Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İsrail

Haberia - İsrail haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İsrail haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ümit Özdağ: Sandıktan kaçmak siyasi meşruiyet krizidir Haber

Ümit Özdağ: Sandıktan kaçmak siyasi meşruiyet krizidir

Prof. Dr. Özdağ, olaylarda hayatını kaybedenler için başsağlığı dileyerek, sürecin bilimsel yöntemlerle ele alınması gerektiğini ifade etti. Toplantıda konuşan Psikiyatri Profesörü Prof. Dr. Sertaç Ak ise saldırıların uluslararası literatürde de incelendiğini belirterek, benzer olayların artış gösterdiğine dikkat çekti. Prof. Dr. Ak, saldırgan profillerine ilişkin olarak “Ne yazık ki son yıllarda psikiyatri ve sosyal psikoloji alanında bu tür okul baskınlarının yaşanabileceğini öngörüyorduk” ifadelerini kullandı. Ak, bu kişilerin ağır psikiyatrik hastalıklardan çok depresyon, intihar düşünceleri, sosyal dışlanma ve reddedilme gibi faktörlerle öne çıktığını belirterek, “En önemli tetikleyiciler arasında akran zorbalığı ve romantik reddedilme yer alıyor” dedi. Çözüm önerilerine de değinen Ak, yalnızca güvenlik önlemlerinin yeterli olmayacağını vurgulayarak, “Kök nedene inmeden bu sorun çözülemez. Okullarda psikolojik danışmanlık mekanizmalarının güçlendirilmesi ve riskli bireylerin erken tespit edilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. Ak ayrıca, medya yayınlarına ilişkin olarak “Bu tür olayların görüntüleri yayılmamalı, çünkü benzer olayları tetikleyebilir” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Ümit Özdağ ise siyasi gündeme ilişkin yaptığı konuşmada erken seçim çağrısını yineleyerek, “Eğer bir iktidar seçim sandığından ve milletten kaçıyorsa, başarısız olduğunu kabul ediyor demektir” dedi. Özdağ, “Millete rağmen siyaset olmaz. Sandıktan kaçmak siyasi meşruiyet krizidir” ifadelerini kullandı. Ekonomiye değinen Özdağ, Türkiye’de yüksek enflasyon, faiz yükü ve bütçe açıklarına dikkat çekti. Merkez Bankası verilerine atıfta bulunan Özdağ, “Türkiye Cumhuriyeti tarihinin faiz lobilerine en fazla faiz ödemesi yapan hükümetiyle karşı karşıyayız” dedi. Özdağ, üç yıllık toplam zarar ve bütçe açığına ilişkin verilerin ekonomik görünüm açısından ciddi riskler barındırdığını ifade etti. Konuşmasında yabancı maden şirketlerine de değinen Özdağ, “Yabancı maden şirketleri kendi ülkelerinde kullanmaları yasak olan yöntemleri Anadolu topraklarında kullanıyor” ifadelerini kullandı. Zeytinlikler ve tarım alanlarının zarar gördüğünü savunan Özdağ, “Kur’an-ı Kerim’de ‘zeytine ve incire ant olsun’ deniyor. Ancak bu ağaçlar yok ediliyor” dedi. Dış politika değerlendirmelerinde ise ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilime dikkat çeken Özdağ, Orta Doğu’da artan çatışma riskinin küresel istikrarı tehdit ettiğini söyledi. Hürmüz Boğazı ve bölgesel gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulunan Özdağ, “Bölgedeki her yeni adım küresel barış açısından risk oluşturmaktadır” ifadelerini kullandı. İsrail’in Lübnan politikalarına da değinen Özdağ, “Bölgeyi sürekli çatışma halinde tutacak bir yapı oluşuyor” dedi. Toplantının sonunda yaklaşan saha programlarına ilişkin bilgi veren Özdağ, Bursa, Muğla ve İzmir’de temaslarda bulunacaklarını belirterek, ekonomik ve siyasi değerlendirmelerini sahada vatandaşlarla paylaşacaklarını ifade etti.

Trump'ın hedefinde bu sefer Çin var: "Eğer öyle bir şeylerini yakalarsak..." Haber

Trump'ın hedefinde bu sefer Çin var: "Eğer öyle bir şeylerini yakalarsak..."

