Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Suriye

Haberia - Suriye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Suriye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anahtar Parti’den İran analizi: “Kritik görevlerin Türk Kökenli isimlere verilmesi tesadüf değil” Haber

Anahtar Parti’den İran analizi: “Kritik görevlerin Türk Kökenli isimlere verilmesi tesadüf değil”

İran’ın önemli güvenlik bürokratlarından Muhammed Bagher Zolghadr’ın, savaşın giderek yoğunlaştığı bir dönemde Yargı Erki Başkan Yardımcılığı görevine atanmasının stratejik bir adım olduğunu ifade eden Yel, bu görevin güvenlik ve stratejik dosyalar üzerinde söz sahibi olabilecek kritik bir pozisyon olduğuna dikkat çekti. İran tarihi üzerine çalışmalarıyla bilinen Prof. Dr. Tufan Gündüz’ün değerlendirmelerine de atıfta bulunan Yel, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve ülkenin dini lideri Ali Hamaney’den sonra güvenlik stratejisinin de Türk kökenli bir isme emanet edildiğini söyledi. Yel’e göre Muhammed Bakır Zülkadir’in kökeni, Oğuz Türklerinin Bozok koluna bağlı Bayat boyuna mensup olan Dulkadiroğulları’na dayanıyor. Selma Yel, Dulkadiroğulları’nın tarih boyunca Anadolu, Suriye ve İran hattında etkili olmuş Türkmen beyliklerinden biri olduğunu hatırlatarak, İran’daki bazı kritik görevlerin Türk kökenli isimlere verilmesinin tarihsel bir sürekliliğin sonucu olduğunu vurguladı. İran’ın sanıldığı gibi yalnızca bir “Fars devleti” olmadığını belirten Yel, ülke nüfusunun önemli bir bölümünün Türklerden oluştuğunu ifade etti. İran coğrafyasında Büyük Selçuklular, Safevîler, Afşarlar ve Kaçarlar gibi Türk hanedanlarının uzun yıllar boyunca devlet kurarak yönetimde bulunduğunu hatırlatan Yel, bu tarihsel arka planın günümüzdeki yönetim kadrolarında da etkisini gösterdiğini söyledi. Yel açıklamasında, “Bu durum bir tesadüften ziyade tarih, demografi ve devlet aklının kesiştiği bir sürekliliktir. İran’ı anlamak için sadece bugüne değil, Türkistan’dan Anadolu’ya uzanan derin tarihî damarı görmek gerekir” ifadelerini kullandı. Öte yandan Yel, bu tarihsel gerçekliğin Türkiye’de eğitim müfredatında yeterince yer bulmadığını da dile getirerek, İran ve Türk dünyası tarihinin daha kapsamlı biçimde ele alınması gerektiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Ramazan Bayramı mesajı Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Ramazan Bayramı mesajı

Erdoğan, mesajında tüm İslam aleminin bayramını kutlayarak, Ramazan ayının huzur ve bereketinin ardından bayrama kavuşmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. Ancak İslam coğrafyasının zor günler geçirdiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı, özellikle Gazze'de ateşkes ihlalleri ve insani yardım engelleri nedeniyle İsrail saldırıları altında bayram geçiren Filistinli kardeşlerinin durumuna vurgu yaptı. Bölgedeki artan gerilime de değinen Erdoğan, İsrail'in tahrikleriyle başlayan ve İran'ın misillemeleriyle tırmanan saldırıların endişe verici olduğunu belirtti. Türkiye'nin 86 milyonluk sorumluluk bilinciyle temkini elden bırakmadığını, hava sahası ihlallerine karşı kararlı tutum sergilediklerini ve milletin huzur ile güvenliğini güçlendirecek adımları atmaya devam ettiklerini söyledi. "Terörsüz Türkiye'de Kritik Eşikler Aşıldı" Mesajında 'Terörsüz Türkiye' sürecine geniş yer ayıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, 17 ay önce başlatılan bu süreçte birçok kritik eşiğin başarıyla aşıldığını ifade etti. Devletin ilgili birimlerinin en küçük bir güvenlik açığına izin vermemek için hassasiyetle çalıştığını belirten Erdoğan, Suriye'nin kuzeyindeki sorunun uzlaşıyla çözülmesinin hem güvenlik endişelerini hafiflettiğini hem de Suriye'nin toprak bütünlüğüne katkı sağladığını kaydetti. TBMM çatısı altında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun rapor

