Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Liyakat

Haberia - Liyakat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Liyakat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Zafer Partisi'nden Büyükşehir sürecine tepki! Haber

Zafer Partisi'nden Büyükşehir sürecine tepki!

Son dönemde kamuoyunda sıkça dile getirilen “Nerede kalmıştık?” söylemine gönderme yapan Arı, bu ifadeye sert bir karşılık vererek, “Siz nerede kaldığınızı çok iyi biliyorsunuz” dedi. Açıklamasında özellikle geçmişte alınan bazı kararların bugün görmezden gelindiğini savunan Arı, belediye yönetimlerini çifte standartla suçladı. SU ZAMMI ÜZERİNDEN YÜKLENDİ: “ÇOĞUNLUK SİZDEYDİ, HİÇ DÜŞÜNMEDEN GEÇİRDİNİZ” Arı’nın en sert eleştirilerinden biri, su fiyatlarına yapılan zamlar üzerinden geldi. Belediye meclisinde çoğunluğun kendilerinde olduğu dönemde alınan kararları hatırlatan Arı, bu artışların sorgulanmadan kabul edildiğini öne sürdü: “Mecliste çoğunluk sizdeyken, vatandaşı düşünmeden suya zam yaptınız. Şimdi çıkıp farklı söylemler üretmenin bir anlamı yok. Samimiyseniz, önce o zammı geri alın.” ULAŞIM ZAMLARI TARTIŞMASI: “DÜN ELEŞTİRDİĞİNİZİ BUGÜN SAVUNACAK MISINIZ?” Açıklamada ulaşım zamları da geniş yer buldu. Bursa genelinde yapılan zamların geçmişte sert şekilde eleştirildiğini hatırlatan Arı, bugünkü tutumun ne olacağını sorguladı: “Dünya genelinde akaryakıt fiyatları artmışken bile Bursa’daki ulaşım zamlarını siyasete malzeme yaptınız. Bugün aynı koşullar geçerliyken ne yapacaksınız? Aynı tepkiyi gösterebilecek misiniz?” LİYAKAT TARTIŞMASI: “YILLARCA SESSİZ KALDINIZ” Yerel yönetimlerdeki kadrolaşma tartışmalarına da değinen Arı, liyakat söylemleri üzerinden sert eleştirilerde bulundu. Geçmişte yapılan atamalara sessiz kalındığını iddia eden Arı, bugün aynı konunun gündeme taşınmasını “samimiyetsizlik” olarak nitelendirdi: “Yıllarca kendi kadrolarınızı en kritik noktalara yerleştirirken tek kelime etmediniz. Aynı durum size yapılınca ortalığı ayağa kaldırıyorsunuz. Bu millet bu çelişkiyi görüyor.” “ARTIK BAHANE YOK”: DAĞ YÖRESİ VURGUSU Bursa’nın dağ yöresine ilişkin sorunlara da dikkat çeken Arı, iki yıldır “büyükşehir destek vermiyor” gerekçesiyle çözüm üretilmediğini savundu. Artık bu söylemin geçerliliğini yitirdiğini belirten Arı, bölge halkının beklentilerinin karşılanması gerektiğini vurguladı: “İki yıldır aynı bahaneyi dinliyoruz. Artık oyalama dönemi bitti. Dağ yöresindeki vatandaşın beklentisini karşılamak zorundasınız.” “ALGILARLA DEĞİL, İCRAATLA KONUŞUN” Açıklamasının genelinde sert ve meydan okuyan bir dil kullanan Arı, yerel yönetimlere açık çağrıda bulundu: “Algı operasyonlarıyla değil, somut icraatlarla konuşun. Bu millet artık neyin ne olduğunu çok iyi biliyor.” YARGI VURGUSU: “HERKES EŞİT ŞEKİLDE HESAP VERMELİ” Açıklamasının sonunda dikkat çeken bir not paylaşan Arı, herhangi bir siyasi figürün destekçisi olmadığını özellikle belirterek, yargı süreçlerine ilişkin net bir tavır ortaya koydu. Mustafa Bozbey isminin geçtiği tartışmalara dolaylı gönderme yapan Arı, şu ifadeleri kullandı: “Kim olursa olsun, aynı dosyada adı geçen herkes eşit şekilde yargılanmalıdır. Yandaş ya da muhalif ayrımı kabul edilemez.” BURSA SİYASETİNDE GERİLİM YÜKSELİYOR Bu sert çıkış, Bursa yerel siyasetinde yeni bir tartışma dalgasının fitilini ateşledi. Özellikle zam politikaları, liyakat tartışmaları ve bölgesel hizmet eksiklikleri üzerinden yürüyen polemiklerin önümüzdeki günlerde daha da sertleşmesi bekleniyor.

