Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Güvenlik

Haberia - Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gabar’da çifte keşif! Petrolün yanında 7 katlı 'Apartman Mağara' dikkat çekiyor (Özel Haber) Haber

Gabar’da çifte keşif! Petrolün yanında 7 katlı 'Apartman Mağara' dikkat çekiyor (Özel Haber)

Şehmus EDİS / MARDİN (İGFA) - Bölgede yaşanan huzur ve istikrar ardından Gabar adeta saklı cenneti gün yüzüne çıkmaya başladı. Bir yandan petrol bir yandan binlerce yıllık tarih ve doğal güzellikler 50 yıl sonra Gabar’ın saklı cennetini ortaya çıkardı. Şırnak’ın Güçlükonak ilçesine bağlı Akdizgin köyü Kırkağaç mevkiinde, Gabar Dağı eteklerinde yer alan çok katlı mağara yerleşimleri, adeta “mağara apartmanları” gibi dikkat çekiyor. Halk arasında “Ulya Şeyhan”, “Olya Şexa” veya “Uluye Seğa” gibi yerel isimlerle anılan bu yapılar, bölgenin zengin tarihine ışık tutarken aynı zamanda doğa turizmi için yeni bir potansiyel oluşturuyor. 7 KATLI “APARTMAN MAĞARA” VE BÖLGEDEKİ DİĞER YAPILAR Bölgenin en dikkat çeken yapısı, 7 katlı apartman mağara olarak bilinen tarihi kaya yerleşimi. Sarp kayalıklara insan eliyle oyulmuş bu kompleks, birbirine bağlı odalar, yaşam alanları, ibadet ve eğitim mekanlarından oluşuyor. Araştırmalara göre kökeni Tunç Çağı’na, yaklaşık MÖ 2500’lü yıllara uzanan bu mağaraların, yüzyıllar boyunca farklı amaçlarla kullanıldığı değerlendiriliyor. Mağara, katlar arası geçişler ve doğal savunma avantajıyla görenleri hayran bırakıyor. Gabar Dağı eteklerinde yalnızca bu yapı değil, farklı büyüklük ve katlarda yaklaşık 360 mağaranın bulunduğu ifade ediliyor. Bunların bir kısmı ev görünümünde, bazıları ise daha karmaşık yerleşimler halinde. Bazıları 3-4 katlı, bazıları ise daha mütevazı odalardan oluşuyor. Yerel araştırmacılar ve doğa gezginleri, bu mağaraların insanlık tarihinin bölgede “büyük işler” başardığını gösterdiğini söylüyor. Kim tarafından ve tam olarak ne zaman yapıldığı kesin bilinmese de Mezopotamya’nın kadim uygarlıklarıyla bağlantılı olduğu düşünülüyor. “ŞIRNAK’IN SAKLI CENNETİ” Son yıllarda Gabar Dağı’ndaki güvenlik ortamının iyileşmesiyle birlikte bu mağaralar doğaseverler, tarih meraklıları ve trekking grupları tarafından daha sık ziyaret ediliyor. Bazı videolarda ve paylaşımlarda mağaraların iç mekanları, katlar arası merdivenler ve muhteşem manzaralar görülüyor. Bölge, “Şırnak’ın saklı cenneti” olarak nitelendiriliyor. Gabar Dağı aynı zamanda Türkiye’nin önemli petrol keşiflerine sahne oluyor. 2022’den itibaren TPAO’nun çalışmalarıyla Şehit Aybüke Yalçın sahası başta olmak üzere yüksek kaliteli petrol rezervleri bulundu. Rezervin 150 milyon varil civarında olduğu ve toplam ekonomik değerinin milyarlarca dolara ulaştığı ifade ediliyor. Günlük üretimle bölge ekonomisine katkı sağlıyor, istihdam yaratıyor ve yerel yaşamı dönüştürüyor. Petrolün “fışkırdığı” bu dağda, aynı anda binlerce yıllık mağaralar da keşfedilmeyi bekliyor. Bir yandan modern enerji üretimi, bir yandan da antik yaşam izleri… Bu ikili tablo, Gabar’ı hem ekonomik hem kültürel açıdan önemli kılıyor. Güvenlik ve altyapı iyileştikçe turizm potansiyeli de artıyor; mağaralar doğa yürüyüşü rotalarına dahil ediliyor. KEŞFEDİLMEYİ BEKLEYEN MİRAS Bu mağaralar henüz tam olarak arkeolojik kazı veya detaylı bilimsel incelemeye tabi tutulmamış görünüyor. Yerel isimler (Ulya Şeyhan gibi) ve halk anlatıları dışında yazılı tarih kaynakları sınırlı. Ancak uzmanlar, bölgenin Mezopotamya’nın erken dönemleriyle bağlantılı olabileceğini ve daha fazla araştırmaya değer olduğunu vurguluyor. Gabar Dağı, artık sadece petrolüyle değil, yeşil vadileri, kanyonları ve bu gizemli mağara apartmanlarıyla da konuşuluyor. Tarihe meraklıysanız veya doğa gezisi planlıyorsanız, Akdizgin köyü civarındaki bu yapılar rotanıza eklenebilir. Gabar Dağı’nda bir yanda modern enerji üretimi, diğer yanda binlerce yıllık yaşam izleri bir arada bulunurken, bölgenin hem ekonomik hem de kültürel açıdan öneminin giderek artması umut veriyor.

