Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Erken Uyarı

Haberia - Erken Uyarı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Erken Uyarı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

UTİYAP sektörlerin raporunu yayınladı! Haber

UTİYAP sektörlerin raporunu yayınladı!

İnşaat çalışmalarının Türk ekonomisinde lokomotif yapısıyla sektör olmanın ötesinde birçok alt dalı bulunan dev bir endüstri haline geldiğine vurgu yapan UTİYAP Yönetim Kurulu Üyesi Cemil İleri: “İnşaat endüstrisinin alt dallarından birisi olan alüminyum cephe sektörü, hafiflik, dayanıklılık ve yüksek geri dönüştürülebilirlik özellikleriyle inşaat sektörünün en hızlı gelişen ve ihracat odaklı alanlarından biridir. Özellikle Bursa Nilüfer bölgesi, güçlü sanayi altyapısı ve konum avantajı ile Türkiye'nin cephe sistemleri, üretim ve tasarım merkezlerinden biri konumundadır. 1988 yılından bu yana faaliyet gösterdiğimiz bu alanda bizleri en çok zorlayan konu alüminyum cevherinde gözlemlenen fiyat artışları. İçinde bulunduğumuz 2026 Ocak ayından bu yana alüminyum fiyatlarında yaşanan yüzde 30’a yakın yükseliş ihracatta bizleri zorluyor. Artan enerji fiyatları direkt olarak sektörümüzün ana girdi maliyetini oluşturuyor. Son yıllarda tasarım odaklı proje bazlı üretim sebebiyle bir noktaya kadar maliyetleri sübvanse edebiliyoruz. Beklentimiz, tasarım odaklı kreatif iş üreten sektörlerin ihracatta rekabetçiliğini arttırmaya yönelik kararların alınmasıdır” şeklinde konuştu. MALİYET ARTIŞLARINI DÜĞÜN SEZONUNDA YANSITMADIK Mobilya sektöründe ham madde artışlarının her türlü izahatı geride bırakan bir noktaya geldiğini kaydeden UTİYAP Yönetim Kurulu Üyesi Selahattin Çakar şunları aktardı: “Geride kalan son 3 ayda sadece süngere yüzde 106 zam geldi. Dolayısıyla bu maliyet artışını fiyatlara yansıtmamak için direnç halindeyiz. Zira yeni evlenen gençlerimizin mobilya ihtiyaçlarının arttığı bir dönemin içindeyiz. Bunun yerine stok eritmeye ve kampanyalarla tüketicilerimizi çekmeye çalışıyoruz. Böylece gelecek döneme stok maliyetinin yıkıcı hale gelen etkisinden en az yara almayı hedefliyoruz. Devletimizin yeni evlenenlere yönelik teşvikleri sektöre ve yeni evleneceklere biraz olsun fayda sağlıyor.” MOBİLYADA TASARIM VE MARKALAŞMAYA VURGU Mobilya sektöründe genel itibarı ile üretim kalitesi sorununu aştıklarını kaydeden Çakar şunları aktardı: “Ancak bizlerin dünyada kendimizi ispatlamamız gereken en önemli sınav markalaşma ve tasarımda yenilikçilik. ‘Markalaşma için stabil ve kriz ortamlarından arındırılmış bir ekonomi gerekli’ klişesine UTİYAP olarak katılmıyoruz. Zira ülkemiz mevcut olduğu konum ve tarihi geçmişinden ötürü her zaman sorun yaşayabilecek bir potansiyelde. Ancak mevcut tarihi geçmişimiz kaliteli ürünlerimiz olduğu takdirde bize ihracatta ayrıcalık yaşayacağımız çok geniş bir coğrafya da sunuyor. Bizim gibi iç piyasası canlı olan bir sektörün geleceğe planlı marka odaklı bakması gerekli.” KURGAN EĞİTİMİ İŞLETMELER İÇİN KRİTİK ÖNEMDE Kurgan’ın, Vergi Denetim Kurulu (VDK) tarafından devreye alınan yapay zekâ destekli bir risk analiz ve denetim sistemi olduğunu aktaran UTİYAP Yönetim Kurulu Üyesi ve Yatırım Danışmanı Osman Öziş Kurgan’la ilgili şu bilgileri verdi: “Türkiye ekonomisinde 1 Ekim 2025 tarihi, vergi denetimi ve sahte belge ile mücadelede sadece bir takvim yaprağı değişimi değil; topyekûn bir stratejik dönüşümün miladıdır. Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu (VDK) tarafından hayata geçirilen yeni nesil denetim modeli, sahte belgeyle mücadeleyi yıllar süren hantal süreçlerden çıkarıp, saniyelerle ölçülen dijital bir takibe dönüştürüyor. İş dünyasını yakından ilgilendiren bu "Dijital Devrim"in merkezinde ise iki devasa sütun yükseliyor: KURGAN sistemi Cezalandıran Değil, Uyaran "Dijital Göz" Kısa adı KURGAN olan Kuruluş Gözetimli Analiz sistemi, sıradan bir risk analiz aracı değil; ticari hayatın "sıfırıncı gününde" devreye giren bir erken uyarı mekanizmasıdır. İşlem Odaklı Takip: Sistem sizi peşinen "riskli" ilan etmez; tarafların verilerini kullanarak her bir ticari işleme risk puanı atar. Sinyalleme Mekanizması: Bir işlem riskli bulunduğunda, Maliye hemen ceza kesmek yerine mükellefe bir "bilgi isteme yazısı" gönderir. Dostane Uyarı: Bu yazılar aslında mükellefe; "İşlemlerinde bir tutarsızlık var, gel incelemeye girmeden bu durumu gözden geçir ve gerekiyorsa düzeltme beyannamesi ver" diyen bir can simididir. Kurgan’la ilgili olarak UTİYAP üyelerimize eğitimlerimizi hız kesmeden devam ettiriyoruz.”