Yavuz Ağıralioğlu: Siyasette yeni tercih Anahtar Parti Haber

Yavuz Ağıralioğlu: Siyasette yeni tercih Anahtar Parti

Ağıralioğlu, cumhurbaşkanının yalnızca kendisine oy verenlerin değil, tüm vatandaşların lideri olduğunu belirtti. Siyasi görüş ayrılıklarına rağmen devlet başkanının toplumun tüm kesimleriyle bir araya gelmesi gerektiğini ifade eden Ağıralioğlu, farklı siyasi düşüncelere sahip kişilerin ortak sofralarda buluşabilmesinin demokrasi açısından değerli olduğunu söyledi. İktidar ve muhalefet arasındaki siyasi rekabetin nezaket içinde yürütülmesi gerektiğini kaydeden Ağıralioğlu, siyasetin ayrıştırıcı değil birleştirici bir rol üstlenmesi gerektiğini vurguladı. "Muhsin Yazıcıoğlu ve Recep Yazıcıoğlu Özlemi" Toplumun siyasette ilke ve tutarlılık aradığını dile getiren Ağıralioğlu, vatandaşların sık sık bazı isimleri örnek gösterdiğini belirtti. Bu kapsamda merhum Muhsin Yazıcıoğlu'nun ilkeli siyaset anlayışının hatırlandığını, bürokraside ise Recep Yazıcıoğlu'nun valilik döneminin sıkça anıldığını ifade etti. Halkın, protokolden uzak duran, vatandaşın sorunlarını dinleyen ve toplumla temas kuran yöneticileri özlediğini söyledi. "Erbakan'ın Siyasi Üslubu Hatırlanıyor" Siyasi tartışmalarda kullanılan dilin önemine dikkat çeken Ağıralioğlu, geçmişte liderlerin televizyon programlarında birbirlerine saygı göstererek tartışabildiğini hatırlattı. Necmettin Erbakan'ın siyasi üslubuna atıfta bulunan Ağıralioğlu, sert eleştirilerin dahi nezaket çerçevesinde yapılabildiğini ifade etti. Toplumun hakaret ve sert söylemlerden uzak, daha saygılı bir siyaset dili istediğini kaydetti. "Anahtar Parti Milletin Talebiyle Kuruldu" Anahtar Parti'nin toplumun beklentileri doğrultusunda kurulduğunu belirten Ağıralioğlu, Türkiye'de siyasetin uzun süredir sert tartışmalar ve kutuplaşmalarla yürütüldüğünü, partilerinin bu tabloya alternatif bir siyaset anlayışı sunmayı amaçladığını söyledi. Devlet yönetiminde tevazu, tasarruf ve üretim odaklı bir yaklaşımın yeniden hakim olması gerektiğini vurguladı. "24 Yıllık İktidarın Karnesi Ortada" Mevcut yönetimi eleştiren Ağıralioğlu, Türkiye'nin son yıllardaki yönetim performansını "24 yıllık bir karne" olarak değerlendirdi. Bu karnenin Türkiye için yeterli olmadığını savunan Ağıralioğlu, Anahtar Parti'nin daha güçlü bir yönetim anlayışıyla ülkeye yeni bir yön vermeyi hedeflediğini ifade etti. "Amaç Kavga Değil, Yeni Bir Yönetim Anlayışı" Konuşmasının sonunda siyasette amaçlarının kavga etmek olmadığını belirten Ağıralioğlu, Türkiye'de daha kapsayıcı ve liyakat temelli bir yönetim anlayışı kurmayı hedeflediklerini söyledi. Anahtar Parti'nin bölünmüşlükleri ortadan kaldırmayı, toplumu birleştirmeyi ve devlet yönetiminde adalet ile liyakati esas alan bir yaklaşım ortaya koymayı amaçladığını kaydetti.

Bursa siyaseti tepe taklak!  Partiler faklı, istifalar aynı... Haber

Bursa siyaseti tepe taklak! Partiler faklı, istifalar aynı...