Yavuz Ağıralioğlu'ndan Türkiye'de yaşanan olaylara tepki! Haber

Yavuz Ağıralioğlu'ndan Türkiye'de yaşanan olaylara tepki!

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, NOW TV’deki Çalar Saat programında İlker Karagöz’ün konuğu oldu. Maaşlarını alamadıkları için Eskişehir’den Ankara’ya yürüdükten sonra Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde gözaltında alınan 110 madenci ile ilgili üzüntülerini dile getiren Genel Başkan Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi: “Meselelerle, münasebeti devamlı probleme dönen bir ülke haline geldik. Program başlığınız olan ‘Reva mı’ çok değerli bir başlık. Bu aslında Anahtar Parti'nin siyasi mesuliyet trampleni. Biz aslında bu kelimenin karşılığına kurulduk. Bu memlekette yaşadıklarımız bu millete reva mı? Çocuklarımızın okulda çektikleri onlara reva mı, madenler açılıyor. Madenler açılırken civarda bozulan ekosistem, o bölgede yaşayan insanlara bunlar reva mı? Emeklilerin yaşadıkları onlara reva mı? Çocuklarımız eğitim görmek istiyorlar. Eğitimde yaşadığımız sorunlar çocuklarımıza reva mı? SANAYİCİLERE SORUN; ‘BU FAİZ BİZE REVA MI’ DER! Madenlerimiz çıkarılırken çıkarana kadar çatışma çıkıyor. Çıktıktan sonra memleketin kaynaklarını zenginlik sebebi yapacağız diye bir hassasiyet gelişiyor ama memleketin toplumsal beraberliği zayıflıyor, tartışmaya başlıyor. Biz işimizi dört başı mamur yapamıyoruz. Aslında bu kadar güzel bir memleketin, bu kadar imkânı bol bir memleketin, bu kadar insanı güzel bir memleketin, meselelerini doğru yönetebilse dünyanın en saygın, en zengin, en müreffeh ülkelerinden biri olacak memleketin bu halde olması millete reva mı, devlete reva mı, bize revamı yahu? Emekliyi yakalıyorsunuz bu bize reva mı diyor. Dar gelirli, asgari ücretli bu bize reva mı diyor. Sanayiciye sorun. Bu kadar faiz bize reva mı diyor, esnafa sorun bu kadar enflasyon bize reva mı diyor. Bu şartları öğretmenlere sorun. Öğretmenler ‘bu kadar elimizin kolumuzun bağlı hale gelmesi ve çocukları eğitmek zorunda kaldığımız bu süreçte yaşadığımız şartlar bize reva mı’ diyor. Herkes bize reva mı diyor. Bu yaşadığımız şeyler bize reva mı? SESLERİNİ DUYURMAK İÇİN GELİP FİNALİ KODESTE YAPIYORLAR! İnsanların çalışıp yıllarca emek ettikleri yerden elleri iki yanlarına düşmüş çaresiz bir şekilde ‘sesimizi devletimize duyurmak istiyoruz’ diye gelip finali kodeste yapmaları! Bu mesela Türkiye'nin yönetim fotoğrafına reva mı? Görüntümüze bakın; çocuklarımız öldürülüyor, madencilerimiz tutuklanıyor, öbür tarafta eylemler var. Altın, insan ticareti, kara para aklamaları, mafyalar, çeteler, uyuşturucu operasyonları dışarıda bir görüntü var. Türkiye'yi büyük bir fotoğrafın üstüne koysanız bir jenerik aksa o jenerikte olanlar bu ülkeye reva mı? Bu görüntü biz miyiz? Koca Türk milletinin dışarıya verdiği görüntü bu mu? Her gün uyuşturucu operasyonuyla uyanıyoruz. Her gün sansasyonel, dehşetli bir şey yaşıyoruz. Her gün büyük acılar yaşıyoruz. Her gün bir konkordato duyuyoruz. İntihar duyuyoruz. Kaçakçılık