Güneş panelleri, lityum bataryalar ve yapay zekâ çipleri yangın çıkarıyor! Haber

Güneş panelleri, lityum bataryalar ve yapay zekâ çipleri yangın çıkarıyor!

Özellikle enerji depolama sistemlerinde ortaya çıkan ve saniyeler içinde kontrol edilemez boyutlara ulaşabilen “termal kaçak” vakaları ile yüksek yoğunluklu veri merkezlerinde yaşanan aşırı ısınma sorunları, klasik yangın güvenliği anlayışını yetersiz bırakıyor. Artık mesele sadece yangını söndürmek değil; dijital çağın risk haritasını baştan çizmek. Türkiye’nin ilk ve tek endüstriyel yangın itfaiyesi Falckon’un Genel Müdürü Anıl Yamaner, son 10 yılda risk haritalarının dramatik biçimde değiştiğini belirterek ‘’Artık klasik yangın risklerinin yanına enerji depolama sistemleri, lityum bataryalar ve yüksek yoğunluklu elektronik ekipmanlar eklendi. Yeni konut ve ticari sistemlerin çoğu pil depolama özelliği içeriyor. Bu ünitelerin çatı katlarına veya erişimi zor alanlara kurulması, acil müdahaleyi zorlaştırarak yangın riskini büyütüyor. İşletmeler ve konutlar yangın stratejilerini yeniden kurgulamalı’’ dedi. Yangınlar hala en yüksek maliyetli hasar nedeni olmayı sürdürüyor. Küresel risk raporlarına göre son beş yılda hasar sigorta talebinin yüzde 36’sını doğrudan yangınlar oluşturuyor. Ancak artık tehdit yalnızca elektrik kontağı ya da kimyasal reaksiyon gibi bilinen klasik nedenlerden kaynaklanmıyor. Çünkü dijitalleşme ve enerji dönüşümü, hayatı kolaylaştırırken güneş panelleri, lityum-iyon bataryalar ve yüksek yoğunluklu veri merkezleri, klasik yangın güvenliği anlayışını geride bırakacak ölçekte yeni riskler üretiyor. Öyle ki küresel iş kesintileri nedenleri arasında 9. sırada bulunan yangınların kök sebepleri arasında lityum batarya kaynaklı patlamalar dikkat çekmeye başladı. Güneş panelleri ve enerji depolama sistemlerinde risk artışı Enerji depolama sistemlerinde görülen “termal kaçak” mekanizması, kontrolsüz sıcaklık artışı sonucu zincirleme yangınlara yol açabiliyor. Bataryalardaki üretim hataları, yanlış şarj uygulamaları veya fiziksel hasar; söndürülmesi son derece zor ve yoğun toksik gaz salınımı içeren yangınlara neden olabiliyor. Özellikle çatı katlarına kurulan güneş enerjisi sistemlerinde invertörlerin yetersiz havalandırılması veya hatalı montaj uygulamaları yangın riskini artırıyor. Avrupa’daki itfaiye verileri, güneş paneli kaynaklı yangın vakalarında son yıllarda ciddi artış yaşandığını ortaya koyuyor. İngiltere’de ortalama her iki günde bir güneş paneli bağlantılı yangın bildirimi yapılırken, 2025’in ikinci çeyreğinde Hollanda ve Almanya’da güneş paneli kaynaklı olduğu değerlendirilen büyük yangınlar önemli tesislerde ağır hasara yol açtı. Yapay zekâ çipleri veri merkezlerinde ısı