Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Selma Yel

- Selma Yel haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Selma Yel haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anahtar Parti’den İran analizi: “Kritik görevlerin Türk Kökenli isimlere verilmesi tesadüf değil” Haber

Anahtar Parti’den İran analizi: “Kritik görevlerin Türk Kökenli isimlere verilmesi tesadüf değil”

İran’ın önemli güvenlik bürokratlarından Muhammed Bagher Zolghadr’ın, savaşın giderek yoğunlaştığı bir dönemde Yargı Erki Başkan Yardımcılığı görevine atanmasının stratejik bir adım olduğunu ifade eden Yel, bu görevin güvenlik ve stratejik dosyalar üzerinde söz sahibi olabilecek kritik bir pozisyon olduğuna dikkat çekti. İran tarihi üzerine çalışmalarıyla bilinen Prof. Dr. Tufan Gündüz’ün değerlendirmelerine de atıfta bulunan Yel, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve ülkenin dini lideri Ali Hamaney’den sonra güvenlik stratejisinin de Türk kökenli bir isme emanet edildiğini söyledi. Yel’e göre Muhammed Bakır Zülkadir’in kökeni, Oğuz Türklerinin Bozok koluna bağlı Bayat boyuna mensup olan Dulkadiroğulları’na dayanıyor. Selma Yel, Dulkadiroğulları’nın tarih boyunca Anadolu, Suriye ve İran hattında etkili olmuş Türkmen beyliklerinden biri olduğunu hatırlatarak, İran’daki bazı kritik görevlerin Türk kökenli isimlere verilmesinin tarihsel bir sürekliliğin sonucu olduğunu vurguladı. İran’ın sanıldığı gibi yalnızca bir “Fars devleti” olmadığını belirten Yel, ülke nüfusunun önemli bir bölümünün Türklerden oluştuğunu ifade etti. İran coğrafyasında Büyük Selçuklular, Safevîler, Afşarlar ve Kaçarlar gibi Türk hanedanlarının uzun yıllar boyunca devlet kurarak yönetimde bulunduğunu hatırlatan Yel, bu tarihsel arka planın günümüzdeki yönetim kadrolarında da etkisini gösterdiğini söyledi. Yel açıklamasında, “Bu durum bir tesadüften ziyade tarih, demografi ve devlet aklının kesiştiği bir sürekliliktir. İran’ı anlamak için sadece bugüne değil, Türkistan’dan Anadolu’ya uzanan derin tarihî damarı görmek gerekir” ifadelerini kullandı. Öte yandan Yel, bu tarihsel gerçekliğin Türkiye’de eğitim müfredatında yeterince yer bulmadığını da dile getirerek, İran ve Türk dünyası tarihinin daha kapsamlı biçimde ele alınması gerektiğini kaydetti.

Prof. Dr. Selma Yel, İran savaşının Türkiye için riskini açıkladı Haber

Prof. Dr. Selma Yel, İran savaşının Türkiye için riskini açıkladı

Haber: Ercan Çalışır Prof. Dr. Selma Yel, kaleme aldığı analizde Türkiye’nin enerji görünümüne dair çarpıcı veriler paylaştı. Yel’in değerlendirmesine göre, Karadeniz Sakarya Gaz Sahası’nda bulunan yaklaşık 710 milyar m³’lük doğalgaz rezervi teorik olarak 10-12 yıllık bir imkân sunsa da üretimin henüz tam kapasiteye ulaşmaması nedeniyle kısa vadede dışa bağımlılık devam ediyor. Mevcut doğalgaz depolama kapasitesinin yıllık tüketimin yalnızca %10’una karşılık geldiğini hatırlatan Yel, “Bu da muhtemel kriz durumlarında sınırlı bir güvence oluşturmaktadır” uyarısında bulundu. Yıllık doğalgaz tüketiminin 50-60 milyar m³ seviyesine ulaştığı Türkiye’nin büyük ölçüde enerji ithalatçısı olduğuna dikkat çeken Yel, şu ifadeleri kullandı: “Ekonomik olarak zaten zorda olan ülkemiz adına riskli bir sürece girildiğini söylemek mümkündür. Mevcut gelişmeler, Türkiye’de doğalgaz ve elektrik fiyatlarının artacağını, sanayi üretiminin pahalanacağını ve enflasyonun daha da yükselebileceğini işaret etmektedir.” “Türkiye siyasi ve jeopolitik tavizlere zorlanabilir” Prof. Dr. Yel, sürecin yalnızca fiyat artışıyla sınırlı kalmayacağını, enerji tedariki üzerinden yürütülen pazarlıkların Türkiye’yi siyasi ve jeopolitik tavizlere zorlayan bir baskı aracına dönüşebileceğini belirtti. Bu durumun ülkeyi daha kırılgan bir zemine sürükleyebileceğini ifade eden Yel, “Velhasıl Türkiye için enerji krizi artık kapıda değil, içerde ve geleceğimizdedir” değerlendirmesinde bulundu. “Alternatif kaynaklar zamanında geliştirilebilseydi” Türkiye’nin zamanında alternatif kaynaklar, güçlü depolama ve alternatif yeni hatları yeterince geliştiremediğini vurgulayan Yel, “Bu olumsuzlukların çok daha hafif hissedilmesi mümkün olabilirdi. Umarız hâlâ geç kalınmamıştır” ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının ardından Brent petrolün varil fiyatı 100 euro barajını geçti. Söz konusu dalgalanma nedeniyle Türkiye'de akaryakıt fiyatlarına rekor zamlar geldi. Savaşın devam etmesi halinde fiyat istikrarsızlığının artarak devam edeceği değerlendirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.