duyuyoruz. Mafyalaşma duyuyoruz. Çocuklarımızın katlini duyuyoruz. Eylem duyuyoruz. TÜRKİYE’DE YAŞANANLAR YÖNETİM TÜRBÜLANSIDIR! Bu nedir? Bu yönetim türbülansıdır. Bu Türkiye'de yaşadığımız şey bir türbülanstır. Bir dağınıklıktır. Plansızlık, programsızlık, strateji geliştirememek, doğru okuyamamak, dünyayı doğru okuyamamak, durumu doğru okuyamamak. Her şeye bakacaksınız, tedbir alacaksınız. Biz şimdi ne görüyoruz genelde? Karşılaştığımız her sorundan sonra dehşet yaşıyoruz. Yaşadığımız şeyin dehşetinden sonra tedbir konuşuyoruz. Tedbir önceden konuşabilen, önceden önlem alabilen, önceden başa bela gelmeden, başa acı gelmeden, büyük acılar ve yıkım yaşanmadan tedbir alabilen devlet kapasitesi konuşamıyoruz. Heyelan oluyor, tedbir konuşuyoruz. Sel oluyor, tedbir konuşuyoruz. Deprem oluyor, tedbir konuşuyoruz. Katliam oluyor, tedbir konuşuyoruz. Arsızlık, hırsızlık, yolsuzluk tedbir konuşuyoruz. İsraf olup hep tedbiri sonradan konuşuyoruz. Tedbir, adı üstünde tedbir önceden alınana deniyor. Sonradan alınan şey tedbir değildir, o mecburiyettir. O mecburiyet de gideni getirmez. SORUNLAR NE ZAMAN ÇÖZÜLECEK; 2053’TE Mİ? Biz evlatlarımıza memleket bırakacağız. Cumhurbaşkanı'nın bir tweetini gördüm. ‘Çocuklarımıza huzurla yaşayacakları bir memleket kuracağız inşallah.’ 24 yıldır iktidarda sayın Cumhurbaşkanı. Söylediği söz bu. İnşallah kuracağız dediğinize göre bunu ne zaman planladığınızı da söylerseniz memnun olacağız. 24 yıldır icranın başındasınız. Sizin iktidara geldiğiniz zaman doğan çocuklar 24 yaşında. O dönem ilkokul çağındakileri de katarsanız 30-35 bandında yaşı olanlar sizinle hayatı tanıdı. Şimdi bu kadar büyük bir imkânı nasıl kullanmış ya da kullanamamış olmalısınız ki siz ‘çocuklarımıza huzurla yaşanacak bir memleket kurmak zorundayız’ diyorsunuz. İktidara yeni geliyormuşsunuz gibi konuşmaya başlıyorsunuz. Çözmeyi vaat ettiğiniz programlar ve sorunların hepsi duruyor. Sonra siz hepsiyle ilgili muazzam bir toplumsal yükle karşılaşınca arzı endam ediyorsunuz milletin karşısında ki; ‘biz bunları çözeceğiz evelallah.’ Ne zaman 2053'te mi? ÇOCUKLAR OKULA AÇ GİDİYOR! Çocukların aç olduğu, okula aç gittiği bir ülkede siyaset vazifesini yapmıyor demektir. Onu bilecek. Bunu planlayacak. Çocuklara okulda yemek verilecek. Kreşler konuşuluyor, kreş açılacak. Güvenlik yok, güvenliği sağlayacaksınız. Bunun için evlatlarımızın katledilmesini beklemeyeceksiniz. Daha önce duyacaksınız. Akran zorbalığı var. Engelleyeceksiniz. Bunu engelleyecek mekanizmaları kuracaksınız. Bütün bunlar bizim siyasi olarak hükümet rekabetinden söylediğimiz değil, devletin, milletin istikbaline söylediğimiz şeyler. Buna kapasitesi olan bir memleketiz. 19 milyar dolar faiz ödedik 2026’nın ilk 3 ayında. Faiz, ana para değil! Faiz ödemesi böyle olan bir memlekette 86 milyonun alın terini faiz lobilerine öderken para buluyorsunuz. Çocuklarınıza yemek parası bulamıyorsunuz. Buna kimseyi inandıramazsınız. Bu faize sebep olan israf sarmalını, yönetim zafiyetini ortadan kaldırırsınız.

