyi görür! İnanın, bugün yaşananlar demokrasi tarihimize kara bir leke olarak geçecek! Ama… Ama bu meydan da tarihe geçecek! Bu duruş da tarihe geçecek! Bu direniş de tarihe geçecek! Çünkü tarih, baskı kuranları değil direnenleri yazar! Ve inanıyorum ki; Son sözü direnenler söyleyecek! Son sözü Cumhuriyet Halk Partisi söyleyecek! Son sözü bu onurlu halk söyleyecek! Biz buradayız! Geri adım atmıyoruz! Boyun eğmiyoruz! Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetine sahip çıkıyoruz! Ve söz veriyoruz: Bu ülkeye yeniden adaleti getireceğiz! Bu ülkeye yeniden demokrasiyi getireceğiz! Ve hep birlikte; aydınlık bir Bursa, aydınlık bir Türkiye kuracağız!” dedi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Aydın Saldız da yaptığı konuşmada, "Bu sıradan bir gözaltı değil, bu açıkça kurgulanmış bir yargı operasyonudur. Birileri çoktan hüküm vermiş; sosyal medyada, yandaş medyada sanki mahkeme kurulmuş, karar çıkmış gibi başkanımızın peşinden hüküm giydirilmiş, gözaltına alınan gözaltına alınmış. Hemen ardından düzmece belgelerle ortaya atılan planın... Bu hukuk değildir, bu açıkça linç düzeninindir. Bu, yargı sürecinin değil algı sürecini gösteriyor bize, hepimize. Bu adalet değil, siyasi hesaplaşmadır değerli hemşerilerimiz. Önce sosyal medyada bir suç yaratılıyor, ardından yargı bir şeylere inandırılmaya çalışılıyor toplum. Bunlar sadece Bozbey başkanımıza yönelik değil, Bursamızın iradesine yönelik bir saldırıdır. 47 yıl sonra hemşerilerimizin desteğiyle güçlü bir şekilde yönettiğimiz belediyemizi ele geçirme oyunudur. Bu, halkın iradesine vurulmak istenen bir darbedir. Bugün burada sessiz kalanlar yarın daha büyük haksızlıklara mahkum olur. Bugün buna itiraz etmeyenler yarın kendi kapısına dayanacak olan zihniyete engel olamaz. Çünkü bu artık bir kişinin meselesi değil, tüm toplumun meselesidir. Vatandaşından yöneticisine herkesin üzerinde kurulan bir baskı düzenidir. Değerli hemşerilerim, yıllar öncesinin iftiraları olarak bugünlere taşınıyor. Gerçekler değil, senaryolar konuşuluyor. Ancak edemedikleri bir şey var: bizi susturduklarını sandıkça sesimiz daha gür çıkıyor arkadaşlar. Bizi yalnız bıraktıklarını sandıkça daha kenetleniyoruz. Bizi durdurduklarını sandıkça daha çoğalacağız arkadaşlar. Bu meydanlarda belki bugün yalanlarla, iftiralarla, trolleriyle kazandıklarını sanıyorlar ancak Bursamızın vicdanı satın alınamaz. Bu kent her şeyi görür, bu kent her şeyi hatırlar, bu kent yapılan zulmü unutmaz. Ne algı operasyonlarınız ne yargı üzerinde kurduğunuz baskı sizleri kurtaramayacak. Günü geldiğinde gereken cevabı Bursalılar hak ettiğiniz şekilde verecek. Değerli hemşerilerimiz, bizler dimdik ayaktayız. Geri adım atmayacağız. Birlikteyiz, omuz omuzayız. Bu mücadeleyi Bursalı hemşerilerimizle birlikte kazanacağız, kazanacağız, kazanacağız. Çünkü bizim gücümüz Bursalılar, çünkü bizim gücümüz halktır. Bir gider, bir geliriz." İfadelerini kullandı. Siyasi parti ve sendika temsilcilerinin konuşmalarının ardından eylem sona erdi. Bursa’da yurttaşlar yarın saat 19.30’da tekrar iradelerine sahip çıkmak için Bursa Büyükşehir Belediye Binası önünde bir araya gelecek.

