Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ekrem İmamoğlu

Haberia - Ekrem İmamoğlu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekrem İmamoğlu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bozbey soruşturmasında flaş gelişme! Skandal yazışmalar... Haber

Bozbey soruşturmasında flaş gelişme! Skandal yazışmalar...

Gazeteci Pınar Aydın’ın 'X' hesabından paylaştığı ve soruşturma dosyasından alındığı öne sürülen yazışmada, Alper B. rumuzlu bir şüphelinin “a..k o….ları gümüştepede villalara geçtiler memurken” ifadesine yer verildi. Bu mesaja, Ersel Ç. rumuzlu bir başka şüphelinin “Aynen götüren götürmüş” şeklinde yanıt verdiği aktarıldı. Aydın, paylaşımında bu diyaloğu Mustafa Bozbey soruşturmasıyla ilişkilendirdi. Soruşturmanın Arka Planı Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 31 Mart 2026 sabahı gözaltına alınmıştı . Soruşturma, Bozbey’in 1999-2019 yılları arasında Nilüfer Belediye Başkanlığı yaptığı döneme dayanıyor . Başsavcılık tarafından yapılan açıklamada, şüphelilerin inşaat projelerinde rüşvet karşılığında usulsüz emsal artışları yaparak kendilerine ve proje sahiplerine maddi menfaat sağladığının tespit edildiği iddia edildi . Bursa merkezli 5 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda, Bozbey’in eşi, kızı ve kardeşlerinin de aralarında bulunduğu toplam 57 şüpheli gözaltına alındı . Soruşturma kapsamında şüphelilerle bağlantılı olduğu belirtilen 7 şirkete TMSF tarafından kayyım atandı . Savcılık, soruşturmaya konu haksız kazancın 15 milyar lirayı aştığını kaydetti . Bozbey’den İlk Açıklama Gözaltına alınmasının ardından avukatı aracılığıyla bir mesaj paylaşan Mustafa Bozbey, sürecin siyasi olduğunu öne sürdü. Bozbey mesajında, "Çağırsalardı gelirdim. Şafak baskınıyla bu şekilde, çağırılmadan, davet edilmeden, sanki bir şey yapmışız gibi buralara getirmek doğru değil" ifadelerini kullandı . Suçlamaların 10-15 yıl öncesine dayandığını belirten Bozbey, Ekrem İmamoğlu’nun sürecinden sonra bu suçlamaların gündeme geldiğini iddia etti

Bozbey’in gözaltına alınmasına karşı gösteriler yağmur altında sürüyor! Haber

Bozbey’in gözaltına alınmasına karşı gösteriler yağmur altında sürüyor!

