Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Erdoğan

Haberia - Erdoğan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Erdoğan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan "işaretler görülüyor" deyip yeni tehlikeye dikkat çekti Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan "işaretler görülüyor" deyip yeni tehlikeye dikkat çekti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde, Devlet Su İşleri tarafından tamamlanan 563 tesisin toplu açılış töreninde konuştu. İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları: Aziz milletim, Tarım ve Orman Bakanlığımızın kıymetli mensupları, değerli misafirler, sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle ve muhabbetle selamlıyorum. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğümüz tarafından yapımı tamamlanan 563 tesisin toplu açılışını gerçekleştireceğimiz bu anlamlı tören vesilesiyle sizlerle beraber olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Cumhurbaşkanlığı Külliyemize, milletin evine hepiniz hoş geldiniz. Birazdan hizmete alacağımız önemli yatırımların ülkemiz, milletimiz ve şehirlerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. 54'ü baraj ve gölet. 109'u sulama tesisi. 18'i içme suyu tesisi. 11'i arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri. 371'i taşkın kontrol tesisi olmak üzere toplam 563 yeni tesisimizin hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Güncel yatırım bedeli 137 milyar lira olan bu eserlerle 896 milyon metreküp su depolama kapasitesi geliştirmiş, 1 milyon 190 bin dekar araziyi sulamaya açmış oluyoruz. Aynı şekilde yıllık 212 milyon metreküp içme suyu sağlıyor ve içme suyu arıtma kapasitemizi günlük 301.000 metreküp artırıyoruz. Bu yatırımlar marifetiyle 505 meskûn mahali ve 52.400 dekar araziyi de taşkının yol açtığı zararlardan inşallah koruyacağız. Toplulaştırma ve tarla içi geliştirme faaliyetlerimiz kapsamında 2 milyon 20 bin dekar alanın tescilini yaptık. Tamamladığımız bu tesisler, günümüz rakamlarıyla ekonomimize yıllık 22 milyar lira katkı yapacak. Az sonra canlı bağlantılarla açılışını gerçekleştireceğimiz 563 eserin bir kez daha hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Tarım ve Orman Bakanlığımıza, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğümüze, yüklenici firmalarımıza, proje aşamasından inşa sürecine kadar bu eserlerin yapımında emeği geçen her bir kardeşime teşekkür ediyorum. "BU TOPRAKLAR BİR SU MEDENİYETİDİR" Kıymetli misafirler, şunu evvel emirde ifade etmek isterim. Hamuru şehit ve gazilerimizin mübarek kanlarıyla yoğrulan, âlimlerimizin, ariflerimizin ve gönül erlerimizin ilim ve hikmet pınarlarıyla çağlayan bu topraklar her veçesiyle bir su medeniyetidir. Bin yıl önce dergâhlarını su kıyılarına kurarak kalplere ve zihinlere iyilik tohumları eken, diyarı ruhunu adım adım medeniyet bahçesine dönüştüren erenlerin yurdudur. İnancına dört elle sarılan ve su gibi aziz ol diye dua eden bu milletin ruh köklerinde su, temizliğin, saflığın, güzellik ve bereketin simgesidir. Hangi sadakanın verilmesi daha çok hoşunuza gider diye sorulunca su cevabını veren Peygamber Efendimiz aleyhissalatu vesselam, suya erişmekte zorlananlara su temin etmenin onlara bir hayat bağışlamak anlamına geldiğini belirtmiş, güzel ve tatlı suyu insanlara takdim etmenin Allah katında mükâfatla karşılık bulacağını müjdelemiştir. Bizler öyle bir su medeniyetinin mensuplarıyız ki ecdadımız Allah'ın rızasından başka hiçbir çıkar gözetmemek anlamına gelen fi sebilillah kavramını kısaltıp çeşmelerine sebil ismini vermiştir. Kuşların bile unutulmadığı bu sebiller bizim nice zamanlar ruhumuzun, yüksek seciyemizin, şefkat ve merhametimizin ete kemiğe büründüğü eserlerdir. Su vakıflarını, su sebillerini bir sadaka-i cariye olarak gören ecdat, hastalarını bile su sesiyle tedavi etmiştir. Hayratlarıyla, şadırvanlarıyla ve su yollarıyla atalarımız adeta sıfırdan bir ümran inşa etmiştir. Su saatlerimiz, su terazilerimiz ve su kemerlerimiz, bunların tamamı birer sanat ve mühendislik şaheseridir. Hülasa, medeniyetimizde, kültürümüzde, sanat ve mimarimizde hatta mühendislik faaliyetlerimizde çok önemli bir yere sahip olan su, hayatımızı idame ettirebilmek için ihtiyaç duyduğumuz temel bir kaynak olmanın çok çok ötesine geçmiştir. "ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE SU ÇATIŞMALARI ÇIKACAK" Değerli dostlar, güç rekabetinin her alanda giderek kızıştığı bir yüzyılda en stratejik ve en değerli kaynak, üretim ve enerjinin de ana unsuru olan sudur. Geçtiğimiz asırda petrol ve karbon yakıtlar için yapılan mücadele, önümüzdeki dönemde su alanında yapılacaktır. Çevremizde yaşanan sıcak çatışmalara baktığımızda bunun işaretlerini şimdiden görebiliyoruz. İklim değişikliği, kuraklık, nüfus artışı, aşırı kentleşme ve sanayileşme gibi faktörlerin yol açtığı sorunlar, su kaynakları üzerindeki baskıyı artırıyor. Özellikle şu rakamlar karşı karşıya olduğumuz tehlikenin büyüklüğünü daha net ortaya koyuyor. Bakınız, dünya genelindeki 1,4 milyar kilometreküp toplam suyun yalnızca %2,5'i tatlı sulardan oluşuyor. 