A Parti Bursa’dan okullarda şiddete karşı sert çıkış: “Artık yeter!” Haber

A Parti Bursa’dan okullarda şiddete karşı sert çıkış: “Artık yeter!”

Anahtar Parti Genel Merkez Eğitim Politikaları Başkanlığı tarafından 81 ilde organize edilen basın açıklaması, Bursa Milli Eğitim Müdürlüğü önünde gerçekleşti. Açıklamaya Eğitim Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Kemal Karakaya, ilçe başkanları ve il-ilçe yöneticileri ile parti mensupları katıldı. “Her Çocuk Devlete Emanet” Toplumun derin bir endişe içinde olduğunu vurgulayan Aslan, velilerin çocuklarını okula gönderirken artık tedirginlik yaşadığını ifade etti. Okulların güvenli alanlar olması gerektiğinin altını çizen Aslan, “Okul kapısından giren her çocuk bizlere emanettir. Ancak bugün bu emaneti korumakta ciddi zafiyetler yaşandığı ortadadır” diye konuştu. “Sadece Kınamak Yetmez” Yaşanan olayların ardından yalnızca kınama mesajlarıyla ilerlemenin yetersiz olduğunu dile getiren Aslan, somut ve profesyonel adımlar atılması gerektiğini belirtti. Güvenlik meselesinin temennilerle değil, sistemli çözümlerle ele alınması gerektiğini vurguladı. 3 Maddelik Güvenlik Çağrısı Aslan, eğitim kurumlarında uygulanması gereken üç temel öneriyi kamuoyuyla paylaştı: 1-Özel eğitimli güvenlik personeli: Çocuk psikolojisi, kriz yönetimi ve öfke kontrolü alanlarında eğitim almış uzmanların okullarda görev yapması 2-Akıllı kartlı giriş sistemleri: Okullara giriş-çıkışların kontrol altına alınması *3-Yapay zekâ destekli güvenlik: Şüpheli hareketlerin önceden tespit edilerek emniyet birimlerine anlık bildirilmesi “Güvenli Okul, Güvenli Gelecek” Eğitimde şiddetin sadece kınanarak sona ermeyeceğini vurgulayan Aslan, “Çocuklarımızın korkmadan teneffüse çıkabildiği, öğretmenlerimizin can güvenliği endişesi taşımadığı bir eğitim ortamı istiyoruz” dedi. Açıklamasında hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler için rahmet dileyen Aslan, yetkililere çağrıda bulunarak okulların birer “güven adasına” dönüştürülmesi için önerilerinin hızla hayata geçirilmesini istedi. Basın açıklaması, “Çocuklarını koruyamayanların koruyacak başka hiçbir şeyi kalmaz. Çocuklarımızı korumak, geleceğimizi korumaktır” sözleriyle sona erdi.

