Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İstanbul

- İstanbul haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstanbul haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eğitim Bir-Sen Bursa: Okullarda artan şiddet kaygı verici Haber

Eğitim Bir-Sen Bursa: Okullarda artan şiddet kaygı verici

Memur-Sen Bursa İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Bursa 1 Nolu Şube Başkanı Ramazan Acar, “Eğitim-Bir-Sen Bursa 1 Nolu Şube olarak, İstanbul’da yaşanan menfur saldırı sonucu meslektaşımız Fatma Nur Çelik öğretmenimizi kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. İstanbul Çekmeköy Taşdelen’de bulunan Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 11. sınıf öğrencisi olduğu belirtilen ve disiplin sorunları bulunan bir öğrencinin kesici aletle gerçekleştirdiği saldırı sonucunda iki öğretmenimiz ve bir öğrencimiz yaralanmış; ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Fatma Nur Çelik öğretmenimiz tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiştir. Öncelikle merhume öğretmenimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine, yakınlarına ve eğitim camiamıza sabır diliyoruz. Tedavileri devam eden meslektaşımıza ve öğrencimize acil şifalar temenni ediyoruz” dedi. “OKULLARDA ARTAN ŞİDDET KAYGI VERİCİ” Ramazan Acar, bu elim hadisenin okullarda artan şiddet vakalarının artık görmezden gelinemeyecek bir boyuta ulaştığını vurguladı. “Eğitim kurumları şiddetin, tehdidin ve korkunun değil; güvenin, bilginin ve huzurun mekânı olmalıdır. Öğretmenlerimiz, can güvenliği endişesi taşıyarak görev yapmak zorunda bırakılamaz” dedi. YETKİLİLERE ACİL ÇAĞRI: GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ARTIRILMALI Acar, yetkililere yönelik çağrısını şu şekilde sıraladı: Risk taşıyan durumlara karşı erken uyarı ve etkili müdahale mekanizmaları kurulmalı. Sınıf geçme ve disiplin mevzuatı güncellenmeli, öğretmen ve okul idaresinin eli güçlendirilmeli. Özellikle liselerde, okul girişlerinde cihazlarla destekli güvenlik önlemleri artırılmalı. Eğitim çalışanlarının güvenliğini esas alan yasal düzenlemeler kapsamlı şekilde hayata geçirilmeli. CİMER üzerinden yapılan şikayetlerin kaldırılması ve dilekçe hakkının kimlik ve imza ile kullanılması sağlanmalı. “ŞİDDETİN HİÇBİR TÜRÜ MEŞRU DEĞİLDİR” “Öğretmene uzanan el, aslında geleceğimize uzanmıştır. Eğitimcilerimizin can güvenliği tartışmaya açık bir konu değildir. Eğitimciler her türlü şiddet ve saldırılar karşısında savunmasız bırakılmamalı; yaptıkları işin onur, önem ve ağırlığına uygun hayat, çalışma ve güvenlik şartları sağlanmalıdır” diyen Acar, eğitimcilerin güvenliğinin devletin ve toplumun ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı.

Yazar Necati Tosuner hayatını kaybetti Haber

Yazar Necati Tosuner hayatını kaybetti

Öykü, roman, deneme ve çocuk kitabı türlerinde birçok eser veren yazar Necati Tosuner yaşamını yitirdi. GÜNIŞIĞI KİTAPLIĞI DUYURDU Günışığı Kitaplığı'ndan yapılan açıklamada şöyle denildi: "1944 Ankara doğumlu usta yazarımız Necati Tosuner, bir süredir tedavi gördüğü hastanede bugün saat 12.10’da hayatını kaybetmiştir. Türk edebiyatında özellikle öykü ve roman türündeki eserleriyle önemli bir yer edinen Tosuner, insanın iç dünyasını, yalnızlığını ve modern hayatın kırılganlıklarını yalın ama derin bir anlatımla ele almıştır. Yarım asrı aşan edebiyat yaşamı boyunca pek çok kuşağa ilham olmuş, çağdaş edebiyatımızın özgün ve güçlü seslerinden biri olarak hafızalarda yer etmiştir. Usta yazara Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve edebiyat camiasına başsağlığı diliyoruz." NECATİ TOSUNER KİMDİR? Osman Necati Tosuner, 1944 yılında doğdu. 4 yaşında tavana asılı salıncaktan düşmesi sonucu sırtında kambur oluştu. Yaşadığı bu durum birçok eserinin ana temasında iz bıraktı. İlk-orta öğrenimini Ankara’da tamamlayan Tosuner liseyi ise İstanbul Pertevniyal Lisesi’nde tamamladı. İstanbul Üniversitesi Felsefe eğitimini yarıda bırakan usta yazar, lise yıllarından itibaren yazmaya başladı. 'ÖYKÜ ANLATMAK BENİM İÇİN DERT YANMA İŞİ OLMUŞTUR' Tosuner, özellikle öykü alanında çok başarılı eserler verdi. İlk öykülerinde çevresinde bulunan küçük insanların" serüvenlerini yer yer mizahî bir üslupla aktaran yazar, daha sonra içe dönük öyküler yazdı. Hemen hemen bütün öykülerinde fiziksel engeli olan bir insanın bunalımlarını anlatan Tosuner, öykücülük anlayışını, "Benim için dert yanma işi olmuştur öykü anlatmak" diye dile getirdi. KAZANDIĞI ÖDÜLLER Tosuner’in kitapları TDK Roman Ödülü, Haldun Taner Öykü Ödülü, Sait Faik Hikâye Armağanı, Attilâ İlhan Roman Ödülü, Erdal Öz Edebiyat Ödülü gibi pek çok ödüle değer görüldü. Tosuner, Türkiye Yazarlar Sendikası, PEN Türkiye ve Reklam Yazarları Derneği üyesiydi. Tosuner, BirGün gazetesine de yazılarıyla katkı verdi.