1960 yılında 3 milyar olan dünya nüfusunun bugün 8 milyarı aşmasına karşın, aynı dönemde yeryüzüne düşen yağış miktarına baktığımızda hiçbir değişiklik olmamıştır. Temiz su kaynaklarına duyulan ihtiyaç artarken, hızlı tüketim ve kirliliğin etkisiyle kullanılabilir su kaynakları maalesef hızla azalıyor. Bugün dünyadaki 2,2 milyar insan sağlıklı içme suyuna erişemiyor. Dünya Su Kalkınma Raporu'na göre 2050 yılında yaklaşık 6 milyar insanın yeterli temiz suya ulaşamayacağı öngörülüyor. Tüm bunlara ilave olarak iklim krizi en fazla suyumuzu, yani hayat kaynağımızı tehdit ediyor. Biz Akdeniz kuşağında yer aldığımız için bu tehditlerle en sert şekilde yüzleşen ülkelerden biriyiz. Son yıllarda orman yangınlarından sel felaketlerine kadar yaşadığımız olaylarla iklim değişikliği sebebiyle birçok sorunla mücadele etmek zorunda kalıyoruz. Sadece geçtiğimiz sene 2334 orman yangınına müdahale ettik. Bu yangınlardan 81 bin hektar ormanlık alanımız etkilendi. Yangınlara karşı hazırlıklarımızı en hızlı şekilde yapıyoruz. Bu yıl hava filomuza 14 yeni helikopter ekleyerek helikopter sayımızı 119'a, havadan su atma kapasitemizi 462 tona çıkardık. 28 uçağımız, 14 insansız hava aracımız, 2766 ilk müdahale aracımız, 1953 arazözümüz ve 878 iş makinemizle bu sene yangınlarla çok daha etkin mücadele edeceğiz. "TÜRKİYE SU STRESİ ÇEKEN ÜLKELER GRUBUNDA" Kıymetli misafirler, Türkiye kişi başına düşen yıllık 1301 metreküp kullanılabilir su miktarı ile su stresi çeken ülkeler grubundadır. Şurası da son derece çarpıcıdır. Dünyanın ortalama yağış miktarı yıllık 990 milimetreyken Türkiye'de bu rakam yıllık 574 milimetredir. Bu manzara bize şunu gösteriyor. Su kaynaklarımızı tükenme sınırına gelmeden korumak, verimli kullanmak ve doğru yönetmek mecburiyetindeyiz. Sularımızı daha bilinçli kullanmamız gerektiğinin altını burada bir kez daha çiziyor, tüm kurumlarımızdan ve tüm vatandaşlarımızdan bu konuda azami hassasiyet beklediğimi özellikle ifade ediyorum. Sadece musluktan akan suyu değil, nehirden gürül gürül akan suyu bile israf etmeden kullanmaya özen göstermeliyiz. Eşim Emine Erdoğan'ın öncülüğünde başlatılan ve bugün küresel bir çevre projesine dönüşen Sıfır Atık Hareketimiz 9 seneyi geride bıraktı. Sıfır Atık Hareketi ile 90 milyon ton atığı geri kazandık. Ülkemiz ekonomisine 365 milyar lira katkı yaptık. Geri kazanım oranımızı 2035'te %60'a, 2053'te ise inşallah %60 seviyesine yükselteceğiz. Bu noktada farklı vesilelerle dile getirdiğim bir hakikati bugün tekrar ifade etmek istiyorum. Kıymetli dostlar, biz canlı ve cansız tüm varlıkları eskilerin tabiriyle cümle tekebbünatı Rabbimizin bizlere emaneti olarak görüyoruz. Bu emaneti de en güzel şekilde, daha da zenginleştirerek gelecek nesillere aktarmak için son 23 yılda bilhassa su yatırımlarımızı zirveye çıkardık. Medeniyetimizin mihenk taşı olan suyu iktisatlı kullanan, doğru yöneten ve milletimizi suyla en güvenli şekilde buluşturan politika ve yatırımlara ağırlık verdik. 2002'den bugüne 805 barajı, 522 gölet ve benti, 1890 sulama tesisini, 365 toplulaştırma projesini, 378 içme suyu ve atık su tesisini hizmete sunduk. Bu arada 6.234 taşkın kontrol tesisini, 637 hidroelektrik santralini, 148 yer altı depolama ve suni besleme tesisini ülkemize kazandırdık. Rakamlarla toplam dört trilyon yedi yüz milyar lira değerinde olan on bin dokuz yüz seksen dört tesisi tamamlayarak milletimizin emrine verdik. Bu tesislerle iki buçuk milyon hektarlık alanı sulamaya açtık. Türkiye ekonomisine yıllık dört yüz on altı milyar lira katkı sağladık. Toplam 2,2 milyon insanımıza tarımsal istihdam oluşturduk. 7 milyon 400 bin hektar alanda toplulaştırma çalışması yaptık. Böylece 20 bin 300 megavat kurulu güce ve yıllık 67 milyar kilovatsaat enerji üretim kapasitesine ulaştık. "ÇİFTÇİLERİMİZİN BU YIL YÜZÜ GÜLÜYOR" Değerli kardeşlerim, Allah'a hamdolsun, 2026 yılına yağışların bereketiyle girdik. Barajlarımız doluyor, su kaynaklarımız yenileniyor. Geçen yıl zirai kuraklık ve zirai don sebebiyle sıkıntılar yaşayan çiftçilerimizin bu yıl yüzü gülüyor. İnşallah umutlarımızı artıran bu bereketi tarımda, enerjide ve sanayide en güçlü şekilde üretime yansıtmayı hedefliyoruz. Bu yıl içerisinde 300 yeni su ve sulama tesisini tamamlayacağız. Tabii burada şunu da özellikle ifade etmek isterim. İster tarımda, ister sulamada, ister ulaştırmada, isterse başka bir alanda olsun esas mesele vizyon ve irade sahibi olmaktır. Ülkenin ve milletin derdiyle dertlenen hizmet eder. Hizmet eden ise hak ve halk nezdinde izzet bulur. Kış mevsiminin ortasında başkent halkını günlerce susuzluğa ve ellerinde bidonlarla su kuyruklarına mahkûm eden beceriksiz zihniyetle, biraz önce kısa videosunu seyrettiğimiz yatırımları ülkemize kazandıran anlayış arasındaki en temel fark azimdir, aşktır, millete hizmet sevdasıdır. Biz. Bahane bulanlardan değil, bir yolunu bulup iş yapanlardan, taş üstüne taş koyanlardan olduk. Vatandaşımızın boğazından keserek devletine verdiği kaynakları yine halkımıza hizmet ve eser üretmek için kullandık. İnşallah bundan sonra da bir bardak suda fırtına koparmaya, su akarken testiyi doldurmaya çalışan fırsatçılara rağmen biz taşı sıkıp suyunu çıkarmaya, bu aziz millet için, şüheda emaneti bu mübarek topraklar için çalışmaya devam edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle birazdan hizmete alacağımız 563 tesisimizin bir kez daha milletimiz ve ülkemiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Emeği geçen herkesi, tüm kurumlarımızı tebrik ediyorum. Sizleri bir kez daha saygıyla ve sevgiyle selamlıyor, hepinizi Allah'a emanet ediyorum. Sağ olun, var olun, kalın sağlıcakla.

