Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Rehabilitasyon

Haberia - Rehabilitasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rehabilitasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

"Saatlerce defteri karalardı" Öğretmeni, terörist İsa Aras Mersinli'yi anlattı Haber

"Saatlerce defteri karalardı" Öğretmeni, terörist İsa Aras Mersinli'yi anlattı

Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesinde bulunan Ayser Çalık Ortaokulu'nda meydana gelen silahlı saldırı, Türkiye'yi yasa boğdu. 8. sınıf öğrencisi 14 yaşındaki İsa Aras Mersinli'nin gerçekleştirdiği saldırıda 8 öğrenci ve 1 öğretmen hayatını kaybederken, 20 kişi de yaralandı. Saldırının ardından, fail olduğu belirtilen öğrencinin okul yaşamına dair detaylar da ortaya çıkmaya başladı. Kısa Dalga'dan Gülseven Özkan'ın haberine göre, isminin açıklanmasını istemeyen bir öğretmen, Mersinli'nin içine kapanık ve sosyal açıdan izole bir profil çizdiğini aktardı. Öğretmen, öğrencinin sınıf içindeki davranışlarının dikkat çekici olduğunu ve genel olarak arkadaş çevresiyle sınırlı iletişim kurduğunu ifade etti "SINIFA GELEN AMA DERSE KATILMAYAN BİR ÇOCUKTU" Saldırgan öğrencinin sınıf içindeki davranışlarına dair anlatımlar, dikkat çekici ayrıntıları ortaya koyuyor. Öğretmeninin aktardığına göre, okula devamlılık konusunda bir sorun yaşamayan Mersinli, derslere katılım açısından ise oldukça kopuk bir profil çiziyordu. Sınıfta fiziksel olarak bulunsa da zihinsel olarak dersten uzak olduğu ifade edilen öğrenci, çoğu zaman öğretmeni dinlemek yerine kendi içine kapanıyordu. "SAATLERCE DEFTERİ KARALARDI" Eğitimci, öğrencinin durumuna ilişkin yaptığı açıklamada,"Zaten sınıfa hep gelen bir çocuktu, ama derste çok farklıydı. Çocuklar ders dinlerken o dinlemezdi. Kafasını sıraya koyardı. Bazen önünde defter olurdu, bir şeyler yazar çizerdi, saatlerce defteri karalardı. En belirgin özelliği buydu" sözlerini kullandı. "TENEFFÜSLERDE HEP YALNIZDI" Sosyal ilişkiler açısından da izole bir görüntü sergilediği ifade edilen öğrencinin, teneffüslerde de yalnız olduğu vurgulandı. Öğretmen, "Genelde tek başına dolaşırdı. Diğer öğrencilerle iletişime geçtiğini pek görmedim. Bahçede ya da parkta arkadaş grubuyla vakit geçirdiğine hiç şahit olmadım" diyerek öğrencinin içine kapanık yapısına dikkat çekti. "ÇOK SOSYAL DEĞİLDİ, KENDİ İÇİNE KAPANIKTI" Öğretmen, öğrencinin karakterini tanımlarken "doğal olmayan" bir hali olduğuna dikkat çekti. Eğitimci, "Çok doğal bir çocuk değildi. Nasıl anlatayım bilmiyorum ama farklı bir hali vardı. Kendi içine kapanık bir çocuktu" diye konuştu. Öğrencinin geçmişine ilişkin bazı iddialar da gündeme geldi. Ancak öğretmen bu bilgilerin kesin olmadığını özellikle vurgulayarak, "Bir rehabilitasyon merkezine gitmiş olabilir diye duyduk, ama bu net değil. Rehber hocadan duydum ama o da sağlıklı değerlendirme yapamıyordu" ifadelerini kullandı. "ZEKİ OLDUĞU SÖYLENİYORDU" Öğrencinin akademik başarısı konusunda ise çelişkili bilgiler bulunuyor. Öğretmen, önceki okul yönetiminin öğrenciyi "yüksek potansiyelli" olarak değerlendirdiğini "Eski müdür çok başarılı olduğunu söylüyordu. IQ'sunun yüksek olduğunu iddia etmişti" diyerek aktardı. Kendisi açısından ise "zeki" yönünde bir değerlendirme yapamayacağını söyledi. Öğretmenler, öğrencinin derse ilgisizliği nedeniyle zamanla onu zorlamamayı tercih ettiklerini ifade etti. Eğitimci, "Derse katıl dediğimizde çok dinlemezdi. O yüzden öğretmenler de onu kendi halinde bırakıyordu" sözleriyle bu durumu açıkladı. "HİÇBİR ZAMAN KAVGA ETTİĞİNİ GÖRMEDİM" Saldırının ardından en çok merak edilen konulardan biri de öğrencinin geçmişte şiddet eğilimi gösterip göstermediği oldu. Öğretmen bu konuda net konuşarak, "Hiçbir zaman kavga ettiğini görmedim. Disiplinlik bir olayını da duymadım. Öğretmenlere ya da arkadaşlarına karşı bir öfkesi yoktu" dedi. "CANLI OYUNLAR OYNADIĞI İDDİA EDİLİYOR" Öğrencinin evde oynadığı oyunlara ilişkin iddialar da gündeme geldi. Ancak öğretmen bu bilgilerin doğrulanmadığını özellikle belirterek, "Evde şiddet içerikli, karşılıklı oynanan oyunlara yatkın olduğu söyleniyordu. Ama bunlar iddia, kesin diyemem" dedi. "KABADAYI GİBİ YÜRÜYÜŞÜ VARDI" Öğrencinin zaman zaman dikkat çeken davranışları da olduğu belirtildi. Öğretmen hatırladığı bir günü "Bir kere omzuna ceketini atmıştı, eller yanda yürüyordu. Sanki kendini öyle göstermek istiyordu ama emin değilim" sözleriyle özetledi.

