Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sanayi

Haberia - Sanayi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanayi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ümit Özdağ: Zafer Partisi sahada Haber

Ümit Özdağ: Zafer Partisi sahada

Bursa programı kapsamında Genel Merkez heyetiyle birlikte temaslarda bulunduklarını belirten Özdağ, İnegöl’ün ardından Bursa merkez ve farklı illerde ziyaretlerini sürdüreceklerini ifade etti. Parti olarak sahada aktif olduklarını vurgulayan Özdağ, “Zafer Partisi olarak biz sahadayız ve sahada çalışmalarımızı yüksek bir tempoyla sürdürüyoruz” dedi. Son dönemde okullarda yaşanan şiddet olaylarına ilişkin soruyu da yanıtlayan Özdağ, bu tür olayların yalnızca güvenlik önlemleriyle açıklanamayacağını belirtti. Basın ve sosyal medyada olay görüntülerinin paylaşılmasının doğru olmadığını savunan Özdağ, “Basının otokontrolle bu konuya yaklaşması gerekiyor. Asla görüntü olmamalı” ifadelerini kullandı. Eğitim ortamlarında şiddet riskine ilişkin akademik çalışmalara değinen Özdağ, sorunun çok boyutlu olduğunu ve sosyolojik ile psikolojik faktörlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Partisinin oy oranına ilişkin anket sorusunu da yanıtlayan Özdağ, anketlerin güvenilirliği konusunda tartışmalar bulunduğunu belirterek, “Ben anketler üzerinden konuşmaktan çok sahadaki canlılık üzerinden değerlendirme yapmayı tercih ediyorum” dedi. CHP ile olası siyasi iş birliğine yönelik soruya da değinen Özdağ, herhangi bir partiyle ittifaktan ziyade ilkesel bir birliktelikten söz ettiklerini ifade etti. Özdağ, “Biz herhangi bir siyasi partiyle ittifaktan bahsetmiyoruz, bir ilke etrafında birleşmekten bahsediyoruz. O ilke Cumhuriyet’in kuruluş ilkeleri ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür” diye konuştu. CHP’ye yönelik değerlendirmelerde de bulunan Özdağ, “Bizim CHP’ye yaptığımız çağrı kamuoyu önünde çok açıktır” ifadelerini kullandı. Özdağ, konuşmasının sonunda İnegöl’ün ekonomik yapısına da değinerek ilçenin ihracat başarısını ve sanayi çeşitliliğini övdü. İnegöl’ün önemli bir ekonomik başarıya imza attığını belirten Özdağ, bölge halkını tebrik etti.