Bursa'da bir işyerinde 27 kaçak göçmen yakalandı! Haber

Bursa'da bir işyerinde 27 kaçak göçmen yakalandı!

kipler tarafından Yıldırım ilçesinde faaliyet gösteren bir iş yerine düzenlenen operasyonda yapılan kontrollerde, iş yerinde toplam 27 yabancı uyruklu kişinin bulunduğu belirlendi. Yapılan incelemelerde; 11 kişinin yurda yasa dışı yollarla giriş yaptığı ve kimliksiz olduğu, 4 kişinin başka illere kayıtlı Geçici Koruma Kimlik Belgesi bulunduğu, 12 kişinin ise Bursa’ya kayıtlı Geçici Koruma Kimlik Belgesi olduğu, Şahısların çalışma izni olmadan kaçak şekilde çalıştırıldığı, Ayrıca 2 kişinin çocuk yaşta olduğu tespit edildi.. Kimliksiz olarak çalıştırılan yabancı uyruklu şahıslar, sınır dışı işlemleri başlatılmak üzere İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne teslim edildi. Polis ekiplerinin yaptığı araştırmalarda, düzensiz göçmenlerin kişi başı aylık ücret karşılığında temin edilerek kaçak çalıştırıldığı ortaya çıkarıldı. Organizatör konumunda olduğu belirlenen 2 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin adli makamlara sevk edileceği öğrenildi. Otoyolda Göçmen Taşıyan Araç Durduruldu Göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında bir diğer operasyon ise Bursa-İzmir Otoyolu Kuzey gişelerinde gerçekleştirildi. Polis ekipleri tarafından durdurulan bir binek araçta yapılan kontrollerde, sürücü haricinde 2 yabancı uyruklu kişinin bulunduğu tespit edildi. Yapılan kontrollerde şahısların kimliksiz olduğu ve Türkiye’de yasal kalış haklarının bulunmadığı belirlendi. Düzensiz göçmenler, işlemleri yapılmak üzere İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne teslim edildi. Araştırmalar sonucunda, düzensiz göçmenlerin belirli bir ücret karşılığında İstanbul’dan Eskişehir’e götürülmek üzere araç sürücüsü ile anlaştıkları ortaya çıkarıldı. Organizatör olduğu belirlenen sürücü yakalanarak gözaltına alınırken, hakkında başlatılan adli sürecin devam ettiği bildirildi. Mücadele Kararlılıkla Sürüyor Yetkililer, göçmen kaçakçılığıyla mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü vurgulayarak, düzensiz göçle mücadele kapsamında denetim ve operasyonların aralıksız devam edeceğini belirtti.

CHP kurultay davası ertelendi! Mahkemeden "İBB dosyasıyla birleşsin" talebi Haber