Anahtar Parti’den evde bakım yapanlar için emeklilik hakkı önerisi Haber

Anahtar Parti’den evde bakım yapanlar için emeklilik hakkı önerisi

Aslan, “Sosyal güvenlik sistemi; yaşlılık, hastalık, iş kazası, malullük, işsizlik, ölüm ve analık gibi risklere karşı yurttaşı korumak için vardır. Ancak bugün sistem, hem mali açıdan hem de kapsayıcılık açısından ciddi bir kırılma yaşıyor. Evde bakım emeği veren vatandaşlarımız görünmez emekçi muamelesi görüyor” dedi. Fikret Aslan, Türkiye’de sosyal güvenlik sisteminin temel olarak prim esaslı işlediğini, mevcut çalışanların primleriyle mevcut emeklilerin aylıklarının ödendiği “dağıtım sistemi” (PAYG) yapısında emeklilik için dünyada genel kabul gören dengenin “4 çalışanın 1 emekliyi finanse etmesi” şeklinde olduğunu, bizde ise tablonun tam tersine gittiğini ifade etti. “AKTİF-PASİF DENGESİ ÇÖKÜYOR: 2002’DE 2,1, 2025’TE 1,6” İl Başkanı Aslan, 2002 yılında 12,2 milyon çalışanın 5,9 milyon emekliyi finanse ettiğini; 2025 yılında ise 26,5 milyon çalışanın 16,9 milyon emekliyi finanse eder hale geldiğini hatırlatarak, aktif/pasif oranının 2,1’den 1,6’ya gerilediğini belirtti. Aslan, “Bu gidişle emekliye daha iyi maaş vermek için daha fazla prim toplamak gerekecek; ama kayıt dışılık, güvencesiz çalışma ve istihdamın niteliği bunun önünde engel. Üstelik EYT gibi popülist adımlar sistemi daha da sıkıştırdı” diye konuştu. “EVDE BAKIM EMEĞİ SİSTEMİN DIŞINDA BIRAKILIYOR” Fikret Aslan, Türkiye’de resmi kayıtlara göre yaklaşık 2,5 milyon engelli bulunduğunu, araştırmalara göre en az bir engeli olan birey sayısının 4,9 milyon civarında olduğunu; evde bakım yardımından yararlanan kişi sayısının da geçmiş yıllarda yaklaşık 500 bin olarak kayda geçtiğini ifade eden İl Başkanı Aslan, “Bu büyük toplumsal gerçekliğe rağmen, evde engelli bakımını üstlenen ve iş hayatına katılamayan kişiler için otomatik bir emeklilik hakkı yok. Bu insanlar çalışmıyor göründüğü için sistem onları ‘yok’ sayıyor. Oysa yaptıkları iş 7/24 bir bakım hizmetidir” dedi. A Parti İl Başkanı, evde bakım yapanların ancak isteğe bağlı sigorta ile 4B kapsamında prim ödeyerek emekliliğe hak kazanabildiğini; gelir yaratamayan, evde bakım yükü taşıyan birçok vatandaşın bunu fiilen karşılayamadığını söyledi. “DÜNYADA ÖRNEK VAR: BAKIM SÜRESİ EMEKLİLİĞE SAYILIYOR” İl Başkanı Aslan, bazı ülkelerde evde ücretsiz bakım yapanların sosyal güvenlik sistemince desteklendiğini belirterek, “Örneğin Almanya’da belirli bakım derecesinde (Pflegegrad 2 ve üzeri) bakım üstlenenlerin emeklilik primi bakım sigortası tarafından ödeniyor ve bu süre emeklilik hesabına dahil ediliyor. Türkiye’de de bakım süresinin sosyal güvenlik hakkına dönüştürülmesi zorunludur” ifadelerini kullandı. “MECLİS’TE TEKLİF VAR; AMA YASALAŞMIŞ DEĞİL” Aslan, 2026’ya girerken ev kadınları ve evde bakım emeği verenlerin sosyal güvenceye alınması ve emeklilik hakkı elde etmesine yönelik TBMM’de bir kanun teklifinin gündemde olduğunu; ancak henüz yasalaşmadığını hatırlattı. Aslan, “Teklif; geliri olmayan ev kadınları ve evde bakım emeği verenlerin