ABD ile İran arasındaki savaşa ateşkes arası veirlmişken ABD Başkanı Donald Trump'tan Çin'e yönelik yeni tehditler geldi. Çin'in İran'a silah sevkiyatı girişimleriyle ilgili soruyu yanıtlayan Trump, böyle bir şey olması halinde gümrük vergilerini yüzde 50 oranında arıtararak yaptırım uygulayacağını söyledi. ABD'DEN ÇİN'E İRAN TEHDİTİ ABD-İran savaşı bir yandan devam ederken Trump'tan Çin'e gözdağı geldi. İran'a silah sevkiyatı ihtimalini değerlendiren Trump, Çin'in böyle bir şey yapması ihtimaline karşı yine gümrük vergisi kartını oynadı. Trump, diğer yandan Çin'e seslenerek "Gemilerinizi bize gönderin bizde daha çok petrol var. ABD ve Venezuela petrolünü size daha ucuza satarız" dedi. "EĞER SİLAH SEVKİYATI OLURSA..." Trump, şu ifadeleri kullandı; "Eğer Çin'in İran'a silah sevkiyatı yapmaya hazırlandığını yakalarsak, onlara %50 gümrük vergisi uygularız. "ÇİN GEMİLERİNİ BİZE GÖNDERSİN DAHA UCUZA PETROL SATARIZ ONLARA" Çin gemilerini bize yollasın, Venezuela'ya yollasın Bizde fazla petrol var, daha ucuza bile satarız. "TÜM ÜLKEYİ YOK ETTİK" İran görüşmelere sanki bütün kartlar onların elindeymiş gibi geldi. Ama değil. Tüm ülkeyi yok ettik. Tam bir abluka devreye sokuyoruz. İran'ın, sevdiği insanlara petrol satarak para kazanmasına ve sevmedikleri kişilere satmamasına ya da her neyse buna izin vermeyeceğiz. Ya hep ya hiç olacak. İRAN'A TEHDİT: "TAMAMI YOK OLACAK" Trump, "Bir medeniyetin tamamının yok olacağını söylediğiniz için eleştirildiniz" sorusuna şöyle yanıt verdi; "Bunda sakınca görmüyorum çünkü bu onları masaya getirdi. Yıllarca onların "Amerika'ya ölüm" demelerini duymak zorunda kaldım. "İSTESEM İRAN'I BİR GÜNDE YOK EDERİM" Kimse elinde hiç koz yokken nükleer silahlara sahip olmak istediğimizi söyleyecek kadar aptal olamaz. Şayet bundan vazgeçmezlerse, İran'ı yerle bir etmeye devam edeceğiz. İstesem İran'ı bir günde yok ederim. NETANYAHU HAKKINDA "BİZ ABİYİZ ONLAR KÜÇÜK KARDEŞ! ÇOK ETKİLİ BİR EKİBİZ" DEDİ ABD-İran ateşkesine rağmen Lübnan'ı bombalayan ve yüzlerce sivilin ölümüne neden olan İsrail Başbakanı binaymin Netanyahu konusunda ise Trump, "Netenyahu'un dediği gibi biz abiyiz onlar da küçük kardeş. Çok etkili bir ekibiz." dedi.

