Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İhracat

Haberia - İhracat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İhracat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ümit Özdağ: Zafer Partisi sahada Haber

Ümit Özdağ: Zafer Partisi sahada

Bursa programı kapsamında Genel Merkez heyetiyle birlikte temaslarda bulunduklarını belirten Özdağ, İnegöl’ün ardından Bursa merkez ve farklı illerde ziyaretlerini sürdüreceklerini ifade etti. Parti olarak sahada aktif olduklarını vurgulayan Özdağ, “Zafer Partisi olarak biz sahadayız ve sahada çalışmalarımızı yüksek bir tempoyla sürdürüyoruz” dedi. Son dönemde okullarda yaşanan şiddet olaylarına ilişkin soruyu da yanıtlayan Özdağ, bu tür olayların yalnızca güvenlik önlemleriyle açıklanamayacağını belirtti. Basın ve sosyal medyada olay görüntülerinin paylaşılmasının doğru olmadığını savunan Özdağ, “Basının otokontrolle bu konuya yaklaşması gerekiyor. Asla görüntü olmamalı” ifadelerini kullandı. Eğitim ortamlarında şiddet riskine ilişkin akademik çalışmalara değinen Özdağ, sorunun çok boyutlu olduğunu ve sosyolojik ile psikolojik faktörlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Partisinin oy oranına ilişkin anket sorusunu da yanıtlayan Özdağ, anketlerin güvenilirliği konusunda tartışmalar bulunduğunu belirterek, “Ben anketler üzerinden konuşmaktan çok sahadaki canlılık üzerinden değerlendirme yapmayı tercih ediyorum” dedi. CHP ile olası siyasi iş birliğine yönelik soruya da değinen Özdağ, herhangi bir partiyle ittifaktan ziyade ilkesel bir birliktelikten söz ettiklerini ifade etti. Özdağ, “Biz herhangi bir siyasi partiyle ittifaktan bahsetmiyoruz, bir ilke etrafında birleşmekten bahsediyoruz. O ilke Cumhuriyet’in kuruluş ilkeleri ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür” diye konuştu. CHP’ye yönelik değerlendirmelerde de bulunan Özdağ, “Bizim CHP’ye yaptığımız çağrı kamuoyu önünde çok açıktır” ifadelerini kullandı. Özdağ, konuşmasının sonunda İnegöl’ün ekonomik yapısına da değinerek ilçenin ihracat başarısını ve sanayi çeşitliliğini övdü. İnegöl’ün önemli bir ekonomik başarıya imza attığını belirten Özdağ, bölge halkını tebrik etti.

ADMİB’de Rahmi İncetan dönemi Haber

ADMİB’de Rahmi İncetan dönemi

Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği’nin (ADMİB) yeni başkanı Rahmi İncetan oldu. Birliğin 9-10 Nisan 2026 tarihlerinde yapılan 2025 Olağan Seçimli Genel Kurulu sonucunda seçime tek liste ile giren İncetan, başkanlık görevini Fuat Tosyalı’dan devraldı. Genel kurul sürecinin tamamlanmasıyla birlikte ADMİB’de yeni dönem resmen başladı. Seçim sonrasında açıklamalarda bulunan Başkan Rahmi İncetan, birlik ve beraberlik vurgusu yaparak yeni dönemin ortak akıl ve güç birliğiyle şekilleneceğini ifade etti. İncetan, yönetim kadrosuna katılacak yeni isimlerle birlikte daha dinamik ve kapsayıcı bir yapı oluşturmayı hedeflediklerini belirtti. Başkan İncetan açıklamasında, “Yeni dönemde de hep birlikte, ekibimize katılacak yeni isimlerle gücümüzü artırarak, Fuat Tosyalı Bey’den devraldığımız bayrağı daha ileriye taşımak için çalışacağız.” ifadelerini kullandı. ADMİB’ten Tosyalı’ya teşekkür ADMİB, genel kurulun ardından 8 yıl boyunca başkanlık görevini yürüten Fuat Tosyalı için kapsamlı bir teşekkür mesajı yayımladı. Yönetim Kurulu adına yapılan açıklamada, Tosyalı’nın iki dönemlik görev süresini tamamladığı ve ilgili mevzuat gereği yeniden aday olmadığı ifade edildi. Tosyalı döneminde ADMİB’in hem kurumsal kapasitesinde hem de ihracat performansında dikkat çekici bir gelişim kaydettiği belirtilirken, 2017 yılında devralınan başkanlık göreviyle birlikte Birliğin küresel ölçekte daha etkin ve güçlü bir yapıya kavuştuğu ifade edildi. Tosyalı’nın görev süresi boyunca birliğe sunduğu katkılar için teşekkür edilirken, bundan sonraki çalışmalarında da başarılarının devamı dilendi.