Soruşturma kapsamında, aralarında Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de bulunduğu 57 şüpheli hakkında uygulanan gözaltı işleminin ardından kentte protestolar sürüyor. Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanlığının çağrısıyla kentteki protestolar ikinci gününe girdi. Akşam saatlerde çok sayıda yurttaş Başkan Bozbey’e destek için Bursa Büyükşehir Belediye Binası önünde toplandı. Eyleme, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı-Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Parti Meclisi Üyeleri Hikmet Erbilgin, Canan Taşer, Ozan Işık, Genel Başkan Danışmanı İlhan Uzgel, Yüksek Disiplin Kurulu Başkan Yardımcısı Ayça Akpek Şenay, YDK Üyeleri Aysemin Gülmez, Yasemin Reçber, Bursa Milletvekilleri Hasan Öztürk, Orhan Sarıbal, Kayıhan Pala, İstanbul İl Gençlik Kolları Başkanı Erdem Kara, Gençlik Kolları MYK Üyesi Hasan Bakmaz, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, çok sayıda partili ve yurttaş katıldı. CHP Bursa İl Başkanı İl Başkanı Nihat Yeşiltaş yaptığı konuşmada, “Onurlu, cesur, yüreği adalet için atan güzel insanlar, bu ülkede sandık mı kazanacak, yoksa baskı mı? Bu ülkede halkın iradesi mi kazanacak, yoksa korku siyaseti mi? Bugün, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mustafa Bozbey’in gözaltına alınmasının ikinci günü… İkinci gün… Ama aslında hepimizin bildiği gibi, bu sadece iki günlük bir mesele değil! Bu, uzun zamandır adım adım yürütülen bir operasyonun devamıdır! Bugün karşımızda açık bir anlayış var: “Ya bize katıl, ya karşımıza geçersen bedel ödersin” diyen bir anlayış! Açıkça söylüyorum: “Ya partiye katıl, ya hapse atıl” diyen bu siyasete boyun eğmiyoruz. Bu bir hukuk düzeni değildir! Bu bir demokrasi değildir! Bu, açıkça bir baskı rejimi kurma çabasıdır! Ama buradan, Bursa’dan, bu meydandan açıkça ilan ediyoruz: Bu anlayış boşa çıkacaktır! Bu tehdit siyaseti çökecektir! Bu korku düzeni yıkılacaktır! Çünkü karşılarında boyun eğen bir halk yok! Çünkü karşılarında teslim olan bir Bursa yok! Mustafa Bozbey’i gözaltına alarak neyi amaçlıyorsunuz? Bursa’yı susturabileceğinizi mi sanıyorsunuz? Bu meydanları boşaltabileceğinizi mi sanıyorsunuz? Bakın etrafınıza! Bursa burada! Halk burada! İrade burada! Ve buradan bir kez daha haykırıyoruz: Milletin iradesi gasp edilemez! 10 yıl öncesinin dosyalarını bugün raftan indirerek, hukuku değil, siyaseti konuşturuyorsunuz! Ama şunu unutuyorsunuz: Hukuku araç haline getirenler, bir gün hukukun karşısında hesap verir! Bugün sadece Bursa’da değil, Türkiye’nin dört bir yanında aynı senaryo oynanıyor! İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’na yapılanlar… Belediye başkanlarımıza, bürokratlarımıza açılan soruşturmalar… Hepsi aynı operasyonun ürünü Amaç açık: Seçimle geleni, yargı yoluyla etkisizleştirmek! Ama buradan açıkça söylüyorum: Bu millet buna izin vermez! Çünkü bu millet, iradesine sahip çıkmasını bilir! Çünkü bu millet, kimin hizmet ettiğini de, kimin engellediğini de çok iyi görür! İnanın, bugün yaşananlar demokrasi tarihimize kara bir leke olarak geçecek! Ama… Ama bu meydan da tarihe geçecek! Bu duruş da tarihe geçecek! Bu direniş de tarihe geçecek! Çünkü tarih, baskı kuranları değil direnenleri yazar! Ve inanıyorum ki; Son sözü direnenler söyleyecek! Son sözü Cumhuriyet Halk Partisi söyleyecek! Son sözü bu onurlu halk söyleyecek! Biz buradayız! Geri adım atmıyoruz! Boyun eğmiyoruz! Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetine sahip çıkıyoruz! Ve söz veriyoruz: Bu ülkeye yeniden adaleti getireceğiz! Bu ülkeye yeniden demokrasiyi getireceğiz! Ve hep birlikte; aydınlık bir Bursa, aydınlık bir Türkiye kuracağız!” dedi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Aydın Saldız da yaptığı konuşmada, "Bu sıradan bir gözaltı değil, bu açıkça kurgulanmış bir yargı operasyonudur. Birileri çoktan hüküm vermiş; sosyal medyada, yandaş medyada sanki mahkeme kurulmuş, karar çıkmış gibi başkanımızın peşinden hüküm giydirilmiş, gözaltına alınan gözaltına alınmış. Hemen ardından düzmece belgelerle ortaya atılan planın... Bu hukuk değildir, bu açıkça linç düzeninindir. Bu, yargı sürecinin değil algı sürecini gösteriyor bize, hepimize. Bu adalet değil, siyasi hesaplaşmadır değerli hemşerilerimiz. Önce sosyal medyada bir suç yaratılıyor, ardından yargı bir şeylere inandırılmaya çalışılıyor toplum. Bunlar sadece Bozbey başkanımıza yönelik değil, Bursamızın iradesine yönelik bir saldırıdır. 47 yıl sonra hemşerilerimizin desteğiyle güçlü bir şekilde yönettiğimiz belediyemizi ele geçirme oyunudur. Bu, halkın iradesine vurulmak istenen bir darbedir. Bugün burada sessiz kalanlar yarın daha büyük haksızlıklara mahkum olur. Bugün buna itiraz etmeyenler yarın kendi kapısına dayanacak olan zihniyete engel olamaz. Çünkü bu artık bir kişinin meselesi değil, tüm toplumun meselesidir. Vatandaşından yöneticisine herkesin üzerinde kurulan bir baskı düzenidir. Değerli hemşerilerim, yıllar öncesinin iftiraları olarak bugünlere taşınıyor. Gerçekler değil, senaryolar konuşuluyor. Ancak edemedikleri bir şey var: bizi susturduklarını sandıkça sesimiz daha gür çıkıyor arkadaşlar. Bizi yalnız bıraktıklarını sandıkça daha kenetleniyoruz. Bizi durdurduklarını sandıkça daha çoğalacağız arkadaşlar. Bu meydanlarda belki bugün yalanlarla, iftiralarla, trolleriyle kazandıklarını sanıyorlar ancak Bursamızın vicdanı satın alınamaz. Bu kent her şeyi görür, bu kent her şeyi hatırlar, bu kent yapılan zulmü unutmaz. Ne algı operasyonlarınız ne yargı üzerinde kurduğunuz baskı sizleri kurtaramayacak. Günü geldiğinde gereken cevabı Bursalılar hak ettiğiniz şekilde verecek. Değerli hemşerilerimiz, bizler dimdik ayaktayız. Geri adım atmayacağız. Birlikteyiz, omuz omuzayız. Bu mücadeleyi Bursalı hemşerilerimizle birlikte kazanacağız, kazanacağız, kazanacağız. Çünkü bizim gücümüz Bursalılar, çünkü bizim gücümüz halktır. Bir gider, bir geliriz." İfadelerini kullandı. Siyasi parti ve sendika temsilcilerinin konuşmalarının ardından eylem sona erdi. Bursa’da yurttaşlar yarın saat 19.30’da tekrar iradelerine sahip çıkmak için Bursa Büyükşehir Belediye Binası önünde bir araya gelecek.

