Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Egzersiz

- Egzersiz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Egzersiz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Akıllı telefonların sağlığa bilinmeyen yan etkisi! Haber

Akıllı telefonların sağlığa bilinmeyen yan etkisi!

Dünya genelinde her 1000 kişiden 1’i hayatının bir döneminde boyun fıtığıyla tanışıyor. Boyun fıtığının en çok 40-60 yaş arasında görüldüğünü ancak akıllı telefon kullanımının yaygınlaşmasıyla beraber bu sınırın 20’li yaşlara kadar gerilediğinin altını çizen Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Her boyun ağrısı fıtık değildir. Çoğu zaman kas zorlanması veya duruş bozukluğu kaynaklıdır. Ancak ağrı omuz, kol ve parmak uçlarına yayılıyorsa, eşlik eden bir uyuşma veya güç kaybı varsa bu durum ciddi bir sinir basısına işaret edebilir. Özellikle ellerde ince beceri gerektiren hareketlerde zorlanma ve refleks kaybı görülmesi durumunda vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmalı” dedi. Ameliyat değil tedaviyi ertelemek riskli Hastaların en büyük korkusunun ‘boyun bölgesinden ameliyat olmak’ olduğunu belirten Prof. Dr. Selçuk Göçmen, cerrahiden kaçmanın bazen daha ağır bedelleri olabileceğini hatırlatarak, "Halk arasında boyun ameliyatının çok riskli olduğuna dair yersiz bir inanış var. Oysa günümüzde mikrocerrahi ve endoskopik yani kapalı boyun fıtığı cerrahisi ile milimetrik kesilerden girilerek siniri rahatlatıyoruz. Ses teli hasarı veya sakat kalma gibi riskler modern teknoloji ve tecrübe ile en aza inmiş durumda. Asıl risk, sinir baskı altındayken tedaviyi erteleyip kalıcı güç kaybına ve felce davetiye çıkarmak” uyarısında bulundu. Ameliyat sonrası iyileşme artık çok daha hızlı Yeni nesil cerrahi yöntemlerin de hastaya ayrıca konfor sağladığını ifade eden Prof. Dr. Göçmen, "Mikrocerrahi veya kapalı yöntemlerle yaptığımız ameliyatlarda doku hasarı yok denecek kadar azdır. Hastalarımız genellikle ameliyat olduğu gün ayağa kalkar, ertesi gün taburcu olur ve çok kısa sürede sosyal yaşamlarına dönerler. Artık haftalarca boyunluk takma veya yatağa bağımlı kalma devri kapandı" dedi. Boyun sağlığını korumak için 10 altın kural Prof. Dr. Selçuk Göçmen, boyun fıtığından korunmak ve mevcut ağrıları yönetmek için şu önerilerde bulundu: Telefonu göz hizasına kaldırın Başınızı telefona eğmek yerine, telefonu göz hizanıza getirin. Bilgisayar kurulumuna dikkat edin Ekranın üst kenarının göz hizanızda, kollarınızın ise masaya paralel olmasına özen gösterin. Saat başı bir mola verin Saat başı ayağa kalkın ve boyun egzersizleri yapın. Yastık seçimini doğru yapın Boyun boşluğunu destekleyen, çok yüksek veya çok alçak olmayan ortopedik yastıklar tercih etmeye özen gösterin. Klima ve rüzgârdan korunun Boyun kasları soğuğa karşı hassastır; doğrudan klima ve rüzgâr akımına maruz kalmayın. Ağır çantaları tek omuzda taşımayın Yükü her iki omuza eşit dağıtan sırt çantalarını tercih edin. Ani hareketlerden kaçının Boynunuzu aniden sağa sola kütletmekten vazgeçin; bu, eklemlere ve disklere zarar verir. Egzersiz yapın Boyun ve sırt kaslarını güçlendiren egzersizler fıtığa karşı en güçlü kalkanınızdır. Yüzüstü yatmayın En ideal yatış pozisyonu yan veya sırt üstü yatıştır; yüzüstü yatmak boyun omurgasını zorlar. Stresi yönetin Stres, boyun kaslarının gerilmesine ve ağrıların kronikleşmesine neden olur.

YAPİDER'in konuğu Nuray Kuzukıran oldu Haber

YAPİDER'in konuğu Nuray Kuzukıran oldu

Programın açılışında konuşan YAPİDER Başkanı Sevcan İlici, yoğun iş temposunun sağlık konusunun geri plana atılmasına neden olabildiğine dikkat çekerek, “Yatırım profesyonelleri olarak yoğun ve stresli çalışma temposu içinde zaman zaman sağlık konusunu ihmal edebiliyoruz. Bu nedenle Op. Dr. Nuray Kuzukıran’ın vereceği değerli bilgileri önemsiyoruz” dedi. “Ozonterapi, vücudun iyileşme kapasitesini harekete geçirir” Sunumunda ozonterapi, longevity ve medikal estetik başlıklarını ele alan Op. Dr. Nuray Kuzukıran, ozonterapinin bir destek tedavisi olarak değil, vücudu kendi iyileşme kapasitesini artırmaya teşvik eden biyolojik bir uyarı sistemi olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Op. Dr. Kuzukıran, “Ozonterapi doğru dozda, doğru endikasyonla ve eğitimli hekimler tarafından uygulandığında güvenli bir yöntemdir” dedi. Ozonterapinin bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, anti-aging ve longevity programları, sporcu performansının artırılması ve toparlanma süreçleri, kronik yorgunluk, romatizmal hastalıklar, diyabetik ayak ve yara iyileşmesi ile bel ve boyun fıtıklarında destekleyici olarak kullanılabildiğini belirten Op. Dr. Kuzukıran, kişiye özel planlamanın önemine işaret etti. “Longevity bir mucize değil, yaşam tarzı stratejisidir” Uzun ve sağlıklı yaşam kavramının yalnızca bir trend olmadığını dile getiren Op. Dr. Nuray Kuzukıran, longevity tıbbının bütüncül bir yaklaşımı esas aldığını söyledi. “Longevity bir mucize yöntemi değil, bilimsel verilerle desteklenen, sürdürülebilir bir yaşam tarzı stratejisidir. Amaç yalnızca uzun yaşamak değil, enerjik, üretken ve fonksiyonel bir şekilde yaşamaktır” diyen Op. Dr. Kuzukıran, genetik ve epigenetik faktörlerden metabolizmaya, beslenmeden egzersiz fizyolojisine ve stres yönetimine kadar birçok parametrenin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Beslenme düzeni, kas kütlesinin korunması, uyku kalitesi ve stres kontrolünün biyolojik yaşlanma sürecini doğrudan etkilediğini vurgulayan Dr. Kuzukıran, sağlıklı yaş almanın bilinçli tercihlerle mümkün olduğunun altını çizdi. “Amaç doğal ve dengeli bir görünüm” Açıklamalarında medikal estetik uygulamalara da değinen Dr. Kuzukıran, bu alanı “Cerrahi gerektirmeden, bilimsel yöntemlerle görünümü iyileştirme, yaşlanma belirtilerini azaltma ve cilt sağlığını artırma sanatı” olarak tanımladı. “Amaç yalnızca ‘genç görünmek’ değil, doğal, sağlıklı ve dengeli bir görünüm elde etmektir” ifadelerini kullanan Op. Dr. Nuray Kuzukıran, botoks, dolgu uygulamaları, mezoterapi ve önleyici estetik yaklaşımlar hakkında da katılımcılara bilgi verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.