Gemlik Belediye Meclis Üyesi Mustafa Duran, Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) istifa ettiğini açıkladı. Duran’ın istifası Gemlik siyasetinde sürpriz olarak değerlendirilirken, kararın arkasındaki nedeni ise hizmet üretememek olarak duyurdu. Bir diğer dikkat çeken istifa ise Gürsu Belediyesi’nden geldi. Gürsu Belediye Başkan Yardımcısı Adem Yıldırım, kurum içerisinde yaşandığını ifade ettiği liyakatsiz atamalar ve şeffaf olmayan uygulamalara tepki göstererek görevinden istifa ettiğini duyurdu. Yıldırım’ın açıklaması, kamu yönetiminde şeffaflık ve liyakat tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. İznik’te ise Yeniden Refah Partisi Belediye Meclis Üyesi Nevzat Savaş, partisinden istifa ettiğini açıkladı. Savaş, siyasi yoluna bağımsız olarak devam edeceğini belirtti. Farklı partilerden gelen bu üç istifa, Bursa siyasetinde ortak bir soruyu gündeme getirdi: Siyasette yaşanan sorunlar artık siyasilerin bile taşıyamayacağı bir noktaya mı geldi? Art arda gelen bu kararlar, vatandaşın siyasete olan güveninin yeniden inşa edilmesi gerektiğini gösteriyor. Çünkü görünen o ki, bugün ortaya çıkan tabloya sadece vatandaş değil, siyasetin içindeki isimler de artık katlanmakta zorlanıyor. Bu durum, Bursa’da ve Türkiye genelinde vatandaşın yeni bir siyaset anlayışına ve yeni bir yola ihtiyaç duyduğunu açıkça ortaya koyuyor. O hareket de son anketlerde açıkca güvenoyu almış gibi görünüyor...