SGK kapsamına alınmasını, primlerinin bütçeden karşılanmasını hedefliyor. Aylık yaklaşık 11 bin TL düzeyinde destek ve tam sosyal güvence hedefi ifade ediliyor; fakat bunlar bugün itibarıyla yürürlükte değil” dedi. “ERKEN EMEKLİLİK HAKKI SADECE SİGORTALI ANNELER İÇİN; EVDE BAKIM EMEĞİ YİNE DIŞARIDA” İl Başkanı Aslan, 5510 sayılı Kanun’da ağır engelli, bakıma muhtaç engelli çocuğu bulunan kadın sigortalılara prim günü avantajı ve yaş indirimi sağlandığını; ancak bunun sigortalı çalışma içinde olanları kapsadığını vurguladı. Aslan, “Bu düzenleme evde bakım yapan ama sigortalı olmayan milyonları kapsamıyor. Ayrıca eşin engelli olması tek başına erken emeklilik hakkı doğurmuyor. Sistem parçalı ve adaletsiz bir zeminde ilerliyor” dedi. “SAHTE SİGORTALILIK ARTIYOR; İNSANLAR SİSTEME GİRMEK İÇİN ÇARESİZ” Anahtar Parti İl Başkanı, son yıllarda sahte sigortalılık vakalarının arttığını, 2022’de 106 bin, 2023’te 188 bin ve 2024’te 95 bin kişinin emekliliğinin iptal edildiğinin kayda geçtiğini belirterek, “Vatandaş sağlık hizmetine erişmek ve emeklilik hakkı kazanmak için kayıt dışı yollara itiliyor. Denetim mekanizması güçlenmeli; ama hak kayıplarına yol açan uygulamalar da adaletle ele alınmalıdır” ifadelerini kullandı. BÜTÇEDEN SGK’YA AKTARIM ARTIYOR: “KAYNAK VARSA ADALETLE KULLANILMALI” Fikret Aslan merkezi yönetim bütçesi içinde SGK’ya yapılan ödemelerin arttığını; 2026 bütçesinde SGK’ya aktarılan fonun genişletildiğini ifade ederek, “Madem bütçeden kaynak aktarılıyor, bunun geliri olmayan kesimlerin refahına gerçek bir katkı sağlaması şarttır. Evde bakım emeği verenler bu katkının en meşru adreslerinden biridir” dedi. POLİTİKA ÖNERİLERİ İl Başkanı Aslan, Anahtar Parti iktidarında sosyal güvenlik sisteminin işlevsel hale getirilmesi için şu adımların atılacağını belirtti: Kayıt dışılıkla etkin mücadele: Yoğun işyeri denetimleriyle sigortasız çalışmanın önüne geçilecek; kayıt dışı istihdam kayıt altına alınacaktır. PAYG sisteminde sürdürülebilirlik: İstihdamı artırıcı politikalarla aktif/pasif denge güçlendirilecek; sistemi bozan popülist düzenlemeler yerine gerçekçi bir rehabilitasyon programı uygulanacaktır. “Gümüş Ekonomi” yaklaşımının sisteme entegrasyonu: Evde bakım, rehabilitasyon, uzun dönemli bakım sigortası, yaşlı dostu konut ve bakım ekonomisi alanları sosyal güvenlik ekosisteminin parçası haline getirilecektir. “Evde Bakım Hizmeti Sigortası” kurulması: SGK bünyesinde özel bir kategori oluşturularak evde bakım emeği yasal güvenceye kavuşturulacaktır. “Evde Bakım Borçlanması” uygulaması: Askerlik/doğum/ücretsiz izin borçlanmalarına benzer şekilde bakım süresi borçlanılabilir hale getirilecektir. Bireysel emeklilik kapsamının genişletilmesi: Vatandaşın kayıt dışı yollara yönelmesini önleyecek kapsayıcı tamamlayıcı mekanizmalar geliştirilecektir. Hak ve yükümlülüklerde adalet: Yaş ve süre eşitliği ilkesi esas alınarak prim bedeliyle uyumlu, adalet duygusunu güçlendiren emekli aylığı yapısına geçilecektir. Aslan açıklamasını “fırsatta eşitlik, bölüşümde adalet anahtarda” sözleriyle tamamladı.

