Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Özelleştirme

Haberia - Özelleştirme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özelleştirme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anahtar Parti: Yıldırım, Bursa'nın Afrika'sı değildir Haber

Anahtar Parti: Yıldırım, Bursa'nın Afrika'sı değildir

Yıldırım Ağız ve Diş Hastanesi önünde düzenlenen basın açıklamasına İl Başkan Yardımcıları, ilçe başkanları, parti yöneticileri ve vatandaşlar katıldı. İlçe Başkanı Tayfun Yıldırım yaptığı açıklamada, 17 Mart ve 24 Nisan 2026 tarihlerinde Cumhurbaşkanlığı kararlarıyla Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca alınan özelleştirme kararlarını eleştirerek, "Bugün burada, sadece alınmış basit bir özelleştirme kararı için değil, Yıldırım'ın sağlık alanındaki geleceğine yönelik bir suikastın halk nezdindeki itirazını dile getirmek için toplanmış bulunmaktayız" dedi. Satışa çıkarılan alanlar tek tek sıralandı Yıldırım, özelleştirilmesi planlanan alanları şöyle sıraladı: Samanlı Mahallesi'nde sağlık hizmetleri için tahsis edilmiş toplam 241.574 m² arsa Yüksek İhtisas Hastanesi'nden kalan 19.795 m² arsa Göğüs Hastanesi'nden kalan 6.276 m² arsa Bursa Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin mevcut alanı 10.321 m² Tayfun Yıldırım, "Yıkılan hastanelerimizin yerine yeni sağlık kompleksleri yapılması beklenirken, israf ve talan sonucu bütçenin açık vermesiyle bu araziler göz göre göre satılmak isteniyor" ifadelerini kullandı. "İş insanları teklif vermesin" İş insanlarına seslenen Yıldırım, "Hiçbir iş insanımız bu ihalelere teklif vermemeli ve bu araziler sağlık alanında kullanılarak vatandaşlarımıza hizmet vermeye devam etmelidir" dedi. Şehir Hastanesi sonrası çile Bursa Şehir Hastanesi açılmadan önce Yıldırım'da dört büyük hastanenin aktif hizmet verdiğini hatırlatan Tayfun Yıldırım, şu ifadeleri kullandı: "Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Prof. Dr. Türkan Akyol Göğüs Hastalıkları Hastanesi, Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve önünde bulunduğumuz Bursa Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi aktif olarak hizmet vermekteydi. Ama Şehir Hastanesi açıldıktan sonra önce Göğüs Hastanesi, sonrasında da Yüksek İhtisas Hastanesi kapatıldı." Yıldırım, "Yıldırımlılar ya Şevket Yılmaz Hastanesi'nde çileye talip olmak ya da 31 kilometre uzaktaki Şehir Hastanesi yollarında perişan olmak zorunda" diye ekledi. "105 doktor hizmet veriyor" Ağız ve Diş Hastanesi'nde 105 doktorun görev yaptığını belirten Tayfun Yıldırım, "Sadece Yıldırım halkına değil, Bursa'nın tamamına ve hatta çevre illere hizmet vermektedir. Eğer bu kararname ile satışlar gerçekleşirse, Yıldırımlı vatandaşlarımız bu kolaylıktan da mahrum bırakılacak" dedi. "Bu bir memleket meselesidir" Yıldırım, özelleştirme kararının parti meselesi olmadığını vurgulayarak, "Bu durum partiler üstü bir durumdur. Her partinin ve STK'nın bu durum karşısında tepkisini dile getirmesi gerekmektedir. Eğer bu alanlar satılırsa, Yıldırımlılar bunu asla unutmayacak ve zamanı geldiğinde gereken cevabı mutlaka verecektir" ifadelerini kullandı. Belediye Başkanı'na zor sorular Açıklamasında Yıldırım Belediye Başkanı'na yönelik sert sorular yönelten Tayfun Yıldırım, şunları söyledi: "Neden suskunluğunu koruyor?" "Neden gerekli mercilere baskı yapmıyor?" "Alınan bu kararın yanlış olduğunu bile bile, neden itiraz etmiyor?" "Yıldırım'ın geleceğine vurulan bu darbe, kendileri tarafından vurulduğu için midir suskunluğu?" "Yıldırım Bursa'nın Afrikası değildir" Sosyal belediyecilik anlayışını eleştiren Yıldırım, "Sosyal belediyeciliği makarna ve kömür dağıtmak, üç harfli marketlerden indirim kartı vermekten ibaret zannedenlere sesleniyorum: Sosyal belediyecilik, vatandaşlarının eşit hizmet alma koşullarına ulaşmasını sağlayan belediyeciliktir" dedi. Tayfun Yıldırım sözlerini şöyle tamamladı: "Yıldırım Bursa'nın Afrikası değildir. Her alanda olduğu gibi sağlık alanında da Yıldırımlı vatandaşlarımızın öksüz ve mahsun bırakılmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Bu yanlıştan derhal dönülmesi gerektiğini ve Yıldırımlıların hak ettiği değeri görmeleri için elimizden ne geliyorsa yapacağımızı bilmenizi isteriz."

