Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Diyarbakır

Haberia - Diyarbakır haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Diyarbakır haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Narin Güran davasında Nevzat Bahtiyar gelişmesi! Haber

Narin Güran davasında Nevzat Bahtiyar gelişmesi!

Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada savcı, Nevzat Bahtiyar için 'nitelikli kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti.Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasını 'eylemin nitelikli kasten öldürme suçuna yardım' kapsamında değerlendirilmesi adına bozdu.Nevzat Bahtiyar, 8 yaşındaki Narin Güran'ın cansız bedenini dere yatağına taşıyıp gizlediğini savunuyor. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, Diyarbakır'da 8 yaşındaki Narin Güran'ın öldürülmesine ilişkin "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan verilen 4 yıl 6 ay hapis cezası kararını, "eylemin nitelikli kasten öldürme suçuna yardım" kapsamında değerlendirilmesi adına bozmasının ardından tutuklu sanık Nevzat Bahtiyar yeniden yargılanıyor. DURUŞMA SALONUNA GETİRİLDİ Nevzat Bahtiyar'ın, Yargıtay'ın bozma ilamı doğrultusunda Diyarbakır 8'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden yargılanmasına başlandı. Adana Suluca 1 No'lu Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu'nda tutuklu bulunan Bahtiyar, duruşma salonuna getirildi. Duruşmaya Bahtiyar'ın avukatları Adnan Ataş ve Ali Eryılmaz, Güran ailesi ve avukatları, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatları katıldı. "SALİM'İN DEDİĞİNİ YAPSAYDIM, CESET AÇIĞA ÇIKMAZDI" Duruşmada yeniden yargılanmasına başlanan Nevzat Bahtiyar'ın ifadesi alındı. Mahkeme başkanının, 'Bozma kararına itirazın var mı?' sorusuna Nevzat Bahtiyar, 'Yok' diye cevap verdi. İfadesinde olay gününün anlatan Nevzat Bahtiyar, "Ben o gün işteyim. Sabah 06.30'da Çarıklı'daki evime gittim. Ondan sonra eve geldim. Saat kaç olduğunu hatırlamıyorum ama öğlendi. Geldim eve, eşim 'Suyumuz gelmiyor' dedi. Saat 15.00 civarıydı. Ondan sonra Salim Güran'ı aradım, 'Tamam, su için yetkilileri arayacağım' dedi. Ondan sonra Salim 50-70 metre uzaklıkta beni çağırdı. Ben yukarıya Arif'in evine doğru çıktım. Tepeye çıktım. Ondan sona gittim, cesedi yerde gördüm. Arif'in evine girdiğimde, girişte sol tarafta Narin'in cesedini gördüm. Salim bana, 'Cesedi götüreceksin' dedi. Ben reddettim. Ondan sonra silahı çekti benle oğlumu tehdit etti. 'İlk önce oğlunu öldürürüm sonra seni' dediği için mecbur kaldım, cesedi götürdüm. Battaniyenin içine cesedi ikimiz koyduk. Kapıya kadar, balkona kadar benimle birlikte cesedi battaniyeyle sardı. Sonra ben tek cesedi ahıra götürdüm. Orada torbaya koydum. Arabaya koyduktan sonra Yüksel'in (Narin'in annesi) evinin önünde ağladığını gördüm. Ben arabayla binmeden Salim benden battaniyeyi aldıktan sonra, 'Bu cesedi götür parça parça et, kimse görmesin' dedi. Ben cesedi açığa çıkardım. Eğer Salim'in dediğini yapsaydım bu ceset ortaya çıkmazdı. Ben iyilik yaptım. Eve gittiğimde kimseyi görmedim. Sadece Salim'i evde gördüm. Ama cesedi aldıktan sonra Yüksel'in evimizin yukarısında ağladığını gördüm" dedi. GÜRAN AİLESİ MAHKEME SALONUNDAN ÇIKARILDI 'Hangi ifadeniz