Zafer Partisi: Türkiye demografik beka meselesiyle karşı karşıya Haber

Zafer Partisi: Türkiye demografik beka meselesiyle karşı karşıya

Karamahmutoğlu, yaptığı basın açıklamasında, Türkiye’nin dünyada en fazla sığınmacı barındıran ülkelerden biri olduğunu vurgulayarak, “Yasadışı, kaçak nüfus olarak adlandırdığımız bu tablo, demografik bir işgal altında olduğumuzu göstermektedir. Demografik göçe ‘hoş geldin’ diyen AKP hükümetini bu tanımlama hep rahatsız etmiştir” ifadelerini kullandı. “27 yılda 90 yıllık nüfus düşüşü yaşandı” Aile Bakanı Mahinur Göktaş’ın açıklamalarına dikkat çeken Karamahmutoğlu, “Bakan Göktaş, bazı ülkelerin 90 yılda yaşadığı nüfus düşüşünü Türkiye’nin 27 yılda yaşadığını itiraf etti. Bu 27 yılın 23 yılında AKP iktidardaydı. Çoban bulamadığınız için ülkemizi kaçak göçmen cennetine çevirdiniz, şimdi ilkokul çağında çocuk bulamayınca kaçak göçmen çocukları mı ithal edeceksiniz?” diye sordu. Demografik bozulmayı düzeltebilecek ve düzensiz göçü tersine çevirebilecek tek siyasi partinin Zafer Partisi olduğunu savunan Karamahmutoğlu, bu sorunun bir milli güvenlik meselesi olarak ele alınması gerektiğini belirtti. “Gerçek işsiz sayısı 10 milyonun üzerinde” Ekonomiye ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Karamahmutoğlu, geniş tanımlı işsizlik oranının yüzde 30 seviyelerine çıktığını, gerçek işsiz sayısının ise 10 milyonun üzerinde olduğunu öne sürdü. “Vatandaşlarımız artan kira fiyatları, yükselen gıda fiyatları ve azalan alım gücüyle karşı karşıyadır. AKP’nin ekonomi programı, sistematik bir yoksullaştırma ve sefaleti toplumun geneline yayma programı haline gelmiştir” dedi. Gençlerin yurt dışına gitme eğilimine de dikkat çeken Karamahmutoğlu, “Nitelikli iş gücü Türkiye’den ayrılmaktadır. Gençlerimiz kendi ülkelerinde gelecek kaygısı yaşamaktadır. Bu beyin göçü Türkiye’nin geleceğini tehdit etmektedir” ifadelerini kullandı. “Çözüm süreci ihanettir” Terör örgütüyle yürütülen sürece de sert sözlerle yüklenen Karamahmutoğlu, “Narko terör örgütüyle kurulan pazarlık masasını kurduran Devlet Bahçeli ve AKP hükümetidir. Başlattıkları ikinci çözüm ihanet süreciyle son 1,5 yıldır Türk Devleti’nin ve milletinin gururuyla oynanmıştır” dedi. Devlet Bahçeli’nin “Süreci boğmanın âlemi yok, hukuki düzenlemeler adım adım yerine getirilecek” sözlerini hatırlatan Karamahmutoğlu, “Zafer Partisi’ne ‘pazarlık yok’ diyenler, şimdi adım adım yerine getirilecek diyor. Baş teröriste umut hakkı tartışmaları sürerken İmralı’da bir malikane inşa edildiği haberlerini okuyoruz” ifadelerini kullandı. “Çok uluslu yabancı askeri güç Türkiye’de konuşlanıyor” Dış politikadaki gelişmelere de değinen Karamahmutoğlu, ABD-İsrail saldırıları nedeniyle petrol fiyatlarının yüzde 50 artarak 119 dolara yükseldiğini, küresel piyasalarda ciddi dalgalanmalar yaşandığını söyledi. Milli Savunma Bakanlığı’nın sosyal medya hesabından yapılan paylaşıma dikkat çeken Karamahmutoğlu, “Ukrayna operasyonu için teşkil edilen çok uluslu deniz unsur komutanlığının İstanbul Beykoz’daki Anadolu Kavağı’nda konuşlanacağı duyuruldu. Bu kuvvetin NATO komuta yapısı içinde olup olmadığı anlaşılamamaktadır” dedi. Anayasa’nın 92. maddesini hatırlatan Karamahmutoğlu, “Türkiye’de yabancı bir askeri gücün bulunmasına izin verme yetkisi TBMM’ye aittir. Bu çok uluslu yabancı güç için Meclis’te bir oylama yapılmış mıdır? Tezkere çıkmış mıdır?” sorularını yöneltti. Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin 19. maddesinin uygulanmasından vazgeçilip geçilmediğini sorgulayan Karamahmutoğlu, “Bu uygulamanın Türkiye’yi savaşta taraf yapacağının farkında mısınız? Türkiye, çok uluslu bu yabancı askeri güce destek vererek Rusya ile karşı karşıya mı getirilmek isteniyor?” diye konuştu. “BlackRock başkanıyla ne görüşüldü?” Karamahmutoğlu, son olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Dünya Ekonomik Forumu ve BlackRock şirketinin başkanı Laurence Fink ile İstanbul’da gerçekleştirdiği görüşmeye dikkat çekerek, “Bu ziyaretin amacının ne olduğunu Türk kamuoyu merak etmektedir. Vatandaşların bu sorusunu muhatabına yöneltmeyi bir görev biliyoruz” ifadelerini kullandı. Karamahmutoğlu, AKP hükümetine Meclis’i özel gündemle toplayarak kamuoyunu bilgilendirme çağrısında bulundu.