Yavuz  Ağıralioğlu: 'Kamuda Lale, Yönetimde Sülale' dönemi bitecek Haber

Yavuz Ağıralioğlu: 'Kamuda Lale, Yönetimde Sülale' dönemi bitecek

Kamu yönetimindeki aksaklıklara dikkat çeken Ağıralioğlu, “Memlekette her iş için adam bulmak zorunda kalınıyor. Biz, kimlik kartını gösteren her vatandaşın işini çözebilen bir devlet kuracağız” dedi. “Kamuda lale dönemi, yönetimde sülale dönemi” sözleriyle mevcut sistemi eleştiren Ağıralioğlu, bu anlayışı kanun ve kurallarla sona erdireceklerini vurguladı. “Siyaset Nezaketini Kaybetti” Siyasi dilin bozulduğunu ifade eden Ağıralioğlu, Anahtar Parti’nin rekabetten çok mücadele için kurulduğunu belirtti. “Doğruluk, nezaket ve alicenaplıkla siyaset yapacağız” diyerek mevcut siyasi üsluba karşı duruşlarını ortaya koydu. Sistem Değişikliği ve Kurumsal Reform Vaatleri Ağıralioğlu, partili cumhurbaşkanlığı sistemini değiştireceklerini, bakanları hesap verebilir hale getireceklerini ve Meclis’in bütçe hakkını güçlendireceklerini söyledi. Ayrıca Devlet Planlama Teşkilatı’nı yeniden kuracaklarını, adaleti siyasetin gölgesinden çıkaracaklarını ve mülakat sistemindeki adaletsizliği kaldıracaklarını ifade etti. Eğitim, Sosyal Politikalar ve Güvenlik Eğitim alanında somut adımlar vadeden Ağıralioğlu, okullarda ücretsiz yemek, uygun fiyatlı kreşler ve daha kaliteli eğitim sözü verdi. Uyuşturucuyla mücadelede kararlı olacaklarını belirten Ağıralioğlu, engelliler için destek programları ve rehabilitasyon merkezleri kurulacağını da açıkladı. Ekonomi ve Sanayi Mesajları Sanayiyi destekleyeceklerini, vergide adalet sağlayacaklarını ve enflasyonla mücadelede ciddi bir program uygulayacaklarını dile getiren Ağıralioğlu, çiftçiyi ticaretin merkezine yerleştireceklerini söyledi. “Kararsız Seçmen Bizim Kararımızdır” Kararsız seçmenin artışına dikkat çeken Ağıralioğlu, bunun mevcut iktidarın yönetim zafiyetinden kaynaklandığını savundu. “Kararsız seçmen Anahtar Parti’nin kararıdır” ifadelerini kullandı. “Sandıkta Hesaplaşacağız” 24 yıllık iktidarın sorunları çözemediğini öne süren Ağıralioğlu, emeklilerden gençlere kadar geniş kesimlerle sandıkta hesaplaşacaklarını söyledi. Terörsüz bir Türkiye hedefi vurgulanırken, Kürt-Türkmen kardeşliği mesajı verildi. “Bu Parti Herkesin Partisi” Ağıralioğlu, etnik ya da mezhepsel ayrım gözetmeksizin herkesin devletin en üst makamlarına gelebileceğini belirterek, “Bu ülkenin evladı olan herkes cumhurbaşkanı olabilir” dedi. Tüm vatandaşlara çağrıda bulunarak, hakları yenilen herkesi partilerine davet etti. Konuşmasının sonunda uluslararası gelişmelere de değinen Ağıralioğlu, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun Türkiye’ye yönelik açıklamalarına karşı birlik mesajı verdi.

Saldırıda katledilen Ayla öğretmenin kahramanlığı... Haber

Saldırıda katledilen Ayla öğretmenin kahramanlığı...