CHP Bursa'dan sağlık alanlarının özelleştirmesine tepki Haber

CHP Bursa'dan sağlık alanlarının özelleştirmesine tepki

Bursa’da sağlık alanlarının satışına yönelik tepki çekerken , CHP Bursa İl Başkanlığı konuyla ilgili Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi Memleket Hastanesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Bursa Memleket Hastanesi’nde düzenlenen basın açıklamasına TBMM Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal ve çok sayıda partili katıldı. CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Bursa’da kamuya ait sağlık alanlarının özelleştirme kapsamına alınmasına ilişkin kapsamlı bir basın açıklaması yaptı. Yeşiltaş, söz konusu sürecin yalnızca Bursa’yı değil, Türkiye genelinde sağlık sisteminin geleceğini doğrudan ilgilendirdiğini belirterek, kamu sağlık hizmetlerinin sistematik biçimde tasfiye edildiğini vurguladı. Yeşiltaş açıklamasında, 16 Mart ve 24 Nisan tarihlerinde yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla başlayan sürecin kapsamının giderek genişletildiğine dikkat çekti. Nilüfer, Yıldırım ve Yenişehir’deki taşınmazlarla başlayan uygulamaların; bugün Memleket Hastanesi, Bursa Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi arazisi, Mustafakemalpaşa Tepecik Aile Sağlığı Merkezi ve Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi gibi Bursa’nın sağlık omurgasını oluşturan kritik alanlara kadar uzandığını ifade etti. Bu gelişmelerin teknik bir planlama ya da masum bir dönüşüm olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Yeşiltaş, “Bu, açık ve net bir şekilde kamu sağlık altyapısının tasfiye edilmesidir. Ve bu tasfiye süreci, AKP iktidarının yıllardır uyguladığı politikaların doğrudan sonucudur” dedi. AKP’nin sağlık alanını bir kamu hizmeti olmaktan çıkararak kar odaklı bir sektöre dönüştürme hedefini hiçbir zaman gizlemediğini söyleyen Yeşiltaş, “Sağlıkta dönüşüm” adı altında yürütülen politikalarla önce kamu hastanelerinin sistemli biçimde zayıflatıldığını, nitelikli hizmet üretme kapasitesinin törpülendiğini ve sağlık çalışanlarının ağır çalışma koşullarına mahkûm edildiğini ifade etti. Ardından ortaya çıkan sorunların gerekçe gösterilerek özelleştirme politikalarının devreye sokulduğunu belirten Yeşiltaş, “Bu süreç bilinçli olarak yürütülmüştür” dedi. Şehir hastaneleri modeline de değinen Yeşiltaş, bu modelin kamu kaynakları üzerindeki yüküne dikkat çekti. Milyarlarca liralık garanti ödemeleriyle kamu bütçesinin uzun yıllar boyunca yük altına sokulduğunu belirterek, sağlık hizmetlerinin şirketlerin kar planlarının bir parçası haline getirildiğini ifade etti. Bugün alınan “özelleştirme kapsamına alma” kararlarının yarın hangi projelere ve hangi sermaye gruplarına hizmet edeceğinin belirsiz olduğunu vurgulayan Yeşiltaş, bu konuda kamuoyuna bugüne kadar tatmin edici hiçbir açıklama yapılmadığını dile getirdi. Bursa’nın ve Güney Marmara’nın en köklü sağlık kurumlarından biri olan Memleket Hastanesi’ne de özel olarak değinen Yeşiltaş, hastanenin yıllar önce kapatıldığını ve inşaatının uzun süredir tamamlanamadığını hatırlattı. Bursalıların bu alanın yeniden sağlık hizmetine kazandırılmasını beklediğini belirten Yeşiltaş, buna karşın söz konusu alanın özelleştirme kapsamına alınmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Memleket Hastanesi’nin yalnızca bir sağlık kurumu olmadığını vurgulayan Yeşiltaş, buranın Bursa’nın ortak hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Memleket Hastanesi; hayatın en gerçek anlarının yaşandığı, sevinçlerin ve hüzünlerin iz bıraktığı bir duraktı. Burada atılan ilk nefesler, verilen mücadeleler ve edilen vedalar, yıllar boyunca sayısız insanın hafızasında yer etti. Bu hastane, Bursalıların ortak duygularını taşıyan bir mekâna dönüştü. Bugün bu hafızanın yok sayılması, sadece bir yapının değil, bir kentin geçmişinin de yok sayılmasıdır.” Açıklamasında iktidara bir dizi soru yönelten Yeşiltaş, Bursa’nın en kıymetli sağlık alanlarının