Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İttifak

Haberia - İttifak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İttifak haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yavuz Ağıralioğlu: Kararsızların kararı Anahtar Parti Haber

Yavuz Ağıralioğlu: Kararsızların kararı Anahtar Parti

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Kastamonu programı kapsamındaki halk buluşmasında vatandaşlarla bir araya geldi. Programa Anneler Günü nedeniyle de çok sayıda kadın katıldı. Kadınların Anneler Günü’nü kutlayan Ağıralioğlu, “Ay yıldızlı al bayrağı bağrına basan herkesin rahatlıkla geleceği ve oy vereceği parti Anahtar Parti’dir. Anahtar Parti, her rengiyle 86 milyonun, yani milletin partisidir” dedi. Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi: “Anahtar Parti, bir muhasebenin partisidir. Herkes susarken konuşan, herkes korkarken cesaretle ayağa kalkanlarız. Milletin hissesine bu kadar kudretli bir iktidar karşısında sessizlik düşmüşken, milletin dertlerini dert edinen ve haykırabilenleriz. Kavga etmeden eleştirebilen, çözümü içinde barındıran bir iradeyle yürüyebilen, memleketi kavgayla değil sevgiyle, parmak sallamayla değil kucaklaşarak, bölerek değil birleştirerek ayağa kalksın diye iktidarla rekabet hattını bir bayrak yarışına dönüştürenleriz. GÜZEL KONUŞMAK SİZE, GÜZEL YAPMAK BİZE DÜŞSÜN… Artık konuşarak cebimizin dolmadığı, konuşarak adaletin hızlanmadığı, konuşarak siftah yapamadığımız, aileyi koruyamadığımız ve toplumu ayağa kaldıramadığımız zamanlardayız. Hikmetli sözler söyleyerek çocuklarımızın hayallerine kavuşamadığı, sokakların güvenli hale gelmediği ve sadece güzel konuşmalar yaparak Türk milletinin zenginleşmediği gerçeği ortaya çıkmıştır. Siz çok güzel konuştunuz, mutluluk vadettiniz; okulun öneminden, eğitimin güvenliğinden ve çocuklarımızın özgürlüğünden bahsettiniz. Fakat bizim hissemize, 23 Nisan bayramında çocuklarımıza taziye vermek düştü. Siz güzel güzel konuşmalar yaptınız ama bizim evlatlarımız vuruldu. Sözlerinizi tükettiniz. Eskiden kalbinizle konuşuyordunuz, yolun başında kalbiniz vardı; sonra kalbiniz size güzel sözler söyletemeyecek hale geldi çünkü sözünüzü kirlettiniz. Güzel sözler söyleyemeyen kalbinizin önüne ‘prompter’ cihazı yetiştirdiniz. Cama bakıp konuştuğunuz için milletinizi göremediniz. Cama yazılanları okuyunca milletinizi zengin ve huzurlu zannettiniz; oraya her sorunu çözdüğünüzü yazdılar. Siz de muhasebe etmeden o sözleri oraya bakarak söyleyebildiniz. Sonra Anahtar Parti karşınıza geldi. Size dedim ki: ‘Milletinizle aranızdaki o camı kaldırın.’ Anahtar Parti sizin baktığınız camdan değil, unuttuğunuz ‘can’dan konuşuyor. Güzel konuşmak size; güzel yapmak bize düşsün… ANAHTAR PARTİ KİRLİ SÖZLERİNİZLE LEKELENMEZ… Ben, cumhurbaşkanlığı makamı bölücülerin şantajına maruz kalmasın, bölücülüğün gölgesi o makama düşmesin diye altılı masadan kalktım. Şimdi de ben, teröristin ‘kurucu önder’ olarak kabul edilmeye çalışıldığı bir iradeye karşı duruyorum. Anahtar Parti, milletten başka hiçbir gölgenin altına sığınmasın diye