Kahramanmaraş'taki Ayser Çalık Ortaokulu'na düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden öğretmenin Ayla Kara olduğu öğrenildi. 9 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ Kahramanmaraş'ta ortaokulda 8'inci sınıf öğrencisi tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırıda 1 öğretmen ile 8 öğrenci hayatını kaybetti. Saldırıda yaşamını yitiren matematik öğretmeni Ayla Kara'nın, öğrencilerini korumak amacıyla kendini siper ettiği sırada hayatını kaybettiği bilgisine ulaşıldı. Okulda yaşanan üzücü olayda, öğrenciler ve öğretmenler büyük bir şok yaşadı. Saldırının hemen ardından bölgeye çok sayıda sağlık ve güvenlik ekibi yönlendirilirken, yaralılar acil olarak hastanelere kaldırıldı. FEDAKARLIĞI YÜREK BURKDU Görev yaptığı okulda öğrencileriyle kurduğu yakın bağ ve mesleğine olan özverisiyle bilinen Ayla Kara'nın, olay anında öğrencilerini korumaya çalıştığı öğrenildi. Kara'nın, öğrencilerini tehlikeden uzak tutmak için üzerlerine atladığının ortaya çıkması, acıyı daha da artırdı. OKULUN SEVİLEN ÖĞRETMENİYDİ Meslektaşları ve öğrencileri tarafından sevilen bir öğretmen olduğu belirtilen Ayla Kara'nın vefatı, eğitim camiasında derin bir üzüntüye neden oldu. Ayla Öğretmenin meslektaşları, sosyal medya platformlarında paylaştıkları mesajlarla duydukları derin üzüntüyü dile getirdi. Kara'nın öğrencilerine olan bağlılığı, fedakarlığı ve örnek duruşuna vurgu yapılan paylaşımlarda, eğitim camiasının önemli bir değerini kaybettiği ifade edildi.

Kız arkadaşına sürpriz yapmaya gitti, kapıyı başka bir erkek açtı! Haber

Kız arkadaşına sürpriz yapmaya gitti, kapıyı başka bir erkek açtı!

Romantik bir sürpriz hayaliyle binlerce kilometre yol kat eden bir gencin hikayesi, dramatik bir ihanet skandalıyla son buldu. Kız arkadaşının yoğun iş temposu arasında ona moral vermek isteyen adam, sevgilisinin konakladığı otele baskın bir ziyaret gerçekleştirdi. Ancak kapı açıldığında yaşananlar, bir aşkın değil, büyük bir yalanın ifşası oldu. Kız arkadaşı rahat etsin diye Amerika'daki lüks bir otelden çift kişilik oda kiralayan genç adam, elinde çiçeklerle oda kapısına dayandı. Heyecanla kapıyı çalan adam, karşısında kız arkadaşını beklerken, kapıyı sadece havluya sarılı halde olan yabancı bir erkek açtı. O an donup kalan talihsiz adam, odanın içerisinde kız arkadaşını da görünce aldatıldığı gerçeğiyle yüzleşti. İhanetin şokuyla koridorda fenalık geçiren adamın yıkımı, otel personeli tarafından saniye saniye izlendi. Otel koridorunda yükselen tartışma ve aldatılan adamın yaşadığı duygusal kriz üzerine güvenlik görevlileri bölgeye sevk edildi. Ancak odadan çıkan "bornozlu yabancı" ve aldatılan adamın çaresiz hali karşısında tecrübeli güvenlik ekipleri bile şaşkınlığını gizleyemedi. Duruma nasıl müdahale edeceklerini şaşıran görevliler, tarafları sakinleştirmekte güçlük çekti. "PES" DEDİRTEN SAVUNMA Olayın en sarsıcı kısmı ise aldatan kadının tavrı oldu. İhaneti ortaya çıkmasına rağmen son derece soğukkanlı davranan kadın, yıkılmış durumdaki sevgilisini ikna etmek için odaya çekti. Görgü tanıklarının ifadesine göre; suçluluk hissetmek yerine profesyonelce bir savunma kurgulayan kadının, durumu kurtarmak için ardı ardına sıraladığı yalanlar "bu kadarına da pes" dedirtti. Sadakat tartışmalarını zirveye taşıyan bu skandal, "En güvenli liman bile bazen en büyük fırtınadır" yorumlarına neden oldu.