hangi gerekçeyle özelleştirme kapsamına alındığını, bu alanların geleceğinin kimlerle ve hangi kriterlere göre belirlendiğini sordu. Şehir hastanelerinin sürdürülebilirliği için yeni kamu alanlarının hedef alınıp alınmadığını da gündeme getirdi. "BU HALK SİZİ İLK SEÇİMDE GÖNDERECEK" Kamuya ait alanların satışından elde edilecek gelirlerin siyasi amaçlarla kullanılıp kullanılmayacağına ilişkin kaygılarını da dile getiren Yeşiltaş, “Eğer kamu alanlarını satarak bir seçim bütçesi yaratmayı hedefliyorsanız, hiç uğraşmayın. Çünkü bu halk sizi ilk seçimde gönderecek” ifadelerini kullandı. Sağlık hizmetinin anayasal bir hak olduğunun altını çizen Yeşiltaş, mevcut sistemin eşitsizlik ürettiğini belirterek, “Parası olanın daha hızlı ve kaliteli hizmet aldığı, parası olmayanın ise sistemin dışına itildiği bir düzen kabul edilemez” dedi. Kamu hastanelerinin bilinçli olarak işlevsizleştirildiğini ve ardından “çalışmıyor” gerekçesiyle özelleştirme politikalarının devreye sokulduğunu ifade etti. CHP Bursa İl Başkanlığı olarak bu sürecin karşısında durmaya devam edeceklerini belirten Yeşiltaş, Bursa’nın sağlık altyapısının talan edilmesine ve geleceğinin ipotek altına alınmasına sessiz kalmayacaklarını vurguladı. Söz konusu kararların iptali için her türlü demokratik ve hukuki mücadelenin sürdürüleceğini ifade etti. Yeşiltaş açıklamasının sonunda ise şu ifadelere yer verdi: “Hiç kimse şunu unutmasın: Bu ülkenin hastaneleri, sağlık merkezleri, arazileri bir avuç iktidar sahibinin tasarrufunda değildir. Bunlar 86 milyon yurttaşın ortak değeridir. Bursa’nın iradesine çöktünüz, Bursa’nın suyuna çöktünüz, Bursa’nın yeşiline çöktünüz; şimdi de Bursa’nın malına çökmeye çalışıyorsunuz. Artık yeter. Bursa’nın yakasından da halkın yakasından da düşün.” CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal da özelleştirme kararına tepki gösterdi ve mücadeleyi sürdüreceklerini kaydetti. "TUTUKLU OLAN BURSA'NIN İRADESİDİR" Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın da yaptığı açıklamada gündeme ilişkin sert değerlendirmelerde bulundu. Günaydın, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey üzerinden yürütülen sürece tepki göstererek, “Tutuklu olan yalnızca Mustafa Bozbey değil, Bursa’nın iradesidir” dedi. Günaydın, 2024 yerel seçimlerinde CHP’nin Bursa’da açık farkla kazandığını hatırlatarak, buna rağmen farklı yöntemlerle belediye yönetiminin etkisizleştirilmeye çalışıldığını ifade etti. Eski dosyalar üzerinden yürütülen süreçleri “kumpas” olarak nitelendiren Günaydın, halkın iradesinin gasp edilmek istendiğini söyledi. Yargı üzerinden siyasetin dizayn edilmek istendiğini ifade eden Günaydın, Türkiye genelinde belediyelerin büyük çoğunluğunun iktidar partilerinde olmasına rağmen tüm eleştirilerin CHP’li belediyelere yöneltildiğini dile getirdi. Günaydın, bu söylemlerin gerçeği yansıtmadığını belirtti. Konuşmasında cezaevlerindeki doluluk oranlarına da değinen Günaydın, mevcut kapasitenin üzerinde tutuklu ve hükümlü bulunduğunu, bunun sistemsel bir sorun olduğunu ifade etti. Günaydın, artan suç oranlarının nedenlerinin sorgulanması gerektiğini vurgulayarak, özellikle uyuşturucu, sanal bahis ve kumar konularında iktidarı eleştirdi. Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Günaydın, yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle milyonlarca vatandaşın açlık sınırının altında yaşadığını söyledi. Eğitim ve sağlık sistemine yönelik eleştirilerde de bulunan Günaydın, vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimde ciddi sorunlar yaşadığını kaydetti. "HASTANELERİ SATMAK ÇÖZÜM DEĞİL" Sağlık alanındaki özelleştirmelere de değinen Günaydın, hastanelerin satışına karşı olduklarını belirterek, “Sağlık sistemi çözülemeyince hastaneleri satmak çözüm değildir” ifadelerini kullandı. Erken seçim çağrısında da bulunan Günaydın, toplumun büyük bir kesiminin sandık istediğini dile getirerek, “Sandık geldiğinde halkın iradesi yeniden tecelli edecek” dedi.

