Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İhracat

- İhracat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İhracat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD- İsrail- İran savaşı ekonomileri baltalıyor! Haber

ABD- İsrail- İran savaşı ekonomileri baltalıyor!

Burpol Yönetim Kurulu Başkanı, PAGÇEV Danışma Kurulu Başkan Yardımcısı ve BUSİAD Denetleme Kurulu Üyesi İlkay Yıldırım, Orta Doğu’da devam eden savaşın ekonomiye olası etkilerini değerlendirerek, küresel tedarik zincirlerinin, enerji fiyatlarının, sigorta maliyetlerinin ve finansal risk algısının yeniden fiyatlandığı bir sürecin küresel ekonomik kırılganlıkları tetikleyebileceğini söyledi. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının dünya ticaretine olumsuz etkileri olacağına işaret eden Yıldırım, “Dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın kapatılması, küresel ekonominin enerji damarının ciddi biçimde tıkanması demek. Gemilerin beklemesi ve rota değiştirmesi şimdiden piyasaları etkilemeye başladı. Net enerji ithalatçısı olan Türkiye için bu durum; akaryakıtta fiyat güncellemeleri, artan taşımacılık maliyetleri ve zincirleme olarak gıda ile üretim fiyatlarının yükselmesi anlamına geliyor” dedi. Petrol Fiyatları ve Enflasyon Sarmalı Yıldırım, Orta Vadeli Program’da (OVP) 2026 yılı için öngörülen 65 dolarlık varil fiyatı varsayımının, çatışmalar nedeniyle 100 dolar seviyelerine çıkma riskiyle karşı karşıya olduğunu vurguladı. Bu yükselişin Türkiye ekonomisindeki olası yansımalarına dikkat çeken Yıldırım, bu sürecin cari açık ve enflasyon hedefinde yukarı yönlü sapmalara neden olabileceğini kaydetti. Yıldırım, savaşın uzaması halinde ise, büyümenin ivme kaybettiği ancak enflasyonun yüksek seyrettiği stagflasyonist bir baskının tetiklenebileceğini, Avrupa ekonomilerinin bir petrol şokuyla resesyona girmesinin ise en büyük pazarımız olan AB’ye ihracatımızı zayıflatabileceğini dile getirdi. Küresel risklerin artmasıyla gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışı yaşanabileceğini ifade eden İlkay Yıldırım, Türkiye’nin bu süreçte Merkez Bankası rezervlerinin yüksekliği sayesinde önemli bir avantaja sahip olduğunu belirtti. Yıldırım, “Ülkemizde finansal istikrarı koruma yönünde adımları atılıyor. Üretim ve ihracat gücünü koruyacak ekonomik politikalar uygulanmalı” diye konuştu.