Bursa Makine Sektörü Temsilcileri ITES China Fuarı’na Çıkarma Yaptı Haber

Bursa Makine Sektörü Temsilcileri ITES China Fuarı’na Çıkarma Yaptı

Türkiye’nin ihracat odaklı büyümesinde yurt dışı iş programları büyük önem taşırken, BTSO da firmaların dış ticaret hacmini artırmak hedefiyle 2026 yılında farklı coğrafyalara yönelik iş programlarını sürdürüyor. BTSO öncülüğünde yürütülen 3. Makine Teknolojileri UR-GE Projesi kapsamında UR-GE üyeleri ilk yurt dışı programını sektörün en önemli organizasyonlarından ITES China Fuarı’na çıkarma yaparak gerçekleştirdi. 120 bine yakın kişi, bin 600’ün üzerinde firmanın katıldığı fuarda, BTSO UR-GE projesi üyeleri son teknolojileri yerinde inceleme fırsatı buldu. BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, meclis ve komite üyeleri ve 80’i aşkın firma temsilcisinin yer aldığı heyet, fuarı detaylı bir şekilde incelerken farklı coğrafyalardan katılımcılarla görüşme imkanı yakaladı. “Hedefimiz Ülke İhracatına Katkı Koymak” BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, Makine UR-GE’nin 81 sektör paydaşıyla birlikte ITES China Makine, Otomasyon, Ekipmanları ve Elektronik Fuarı’nı ziyaret ettiklerini söyledi. Bu fuarın otomasyon teknolojileri ve elektronik açısından son derece belirleyici ve öncelikli bir organizasyon olduğunu söyleyen Şener, “Bizler de bu fuarda üretimlerimizin çeşitliliğini artırmak ve rekabet kapasitemizi geliştirmek için incelemelerde bulunuyoruz. Aktif olan 17 UR-GE’mizin önemli projelerinden biri makine UR-GE’miz. Bu fuarda hem Çin pazarını analiz etme hem de üretim teknolojileri hakkında bilgi edinme fırsatı bulduk. Çin, yüksek miktarda makine ithalatı yapan ve Amerika, Japonya, Almanya ile İtalya gibi güçlü rakiplerle rekabet ettiğimiz bir pazar. Biz de firmalarımızla birlikte bu pazarda yerimizi güçlendirmek adına sahada incelemeler gerçekleştirdik. Makine UR-GE’si olarak ilk kez Çin’e yönelik bir program düzenledik ve bu ziyaret tüm katılımcılar için oldukça verimli geçti. Ticaret Bakanlığımızın desteğiyle yürüttüğümüz UR-GE projeleriyle üyelerimizin ihracat performansını artırırken yeni pazarlara açılmalarını da sağlıyoruz. Bu çalışmalarla hem sektörümüzün uluslararası rekabet gücünü artırmayı hem de ülke ihracatına katkı sunmayı hedefliyoruz.” dedi. “Farklı İş Yapma Biçimleri Öğreniyoruz” Çin pazarına yönelik UR-GE programı kapsamında savunma ve enerji alanında sektöre ve firmalarına neler katabileceklerini araştırmak amacıyla fuara katıldıklarını söyleyen UR-GE Üyesi Faruk Önal, “BTSO’nun düzenlediği UR-GE programları firmalar için son derece önemli ve faydalı. Mümkün oldukça tüm UR-GE organizasyonlarına katılarak farklı iş yapma biçimlerini ve yenilikleri yerinde görüyoruz. Elde ettiğimiz bu kazanımları Bursa’da firmamızda uygulayarak kendimizi geliştirmeye ve ihracatımıza katkı sağlamaya çalışıyoruz. Bu projelerin hayata geçmesini sağlayan ve desteklerini esirgemeyen BTSO Başkanımız İbrahim Burkay’a da teşekkür ediyorum.” dedi. “Dünyanın Birçok Pazarına Ulaşabiliyoruz” BTSO’nun makine UR-GE kümelenmesi sayesinde dünyanın birçok pazarına ulaşabildiklerini söyleyen UR-GE Üyesi Emre Bahtiyar, “Gerçekten güzel bir organizasyon, hepimiz için verimli oldu. Şehrimiz makine sektöründe iyi bir konumda olsa da Çin, maliyetler ve yenilikler açısından ciddi bir rakibimiz. Özellikle yapay zekânın makinelere entegrasyonu konusunda önemli adımlar attıklarını görüyoruz. Biz de bu gelişmeleri yakından takip etmek ve bu alanlarda neler yapabileceğimizi öngörmek adına buradayız.” dedi. “Bizler İçin Önemli Bir Deneyim ve Kazanım” BTSO 9.Meslek Komitesi Başkanı Tülay Kurtul, BTSO makine UR-GE projesi kapsamında geniş bir heyetle Çin’de düzenlenen ITES Fuarı’na katıldıklarını söyledi. Fuarda sergilenen yeni teknolojileri yerinde inceleyerek Türk sanayisinin rekabet gücünü artırmaya yönelik fırsatları değerlendirmek amacıyla bu organizasyonda yer aldıklarını söyleyen Kurtul, “Burada sektörümüz açısından neler yapabileceğimizi görmek ve gelişen teknolojileri yakından takip etmek için kapsamlı incelemelerde bulunuyoruz. Çin pazarına yönelik ilk kez gerçekleştirilen bu UR-GE programı, firmalarımız açısından önemli bir deneyim ve kazanım sağlıyor. Elde ettiğimiz bilgileri ve gözlemleri kendi üretim süreçlerimize yansıtarak daha rekabetçi bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz. Bu değerli organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.” dedi. UR-GE Üyesi Mehmet Parladı ise, “Sektörün yönünü ve yeni teknolojileri yerinde görmek bizim için çok değerli. UR-GE projeleri firmalarımıza büyük katkılar sağlıyor.” dedi.

ABD- İsrail- İran savaşı ekonomileri baltalıyor! Haber

ABD- İsrail- İran savaşı ekonomileri baltalıyor!