MHP Lideri Bahçeli: "Türkiye, yangını sınırlayan merkez ülke olmalı" Haber

MHP Lideri Bahçeli: "Türkiye, yangını sınırlayan merkez ülke olmalı"

Gazze, Lübnan, İran, Suriye, Irak ve Ukrayna-Rusya hattındaki gelişmelerin tesadüfi olmadığını vurgulayan Bahçeli, "Bu hadiseler, küresel düzenin yeni bir geometri kazandığı büyük bir hesaplaşmanın farklı cepheleridir" dedi. İran'da yaşanacak kontrolsüz bir çözülmenin dalga dalga Türkiye'yi de etkileyeceği uyarısında bulundu. "Lübnan'ın Çöküşü Doğu Akdeniz'i Sarsar" Lübnan'ın Doğu Akdeniz'in düğüm noktalarından biri olduğuna dikkat çeken Bahçeli, "Beyrut düşerse yalnız bir şehir yara almış olmaz; bölgenin jeopolitik dengesi sarsılır" ifadelerini kullandı. İsrail'in güvenlik stratejisini kuzeye doğru genişletme arayışında olduğunu belirtti. "Türkiye'nin Çizgisi: Düzen Kuran Denge Siyaseti" Türkiye'nin krizlerin ortasında savrulan değil, istikamet tayin eden bir devlet olması gerektiğini söyleyen Bahçeli, "Yangını büyüten değil, sınırlayan; gerilimi dengeleyen merkez ülke konumundayız" dedi. Stratejik sükûnetin mahcup bekleyiş değil, doğru anda doğru ağırlığı sahaya koyma kudreti olduğunu vurguladı. "İç Cephe Güçlenirse Dış Baskı Anlamını Yitirir" Muhalefete de seslenen Bahçeli, Türkiye'nin etrafında ateş çemberi daralırken günübirlik polemiklerle oyalanan siyaset anlayışının memlekete yük olduğunu söyledi. "İç cephe tahkim edilmeden dış cephe korunamaz. Kardeşlik kuvvetlenmeden sınır güvenliği kalıcı şekilde tesis edilemez" dedi. "Cumhur İttifakı Tarihî Bir İrade Birliğidir" Cumhur İttifakı'nın basit bir seçim ortaklığı olmadığını belirten Bahçeli, "Devlet ile millet arasındaki bağı tahkim eden, iç cepheyi güçlendiren tarihî bir irade birliğidir" ifadelerini kullandı. Bahçeli konuşmasını, "Türkiye mazlumlar için vicdan, vatandaşları için emniyet ve huzur ülkesi olmak mecburiyetindedir" sözleriyle tamamladı.