BTSO: Tekstilden vazgeçme lüksümüz yok Haber

BTSO: Tekstilden vazgeçme lüksümüz yok

BTSO’nun Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı, iş dünyasının referans eğitim merkezi Bursa Business School’da gerçekleştirildi. Meclis üyelerinin yoğun katılımıyla düzenlenen toplantıda konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ölçekte dengelerin hızla değiştiğini, iş dünyasının bu dönüşüme uyum sağlamak zorunda olduğunu ifade etti. Bir tarafta teknolojinin üretim modellerini değiştirdiğini, diğer tarafta tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiğini belirten Başkan Burkay, “Yapay zekâ, veri ekonomisi, yeşil mutabakat, savunma ve uzay teknolojilerindeki gelişmeler artık gündelik hayatın parçası haline geldi. Böyle bir çağda şirketlerimizi dünün refleksleriyle yönetemeyiz. Bilgiye yatırım yapmadığımız takdirde ağır bedeller ödeyebiliriz. İşletmelerin en büyük sermayesi artık fiziki varlıkları değil, bilgi birikimi ve adaptasyon kabiliyetidir.” dedi. “Mekanlar Betonla Değil İçindeki Fikirlerle Büyür” Bu süreçte kentin sanayi ve ticaret hafızasını geleceğin diliyle buluşturan projelerin önemine dikkat çeken İbrahim Burkay, BTSO çatısı altında ortak aklı harekete geçirerek gerçekleştirdikleri TEKNOSAB, GUHEM, BUTEKOM ve Model Fabrika gibi projelerin bu vizyonun birer parçası olduğunu söyledi. “Biz mekânları betonla değil, içindeki fikirlerle büyütmeyi hedefledik.” diyen İbrahim Burkay, özellikle Bursa Business School’un iş dünyasının strateji geliştirdiği, yöneticilerin küresel trendleri analiz ettiği ve şirketlerin dönüşüm programlarını kurguladığı bir merkez olarak tasarlandığını söyledi. Uludağ’ın dört mevsim yaşayan bir çekim merkezine dönüşmesinin de aynı vizyonun bir parçası olduğunu belirten İbrahim Burkay, eğitim, kongre ve sektör buluşmalarıyla bölgenin 12 ay aktif hale gelmeye başladığını dile getirdi. “Tekstilden Vazgeçme Lüksümüz Yok” Küresel ölçekte tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu kritik dönemde, kentin üretim kaslarını bir üst lige taşıma kararlılığında olduklarını ifade eden Başkan Burkay, stratejik dönüşümün lokomotif sektörlerdeki etkisine değindi. Başta tekstil ve hazır giyim olmak üzere emek yoğun kolların ciddi bir darboğazdan geçtiğini ancak bu alanların ekonominin omurgası olmaya devam ettiğini hatırlatan Burkay, yıllık 30-35 milyar dolarlık ihracat katkısı ve 1 milyona yaklaşan istihdam gücüyle tekstilin ekonominin temel taşlarından biri olduğunu ifade etti. “‘Bitti, bitiyor’ denilen bu devasa sektör bugün hâlâ dünyanın en güçlü markalarının en güvenilir iş ortağı konumunda. Yüzyıllara dayanan bu birikimi kaybetme lüksümüz yok. Geleneksel üretim gücümüzü teknik ve fonksiyonel tekstillerle harmanlayarak sektörü daha üst bir lige taşımak zorundayız.” ifadelerini kullanan Başkan İbrahim Burkay, şöyle devam etti: “Türkiye ve bilhassa