Burpol Yönetim Kurulu Başkanı, PAGÇEV Danışma Kurulu Başkan Yardımcısı ve BUSİAD Denetleme Kurulu Üyesi İlkay Yıldırım, Orta Doğu’da devam eden savaşın ekonomiye olası etkilerini değerlendirerek, küresel tedarik zincirlerinin, enerji fiyatlarının, sigorta maliyetlerinin ve finansal risk algısının yeniden fiyatlandığı bir sürecin küresel ekonomik kırılganlıkları tetikleyebileceğini söyledi. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının dünya ticaretine olumsuz etkileri olacağına işaret eden Yıldırım, “Dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın kapatılması, küresel ekonominin enerji damarının ciddi biçimde tıkanması demek. Gemilerin beklemesi ve rota değiştirmesi şimdiden piyasaları etkilemeye başladı. Net enerji ithalatçısı olan Türkiye için bu durum; akaryakıtta fiyat güncellemeleri, artan taşımacılık maliyetleri ve zincirleme olarak gıda ile üretim fiyatlarının yükselmesi anlamına geliyor” dedi. Petrol Fiyatları ve Enflasyon Sarmalı Yıldırım, Orta Vadeli Program’da (OVP) 2026 yılı için öngörülen 65 dolarlık varil fiyatı varsayımının, çatışmalar nedeniyle 100 dolar seviyelerine çıkma riskiyle karşı karşıya olduğunu vurguladı. Bu yükselişin Türkiye ekonomisindeki olası yansımalarına dikkat çeken Yıldırım, bu sürecin cari açık ve enflasyon hedefinde yukarı yönlü sapmalara neden olabileceğini kaydetti. Yıldırım, savaşın uzaması halinde ise, büyümenin ivme kaybettiği ancak enflasyonun yüksek seyrettiği stagflasyonist bir baskının tetiklenebileceğini, Avrupa ekonomilerinin bir petrol şokuyla resesyona girmesinin ise en büyük pazarımız olan AB’ye ihracatımızı zayıflatabileceğini dile getirdi. Küresel risklerin artmasıyla gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışı yaşanabileceğini ifade eden İlkay Yıldırım, Türkiye’nin bu süreçte Merkez Bankası rezervlerinin yüksekliği sayesinde önemli bir avantaja sahip olduğunu belirtti. Yıldırım, “Ülkemizde finansal istikrarı koruma yönünde adımları atılıyor. Üretim ve ihracat gücünü koruyacak ekonomik politikalar uygulanmalı” diye konuştu.