Türkiye'nin 20 milyon TL ödülle aradığı Sipan Hemo bakan yardımcısı oldu Haber

Türkiye'nin 20 milyon TL ödülle aradığı Sipan Hemo bakan yardımcısı oldu

Suriye Savunma Bakanlığı Basın ve İletişim Dairesi Müdürü Asım Galyun tarafından yapılan açıklamada, PKK/YPG'nin sözde yöneticilerinden Sipan Hemo'nun Savunma Bakan Yardımcısı olarak görevlendirildiği duyuruldu. Atama, devlet televizyonunda kamuoyuyla paylaşıldı. 20 Milyon TL Ödülle Aranıyordu İçişleri Bakanlığı'nın arananlar listesinde kırmızı kategoride yer alan Sipan Hemo hakkında 20 milyon TL ödül bulunuyordu. Gerçek adı Semir Asu olan Sipan Hemo, terör örgütü YPG'nin üst düzey isimlerinden Mazlum Abdi'nin yakın çalışma arkadaşı olarak biliniyor ve örgütün yönetiminde önemli rol oynuyordu. Turhan Çömez'den Tepki İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, atamaya ilişkin açıklama yaptı. Çömez, "PKK'lı bir terörist, aynı zamanda YPG'nin üst düzey militanlarından, kod adı Sipan Hemo, gerçek adı Semir Asu, Suriye Savunma Bakan Yardımcısı oldu. İçişleri Bakanlığı'mızın resmi sitesinde hâlen kırmızı bültenle aranıyor" dedi. Çömez, "Adam belki de bir gün ülkemize gelecek, kırmızı halı ile karşılanacak, Milli Savunma Bakanlığı'mızın resmi protokolü ile ağırlanacak. Şu güzelim ülkeyi ne hale getirdiniz. Tüm bu ihanetlerin hesabı bir gün mutlaka sorulacak" ifadelerini kullandı. Entegrasyon Anlaşması Kapsamında Atama 29 Ocak'ta SDG ile Şam yönetimi arasında imzalanan anlaşma kapsamında, SDG'nin Suriye devlet yapısına aşamalı olarak entegre edilmesi öngörülüyordu. Ocak ayındaki anlaşma çerçevesinde Suriye hükümet güçleri, Haseke vilayetindeki SDG kontrolündeki bazı bölgelere giriş yapmıştı. Aynı süreçte SDG destekli Nureddin İsa, Haseke valisi olarak atanırken, Marwan el-Ali de ilin iç güvenlik sorumlusu olarak görevlendirilmişti. Şubat ayı sonunda SDG'li Mazlum Abdi, Rojava yönetimi ile Suriye Savunma Bakanlığı'nın entegrasyon sürecini hızlandırmak amacıyla iki üst düzey komite kurulması konusunda anlaşmaya varıldığını açıklamıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan babalara müjde! Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan babalara müjde!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" dolayısıyla düzenlenen iftar programında konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle: Bu salondaki hanım kardeşlerimden başlayarak muhterem eşim ve sevgili kızlarımla birlikte bir anne, eş, kardeş, yoldaş ve evlat olarak hayatımıza anlam katan tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü şimdiden kutluyorum. Siz kardeşlerimin yanısıra evladını vatan uğruna şehit vermiş, en az şehit evlatları kadar kahraman şehit analarının hepsi metanet timsali olan şehit eşleri ve kızlarının Gazze'den Suriye'ye, Yemen'den Sudan'a gönül ve kültür coğrafyalarımızın farklı köşelerindeki acılı anne ve acılı eşlerin kadınlar gününü tebrik ediyorum. İranlı anneleri ayrıca selamlıyor ve kendilerine bir kez daha taziyelerimizi iletiyorum. Afrika'nın yoksul ve cefakâr kadınları, Afganistan, Arakam, Somali'nin mazlum kadınlarının, Lübnanlı kadınların, Batı'da sinema, moda ve medya sektörlerinin acımasız dişlileri arasında ezilen şiddete ve istismara uğrayan tüm kadınların kadınlar gününü tebrik ediyorum. Kendilerine kucak dolusu selamlarımızı gönderiyorum. Savaşlar ve zulümlerle hayatını kaybedenlerle birlikte teröre ve şiddete kurban verdiğimiz tüm kadınlara Rabbimden mağfiret ve rahmet niyaz ediyorum. Elini vicdanına koyan herkes şu tabloyu çok net görebiliyor; bugün maalesef başta bölgemiz olmak üzere çatışmalar var. Bunun acısını en çok kadınlar çekiyor. Bugün dünyada batıl inançlardan, asabiyeden, yanlış örf ve adetlerden kaynaklanan ayrımcılık var. Bu durum en çok kadınları olumsuz etkiliyor. Tüketim çarkı öncelikle kadınlık onurunu hedef alıyor, kadın emeğini sömürüyor. İsrail'in 2 yıl boyunca katlettiği 72 binden fazla kardeşimizin çoğu kadın ve masum çocuklar. Suriye'de kayıplarını yüreklerine gömerek yeniden hayata tutunmaya çalışanların çoğu kadın ve çocuklar. Afrika'da kıtlık, açlık ve derinleşen yoksulluğun yükü altında ezilen yine kadın ve çocuklar. Komşumuz İran'a yönelik saldırıların yükünü sırtlanmak zorunda kalanların ekseriyeti aynı şekilde kadın ve çocuklar. Türkiye yeryüzünün farklı noktalarındaki bu adaletsizliklere, bu zulümlere en güçlü tepkiyi veren, nerede olursa olsun ayrımcılığa, hukuksuzluğa itiraz eden ülkelerin başında geliyor. Nerede bir yangın varsa oraya su taşımaya, nerede yara kanıyorsa ona merhem olmaya çalışıyoruz. Ülkemizin insani değerleri merkeze alan haysiyetli duruşun en büyük bekçisi hanım kardeşlerimizdir. Her türlü olumsuzluğa rağmen daha adil dünyanın mümkün olduğu inancıyla ülkemizin