Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tedavi

Haberia - Tedavi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tedavi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kanser Haftası’nda farkındalık ve dayanışma bir arada Haber

Kanser Haftası’nda farkındalık ve dayanışma bir arada

Bursa Kanserle Savaş Derneği’nin de aktif olarak katılım sağladığı programda, hastane içerisinde kurulan bilgilendirme standı aracılığıyla vatandaşlara kanserden korunma yolları, erken tanının önemi ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları hakkında bilgilendirme yapıldı. Program kapsamında, Bursa Kanserle Savaş Derneği tarafından özenle hazırlanan hediye paketleri, tedavi gören hastalara takdim edilerek moral desteği sağlandı. Hastalar ve yakınlarıyla birebir ilgilenilen etkinlikte, dayanışma ve gönüllülük ruhu ön plana çıktı. Etkinliğe, AK Parti Bursa Milletvekili Sayın Ahmet Kılıç, Hastane Başhekimi Sayın M. Oğuzhan Ay ve Bursa Kanserle Savaş Derneği Başkanı Ümit Ecemiş ve Tıbbi Onkoloji uzmanı Doç. Dr. Birol Ocak ile birlikte yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Programda yapılan değerlendirmelerde, kanserle mücadelede en etkili yöntemin erken teşhis olduğu vurgulanırken, vatandaşların düzenli tarama programlarına katılımının hayati önem taşıdığı ifade edildi. Bursa Kanserle Savaş Derneği Başkanı Ümit Ecemiş yaptığı açıklamada, “Kanserle mücadelede sadece tedavi değil, farkındalık ve moral desteği de büyük önem taşıyor. Hastalarımızın yalnız olmadığını hissettirmek, onların yanında olmak bizim en önemli görevimizdir. Bu tür çalışmalarla toplumda bilinç oluşturmayı ve daha fazla hayatın kurtulmasına vesile olmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. Kanser Haftası kapsamında düzenlenen bu tür etkinliklerin, toplumda farkındalığın artmasına ve erken teşhis oranlarının yükselmesine katkı sağlaması bekleniyor.

Sokak hayvanları toplatıldı! Bakan Çiftçi rakam paylaştı... Haber

Sokak hayvanları toplatıldı! Bakan Çiftçi rakam paylaştı...

Türkiye'nin, en önemli gündem maddelerinden biri başıboş köpekler. TRT Haber yayınında sunucu Fatih Çimen'in sorularını yanıtlayan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bu konuya değindi. Çalışmaların bir önceki İçişleri Bakanı döneminden beri titizlikle yürütüldüğünü belirten Çiftçi, atılan adımlardan bahsetti. "SÜREÇ MART-NİSAN AYLARINDA BAŞLADI" Amaçlarının güvenli sokaklar olduğunu vurgulayan Çiftçi, "Yani belki mart, nisan aylarında bu süreç başladı. Şu anda 51 tane il özel idaresinin olduğu ilimiz var. Bunlar da zaten 51 ilimizde bu yüzde 100 bütün sahipsiz sokak hayvanları toplandı, barınaklara alındı veya doğal yaşam alanlarında bu hayvanlara bakılıyor." dedi. "SOKAK HAYVANLARININ YÜZDE 75'İ TOPLANMIŞ DURUMDA" Bu konuda Büyükşehirlerin biraz daha geriden geldiğini belirten Bakan, "Bir de 30 tane büyükşehirimiz var. Onlarda süreç biraz daha sonra başladı. Yani ilk önce 51 ilimizde başladı, sonra büyükşehirlerde süreç başladı. Büyükşehirlerde de yüzde 64'ü toplanmış durumda. Hepsi birlikte düşünüldüğünde sahipsiz sokak hayvanlarının yüzde 75'i şu anda toplanmış durumda. Yani her dört hayvandan üçü ya barınağa alındı veya doğal yaşam alanlarında bakılmaya devam ediyor." ifadelerini kullandı. HAYVANLARI BARINAĞA ALMANIN FAYDALARINDAN BAHSETTİ Bu çalışmanın faydalarına değinen Bakan Çiftçi, şunları kaydetti: Bunun da iki, sizin işaret ettiğiniz gibi iki boyutu var. Birincisi sokakların daha güvenli hale gelmesi, ikincisi de bu hayvanların sokağın insafından kurtarılması. Şimdi düşünün, sokaktaki bir hayvan her zaman yiyecek bulabiliyor mu? Bulamıyor. Bazen böyle hayvan hastalandığında tedavi etme imkanı var mı? Ölebiliyor. Yani tedavi olabilecek belki. Onun için kanun koyucu bununla da ilgili işte bu hayvanları sokaktan toplayalım hem sokaklarımız daha güvenli hale gelsin hem de bunlara kapalı bir mekanda, ortamda belediyelerimiz baksın, bunların işte tedavilerini yapsın, beslemelerini yapsın, sahiplenmek isteyenler varsa bunları sahiplendirsin diye böyle bir düzenleme getirmiş. "SOKAĞIN İNSAFINA BIRAKMAK DAHA MI İYİ" Sürecin sağlıklı bir şekilde ilerlediğine vurgu yapan Çiftçi, "Ben Erzurum Valiliğim döneminde bunun 6 Kasım tarihi itibariyle biz bütün sahipsiz sokak hayvanlarını topladık, barınaklara aldık. Hatta doğal yaşam alanlarında da bakmaya devam ediyoruz. Bence çok sağlıklı da bir ortam oluştu. Yani hayvanlar orada cinslerine göre gayet konforlu bir alanda hayvanlara bakılıyor. Onların işte tedavileri yapılıyor, aşıları yapılıyor, beslenmeleri sağlanıyor. Hayvanlar ne kadar da güzel, temiz, nezih ortamlarda barınabiliyorlar. Yani böylesi mi daha iyi, sokağın insafına bırakmak da mı iyi?" diye konuştu.