Kabine sonrası Erdoğan'dan çok kritik "İran" mesajı Haber

Kabine sonrası Erdoğan'dan çok kritik "İran" mesajı

Kabine sonrası açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD-İsrail- İran savaşına ilişkin yaptığı açıklamada, "Ülkemizi bu ateş çemberinin dışında tutmakta kararlıyız, provokasyonlara gelmeyeceğiz" dedi. ERDOĞAN'DAN KABİNE SONRASI AÇIKLAMALAR Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığındaki Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sona erdi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki toplantı, yaklaşık 2 saat 45 dakika sürdü. Erdoğan, toplantının ardından kameralar karşısına geçerek açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde: "Milletimizin ve tüm İslam aleminin geçmiş Ramazan Bayramını tebrik ediyorum. Ramazan boyunca paylaşma ve dayanışma duygularını en üst seviyede yaşamaya çalıştık. Ramazan sevincimize gölge düşürmeye çalışanlara rağmen, 86 milyon olarak birbirimizin derdine derman olmanın, dost kardeş, arkadaş olmanın sıcaklığını kalplerimizde hissettik. Gençlerimizden eğitimcilerimize, emniyet mensuplarından vakıf temsilcilerine, emekçilerimizden şehit yanıklarımıza kadar çok geniş bir yelpazede aynı sofrada buluştuk. "MİLLETLE ETLE TIRNAK GİBİYİZ" Bu sene ikincisini düzenlediğimiz Külliye'de Ramazan Programımı halkımızın ilgisine mazhar oldu. 592 bin vatandaşımız bu vesile ile Külliyemizi ziyaret etti. Çocuklarımız, kendileri için hazırlanan alanda Ramazan sevincini doyasıya yaşadılar, konferanslar, konserler, söyleşiler, imzalar da dahil 8 binin üzerinde etkinliğin düzenlediği Külliye'de Ramazan programının Ankara'da çok önemli bir ihtiyacı giderdiğini memnuniyetle müşahede ettik. Milletle ve milletin değerleri ile kavgalı çevrelerin hedefi aldığı Maarifin Kalbinde Ramazan Programında benzer şekilde okullarımızda Ramazanın farklı atmosferde teneffüs edilmesine katkı sağladı. Kim ne derse desin, milletle etle tırnak gibiyiz. 86 milyon ile ezelden ebede kadar kardeşiz. Tek yürek, tek bilek olmaya devam edeceğiz. Rabbimden isteğim, bölgemizde silah seslerinin duyulmadığı, bomba ve füze gürültülerinin olmadığı, Bayramların Bayram gibi yaşandığı o mutlu günlere kavuşturulmasıdır. Katar'dan aldığımız acı haber maalesef hepimizin yüreğini dağladı. Katar'da eğitim faaliyetleri icra eden bir helikopterin kaza kırıma uğraması sonucu 4'ü Katarlı 7 personel şehit oldu. Şehitlerimize Cenab-ı Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Katarlı kardeşlerimizin acılarını paylaşıyor, şehitlerimizin ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum. "TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ İLE, NEVRUZ'DA OLAYLAR AZALDI" Bayramın 2'inci günü Nevruz gününe tekabül etti. Nevruz, pek çok yerde kardeş halklar tarafında bayram havasında kutlanıyor. Daha önceki yıllarda Nevruz'un ruhuna yakışmayan tatsız hadseler yaşanmakla birlikte Terörsüz Türkiye'nin etkisi ile son iki yıldır bu olayların ciddi şekilde azaldığını görüyoruz. İstanbul ve Diyarbakır'da olduğu gibi Nevruz'un bahane ederek milletimizin sinir uçlarıyla oynayan alçaklarla ilgili gerekeni yapıyoruz. Nevruz'un temsil ettiği değerlere gölge düşüren hiç bir provokasyona izin vermeyiz. "TERÖRSÜZ TÜRKİYE YOLUNDAN DÖNDÜRMEYE KİMSENİN GÜCÜ YETMEYECEK" Bu günlerde stratejik değeri daha iyi anlaşılan Terörsüz Türkiye sürecini baltalamayı amaçlayan bu tarz tahrikler bizden gereken cevabı alacaktır. Bu hayırlı yoldan döndürmeye ne provokatörlerin ne de onların ipini elinde tutan ağababalarının gücü yetmeyecektir. Önümüze çıkan çeşitli engellere rağmen 17 aydır sağduyu ile yürüttüğümüz süreci menziline ulaştıracağız. Yolumuz yokuş olabilir ancak ülkemizin yolu ve ufku açıktır, yarınları aydınlıktır. Terörsüz Türkiye süreci yarım asırlık kanlı oyunu bozuyorsan Terörsüz Bölge idealimiz de Kürtler, Türkler, Araplar ve Farslar arasına nifak tohumları örmek isteyenlerin planlarına set çekmektedir. Bunu önce Suriye'nin kuzeyindeki gelişmelerde gördük, son olarak İran'a yönelik kotarılmak istenen kirli planda gördük. Bu iki gelişme bile bizim 1,5 yıl önce ortaya koyduğumuz vizyonu ve stratejik değerini anlamak için kafidir. "KARDEŞLİĞİN DİLİNİ YÜCELTMEYE DEVAM EDECEĞİZ" Kardeşliğimiz pekiştikçe, silah ve şiddetinde devri kapandıkça kazananı ülkemiz, milletimiz ve kardeş halklar olacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Bu coğrafyada bin yıldır beraber yaşıyoruz. Hüznümüz de sevincimiz de bir oldu, bugün de kalbimiz birlikte atıyor, gözyaşlarımız birlikte akıyor. Bölgemizde kardeşliğin evrensel dilini yüceltmeye devam edeceğiz. Savaşların gölgesinde geçirdiğimiz Nevruz'un başta milletimiz olmak üzere bölge haklarına barış, huzur, bereket getirmesini diliyorum. Bu anlamlı günün aramızdaki muhabbet bağlarını güçlendirmesini temenni ediyorum. Kabine olarak Ramazan ve Bayram boyunca çalışmalarımıza devam ettik. halkımızla buluşma gerekse dış temaslar bağlamında yoğun geçen 2 haftayı geride bıraktık. 12 Martta BM Genel Sekreteri Külliyemizde ağırladık ve Atatürk Uluslararası Barış Ödülünü takdim ettik. "TARİHİMİZİN HİÇBİR DÖNEMİNDE OYUNA GELMEDİK" Tarihimizin hiçbir döneminde oyuna gelmedik. Bugün de birilerinin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmüyoruz. Tedbirli, temkinli ve soğukkanlı bir şekilde kardeşlik ve komşuluk hukukuna riayet ederek bu süreci yönetiyoruz. Ülkemizi, bu ateş çemberinin dışında tutmakta kararlıyız. Günden güne kabaran ekonomik fatura karşısında savaşın bir an önce sona erdirilmesi yönündeki çağrılar artmıştır. "SAVAŞ İSRAİL'İN SAVAŞI AMA BEDELİNİ DÜNYA ÖDÜYOR" Savaş İsrail'in savaşı ama bedelini tüm dünya ödüyor. Netanyahu'nun başında olduğu katliam şebekesi, bölge barışı adına artık derhal durdurulmalı. Her ülke bu konuda cesur ve ön alıcı bir tutum sergilemelidir. Daha fazla yıkım olmadan, daha fazla kan dökülmeden, küresel ekonomide telafisi yıllar alacak tahribat oluşmadan bu anlamsız ve hukuksuz savaş bitmeli, diyalog kapısı açılmalı, sonuç alıcı müzakere sürecine süratle başlanmalıdır. "BARIŞIN TESİSİ İÇİN ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ" İsrail'in uzlaşmaz, radikal tavrının diplomatik çözüm yollarını kundaklamasına müsaade edilmemelidir. Dünya barışı ve istikrarına önem veren hiçbir ülke bundan böyle İsrail'in haksız yere bölgemizde yaktığı ateşe odun taşımamalıdır. Türkiye tüm gücüyle barışın, adaletin, istikrarın tesisi için çalışmaya devam edecektir."