CHP Bursa örgütünde coşkulu bayramlaşma Haber

CHP Bursa örgütünde coşkulu bayramlaşma

Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanlığı Ramazan Bayramı'nın 1. gününde Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde bayramlaşma töreni düzenledi. Törene Genel Başkan Yardımcısı-Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Parti Meclisi Üyesi Canan Taşer, Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Yasemin Reçber, Kadın Kolları MYK Üyesi Fatma Özgür, Gençlik Kolları MYK Üyesi Hasan Bakmaz, İl Kadın-Gençlik Kolları Başkanları, İlçe Başkanları, İl Yöneticileri, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Şükrü Erdem, Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan ve çok sayıda partili katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından sahneye çıkan İl Başkanı Nihat Yeşiltaş Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma ayı olduğuna dikkat çekti ve Bursa’nın dört bir yanında bu ruhu yaşadıklarını ifade ettikten sonra şunları söyledi: “Bizler bu ayı Bursa’nın dört bir yanında anlamına uygun olarak yaşadık. Ancak Cumhuriyet Halk Partililer olarak bu ruhu sadece bir aya değil, bir seneye yaymış olmanın gururuyla; sırf kendi geleceğini kurtarmak için bu milletin geleceğini yok etmek isteyenlere karşı 19 Mart’tan beri birliğin, beraberliğin ve dayanışmanın dersini vermiş olmanın gönül rahatlığıyla bir aradayız.” "Emperyalizme karşı tavrımız ilk kongremizden beri nettir" 20 Mart’ın, Irak’ın işgalinin yıl dönümü olduğunu hatırlatan Yeşiltaş, ABD’nin Ortadoğu’daki müdahalelerine sert sözlerle tepki gösterdi. Emperyalizmin yıllardır bölgeyi istikrarsızlaştırdığını belirten Yeşiltaş, İran’a yönelik saldırılara da değinerek şu değerlendirmede bulundu: “Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren emperyalizm, bugün de Siyonizm ile birlikte komşumuz İran’a saldırmaktadır. Kadın haklarını bahane ederek, hala krallıkla yönetilen ülkelere tek söz etmeyip İran’da demokrasinin olmadığını söyleyenler, en tehlikeli nükleer silahlara sahip olup İran’ın çalışmalarını tehdit olarak sunanlar, Ramazan ayında çocukları, kadınları ve binlerce masum insanı katletmektedir.” CHP’nin bu süreçte net bir duruş sergilediğini vurgulayan Yeşiltaş, “Bu parti daha ilk kongresinde mandayı ve himayeyi kabul etmeyenlerin partisidir. Bu parti emperyalizme bu ülkeyi dar edenlerin, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisidir. Bu parti 1 Mart tezkeresini geçirmeyenlerin partisidir. Dün olduğu gibi bugün de emperyalizme karşı net bir tavır ortaya koyuyoruz” ifadelerini kullandı. “Kapitalizm can çekişiyor, AKP bu düzenin Türkiye’deki jeneratörüdür” Dünyada ekonomik düzenin ciddi bir kriz içerisinde olduğunu belirten Yeşiltaş, kapitalizmin