'Su içsem yarıyor' diyenler! Lipödem olabilirsiniz Haber

'Su içsem yarıyor' diyenler! Lipödem olabilirsiniz

Klasik Kilo Verme Yöntemlerine Direnç GösteriyorHalk arasında sıkça kurulan "Su içsem yarıyor" cümlesinin altında lipödemin yatabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Ahmet Karacalar, hastalığı şu sözlerle tanımladı:"Lipödem, çoğunlukla kadınlarda görülen, simetrik ve ağrılı yağ dokusu birikimi ile karakterize; özellikle bacak, kalça, alt karın ve kollarda görülen kronik bir hastalıktır. Klinik olarak en dikkat çekici özelliklerinden biri, bu yağ dokusunun klasik kilo verme yöntemlerine, özellikle diyet ve egzersize direnç göstermesidir." Diyet Neden Lipödem Yağlarını Eritemez?Doğru beslenmenin lipödem sürecindeki etkilerini değerlendiren Prof. Dr. Karacalar, yağ yakımının neden gerçekleşmediğini bilimsel bir temele dayandırdı:"Doğru diyetin lipödemdeki etkisi; yangıyı azaltması, şikayetleri hafifletmesi ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatması ol abilir. Ancak lipödemli yağ dokusunu ortadan kaldırmaz. Lipödemdeki yağ dokusunda dolaşım bozuktur ve düşük oksijenli bir ortam vardır. Bu durum, yağ dokusunun metabolik olarak aktif şekilde kullanılmasını engeller. Diyetle sağlanan enerji açığına rağmen bu bölgelerde yağ yakımı gerçekleşmez." "Mide Küçültme Ameliyatı Lipödemde Anlamlı Bir Gerileme Sağlamaz"Lipödemin obezite ile karıştırılmaması gerektiğini ve obezite cerrahisinin lipödemi tedavi edemeyeceğini vurgulayan Karacalar, sözlerine şöyle devam etti:"Mide küçültme ameliyatı, enerji alımını azaltarak kilo kaybı sağlayan etkili bir yöntemdir; ancak lipödem, enerji dengesinden bağı msız gelişen bölgesel bir yağ dokusu hastalığıdır. Bu nedenle ameliyat, lipödemli dokuda anlamlı bir gerileme sağlamaz." Tedavide 'Özellikli Liposuction' ve Koruyucu Program VurgusuGünümüzdeki en etkili tedavi yöntemine de değinen Prof. Dr. Karacalar, klasik uygulamalardan farklı bir yaklaşım izlenmesi gerektiğinin altını çizerek, "Lipödem tedavisinde ( Bkz.https://ahmetkaracalar.com/lipodem/ ) şu an bilinen en etkili yöntem liposuction'dır. Ancak burada daha özellikli liposuction yöntemleri (Superdry 4D gibi) ve koruyucu bir program uygulanmaktadır." ifadeleriyle açıklamalarını tamamladı.