BTSO: Tekstilden vazgeçme lüksümüz yok Haber

BTSO: Tekstilden vazgeçme lüksümüz yok

BTSO’nun Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı, iş dünyasının referans eğitim merkezi Bursa Business School’da gerçekleştirildi. Meclis üyelerinin yoğun katılımıyla düzenlenen toplantıda konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ölçekte dengelerin hızla değiştiğini, iş dünyasının bu dönüşüme uyum sağlamak zorunda olduğunu ifade etti. Bir tarafta teknolojinin üretim modellerini değiştirdiğini, diğer tarafta tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiğini belirten Başkan Burkay, “Yapay zekâ, veri ekonomisi, yeşil mutabakat, savunma ve uzay teknolojilerindeki gelişmeler artık gündelik hayatın parçası haline geldi. Böyle bir çağda şirketlerimizi dünün refleksleriyle yönetemeyiz. Bilgiye yatırım yapmadığımız takdirde ağır bedeller ödeyebiliriz. İşletmelerin en büyük sermayesi artık fiziki varlıkları değil, bilgi birikimi ve adaptasyon kabiliyetidir.” dedi. “Mekanlar Betonla Değil İçindeki Fikirlerle Büyür” Bu süreçte kentin sanayi ve ticaret hafızasını geleceğin diliyle buluşturan projelerin önemine dikkat çeken İbrahim Burkay, BTSO çatısı altında ortak aklı harekete geçirerek gerçekleştirdikleri TEKNOSAB, GUHEM, BUTEKOM ve Model Fabrika gibi projelerin bu vizyonun birer parçası olduğunu söyledi. “Biz mekânları betonla değil, içindeki fikirlerle büyütmeyi hedefledik.” diyen İbrahim Burkay, özellikle Bursa Business School’un iş dünyasının strateji geliştirdiği, yöneticilerin küresel trendleri analiz ettiği ve şirketlerin dönüşüm programlarını kurguladığı bir merkez olarak tasarlandığını söyledi. Uludağ’ın dört mevsim yaşayan bir çekim merkezine dönüşmesinin de aynı vizyonun bir parçası olduğunu belirten İbrahim Burkay, eğitim, kongre ve sektör buluşmalarıyla bölgenin 12 ay aktif hale gelmeye başladığını dile getirdi. “Tekstilden Vazgeçme Lüksümüz Yok” Küresel ölçekte tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu kritik dönemde, kentin üretim kaslarını bir üst lige taşıma kararlılığında olduklarını ifade eden Başkan Burkay, stratejik dönüşümün lokomotif sektörlerdeki etkisine değindi. Başta tekstil ve hazır giyim olmak üzere emek yoğun kolların ciddi bir darboğazdan geçtiğini ancak bu alanların ekonominin omurgası olmaya devam ettiğini hatırlatan Burkay, yıllık 30-35 milyar dolarlık ihracat katkısı ve 1 milyona yaklaşan istihdam gücüyle tekstilin ekonominin temel taşlarından biri olduğunu ifade etti. “‘Bitti, bitiyor’ denilen bu devasa sektör bugün hâlâ dünyanın en güçlü markalarının en güvenilir iş ortağı konumunda. Yüzyıllara dayanan bu birikimi kaybetme lüksümüz yok. Geleneksel üretim gücümüzü teknik ve fonksiyonel tekstillerle harmanlayarak sektörü daha üst bir lige taşımak zorundayız.” ifadelerini kullanan Başkan İbrahim Burkay, şöyle devam etti: “Türkiye ve bilhassa