Bursa'da Filistin için güçlü mesaj: Boyun eğmeyeceğiz Haber

Bursa'da Filistin için güçlü mesaj: Boyun eğmeyeceğiz

Bursa’da Filistin’e destek amacıyla gerçekleştirilen basın açıklamasında, İsrail’in Gazze başta olmak üzere bölgede gerçekleştirdiği saldırılara tepki gösterildi. Yoğun katılımın olduğu programda, Filistin’e Destek Platformu Bursa Başkanı Ramazan Acar’ın selamlama konuşmasının ardından Filistin’e Destek Platformu tarafından hazırlanan metin kamuoyuyla paylaşıldı. “İNSANLIK REHİN ALINMIŞTIR” Filistin’e Destek Platformu Gençlik Temsilcisi Yahya Çerkez, Platform adına yaptığı basın açıklamasında şu ifadeleri kullandı: Gözü dönmüş, azgın bir grup Siyonist tarafından planlanmış ve ne yazık ki uygulamaya konulmuş, akıl almaz bir dönemi yaşamaktayız. Tüm değerlerin yok sayıldığı, çiğnendiği bir zaman diliminden geçmekteyiz. İnsanlık adeta azgın ve sapkın bir ideoloji tarafından ne yazık ki rehin alınmıştır. Biz esir değiliz! Bu esaret girişimine karşı kayıtsız kalacakta değiliz! Siyonist rejim şunu bilsin ki; zalimlerin topuna, canımızla başımızla, elimizle aşımızla, varımızla yoğumuzla direneceğiz. “GAZZE’NİN ACISI TAZE, YENİ VAHŞETLER YAŞANIYOR” Kıymetli Filistin Sevdalıları, Siyonist İsrail rejimi tarafından, Gazze’de işlenen soykırımın kahredici acısı vicdanlarda canlı dururken, Lübnan’da ve İran’da ortaya konan yeni vahşetler insanlığı bir kez daha derinden sarsmaktadır. 165 İranlı öğrencinin, Siyonist rejim tarafından okul sıralarında katledilmesi ve bu katliamın küresel vicdanda yeteri kadar yer bulmaması bizleri derinden sarssa da, bugün burada olduğu gibi dünyanın dört bir yanından yükselen itiraz sesleri bir nebze olsun umudumuzu yeşertmektedir. “İDAM KARARI AÇIK BİR HUKUK İHLALİDİR” Açıkça ifade etmek gerekir ki; İsrail’in Filistinlilere karşı idamı yasallaştırması tam bir vahşet, açık bir hukuk ihlalidir… İşgal ettikleri toprakların gerçek sahiplerini ipe götürmeye cüret etmek demek, kendi ipini çekmekten, terör devletinin kaçınılmaz sonunu hazırlamaktan başka bir şey değildir. Bu adımın Nazi zulmünden hiçbir farkı yoktur. Bu zulme imza atanlar ve her şey olurken sessiz kalanlar muhakkak ki, Hitler ile aynı akibeti yaşayacaktır. “MESCİD-İ AKSA’YA YÖNELİK ADIMLAR KABUL EDİLEMEZ” Yine; Mescid-i Aksa’nın ibadete kapatılması İslam’ın ve Müslümanların izzetine yapılmış bir saldırıdır. Ortaya konulan bu cürümlere karşı mücadelemiz kıyamete kadar devam edecektir. Filistin mücadelemizde önden gidenlere selam olsun. Şeyh Ahmet Yasin’e, Haniye’ye, Ebu Daif’e, son şanlı şehit Yahya Sinvar’a selam olsun. Bir Yahya’nın şehit oluşu binlerce genci hay kılacak diri kılacaktır. Her doğan Yahya sancağı daha ileri taşıyacaktır. “ZALİMLER HESAP VERECEK” Gözü dönmüş Netanyahu’un yargılanacağı ve hak ettiği cezayı çekeceği günlerin yakınlığı bizzat kendisi tarafından da bilinmektedir. Gün gelecek zalimler hak ettikleri muameleye maruz bırakılacaktır. Gün gelecek akan her göz yaşının, dökülen her kanın ve yetim bırakılan her canın hesabı sorulacaktır. Ve zalimler için cehennem daima yaşayacaktır. SUMUD FİLO’SUNA DESTEK MESAJI Bizler Filistin’e Destek Platformu olarak; meşrep, mezhep, siyasi görüş, din ve dil ayrımı yapmaksızın küresel bir direniş hareketi başlatmakta her yönden ve her husus da zalim Siyonist rejim ile mücadele etmekte kararlıyız. Bu bağlamda ikinci kez yola iki yüzü aşkın gemiyle çıkacak Sumud Filo’suna tam desteğimizi ilan etmek istiyoruz. Bugün 81 ilimizde yaptığımız basın açıklamasıyla bunu bir kez daha teyit ediyor, katılımlarınızdan dolayı Filistin’e Destek Platformu adına sizlere teşekkürlerimizi sunuyoruz. Basın açıklamasının ardından Eyüp Sevinç’in yaptırdığı dua ile program son buldu.

Netanyahu'dan İspanya'ya tehdit! Haber

Netanyahu'dan İspanya'ya tehdit!