AK Parti Bursa bayramlaşmasında yerel ve küresel gündem değerlendirildi Haber

AK Parti Bursa bayramlaşmasında yerel ve küresel gündem değerlendirildi

AK Parti Bursa İl Başkanlığı, Ramazan Bayramı'nın ilk gününde Merinos AKKM'de parti üyeleri ve vatandaşlarla bir araya gelerek bayramlaştı. Program, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bayram mesajıyla başladı. Erdoğan, bayramların toplumsal dayanışmayı güçlendiren önemli günler olduğuna dikkat çekilerek, birlik ve beraberlik mesajı verdi. "RAMAZAN RUHUNU GÖNÜLLERE İLMEK İLMEK İŞLEYEREK YAŞADIK" AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, tüm katılımcıların bayramını kutlayarak sözlerine başladı. Gürkan, AK Parti İl Başkanlığı, ilçe başkanlıkları, gençlik kolları ve kadın kollarının Ramazan ayında gerçekleştirdiği çalışmalara değindi. Gürkan, "Ramazan ruhunu teşkilatımızla birlikte gönüllere ilmek ilmek işleyerek yaşadık. Gençlik kollarımız bu Ramazan'da adeta bir seferberlik ruhuyla çalıştı. "İftara beş kala" ve "sahura beş kala" programlarıyla genç kardeşlerimiz, toplamda elli binden fazla kumanya dağıttı. Gerçekten teşekkürü hak ediyorlar. Kadın kollarımız ise şefkatin, merhametin ve zarafetin en güzel örneklerini sergiledi. "Kardeş Aile Projesi" ile dayanışmayı büyüttüler. "Arife Çiçekleri" ile bayram sevincini çoğalttılar. Öksüz ve yetim evlatlarımızın da gönüllerine dokundular. Velhasıl, Ramazan'ın ruhunu teşkilatımızla birlikte Bursa'nın dört bir yanında, gönüllere ilmek ilmek işleyerek yaşadık. Değerli hemşehrilerim; biz o kapıların ardında sadece iftar sofraları kurmadık. O sofralarda paylaşmanın bereketini, kardeşliğin sıcaklığını ve millet olmanın gücünü hep birlikte hissettik" şeklinde konuştu. "KARDEŞLİĞİMİZİN GÜÇLÜ OLDUĞUNU BİR KEZ DAHA GÖRDÜK" Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Ramazan ayının rahmetini, bereketini ve mağfiretini hep birlikte yaşamaya gayret ettik, hamdolsun. Ramazan ayı aynı zamanda paylaşmanın ve dayanışmanın ayıdır. Biz de Yıldırım Belediyesi olarak ilçemizin 14 farklı noktasında, yüz bini aşkın vatandaşımızla iftar sofralarında bir araya gelerek bu bereketi paylaşmaya çalıştık. Sadece ilçemiz sınırları içerisinde değil, gönül coğrafyamızda da kardeşlerimizin yanında olduk. Bulgaristan'da, Batı Trakya'da, Kuzey Makedonya'da, Doğu Makedonya'da, Gazze'de; Ramazan ayı boyunca Halep'te ve El Bab'da kardeşlerimizle ramazanın bereketini paylaştık. Buralarda kardeşliğimizin ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha gördük. Halep'te Bursa'ya duyulan sevgiyi, Cumhurbaşkanımıza olan vefayı ve duaları yerinde müşahede ettik. Kuzey Makedonya'da açtığımız kütüphanelerde yetişen gençlerin, kardeşlerimize hizmet ettiğini görmek bizleri ayrıca mutlu etti" ifadelerini kullandı. "ÇALINMADIK KAPI BIRAKMAMALIYIZ" Devlet Eski Bakanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, "Türkiye'nin dört bir yanında okul bahçelerinden stadyumlara kadar ilahilerle yankılanan, Ramazan'ın ruhunun hissedildiği bir ay geçirdik. Her yerde Ramazan'ın manevi iklimini yansıtan süslemelerle karşılaştık ve vatandaşlarımızla birlikte daha önce pek yaşamadığımız bir birlik ve beraberlik ortamını hep birlikte tecrübe ettik. Eğer bir vatandaşımızın bir sıkıntısı varsa ve o sıkıntıya henüz çözüm bulunmamışsa, bunun sorumluluğu sadece kurumlarda değil, biz teşkilat mensuplarının omuzlarındadır. Bu bilinçle hareket etmeli, kapısı çalınmadık hiçbir ev bırakmamalıyız" ifadelerini kullanarak katılımcıların bayramını kutladı. Varank son olarak, "Ülkemizin içinde bulunduğu şartlar göz önüne alındığında, güçlü bir liderliğin ve istikrarın ne kadar önemli olduğu daha iyi anlaşılıyor. Bir dönem daha Recep Tayyip Erdoğan'ı Cumhurbaşkanı yapmak için hazır mıyız? Bunun yolu samimiyetle çalışmaktan geçiyor. Eğer bizler gayret eder, birlik içinde hareket eder ve bu samimiyeti milletimize yansıtabilirsek, Allah'ın izniyle bunu başarırız" ifadelerine yer verdi. "DÜNYA KURALSIZLIK DÖNEMİNE GİRDİ" AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, "Dünya artık kuralsızlık dönemine girmiş durumda. Öngörülemezlik adeta bir politika haline geldi. Kuralların hiçe sayıldığı, gücü elinde bulunduranların adalet duygusunu gözetmeden hareket ettiği bir düzen kurulmak isteniyor. Oysa olması gereken; kuralların gücü sınırlandırdığı, adaletin yön verdiği bir dünyadır. Ne yazık ki bugün büyük sorunlar yaşanıyor ve bu sorunların önemli bir kısmı da bizim coğrafyamızda cereyan ediyor. Küresel ve yerel aktörler, saldırıyı bir sorun çözme yöntemi olarak dünyaya dayatmaya çalışıyor. Gazze'de yaşananlara baktığımızda, insanlığın bugüne kadar oluşturduğu ahlaki, dini ve insani değerlerin adeta yerle bir edildiğini görüyoruz. Bu kuralsızlık, uluslararası kuruluşları da etkisiz hale getirmiş durumda. Pek çok kurum, üzerine düşen sorumluluğu yerine getiremiyor. Oysa biz, uluslararası ilişkilerde diplomasinin ne kadar güçlü bir araç olduğunu defalarca gösterdik. Somali'de ülkeler çatışmanın eşiğinden dönerken, bunu engelleyen en etkili diplomasi Türkiye'nin girişimleri oldu. Libya'da daha büyük krizlerin önüne geçilmesinde Türkiye'nin ortaya koyduğu politikalar belirleyici rol oynadı.Kafkaslar'da yıllardır çözülemeyen Karabağ meselesi, Türkiye'nin katkılarıyla daha fazla büyümeden çözüme kavuşturulma sürecine girdi" dedi. "ADİL BİR DIŞ POLİTİKA BENİMSİYORUZ" Ala, Türkiye'nin dış politika anlayışına ilişkin yaptığı açıklamada, her zaman adalet, hak ve erdem temelinde hareket ettiklerini vurgulayarak, Türkiye'nin güçlüden değil haklıdan yana bir politika izlediğini belirtti. Adil, ilkeli ve öngörülebilir bir dış politika anlayışı benimsediklerini ifade eden Ala, amaçlarının dünyada hukukun ve adaletin hakim olması olduğunu dile getirdi. Bu doğrultuda Türkiye'nin uluslararası siyasetin ve diplomasinin merkezlerinden biri haline geldiğini kaydeden Ala, bu rolün daha da güçlendirilerek sürdürüleceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Ramazan Bayramı mesajı Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Ramazan Bayramı mesajı