Bursa Çevre Yolu özelleştirilirken DSP'den kasket cevabı! Haber

Bursa Çevre Yolu özelleştirilirken DSP'den kasket cevabı!

Kasketin Siyasi Anlamı ve Mehmet Seskır’ın Harekatı Siyasette, belirli semboller zamanla güçlü bir anlam kazanır. Bu semboller, bir liderin kimliğini, ideolojisini ve halkla olan bağını güçlendirir. Rahmetli Bülent Ecevit’in başında taşıdığı kasket, Türkiye’nin modern siyaset tarihinde önemli bir yer tutan sembollerden biridir. Ecevit, özellikle CHP Genel Başkanlığı ve Başbakanlık dönemlerinde, kasketiyle tanınarak adeta siyasal kimliğini simgeleştirmiştir. Ayrıca, Demokratik Sol Parti (DSP)’yi kurarken de kasketiyle yola çıkmış ve bu simge, o dönemin toplumla olan güçlü bağını simgeleyen bir işaret olmuştur. Bugün, Bülent Ecevit’in kasketi, DSP’nin siyasal tarihinde önemli bir yer tutuyor. Bu kültürel ve tarihsel mirası, DSP Bursa İl Başkanı Mehmet Seskır, partisini yeniden ayağa kaldırmak amacıyla yeniden canlandırmaya karar verdi. Seskır, kasketi, sadece Ecevit’in mirasını yaşatmak amacıyla değil, aynı zamanda siyasi bir direnişi başlatmak için de bir araç olarak kullanmaya başladı. “Kasketliler Geliyor” Harekatı Başladı Mehmet Seskır, Bursa’daki siyasi atmosferi değiştirmek için başlattığı hareketin adını “Kasketliler Geliyor” olarak belirledi. Bu slogan, Seskır’ın partisinin eski gücünü ve toplumsal köklerini yeniden hatırlatma amacını taşıyor. Bülent Ecevit’in kasketi, Seskır’ın liderliğinde, yeniden sol siyasetin gücünü simgeleyen bir amblem haline geldi. Aynı zamanda, Bursa Çevre Yolu’nun özelleştirilmesi gibi yerel meselelerde de, Seskır ve DSP’nin, halkın çıkarlarını savunma adına harekete geçmesinin bir sembolü olarak ortaya çıktı. Kasketliler Harekatı: Yerel ve Ulusal Etki Seskır’ın başlattığı Kasketliler Harekatı, sadece bir il başkanının siyasi girişimi olmanın ötesine geçerek, bir siyasi direniş hareketine dönüştü. Bursa’daki özelleştirme kararına karşı duyulan tepki, özellikle işçi hakları, emek ve kamusal alanın korunması gibi değerleri savunan sosyal demokrat kesimler için önemli bir dönüm noktası oldu. Seskır, bu hareketle, Ecevit’in mirasını ve toplumcu değerleri yeniden hatırlatarak, siyasetteki haksızlık ve yolsuzluklarla mücadele etmeyi amaçlıyor. Bursa Çevre Yolu ve Kasketliler Harekatı Arasındaki Bağlantı Bursa Çevre Yolu’nun özelleştirilmesi, yerel halk için yalnızca bir altyapı meselesi değil, aynı zamanda kamusal alanın nasıl yönetileceği ve kimin çıkarlarının korunduğu üzerine de derin bir sorgulama yapmayı gerektiren bir konu. Bu bağlamda, Seskır’ın başlattığı hareket, yerel halkın sesini duyurması, kamusal alanda söz sahibi olması ve özelleştirme kararlarının halkın menfaatine olup olmadığı konusunda farkındalık oluşturmayı amaçlıyor. Bursa’daki kasketliler hareketi, Ecevit’in ruhunu yaşatan, emeği savunan, kamusal değerleri ön planda tutan ve özelleştirmelere karşı duran bir hareket olarak şekillendi. Seskır, bu siyasi adımıyla, yalnızca Bursa‘da değil, ülke genelinde de sosyal demokrat hareketin güç kazanmasına katkı sağlamak istiyor. Seskır’ın Kasketliler Harekatı ve Siyasi Mücadele Mehmet Seskır, “Kasketliler Geliyor” sloganıyla başlattığı bu harekette, Bülent Ecevit’in ideolojisinden ilham alarak, partisini yeniden güçlendirmeyi hedefliyor. Özellikle Bursa Çevre Yolu’nun özelleştirilmesi gibi tartışmalı kararlara karşı çıkan Seskır, bu hareketi ile sadece yerel değil, ulusal anlamda da sosyal demokrat çizgideki siyasal mücadelenin yeniden canlanmasına zemin hazırlıyor. Kasketliler Harekatı, bu anlamda, sadece bir siyasi strateji değil, halkın haklarını savunma adına verilen bir sosyal mücadelenin de adıdır. Seskır ve ekibi, Ecevit’in mirasına sahip çıkarak, toplumu yeniden uyandırmak ve eşitlikçi bir toplum düzeni kurma hedefiyle adımlarını atmaya devam ediyor.

Fikret Aslan: Ekonomi hastane alanlarını satacak kadar mı vahim? Haber

Fikret Aslan: Ekonomi hastane alanlarını satacak kadar mı vahim?