Bursa, dünyanın en köklü üretim merkezleri arasında. Bizim bu kazanımlarımızı kaybetme lüksümüz yok. Yapmamız gereken; yeni iş modellerini hızla sistemimize entegre etmektir. Geleneksel üretim gücümüzü teknik ve fonksiyonel tekstillerle harmanlayarak sektörü çok daha nitelikli, dirençli ve vazgeçilmez bir küresel güce dönüştürmeliyiz. BUTEKOM bünyesindeki Türkiye’nin en büyük mükemmeliyet merkezleri, konvansiyonel üretim yapan firmalarımızın teknik alanlara geçişinde önemli bir itici güçtür. Bu stratejik dönüşümle tekstil başta olmak üzere tüm üretim değerlerimizi çok daha nitelikli, dirençli ve küresel ölçekte vazgeçilmez bir konuma taşıyacağımıza inanıyorum.” KFA Fuarcılık ile Savunma Sanayinde Küresel Rol BTSO’nun iştirakleriyle birlikte Türkiye’nin en büyük ticaret platformlarında etkin rol üstlendiğini belirten Burkay, “IDEF, dünyanın en büyük savunma sanayi fuarlarından biri. 3-9 Mayıs 2027 tarihlerinde fuarımızı iştirakimiz KFA Fuarcılık organizasyonunda gerçekleştireceğiz. Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı ile iş birliği protokolümüzü imzaladık. Savunma sanayi, ülkelerin stratejik gücünü belirleyen en kritik alanların başında geliyor. Yüksek teknoloji üretme kabiliyeti, mühendislik altyapısı ve ihracat potansiyeli ekonomik bağımsızlığın temel unsurlarıdır. KFA organizasyonuyla 2025’te elde ettiğimiz başarıyı 2027’de daha ileri taşımayı hedefliyoruz.” dedi. “Ortak Akıl ve Dayanışma En Büyük Gücümüz” Ekonomide zorlu bir dönemden geçildiğini ancak Bursa iş dünyasının güçlü bir dayanışma kültürüne sahip olduğunu belirten Burkay, “Odamızın son yıllardaki en önemli kazanımlarından biri ortak akıl iradesidir. Farklı görüşleri aynı masada buluşturabilme olgunluğumuz var. Bursa iş dünyasının ortak menfaatini kişisel önceliklerin önüne koyabilme iradesine sahibiz. Bu meclis her zaman birlik ve beraberliğini en güçlü şekilde ortaya koydu. Bu duruşu koruduğumuz sürece Bursa’mızın potansiyelini daha ileri taşıyacağımıza yürekten inanıyorum. Dağınık duruşlar zayıflık üretir, ortak duruş ise güç üretir. BTSO’nun en büyük sermayesi işte bu birlik ve beraberlik ruhudur. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da 60 bini aşkın üyemizin yanında olmaya devam edeceğiz.” diye konuştu. Meclis Başkanı Ali Uğur’dan İş Dünyasına Yardım Teşekkürü Toplantıda ayrıca BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur da Ramazan ayının birlik ve dayanışma duygularını pekiştirmesini temenni ederek, “Her yıl olduğu gibi bu yıl da Ramazan ayının manevi iklimini paylaşmanın sorumluluğuyla, ihtiyaç sahiplerine yönelik erzak kolisi desteklerimizi gerçekleştirdik. Katkı sunan, destek veren tüm meclis üyelerimize gönülden teşekkür ediyorum. BTSO olarak 70 meslek komitemizle birlikte ortak akıl, istişare ve iş birliği kültürüyle çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz.” dedi.

