Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Eğitim

Haberia - Eğitim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eğitim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yavuz Ağıralioğlu'ndan Türkiye'de yaşanan olaylara tepki! Haber

Yavuz Ağıralioğlu'ndan Türkiye'de yaşanan olaylara tepki!

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, NOW TV’deki Çalar Saat programında İlker Karagöz’ün konuğu oldu. Maaşlarını alamadıkları için Eskişehir’den Ankara’ya yürüdükten sonra Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde gözaltında alınan 110 madenci ile ilgili üzüntülerini dile getiren Genel Başkan Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi: “Meselelerle, münasebeti devamlı probleme dönen bir ülke haline geldik. Program başlığınız olan ‘Reva mı’ çok değerli bir başlık. Bu aslında Anahtar Parti'nin siyasi mesuliyet trampleni. Biz aslında bu kelimenin karşılığına kurulduk. Bu memlekette yaşadıklarımız bu millete reva mı? Çocuklarımızın okulda çektikleri onlara reva mı, madenler açılıyor. Madenler açılırken civarda bozulan ekosistem, o bölgede yaşayan insanlara bunlar reva mı? Emeklilerin yaşadıkları onlara reva mı? Çocuklarımız eğitim görmek istiyorlar. Eğitimde yaşadığımız sorunlar çocuklarımıza reva mı? SANAYİCİLERE SORUN; ‘BU FAİZ BİZE REVA MI’ DER! Madenlerimiz çıkarılırken çıkarana kadar çatışma çıkıyor. Çıktıktan sonra memleketin kaynaklarını zenginlik sebebi yapacağız diye bir hassasiyet gelişiyor ama memleketin toplumsal beraberliği zayıflıyor, tartışmaya başlıyor. Biz işimizi dört başı mamur yapamıyoruz. Aslında bu kadar güzel bir memleketin, bu kadar imkânı bol bir memleketin, bu kadar insanı güzel bir memleketin, meselelerini doğru yönetebilse dünyanın en saygın, en zengin, en müreffeh ülkelerinden biri olacak memleketin bu halde olması millete reva mı, devlete reva mı, bize revamı yahu? Emekliyi yakalıyorsunuz bu bize reva mı diyor. Dar gelirli, asgari ücretli bu bize reva mı diyor. Sanayiciye sorun. Bu kadar faiz bize reva mı diyor, esnafa sorun bu kadar enflasyon bize reva mı diyor. Bu şartları öğretmenlere sorun. Öğretmenler ‘bu kadar elimizin kolumuzun bağlı hale gelmesi ve çocukları eğitmek zorunda kaldığımız bu süreçte yaşadığımız şartlar bize reva mı’ diyor. Herkes bize reva mı diyor. Bu yaşadığımız şeyler bize reva mı? SESLERİNİ DUYURMAK İÇİN GELİP FİNALİ KODESTE YAPIYORLAR! İnsanların çalışıp yıllarca emek ettikleri yerden elleri iki yanlarına düşmüş çaresiz bir şekilde ‘sesimizi devletimize duyurmak istiyoruz’ diye gelip finali kodeste yapmaları! Bu mesela Türkiye'nin yönetim fotoğrafına reva mı? Görüntümüze bakın; çocuklarımız öldürülüyor, madencilerimiz tutuklanıyor, öbür tarafta eylemler var. Altın, insan ticareti, kara para aklamaları, mafyalar, çeteler, uyuşturucu operasyonları dışarıda bir görüntü var. Türkiye'yi büyük bir fotoğrafın üstüne koysanız bir jenerik aksa o jenerikte olanlar bu ülkeye reva mı? Bu görüntü biz miyiz? Koca Türk milletinin dışarıya verdiği görüntü bu mu? Her gün uyuşturucu operasyonuyla uyanıyoruz. Her gün sansasyonel, dehşetli bir şey yaşıyoruz. Her