kuruldu; ay yıldızlı al bayrağın gölgesinden başka bir gölge tanımadığı için yola koyuldu. Böylesine hassasiyetli bir partiyi ikbal hesaplarıyla töhmet altında bırakmaya çalışanların özür dileyeceği zamanlar gelecektir. Anahtar Parti, kirli sözlerle lekeleyebileceğiniz bir parti değildir. TUTARSIZLIK KARŞISINDA DİMDİK DURUYORUZ Anahtar Parti; devletini bilenlerin, vatanını koruyanların, milletinden başka hiç kimseye eyvallah etmeyenlerin ve ay yıldızlı bayraktan başka bayrak tanımayanların partisidir. Şimdi Öcalan’a statü tartışmalarının yapıldığı, İmralı’da cezasını çekmekte olan PKK elebaşının ‘kurucu önder’ gibi laflarla anıldığı zamanlardayız. Eskiden Cumhur İttifakı tarafında en ağır küfürlerin konusu olanların, şimdi iktidar ortakları tarafından özgürlük vaat edilen insanlar haline geldiğini görüyoruz. Sanki geçen seçimde ‘bizi seçerseniz Öcalan'a hürriyet vereceğiz, PKK ile masaya oturup bu işi çözeceğiz’ demişler gibi konuşuyorlar. Biz bu tutarsızlıkların karşısında dimdik duruyoruz. HER ŞEYİ YAPAMAYIZ AMA… Siyaseti doğru yere çekiyoruz. Biz ne yapacağını bilenleriz. Bu kadar yıldır iktidarı elinde bulunduran kadronun elinden memleketi, 2002’deki aynı dertlerle geri almaya çalışıyoruz. Vaadimiz şudur: Her şeyi yapamayız, elimizde sihirli değnek yok; ama memleketi bu ‘partili cumhurbaşkanlığı’ sisteminden kurtarırız. Bakanların Meclis’e karşı sorumlu olduğu bir sistem kurarız. Meclis’e bütçe denkliği getirebiliriz. İsrafı ve yolsuzluğu engelleyecek adımları atarak her bir kuruşun hesabını verebiliriz. Sayıştay raporlarını yargıya açarız. Kamu İhale Kanunu’nu değiştiririz. Her şeyi yapamayız ama Devlet Planlama Teşkilatını kurarız. Sizin gibi sekiz yıldır ‘enflasyonu düşüreceğiz’ diye konuşmayız. Biz her şeyi yapamayız ama mülakat adaletsizliğine son veririz, mülakatı kaldırırız. Devlette nepotizme son veririz mesela. Siyasi Partiler Kanunu’nu değiştiririz mesela. Biz her şeyi yapamayız ama ceza davalarını iki yıl, hukuk davalarını bir yılda sonlandıracak bir liyakat kurarız mesela. ENFLASYON İLE MÜCADELEDE TÜİK’E TALİMAT VERMEYİZ MESELA… Faize verdiğiniz 760 milyar doları vermenize sebep olan savurganlığın önüne geçip, bu harcadığınız paraları millete veririz mesela. Biz her şeyi yapamayız ama 20 bin lira verdiğiniz emeklilere biz 40 bin lira veririz mesela. Yurt dışına gitmiş 165 bin evladımızın her birini dönmeyi bekler gibi; bayrağı tutar gibi, vatanı tutar gibi tutar ve memleketlerinde hayal kurabilecekleri imkânlarla buluştururuz. Memlekette misafir ettiklerimizi de vatanlarında huzurla buluştururuz. Biz her şeyi yapamayız ama çocuklarımıza gıda yardımı veririz mesela. Üç yaşındaki çocuklar açlık yüzünden zeka geriliği yaşıyorsa onun önüne geçeriz mesela. Biz her şeyi yapamayız ama devlet olarak mafyaların canına okuruz. Enflasyonla mücadele edeceğiz diye TÜİK’e talimat vermeyiz mesela. Dünyanın en güvenli istatistik kurumunu kurarız; enflasyonu doğru hesaplarız ki, alım gücü ne kadar bozulmuşsa yürütme bunun telafisini doğru yapabilsin diye doğru ölçeriz mesela. Bu yapabileceklerimizi yaptığımızda, memleketin tek sorununun siz olduğu ortaya çıkacak mesela. Şimdi verileri yan yana ekliyorum; ne çıkıyor biliyor musunuz? Büyük bir illüzyon var, memlekette adeta büyük bir siyasi sihirbazlık var. TEKRARLAYAN BAŞARISIZLIK VE TEMBELLEŞME… Cumhuriyet Halk Partisi de iktidarın tahterevallisi olmuş; CHP’nin varlığı, AK Parti’nin bunca maharetsizliğine rağmen iktidarda kalabilme imkânı haline getirilmiş. Hep aynı şeyi tekrarlayan başarısızlık beraberinde AK Parti’yi tembelleştirmiş; nasıl olsa seçimi kazanıyorum diye ne adaylara özenmiş, ne programa özenmiş ne de yaptığının hesabını vermiş. Üstüne de Devlet Bey eklenmiş, Devlet Bey de hudutsuz ve sınırsız destek vermiş. Nasıl olsa iktidardayız diye millet unutulmuş; iktidarda kalmanın, memleketin sorunlarını çözme fırsatı olduğu unutulmuş ve iktidarda kalmak sadece devlet olmak zannedilmiş. “PARTİLENMİŞ VE PARSELLENMİŞ SİYASİ ALANI ALTÜST EDECEĞİZ” Artık memlekette AK Parti’nin galibiyetine ihtiyacımız yok. Sizin derdiniz seçimden galip çıkmak; bizim derdimiz ise ciddiyetle iş yapmak, planlı programlı çalışmak, konulan hedeflere ulaşmak ve yapamadıklarımızın hesabını verme mesuliyetini taşımaktır. Anahtar Parti; devleti milletle, milleti hakikatle, hakikati adaletle, adaleti merhametle buluşturacak olan yönetim maharetinin tecellisidir. O yüzden bu parti; Cumhuriyet Halk Partisi’ne oy veren, cumhuriyeti çocukları için nimet görenlerin de partisidir. Milliyetçiliği bir mahcubiyet değil gurur sayan ülkücülerin de partisidir. Yarım asrı bulan muhafazakârlığın ve dindarlığın yirmi dört yıllık iktidarında; bu kadar sorun bizim ahlakımıza yakışmaz, bu kadar yara bize gelmez diyen ve bu kavgadan yorulmuş muhafazakârların da adresi Anahtar Parti’dir. Anahtar Parti; partilenmiş ve parsellenmiş siyasi alanı altüst edecek partidir. Ay yıldızlı al bayrağı bağrına basan herkesin rahatlıkla geleceği ve oy vereceği parti Anahtar Parti’dir. Anahtar Parti, her rengiyle 86 milyonun, yani milletin partisidir. Kürt’ün, Türkmen’in, Alevi’nin, Sünninin, dindarın, sağcının ve solcunun; yani bu topraklara kalbiyle bağlı olan, ‘burası vatanım’ diyen ve her karışını kutsal sayan herkesin partisidir. NE CUMHUR NE DE MİLLET İTTİFAKI KALDI! Bugün ittifaklar ve yüzde 50+1 sistemiyle ilgili çok soru soruluyor. ‘Hangi ittifakta olacaksınız?’ diyorlar. Millet İttifakı dağıldı; Cumhur İttifakı’nın ise millet nezdindeki meşruiyet kolonları yıkıldı. Geçen seçimi ‘Öcalan’ın canına okuyacağız’ diye kazandılar, bu seçimde ise Öcalan ile yol yürümeye karar verdiler. Dolayısıyla artık ne Cumhur ne de Millet İttifakı vardır; sadece millet vardır, biz varız. En büyük parti ‘kararsızlar’dır ve biz kararsızların kararının Anahtar Parti olması için yürüyoruz. İktidardan memnun olmayıp kararsız hale gelen seçmen, Anahtar Parti ile birleşerek bizi iktidar yapabilecek güce ulaştırabilir. İttifak yapmaya çok hevesliyseniz; Anahtar Parti lokomotif olarak yoluna devam edecek ve size koordinat çizecektir. O koordinatları tutturanlar gelsin bizimle ittifak yapsın. ANAHTAR PARTİ’NİN