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İspanya’nın birçok kez Tel Aviv'in karşısında yer aldığını iddia ederek, ABD'nin Gazze anlaşmasını denetlemek için ülkenin güneyindeki Kiryat Gat'ta kurduğu askeri üste bulunan Sivil-Askeri Koordinasyon Merkezi'nden (CMCC) Madrid'i çıkarma kararı aldığını belirtti. İspanya'nın İsrail ordusunu karaladığını öne süren Netanyahu, "Bu nedenle, İspanya'nın defalarca İsrail'in karşısında yer almayı seçmesi üzerine, bugün İspanya temsilcilerinin Kiryat Gat'taki koordinasyon merkezinden çıkarılması talimatını verdim" açıklamasını yaptı. "İSPANYA'NIN TUTUMU DÜŞMANLIK" Netanyahu, İspanya'nın tutumunu "düşmanlık" olarak nitelendirerek, hiçbir ülkenin, İsrail'e karşı "diplomatik bir savaş yürütmesine izin vermeyeceği" değerlendirmesinde bulundu. Netanyahu, "Bize karşı olanlar bölgede ortağımız olamaz" ifadelerini kullandı. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar da bugün yaptığı açıklamada, İspanya hükümetinin "İsrail karşıtı tutumu" nedeniyle söz konusu kararın alındığını ifade etti. Kiryat Gat'taki Sivil-Askeri Koordinasyon Merkezi, 20 maddelik Gazze barış planının bir parçası olarak Ekim 2025'te ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından kurulmuştu. İSRAİL-İSPANYA GERGİNLİĞİ İspanya'nın ABD ile İran arasındaki geçici ateşkes sonrasında Tahran Büyükelçiliğini hemen açma kararı İsrail ile yeni bir polemik başlamasına neden olmuştu. İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, Tahran Büyükelçiliğini derhal açma kararını "ABD ile İran arasında varılan iki haftalık ateşkes ışığında ve bu barış çabasını her iki taraftan da teşvik etme amacıyla" aldıklarını ifade ederken, İsrail Dışişleri Bakanı Saar ise bu kararı sert bir dille eleştirmişti. İspanya hükümetinin Filistin Devleti'ni tanıma kararı ve Gazze'ye verdiği desteklerle ilgili İsrail ile yaşanan diplomatik kriz bağlamında İsrail, Mayıs 2024'te Madrid Büyükelçisi'ni, İspanya da Eylül 2025'te Tel Aviv Büyükelçisi'ni geri çağırmıştı. İki ülke arasında mevcut durumda en üst diplomatik temsilcilik maslahatgüzar seviyesinde bulunuyor.

İran resti çekti, Netanyahu geri adım attı! Müzakere sinyali... Haber

İran resti çekti, Netanyahu geri adım attı! Müzakere sinyali...

İran'ın "Lübnan'a yönelik saldırıları sona ermezse ateşkesten çekilme" tehdidinin ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, hava ve kara saldırılarıyla hedef aldıkları Lübnan ile doğrudan müzakerelere başlayacaklarını açıkladı. İKİ ODAK NOKTASI OLACAK Başbakan Netanyahu, yaptığı açıklamada, dün toplanan Güvenlik Kabinesi'ne Beyrut yönetimiyle mümkün olan en kısa sürede doğrudan müzakerelere başlanması talimatını verdiğini duyurdu. Netanyahu, doğrudan müzakerelerin Hizbullah'ın silahsızlandırılması ve iki ülke arasında "barışçıl ilişkiler kurulmasına" odaklanacağını ileri sürdü. İRAN'DAN ATEŞKESTEN ÇEKİLME TEHDİDİ İran medyası, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları sona ermezse Tahran yönetiminin ateşkes anlaşmasından çekileceğini iddia etti. ABD'nin Lübnan dahil tüm cephelerdeki savaşın durdurulmasını kabul ettiğini söyleyen İranlı yetkili, "Siyonist rejim (İsrail) buna rağmen sabahtan bu yana ateşkesi açıkça ihlal ederek Lübnan'a karşı acımasız saldırılar düzenledi. İsrail, Lübnan'a yönelik saldırılarına devam ederek ateşkesi ihlal etmeyi sürdürürse İran, anlaşmadan çekilecektir." dedi. "ABD SEÇİM YAPMAK ZORUNDA" İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, İran'ın ateşkes teklifini sorumluluk ve güçlü yaklaşım çerçevesinde kabul ettiğini belirterek, "Lübnan'da ateşkes, ABD ile varılan 10 maddeli anlaşmanın temel parçası" dedi. Devrim Muhafızları, "Lübnan'a yönelik saldırıların durmazsa bölgedeki saldırganlar pişman olacak" açıklamasında bulundu. Beyaz Saray ise İran tarafından açıklanan 10 maddeli ateşkes planının ABD'ye iletilenden farklı olduğunu savundu. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, "Ateşkes koşulları açık ve net. ABD seçim yapmak zorunda. Ya ateşkesi seçecek ya da İsrail Hizbullah'a saldırmaya devam edecek. Top artık ABD'de. Dünya ABD'nin sözünü tutup tutmadığını görecek" dedi. İRAN MECLİS BAŞKANI: BU ŞARTLARDA ATEŞKES MAKUL DEĞİLDİR İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ateşkes için uzlaşıya varılan 3 maddenin görüşmeler başlamadan ihlal edildiğini söyledi. Kalibaf, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in de açıkladığı gibi Lübnan ve diğer bölgelerde ateşkes maddesi ihlal edilmiştir. Fars eyaletinde bir insansız hava araıcnın düşürülmesi İran hava sahası ihlalidir. 10 maddelik planın 6. maddesi İran'ın uranyum zenginleştirme hakkının saklı tutulmasıydı. Bu hak ihlal ediliyor. Bu şartlarda ateşkes ve müzakereler makul değildir" dedi. TRUMP: ATEŞKES LÜBNAN'I KAPSAMIYOR ABD Başkanı Donald Trump, yaptığı açıklamada taraflara arasında varılan ateşkesin Lübnan'ı kapsamadığını belirtmiş, buna gerekçe olarak da Hizbullah'ı öne sürmüştü. Konuya ilişkin soruyu cevaplayan Trump, "Evet, anlaşamaya dahil değiller. Hizbullah nedeniyle anlaşmaya dahil değiller, onlar bunun bir parçası değildi. Bunun da çaresine bakılacak" demişti. Trump, İsrail'in Hizbullah unsurlarını hedef aldığını iddia ettiği saldırılara ilişkin, "Bu anlaşmanın bir parçası. Herkes bunu biliyor. Bu ayrı bir çatışma" ifadelerini kullanmıştı. LÜBNAN'DA BİR GÜNDE 254 ÖLÜ ABD-İran arasında sağlanan ve İsrail'i de kapsayan geçici ateşkesin Lübnan'ı kapsayıp kapsamadığı konusunda çelişkili iddialar ortaya atılırken İsrail ordusu, 8 Nisan Çarşamba günü başkent Beyrut ile Lübnan'ın doğu ve güney kesimlerine ön uyarı yapmadan eş zamanlı yaklaşık 100 hava saldırısı gerçekleştirmişti. Lübnan Sivil Savunma Müdürlüğü, saldırılarda en az 254 kişinin hayatını kaybettiğini açıklamıştı. Söz konusu saldırılar, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği en şiddetli saldırılar olarak kayıtlara geçmişti.