gün büyük acılar yaşıyoruz. Her gün bir konkordato duyuyoruz. İntihar duyuyoruz. Kaçakçılık duyuyoruz. Mafyalaşma duyuyoruz. Çocuklarımızın katlini duyuyoruz. Eylem duyuyoruz. TÜRKİYE’DE YAŞANANLAR YÖNETİM TÜRBÜLANSIDIR! Bu nedir? Bu yönetim türbülansıdır. Bu Türkiye'de yaşadığımız şey bir türbülanstır. Bir dağınıklıktır. Plansızlık, programsızlık, strateji geliştirememek, doğru okuyamamak, dünyayı doğru okuyamamak, durumu doğru okuyamamak. Her şeye bakacaksınız, tedbir alacaksınız. Biz şimdi ne görüyoruz genelde? Karşılaştığımız her sorundan sonra dehşet yaşıyoruz. Yaşadığımız şeyin dehşetinden sonra tedbir konuşuyoruz. Tedbir önceden konuşabilen, önceden önlem alabilen, önceden başa bela gelmeden, başa acı gelmeden, büyük acılar ve yıkım yaşanmadan tedbir alabilen devlet kapasitesi konuşamıyoruz. Heyelan oluyor, tedbir konuşuyoruz. Sel oluyor, tedbir konuşuyoruz. Deprem oluyor, tedbir konuşuyoruz. Katliam oluyor, tedbir konuşuyoruz. Arsızlık, hırsızlık, yolsuzluk tedbir konuşuyoruz. İsraf olup hep tedbiri sonradan konuşuyoruz. Tedbir, adı üstünde tedbir önceden alınana deniyor. Sonradan alınan şey tedbir değildir, o mecburiyettir. O mecburiyet de gideni getirmez. SORUNLAR NE ZAMAN ÇÖZÜLECEK; 2053’TE Mİ? Biz evlatlarımıza memleket bırakacağız. Cumhurbaşkanı'nın bir tweetini gördüm. ‘Çocuklarımıza huzurla yaşayacakları bir memleket kuracağız inşallah.’ 24 yıldır iktidarda sayın Cumhurbaşkanı. Söylediği söz bu. İnşallah kuracağız dediğinize göre bunu ne zaman planladığınızı da söylerseniz memnun olacağız. 24 yıldır icranın başındasınız. Sizin iktidara geldiğiniz zaman doğan çocuklar 24 yaşında. O dönem ilkokul çağındakileri de katarsanız 30-35 bandında yaşı olanlar sizinle hayatı tanıdı. Şimdi bu kadar büyük bir imkânı nasıl kullanmış ya da kullanamamış olmalısınız ki siz ‘çocuklarımıza huzurla yaşanacak bir memleket kurmak zorundayız’ diyorsunuz. İktidara yeni geliyormuşsunuz gibi konuşmaya başlıyorsunuz. Çözmeyi vaat ettiğiniz programlar ve sorunların hepsi duruyor. Sonra siz hepsiyle ilgili muazzam bir toplumsal yükle karşılaşınca arzı endam ediyorsunuz milletin karşısında ki; ‘biz bunları çözeceğiz evelallah.’ Ne zaman 2053'te mi? ÇOCUKLAR OKULA AÇ GİDİYOR! Çocukların aç olduğu, okula aç gittiği bir ülkede siyaset vazifesini yapmıyor demektir. Onu bilecek. Bunu planlayacak. Çocuklara okulda yemek verilecek. Kreşler konuşuluyor, kreş açılacak. Güvenlik yok, güvenliği sağlayacaksınız. Bunun için evlatlarımızın katledilmesini beklemeyeceksiniz. Daha önce duyacaksınız. Akran zorbalığı var. Engelleyeceksiniz. Bunu engelleyecek mekanizmaları kuracaksınız. Bütün bunlar bizim siyasi olarak hükümet rekabetinden söylediğimiz değil, devletin, milletin istikbaline söylediğimiz şeyler. Buna kapasitesi olan bir memleketiz. 19 milyar dolar faiz ödedik 2026’nın ilk 3 ayında. Faiz, ana para değil! Faiz ödemesi böyle olan bir memlekette 86 milyonun alın terini faiz lobilerine öderken para buluyorsunuz. Çocuklarınıza yemek parası bulamıyorsunuz. Buna kimseyi inandıramazsınız. Bu faize sebep olan israf sarmalını, yönetim zafiyetini ortadan kaldırırsınız.