Anahtar Parti lideri Bursa iftarında iktidara ve muhalefete yüklendi! Haber

Anahtar Parti lideri Bursa iftarında iktidara ve muhalefete yüklendi!

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin Bursa’daki iftar programında partililerle bir araya geldi. Yoğun katılımın olduğu programda konuşan Ağıralioğlu, 24 yıllık iktidarı sert sözlerle eleştirerek, “Bu memlekette dert çok, ama derman olması gerekenler dert üretir hale geldi” dedi. “Bu kadar sorun niye var?” Konuşmasında ekonomik krizden adalet sistemine, eğitimden tarım ve hayvancılığa kadar birçok başlığa değinen Ağıralioğlu, Türkiye’nin sahip olduğu potansiyele rağmen yerinde saydığını savundu. “24 yıldır iktidarda tuttuğunuz bir memlekette; yüksek enflasyon altında ezilen esnaf var, faiz yükü altında can çekişen sanayi var, feryat eden çiftçi var, köyünü terk eden insanımız var. Üniversite mezunu işsiz gençlerimiz, beyin göçüyle yurtdışına giden evlatlarımız var. Kadın cinayetleri var, güvenlik sorunu var. Bu kadar ‘madem’ var da bu kadar sorun niye var?” diye konuştu. “Paramız pul oldu, adalet siyasallaştı” Türkiye’nin ekonomik ve hukuki göstergelerine dikkat çeken Ağıralioğlu, “Paramız pul oldu. Yolsuzlukta, adaletsizlikte, hukuksuzlukta derecelerimiz var. Bereket ticarette değil; yüksek enflasyon altında can çekişiyoruz. Adalet, siyasetin gölgesinden kurtulamıyor” ifadelerini kullandı. IMF verilerine atıf yapan Ağıralioğlu, Türkiye’nin yıllardır dünya ekonomisinde benzer sıralamada kaldığını belirterek, “Doğru yönetilseydik bugün ilk 10 ekonomi arasındaydık. Milli gelir 30 bin dolar olacaktı, ihracat 1 trilyon doları bulacaktı” dedi. “Millete umut olacaktınız” İktidarın vaatleri ile mevcut tablo arasındaki farka dikkat çeken Ağıralioğlu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile yürütmenin geniş yetkilerle donatıldığını hatırlattı. “Millet size mazeretsiz bir kudret verdi. İstediğiniz bakanı atayabildiğiniz, istediğiniz kurumu değiştirebildiğiniz bir sistem kuruldu. Her derse derman olacaktınız. Ama millet umut beklerken, umutlar kabusa döndü” diye konuştu. “Anahtar Parti bir zorunluluktu” Partisini neden kurduklarını da anlatan Ağıralioğlu, şu ifadeleri kullandı: “Memleketi ayağa kaldıracak planımız da var programımız da var. Ama mevcut yönetimle bu yük taşınmıyor. Muhafaza etmesi gerekenleri muhafaza edemeyenler sadece iktidarlarını koruyor. O yüzden Anahtar Parti’yi kurmak zorunda kaldık. Bu parti, vaat edilenlerle yaşananlar arasındaki farktan doğdu.” Konuşmasının sonunda gençlere özel vurgu yapan Ağıralioğlu, “Evlatlarımız kahırla değil, kudretle yurtdışına gitsin. Beyin göçü