Yavuz  Ağıralioğlu: 'Kamuda Lale, Yönetimde Sülale' dönemi bitecek Haber

Yavuz Ağıralioğlu: 'Kamuda Lale, Yönetimde Sülale' dönemi bitecek

Kamu yönetimindeki aksaklıklara dikkat çeken Ağıralioğlu, “Memlekette her iş için adam bulmak zorunda kalınıyor. Biz, kimlik kartını gösteren her vatandaşın işini çözebilen bir devlet kuracağız” dedi. “Kamuda lale dönemi, yönetimde sülale dönemi” sözleriyle mevcut sistemi eleştiren Ağıralioğlu, bu anlayışı kanun ve kurallarla sona erdireceklerini vurguladı. “Siyaset Nezaketini Kaybetti” Siyasi dilin bozulduğunu ifade eden Ağıralioğlu, Anahtar Parti’nin rekabetten çok mücadele için kurulduğunu belirtti. “Doğruluk, nezaket ve alicenaplıkla siyaset yapacağız” diyerek mevcut siyasi üsluba karşı duruşlarını ortaya koydu. Sistem Değişikliği ve Kurumsal Reform Vaatleri Ağıralioğlu, partili cumhurbaşkanlığı sistemini değiştireceklerini, bakanları hesap verebilir hale getireceklerini ve Meclis’in bütçe hakkını güçlendireceklerini söyledi. Ayrıca Devlet Planlama Teşkilatı’nı yeniden kuracaklarını, adaleti siyasetin gölgesinden çıkaracaklarını ve mülakat sistemindeki adaletsizliği kaldıracaklarını ifade etti. Eğitim, Sosyal Politikalar ve Güvenlik Eğitim alanında somut adımlar vadeden Ağıralioğlu, okullarda ücretsiz yemek, uygun fiyatlı kreşler ve daha kaliteli eğitim sözü verdi. Uyuşturucuyla mücadelede kararlı olacaklarını belirten Ağıralioğlu, engelliler için destek programları ve rehabilitasyon merkezleri kurulacağını da açıkladı. Ekonomi ve Sanayi Mesajları Sanayiyi destekleyeceklerini, vergide adalet sağlayacaklarını ve enflasyonla mücadelede ciddi bir program uygulayacaklarını dile getiren Ağıralioğlu, çiftçiyi ticaretin merkezine yerleştireceklerini söyledi. “Kararsız Seçmen Bizim Kararımızdır” Kararsız seçmenin artışına dikkat çeken Ağıralioğlu, bunun mevcut iktidarın yönetim zafiyetinden kaynaklandığını savundu. “Kararsız seçmen Anahtar Parti’nin kararıdır” ifadelerini kullandı. “Sandıkta Hesaplaşacağız” 24 yıllık iktidarın sorunları çözemediğini öne süren Ağıralioğlu, emeklilerden gençlere kadar geniş kesimlerle sandıkta hesaplaşacaklarını söyledi. Terörsüz bir Türkiye hedefi vurgulanırken, Kürt-Türkmen kardeşliği mesajı verildi. “Bu Parti Herkesin Partisi” Ağıralioğlu, etnik ya da mezhepsel ayrım gözetmeksizin herkesin devletin en üst makamlarına gelebileceğini belirterek, “Bu ülkenin evladı olan herkes cumhurbaşkanı olabilir” dedi. Tüm vatandaşlara çağrıda bulunarak, hakları yenilen herkesi partilerine davet etti. Konuşmasının sonunda uluslararası gelişmelere de değinen Ağıralioğlu, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun Türkiye’ye yönelik açıklamalarına karşı birlik mesajı verdi.

Yaşamın en kaliteli olduğu şehirler açıklandı! Bursa'dan sürpriz Haber

Yaşamın en kaliteli olduğu şehirler açıklandı! Bursa'dan sürpriz

Endekste özellikle konut fiyatlarının gelire oranı, yaşam maliyeti ve trafik yoğunluğu belirleyici oldu. Metropoller geride kaldı, Bursa zirveye yerleşti Uzmanlara göre yüksek kira bedelleri ve kronik trafik sorunu, İstanbul başta olmak üzere büyükşehirlerin puanını aşağı çeken başlıca unsurlar arasında yer aldı. Sanayi ile yeşil alan dengesini koruyan Bursa ise bu tabloyu tersine çevirerek Türkiye’nin en yaşanabilir şehri unvanını kazandı. Küresel sıralamada 16. basamakta yer alan Bursa, hem yurtiçindeki büyük şehirleri hem de birçok uluslararası metropolü geride bıraktı. Dünya sıralamasında Hollanda rüzgarı Küresel ölçekte yapılan sıralamada ise dikkat çeken bir tablo ortaya çıktı. Yaşam kalitesi en yüksek ilk 5 şehrin tamamı Hollanda’dan seçildi. Lahey ilk sırada yer alırken, onu Utrecht, Eindhoven, Groningen ve Rotterdam takip etti. Hollanda’nın listedeki ağırlığı, ülkenin kentsel planlama, altyapı ve yaşam koşullarındaki başarısını bir kez daha gözler önüne serdi. 5 Türk şehri ilk 20’de Türkiye’den Bursa’nın yanı sıra dört şehir daha küresel listede ilk 20’ye girmeyi başardı. Endekse göre Türkiye’nin en yaşanabilir şehirleri sıralamasında Bursa’yı Antalya, İzmir, Ankara ve İstanbul izledi. 2026 Yaşam Kalitesi Endeksi’ne Göre Dünyanın En Yaşanabilir 20 Şehri: Sıra Şehir Ülke 1 Lahey Hollanda 2 Utrecht Hollanda 3 Eindhoven Hollanda 4 Groningen Hollanda 5 Rotterdam Hollanda 6 Lüksemburg Lüksemburg 7 Viyana Avusturya 8 Amsterdam Hollanda 9 Gent Belçika 10 Nürnberg Almanya 11 Kopenhag Danimarka 12 Münih Almanya 13 Valencia İspanya 14 Göteborg İsveç 15 Basel İsviçre 16 Bursa Türkiye 17 Antalya Türkiye 18 İzmir Türkiye 19 Ankara Türkiye 20 İstanbul Türkiye Bursa’nın sırrı: Sanayi ve yeşilin dengesi Bursa’nın bu başarısında, kentin sanayi kimliğini doğal güzellikleriyle dengeli bir şekilde bir arada yürütebilmesi etkili oldu. Son yıllarda yapılan altyapı yatırımları, çevre düzenlemeleri ve ulaşım projelerinin yanı sıra, görece düşük suç oranları ve sağlık hizmetlerine erişim kolaylığı da Bursa’nın puanını yükselten faktörler arasında gösterildi. Sonuçlar, sosyal medyada ve yerel yönetim çevrelerinde geniş yankı uyandırırken, Bursa’nın Türkiye sıralamasında zirvede yer alması kentte yaşayanlar tarafından gururla karşılandı.