Ümit Özdağ: Zafer Partisi sahada Haber

Ümit Özdağ: Zafer Partisi sahada

Bursa programı kapsamında Genel Merkez heyetiyle birlikte temaslarda bulunduklarını belirten Özdağ, İnegöl’ün ardından Bursa merkez ve farklı illerde ziyaretlerini sürdüreceklerini ifade etti. Parti olarak sahada aktif olduklarını vurgulayan Özdağ, “Zafer Partisi olarak biz sahadayız ve sahada çalışmalarımızı yüksek bir tempoyla sürdürüyoruz” dedi. Son dönemde okullarda yaşanan şiddet olaylarına ilişkin soruyu da yanıtlayan Özdağ, bu tür olayların yalnızca güvenlik önlemleriyle açıklanamayacağını belirtti. Basın ve sosyal medyada olay görüntülerinin paylaşılmasının doğru olmadığını savunan Özdağ, “Basının otokontrolle bu konuya yaklaşması gerekiyor. Asla görüntü olmamalı” ifadelerini kullandı. Eğitim ortamlarında şiddet riskine ilişkin akademik çalışmalara değinen Özdağ, sorunun çok boyutlu olduğunu ve sosyolojik ile psikolojik faktörlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Partisinin oy oranına ilişkin anket sorusunu da yanıtlayan Özdağ, anketlerin güvenilirliği konusunda tartışmalar bulunduğunu belirterek, “Ben anketler üzerinden konuşmaktan çok sahadaki canlılık üzerinden değerlendirme yapmayı tercih ediyorum” dedi. CHP ile olası siyasi iş birliğine yönelik soruya da değinen Özdağ, herhangi bir partiyle ittifaktan ziyade ilkesel bir birliktelikten söz ettiklerini ifade etti. Özdağ, “Biz herhangi bir siyasi partiyle ittifaktan bahsetmiyoruz, bir ilke etrafında birleşmekten bahsediyoruz. O ilke Cumhuriyet’in kuruluş ilkeleri ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür” diye konuştu. CHP’ye yönelik değerlendirmelerde de bulunan Özdağ, “Bizim CHP’ye yaptığımız çağrı kamuoyu önünde çok açıktır” ifadelerini kullandı. Özdağ, konuşmasının sonunda İnegöl’ün ekonomik yapısına da değinerek ilçenin ihracat başarısını ve sanayi çeşitliliğini övdü. İnegöl’ün önemli bir ekonomik başarıya imza attığını belirten Özdağ, bölge halkını tebrik etti.

A Parti Bursa’dan okullarda şiddete karşı sert çıkış: “Artık yeter!” Haber

A Parti Bursa’dan okullarda şiddete karşı sert çıkış: “Artık yeter!”

Anahtar Parti Genel Merkez Eğitim Politikaları Başkanlığı tarafından 81 ilde organize edilen basın açıklaması, Bursa Milli Eğitim Müdürlüğü önünde gerçekleşti. Açıklamaya Eğitim Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Kemal Karakaya, ilçe başkanları ve il-ilçe yöneticileri ile parti mensupları katıldı. “Her Çocuk Devlete Emanet” Toplumun derin bir endişe içinde olduğunu vurgulayan Aslan, velilerin çocuklarını okula gönderirken artık tedirginlik yaşadığını ifade etti. Okulların güvenli alanlar olması gerektiğinin altını çizen Aslan, “Okul kapısından giren her çocuk bizlere emanettir. Ancak bugün bu emaneti korumakta ciddi zafiyetler yaşandığı ortadadır” diye konuştu. “Sadece Kınamak Yetmez” Yaşanan olayların ardından yalnızca kınama mesajlarıyla ilerlemenin yetersiz olduğunu dile getiren Aslan, somut ve profesyonel adımlar atılması gerektiğini belirtti. Güvenlik meselesinin temennilerle değil, sistemli çözümlerle ele alınması gerektiğini vurguladı. 3 Maddelik Güvenlik Çağrısı Aslan, eğitim kurumlarında uygulanması gereken üç temel öneriyi kamuoyuyla paylaştı: 1-Özel eğitimli güvenlik personeli: Çocuk psikolojisi, kriz yönetimi ve öfke kontrolü alanlarında eğitim almış uzmanların okullarda görev yapması 2-Akıllı kartlı giriş sistemleri: Okullara giriş-çıkışların kontrol altına alınması *3-Yapay zekâ destekli güvenlik: Şüpheli hareketlerin önceden tespit edilerek emniyet birimlerine anlık bildirilmesi “Güvenli Okul, Güvenli Gelecek” Eğitimde şiddetin sadece kınanarak sona ermeyeceğini vurgulayan Aslan, “Çocuklarımızın korkmadan teneffüse çıkabildiği, öğretmenlerimizin can güvenliği endişesi taşımadığı bir eğitim ortamı istiyoruz” dedi. Açıklamasında hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler için rahmet dileyen Aslan, yetkililere çağrıda bulunarak okulların birer “güven adasına” dönüştürülmesi için önerilerinin hızla hayata geçirilmesini istedi. Basın açıklaması, “Çocuklarını koruyamayanların koruyacak başka hiçbir şeyi kalmaz. Çocuklarımızı korumak, geleceğimizi korumaktır” sözleriyle sona erdi.