baskısı oluşturuyor Yapay zekâ uygulamalarının büyümesi ise veri merkezlerinde güç yoğunluğunu önemli ölçüde artırıyor. Yeni nesil AI çiplerinin yüksek watt değerleri, geleneksel hava soğutma sistemlerini zorluyor. Aşırı ısınma; donanım arızası, operasyonel kesinti ve yangın riskini beraberinde getiriyor. Sıvı soğutma sistemleri çözüm olarak öne çıksa da bu kez elektrik ve sıvı etkileşimine bağlı yeni güvenlik riskleri gündeme geliyor. Uluslararası kuruluşlar, otomasyon ve enerji depolama sistemlerinin geleneksel yangın stratejilerini geçersiz kılabileceği uyarısında bulunuyor. Otomatik depolar ve robotik sistemlerde yangın tehlikesi Lojistik merkezleri ve üretim tesisleri ise hızla tam otomatik depolama sistemlerine geçerken yangın güvenliği açısından yeni ve karmaşık riskler ortaya çıkıyor. Bu tesislerin önemli bir bölümü artık “insanlar için değil, robotlar için” tasarlanıyor; bu durum olası bir yangında itfaiye ekiplerinin fiziksel müdahalesini ciddi ölçüde zorlaştırıyor. Raf sistemleri arasında hareket eden lityum-iyon bataryalı otonom robotlar, yoğun yanıcı stok alanlarının ortasında çalışıyor. Bu robotların bataryaları arıza veya hasar durumunda hareketli bir ateşleme kaynağına dönüşebiliyor. Dar koridorlar ve yüksek raf sistemleri ise manuel müdahaleyi neredeyse imkansız hale getiriyor. Ayrıca hava boşluklu duvar sistemlerinde kullanılan yanıcı yalıtım malzemeleri, yangın sırasında alevlerin bina boyunca dikey olarak hızla yayılmasına neden olabiliyor. Şirketlerin sürdürülebilirliği tehlikede Falckon Genel Müdürü Anıl Yamaner, yangın güvenliğinin artık yalnızca yasal bir zorunluluk olmadığını, şirketlerin sürdürülebilirliği ve piyasa değeri açısından stratejik bir başlık haline geldiğini belirtiyor. Enerji depolama sistemleri bulunan tesislerde ayrı risk analizleri yapılması, erken uyarı ve dijital izleme altyapılarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Yamaner; lityum-iyon bataryalar için özel şarj, depolama ve acil müdahale protokollerinin oluşturulmasının kritik önemde olduğunu söyledi. Yamaner ‘’Endüstriyel yangın güvenliği, “eski” risklerle “yeni” teknolojilerin birleştiği hibrit çözüm gerektiriyor. Bu dönüşüme uyum sağlayamayan işletmeler yalnızca yangın tehlikesiyle değil; ağır mali kayıplar, sigorta kapasitesi kayıpları ve kalıcı itibar hasarıyla da karşı karşıya kalabilir. Bu tür yangınlar artık yalnızca teknik bir sorun değil; şirketlerin sürdürülebilirliğini ve piyasa değerini tehdit eden stratejik bir güvenlik meselesi. Türkiye’de de bu yeni risk haritasına uygun, proaktif ve teknoloji temelli yangın güvenliği stratejilerinin hızla hayata geçirilmesi gerekiyor’’ dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.