CHP kurultay davası ertelendi! Mahkemeden "İBB dosyasıyla birleşsin" talebi

Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) 38'inci Olağan Kurultayı'nda usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla açılan ceza davası ertelendi. Üçüncü celsesi bugün Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Ekrem İmamoğlu, Özgür Çelik, Cemil Tugay ve Rıza Akpolat'ın da aralarında olduğu 12 kişi yargılanıyor. İddianamede eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu mağdur, İmamoğlu müdafi, eski CHP Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş müşteki olarak yer alıyor. "KURULTAY DELEGELERİNE ÇEŞİTLİ VAATLER VERİYORLARDI" Duruşmaya; sanıklardan İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile taraf avukatları katıldı. Söz konusu dönemin bazı delegeleri, tanık olarak dinlendi. Dönemin İzmir delegesi H.K., kurultay öncesi bazı isimlerin kendisiyle görüşmek istediğini öne sürerek, "Ankara'ya gittik. Kurultay delegelerinin kaldığı otele yerleştik. Mehmet Kılıçarslan eski Mardin İl Başkanı geldi. Cemil Tugay, Mehmet Kılıçarslan, Özgür Çelik, Buğra Gökçe, Özkan Tice bunlar hepsi organize bir şekilde çalışıyorlardı. Kurultay delegelerine çeşitli vaatler veriyorlardı. İş vaadi, belediye meclis üyeliği vaadi. İsteklerini, taleplerini alıyorlardı. Ona göre değerlendiriyorlardı. Mehmet Kılıçarslan, 'Seninle Özgür Özel'le görüşelim' dedi. Ben kabul etmedim" dedi. "İMZA ATTIK, BİN DOLAR VERDİ" Tanık dönemin Erzurum delegesi Y.G. ise il başkanının para dağıttığını iddia ederek, "Erzurum kongresinden sonra il başkanlığı binasında delegeler ile toplantı yaptı il başkanı. İl başkanı Ankara'ya gidip, en çok parayı verene oy verileceğine ilişkin pazarlık yapacağını söyledi. Ankara'ya gidip döndü. Tekrar toplandık. İl başkanı, hepimize 50'şer euro dağıttı. Ankara'da kurultay gecesi son bir yemeğe gittik. Oradan da pavyona geçtik. İl başkanı beni dışarı çıkarıp, 4 imzaya ihtiyacı olduğunu söyledi. İmza attık ve bin dolar para verdi. Abdulkadir Ş. parayı kabul etmedi, 'Sen beni parayla satın alamazsın' dedi. İl başkanı daha sonra herkesin attığı oyu WhatsApp'tan kendisine gönderilmesini söyledi. İl başkanının İstanbul ekibinden 300 bin dolar aldığını biliyorum. İl başkanının para aldığını net şekilde biliyorum" diye konuştu. "KILIÇDAROĞLU'NA OY VERDİM, İHRAÇ EDİLDİM" Tanık dönemin Batman delegesi Y.Ö. de oy yönlendirmesi yapıldığını ileri sürerek, "Kurultay akşamı biz bir otelde konakladık. İl başkanımız lobiye çağırdı, oylarımızı Özgür Özel'e vermemizi istedi. Buna rağmen Kemal Kılıçdaroğlu'na oy verdim. Sonrasında partiden çıkartıldım, ihraç edildim. Kurultay sonrasında Y.'nin oğlu, meclis üyesi seçildi. Bu yükün altında kalmamak için kurultayın iptali için dava açtım" dedi. "300 MÜ İSTİYORSUN, 500 MÜ" Tanık dönemin Bursa delegesi S.T. ise kurultaya ilişkin, "Kaldığımınız otelin lobisinin ön tarafında Genel Başkan Özgür Özel'in broşürlerinin bulunduğu bir stant vardı. Orada kurultay delegelerine, imza atanlara bir deri çanta veriliyordu. Ancak para değildi, kesinlikle para yoktu. Oylama salonuna geldiğimizde, salonun çeşitli yerlerinde cep telefonu kutuları vardı. Yerlerde kutular vardı. Yolda giderken bilmediğim, telefonumda kayıtlı olmayan bir numaradan arandım. 12 kurultay delegesini ikna etmem karşılığında '300 mü istiyorsun, 500 mü istiyorsun?' şeklinde ucu açık bir teklif sundu. Bunun TL, dolar ya da euro olabileceğini söyledi. 300 TL olmadığı açıktı. Ben de 14 Mayıs seçimlerinde zor bir sürece girdiğimizi, madem partinin böyle büyük paraları varsa neden o dönemde kullanılmadığını söyledim" diye konuştu. "TANIK OLMAMAM İÇİN PARA TEKLİF EDİLDİ" Tanık T.E. ise kendisine söz konusu davada tanık olmaması için 500 bin euro para teklif edildiğini iddia ederek, "2005'ten beri parti üyesiyim. Birilerinin iddia ettiği gibi çevrem yok, 3 yıllık gazeteciyim. Bunlara şahit olunca ilk günden beri kendimi anlatmak için vazife ettim. Mustafa Kemal'in partisinde bunların olamayacağını düşündüm" dedi. GÖZLER İSTANBUL'DA Savunmaların ardından, davanın duruşması 1 Nisan'a ertelendi. Mahkeme, davanın İstanbul 40. Ağır Ceza'daki İBB dosyasıyla birleştirilmesini talep etti. Gözler İstanbul'daki mahkemenin vereceği kararda. NE OLMUŞTU? Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Kasım 2023'te yapılan CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'na ilişkin iddialarla ilgili yürütülen soruşturma sonunda dava açılmıştı. İddianamede; İmamoğlu'nun divan başkanı olduğu CHP 38'inci Olağan Kurultayı'nda, bazı delegelere para verildiği, adaylık ve iş vaadinde bulunulduğu, market kartı dağıtıldığı, oy pusulası fotoğraflarının istendiği, ikinci turun geciktirilerek yanlış bilgilendirme yapıldığı ve bu yollarla Özgür Özel'in kazanması için delegelerin iradelerinin yönlendirildiği iddia edilerek, tüm sanıkların 'Seçim Kanunu'na muhalefet' suçundan 3'er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edilmişti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.