Davutoğlu: 3. Dünya Savaşı başladı Haber

Davutoğlu: 3. Dünya Savaşı başladı

Eski Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Gelecek Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, Gelecek Partisi Bursa İl Başkanlığı tarafından Podyum Park'ta düzenlenen buluşmada gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Davutoğlu, Bursa'daki buluşmada kentin tarihsel birikimine ve şehir kültürüne vurgu yaptı. Bursa'nın sadece bir yaşam alanı değil, yaşam için bir proje olarak görülmesi gerektiğini dile getiren Davutoğlu, özellikle gençlere kentin kültürünü tanımaları çağrısında bulundu. Devlet olmanın ve bir medeniyet kurmanın "ahlak, hukuk ve gelenekle" mümkün olabileceğini ifade eden Davutoğlu, Bursa'nın tarihsel dokusunun bu anlamda güçlü bir örnek taşıdığını belirtti. Davutoğlu, İslam dünyası liderleri başta olmak üzere uluslararası toplumun Gazze'de yaşananlara karşı yeterli sorumluluk almadığını savundu. Refah kapısının kapalı tutulduğunu, insani yardımın girişinin engellendiğini ve bunun uzun süredir canlı yayın izlenir gibi sürdüğünü belirtti. Türkiye'nin uluslararası platformlarda İsrail'le aynı çizgide görünmesine yönelik sert bir itiraz dile getirdi. Davutoğlu, "Trump'ın sözde barış kurulunun içinde İsrail'in yanında Türkiye'nin olmasını ne midem kaldırıyor ne yüreğim kaldırır. Olmaz. Olmaz" ifadelerini kullandı. Davutoğlu, Filistin'e yardım söyleminin ancak onur ve ile ile anlam kazanabileceğini vurguladı. "ÜÇÜNCÜ DÜNYA SAVAŞI FİİLEN BAŞLAMIŞTIR" Davutoğlu, küresel düzenin kırılganlığına ilişkin değerlendirmelerinde ise, dünyanın bir düzen yıkımı sürecinden geçtiğine dikkat çekti. Bu sürecin tek bir cephede başlayıp biten klasik savaşlara benzemeyeceğini dile getiren Davutoğlu, Ukrayna-Rusya savaşı, ABD-İsrail-İran gerilimi ve farklı bölgelerdeki çatışmaları "fragmanlar" olarak niteledi. Bu noktada, küresel ölçekte daha geniş bir kırılmanın başladığını ifade eden Davutoğlu, "Üçüncü Dünya Savaşı fiilen başlamıştır. Herkes kendini alıştırsın" ifadelerini kullandı. Birleşmiş Milletler sistemi, uluslararası ticaret ve sağlık düzeni gibi yapıların sarsıldığını savunan Davutoğlu, Trump dönemindeki politikaların "var olan düzeni yıkan" etkiler ürettiğini söyledi. "İNCİRLİK VE KÜRECİK'İN İSRAİL ADINA KULLANILMASINA İZİN VERMEYİZ" Davutoğlu, Türkiye'nin savunmasını güçlendirmesi gerektiğini belirterek, "Toplarınızı, dronelarınızın sayısını artıracaksınız; stokta yeteri kadar olacak” değerlendirmesinde bulundu. Ancak bunun, Türkiye topraklarının başka bir ülkenin komşu ülkeye saldırısı için üs gibi kullanılmasını meşrulaştırmayacağını vurgulayan Davutoğlu, "İncirlik Üssü'nün ya da Kürecik Üssü'nün Amerikalılar tarafından İsrail adına İran'a karşı kullanılmasına izin