kutlu mücadelesine verdiğiniz destek için bir kez daha hepinize teşekkür ediyorum. Devletimizin merhum Kemal Tahir'in dediği gibi 'devlet ana'ysa bu sizin kuşatıcılığınız, hamiyetiniz, şefkatiniz ve merhametiniz sayesindedir. Peşpeşe savaşlardan ve en son istiklal harbinden sonra yorgun düşen ülkemizi ayağa kaldırmışsak, Cumhuriyetimizi her gün güçlendirerek 103 yaşına getirdiysek bunda kadınlar olarak fedakarlıklarınızın, emeklerinizin yadsınamaz payı vardır. Karşılaştıkları tüm zorluklara ve engellemelere rağmen üretimde, çalışmada canlarını dişe katarak eşsiz katkılar yapmıştır. Biz kadına yönelik ayrımcılığın her türlüsünü reddeden, kadın ve erkeği bir ve beraber gören bir medeniyetin temsilcileriyiz. Her varlığa, her canlıya Allah'ın ayeti nazarıyla bakan yüksek bir tasavvura sahibiz. Bizim inanç ve ruh dünyamızda şayet insan için bir üstünlük aranacaksa bu sadece ve sadece takva, liyakat, emek ve üretkenlikledir. Irk, mezhep, köken ayrımcılığı bizim kitabımızda yazmadığı gibi cinsiyet ayrımcılığı bizim kitamızda yer almaz. Eşref-i mahlukat olan insanın cinsiyeti, etnik kimliği dolayısıyla hor ve hakir görülmesi bizim kitabımızda yoktur. Küresel tüketim çarkının kadın emeğini sömürmesine, kadını metalaştırmasına özellikle arşı durmak da insanlığımızın gereğidir. Hak olarak da sorumluluk olarak da kadın erkeğin arkasında değil; bilakis erkeğin yanı başındadır, omuz omuzadır. Kadın erkek demeden hepimiz bir bütünün ayrılmaz parçalarıyız. Kadın erkek fark etmeksizin hepimiz aynı bağın gülü, aynı sazın telleriyiz. Her kim ne adına ve hangi bahaneyle olursa olsun ayrımcılık yapıyorsa bu milletin asli kimliğini oluşturan değerlere ihanet ediyor demektir. Her kim kadına ve çocuğa zulmediyorsa insanlıktan nasibini almamış demektir. Bu anlayışla siyaset sahnesine çıktığımız günden beri kadınların sosyal hayata, siyasal hayata aktif ve eşit olarak katılmaları için gayret gösterdik. Kemikleşmiş önyargıları kırmak, yanlış uygulamaları ortadan kaldırmak için büyük mücadeleler verdik. Kadının statüsünün güçlendirilmesi, kadınların önündeki engellerin kaldırılması noktasında neler yaptığımız biliniyor. Göreve geldiğimizde yüzde 27,9 olan kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 37,7'ye çıkardık. Kadın istihdam oranı yüzde 31,7'ye çıktı. 2002'de parlamentomuzda sadece 24 kadın milletvekili görev yapıyordu. Son seçimlerde bu sayısı 119'a çıktı. Kadınların mecliste temsil oranı 5 kat artışla yüzde 19,83'e ulaştı. Aynı başarıyı kadın kamu çalışanı oranında da görüyoru. 28 Şubat'ın kadınlara kapatılan tüm kapılar ardına kadar bizim dönemimizde açıldı. Başörtüsü yasağına son vererek kadınların bürokrasinin tüm katmalarında çalışabilmelerinde sağladık. Akademi, mülkiye, adliye, askeriye gibi yerlerde kadınların önüne örülen tüm duvarları yıktık. İkna odalarına ikna edilemeyen hanım kardeşlerimiz değil aynı zamanda onların çocukları da her kurumda çalışıyor, kamusal alanda varlık gösteriyor, iş ve siyaset dünyasında başarılarıyla temayüz ediyor. Bir diğer kanayan yaramız kadına ve çocuğa yönelik şiddetti. Bu konuda her zaman sıfır tolerans yaklaşımıyla hareket ettik. Kadına yönelik şiddetin önüne geçilmesinde önemli bir eşiği açtık. 2012 yılında 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine dair kanunu yürürlüğe koyduk. 2014'de Ceza Kanunu'nda yaptığımız düzenlemede cinsel suçlara yönelik cezaları artırdık. İhtisas mahkemelerini kurduk. Kadına karşı işlenen suçların cezalarını artırmak suretiyle caydırıcılığı güçlendirdik. 112 kadın konukevimiz 81 ilimizde hizmet veriyor. Sosyal hizmet merkezi şiddetle mücadele irtibat noktalarıyla koruyucu ve önleyici hizmetlerimizi ulaşılabilir kıldık. Kadın destek uygulamamız KADES ile en küçük sıkıntılarında 7 gün 24 saat esasıyla kadınların yanında oluyoruz. Bizim kadına ve çocuğa karşı şiddet hususunda duruşumuz bellidir. Ne adına olursa olsun kadına şiddet insanlığa ihanettir. Türkiye şiddetle mücadele konusunda çok önemli bir mesafe kaydetmiştir. Hiçbir temeli olmayan sözleşme yaşatır sloganıyla hükümetimizi eleştirenlerin bize örnek gösterdiği ülkelerin kahir ekseriyetinden daha iyi bir yerdeyiz. Biz sözleşme değil kanun yaşatır diyor ve mevzuatı ihtiyaçlara göre gerçekleştiriyor. Tek bir kadın veya çocuk şiddet kurbanı olmayana kadar bu mücadelemizi kararlılıkla devam ettireceğiz. Geçen hafta Meclis'imize kanun teklifi ilettik. Kamuda ve özel sektörde çalışan annelerin doğum izin sürelerini 16 haftadan 24 haftaya çıkarıyoruz. Aynı düzenlemede özel sektör çalışan babaların babalık izinlerini de 5 günden 10 güne çıkarmayı amaçlıyoruz.Bu düşüncelerle sözlerime son verirken iftar soframızı teşrif eden her bir misafirimize tekrar teşekkür ediyorum.