İTTİFAK KOORDİNATLARI… Anahtar Parti ile ittifak yapma koordinatlarından bahsedelim, herkes hizaya girsin. Devletini devlet bilenler, vatanını vatan bilenler, teröriste terörist diyebilenler, resmi dili, üniter yapıyı koruyabilenler, Anayasa’dan taviz vermeyenler, memlekette devleti kendi malı zannetmeyenler, haram yemeyenler, yalan demeyenler, bölücülere selam vermeyenler, bölücüleri ağırlayıp uğurlamayanlar, devletin imkânlarına namusu gibi bakabilenler, kamunun kaynaklarını koruyabilenler, sınırlarımızı bekleyebilenler, sınırlarımızı kevgire çeviren, sonra da çocuklarımızın hayatlarını kabusa çeviren bu uyuşturucu trafiğine engel olabilenler, demografimizi yönetebilenler, aileyi koruyabilenler, adaleti tecelli ettirebilenler… ‘ÇIKACAK’ İLE ‘KALACAK’ ARASINDA FARK YOK! Şimdi ima şu, ‘Sen acaba Cumhur İttifakı’yla beraber olur musun?’ Hayır; adamlar Öcalan ile yürüyor, nasıl beraber olacağız? Altılı Masa zamanında Kemal Kılıçdaroğlu, ‘Selahattin Demirtaş ben gelince çıkacak’ diyordu. Ben de diyordum ki; siyasetçiler adalete emreder gibi konuşamaz, adalet tecelli eder. ‘Ben gelince çıkacak’ demek ile ‘ben burada olduğum müddetçe kalacak’ demek arasında hukuk devleti açısından bir fark yoktur. Şimdi Cumhur İttifakı; Meclis’te siyasi temsil, Öcalan’a ‘kurucu önder’lik ve statü konuşuyor. Siyasetin liyakat ve adalet dengesinin bozulduğu bu berbat iklimde Anahtar Parti, milletle ittifak yapacaktır. Bizim tek bakacağımız şey ay yıldızlı al bayrağımız ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin varlığıdır.” Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, halk buluşmasının ardından Kastamonu sokaklarında esnafla sohbet etti; kadınların Anneler Günü’nü çiçeklerle kutladı. Ağıralioğlu, program kapsamında partisinin Kastamonu İl Başkanlığı açılışını da gerçekleştirdi.

Ümit Özdağ: Türkiye'nin savunması NATO'ya taşeron edildi Haber

Ümit Özdağ: Türkiye'nin savunması NATO'ya taşeron edildi

Ramazan Bayramı öncesinde parti genel merkezinde basın toplantısı düzenleyen Özdağ, sözlerine 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi'nin 111. yıl dönümünü kutlayarak başladı. Çanakkale Zaferi'ni "Türk'ün unutturulmaya çalışılan milli kimlik ve gücünün yeniden şahlanışı" olarak nitelendiren Özdağ, bugün TBMM'de "Terörsüz Türkiye" adıyla sergilenen anlayışı eleştirerek, "Silik, korkak ve teslimiyetçi anlayışla Cumhuriyetimizi dağıtmalarına Türk milleti izin vermeyecektir" dedi. Ekonomik Kriz Vurgusu: "Ramazan Açlık Sınavına Dönüştü" Ramazan ayının bereket getirmediğini, aksine yokluk ve açlık sınavına dönüştüğünü savunan Özdağ, açlık sınırının 32 bin lira, yoksulluk sınırının 105 bin lira olduğu bir ülkede 5 milyon emekliye 20 bin lira maaşın reva görüldüğünü söyledi. "Bu ayıp AKP hükümetlerinin ayıbı" diyen Özdağ, sandıkta milletin bunun hesabını soracağını ifade etti. İran Savaşı ve PKK/PJAK Tehlikesi ABD-İsrail-İran savaşında dikkat çeken bir gelişmeye değinen Özdağ, ABD ve İsrail'in İran'ın batısındaki yoğun bombardımanının amacının, PKK ve PJAK unsurlarının bölgeye sızmasını sağlamak