vermeyiz" sözleriyle tepki gösterdi. Türkiye'nin "komşu ülkeye saldırı için kullanılan üs mantığına" kapı açmaması gerektiğini söyleyen Davutoğlu, bu yaklaşımın şehitlerin hatırasına da aykırı olduğunu dile getirdi. "TÜRKİYE-İRAN'I ÇATIŞTIRMAK İÇİN ‘TÜRKİYE'YE SALDIRDI" DİYORLAR" Davutoğlu, Türkiye atıldığı öne sürülen bir füze haberinin ardından yapılan değerlendirmelere dikkat çekerek, Türkiye'nin doğrudan hedef alındığı yönündeki yorumların kasıtlı biçimde dolaşıma sokulabileceğini ifade etti. Milli Savunma Bakanlığı'nın açıklamasının da bu yönde olduğunu hatırlatan Davutoğlu, olayın Türkiye'ye yönelmiş bir saldırıdan ziyade Irak-Suriye hattı üzerinden Güney Kıbrıs'taki İngiliz üslerine dönük bir hedefleme ihtimali taşıdığı değerlendirmesini aktardı. İran Genelkurmayı'nın da "Türkiye'yle herhangi bir sorun yok" yönünde açıklama yaptığını söyleyen Davutoğlu, ABD medyasındaki bazı yayınlara işaret ederek, "Dün CNN dahil Amerikan kanallarını izledim; hepsi ağız birliği etmişçesine 'İran Türkiye'ye saldırdı' diyor. Niye söylüyorlar? Türkiye'yle İran'ı çatıştırmak için" ifadelerini kullandı. Davutoğlu, Türkiye'nin bölgesel bir çatışmanın içine çekilmek istendiğini belirterek, tarihsel bir hatırlatmada bulundu ve Türkiye ile İran arasında yüzyıllardır savaş yaşanmadığını söyledi. Türkiye'nin İran'la rekabet edebileceğini ancak mezhep ekseninde bir gerilimin parçası olmayacağını vurgulayan Davutoğlu, "El ele Sünni-Şii çatışmasının parçası olmayız" değerlendirmesinde bulundu. Davutoğlu, "Türkiye'yi savaşın parçası kılacak şekilde Amerikalıların ya da İsraillilerin bir adım atmasına izin vermeyin" çağrısını dile getirdi. "FAİZCİ-RANTİYECİ KAZANIYOR, SANAYİ DURMA NOKTASINDA" Davutoğlu, "faizci-rantiyeci" olarak tanımladığı bir kesimin güçlendiğini savunarak, sahada sanayicilerin ciddi sıkıntı yaşadığını söyledi. Enflasyon, yakıt fiyatları ve vergi yüküne dikkat çeken Davutoğlu, "Dünyanın en yüksek enflasyonlarından biri… En pahalı mazot bizde. Zam geldi" değerlendirmesinde bulundu. Davutoğlu, vatandaşın yükünün hafiflemediğini savunarak, gelir uçurumunun büyüdüğü bir tabloda sanayinin durma noktasına geldiğini dile getirdi. "HASANAĞA OSB'NİN YOLUNU GÖRÜNCE UTANDIM" Davutoğlu, gün içinde Hasanağa Organize Sanayi Bölgesi'ni ziyaret ettiğini belirterek, altyapı sorunlarını örnek gösterdi. Otobandan OSB'ye uzanan güzergaha ilişkin gözlemini paylaşan Davutoğlu, "Yolu gördüm, utandım" sözleriyle tepki gösterdi. Bölgede Japon ve Alman gibi çok uluslu şirketlerin de bulunduğunu aktaran Davutoğlu, "30 yıllık bir organize sanayi sitesinden bahsediyoruz" diyerek altyapı ve kamu hizmetlerinin geldiği noktayı eleştirdi; Bursalıların da mevcut yöneticiler üzerinde baskı kurması gerektiğini söyledi