ömrünü doldurduğunu ve birçok ülkede iktidarların halk desteğini kaybettiğini söyledi. Türkiye’de ise bu düzenin temsilcisi olarak AKP’yi işaret eden Yeşiltaş, şu değerlendirmeyi yaptı: “AKP, bir lokma ekmek için mücadele veren milyonlarca insanın sırtından saray etrafında öbeklenen bir avuç insanı zenginleştiren bir düzen yaratmıştır. Ülkenin nehirleri, yaylaları, madenleri, dağları, işçilerin emeği, çocukların ve gençlerin geleceği piyasanın ve bir grup yandaşın insafına teslim edilmiştir.” Türkiye’de işsizliğin ve yoksulluğun derinleştiğini belirten Yeşiltaş, yüz binlerce esnafın kepenk indirdiğini, yüz binlerce kişinin işten çıkarıldığını, emeklilerin insan onuruna yakışmayan koşullarda yaşamaya mahkûm edildiğini ifade ederek, “Emekli maaşını bayramdan üç gün önce yatırmayı müjde olarak sunan bir anlayış ülkeyi yönetemez. Bunların çareleri tükenmiştir” dedi. “Laik eğitim bu milletin teminatıdır” Ramazan ayında dahi kutuplaştırma siyaseti yürütüldüğünü savunan Yeşiltaş, laikliğin hedef alınmasına tepki gösterdi. Milli Eğitim Bakanı’nın CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e yönelik ifadelerini eleştiren Yeşiltaş, şu ifadeleri kullandı: “O sandık gelecek ve Hasan Ali Yücel’in koltuğunda yeniden Cumhuriyet Halk Partili bir bakan oturacak. Okul tuvaletine sabun koymayı bile beceremeyenler gidecek. Bu ülkedeki her çocuk adil, eşit, ücretsiz ve laik eğitim alacak.” “Ekrem İmamoğlu esir olabilir ama temsil ettiği irade esir değildir” 19 Mart’tan bu yana partilerinin büyük bir kuşatma altında olduğunu belirten Yeşiltaş, Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu ve bazı partililerin yargı sürecine değinerek şunları söyledi: “9 Mart’ta Silivri’deydim. O mahkeme salonunda Cumhuriyet Halk Partili olmanın onurunu bir kez daha yaşadık. Ekrem Başkan, ‘Ben bu ülkenin birinci partisinin cumhurbaşkanı adayıyım’ dedi. Temsil ettiği halkçı, kamucu ve demokratik irade asla esir alınamaz. O irade Bursa’nın ve Türkiye’nin dört bir yanındadır.” “Son sözü direnenler söyleyecek” CHP Bursa örgütünün 19 Mart’tan bu yana güçlü bir mücadele ortaya koyduğunu belirten Yeşiltaş, genel merkezden yerel yönetimlere kadar partinin tüm kademelerinde kararlı bir duruş sergilendiğini ifade etti. Yeşiltaş açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Hayallerimizi yıkmaya çalışanların düzenini bozacağız. Çalınan ekmeği, çalınan yarınları, çalınan adaleti mücadelemizin merkezine koyup hak ettiğimiz geleceğe ulaşacağız. Son sözü zindanlarda direnenler söyleyecek. Son sözü Ekrem Başkan söyleyecek. Son sözü Cumhuriyet Halk Partisi söyleyecek. Son sözü bu onurlu halk söyleyecek. Gazi’nin partisini iktidar, adayımızı da Cumhurbaşkanı yapacağız. Hep birlikte aydınlık bir Türkiye kuracağız.”