doğru' sorusu üzerine Bahtiyar, "Ben ilk ifademde, ailem güvence altına alınmadığı için öyle dedim. Ama şimdi ailem güvence altında. Şu anda verdiğim ifade doğrudur. Salim Güran bana pusu kurdu. Beni yukarı çektiler. Ben mecbur kaldığım için cesedi götürdüm, pişmanım. Ben cesedi almaya gittiğimde kız ölmüştü. Ben Salim'in dediğini yapsam parça parça ederdim" diye konuştu. Bu ifadelerinin ardından Arif Güran ve ailesi, Nevzat Bahtiyar'a tepki gösterdi. Gerilimin artması üzerine mahkeme başkanı, aile bireylerinin salondan çıkarılmasını istedi. Salondan çıkarılan aile bireyleri, Bahtiyar'a yönelik "Pedofili katil" diye bağırdı. "TEHDİT ETTİĞİ İÇİN CESEDİ ALDIM" Ardından Nevzat Bahtiyar ifadesine devam edildi. Bahtiyar, savcının Salim Güran'ın kendisini çağırdığı zaman tam olarak nerede olduğu sorusuna, "Bizim evin tam üzerinde Salim beni çağırdı. 'Nevzat, gel yukarıya senle işim var dedi'" diye cevapladı. 'Koşarak mı gittin' sorusuna ise, 'Hayır normal yürüdüm. Benim elimde su hortumu vardı. Bıraktım gittim. Salim önümdeydi, 10-15 metre kadar. Oraya gittim. Ben ona yetişmeden Salim, Arif'in evine girdi. Ben de takip ettim. Onun arkasından girdim. Ben ceset olduğunu bilsem içeri girmezdim. Bana dedi ki 'Cesedi götür'. Oğlumu tehdit etti. Ben de onun tehdit etmesi sonucu cesedi aldım" ifadelerini kullandı. "8 KEZ YALAN SÖYLEYEN BİRİNE NASIL İNANILIYOR" Mahkeme salonundan çıkarılan Narin'in ağabeyi Baran Güran, "Bu adama daha da inanılıyor mu? 8 kez ifade değiştiriyor, herkes bu adama inanıyor. Bütün aile bireylerinin tek ifadesi var, bu adam 8'inci ifadesini veriyor. 8 kez yalan söyleyen birine nasıl inanılıyor? Her defasında başka bir şey söylüyor. Böyle bir şey var mı? Aile bireylerini şeytanlaştırdılar" diye tepki gösterdi. ARİF GÜRAN: ADALET İSTİYORUM Nevzat Bahtiyar’ın ifadesinin ardından, Narin Güran’ın babası Arif Güran söz aldı. Baba Güran, “Kusura bakmayın, kızımdan bahsedildiği zaman kendimi kaybediyorum. Bu hareket size saygısızlık olarak anlaşılmasın. Bu cani az konuştu. ‘Salim beni çağırdı’ demiş. Ben iddia ediyorum, benim evimden onun evi görülmüyor, ses de oraya gitmiyor. Dosya boyunca Dara-2 kamerasına bakılması unutuldu. Eğer o kamera Yüksel’in ağladığını gösterseydi, bugün Arif Güran ona teşekkür ederdi. ‘Kızımın katilerini ortaya çıkardın’ diye. Bugün Tavşantepe’de çeşitli açılardan kameralar var. Bu katil çok kez ifade değiştirdi. Bu kişinin ifadesi neticesinde ailem linç edildi. Salim, Yüksel ve Enes daraltılmış baz dışında somut delil olmadığı için onunla yargılandı. Başka delil yok. 7 yaşındaki oğlum, 7 saat ifade verdi ancak onun oğlu ifade vermedi. Ben bu kararı kabul etmiyorum. Adalet istiyorum” dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatları da Nevzat Bahtiyar’ın ‘İştirak halinde öldürme’ şeklinde cezalandırılmasını istedi. "POLİS EŞLİĞİNDE KEŞİF İSTİYORUM" Nevzat Bahtiyar’ın birçok kez ifade değiştirdiğini belirten Arif Güran, “Jandarmayla değil, polisle bir keşif istiyorum. 