Anahtar Parti Bursa İl Başkanlığı bayramlaşma programı, Ramazan Bayramı'nın üçüncü günü il binasında gerçekleşti. Bayramlaşma programına İl Başkanı Fikret Aslan ve Genel Başkan Yardımcısı, Kalkınma Politikaları Başkanı Sedat Yalçın'ın yani sıra Marmara Yozgatlılar Federasyonu Başkanı Ahmet Aslan, Artvin- Kafkas Dernekleri Federasyonu Başkanı Özgür Gümüş, Bİldef Başkanı Ramazan Alp, Siirtliler Dernek Başkanı Maşallah Kocaman, Zonguldaklılar Derneği Başkanı Yılmaz Elieyi, Bursa Gümüşhaneliler Birlik ve Dayanışma Derneği Başkan Yardımcısı Cengiz Ergin ile ilçe başkanları, kadın ve gençlik kolları başkan ve yöneticileri ve çok sayıda parti üyesi katıldı. İl başkanlığına sığmayan kalabalığa seslenerek bundan sonra daha büyük bir salonda bayramlaşma programı duzenleyeceklerini dile getiren İl Başkanı Fikret Aslan, Bursa'da ilk dört parti arasında yer aldıklarını vurguladı. Aslan, kurumsallaşmanın önemine atıfta bulunurken yaz ayları ile sahada daha aktif çalışma yürüteceklerini belirtti. HASTANE ALANLARINI ÖZELLEŞTİRİLME ADIMINI ELEŞTİRDİ Ekonominin kötü yönetildiğine ve vatandaşın mutfağının dara düştüğüne dem vuran Aslan, "Bursa'da Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile özelleştirme yolu açılan hastane alanlarının satılmasıyla ekonominin düzeleceğine mi inanıyorlar? Durum bu kadar vahim demek" ifadelerini kullandı. "BURUK BİR BAYRAM YAŞIYORUZ" Programda partililerin Ramazan Bayramı'nı kutlayan Genel Başkan Yardımcısı Sedat Yalçın, “Yanı başımızda büyük bir savaş oluyor ve 7 bine yakın insan hayatını kaybetti. Bu nedenle buruk bir bayram yaşıyoruz. Böyle kıymetli ve inancımızın zirveye çıktığı aylarda, bu tür olaylarla karşılaşmak travmaya neden oluyor. Bu noktada, Türkiye olarak bizim nasıl durduğumuz çok önemli. Bu topraklarda Kurtuluş Mücadelesi verildiğinde, Hindistan’daki Müslümanlardan kadınlar kollarındaki bilezikleri çıkarıp Kurtuluş Savaşı için yardım göndermişti’’ dedi. ‘BİZ İRAN’LA KOMŞULUK YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ’ İran ile İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri arasında yaşananlara tepki gösteren Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Sedat Yalçın ’’İran’daki insanların başına bombalar yağarken ne içer, ne yerler Ramazan aylarında? Biz hemen yanındaki komşu olarak ne yapıyoruz? Aşağıdaki zengin ülkelerle bir araya gelip, ‘İran, sen yanlış yapıyorsun’ diye açıklama yapıyoruz. İşin esas sahibine laf yok. Hükümeti uyarmak istiyorum. Bu savaşlar gelir geçer; biz İran’la komşuluk yapmaya devam edeceğiz” dedi. CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI'NDAN 'ÜLKENİN ANAHTARI' ÇIKIŞI Yalçın, CHP Genel Merkezi ile gerçekleşen bayramlaşma programına katılan heyetin başında yer aldı. Burada gerçekleşen bir konuşmayı partililere aktaran Yalçın, "CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz'ın, 'Ülkenin Anahtarı olacağınız görülüyor' sözlerini iletti. Yalçın, bayramlaşma programlarına gittiğimiz her partinin Anahtar Parti'yi oldukça merak ettiğini de sözlerine ekledi. Konuşmaların ardından partililerle bayramlaşma gerçekleşirken program hatıra fotoğrafı çektirilerek sona erdi.

Nilüfer ve Yıldırım'da hastane arazileri satılıyor! Anahtar Parti'den sert tepki Haber