CHP Bursa: Milletten korkanlar kaybedecek Haber

CHP Bursa: Milletten korkanlar kaybedecek

CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, 19 Mart'ın 1. yıl dönümünde bir açıklama yaparak, yaşanan süreci “millet iradesini savunma mücadelesi” olarak nitelendirdi. İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Cumhuriyet Halk Partisi’nin adil ve demokratik bir Türkiye hedefi doğrultusunda mücadele verdiğini belirterek, “Bu mücadele; adaletsizliğe karşı hukuku, yalana karşı gerçeği savunmanın ve seçimlerde yenilmekten korktukları için darbe yapmaya çalışanlara karşı millet iradesini korumanın mücadelesidir” dedi. Yeşiltaş'ın açıklaması şu şekilde: "Cumhuriyet Halk Partisi, umudun, azmin, adil ve demokratik bir Türkiye’ye olan inancının partisi olarak büyük bir mücadele vermeye devam etmektedir. Bu mücadele adaletsizliğe karşı hukuku, yalana karşı gerçeği ve seçimlerde yenilmekten korktukları için darbe yapmaya çalışanlara karşı millet iradesini savunmanın mücadelesidir. Cumhuriyet Halk Partisi, 2019 yılında Ankara ve İstanbul dahil olmak üzere ülkemizin birçok büyükşehir belediyesini yönetmeye hak kazanmış, 2024 yerel seçimlerinde bu başarısını katlamış, Türkiye’nin birinci partisi olmuştur. 6 Mayıs 2019’da yine yalan, iftira ve hukuk mühendisliğiyle İstanbul seçimlerini iptal edenler, Cumhuriyet Halk Partisi’nin yürüyüşünü durdurmak için bu tarihten itibaren sürekli yargı tacizleri ve siyasetin emriyle düzenlenen yargı süreçlerini uygulamaya koymuştur. Belediyelerimizin önüne idari ve mali engeller konulmuş, fakat halkçılığın kaleleri haline gelen belediyelerimiz bütün imkanlarıyla millete hizmete koşmuştur. Karalamalar, iftiralar ve kumpaslarla yıpratmaya çalıştıkları CHP belediyeciliği, kötü söze kulak asmamış, milletin gözündeki umuda layık olabilmek için var gücüyle çalışmıştır. Milletin teveccühüne layık olmak, Türkiye’yi içine düşürüldüğü ekonomik kriz, adaletsizlik ve siyasi istikrarsızlıktan kurtarmak için iktidara yürüyen partimiz, bu yolda çok önemli bir adım atmış ve “önce CHP’de, sonra Türkiye’de değişim” yolunu açmıştır. Değişim yolunun ilk zaferi olan 2024 yerel seçimlerinde milletimiz, Cumhuriyet Halk Partisi’ni Türkiye’nin birinci partisi mertebesine yükseltmiş ve iktidara güçlü bir uyarıda bulunmuştur. Fakat ne yazık ki bugün gelinen noktada, milletin uyarılarını dinleyen değil, onları susturmaya çalışan bir yapıyla karşı karşıyayız. Partimizin ön seçimlerinde 15,5 milyon insanımızın iradesiyle Cumhurbaşkanı adayımız olan Sayın Ekrem İmamoğlu ve beraberindeki birçok seçilmiş belediye başkanımız, partili yol arkadaşlarımız ve çalışma arkadaşlarımız hukuksuzca kurgulanan bir muhalefeti yok etme kumpası sebebiyle bugün cezaevlerindedir. Milletin yürüyüşünden, CHP’nin mücadelesinden, Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun halktaki karşılığından çekinenler; başlığı Ekrem İmamoğlu’nu hapse atmak, içeriği CHP’yi durdurmak, özü ise millete karşı baş kaldırmak olan operasyonlar silsilesi ile darbe girişimi niteliğinde bir garabeti Türkiye’ye yaşatmıştır. Aylar boyunca medyada asılsız iddialarla karalama kampanyaları yapılmış, dava kapsamında tutuklu olan bazı kişiler tehdit ve şantaj ile iftiracı olmaya zorlanmış, “görmüştüm, duymuştum”, şeklindeki ifadelerle delilden yoksun bir iddianame oluşturulmuştur. Bu kumpas, yalan ve iftira sürecini yürüten kişiye ödül olarak bu devletin Adalet Bakanlığı makamı verilmiş, adalet ve kamu düzeni yerle bir edilmiştir. Milletin ve muhalefetin bu hukuksuzluğa dair sorularına ve sorgulamalarına hiçbir iktidar mensubu cevap verememiş, “yaptım, oldu” zihniyetiyle Cumhuriyet’i kuran partiyi durdurabileceklerini zannetmişlerdir. 9 Mart’tan beri devam eden duruşmalarda ise asıl niyetin adil bir yargılama yapmak değil, milletin Cumhurbaşkanlığı görevini tevdi etmek için gün saydığı Sayın Ekrem İmamoğlu’nun gelişini geciktirmek, suyu bulandırmak ve algı oluşturmak olduğunu tüm Türkiye görmüştür. Türkiye için artık buradan geri dönüş yoktur. Milletten korkanlar kaybedecek, millete koşanlar kazanacaktır. Biz bugün geldiğimiz noktada, dünden bile daha cesur, daha çalışkan ve daha umutluyuz. Hukuka aykırı olarak düzenlenen CHP’yi durdurma, muhalefeti yok etme ve Sayın Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığını engelleme kumpasına karşı canla başla mücadele etmeye devam edeceğiz. İktidara hazırlığımızı hız kesmeden sürdürecek, milletin dertlerine, devletin ihtiyaçlarına ve geleceğimiz için yapmamız gerekenlere var gücümüzle odaklanarak milletin iktidarının yolunu açacağız. Durmayacağız, susmayacağız, bir an bile yorulmayacağız! Yalan ve iftirayla nice vatan evladını ailesinden uzak, özgürlüğünden mahrum bırakanların kumpasına karşı hukukun ve gerçeklerin yanında duracağız. Türkiye’ye sürekli olarak kaos, kriz ve istikrarsızlık yaşatanları durduracağız. Halkın iradesiyle belirlenen iktidarı kuracağız. Adaleti, demokrasiyi ve bizlere Atatürk’ün emaneti Cumhuriyeti son nefesimizi verene kadar koruyacağız!