1700 personel vardı. Salim Güran onlardan daha mı büyük? Madem Salim seni tehdit etti, gitseydin devlete. O kadar jandarma vardı, devlete gideydin. Eğer gitmiş olsa, ben burada bu adamdan hak talep etmezdim. Ancak bu adam 19 gün boyunca benimle namaz kıldı, aramalara katıldı. Bu adam polisle bir keşfe çıksın. Bu adamın ve Salim’in telefonu kollukta fabrika ayarlarına döndü. Deliller silindi. Nahit Eren burada şov yaptı. Nahit Eren burada Yüksel’in namusunu sorgulamazdı. Ben keşif istiyorum. Benim ailem yok oldu. Benim çekirdek ailem yok oldu. Benim kızımın hakkı yerde kalmasın, ben ailece yok olmaya razıyım. Niye bunun aile bireylerinden kimsenin ifadesi alınmıyor? Onun dediği dakikada Narin tepeye tırmanıyor. Benim kızımın geçtiği yerle Nevzat’ın evi arasında 10 metre var. Bu adam hayalet mi? Bu adamın konuşmalarına inanmıyorum, keşif istiyorum. Eğer keşif yapılsa ve dediği çıksa bir daha buraya gelmem ve cezaevindekileri de silerim. Benim kızım eve yetişseydi çantası, terliği, eşyası evde olacaktı. Ama gel gör ki benim kızımın eşyaları çantasında çıktı” diye konuştu. "DİĞER ÇOCUKLARIM OKULU BIRAKTI" Güran, kızının ölümünde parmağı olanların ortaya çıkarılmasını isteyerek, şöyle konuştu: “İstinaf bu dosyayı bozdu ama birileri müdahale etti. Bu yargılama, bu zulüm nereye kadar gidecek? Ben kızımın hakkını istiyorum. Yüksel ve Salim yaptıysa onlar da cezasını çeksin. Benim ilk kızım da öldü ancak sosyal medyada ‘Arif kendi kızını öldürdü’ dediler. Burada Nevzat’ın avukatı dar bazı inkar ediyor ancak bu insanlar bundan ceza yedi. Köyde saat kavramı yoktur. Dar bazla ailem ceza aldı. Delil yoktur. Narin’den daha küçük çocuklarım var. Çocuklarım okulu bıraktı. Diğer heyetin hiçbir şey araştırmadan karar vermesiyle çocuklarım okulu bıraktı. Yalanlarla Narin gibi diğer 5 çocuğumun da hayatı karardı. Önce Allah’tan sonra da sizden adalet istiyorum. Havaalanını koruyan tüm kameralar köyümü görüyor. Ben keşif istiyorum. Bu dava ancak bu şekilde kapanır yoksa kapanmaz. Bir baba olarak, ağabey, kardeş olarak, Müslüman, Yahudi, Hıristiyan neye inanıyorsanız inanın, ben keşif istiyorum. Kızımın ölümünde kimin parmağı varsa devlet ortaya çıkarsın.” "İSTİSMAR EDİLDİKTEN SONRA ÖLDÜRÜLDÜĞÜ KANAATİNDEYİM" Arif Güran’ın avukatı Ezgi İpek ise soruşturmanın kötü yürütüldüğü kanaatinde olduğunu belirterek, “Bir buçuk senedir bu dava sürüyor. Dosyada birçok delilin değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Dijital deliller başta olmak üzere. Tuncay Beşikçi raporu vardı. PSA meselesi çok kıymetli. Çocuğun yüzde 99 istismar edildikten sonra öldürüldüğü kanaatindeyim. İstismar sonrası cinayet olma ihtimali yüksek. Bununla ilgili Adli Tıp Raporu alınması gerekirdi ama alınmamış. Soruşturma kötü yürütülmüş. Alakasız saatlere bakılmış netice itibari ile geldiğimiz aşama bu. Bu çocuğun bir buçuk senedir kemikleri sızlıyor. Bozma kararına uyulsun. Bu dosyayı aydınlatmak sizin elinizde. Keşif yapılsın” dedi. DURUŞMAYA ARA VERİLDİ Narin Güran cinayetinde yeniden yargılanmasına başlanan Nevzat Bahtiyar’ın duruşmasında mahkeme başkanı, katılanların keşif ve diğer taleplerini reddederek, duruşmaya 2 saat ara verdi. BAHTİYAR'A AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET TALEBİ Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, Savcı mütalaasını açıkladı. Yargıtay'ın bozma ilamına uymadıklarını belirten Savcı, bozma ilamında her ne kadar "kasten öldürmeye yardım" suçundan cezalandırılması belirtişmişse de