Bursa, dünyanın en köklü üretim merkezleri arasında. Bizim bu kazanımlarımızı kaybetme lüksümüz yok. Yapmamız gereken; yeni iş modellerini hızla sistemimize entegre etmektir. Geleneksel üretim gücümüzü teknik ve fonksiyonel tekstillerle harmanlayarak sektörü çok daha nitelikli, dirençli ve vazgeçilmez bir küresel güce dönüştürmeliyiz. BUTEKOM bünyesindeki Türkiye’nin en büyük mükemmeliyet merkezleri, konvansiyonel üretim yapan firmalarımızın teknik alanlara geçişinde önemli bir itici güçtür. Bu stratejik dönüşümle tekstil başta olmak üzere tüm üretim değerlerimizi çok daha nitelikli, dirençli ve küresel ölçekte vazgeçilmez bir konuma taşıyacağımıza inanıyorum.” KFA Fuarcılık ile Savunma Sanayinde Küresel Rol BTSO’nun iştirakleriyle birlikte Türkiye’nin en büyük ticaret platformlarında etkin rol üstlendiğini belirten Burkay, “IDEF, dünyanın en büyük savunma sanayi fuarlarından biri. 3-9 Mayıs 2027 tarihlerinde fuarımızı iştirakimiz KFA Fuarcılık organizasyonunda gerçekleştireceğiz. Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı ile iş birliği protokolümüzü imzaladık. Savunma sanayi, ülkelerin stratejik gücünü belirleyen en kritik alanların başında geliyor. Yüksek teknoloji üretme kabiliyeti, mühendislik altyapısı ve ihracat potansiyeli ekonomik bağımsızlığın temel unsurlarıdır. KFA organizasyonuyla 2025’te elde ettiğimiz başarıyı 2027’de daha ileri taşımayı hedefliyoruz.” dedi. “Ortak Akıl ve Dayanışma En Büyük Gücümüz” Ekonomide zorlu bir dönemden geçildiğini ancak Bursa iş dünyasının güçlü bir dayanışma kültürüne sahip olduğunu belirten Burkay, “Odamızın son yıllardaki en önemli kazanımlarından biri ortak akıl iradesidir. Farklı görüşleri aynı masada buluşturabilme olgunluğumuz var. Bursa iş dünyasının ortak menfaatini kişisel önceliklerin önüne koyabilme iradesine sahibiz. Bu meclis her zaman birlik ve beraberliğini en güçlü şekilde ortaya koydu. Bu duruşu koruduğumuz sürece Bursa’mızın potansiyelini daha ileri taşıyacağımıza yürekten inanıyorum. Dağınık duruşlar zayıflık üretir, ortak duruş ise güç üretir. BTSO’nun en büyük sermayesi işte bu birlik ve beraberlik ruhudur. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da 60 bini aşkın üyemizin yanında olmaya devam edeceğiz.” diye konuştu. Meclis Başkanı Ali Uğur’dan İş Dünyasına Yardım Teşekkürü Toplantıda ayrıca BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur da Ramazan ayının birlik ve dayanışma duygularını pekiştirmesini temenni ederek, “Her yıl olduğu gibi bu yıl da Ramazan ayının manevi iklimini paylaşmanın sorumluluğuyla, ihtiyaç sahiplerine yönelik erzak kolisi desteklerimizi gerçekleştirdik. Katkı sunan, destek veren tüm meclis üyelerimize gönülden teşekkür ediyorum. BTSO olarak 70 meslek komitemizle birlikte ortak akıl, istişare ve iş birliği kültürüyle çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz.” dedi.