Yağız Efe için umut bekleyişi: DMD kampanyasında kritik süreç Haber

Yağız Efe için umut bekleyişi: DMD kampanyasında kritik süreç

Ailesi ise zamanla yarıştıklarını belirterek hem vatandaşlara hem de iş dünyasına destek çağrısında bulunuyor. Dört Ayda Yüzde 13’e Ulaşabildi Yağız Efe’nin babası Mustafa Erim, kampanyanın ilerleyişi hakkında yaptığı açıklamada sürecin oldukça yavaş ilerlediğini söyledi. Kampanyanın yaklaşık dört aydır devam ettiğini belirten Erim, hedeflenen miktara ulaşma konusunda ciddi bir zaman kaybı yaşandığını ifade etti. “Yaklaşık dört aydır kampanyamız devam ediyor. Ancak şu ana kadar yalnızca yüzde 13 seviyesine ulaşabildik. Maalesef kampanya beklediğimiz hızda ilerlemiyor” diyen baba Erim, desteklerin artması gerektiğini vurguladı. Hastalık Süreci ve Kritik Zaman Mustafa Erim, oğlu Yağız Efe’ye 15 Haziran’da Duchenne Musküler Distrofi (DMD) teşhisi konulduğunu, tedavi için başlatılan yardım kampanyasının ise 15 Ekim’de valilik onayı aldığını belirtti. Ancak geçen sürenin hastalık açısından oldukça kritik olduğuna dikkat çeken Erim, DMD’nin ilerleyici bir hastalık olduğunu ve zaman kaybının tedavi şansını doğrudan etkilediğini söyledi. “Bugün itibarıyla yaklaşık dört ay geçti ama bizim aslında hiç vaktimiz yok. Çocuğumuz her an tekerlekli sandalyeye bağımlı hale gelebilir. O noktadan sonra tedavi şansı büyük ölçüde ortadan kalkıyor” diyen Erim, sürecin kendileri için bir zaman yarışı olduğunu dile getirdi. Sanayicilere ve İş Dünyasına Çağrı Kampanyanın daha hızlı ilerleyebilmesi için çeşitli kurum ve kişilerle görüşmeler yaptıklarını ifade eden baba Erim, özellikle Bursa’daki sanayiciler ve iş insanlarından destek beklediklerini söyledi. Belediye başkanlarıyla görüşmeler gerçekleştirdiklerini ancak şu ana kadar somut bir destek alamadıklarını belirten Erim, Bursa’nın güçlü sanayi potansiyelinin bu kampanyayı kısa sürede tamamlayabilecek güçte olduğunu dile getirdi. “Sağlık camiası ve kendi çevremizin desteğiyle bu noktaya kadar gelebildik. Ancak bu yeterli değil. Bursa’nın imkânlarıyla bu kampanya çok daha hızlı tamamlanabilir. Oğlumuzun zamanı daralıyor” ifadelerini kullandı. “Oğlumuz Sadece Çocukluğunu Yaşamak İstiyor” Şu anda 8 yaşında olan Yağız Efe, Nisan ayında 9 yaşına girecek. Aile, kampanyanın bir an önce tamamlanmasının çocuklarının geleceği için hayati önem taşıdığını vurguluyor. Mustafa Erim, oğlunun yaşıtları gibi koşmak, oynamak ve çocukluğunu yaşayabilmek istediğini belirterek toplumdan destek istedi. “Oğlumuz sadece koşmak, oynamak ve çocukluğunu yaşamak istiyor. Küçük destekler birleştiğinde büyük bir umut olabilir. Herkesin desteğine ihtiyacımız var” diyen Erim, tüm vatandaşları kampanyaya duyarlı olmaya davet etti. Yağız Efe’nin ailesi, kampanyanın kısa sürede tamamlanabilmesi için toplumun her kesiminden gelecek desteklerin hayati önem taşıdığını vurguluyor.