İran'dan sert açıklama! Savaş yeniden mi başlayacak? Haber

İran'dan sert açıklama! Savaş yeniden mi başlayacak?

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, ABD'nin taraflar arasında varılan 10 maddelik ateşkes anlaşmasının 3 maddesini ihlal ettiğini söyledi. GALİBAF'TAN ATEŞKES AÇIKLAMASI İran Meclis Başkanı Muhammed Galibaf, Lübnan’a yönelik saldırılar, İran hava sahasının ihlali ve nükleer program üzerindeki baskılar nedeniyle ABD’nin uzlaşma zeminini yok ettiğini savundu. Bu üç başlıkta kuralların çiğnendiğini belirten Galibaf, mevcut şartlar altında ikili bir ateşkesin veya yeni bir müzakere sürecinin artık makul olmadığını ifade etti. Bölgedeki gerilimi tırmandıran bu açıklama, Tahran yönetiminin diplomatik çözüm yollarından uzaklaştığının ilk somut sinyali olarak değerlendiriliyor. Galibaf, özellikle uranyum zenginleştirme haklarının reddedilmesini kırmızı çizgi olarak vurgulayarak, talepleri karşılanmadığı sürece masaya oturmanın mantık dışı olduğunu dile getirdi. "ABD 3 MADDEYİ İHLAL ETTİ" Galibaf şunları söyledi: "Müzakerelerin başlamasından önce, 10 Maddelik Teklif'in (Mutabakat Çerçevesi) üç temel maddesinin ihlal edildiğine dair beyanat şöyledir: Amerika Birleşik Devletleri'ne karşı duyduğumuz derin tarihsel güvensizlik, ABD'nin her türlü taahhüdü mükerrer bir şekilde ihlal etmesinden kaynaklanmaktadır; bu durum maalesef bir kez daha tekerrür etmiştir. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı'nın kendi beyanında ("Truth") açıkça ifade ettiği üzere, İran İslam Cumhuriyeti'nin 10 Maddelik Teklifi müzakereler için "üzerinde çalışılabilir bir temel" ve bu görüşmelerin ana çerçevesidir. Ancak bu teklifin 3 maddesi şu ana kadar ihlal edilmiştir: "LÜBNAN'DA ATEŞKESE UYULMADI" 10 Maddelik Teklif'in Lübnan'da ateşkesle ilgili birinci maddesine uyulmaması — ki bu taahhüt, Başbakan Şahbaz Şerif tarafından da açıkça dile getirilmiş ve "Lübnan ve diğer bölgeler dâhil olmak üzere her yerde, derhal geçerli olacak bir ateşkes" olarak ilan edilmiştir; "İRAN HAVA SAHASI İHLAL EDİLDİ" İran hava sahasının her türlü ihlalini yasaklayan maddenin açık bir ihlali olarak, İran hava sahasına giren müdahaleci bir insansız hava aracının Fars Eyaleti'nin Lar şehrinde imha edilmesi; Çerçevenin altıncı maddesinde yer alan İran'ın zenginleştirme hakkının reddedilmesi. "BU ŞARTLARDA ATEŞKES YAPILMASI MAKUL DEĞİLDİR" Şu an gelinen noktada, bizzat müzakerelerin "üzerinde çalışılabilir temeli", daha müzakereler bile başlamadan açıkça ihlal edilmiştir. Böyle bir durumda, ikili bir ateşkes veya müzakere yapılması mantık dışıdır. Bu şartlarda ateşkes makul değildir." ARAKÇİ: TOP ABD'NİN SAHASINDA İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının ABD ile varılan geçici ateşkesi ihlal ettiğini belirterek, "Top ABD'nin sahasında. Dünya, ABD'nin taahhütlerini yerine getirip getirmeyeceğini izliyor." dedi. ABD-İSRAİL-İRAN ARASINDAKİ ATEŞKES ABD ve İsrail'in İran'a 28 Şubat'ta başlattığı saldırıların ardından İran'ın misillemeleri ile bazı bölge ülkelerine düzenlediği saldırılarla savaşa dönüşen süreçte, ABD Başkanı Donald Trump, 8 Nisan'da 01.30 sularında ateşkesi kabul ettiğini duyurdu. Trump, Hürmüz Boğazı'nın açılması şartıyla 2 haftalık ateşkesi kabul ettiklerini, İran'dan 10 maddelik teklif aldıklarını ve bunun müzakere için uygulanabilir bir temel olduğunu ifade etti. "İran'ın savaştaki hedeflerine ulaştığı" açıklamasında bulunan İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi de nihai müzakerelerin İslamabad'da en fazla 15 gün içinde sonuçlandırılmasının hedeflendiğini bildirdi. Türkiye, Pakistan ve Mısır; ABD-İran arasındaki mesaj alışverişinin sürmesi ve sonuca ulaşması için yoğun çaba gösterdi. Geçici ateşkesi desteklediğini açıklayan İsrail yönetimi ise uzlaşmaya Lübnan konusunun dahil olmadığını savunarak Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürüyor.

'Tekbir'e ceza kesen CHP'li belediyeye  Saadet Partisi'nden sert tepki... Haber

'Tekbir'e ceza kesen CHP'li belediyeye Saadet Partisi'nden sert tepki...