Anahtar Parti’den İran analizi: “Kritik görevlerin Türk Kökenli isimlere verilmesi tesadüf değil” Haber

Anahtar Parti’den İran analizi: “Kritik görevlerin Türk Kökenli isimlere verilmesi tesadüf değil”

İran’ın önemli güvenlik bürokratlarından Muhammed Bagher Zolghadr’ın, savaşın giderek yoğunlaştığı bir dönemde Yargı Erki Başkan Yardımcılığı görevine atanmasının stratejik bir adım olduğunu ifade eden Yel, bu görevin güvenlik ve stratejik dosyalar üzerinde söz sahibi olabilecek kritik bir pozisyon olduğuna dikkat çekti. İran tarihi üzerine çalışmalarıyla bilinen Prof. Dr. Tufan Gündüz’ün değerlendirmelerine de atıfta bulunan Yel, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve ülkenin dini lideri Ali Hamaney’den sonra güvenlik stratejisinin de Türk kökenli bir isme emanet edildiğini söyledi. Yel’e göre Muhammed Bakır Zülkadir’in kökeni, Oğuz Türklerinin Bozok koluna bağlı Bayat boyuna mensup olan Dulkadiroğulları’na dayanıyor. Selma Yel, Dulkadiroğulları’nın tarih boyunca Anadolu, Suriye ve İran hattında etkili olmuş Türkmen beyliklerinden biri olduğunu hatırlatarak, İran’daki bazı kritik görevlerin Türk kökenli isimlere verilmesinin tarihsel bir sürekliliğin sonucu olduğunu vurguladı. İran’ın sanıldığı gibi yalnızca bir “Fars devleti” olmadığını belirten Yel, ülke nüfusunun önemli bir bölümünün Türklerden oluştuğunu ifade etti. İran coğrafyasında Büyük Selçuklular, Safevîler, Afşarlar ve Kaçarlar gibi Türk hanedanlarının uzun yıllar boyunca devlet kurarak yönetimde bulunduğunu hatırlatan Yel, bu tarihsel arka planın günümüzdeki yönetim kadrolarında da etkisini gösterdiğini söyledi. Yel açıklamasında, “Bu durum bir tesadüften ziyade tarih, demografi ve devlet aklının kesiştiği bir sürekliliktir. İran’ı anlamak için sadece bugüne değil, Türkistan’dan Anadolu’ya uzanan derin tarihî damarı görmek gerekir” ifadelerini kullandı. Öte yandan Yel, bu tarihsel gerçekliğin Türkiye’de eğitim müfredatında yeterince yer bulmadığını da dile getirerek, İran ve Türk dünyası tarihinin daha kapsamlı biçimde ele alınması gerektiğini kaydetti.

Bayramda gelen sahte SMS'lere dikkat! Dolandırılmayın... Haber

Bayramda gelen sahte SMS'lere dikkat! Dolandırılmayın...