Türkiye'nin İran'la yürüttüğü diplomasiyi Bakan Fidan ilk kez açıkladı! Haber

Türkiye'nin İran'la yürüttüğü diplomasiyi Bakan Fidan ilk kez açıkladı!

Türkiye'de düşürülen füzeyle ilgili konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Dikkat edin, maceraya atılmayın" dedik" ifadelerini kullandı. BAKAN FİDAN'DAN İRAN AÇIKLAMASI Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İstanbul'da düzenlenen "Türk Devletleri Teşkilatı Dışişleri Bakanları Konseyi Gayriresmi Toplantısı"nın ardından açıklamalarda bulundu. ABD-İsrail-İran arasında devam eden savaşa ilişkin konuşan Bakan Fidan, çarpıcı ifadeler kullandı. "İRAN'A 'MACERAYA ATILMAYIN' DEDİK" Geçtiğimiz günlerde İran'dan atılan füzenin Türkiye'de düşürülmesinin ardından İranlı makamlarla görüştüklerini belirten Bakan Fidan, İran'ı uyardıklarını söyledi. Bakan Fidan, "Onlarla Türkiye'ye atılan füze konusunu görüştük. Provokasyona gelmeyeceğiz. İran'a 'Dikkat edin, maceraya atılmayın' dedik." ifadelerini kullandı. PEZEŞKİYAN: SAVUNMA OPERASYONLARIMIZ BİZE SALDIRANLARA YÖNELİK Ayrıca İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, ABD merkezli X sosyal medya platformunda yayımladığı mesajda, müttefik ülkelere saldırmadıklarını, ancak bölgedeki ABD üslerini ve askeri imkanlarını hedef aldıklarını vurguladı. "İran, bölge ülkeleriyle iyi komşuluk ve ulusal egemenliğe ve toprak bütünlüğüne karşılıklı saygı temelinde dostane ilişkilerin sürdürülmesini ve devam ettirilmesini her zaman vurgulamıştır." ifadelerini kullanan Pezeşkiyan, açıklamasını şöyle sürdürdü: Pezeşkiyan, ülkelerini korumak için ölene kadar direneceklerini kaydederek, "İran'ın savunma operasyonları, yalnızca İran halkına karşı saldırgan eylemlerin kaynağı ve kökeni olan hedeflere ve tesislere yöneliktir ve biz bunları meşru hedeflerimiz olarak görüyoruz." dedi. "DOST VE MÜTTEFİK ÜLKELERİMİZE SALDIRMADIK" İran'ın bölge ülkelerine yönelik füze saldırılarına da değinen Pezeşkiyan, "Biz dost ve müttefik ülkelerimize saldırmadık, ancak bölgedeki Amerikan üslerini, tesislerini ve askeri imkanlarını hedef aldık." ifadelerini kullandı. PEZEŞKİYAN ÖZÜR DİLEMİŞTİ İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, devlet televizyonunda yayımlanan konuşmasında ülkesinin güvenlik politikasıyla ilgili açıklamalarda bulunmuş, Geçici Liderlik Konseyi'nin saldırı gelmeyen komşu ülkelere saldırı yapılmaması ve füze fırlatılmaması kararı aldığını duyurmuştu. "İran tarafından saldırıya uğrayan komşu ülkelerden özür dilemeliyim." ifadesini kullanan Pezeşkiyan, "Liderimiz, komutanlarımız ve öğrencilerimiz düşmanın acımasız saldırısı nedeniyle hayatlarını kaybetti. Komşu ülkelere saldırma niyetimiz yok. Onlar kardeşlerimiz ve onlarla el ele verip barış ve huzur sağlamaya çalışıyoruz." demişti. "FÜZE ZAMANINDA ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ" Öte yandan Milli Savunma Bakanlığı'ndan konuya ilişkin yapılan açıklamada şu ifadelere yer verilmişti: "İran'dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından zamanında angaje edilerek etkisiz hale getirilmiştir. "CAN KAYBI VEYA YARALANMA YOK" Hatay ili Dörtyol ilçesinde düşen mühimmat parçasının, söz konusu tehdidin havada imha edilmesi sonrasında önleme yapan hava savunma mühimmatına ait olduğu tespit edilmiştir. Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma söz konusu değildir. Ülkemizin ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak konusundaki irademiz ve kapasitemiz en üst seviyededir.