Trump tartışması kanlı bitti, baba kızını katletti Haber

Trump tartışması kanlı bitti, baba kızını katletti

ABD'de tatil yapan 23 yaşındaki İngiliz modacı Lucy Harrison, babasıyla girdiği "Donald Trump" tartışmasının ardından kurşunların hedefi oldu. Genç kadının ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada ortaya çıkan ayrıntılar, dünya basınında geniş yankı uyandırdı. İngiltere'nin Warrington kentinden Teksas'a ailesini ziyarete giden 23 yaşındaki Lucy Harrison, geri dönüş hazırlığı yaptığı sırada babası Kris Harrison tarafından vurularak öldürüldü. Cheshire Adli Tıp Mahkemesi'nde görülen davada, cinayetin ardındaki dehşet verici diyaloglar paylaşıldı. "CİNSEL SALDIRIYA UĞRASAYDIM NE HİSSEDERDİN?" Soruşturmada ifade veren maktulün erkek arkadaşı Sam Littler, olayın 10 Ocak sabahı, İngiltere'ye dönmelerine saatler kala yaşandığını anlattı. İfadelere göre Lucy ile babası arasında, göreve başlamaya hazırlanan Donald Trump hakkında büyük bir tartışma çıktı. Tartışma sırasında Lucy'nin babasına, Trump hakkındaki iddialara atıfta bulunarak, "Eğer ben o durumda olsaydım ve cinsel saldırıya uğrasaydım, nasıl hissederdin?" diye sorduğu, babasının ise diğer iki kızını da kastederek "Bu durum beni çok fazla üzmezdi" şeklinde soğukkanlı bir cevap verdiği iddia edildi. HAVAALANINA GİTMEDEN YARIM SAAT ÖNCE VURULDU Tartışmanın ardından Lucy sinirlenerek üst kata çıktı. Havalimanına gitmek üzere evden ayrılmalarına yaklaşık 30 dakika kala, baba Kris Harrison kızını elinden tutarak yatak odasına götürdü. Sadece 15 saniye sonra evde yüksek bir patlama sesi duyuldu. Lucy'yi kanlar içinde banyoda bulan erkek arkadaşı Sam Littler, babasının o sırada başında bekleyerek anlamsız şeyler bağırdığını ifade etti. SAVUNMA TARAFI: "BU BİR CEZA SORUŞTURMASI DEĞİL" Soruşturmada baba Harrison'ın daha önce alkol bağımlılığı nedeniyle rehabilitasyon gördüğü de belirtilirken, jüri olayla ilgili olarak kimseyi suçlamamaya karar verdi. Anne Jane Coates'in avukatı ise durumu net bir şekilde özetledi: "Olay anında odada bulunan tek kişi Kris Harrison'dı ve tetiği o çekti." "HAYAT DOLU BİR İNSANDI" Kızının ardından konuşan anne Jane Coates, ünlü moda markası Boohoo'da çalışan Lucy'nin çok tutkulu ve duyarlı bir insan olduğunu belirterek, "Önem verdiği konular hakkında tartışmaktan çekinmezdi" dedi. Olayla ilgili soruşturmanın hafta içinde sonuçlanması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.