Anahtar Parti lideri Bursa iftarında iktidara ve muhalefete yüklendi! Haber

Anahtar Parti lideri Bursa iftarında iktidara ve muhalefete yüklendi!

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin Bursa’daki iftar programında partililerle bir araya geldi. Yoğun katılımın olduğu programda konuşan Ağıralioğlu, 24 yıllık iktidarı sert sözlerle eleştirerek, “Bu memlekette dert çok, ama derman olması gerekenler dert üretir hale geldi” dedi. “Bu kadar sorun niye var?” Konuşmasında ekonomik krizden adalet sistemine, eğitimden tarım ve hayvancılığa kadar birçok başlığa değinen Ağıralioğlu, Türkiye’nin sahip olduğu potansiyele rağmen yerinde saydığını savundu. “24 yıldır iktidarda tuttuğunuz bir memlekette; yüksek enflasyon altında ezilen esnaf var, faiz yükü altında can çekişen sanayi var, feryat eden çiftçi var, köyünü terk eden insanımız var. Üniversite mezunu işsiz gençlerimiz, beyin göçüyle yurtdışına giden evlatlarımız var. Kadın cinayetleri var, güvenlik sorunu var. Bu kadar ‘madem’ var da bu kadar sorun niye var?” diye konuştu. “Paramız pul oldu, adalet siyasallaştı” Türkiye’nin ekonomik ve hukuki göstergelerine dikkat çeken Ağıralioğlu, “Paramız pul oldu. Yolsuzlukta, adaletsizlikte, hukuksuzlukta derecelerimiz var. Bereket ticarette değil; yüksek enflasyon altında can çekişiyoruz. Adalet, siyasetin gölgesinden kurtulamıyor” ifadelerini kullandı. IMF verilerine atıf yapan Ağıralioğlu, Türkiye’nin yıllardır dünya ekonomisinde benzer sıralamada kaldığını belirterek, “Doğru yönetilseydik bugün ilk 10 ekonomi arasındaydık. Milli gelir 30 bin dolar olacaktı, ihracat 1 trilyon doları bulacaktı” dedi. “Millete umut olacaktınız” İktidarın vaatleri ile mevcut tablo arasındaki farka dikkat çeken Ağıralioğlu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile yürütmenin geniş yetkilerle donatıldığını hatırlattı. “Millet size mazeretsiz bir kudret verdi. İstediğiniz bakanı atayabildiğiniz, istediğiniz kurumu değiştirebildiğiniz bir sistem kuruldu. Her derse derman olacaktınız. Ama millet umut beklerken, umutlar kabusa döndü” diye konuştu. “Anahtar Parti bir zorunluluktu” Partisini neden kurduklarını da anlatan Ağıralioğlu, şu ifadeleri kullandı: “Memleketi ayağa kaldıracak planımız da var programımız da var. Ama mevcut yönetimle bu yük taşınmıyor. Muhafaza etmesi gerekenleri muhafaza edemeyenler sadece iktidarlarını koruyor. O yüzden Anahtar Parti’yi kurmak zorunda kaldık. Bu parti, vaat edilenlerle yaşananlar arasındaki farktan doğdu.” Konuşmasının sonunda gençlere özel vurgu yapan Ağıralioğlu, “Evlatlarımız kahırla değil, kudretle yurtdışına gitsin. Beyin göçü değil, beyin gücü olalım” dedi. “Cumhuriyet’in koordinatlarıyla oynayamazsınız” Cumhuriyet’in temel niteliklerinin tartışmaya açılmaması gerektiğini vurgulayan Ağıralioğlu, şunları söyledi: “Cumhuriyet’i bekleyecekseniz, bu vatanın hangi koordinatlarda kurulduğunu bileceksiniz. Ayyıldızlı bayrağın yanına başka bayrak hevesi taşımayacaksınız. Üniter yapıyı tartıştırmayacaksınız. Anayasayı gevşetmeyeceksiniz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne cüret gösterenlere nefes aldırmayacaksınız.” Cumhuriyet’in kurucu iradesine atıf yapan Ağıralioğlu, “Atatürk’ün kurduğu parti deyip üniter yapıyı tartıştırmaya kimsenin hakkı yok” ifadelerini kullandı. “Dindarsanız haram yemeyeceksiniz” Konuşmasında iktidara da doğrudan seslenen Ağıralioğlu, dindarlık ve milliyetçilik kavramlarının sorumluluk gerektirdiğini belirtti: “Dindarsanız haram yemeyeceksiniz. Dindarsanız adaletsizlik yapmayacaksınız. Dindarsanız 85 milyonun size emanet olduğunu unutmayacaksınız. Sizin gibi düşünmeyenleri de emanet bileceksiniz.” Milliyetçilik vurgusunda ise çevre, üretim ve gençlik konularına dikkat çekti: “Milliyetçiyseniz sadece slogan atmayacaksınız. Beyin göçüne giden evlatlarınızdan utanacaksınız. Irmaklar kirleniyorsa dert edeceksiniz. Toprak zehirleniyorsa karşı çıkacaksınız. Köyler boşalıyorsa kaygılanacaksınız. Kumar ve bahis tezgahlarında kaybolan gençler için sorumluluk hissedeceksiniz.” “MHP’den HDP’ye giden oylar da bizim insanımız” Siyasette küsen, daralan ve umudunu yitiren seçmenlere de değinen Ağıralioğlu, “Biz 85 milyonun tamamına ailemiz diyebiliyoruz. Siyasetin hatasından dolayı başka partilere giden oylar da bu milletin evlatlarıdır” dedi. İktidar partileri olan Adalet ve Kalkınma Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi’ne de çağrıda bulunan Ağıralioğlu, “Seçime kadar çözebildikleri her soruna teşekkür edeceğiz. Çözemezlerse nöbette biz varız” diye konuştu. ⸻ “Anahtar Parti itham gölgesi taşımayan bir kadrodur” Muhalefetin yetersizliği üzerinden iktidarın avantaj sağladığını savunan Ağıralioğlu, Anahtar Parti’nin bu boşluğu doldurmak için kurulduğunu ifade etti: “Bu memlekette cumhuriyetimiz var, milliyetçilerimiz var, muhafazakârlarımız var, dervişimiz var, hocamız var. Hepsi var ama memleketin hali ortada. Biz, hiçbir ithamın gölge düşüremeyeceği memleket evlatlarıyız. Devlet ve millet düşmanlığı bize yakıştırılamaz.” Ağıralioğlu, önümüzdeki döneme “nöbet hazırlığı” yaptıklarını belirterek, “Doğru yönetilirse bu topraklar 85 milyona değil 850 milyona yeter. Yanlış yönetilirse 85 bin kişiye bile yetmez” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.