Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Fedakarlık

Haberia - Fedakarlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fedakarlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anne üvey oğluna isyan etti: Büyüttük nankör çıktı Haber

Anne üvey oğluna isyan etti: Büyüttük nankör çıktı

"Didem Arslan Yılmaz'la Vazgeçme" programında, evlatlık alınan bir gencin üvey ailesiyle yaşadığı çarpıcı kriz gündeme damga vurdu. Programa katılan anne Güley'in "Beni bu çocuktan kurtarın. Evlatlık aldık pişmanız" sözleriyle başlayan polemik, 26 yaşındaki İbrahim'in "Beni hiç sahiplenmediler, babamı bulmak istiyorum" açıklamasıyla büyürken, taraflar canlı yayında karşılıklı olarak birbirlerini suçladı. "BANA HİÇ SAHİP ÇIKMADILAR" Henüz 8 yaşındayken evlatlık alındığını belirten İbrahim, ailesine yönelik sitem dolu ifadeler kullandı. Kendisine hiçbir zaman ait hissettirilmediğini öne süren genç, "Bana hep yabancıymışım gibi davrandılar. Hiç sahiplenmediler. Üvey ailemi istemiyorum. Babamı bulmak istiyorum" dedi. "BİZE ANNE-BABA DEMİYOR" Anne Güley ve baba Ahmet, oğullarına karşı görevlerini yerine getirdiklerini savundu. İbrahim'in evlatlık olduğunu başından beri bildiğini söyleyen aile, "Sonradan öğrenip üzülmesin diye hiç saklamadık. Ama bize anne-baba demiyor" ifadelerini kullandı. "BÜYÜTTÜK NANKÖR ÇIKTI" Anne Güley'in sözleri ise dikkat çekti. Oğlu için büyük fedakarlık yaptığını anlatan Güley, "Sarılıp sarılıp öpüyordum. 'Ana kurban' diyordum. Kirada oturdum, o oturmasın diye çalıştım, borç yaptım ev aldım. Ayakları üzerinde dursun istedim. Büyüttük, nankör çıktı" dedi. "ONU BURADA BIRAKIP GİDECEĞİM" Güley, sözlerinin devamında, "Ailesi gelmese bile onu burada bırakıp gideceğim. Ne hali varsa görsün" diyerek tepkisini sert şekilde dile getirdi. İbrahim ise üvey ailesinin, biyolojik ailesini bildiğini ancak kendisine söylemediklerini savunurken aile gerçeği bilmediklerini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye krize çözüm arıyor Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye krize çözüm arıyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm sağlık çalışanlarının Tıp Bayramı'nı kutladı. Cumhurbaşkanı Edoğan, programdaki konuşmasında şunları söyledi; "Ülkemizde modern tıp eğitimini başlatan büyük şahsiyetlere Allah'tan rahmet diliyorum. 14 Mart'ı bize bayram olarak armağan eden üniversite fakülte talebeleri ve onlara destek verenleri saygı, şükran ve rahmetle anıyorum. O talebelerin mücadele azmi bugün sizlerin de yolunu aydınlatıyor. Milli Mücadele'de cepheden cepheye koşan doktor ve hemşirelerimizin cesareti sizlere yol gösteriyor. Hepsinin mekanı cennet olsun. "BAZI MESLEKLER EDA MESLEĞİ, BAZI MESLEKLER FEDA MESLEĞİDİR" Bazı meslekler eda mesleği, bazı meslekler feda mesleğidir. Sağlık çalışanlarımızı gerekirse ailesine ayrıacağı vakitten fedakarlık göstererek kendilerini milletimize feda eden karakterdedir. Biz de tüm imkanlarımızı seferber ederek sağlık çalışanlarımızın yanındayız. Sağlık sistemimiz bugün, geçmişte hiç olmadığı kadar güçlüdür. Hastanelerimiz ve sağlık tesislerimiz modern donanım ve alt yapıya sahiptir. Kovid döneminden 6 Şubat depremine kadar tüm zorlu süreçlerden alnının akıyla geçmiştir. "YAPILAN HİZMETİ GÖRMEK İSTEMEYEN SAYISI AZ AMA SESİ ÇOK ÇIKAN KESİM VAR, YOK SAYIYORUZ" İbn Sina, "Hiç kimse görmek istemeyen kadar kör değildir" diyor. Evet ülkemizde de ne yazık ki yapılanı görmek istemeyenler var. İnatla gözlerini kapatan sayısı az ama sesi çok çıkan kesim var. Ülkesinin başarısına kayıtsız olanlar ne desek ne anlatsak beyhude. Biz onları hiç nazarı dikkate almadık bugün de almıyoruz. Sizlerin emekelerini yok sayanları biz de yok sayıyoruz. Biz hep işimize baktık hizmete odaklandık. Sağlık hizmetleri olanaklarını yükseltme hedefinde olduk. 23 yılda reform ve hizmetleirmizle, çalışmalarımızla sağlık alanında büyük atılımlara imza attık. 2002 yılında 379 bin sağlık çalışanımız vardı bugün bu sayı 1 milyona çıktı. 784 yeni hastaneyi açarak kamu hastanelerinde yatak sayımızı 173 bine çıkardık. "SAĞLIK HİZMETİNDE ZİHNİYET VE PARADİGMAYI DEĞİŞTİRDİK" "Buralara kolay gelmeidk. Hastanelerin harabe olduğu, sadece hastanın değil hastane yakınlarının da perişan olduğu süreçlerden geldik. Yalnızca sğalık sistemini dönüştürmek ve güçlendirmekle kalmadık, aynı zamanda hizmet sunumundaki zihniyet ve paradigmayı değiştirdik. Sağlıkta asla kapanmayacak tertemiz bir sayfa açtık. Yankalarında gülücükle gönderilen çocukların katliamda can verdiği sahneleri görüyoruz. Gazze'deki soykırımda doktorların heöşirelerin de acımasızca öldürüldüğünü gördük. Binlerce sğalık çalışanı İsrail terörünün hedefi oldu." "HASTANEDE VE OKULDA ŞİDDETE TAHAMMÜLÜMÜZ YOKTUR" "Sağlık çalışanlarımızın görevini huzur içinde yapabilmesi önemlidir. Bilhassa hastanede ve okulda şiddete tahammülümüz yoktur. Buna rağmen bazı menfur hadiseler oluyor, gerekli tedbirleri alıyoruz. Ne sağlık hizmeti almak için hastaneye giden insanımızın örselenmesi ve oradan oraya sürüklenmesine göz yumarız. Ne de hizmet eden sağlık çalışanının şiddete uğramasına müsaade ederiz. Bu hususta azami dikkat beklediğimizi belirtmek istiyoruz." "GÖZÜ DÖNMÜŞ KATLİAM ŞEBEKESİ SAĞLIK ÇALIŞANLARINI DA KATLEDİYOR" Bugün dünyada insan hayatının hiçe sayıldığı, kundakta, hatta küvezlerdeki bebeklerin katledildiği, okula gönderilen çocukların bombalarla can verdiği vahşet sahnelerine tanık oluyoruz. Gazze'de kadın ve çocuklarla birlikte sağlık çalışanlarının da acımasızca şehit edildiğini gördük. Gözünü kan bürümüş bir şebeke Gazze'de olduğu gibi İran ve Lübnan'da da okulları ve hastaneleri vurmaya devam ediyor. Bu cinnet hali karşısında aklı selimi savunan, diplomasi ile krizlere çözüm arayan ülkelerin başında Türkiye vardır. Hadiselere petrolün, altının, doğalgazın değerinden bakan değil hakkın, adaletin, merhametin ve insanlık onurunun nazarından bakan insani tavrımızı muhafaza edeceğiz.