CHP kurultay davası ertelendi! Mahkemeden "İBB dosyasıyla birleşsin" talebi Haber

CHP kurultay davası ertelendi! Mahkemeden "İBB dosyasıyla birleşsin" talebi

Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) 38'inci Olağan Kurultayı'nda usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla açılan ceza davası ertelendi. Üçüncü celsesi bugün Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Ekrem İmamoğlu, Özgür Çelik, Cemil Tugay ve Rıza Akpolat'ın da aralarında olduğu 12 kişi yargılanıyor. İddianamede eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu mağdur, İmamoğlu müdafi, eski CHP Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş müşteki olarak yer alıyor. "KURULTAY DELEGELERİNE ÇEŞİTLİ VAATLER VERİYORLARDI" Duruşmaya; sanıklardan İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile taraf avukatları katıldı. Söz konusu dönemin bazı delegeleri, tanık olarak dinlendi. Dönemin İzmir delegesi H.K., kurultay öncesi bazı isimlerin kendisiyle görüşmek istediğini öne sürerek, "Ankara'ya gittik. Kurultay delegelerinin kaldığı otele yerleştik. Mehmet Kılıçarslan eski Mardin İl Başkanı geldi. Cemil Tugay, Mehmet Kılıçarslan, Özgür Çelik, Buğra Gökçe, Özkan Tice bunlar hepsi organize bir şekilde çalışıyorlardı. Kurultay delegelerine çeşitli vaatler veriyorlardı. İş vaadi, belediye meclis üyeliği vaadi. İsteklerini, taleplerini alıyorlardı. Ona göre değerlendiriyorlardı. Mehmet Kılıçarslan, 'Seninle Özgür Özel'le görüşelim' dedi. Ben kabul etmedim" dedi. "İMZA ATTIK, BİN DOLAR VERDİ" Tanık dönemin Erzurum delegesi Y.G. ise il başkanının para dağıttığını iddia ederek, "Erzurum kongresinden sonra il başkanlığı binasında delegeler ile toplantı yaptı il başkanı. İl başkanı Ankara'ya gidip, en çok parayı verene oy verileceğine ilişkin pazarlık yapacağını söyledi. Ankara'ya gidip döndü. Tekrar toplandık. İl başkanı, hepimize 50'şer euro dağıttı. Ankara'da kurultay gecesi son bir yemeğe gittik. Oradan da pavyona geçtik. İl başkanı beni dışarı çıkarıp, 4 imzaya ihtiyacı olduğunu söyledi. İmza attık ve bin dolar para verdi. Abdulkadir Ş. parayı kabul etmedi, 'Sen beni parayla satın alamazsın' dedi. İl başkanı daha sonra herkesin attığı oyu WhatsApp'tan kendisine gönderilmesini söyledi. İl başkanının İstanbul ekibinden 300 bin dolar aldığını biliyorum. İl başkanının para aldığını net şekilde biliyorum" diye konuştu. "KILIÇDAROĞLU'NA OY VERDİM, İHRAÇ EDİLDİM" Tanık dönemin Batman delegesi Y.Ö. de oy yönlendirmesi yapıldığını ileri sürerek, "Kurultay akşamı biz bir otelde konakladık. İl başkanımız lobiye çağırdı, oylarımızı Özgür Özel'e vermemizi istedi. Buna rağmen Kemal Kılıçdaroğlu'na oy verdim. Sonrasında partiden çıkartıldım, ihraç edildim. Kurultay sonrasında Y.'nin oğlu, meclis üyesi seçildi. Bu yükün altında kalmamak için kurultayın iptali için dava açtım" dedi. "300 MÜ İSTİYORSUN, 500 MÜ" Tanık dönemin Bursa delegesi S.T. ise kurultaya ilişkin, "Kaldığımınız otelin lobisinin ön tarafında Genel Başkan Özgür Özel'in broşürlerinin bulunduğu bir stant vardı. Orada kurultay delegelerine, imza atanlara bir deri çanta veriliyordu. Ancak para değildi, kesinlikle para yoktu. Oylama salonuna geldiğimizde, salonun çeşitli yerlerinde cep telefonu kutuları vardı. Yerlerde kutular vardı. Yolda giderken bilmediğim, telefonumda kayıtlı olmayan bir numaradan arandım. 12 kurultay delegesini ikna etmem karşılığında '300 mü istiyorsun, 500 mü istiyorsun?' şeklinde ucu açık bir teklif sundu. Bunun TL, dolar ya da euro olabileceğini söyledi. 300 TL olmadığı açıktı. Ben de 14 Mayıs seçimlerinde zor bir sürece girdiğimizi, madem partinin böyle büyük paraları varsa neden o dönemde kullanılmadığını söyledim" diye konuştu. "TANIK OLMAMAM İÇİN PARA TEKLİF EDİLDİ" Tanık T.E. ise kendisine söz konusu davada tanık olmaması için 500 bin euro para teklif edildiğini iddia ederek, "2005'ten beri parti üyesiyim. Birilerinin iddia ettiği gibi çevrem yok, 3 yıllık gazeteciyim. Bunlara şahit olunca ilk günden beri kendimi anlatmak için vazife ettim. Mustafa Kemal'in partisinde bunların olamayacağını düşündüm" dedi. GÖZLER İSTANBUL'DA Savunmaların ardından, davanın duruşması 1 Nisan'a ertelendi. Mahkeme, davanın İstanbul 40. Ağır Ceza'daki İBB dosyasıyla birleştirilmesini talep etti. Gözler İstanbul'daki mahkemenin vereceği kararda. NE OLMUŞTU? Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Kasım 2023'te yapılan CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'na ilişkin iddialarla ilgili yürütülen soruşturma sonunda dava açılmıştı. İddianamede; İmamoğlu'nun divan başkanı olduğu CHP 38'inci Olağan Kurultayı'nda, bazı delegelere para verildiği, adaylık ve iş vaadinde bulunulduğu, market kartı dağıtıldığı, oy pusulası fotoğraflarının istendiği, ikinci turun geciktirilerek yanlış bilgilendirme yapıldığı ve bu yollarla Özgür Özel'in kazanması için delegelerin iradelerinin yönlendirildiği iddia edilerek, tüm sanıkların 'Seçim Kanunu'na muhalefet' suçundan 3'er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edilmişti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.