Yavuz  Ağıralioğlu: 'Kamuda Lale, Yönetimde Sülale' dönemi bitecek Haber

Yavuz Ağıralioğlu: 'Kamuda Lale, Yönetimde Sülale' dönemi bitecek

Kamu yönetimindeki aksaklıklara dikkat çeken Ağıralioğlu, “Memlekette her iş için adam bulmak zorunda kalınıyor. Biz, kimlik kartını gösteren her vatandaşın işini çözebilen bir devlet kuracağız” dedi. “Kamuda lale dönemi, yönetimde sülale dönemi” sözleriyle mevcut sistemi eleştiren Ağıralioğlu, bu anlayışı kanun ve kurallarla sona erdireceklerini vurguladı. “Siyaset Nezaketini Kaybetti” Siyasi dilin bozulduğunu ifade eden Ağıralioğlu, Anahtar Parti’nin rekabetten çok mücadele için kurulduğunu belirtti. “Doğruluk, nezaket ve alicenaplıkla siyaset yapacağız” diyerek mevcut siyasi üsluba karşı duruşlarını ortaya koydu. Sistem Değişikliği ve Kurumsal Reform Vaatleri Ağıralioğlu, partili cumhurbaşkanlığı sistemini değiştireceklerini, bakanları hesap verebilir hale getireceklerini ve Meclis’in bütçe hakkını güçlendireceklerini söyledi. Ayrıca Devlet Planlama Teşkilatı’nı yeniden kuracaklarını, adaleti siyasetin gölgesinden çıkaracaklarını ve mülakat sistemindeki adaletsizliği kaldıracaklarını ifade etti. Eğitim, Sosyal Politikalar ve Güvenlik Eğitim alanında somut adımlar vadeden Ağıralioğlu, okullarda ücretsiz yemek, uygun fiyatlı kreşler ve daha kaliteli eğitim sözü verdi. Uyuşturucuyla mücadelede kararlı olacaklarını belirten Ağıralioğlu, engelliler için destek programları ve rehabilitasyon merkezleri kurulacağını da açıkladı. Ekonomi ve Sanayi Mesajları Sanayiyi destekleyeceklerini, vergide adalet sağlayacaklarını ve enflasyonla mücadelede ciddi bir program uygulayacaklarını dile getiren Ağıralioğlu, çiftçiyi ticaretin merkezine yerleştireceklerini söyledi. “Kararsız Seçmen Bizim Kararımızdır” Kararsız seçmenin artışına dikkat çeken Ağıralioğlu, bunun mevcut iktidarın yönetim zafiyetinden kaynaklandığını savundu. “Kararsız seçmen Anahtar Parti’nin kararıdır” ifadelerini kullandı. “Sandıkta Hesaplaşacağız” 24 yıllık iktidarın sorunları çözemediğini öne süren Ağıralioğlu, emeklilerden gençlere kadar geniş kesimlerle sandıkta hesaplaşacaklarını söyledi. Terörsüz bir Türkiye hedefi vurgulanırken, Kürt-Türkmen kardeşliği mesajı verildi. “Bu Parti Herkesin Partisi” Ağıralioğlu, etnik ya da mezhepsel ayrım gözetmeksizin herkesin devletin en üst makamlarına gelebileceğini belirterek, “Bu ülkenin evladı olan herkes cumhurbaşkanı olabilir” dedi. Tüm vatandaşlara çağrıda bulunarak, hakları yenilen herkesi partilerine davet etti. Konuşmasının sonunda uluslararası gelişmelere de değinen Ağıralioğlu, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun Türkiye’ye yönelik açıklamalarına karşı birlik mesajı verdi.

Bakan Tekin'den okul saldırılarıyla ilgili açıklama... Haber

Bakan Tekin'den okul saldırılarıyla ilgili açıklama...