EMADDER Başkanı Mihriban Uğurlu 3 Mart'a dikkat çekti Haber

EMADDER Başkanı Mihriban Uğurlu 3 Mart'a dikkat çekti

Uğurlu açıklamasında, “Tagımız zirvede, burada yazan sıradan bir kelime değil. Bu tagın içinde üç yıllık acı, gözyaşı, fedakarlık, emek, alınteri ve gece gündüz edilen mücadele var. Ancak bu haksızlığı yaşayan bilir ne kadar acıttığını, kırdığını, yıktığını, paramparça ettiğini” ifadelerini kullandı. “EYT Verildi, Ama Adalet Tam Olamadı” Başkan, 3 Mart 2023’te kademesiz olarak çıkan EYT düzenlemesinin bazı vatandaşları sevindirirken, diğer bir kesimi hâlâ 17-20 yıl daha çalışmaya mahkûm ettiğini söyledi: “3 Mart 2023, ateşi söndürürken diğer odanın yakıldığı gün oldu. Daha fazla emek, daha fazla prim ödedik ama farklı kaderlere mahkûm edildik.” Uğurlu, EYT düzenlemesinin kademeli bir sistemle tamamlanması gerektiğini belirterek, “Bize kademesiz bir yük, bitmeyen bir bekleyiş dayattılar. Ömrümüzün dörtte biri bir yasa ile gasp edildi. Susmadık, susmayacağız. Bu adaletsizliği unutturmayacağız” dedi. Kademeli Emeklilik Talebi EMADDER Başkanı, 1999-2008 yılları arasında SGK’ya giriş yapan vatandaşların aynı yasaya tabi olduğunu, fakat 3 Mart 2023’te çıkarılan düzenlemenin tam adaleti sağlayamadığını ifade etti. Uğurlu, kademeli emeklilik yasasının bir an önce yasalaşması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi: “Kademe, 1999-2008 SGK girişliler için EYT’nin bittiği 43 yaştan başlar. Bugün hâlâ aynı şartlarda çalışmış, aynı emeği vermiş ama farklı kaderlere mahkûm edilmiş vatandaşlarımız vardır. EYT düzenlemesinin eksik kalan kısmı kademeli geçiş ile tamamlanmalıdır. Adalet; yarım bırakılmaz, geciktirilmez. Emek veren herkes için hakkın tam teslim edildiği bir düzenleme artık ertelenmemelidir.” Mihriban Uğurlu’nun açıklaması, EYT mağdurlarının taleplerinin hâlâ güncel olduğunu ve çözümün geciktirilmemesi gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.