Erdoğan, mesajında tüm İslam aleminin bayramını kutlayarak, Ramazan ayının huzur ve bereketinin ardından bayrama kavuşmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. Ancak İslam coğrafyasının zor günler geçirdiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı, özellikle Gazze'de ateşkes ihlalleri ve insani yardım engelleri nedeniyle İsrail saldırıları altında bayram geçiren Filistinli kardeşlerinin durumuna vurgu yaptı. Bölgedeki artan gerilime de değinen Erdoğan, İsrail'in tahrikleriyle başlayan ve İran'ın misillemeleriyle tırmanan saldırıların endişe verici olduğunu belirtti. Türkiye'nin 86 milyonluk sorumluluk bilinciyle temkini elden bırakmadığını, hava sahası ihlallerine karşı kararlı tutum sergilediklerini ve milletin huzur ile güvenliğini güçlendirecek adımları atmaya devam ettiklerini söyledi. "Terörsüz Türkiye'de Kritik Eşikler Aşıldı" Mesajında 'Terörsüz Türkiye' sürecine geniş yer ayıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, 17 ay önce başlatılan bu süreçte birçok kritik eşiğin başarıyla aşıldığını ifade etti. Devletin ilgili birimlerinin en küçük bir güvenlik açığına izin vermemek için hassasiyetle çalıştığını belirten Erdoğan, Suriye'nin kuzeyindeki sorunun uzlaşıyla çözülmesinin hem güvenlik endişelerini hafiflettiğini hem de Suriye'nin toprak bütünlüğüne katkı sağladığını kaydetti. TBMM çatısı altında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun rapor

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İsrail'e sert sözler Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İsrail'e sert sözler