Yağız Efe için umut bekleyişi: DMD kampanyasında kritik süreç Haber

Yağız Efe için umut bekleyişi: DMD kampanyasında kritik süreç

Ailesi ise zamanla yarıştıklarını belirterek hem vatandaşlara hem de iş dünyasına destek çağrısında bulunuyor. Dört Ayda Yüzde 13’e Ulaşabildi Yağız Efe’nin babası Mustafa Erim, kampanyanın ilerleyişi hakkında yaptığı açıklamada sürecin oldukça yavaş ilerlediğini söyledi. Kampanyanın yaklaşık dört aydır devam ettiğini belirten Erim, hedeflenen miktara ulaşma konusunda ciddi bir zaman kaybı yaşandığını ifade etti. “Yaklaşık dört aydır kampanyamız devam ediyor. Ancak şu ana kadar yalnızca yüzde 13 seviyesine ulaşabildik. Maalesef kampanya beklediğimiz hızda ilerlemiyor” diyen baba Erim, desteklerin artması gerektiğini vurguladı. Hastalık Süreci ve Kritik Zaman Mustafa Erim, oğlu Yağız Efe’ye 15 Haziran’da Duchenne Musküler Distrofi (DMD) teşhisi konulduğunu, tedavi için başlatılan yardım kampanyasının ise 15 Ekim’de valilik onayı aldığını belirtti. Ancak geçen sürenin hastalık açısından oldukça kritik olduğuna dikkat çeken Erim, DMD’nin ilerleyici bir hastalık olduğunu ve zaman kaybının tedavi şansını doğrudan etkilediğini söyledi. “Bugün itibarıyla yaklaşık dört ay geçti ama bizim aslında hiç vaktimiz yok. Çocuğumuz her an tekerlekli sandalyeye bağımlı hale gelebilir. O noktadan sonra tedavi şansı büyük ölçüde ortadan kalkıyor” diyen Erim, sürecin kendileri için bir zaman yarışı olduğunu dile getirdi. Sanayicilere ve İş Dünyasına Çağrı Kampanyanın daha hızlı ilerleyebilmesi için çeşitli kurum ve kişilerle görüşmeler yaptıklarını ifade eden baba Erim, özellikle Bursa’daki sanayiciler ve iş insanlarından destek beklediklerini söyledi. Belediye başkanlarıyla görüşmeler gerçekleştirdiklerini ancak şu ana kadar somut bir destek alamadıklarını belirten Erim, Bursa’nın güçlü sanayi potansiyelinin bu kampanyayı kısa sürede tamamlayabilecek güçte olduğunu dile getirdi. “Sağlık camiası ve kendi çevremizin desteğiyle bu noktaya kadar gelebildik. Ancak bu yeterli değil. Bursa’nın imkânlarıyla bu kampanya çok daha hızlı tamamlanabilir. Oğlumuzun zamanı daralıyor” ifadelerini kullandı. “Oğlumuz Sadece Çocukluğunu Yaşamak İstiyor” Şu anda 8 yaşında olan Yağız Efe, Nisan ayında 9 yaşına girecek. Aile, kampanyanın bir an önce tamamlanmasının çocuklarının geleceği için hayati önem taşıdığını vurguluyor. Mustafa Erim, oğlunun yaşıtları gibi koşmak, oynamak ve çocukluğunu yaşayabilmek istediğini belirterek toplumdan destek istedi. “Oğlumuz sadece koşmak, oynamak ve çocukluğunu yaşamak istiyor. Küçük destekler birleştiğinde büyük bir umut olabilir. Herkesin desteğine ihtiyacımız var” diyen Erim, tüm vatandaşları kampanyaya duyarlı olmaya davet etti. Yağız Efe’nin ailesi, kampanyanın kısa sürede tamamlanabilmesi için toplumun her kesiminden gelecek desteklerin hayati önem taşıdığını vurguluyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.