Ramazan Bayramı’nın gelmesiyle birlikte dijital dünyada yaşanan hareketlilik, siber dolandırıcıların iştahını kabartmaya başladı. Özellikle bu dönemde yoğunlaşan online alışverişler ve artan yardım faaliyetleri, kullanıcıları siber saldırılara karşı daha savunmasız hale getiriyor. Uzmanlar, bayram hazırlıkları kapsamında yapılan işlemlerin güvenliğine dair kritik uyarılarda bulunuyor. Dijital platformlar üzerinden gerçekleştirilen bağış ve alışveriş trafiği, dolandırıcılık vakalarının en çok görüldüğü alanların başında geliyor. SAHTE SMS VE BAĞIŞ SİTELERİNE KARŞI DİKKATLİ OLUN Siber güvenlik uzmanları, vatandaşların telefonlarına gelen kısa mesaj içerisindeki linklere karşı son derece temkinli olması gerektiğini vurguluyor. Bayramın getirdiği manevi atmosferi suistimal eden suçlular, gerçek yardım kuruluşlarını birebir taklit ederek sahte internet siteleri kuruyor. Bu tarz tuzaklara düşen binlerce kişi, bağış yapma amacıyla girdikleri platformlarda kredi kartı bilgilerini dolandırıcıların ellerine teslim ediyor. Geçmiş dönemlerde faaliyet gösteren sahte web siteleri, yasal kurumların adını kullanarak kullanıcıların finansal verilerini ele geçirmeyi başardı. E-TİCARET SİTELERİNDEKİ CAZİP İNDİRİMLERE DİKKAT Bayram hediyeleri ve diğer alışveriş ihtiyaçları için düzenlenen sahte kampanyalar, siber korsanlar için en etkili silahlardan biri olarak öne çıkıyor. Gerçek dışı fiyatlarla cazip teklifler sunan sahte e-ticaret siteleri, tüketicileri maddi zarara uğratmak amacıyla ağlarını örüyor. Banka, e-ticaret devi veya tanınmış kurumlar gibi görünen sahte e-postalar ve kısa mesajlar, kullanıcıları doğrudan zararlı web sayfalarına yönlendiriyor. Banka adıyla gönderilen içeriklerin pek çok kişinin hesap bilgilerinin çalınmasına neden olduğu bilinen bir gerçek. DİJİTAL GÜVENLİK İÇİN ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER E-posta yoluyla gelen çok avantajlı bir teklife dair bağlantı alırsanız, bu linke tıklamadan önce mutlaka doğruluğunu kontrol edin. İlgili internet sayfasına doğrudan yasal web adresi üzerinden erişim sağlamak, sizi büyük bir riskten kurtaracaktır. Online alışverişleriniz için limitini kendinizin belirlediği özel bir kart edinmeyi veya bankaların sunduğu sanal kart hizmetlerini kullanmayı tercih edin. Bu kartların üzerinde yüksek miktarlarda bakiye bulundurmamak, olası bir veri sızıntısında kaybınızı minimuma indirecektir. Alışveriş yapacağınız platformların yalnızca resmi adreslerini kullanın ve başka sayfalardan yönlendirildiğiniz sitelerin URL yapılarına dikkatle bakın. Eğer resmi satıcıdan farklı bir adres görüyorsanız, sunulan teklifi ana web sayfası üzerinden tekrar teyit edin. Kullanıcıları kimlik avı girişimlerine karşı önceden uyaran davranış tabanlı güvenlik çözümlerini cihazlarınızda aktif tutun. Anti-phishing teknolojileri, sahte bir sayfayı ziyaret etmeye çalıştığınızda sizi uyararak kişisel verilerinizin korunmasına yardımcı olur. ŞİFRELERİNİZİ GÜVENDE TUTUN Aynı parolayı farklı platformlarda veya birden fazla hizmette kullanmaktan kesinlikle kaçının. Şifrelerden birinin ele geçirilmesi durumunda, tüm hesaplarınızın aynı anda tehlike altına girmesi kaçınılmaz bir sonuç olacaktır. Karmaşık ve güçlü şifreleri hatırlamakta zorluk yaşıyorsanız, güvenilir şifre yöneticisi uygulamalarından destek alabilirsiniz. Bu araçlar hem güvenliğinizi artırır hem de her hesap için farklı ve zorlu şifreler oluşturmanızı kolaylaştırır. Ödeme aşamasında yaşanabilecek hırsızlık olaylarını engellemek adına 3D Secure sistemini destekleyen siteleri tercih etmelisiniz. Ayrıca alışveriş yapacağınız sitenin SSL veya SET gibi uluslararası güvenlik standartlarına sahip olup olmadığını mutlaka denetleyin. Kaynağını bilmediğiniz hiçbir kısa mesajın içerisindeki bağlantıya tıklamayın ve bu tür mesajları telefonunuzdan vakit kaybetmeden silin. İnternet taahhüdünüzün bittiği gibi bahanelerle sizi arayan güvenmediğiniz numaralara itibar etmeyin ve bu kişileri engelleyin.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.