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gazeteci ve yazarlarla iftar programında açıklamalarda bulundu. Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde: "Güçlü bir toplum yapısı ancak sağlıklı bir bilgi akışıyla mümkündür. Hakikat ile söylenti, gerçekle algı arasındaki sınırın giderek belirsiz hale geldiği medya düzeninde gazetecilik, toplum için adeta pusula işlevi görüyor. Bizler devlet olarak, dezenformasyonla en etkin şekilde mücadele ediyoruz ve edeceğiz. Bu mücadelenin başarıyla devam etmesi için gazetecilere önemli görev düşüyor. Her cephede adeta bir hakikat savaşı verdiğimiz bu dönemde, medya kuruluşlarımızın daha fazla inisiyatif almasını, daha aktif ve etkili olmasını bekliyoruz. Ülkemize yönelik 5. kol faaliyetlerini, algı mühendisliklerini, karalama kampanyalarını gazetecilerin güçlü desteğiyle daha kolay ve hızlı engelleyeceğimize inanıyorum. Bugün her bakımdan daha özgür, daha çoğulcu, daha renkli bir basın ve yayın iklimine sahibiz. Dünyada söz ve etki sahibi bir ülke olduğumuzun bilinciyle geniş bir coğrafyada takip edilen gazetecilere, gazetelere, televizyonlara sahip olmalıyız" "AMACIN SADECE GÜVENLİK OLMADIĞINI BİLİYORUZ" "Önce Gazze'yi, ardından Yemen ve Lübnan'ı son olarak da İran'ı hedef alan saldırılarının amacının sadece güvenlik olmadığını biliyoruz. İsrail, eline güç geçmiş, kendilerini diğer insanlardan üstün gören bir şebeke bölgemizi adım adım felakete sürüklemektedir."

CHP'den Bakan Yusuf Tekin'e sert cevap! Haber

CHP'den Bakan Yusuf Tekin'e sert cevap!

CHP Sözcüsü Zeynel Emre, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in, CHP Genel Başkanı Özgür Özel için “Anlama özürlü herhalde bu arkadaş… O lafı neresinden anlıyor bilmiyorum ama kapatmaya falan çalışmıyoruz” şeklindeki sözlerine tepki gösterdi. CHP Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, konuya ilişkin X hesabından açıklamada, şunları kaydetti: “Eğitimden ve milli olmaktan nasibini almamış, milyonlarca öğrencinin eğitim-öğretiminden sorumlu olan, onlara örnek olması gereken Yusuf Tekin, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’e kabul edilemez kelimelerle saldırmış. Bu ülkede yapılan her gelişmeye eleştirel yaklaşan bir zihniyetin temsilcisi olan Yusuf Tekin’e tek bir cevabımız var: Üslup kişinin aynasıdır, kötü söz sahibine aittir. Buradan Erdoğan’a da bir çağrıda bulunuyorum: Bu üslubu sert kişiyi çocuklarımızın eğitimi ve terbiyesi açısından okullardan uzak tutunuz.” Yusuf Tekin ne demişti? CHP’den Yusuf Tekin cevabı: “Bu üslubu sert kişiyi okullardan uzak tutun” Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Cihannüma Derneği İstanbul Temsilciliğince Fatih Belediyesi Neslişah Sultan Kültür Merkezi’nde düzenlenen Cihannüma İstanbul Sahur Meclisi Programı’nda Özgür Özel için şu ifadeleri kullanmıştı: “Beni neyle itham ediyor biliyor musunuz? Toplumu kutuplaştırmakla. Ben anlamıyorum, toplumun yüzde 98’i Müslüman diyoruz, ben Müslümanların geleneklerine, milletin değerlerine uygun bir biçimde ramazan ayını kutlayalım deyince toplumu kutuplaştırmış oluyorum. Sayın Özel, ben size söyleyeyim kutuplaştırmak ne demektir biliyor musunuz? İstanbullunun parasını çarçur eden belediye başkanının arkasından toplumu germek, toplumu kutuplaştırmaktır. Toplumu kutuplaştırmayı, hırsızın arkasından toplumu tedirgin etmekte arayacaksınız. Başka bir şey daha söylemiş bugün. Benim için diyor ki, ‘İşi gücü bırakmış İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin açtığı kreşleri kapatmaya çalışıyor.’ Anlama özürlü herhalde bu arkadaş. Ben açık açık söylüyorum. Ben diyorum ki topluma, çocuklara, gençlere hizmet eden herkes baş tacıdır ama bunu yaparken kurallara, kanunlara uygun davranacaksınız. Eğer bir şeyi kaçırmıyorsanız, eğer illegal bir şey yapmıyorsanız, gelin Milli Eğitim Bakanlığından izin alın, izin aldıktan sonra biz size destek olalım. Benim söylediğim şey bu. O lafı neresinden anlıyor bilmiyorum ama kapatmaya falan çalışmıyoruz. Hukuktan bir şeyler kaçırmaya çalışan insanlara engel olmaya çalışıyorum. LGBT’lilere bu kreşlerde ders verdiren zihniyetten çocukları korumaya çalışıyorum. Yaptığım, yapmaya çalıştığım şey bu. Siz ne kadar rahatsız olursanız olun ben bunları yapmaya devam edeceğim.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.