Bahtiyar'ın, "nitelikli kasten öldürme" suçundan cezalandırılmasını talep ettiklerini bildirdi. Mütalaada, sanık Bahtiyar'ın, "yaklaşık 19 gün boyunca sessiz kalmasının, delillerin olumlu şekilde toplanması önünde engel olduğu, Bahtiyar'ın, cesedi gömdükten sonra hiçbir şey olmamış gibi baldızının evine giderek hayatına devam ettiği" belirtildi. Savcının mütalaasında, Nevzat Bahtiyar'ın, "nitelikli kasten öldürme suçuna yardım" suçundan değil, "nitelikli kasten öldürme" suçundan cezalandırılması talep edildi. DURUŞMA 16 NİSAN'A ERTELENDİ Daha sonra duruşma 16 Nisan Perşembe gününe ertelendi. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi. NE OLMUŞTU? Bağlar ilçesi kırsal Tavşantepe Mahallesi'nde 21 Ağustos 2024'te kaybolan Narin Güran'ın cansız bedeni, arama çalışmalarının 19'uncu gününde 8 Eylül'de dere yatağında çuvalda, üzeri taşlarla kapatılıp gizlenmiş halde bulundu. Narin'in ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada amcası Salim Güran, annesi Yüksel Güran, ağabeyi Enes Güran ile güvenlik kamerası görüntülerinden Narin'in cansız bedenini kırmızı bir araçla dere bölgesine götürdüğü belirlenen komşuları Nevzat Bahtiyar hakkında Diyarbakır 8'inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Amca Salim Güran, anne Yüksel Güran ve ağabey Enes Güran hakkında, komşuları Nevzat Bahtiyar ile birlikte 'iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Nevzat Bahtiyar, gözaltına alındıktan sonraki ifadesinde Narin'i öldürmediğini, yalnızca cansız bedenini dereye taşıyıp gizlediğini savundu. 28 Aralık 2024'te görülen davanın ikinci duruşmasında mahkeme, Salim, Yüksel ve Enes Güran'a 'iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar'a ise 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçundan 4,5 yıl hapis cezası verdi. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin sanıklara verdiği hükmü hukuka uygun buldu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, Narin Güran cinayeti davasında anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet ile Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasının onanması istendi. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını onadı, Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasını ise "eylemin nitelikli kasten öldürme suçuna yardım" kapsamında değerlendirilmesi adına bozdu. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, Bahtiyar hakkında verilen cezayı bozmasının ardından dosya, Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi, mahkeme, Bahtiyar'ın tutukluluğuna ilişkin değerlendirmede bulunarak tensip zaptı hazırladı. Tensip zaptında, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunması, tutuklulukta geçirdiği süre, iddianamede işlediği iddia edilen suça ilişkin kanunda öngörülen cezanın alt ve üst sınırı, eyleminin CMK'nin 100/3 maddesinde sayılan katalog suçlardan olması nedeniyle adli kontrol tedbirinin uygulanmasının yetersiz kalacağı ve tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu gerekçe gösteren mahkeme, Bahtiyar'ın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Sanık Bahtiyar'ın tutuklu bulunduğu cezaevine yazı yazılarak duruşmada hazır edilmesini kararlaştıran mahkeme, duruşmanın 6 Nisan'da yapılmasına hükmetti.