Gürsel açıklamasında, Bursa’nın tarih boyunca toplumsal itirazların ve kamusal ifadelerin merkezi olduğunu vurgulayarak, özellikle Tophane–Ulu Cami hattının bu anlamda simgesel bir öneme sahip olduğunu hatırlattı. Ancak son yaşanan olayın bu tarihsel mirasa zarar verdiğini savundu. Açıklamaya göre, Anadolu Gençlik Derneği mensubu gençlerin söz konusu bölgede İsrail’i protesto eden sloganlar atması ve tekbir getirmesi, “çığırtkanlık” kapsamında değerlendirilerek cezai işleme tabi tutuldu. Gürsel, cezaya gerekçe olarak gösterilen “ürün tanıtımı” ifadesinin gerçeği yansıtmadığını belirterek, ortada herhangi bir ticari faaliyetin bulunmadığını ifade etti. Gürsel, yapılan nitelendirmenin yalnızca hukuki değil, aynı zamanda toplumsal değerler açısından da ciddi bir sorun teşkil ettiğini ileri sürdü. Bursa’nın tarihsel ve kültürel kimliğine atıfta bulunan Gürsel, tekbir ve protesto söylemlerinin cezalandırılmasının şehir hafızasına aykırı olduğunu savundu. Açıklamada ayrıca, benzer alanlarda farklı içerikte sloganlar atıldığında herhangi bir yaptırım uygulanmadığı iddiasına da yer verildi. Bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olduğunu belirten Gürsel, uygulamanın “seçici” bir yaklaşım izlenimi oluşturduğunu ifade etti. Saadet Partisi Bursa İl Başkanı, Osmangazi Belediyesi’nden söz konusu cezanın gerekçesinin kamuoyuna açık şekilde açıklanmasını talep etti. Gürsel ayrıca, cezaya maruz kalan gençlerden özür dilenmesi gerektiğini belirterek, başta Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın olmak üzere yetkilileri sorumluluk almaya çağırdı. OSMANGAZİ BELEDİYESİ’NİN ‘ÇIĞIRTKANLIK’ DİYEREK GENÇLERİN İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE KESTİĞİ CEZAYA DAİR Bursa, tarih boyunca yalnızca bir şehir değil; aynı zamanda sözün, itirazın ve toplumsal hafızanın mekânı olmuştur. Özellikle Tophane-Ulucami-Setbaşı hattı, farklı dönemlerde pek çok sivil ve siyasi duruşun ifade edildiği bir zemin olarak öne çıkmış; kamusal tepkinin ve toplumsal ifadenin doğal bir alanı olagelmiştir. Ancak son günlerde yaşanan bir olay, bu tarihsel sürekliliğin zedelendiğini göstermektedir. Afyonkarahisar Anadolu Gençlik Derneği’mizin gençlerinin, Tophane-Ulucami hattında İsrail’i protesto eden sloganlar atması ve tekbir getirmesi, “çığırtkanlık” gerekçesiyle cezai işleme konu edilmiştir. Cezaya “ürün tanıtımı” başlığı altında konu edilen fiilin mahiyeti, idari tasnif ile fiili gerçeklik arasındaki açık çelişkiyi ortaya koymaktadır. Zira ortada herhangi bir ticari faaliyet bulunmamaktadır. Söz konusu olan; gençlerin İsrail’i telin etmeleri ve Allah’ın büyüklüğünü ifade etmeleridir. Bu yürüyüşün “çığırtkanlık” olarak nitelendirilmesi, yalnızca hukuki bir tartışma değil; aynı zamanda değerler düzeyinde ciddi bir anlam kaymasına işaret etmektedir. Dahası, tekbirlerle kurulmuş bir şehrin insanlarının tekbirden ve İsrail’in telin edilmesinden rahatsız olduğu iddiası, bu şehrin tarihine ve toplumsal hafızasına yöneltilmiş açık bir bühtandır. Öte yandan, aynı hatta farklı içerikte sloganlar atıldığında herhangi bir yaptırım uygulanmazken; söz konusu gençlerin ifadelerinin cezalandırılması, kamusal alanda eşitlik ilkesinin değil, seçici bir müdahale anlayışının devreye girdiğini göstermektedir. Nitekim aynı güzergahta ve mekanda; “Direne direne kazanacağız” veya “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” şeklinde sloganlar atılmış olsaydı, benzer bir cezai işlem uygulanıp uygulanmayacağı sorusunun cevabı ne olacaktır? Bu sorunun varlığı dahi, uygulamanın adalet duygusunu zedelediğini göstermeye yeterlidir. Bu yürüyüşün başlayıp bittiği Tophane’den Ulucami’ye , sıradan mekânlar değildir. Bursayı tekbirlerle kuran iradenin kalbinde yer alan bu mekânlar; Osman Gazi’den Orhan Gazi’ye, Yıldırım Bayezid’den bugüne uzanan bir medeniyet tasavvurunun güzergahıdır. Bu tasavvur; korkuyla değil, inançla, adalet ve ifade serbestisiyle inşa edilmiştir. Bugün ise bu mirasın gölgesinde, gençlerin bir slogan ve tekbir sebebiyle cezalandırılması, yalnızca idari bir işlem olarak değerlendirilemez. Bu durum, aynı zamanda bir zihniyet meselesidir. Eğer Osmangazi Belediyesi bu uygulamanın kendi yönetim anlayışını yansıtmadığını düşünüyorsa, bu durumu kamuoyuna açık ve net bir şekilde izah etmekle yükümlüdür. Aksi halde ortaya çıkan tablo; seçici ve çelişkili bir yaklaşımın kurumsallaştığı yönünde güçlü bir kanaat oluşturacaktır. Bu çerçevede başta Osmangazi Belediye Başkanı Sayın Erkan Aydın olmak üzere ilgili tüm yetkililerden; Bu uygulamanın gerekçesini kamuoyuna açık ve net biçimde izah etmelerini, en önemlisi, cezaya muhatap olan gençlerden özür dilemelerini bekliyoruz. Çünkü Bursa, yalnızca taş ve topraktan ibaret değildir. Bursa; bir ruhun, bir duruşun ve bir adalet anlayışının adıdır. Ve o ruh, seçiciliği değil; hakkaniyeti esas alır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Trump'tan dünyayı şoke eden küfürlü tehdit: O Hürmüz Boğazı'nı... Haber

Trump'tan dünyayı şoke eden küfürlü tehdit: O Hürmüz Boğazı'nı...