100 milyar liralık dev paket açıldı! Binlerce işletme nefes alacak Haber

100 milyar liralık dev paket açıldı! Binlerce işletme nefes alacak

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, imalat sanayi firmaları için 100 milyar liralık yeni finansman programını duyurdu. "İmalat Sanayi Finansmanı ve İstihdamı Koruma Programı" kapsamında KOBİ'ler ve büyük ölçekli firmalar, bir aylık istihdam maliyetleriyle orantılı olarak 50 milyon liraya kadar krediye 6 ayı anapara ödemesiz ve 36 aya kadar vadeli uygun koşullarda erişebilecek. YÜZDE 33'E KADAR DÜŞEN MALİYET KOSGEB Konferans Salonu'nda düzenlenen imza töreninde konuşan Bakan Kacır, program kapsamında finansman maliyetinin yüzde 33'e kadar düşeceğini, emek yoğun sektörler dışındaki imalat KOBİ'lerinde ise maliyetin 10 puanının KOSGEB tarafından karşılanacağını ve yıllık maliyetin yüzde 23'e kadar gerileyebileceğini açıkladı. İşletmeler mart ayı başından itibaren programa başvurabilecek. İSTİHDAMI KORUMA ŞARTI Programda istihdamın korunması temel kriter olacak. 2025 Kasım-Aralık ortalama istihdam düzeyini koruma taahhüdü veren firmalar destekten yararlanabilecek. Tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya sektörlerinde çalışan başına verilen destek 3 bin 500 liraya çıkarılırken, programa büyük ölçekli firmalar da dahil edildi. Hedef 1 milyon 100 bin istihdamın korunması. "TÜRKİYE POZİTİF AYRIŞIYOR" Kacır, Türkiye ekonomisinin 21 çeyrektir kesintisiz büyüdüğünü ve milli gelirin 1,5 trilyon doları aştığını belirtti. Pandemi sonrası dönemde sanayi üretiminin Almanya, Fransa ve İtalya'da gerilerken Türkiye'de yüzde 31,5 arttığını vurgulayan Kacır, "Ülkemiz dünyanın geri kalanından pozitif ayrışıyor" dedi. YATIRIM VE TEŞVİK VURGUSU 2025'te 7 bin 354 yatırım için teşvik belgesi düzenlendiğini, 1,5 trilyon liralık yatırımın ve 157 bin istihdamın önünün açıldığını aktaran Kacır, yeni teşvik sistemiyle teknoloji ve bölgesel kalkınma odaklı projelere verilen desteğin artırıldığını söyledi. 6. bölge illerinde SGK prim desteğinin 14 yıla kadar uzatıldığını da hatırlattı. Kacır, Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda yatırımın, üretimin ve ihracatın sürekliliğini destekleyecek bütüncül uygulamaların süreceğini belirterek, sanayicinin uygun koşullarda finansmana erişimini sağlamaya devam edeceklerini ifade etti.

Anahtar Parti lideri Bursa iftarında iktidara ve muhalefete yüklendi! Haber

Anahtar Parti lideri Bursa iftarında iktidara ve muhalefete yüklendi!