Anahtar Partili Tanrıöver: Kürd’ü PKK’ya değdirmek cinnettir Haber

Anahtar Partili Tanrıöver: Kürd’ü PKK’ya değdirmek cinnettir

Tanrıöver, politikada bazı kavramların ve söylemlerin anlamının çarpıtıldığını belirterek, “Politikanın hikmeti her zaman hesaba kitaba sığmayabilir. Ancak her nefeste bir ‘cinayet şebekesinin’ başına ‘kurucu önderlik’ demek, varlığımızı yok saymanın başka bir ifadesidir. Bunun sebebini anlamakta zorlanıyoruz” ifadelerini kullandı. “Kürd’ü PKK ile ilişkilendirmek cinnettir” Terör örgütü ile bir halkın özdeşleştirilmesinin büyük bir hata olduğunu vurgulayan Tanrıöver, şu değerlendirmede bulundu: “Kürd’ü PKK’ya değdirmek cinnettir. Bir devlet kendi insanını tek bir referansla tanımlayabilir; o da vatandaşlıktır. Vatandaşlarımızın bugün en büyük derdi, sebep olunan yoksulluktur. Durup durup insanları azınlık gibi göstermek, bu yoksulluğa çare değildir.” “Kürt annesinin feryadı görülmedi” Tanrıöver, Diyarbakır’da DEM Parti binası önünde çocuklarının terör örgütüne katılmasına tepki gösteren anneleri de hatırlatarak, bu feryadın yeterince anlaşılmadığını söyledi. “Diyarbakır’da bir Kürt annesinin ‘Yere batsın sizin PKK davanız’ diye haykırışını bile anlayamamışsanız, toplumun gerçek duygusunu okuyamıyorsunuz demektir” dedi. Nurettin Topçu hatırlatması Açıklamasında düşünür Nurettin Topçu’ya yapılan atıflara da değinen Tanrıöver, bazı yorumların yanlış olduğunu savundu. “Merhum Nurettin Topçu’dan referanslar veriliyor. Ancak burada da bir yanlışlık var; Topçu profesör değildi. Türk Milliyetçiler Derneği adına yaptığı açıklamada, zulme karşı verilen mücadelenin tarihsel ve ahlaki temellerini açıkça ortaya koymuştur” ifadelerini kullandı. Tanrıöver, Topçu’nun sözlerine atıf yaparak, inanç ve değerler uğruna verilen mücadelenin önemine dikkat çekti ve “Bu mirası siyasi hesaplarla karıştırmamak gerekir” dedi. “Vatandaşlık temeldir” Tanrıöver açıklamasını, devlet ile toplum arasındaki en güçlü bağın vatandaşlık olduğunu vurgulayarak tamamladı. “Bu ülkenin insanını ayrıştırmadan, tek bir ortak paydada buluşturmak zorundayız. O payda vatandaşlıktır” diyen Tanrıöver, mesajını “#VatandaşlıkTemeldir” etiketiyle paylaştı.

Anahtar Parti: Ortaya çıkacak tablo hükümetin sorumluluğundadır Haber

Anahtar Parti: Ortaya çıkacak tablo hükümetin sorumluluğundadır

Anahtar Parti Sözcüsü Fuat Geçen, Ramazan ayının Türkiye’ye ve İslam âlemine hayırlar getirmesi temennisiyle başladığı basın açıklamasında, kamuoyunda “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılan sürece ilişkin komisyonun yayımladığı nihai raporu değerlendirdi. Geçen, raporun; Adalet ve Kalkınma Partisi ile Milliyetçi Hareket Partisi’nin komisyona sunduğu metinlerin ortalaması niteliğinde olduğunu belirterek iki ana başlığa dikkat çekti. “TERÖRÜN BÜTÜN UNSURLARIYLA FESHİ, DEVLET CİDDİYETİYLE TESPİT EDİLMELİDİR” Raporun ilk önemli hususunun, terörün yurt içi ve yurt dışındaki tüm unsurlarıyla kendini feshetmesi ve bu fesih işleminin devlet görevlilerince tayin ve tespit edilmesi olduğunu ifade eden Fuat Geçen, “Terör bitmiştir, artık yurt içinde ve yurt dışında PKK terör örgütünün herhangi bir unsuru kalmamıştır denilmesiyle birlikte