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları sürerken ABD'nin savaş uçaklarının düşürülmesinin ardından ABD Başkanı Trump adeta öfke krizi geçirdi. Trump'ın Hürmüz Boğazı'nın açılması için İran'a verdiği süre yarın doluyor. Bu süreye gönderme yaparak Social Truth'tan yeni paylaşımlar yapan Trump ağzını bozdu. "İRAN'IN DAĞLARINDAN PİLOTU AĞIR YARALI KURTARDIK" Trump şu ifadeleri kullandı: " İran'ın derinliklerindeki dağlardan, ağır yaralı ve gerçekten cesur F-15 mürettebat üyesini kurtardık. İran ordusu yoğun şekilde arama yapıyordu ve bize çok yaklaşmıştı. Kendisi son derece saygın bir albay. Bu tür bir operasyon, 'insan ve ekipman' açısından taşıdığı risk nedeniyle nadiren gerçekleştirilir. Neredeyse hiç yapılmaz" YARINI İŞARET EDİP SAAT VERDİ Pilotları kurtarma operasyonuna değinen Trump, "İkinci operasyon, ilkinden sonra gerçekleştirildi; ilk operasyonda pilotu güpegündüz kurtardık, bu da alışılmadık bir durumdu ve İran üzerinde 7 saat geçirdik. Herkes tarafından sergilenen inanılmaz bir cesaret ve yetenek örneği. Pazartesi günü saat 13.00'te (TSİ 20.00) Oval Ofis'te, askeri yetkililerle birlikte bir basın toplantısı düzenleyeceğim" açıklamasını yaptı. AĞZINI BOZDU Salı günü itibarıyla İran'a ait köprü ve enerji santrallerini hedef alacaklarını ve en büyük yapılardan saldırıya başlayacaklarını belirten Trump, "Salı günü İran’da Enerji Santrali Günü ve Köprü Günü olacak; hepsi bir arada gerçekleşecek. Bunun bir benzeri olmayacak! O s...min boğazını açın, deli p.çler, yoksa cehennemi yaşarsınız. İyi izleyin! Allah'a şükürler olsun" ifadelerini kullandı. İRAN: TEK HAMLEDE DURDURURUZ İran, ABD Başkanı Donald Trump'ın ülkenin enerji altyapısına saldırı tehditlerini hayata geçirmesi halinde Hürmüz Boğazı'nın yanında Babu'l Mendeb Boğazı'nın da kapatılabileceği uyarısında bulundu. İran lideri Ayetullah Mücteba Hamaney'in Danışmanı Ali Ekber Velayeti, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, ABD Başkanı Trump'ın tehditlerini değerlendirdi. Velayeti, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Direniş Cephesi'nin komuta merkezi, Babu'l Mendeb'i Hürmüz Boğazı gibi görüyor. Beyaz Saray aptalca hatalarını tekrarlamayı planlıyorsa, enerji akışının ve küresel ticaretin tek bir hareketle sekteye uğratılabileceğini yakında anlayacaktır." NE OLMUŞTU? İran Devrim Muhafızları Ordusu, 3 Nisan'da ülkenin orta kesimlerinde bir savaş uçağını hava savunma sistemleriyle vurarak düşürdüğünü duyurmuştu. İran basını, ABD'ye ait savaş uçağının pilotunun yakalanıp esir alınmış olabileceğini kaydetmişti. ABD basınına konuşan yetkililer de uçağın düştüğünü doğrulayarak mürettebattan bir kişinin kurtarıldığını, ikinci kişi için arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü belirtmişti. New York Times gazetesinin haberinde, Hürmüz Boğazı yakınlarında F-15 savaş uçağıyla neredeyse aynı anda, ikinci bir ABD savaş uçağının daha düşürüldüğü kaydedilmişti. Haberde, uçağın pilotunun olaydan kurtulduğu aktarılmıştı. ABD Başkanı Donald Trump, İran'da 3 Nisan'da düşürülen F-15E savaş uçağının ikinci pilotunu da kurtardıklarını açıklamıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.