Trump'tan Kürtlere rest: Tarafınızı seçin Haber

Trump'tan Kürtlere rest: Tarafınızı seçin

ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran ile süregelen gerilimler kapsamında Kürt liderlerle temas kurduğu ve net bir mesaj ilettiği ortaya çıktı. Trump'ın Kürt liderlere, “Bir taraf seçmelisiniz” diyerek “Ya ABD ve İsrail ile ya da İran ile olun” mesajını gönderdiği belirtildi. ABD BASININDA DİKKAT ÇEKEN HABER Washington Post'un haberine göre Trump yönetimi, İran'a karşı uygulanan askeri baskıyı artırmak amacıyla Irak ve İran'daki Kürt gruplarla istişarelerde bulunuyor. ABD'nin hedefi, İran'ın batısındaki Kürt bölgelerinde yeni bir baskı alanı yaratarak Tahran üzerindeki askeri ve siyasi baskıyı yükseltmek. DÜNYA BU MESAJI KONUŞUYOR Haberde, ABD'nin Kürt gruplara İran'a karşı planlanacak operasyonlarda rol almaları yönünde çağrıda bulunduğu ifade edildi. Trump'ın, İranlı Kürt grupların Batı İran'ın belli bölgelerini kontrol etmeye çalışması durumunda ABD hava desteği ve diğer türde yardımlar sunabileceği bildirildi. Ancak Kürt liderlerin bu teklife ihtiyatlı yaklaştığı ve böyle bir hamlenin İran'ın şiddetli bir karşılık vermesine sebep olabileceği yönünde kaygılar taşıdığı aktarılıyor. İRAN'DAKİ GRUPLAR OPERASYONA OLUMLU BAKIYOR Irak'taki bazı yetkililer, bölgelerinin İran'a karşı askeri operasyonlar için kullanılması durumunda ciddi risklerin ortaya çıkabileceğini vurgularken, İranlı Kürt muhalif grupların ise ABD'nin olası desteğiyle İran içinde operasyon yapma olasılığını değerlendirdiği belirtildi. Uzmanlar, Washington'un Kürt gruplarıyla kurduğu bu temasların Orta Doğu'daki dengeyi daha da kırılgan hale getirebileceğini belirtiyor. Bu tür bir adımın sadece İran'ı değil, aynı zamanda Irak, Türkiye ve Suriye'yi de etkileyebilecek yeni bir gerilim hattı oluşturabileceği ifade ediliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.