Nilüfer ve Yıldırım'da hastane arazileri satılıyor! Anahtar Parti'den sert tepki

Listede Bursa’dan Nilüfer, Yıldırım ve Yenişehir ilçelerinde bulunan toplam 6 taşınmaz yer aldı. Söz konusu arazilerin önümüzdeki süreçte satış, kiralama ya da gelir paylaşımı modeliyle değerlendirilmesi bekleniyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, kamuya ait değerli arazilerin satışa çıkarılmasına sert tepki gösterdi. Aslan, “Millete ait olan hazine arazilerinin özelleştirme adı altında satışa çıkarılması kabul edilemez. Bu alanlar kamu yararı gözetilerek kullanılmalıdır” dedi. Bursa’daki taşınmazların dikkat çeken en önemli özelliği ise büyük bölümünün geçmişte hastane olarak kullanılmış ya da sağlık alanı olarak planlanmış bölgeler olması. FSM HASTANE ALANI DA LİSTEDE YER ALDI Nilüfer ilçesi Fethiye Mahallesi’nde bulunan 1887 ada 3 parsel numaralı arsa, yaklaşık 37 bin metrekarelik büyüklüğüyle öne çıkarken, uzun süre “hastane alanı” olarak anılmasıyla biliniyor. FSM Bulvarı üzerinde yer alması ve çevresindeki yerleşim alanları nedeniyle yüksek yatırım potansiyeli taşıdığı değerlendiriliyor. Özellikle konser, kültür etkinlikleri gibi birçok etkinliğe de ev sahipliği yapıyor. "CİDDİ SORU İŞARETLERİ DOĞURUYOR" Bu tür alanların satışa çıkarılmasının kamu vicdanını yaralayacağını belirten Fikret Aslan, “Geçmişte sağlık hizmeti için planlanan veya kullanılan arazilerin satılması, kamu kaynaklarının farklı amaçlarla elden çıkarılması anlamına gelir. Bu durum toplumda ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. FSM Hastane Alanı hem kültürel etkinlikler hem de konserlere ev sahipliği yapan bir nokta. Burada büyük bir rant unsuru olduğunu kimse inkar edemez. Özelleştirildiği takdirde halihazırda trafik yoğunluğu olan bu bölgenin, satıldığı takdirde yapılacak yapının getireceği yük ile içinden çıkılmaz hal alacağı ortadadır” şeklinde konuştu. YILDIRIM'DA YIKILAN HASTANE ALANI DA KARARNAMEYE DAHİL EDİLDİ Yıldırım ilçesinde ise Ertuğrulgazi, Samanlı ve 152 Evler mahallelerinde bulunan toplam 4 ayrı parsel satış listesine dahil edildi. Bu alanların bir kısmı daha önce sağlık hizmeti verilen ya da hastane yapılması planlanan bölgeler arasında yer alıyor. 152 Evler Mahallesi’ndeki arazi üzerinde daha önce Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi bulunuyordu. Samanlı Mahallesi’nde satışa çıkarılan arazi ise Bursa’nın doğusunda planlanan 600 yataklı Bursa Merkez Devlet Hastanesi projesine ayrılmış alanlardan biri olarak biliniyor. "YILDIRIM'DA DEVLET HASTANESİ'NE İHTİYAÇ VARKEN OLANI YIKIP SATIYOR MUSUNUZ?" Eski Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin depreme dayanıksız olduğu için yıkıldığını ve yıllarca bu alanın boş ve sahipsiz bekletildigine vurgu yapan Aslan, Yıldırım ilçesinin en yüksek nüfusa sahip ve sosyoekonomik olarak dar gelirli