değil, beyin gücü olalım” dedi. “Cumhuriyet’in koordinatlarıyla oynayamazsınız” Cumhuriyet’in temel niteliklerinin tartışmaya açılmaması gerektiğini vurgulayan Ağıralioğlu, şunları söyledi: “Cumhuriyet’i bekleyecekseniz, bu vatanın hangi koordinatlarda kurulduğunu bileceksiniz. Ayyıldızlı bayrağın yanına başka bayrak hevesi taşımayacaksınız. Üniter yapıyı tartıştırmayacaksınız. Anayasayı gevşetmeyeceksiniz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne cüret gösterenlere nefes aldırmayacaksınız.” Cumhuriyet’in kurucu iradesine atıf yapan Ağıralioğlu, “Atatürk’ün kurduğu parti deyip üniter yapıyı tartıştırmaya kimsenin hakkı yok” ifadelerini kullandı. “Dindarsanız haram yemeyeceksiniz” Konuşmasında iktidara da doğrudan seslenen Ağıralioğlu, dindarlık ve milliyetçilik kavramlarının sorumluluk gerektirdiğini belirtti: “Dindarsanız haram yemeyeceksiniz. Dindarsanız adaletsizlik yapmayacaksınız. Dindarsanız 85 milyonun size emanet olduğunu unutmayacaksınız. Sizin gibi düşünmeyenleri de emanet bileceksiniz.” Milliyetçilik vurgusunda ise çevre, üretim ve gençlik konularına dikkat çekti: “Milliyetçiyseniz sadece slogan atmayacaksınız. Beyin göçüne giden evlatlarınızdan utanacaksınız. Irmaklar kirleniyorsa dert edeceksiniz. Toprak zehirleniyorsa karşı çıkacaksınız. Köyler boşalıyorsa kaygılanacaksınız. Kumar ve bahis tezgahlarında kaybolan gençler için sorumluluk hissedeceksiniz.” “MHP’den HDP’ye giden oylar da bizim insanımız” Siyasette küsen, daralan ve umudunu yitiren seçmenlere de değinen Ağıralioğlu, “Biz 85 milyonun tamamına ailemiz diyebiliyoruz. Siyasetin hatasından dolayı başka partilere giden oylar da bu milletin evlatlarıdır” dedi. İktidar partileri olan Adalet ve Kalkınma Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi’ne de çağrıda bulunan Ağıralioğlu, “Seçime kadar çözebildikleri her soruna teşekkür edeceğiz. Çözemezlerse nöbette biz varız” diye konuştu. ⸻ “Anahtar Parti itham gölgesi taşımayan bir kadrodur” Muhalefetin yetersizliği üzerinden iktidarın avantaj sağladığını savunan Ağıralioğlu, Anahtar Parti’nin bu boşluğu doldurmak için kurulduğunu ifade etti: “Bu memlekette cumhuriyetimiz var, milliyetçilerimiz var, muhafazakârlarımız var, dervişimiz var, hocamız var. Hepsi var ama memleketin hali ortada. Biz, hiçbir ithamın gölge düşüremeyeceği memleket evlatlarıyız. Devlet ve millet düşmanlığı bize yakıştırılamaz.” Ağıralioğlu, önümüzdeki döneme “nöbet hazırlığı” yaptıklarını belirterek, “Doğru yönetilirse bu topraklar 85 milyona değil 850 milyona yeter. Yanlış yönetilirse 85 bin kişiye bile yetmez” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.