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan babalara müjde! Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan babalara müjde!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" dolayısıyla düzenlenen iftar programında konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle: Bu salondaki hanım kardeşlerimden başlayarak muhterem eşim ve sevgili kızlarımla birlikte bir anne, eş, kardeş, yoldaş ve evlat olarak hayatımıza anlam katan tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü şimdiden kutluyorum. Siz kardeşlerimin yanısıra evladını vatan uğruna şehit vermiş, en az şehit evlatları kadar kahraman şehit analarının hepsi metanet timsali olan şehit eşleri ve kızlarının Gazze'den Suriye'ye, Yemen'den Sudan'a gönül ve kültür coğrafyalarımızın farklı köşelerindeki acılı anne ve acılı eşlerin kadınlar gününü tebrik ediyorum. İranlı anneleri ayrıca selamlıyor ve kendilerine bir kez daha taziyelerimizi iletiyorum. Afrika'nın yoksul ve cefakâr kadınları, Afganistan, Arakam, Somali'nin mazlum kadınlarının, Lübnanlı kadınların, Batı'da sinema, moda ve medya sektörlerinin acımasız dişlileri arasında ezilen şiddete ve istismara uğrayan tüm kadınların kadınlar gününü tebrik ediyorum. Kendilerine kucak dolusu selamlarımızı gönderiyorum. Savaşlar ve zulümlerle hayatını kaybedenlerle birlikte teröre ve şiddete kurban verdiğimiz tüm kadınlara Rabbimden mağfiret ve rahmet niyaz ediyorum. Elini vicdanına koyan herkes şu tabloyu çok net görebiliyor; bugün maalesef başta bölgemiz olmak üzere çatışmalar var. Bunun acısını en çok kadınlar çekiyor. Bugün dünyada batıl inançlardan, asabiyeden, yanlış örf ve adetlerden kaynaklanan ayrımcılık var. Bu durum en çok kadınları olumsuz etkiliyor. Tüketim çarkı öncelikle kadınlık onurunu hedef alıyor, kadın emeğini sömürüyor. İsrail'in 2 yıl boyunca katlettiği 72 binden fazla kardeşimizin çoğu kadın ve masum çocuklar. Suriye'de kayıplarını yüreklerine gömerek yeniden hayata tutunmaya çalışanların çoğu kadın ve çocuklar. Afrika'da kıtlık, açlık ve derinleşen yoksulluğun yükü altında ezilen yine kadın ve çocuklar. Komşumuz İran'a yönelik saldırıların yükünü sırtlanmak zorunda kalanların ekseriyeti aynı şekilde kadın ve çocuklar. Türkiye yeryüzünün farklı noktalarındaki bu adaletsizliklere, bu zulümlere en güçlü tepkiyi veren, nerede olursa olsun ayrımcılığa, hukuksuzluğa itiraz eden ülkelerin başında geliyor. Nerede bir yangın varsa oraya su taşımaya, nerede yara kanıyorsa ona merhem olmaya çalışıyoruz. Ülkemizin insani değerleri merkeze alan haysiyetli duruşun en büyük bekçisi hanım kardeşlerimizdir. Her türlü olumsuzluğa rağmen daha adil dünyanın mümkün olduğu inancıyla ülkemizin kutlu mücadelesine verdiğiniz destek için bir kez daha hepinize teşekkür ediyorum. Devletimizin merhum Kemal Tahir'in dediği gibi 'devlet ana'ysa bu sizin kuşatıcılığınız, hamiyetiniz, şefkatiniz ve merhametiniz sayesindedir. Peşpeşe savaşlardan ve en son istiklal harbinden sonra yorgun düşen ülkemizi ayağa kaldırmışsak, Cumhuriyetimizi her gün güçlendirerek 103 yaşına getirdiysek bunda kadınlar olarak fedakarlıklarınızın, emeklerinizin yadsınamaz payı vardır. Karşılaştıkları tüm zorluklara ve engellemelere rağmen üretimde, çalışmada canlarını dişe katarak eşsiz katkılar yapmıştır. Biz kadına yönelik ayrımcılığın her türlüsünü reddeden, kadın ve erkeği bir ve beraber gören bir medeniyetin temsilcileriyiz. Her varlığa, her canlıya Allah'ın ayeti nazarıyla bakan yüksek bir tasavvura sahibiz. Bizim inanç ve ruh dünyamızda şayet insan için bir üstünlük aranacaksa bu sadece ve sadece takva, liyakat, emek ve üretkenlikledir. Irk, mezhep, köken ayrımcılığı bizim kitabımızda yazmadığı gibi cinsiyet ayrımcılığı bizim kitamızda yer almaz. Eşref-i mahlukat olan insanın cinsiyeti, etnik kimliği dolayısıyla hor ve hakir görülmesi bizim kitabımızda yoktur. Küresel tüketim çarkının kadın emeğini sömürmesine, kadını metalaştırmasına özellikle arşı durmak da insanlığımızın gereğidir. Hak olarak da sorumluluk olarak da kadın erkeğin arkasında değil; bilakis erkeğin yanı başındadır, omuz omuzadır. Kadın erkek demeden hepimiz bir bütünün ayrılmaz parçalarıyız. Kadın erkek fark etmeksizin hepimiz aynı bağın gülü, aynı sazın telleriyiz. Her kim ne adına ve hangi bahaneyle olursa olsun ayrımcılık yapıyorsa bu milletin asli kimliğini oluşturan değerlere ihanet ediyor demektir. Her kim kadına ve çocuğa zulmediyorsa insanlıktan nasibini almamış demektir. Bu anlayışla siyaset sahnesine çıktığımız günden beri kadınların sosyal hayata, siyasal hayata aktif ve eşit olarak katılmaları için gayret gösterdik. Kemikleşmiş önyargıları kırmak, yanlış uygulamaları ortadan kaldırmak için büyük mücadeleler verdik. Kadının statüsünün güçlendirilmesi, kadınların önündeki engellerin kaldırılması noktasında neler yaptığımız biliniyor. Göreve geldiğimizde yüzde 27,9 olan kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 37,7'ye çıkardık. Kadın istihdam oranı yüzde 31,7'ye çıktı. 2002'de parlamentomuzda sadece 24 kadın milletvekili görev yapıyordu. Son seçimlerde bu sayısı 119'a çıktı. Kadınların mecliste temsil oranı 5 kat artışla yüzde 19,83'e ulaştı. Aynı başarıyı kadın kamu çalışanı oranında da görüyoru. 28 Şubat'ın kadınlara kapatılan tüm kapılar ardına kadar bizim dönemimizde açıldı. Başörtüsü yasağına son vererek kadınların bürokrasinin tüm katmalarında çalışabilmelerinde sağladık. Akademi, mülkiye, adliye, askeriye gibi yerlerde kadınların önüne örülen tüm duvarları yıktık. İkna odalarına ikna edilemeyen hanım kardeşlerimiz değil aynı zamanda onların çocukları da her kurumda çalışıyor, kamusal alanda varlık gösteriyor, iş ve siyaset dünyasında başarılarıyla temayüz ediyor. Bir diğer kanayan yaramız kadına ve çocuğa yönelik şiddetti. Bu konuda her zaman sıfır tolerans yaklaşımıyla hareket ettik. Kadına yönelik şiddetin önüne geçilmesinde önemli bir eşiği açtık. 2012 yılında 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine dair kanunu yürürlüğe koyduk. 2014'de Ceza Kanunu'nda yaptığımız düzenlemede cinsel suçlara yönelik cezaları artırdık. İhtisas mahkemelerini kurduk. Kadına karşı işlenen suçların cezalarını artırmak suretiyle caydırıcılığı güçlendirdik. 112 kadın konukevimiz 81 ilimizde hizmet veriyor. Sosyal hizmet merkezi şiddetle mücadele irtibat noktalarıyla koruyucu ve önleyici hizmetlerimizi ulaşılabilir kıldık. Kadın destek uygulamamız KADES ile en küçük sıkıntılarında 7 gün 24 saat esasıyla kadınların yanında oluyoruz. Bizim kadına ve çocuğa karşı şiddet hususunda duruşumuz bellidir. Ne adına olursa olsun kadına şiddet insanlığa ihanettir. Türkiye şiddetle mücadele konusunda çok önemli bir mesafe kaydetmiştir. Hiçbir temeli olmayan sözleşme yaşatır sloganıyla hükümetimizi eleştirenlerin bize örnek gösterdiği ülkelerin kahir ekseriyetinden daha iyi bir yerdeyiz. Biz sözleşme değil kanun yaşatır diyor ve mevzuatı ihtiyaçlara göre gerçekleştiriyor. Tek bir kadın veya çocuk şiddet kurbanı olmayana kadar bu mücadelemizi kararlılıkla devam ettireceğiz. Geçen hafta Meclis'imize kanun teklifi ilettik. Kamuda ve özel sektörde çalışan annelerin doğum izin sürelerini 16 haftadan 24 haftaya çıkarıyoruz. Aynı düzenlemede özel sektör çalışan babaların babalık izinlerini de 5 günden 10 güne çıkarmayı amaçlıyoruz.Bu düşüncelerle sözlerime son verirken iftar soframızı teşrif eden her bir misafirimize tekrar teşekkür ediyorum.