vatandaşların yaşadığı bir bölge olduğunu dile getirdi. Aslan, "Yıldırım'ın tüm yükü Şevket Yılmaz Hastanesi'ne verildi. Acil'e başvuranlara bırakın sıra gelmesini, saatlerce beklerken refakat edenler dahi hastalık kapmazsa haline şükreder duruma geldi. Bu bölgenin acilen bir devlet hastanesine ihtiyacı varken, malum araziyi hangi akla hizmet olarak satmaya karar verdiniz?" ifadelerini kullandı. "EKONOMİNİN YÖNETİLEMEME FATURASI YİNE MİLLETE ÇIKIYOR" Hükümetin ekonomik politikalarını da eleştiren Aslan, “Milleti içine soktukları ekonomik darboğazın faturasını yine millete ait olan hazine arazilerini satarak çıkarmaya çalışıyorlar. Kamu varlıklarının bu şekilde elden çıkarılması doğru değildir. Bunun hesabını Bursalılara veremezler” dedi. YENİŞEHİR'DE DE SAĞLIK HİZMETİ İÇİN KULLANILAN ALAN SATILACAK Yenişehir ilçesi Yenigün Mahallesi’nde bulunan taşınmaz da özelleştirme kapsamına alınan alanlar arasında yer aldı. Hâlihazırda sağlık hizmetleriyle bağlantılı kullanımıyla dikkat çeken alanın da satış sürecine dahil edilmesi tartışmaları beraberinde getirdi. Karar kapsamında Bursa’daki söz konusu arazilerin satış sürecinin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yürütüleceği ve işlemlerin 2028 yılı sonuna kadar tamamlanmasının planlandığı belirtildi. ANAHTAR PARTİ'NİN ARAZİLER İÇİN ÖNERİSİ İl Başkanı Fikret Aslan partisininin önerisini de kamuoyunun takdirine sunarken şu ifadeleri kullandı: "Anahtar Parti olarak bu karara yalnızca itiraz etmekle yetinmiyoruz; uygulanabilir, gerçekçi ve Bursa'nın çıkarlarına hizmet eden bir alternatif model öneriyoruz: Kamu Yararı ile Ekonomik Sürdürülebilirliğin Birlikteliği * İşlev güvencesi sözleşmeye bağlanmalıdır. Özel sektör işletmecisi, alanın en az belirli bir yüzdesini rekreasyon, sağlık, eğitim ya da yeşil alan gibi kamusal kullanıma ayırmak zorunda bırakılmalı; bu yükümlülük sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olmalıdır. * Gelir, kamuya geri dönmelidir. Gelir paylaşım modeliyle elde edilecek kazançların Bursa'ya Hazine Bakanlığı vasıtasıyla yatırım olarak aktarılması, hem Hazine'ye ekonomik değer üretilmesini hem de şehrin kamusal hizmet kapasitesini güçlendirmesini sağlayacaktır. * Süreç şeffaf ve katılımcı olmalıdır. Bursalıların bu arazinin geleceğine ilişkin görüşleri, siyasi partiler, belediye meclisleri ve sivil toplum kanallarıyla karar alma sürecine dahil edilmelidir." BURSA KAMUOYUNU İTİRAZA DAVET ETTİ Fikret Aslan, Bursa’daki kamu arazilerinin satışına karşı kentin tüm dinamiklerini harekete geçmeye çağırarak, “Bu şehir sahipsiz değil. Bursa’nın tüm paydaşlarını, sivil toplum kuruluşlarını, meslek odalarını ve vatandaşları kamu arazilerinin satışına karşı kamuoyu oluşturmaya, bu kararlara itiraz etmeye ve getirdiğimiz model önerisini istişare etmeye davet ediyoruz” diye konuştu.