olduğunu iddia etti. "Batı İran'da PKK-PJAK idaresinde özerk bir yapı kurulmaya çalışılıyor" diyen Özdağ, Güney Azerbaycan'daki Türk nüfusunun etnik temizlik tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirterek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ı bu konuda adım atmaya çağırdı. "Füzeleri Neden NATO Düşürüyor?" Savaş boyunca Türkiye'ye yönelen balistik füzelerin NATO radarları tarafından tespit edilip NATO füzeleriyle düşürülmesini sert dille eleştiren Özdağ, şu soruları yöneltti: "Türkiye'ye yönelen balistik füzeleri neden Türk radarları görmüyor?" "Yerli Çelik Kubbe sistemimiz propagandası yapılıyordu, nerede?" "S-400'ler faal mi, kullanılmayacaksa niçin alındı?" "NATO unsuru olmasa halimiz ne olacak, Türkiye'nin savunmasını NATO'ya mı taşeron ettik?" Özdağ, 24 yıllık AK Parti iktidarında milli muharip uçak, Altay tankı ve hipersonik füze programlarında kayda değer ilerleme sağlanamadığını, bu eksikliğin Zafer Partisi iktidarında giderileceğini söyledi. KKTC Hava Sahası Gaspı ve Yunan Tehdidi ABD'nin 13 Mart'ta yayınladığı notamla Doğu Akdeniz hava sahasında KKTC'nin egemenlik haklarını gasp etmeye çalıştığını belirten Özdağ, "KKTC'nin kuzeyindeki hava sahasında tek yetkili otorite Ercan Havalimanı'dır. ABD'nin bu girişimi işgal girişimidir" dedi. Yunanistan'ın Kerpe ve Semadirek adalarına Patriot sistemleri yerleştirmesine de tepki gösteren Özdağ, hükümete şu çağrılarda bulundu: Kıbrıs'ta deniz ve hava üssü tesis edilmesi Bozcaada ve Gökçeada'da hava savunma sistemleri oluşturulması Garanti Antlaşması'nın 3. maddesinin (tek taraflı müdahale hakkı) saklı tutulduğunun ilan edilmesi Mavi Vatan'da yeniden petrol-doğalgaz arama faaliyetlerine başlanması "Parlamenter Sistem Milli Güvenlik Rejimidir" ABD'nin saldırdığı ülkelerin tamamının otoriter başkanlık rejimleri olduğuna dikkat çeken Özdağ, "Parlamenter demokrasi Türkiye için sadece bir siyasal sistem değil, aynı zamanda bir milli güvenlik rejimidir" görüşünü savundu. TSK'nın yeniden yapılandırılması gerektiğini belirten Özdağ, jandarmanın TSK'ya bağlanması, GATA'nın yeniden açılması, askeri yargının tesisi, hipersonik füze üretimi ve siber ordu kurulması gibi başlıklarda acil adımlar atılması gerektiğini söyledi. NATO Değerlendirmesi ve İttifak Sorusu NATO'nun sarsıntılı bir dönemden geçtiğini ancak Türkiye'nin ittifakta kalmasının güvenlik açısından önemli olduğunu belirten Özdağ, "Türkiye kendi uçağını, tankını, füzelerini yüzde 100 yerli ürettiği gün NATO'dan ayrılmayı değerlendirebilir. Bugün için ittifakın içinde olup gelişmeleri izlemek daha doğru" dedi. İttifak ziyaretlerine ilişkin soruya ise Özdağ, "Biz partileri değil milleti ziyaret ediyoruz. Ramazan'da 13 il, bu yıl 90 ilçe gezdim. Seçime doğru ittifak görüşmeleri yapılabilir ama bugün için erken" yanıtını verdi. Bayram Mesajı Özdağ, sözlerini Ramazan Bayramı mesajıyla tamamlayarak, "Bayramları bayram gibi kutlayamadığımız bir dönemden geçerken hepinizin bayramını kutluyor, daha güzel günler diliyorum" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.