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullara düzenlenen silahlı saldırılarda 9 kişi hayatını kaybetti, 20 kişi yaralandı. Aralarında çok sayıda çocuğun bulunduğu trajik olaylarda 6 kişi ise ağır yaralandı. YUSUF TEKİN'DEN AÇIKLAMA Yaşanan olayın yankıları devam ederken Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'den önemli bir açıklama geldi. Sosyal medya hesabı üzerinden bir paylaşım yapan Tekin, olaydan duyduğu derin üzüntüyü dile getirdi. “MİLLETÇE TARİFSİZ BİR ÜZÜNTÜ İÇİNDEYİZ” Tüm Türkiye'ye başsağlığı dileyen Bakan, “Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşanan yürek parçalayan elim olaylar, tüm ülkemizi derinden etkilemiştir. Büyük bir üzüntüyle belirtmek isterim ki bu acı olaylarda geleceğe umutla bakan gençlerimizi ve kutsal göreviyle özveriyle çalışan bir eğitimcimizi kaybettik. Milletçe tarifsiz bir üzüntü içindeyiz.” dedi. “GEREKLİ ADIMLARI KARARLILIKLA ATIYORUZ” Konuyla ilgili çalışmaların sürdüğünü vurgulayan Tekin, şunları kaydetti: Kadim medeniyetimiz boyunca toplumsal huzurumuza örnek teşkil eden eğitim kurumlarımızda benzeri olayların yaşanmaması için İçişleri, Adalet ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlıklarımız ile koordineli olarak mevcut güvenlik önlemlerimizi gözden geçirerek tüm dijital ve fiziksel tehditleri kapsayan kapsamlı bir güvenlik anlayışını uygulamak adına gerekli adımları kararlılıkla atıyoruz. Milletçe kenetlendiğimiz bu zorlu süreçte hepimizin yüreğine düşen bu acıyı, derin bir hisle paylaşıyoruz. Bu süreç, titizlikle takip edilecek olup evlatlarımızın güvenliği, öğretmenlerimizin refahı ve eğitim ortamlarımızın huzuru için gerekli tüm tedbirler, azim ve özenle alınacaktır. “HİÇBİR YÖNÜ KARANLIKTA BIRAKILMAYACAKTIR” Konunun aydınlatılması için gereken tüm çabayı göstereceklerini belirten Bakan Tekin, “Milletimizin şüphesi olmasın ki bu ortak acının hiçbir detayı karanlıkta kalmayacaktır. Hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimize rahmet, kederli ailelerine ve eğitim camiamızın her bir ferdine sabır; yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Milletimizin ve eğitim camiamızın başı sağ olsun.” ifadelerini kullandı.

Saadet Partisi Bursa: Teknoloji bağımlısı olmayın Haber

Saadet Partisi Bursa: Teknoloji bağımlısı olmayın

Altınışık açıklamasında, günümüzde dijital teknolojilerin hızla geliştiğini, bilgiye erişimi kolaylaştırdığını ve iletişim olanaklarını genişlettiğini ifade etti. Ancak bu gelişmelerin beraberinde yeni riskleri de getirdiğini belirten Altınışık, “Teknolojinin bilinçsiz ve kontrolsüz kullanımı toplumumuzda yeni sorunları da beraberinde getirmektedir. Bu sorunların başında dijital bağımlılık gelmektedir” dedi. Özellikle akıllı telefonlar, sosyal medya platformları, internet ve dijital oyunların aşırı kullanımının gençler arasında hızla yayıldığını dile getiren Altınışık, yapılan araştırmaların bu durumun bireylerin psikolojik, fiziksel ve sosyal yaşamı üzerinde ciddi olumsuz etkiler oluşturduğunu ortaya koyduğunu söyledi. Uzun süre ekran karşısında kalmanın göz yorgunluğu, boyun ve sırt ağrıları gibi fiziksel sorunlara yol açtığını ifade eden Altınışık, bunun yanı sıra dikkat dağınıklığı, stres, uyku bozuklukları ve akademik başarıda düşüş gibi sonuçların da ortaya çıktığını belirtti. Dijital bağımlılık açısından en büyük risk grubunun çocuklar, ergenler ve üniversite öğrencileri olduğuna dikkat çeken Altınışık, gençlerin günlerinin büyük bölümünü dijital platformlarda geçirmesinin hem bireysel gelişimlerini hem de toplumsal ilişkilerini olumsuz etkilediğini vurguladı. Teknolojinin tamamen reddedilmesinin mümkün olmadığını, aksine hayatın ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirten Altınışık, önemli olanın teknolojiyi doğru ve faydalı bir araç olarak kullanmak olduğunu söyledi. “Bizler teknolojinin insanı geliştiren, eğiten ve topluma fayda sağlayan bir araç olarak kullanılmasından yanayız” diyen Altınışık, özellikle gençlerin zamanlarını daha verimli alanlara yönlendirmesi gerektiğini ifade etti. Altınışık, gençlerin ilim öğrenme, eğitim faaliyetleri, kültürel etkinlikler ve sosyal aktivitelerle daha fazla meşgul olmalarının önemine değinerek, dijital bağımlılıkla mücadelede toplumun tüm kesimlerine görev düştüğünü söyledi. Ailelerin çocuklarının teknoloji kullanımını yakından takip etmesi gerektiğini belirten Altınışık, eğitim kurumlarının dijital okuryazarlık konusunda bilinçlendirme çalışmaları yapmasının önemine işaret etti. Kamu kurumlarının ise bu alanda politika ve projeler geliştirmesi gerektiğini dile getirdi. Saadet Partisi olarak gençlerin sağlıklı bir gelecek kurabilmesi için dijital bağımlılıkla mücadelede toplumsal farkındalığın artırılmasının şart olduğunu ifade eden Altınışık, gençlerin enerjilerini spor, sanat, eğitim ve faydalı sosyal faaliyetlere yönlendirebilecek ortamların oluşturulmasının büyük önem taşıdığını belirtti. Açıklamasının sonunda teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir gerçeği olduğunu yineleyen Altınışık, “Teknoloji hayatımızın bir gerçeğidir; ancak insan hayatını yöneten bir unsur haline gelmemelidir. Sağlıklı bireyler ve güçlü bir toplum için teknolojinin bilinçli, dengeli ve faydalı bir şekilde kullanılması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