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin Bursa’daki iftar programında partililerle bir araya geldi. Yoğun katılımın olduğu programda konuşan Ağıralioğlu, 24 yıllık iktidarı sert sözlerle eleştirerek, “Bu memlekette dert çok, ama derman olması gerekenler dert üretir hale geldi” dedi. “Bu kadar sorun niye var?” Konuşmasında ekonomik krizden adalet sistemine, eğitimden tarım ve hayvancılığa kadar birçok başlığa değinen Ağıralioğlu, Türkiye’nin sahip olduğu potansiyele rağmen yerinde saydığını savundu. “24 yıldır iktidarda tuttuğunuz bir memlekette; yüksek enflasyon altında ezilen esnaf var, faiz yükü altında can çekişen sanayi var, feryat eden çiftçi var, köyünü terk eden insanımız var. Üniversite mezunu işsiz gençlerimiz, beyin göçüyle yurtdışına giden evlatlarımız var. Kadın cinayetleri var, güvenlik sorunu var. Bu kadar ‘madem’ var da bu kadar sorun niye var?” diye konuştu. “Paramız pul oldu, adalet siyasallaştı” Türkiye’nin ekonomik ve hukuki göstergelerine dikkat çeken Ağıralioğlu, “Paramız pul oldu. Yolsuzlukta, adaletsizlikte, hukuksuzlukta derecelerimiz var. Bereket ticarette değil; yüksek enflasyon altında can çekişiyoruz. Adalet, siyasetin gölgesinden kurtulamıyor” ifadelerini kullandı. IMF verilerine atıf yapan Ağıralioğlu, Türkiye’nin yıllardır dünya ekonomisinde benzer sıralamada kaldığını belirterek, “Doğru yönetilseydik bugün ilk 10 ekonomi arasındaydık. Milli gelir 30 bin dolar olacaktı, ihracat 1 trilyon doları bulacaktı” dedi. “Millete umut olacaktınız” İktidarın vaatleri ile mevcut tablo arasındaki farka dikkat çeken Ağıralioğlu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile yürütmenin geniş yetkilerle donatıldığını hatırlattı. “Millet size mazeretsiz bir kudret verdi. İstediğiniz bakanı atayabildiğiniz, istediğiniz kurumu değiştirebildiğiniz bir sistem kuruldu. Her derse derman olacaktınız. Ama millet umut beklerken, umutlar kabusa döndü” diye konuştu. “Anahtar Parti bir zorunluluktu” Partisini neden kurduklarını da anlatan Ağıralioğlu, şu ifadeleri kullandı: “Memleketi ayağa kaldıracak planımız da var programımız da var. Ama mevcut yönetimle bu yük taşınmıyor. Muhafaza etmesi gerekenleri muhafaza edemeyenler sadece iktidarlarını koruyor. O yüzden Anahtar Parti’yi kurmak zorunda kaldık. Bu parti, vaat edilenlerle yaşananlar arasındaki farktan doğdu.” Konuşmasının sonunda gençlere özel vurgu yapan Ağıralioğlu, “Evlatlarımız kahırla değil, kudretle yurtdışına gitsin. Beyin göçü değil, beyin gücü olalım” dedi. “Cumhuriyet’in koordinatlarıyla oynayamazsınız” Cumhuriyet’in temel niteliklerinin tartışmaya açılmaması gerektiğini vurgulayan Ağıralioğlu, şunları söyledi: “Cumhuriyet’i bekleyecekseniz, bu vatanın hangi koordinatlarda kurulduğunu bileceksiniz. Ayyıldızlı bayrağın yanına başka bayrak hevesi taşımayacaksınız. Üniter yapıyı tartıştırmayacaksınız. Anayasayı gevşetmeyeceksiniz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne cüret gösterenlere nefes aldırmayacaksınız.” Cumhuriyet’in kurucu iradesine atıf yapan Ağıralioğlu, “Atatürk’ün kurduğu parti deyip üniter yapıyı tartıştırmaya kimsenin hakkı yok” ifadelerini kullandı. “Dindarsanız haram yemeyeceksiniz” Konuşmasında iktidara da doğrudan seslenen Ağıralioğlu, dindarlık ve milliyetçilik kavramlarının sorumluluk gerektirdiğini belirtti: “Dindarsanız haram yemeyeceksiniz. Dindarsanız adaletsizlik yapmayacaksınız. Dindarsanız 85 milyonun size emanet olduğunu unutmayacaksınız. Sizin gibi düşünmeyenleri de emanet bileceksiniz.” Milliyetçilik vurgusunda ise çevre, üretim ve gençlik konularına dikkat çekti: “Milliyetçiyseniz sadece slogan atmayacaksınız. Beyin göçüne giden evlatlarınızdan utanacaksınız. Irmaklar kirleniyorsa dert edeceksiniz. Toprak zehirleniyorsa karşı çıkacaksınız. Köyler boşalıyorsa kaygılanacaksınız. Kumar ve bahis tezgahlarında kaybolan gençler için sorumluluk hissedeceksiniz.” “MHP’den HDP’ye giden oylar da bizim insanımız” Siyasette küsen, daralan ve umudunu yitiren seçmenlere de değinen Ağıralioğlu, “Biz 85 milyonun tamamına ailemiz diyebiliyoruz. Siyasetin hatasından dolayı başka partilere giden oylar da bu milletin evlatlarıdır” dedi. İktidar partileri olan Adalet ve Kalkınma Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi’ne de çağrıda bulunan Ağıralioğlu, “Seçime kadar çözebildikleri her soruna teşekkür edeceğiz. Çözemezlerse nöbette biz varız” diye konuştu. ⸻ “Anahtar Parti itham gölgesi taşımayan bir kadrodur” Muhalefetin yetersizliği üzerinden iktidarın avantaj sağladığını savunan Ağıralioğlu, Anahtar Parti’nin bu boşluğu doldurmak için kurulduğunu ifade etti: “Bu memlekette cumhuriyetimiz var, milliyetçilerimiz var, muhafazakârlarımız var, dervişimiz var, hocamız var. Hepsi var ama memleketin hali ortada. Biz, hiçbir ithamın gölge düşüremeyeceği memleket evlatlarıyız. Devlet ve millet düşmanlığı bize yakıştırılamaz.” Ağıralioğlu, önümüzdeki döneme “nöbet hazırlığı” yaptıklarını belirterek, “Doğru yönetilirse bu topraklar 85 milyona değil 850 milyona yeter. Yanlış yönetilirse 85 bin kişiye bile yetmez” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.