Bursa'da devlete ait hastane alanları satılıyor mu? Haber

Bursa'da devlete ait hastane alanları satılıyor mu?

Listede Bursa'dan Nilüfer, Yıldırım ve Yenişehir ilçelerinde bulunan toplam 6 taşınmaz yer aldı. Söz konusu arazilerin önümüzdeki süreçte satış, kiralama ya da gelir paylaşımı modeliyle değerlendirilmesi bekleniyor. Bursa'daki taşınmazların dikkat çeken en önemli özelliği ise büyük bölümünün geçmişte hastane olarak kullanılmış ya da sağlık alanı olarak planlanmış bölgeler olması. Nilüfer ilçesi Fethiye Mahallesi'nde bulunan 1887 ada 3 parsel numaralı arsa, yaklaşık 37 bin metrekarelik büyüklüğüyle öne çıkarken, uzun süre "hastane alanı" olarak anılmasıyla biliniyor. Merkezi konumu ve çevresindeki yerleşim alanları nedeniyle yüksek yatırım potansiyeli taşıdığı değerlendiriliyor. Yıldırım ilçesinde ise Ertuğrulgazi, Samanlı ve 152 Evler mahallelerinde bulunan toplam 4 ayrı parsel listeye dahil edildi. Bu alanların bir kısmı daha önce sağlık hizmeti verilen ya da hastane yapılması planlanan bölgeler arasında yer alıyor. Yıldırım ilçesi 152 Evler Mahallesi'ndeki arazi üzerinde önceden Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi bulunmaktaydı. Samanlı Mahallesi'nde satışa çıkarılan arazi ise Bursa'nın doğusunda yapımı planlanan 600 yataklı Bursa Merkez Devlet Hastanesi'ne aitti. Yenişehir ilçesi Yenigün Mahallesi'nde bulunan taşınmaz da özelleştirme kapsamına alınan alanlar arasında yer alırken, hâlihazırda sağlık hizmetleriyle bağlantılı kullanımıyla dikkat çekiyor. Öte yandan karar kapsamında Bursa'daki bu arazilerin satış sürecinin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yürütüleceği ve işlemlerin 2028 yılı sonuna kadar tamamlanmasının planlandığı belirtildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.