Anahtar Parti Nilüfer İlçe Başkanlığı hizmete açıldı Haber

Anahtar Parti Nilüfer İlçe Başkanlığı hizmete açıldı

Bursa’nın Nilüfer ilçesinde Anahtar Parti’nin İlçe Başkanlığı binası düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılışa Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Anahtar Parti İl Başkanı Fikret Aslan, İlçe Başkanı Öner Sevinç ve çok sayıda davetli katıldı. “MERKEZ SİYASETİ VE ÇÖZÜM ODAKLI YAKLAŞIM” Açılışta konuşan İlçe Başkanı Öner Sevinç, Ramazan ayının manevi atmosferine vurgu yaparak Nilüfer’de yeni bir siyasi anlayışı kurumsallaştırmak istediklerini söyledi. Sevinç, ilçe başkanlığının farklı görüşlerden vatandaşlara açık olacağını belirterek, merkez siyaseti, sağduyu ve rasyonel çözümler üzerine bir siyaset anlayışı benimsediklerini ifade etti. Nilüfer’de uzun yıllardır iki kutuplu bir siyaset anlayışının hakim olduğunu savunan Sevinç, bu ayrışmayı reddettiklerini dile getirdi. İnançlar, Cumhuriyet değerleri ve Atatürk ilkelerinin birlikte korunması gerektiğini vurgulayan Sevinç, siyasetin ideolojik tartışmalar yerine proje, liyakat ve ortak akıl üzerinden yürütülmesi gerektiğini söyledi. İlçe başkanlığının Nilüfer ve Bursa için hayırlı olmasını temenni etti. Anahtar Parti İl Başkanı Fikret Aslan ise konuşmasında Nilüfer’de uzun süredir tek taraflı bir siyasi ortam olduğunu savundu. Partinin ilçe teşkilatıyla birlikte bu durumu değiştirmeyi hedeflediklerini ifade eden Aslan, Nilüfer’de kentleşme ve altyapı sorunlarına dikkat çekti. Aslan, Bursa Ovası’nda artan yapılaşmanın kente zarar verdiğini belirterek plansız büyümenin altyapı ve trafik sorunlarını artırdığını söyledi. Anahtar Parti kadrolarının göreve gelmesi halinde ekolojik kentler ve yeni kent merkezleri oluşturmayı hedeflediklerini dile getirdi. YAVUZ AĞIRALİOĞLU: “PARTİMİZİ HİZMET İÇİN AÇIYORUZ” Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu da konuşmasında Ramazan ayına ve birlik mesajlarına vurgu yaptı. Partinin amacının siyasi kavga değil, memlekete hizmet etmek olduğunu ifade eden Ağıralioğlu, Türkiye’nin kaynaklarının doğru yönetilmesi gerektiğini söyledi. Ağıralioğlu, Anahtar Parti’nin toplumun tüm kesimlerine hitap eden bir anlayışla hareket ettiğini belirterek, ülkenin daha güçlü, adil ve demokratik bir yapıya kavuşması için çalışacaklarını dile getirdi. Aile yapısının korunması, ekonomik refahın artırılması ve devlet kurumlarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Ağıralioğlu, seçimlere kadar sahada çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Açılış töreni, yapılan konuşmalar sonrasında kurdele kesimiyle sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.