hareket edilmesi arzu edilen bir süreçtir” dedi. Bu tespitin devlet ciddiyetiyle yapılması gerektiğini vurgulayan Geçen, 2009-2015 yılları arasında yürütülen süreci, Habur’daki çadır mahkemelerini ve hendek olaylarını hatırlattı. Diyarbakır’da onlarca vatan evladının şehit olduğunu belirten Geçen, terör unsurlarının bu süreçte lojistiklerini yurt dışına taşıdığını, sürecin hassasiyeti gerekçe gösterilerek buna seyirci kalındığını ifade etti. “AKLI BAŞINDA HİÇ KİMSE TERÖR OLSUN DEMEZ!” “Yaşanmış hadiselerden bahsediyoruz, niyet okuması yapmıyoruz” diyen Geçen, Anahtar Parti’nin terörün yalnızca PKK değil, ülkeyi rahatsız eden tüm unsurlarıyla ortadan kaldırılmasını amasız, fakatsız desteklediğini; ancak süreçteki muhataplıklar ve izlenen yöntem konusunda itirazları bulunduğunu söyledi. “Türkiye’de aklı başında hiç kimse terör olsun demez” diyen Geçen, terörle mücadelede şehitlerin, gazilerin ve şehit ailelerinin maneviyatını zedeleyecek bir usulün kabul edilemeyeceğini belirtti ve ayrıştıkları noktanın bu olduğunu ifade etti. “MÜSTAKİL VE GEÇİCİ YASALAR TERÖRLE MÜCADELEYE HALEL GETİRMEMELİ” Geçen, ikinci ana başlığın “müstakil ve geçici yasalar” olduğunu belirterek, bu düzenlemelerin PKK ile sınırlı ve sürece özgü olacağının ifade edildiğini söyledi. Türkiye’nin vekâlet savaşlarının ortasında bulunduğunu vurgulayan Geçen, terörle mücadele kanununun özüne zarar verecek ve kötü emsal oluşturacak bir düzenlemenin millete yapılacak en büyük kötülüklerden biri olacağını dile getirdi. “ORTAYA ÇIKACAK TABLO HÜKÜMETİN SORUMLULUĞUNDADIR” Anahtar Parti’nin muhatabının doğrudan Adalet ve Kalkınma Partisi hükümeti olduğunu kaydeden Fuat Geçen, sürecin tüm sorumluluğunun hükümete ait olduğunu söyledi. Yasa çıkarma yetkisi ve çoğunluğunun AK Parti’de bulunduğunu hatırlatarak, ortaya çıkacak tablonun da hükümetin sorumluluğunda olacağını ifade etti. Yasal düzenlemelerin, PKK’nın yurt içi ve yurt dışındaki tüm unsurlarının fesih ve tespitinden önce mi yoksa sonra mı hayata geçirileceği konusunda raporda açıklık bulunmadığını belirten Geçen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konuda kamuoyunu bilgilendirmesi gerektiğini söyledi. Terör örgütü elebaşı ve tepe kadrosunun daha serbest hâle gelmesinin örgütün toparlanmasına mı yoksa feshine mi hizmet edeceği konusunda ciddi soru işaretleri bulunduğunu ifade eden Fuat Geçen, geçmiş örneklerin bu konuda dikkatli olunması gerektiğini gösterdiğini kaydetti. Anahtar Parti’nin çıkacak yasaları kurduğu ekiple milleti, şehitleri ve gazileri adına yakından takip edeceğini vurgulayan Geçen, kapsam, sınır ve uygulama bakımından uyarıcı ve ön alıcı tavsiyelerini sürdüreceklerini belirtti. İSRAİL VE ABD’YE TEPKİ Anahtar Parti Sözcüsü Fuat Geçen, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’ne de değinerek, İsrail’in yayılmacı politikalarına dikkat çekti. Amerika’nın İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’nin, İsrail’in Orta Doğu’yu kontrol etmesi gerektiği yönündeki açıklamasını hatırlatan Geçen, daha önce Nil ve Fırat havzalarının İsrail’e vaat edilmiş topraklar olduğu yönündeki ifadeleri de eleştirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.