Anahtar Gençlik Bursa’dan haklı isyan: CV yerine üyelik kaydı istiyorlar Haber

Anahtar Gençlik Bursa’dan haklı isyan: CV yerine üyelik kaydı istiyorlar

Sezgin, yaptığı yazılı açıklamada, gençlerin iş bulma umuduyla resmî kurumlar yerine siyasi partilerin kapısını aşındırmak zorunda bırakıldığını belirtti. “Maalesef siyasi partilerin il ve ilçe başkanlıkları adeta birer İŞKUR merkezine dönüştü” diyen Sezgin, eleştirilerini şöyle sürdürdü: “Gençlerden CV yerine üyelik kaydı istendiği, mülakatlarda yeteneğin değil tabiri caizse ‘arkandaki dayının’ sorulduğu bir düzen asla kabul edilemez. ‘Dayın kadar konuş’ devri, bu ülkenin evlatlarına yapılan en büyük haksızlıktır.” “Eğitimle işsizlik erteleniyor” Hükümetin eğitim politikalarını da eleştiren Sezgin, plansızca açılan üniversitelerin gençleri “diplomalı işsiz” haline getirdiğini ifade etti. Sezgin, “Eğitim ile istihdamın ayarını yapamayanlar, her ile üniversite açarak işsizliği 3-5 yıl erteleme hesabı yapıyorlar. Gençliğin hayallerini her ile ve ilçeye açılan tabela üniversiteleriyle erteleyemezsiniz. Gençlere mezun oldukları bölümlerle ilgili hayal kurma alanı bırakmadılar. Üniversiteye gidiş amacı tahsilden ziyade diploma alma meselesine dönüştü.” İfadelerini kullandı. Anayasa’nın 58. maddesine vurgu Devletin gençleri koruma ödevini hatırlatan Sezgin, Anayasa’nın 58. maddesine dikkat çekerek kumar ve bahis tehlikesine işaret etti. Anayasanın 58. Maddesine atıfta bulunan Anahtar Parti Bursa İl Gençlik Kolları Başkanı, “Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden… kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan korumak için gerekli tedbirleri alır.’ Ancak biz ne görüyoruz? Yasal siteler üzerinden bahis adeta teşvik ediliyor. İşsizlik ve liyakatsizlik kıskacındaki gençlik, kumar ve kolay yoldan para kazanma tuzağına itiliyor sanki” diye konuştu. “Gençler hak ettiği yere gelmeli” Gençlerin heyecanı, emeği ve alın teriyle hak ettikleri yere geleceklerine inancını paylaşan Sezgin, Anahtar Parti olarak bu düzeni değiştirmeye kararlı olduklarını vurguladı. “Biz, gençlerin ‘dayı-adam’ bulmak zorunda kalıp iş bulduğu, siyasetin referans kağıtlarını ve 'hamili kart yakınımdır’ anlayışını esas alan değil, gençlerin diplomalarını ve yeteneklerini değerli kılan yönetimle gençlerin buluşturulması gerektiğine inanıyoruz” diyen Sezgin, Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu’nun öncülüğünde çalışmalarını sürdüreceklerini sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.