ÇATSANDER'den Çataltepe Sanayi Sitesi'nde "organize hak gaspı" iddiası Haber

ÇATSANDER'den Çataltepe Sanayi Sitesi'nde "organize hak gaspı" iddiası

Dernek Başkanı Zekai Akdoğan, Başkan Yardımcısı Mehmet Kuş ve Başkan Vekili Aydın Çitil imzasıyla yayımlanan metinde, ortada basit bir idari hata değil, planlı ve sistematik bir el koyma operasyonu olduğu savunuldu. "Büyük hayallerle başladı, skandallarla çöktü" Açıklamada, 2008 yılında Toplu Konut İdaresi Başkanlığı öncülüğünde ve dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın iradesiyle başlatılan projenin, "dünyanın üçüncüsü, Türkiye'nin en büyük sanayi sitesi" olarak lanse edildiği hatırlatıldı. 21 meslek grubunun talebiyle doğan ve binlerce esnafın umut bağladığı projenin bugün geldiği noktanın ise "hukuk ve vicdan faciası" olduğu belirtildi. "3 bin 200 esnafın parasıyla yapılan proje masada satıldı" ÇATSANDER'in açıklamasındaki en çarpıcı iddia, projeye arazi ve altyapı bedeli ödeyen yaklaşık 3 bin 200 esnafın tamamen devre dışı bırakıldığı oldu. Dernek, Bursa Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği yönetiminin 2018'de kurduğu ve "uyduruk kooperatif" olarak nitelendirilen BESKOOP üzerinden 2019 yılında projenin devredildiğini öne sürdü. Açıklamada bu devrin: Esnafın bilgisi dışında yapıldığı, herhangi bir açık onay süreci işletilmediği, TOKİ'nin yanlış yönlendirildiği, hukuki dayanağının tartışmalı olduğu ifadelerine yer verildi. "Evrak üzerinde operasyon: oldu bittiye getirildi" Dernek, devir sürecini "masa başında, evrak üzerinde kurgulanmış bir oldu-bitti" olarak tanımlarken, "3 milyon metrekarelik dev proje, mimarlık ve proje bedellerini dahi ödeyen gerçek sahiplerinden kaçırılmıştır" denildi. Süreç "organize bir yönlendirme" olarak nitelendirilirken, birden fazla yapının sorumluluğuna dikkat çekildi. "7 bin liralık kooperatife milyarlık proje" Açıklamada kamuoyunu sarsan detaylardan biri de BESKOOP'un yapısı oldu. İddiaya göre sermayesi yalnızca 7 bin TL olan bir kooperatif, milyarlarca lira değerindeki imarlı sanayi arazisinin sahibi haline getirildi. ÇATSANDER bu tabloyu "Bu tabloyu ne hukuk açıklar ne vicdan. Bu, düpedüz bir peşkeştir" sözleriyle hedef aldı. "Kurumlar da sorumlu: Bu sadece BESOB meselesi değil" Dernek, suçlamalarını genişleterek yalnızca BESOB'u değil, bazı kurumları da sürecin parçası olmakla itham etti. Açıklamada, "Görevini kötüye kullananlar, bu hukuksuzluğun ortağıdır" denilerek sorumluların zincirleme şekilde değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. "5 yıldır bu dosyayı kapatmadık" ÇATSANDER, 5 yıldır sistematik şekilde konuyu gündemde tuttuklarını ve 3 bin 200 esnafın sesi olduklarını belirtti. "Biz susarsak bu dosya kapanırdı. Ama susmadık. Susmayacağız" mesajı verilen açıklamada, mücadelenin yalnızca hukuki değil, toplumsal bir direniş olduğu ifade edildi. "Yeni suç duyuruları geliyor" Dernek, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yeni suç duyurularına hazırlandığını açıkladı. Açıklamanın finalinde "Bu bir proje değil, bu bir hesap. Ve o hesap kapanmadı. 3 bin 200 esnafın gasp edilen hakkı geri verilene kadar kimse bu konunun kapandığını sanmasın" ifadelerine yer verildi. Çataltepe dosyası, gelinen noktada yalnızca bir sanayi projesi tartışması olmaktan çıkmış durumda. Bursa şimdi, bu iddialar yargıya taşındığında kimin hesap vereceği sorusunun cevabını arıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.