Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tmmob

Haberia - Tmmob haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tmmob haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TMMOB Bursa'dan Bozbey operasyonuna karşı açıklama! Haber

TMMOB Bursa'dan Bozbey operasyonuna karşı açıklama!

Açıklamada şu ifadelere yer veridli: “Ülkemizde halkın iradesi ile seçilmiş belediye başkanlarına yapılan hukuksuz operasyonlar dün sabah Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in gözaltına alınmasıyla yeni bir aşamaya taşınmıştır. Adresleri belli olan, ifadeye çağrıldıklarında gidebilecek kişilerin şafak baskınlarıyla gözaltına alınması açık bir hukuksuzluk, açık bir gözdağıdır. Bu yöntemler ne hukukla ne de demokratik teamüllerle açıklanabilir; bu uygulamalar doğrudan siyasi bir iradenin dayatmasıdır. Artık ortada tartışmasız bir gerçek vardır: İşletilen süreç hukuki değil, siyasidir. Yargı, iktidarın talimatları doğrultusunda hareket eden bir araca dönüştürülmüştür. İstanbul’da başlayan, tüm ülkeye yayılan ve bugün Bursa’da sürdürülen bu operasyonlar, halkın sandıkta ortaya koyduğu iradeyi yok sayma ve demokratik meşruiyeti ortadan kaldırma girişimidir. Bu bir yargı süreci değil, açık bir siyasi tasfiye operasyonudur. Amaç; muhalif belediyeleri, seçilmiş yöneticileri ve tüm toplumsal muhalefeti baskı altına almak, sindirmek ve etkisizleştirmektir. Hukuk dışı yöntemlerle, talimatlı yargı kararlarıyla gözaltına alınan ve tutuklanan tüm siyasetçiler, belediye başkanları ve bürokratlar derhal serbest bırakılmalıdır. Bu hukuksuzluk düzeni derhal sona erdirilmelidir. Hiç kimsenin halkın iradesini gasp etmeye, demokratik işleyişi ortadan kaldırmaya hakkı yoktur. Ülke derin bir ekonomik kriz, işsizlik, yoksulluk ve güvencesizlik sarmalındayken; iktidarın görevi baskıyı artırmak değil, hukuka ve demokrasiye dönmektir. Bugün bir kez daha halk iradesi açıkça ayaklar altına alınmıştır. Sandıkta kaybedileni yargı eliyle geri almaya çalışmak, seçilmiş belediye başkanlarını hedef almak ve muhalefeti tasfiye etmeye yönelmek, ülkemizi açıkça otoriter bir rejime sürüklemektedir. Bu anlayış tarihe bir utanç olarak geçecektir. Siyasi iktidarı açıkça uyarıyoruz: Seçilmiş belediye başkanlarını gözaltına almak ve görevden uzaklaştırmak yalnızca bireylere değil, doğrudan halkın iradesine yönelmiş bir saldırıdır. Bu saldırı, ülkemizin demokratik, eşit ve adil geleceğini hedef almaktadır. Açıktır ki bu operasyonlar yalnızca belediye başkanlarını değil, tüm toplumsal muhalefeti hedef almaktadır. Yargının araçsallaştırılmasıyla yürütülen bu baskı ve zor politikalarını kabul etmiyoruz. Buradan tüm meslektaşlarımıza, emekçilere, demokratik kitle örgütlerine ve halkımıza açık bir çağrı yapıyoruz: Halk iradesine yönelik bu açık müdahaleye karşı sessiz kalmayacağız. Hukuksuzluğa, baskıya ve antidemokratik uygulamalara karşı birlikte mücadeleyi büyüteceğiz. Demokrasiye, hukuka ve özgürlüklere sahip çıkmak için dayanışmayı ve ortak mücadeleyi güçlendirmek zorundayız. Yargı eliyle kurulan bu baskı düzenine boyun eğmeyeceğimizi, geri adım atmayacağımızı ve her koşulda demokratik değerleri savunmaya devam edeceğimizi ilan ediyoruz. TMMOB olarak, dün olduğu gibi bugün de baskıcı, antidemokratik ve hukuksuz uygulamaların karşısında durmaya devam edeceğiz. Demokrasiden, halk iradesinden, barıştan ve özgürlüklerden yana tutumumuzu kararlılıkla sürdüreceğiz.”

Uludağ Milli Parkı için ayaklandılar! Haber

Uludağ Milli Parkı için ayaklandılar!

Bursa Barosu, Bursa Kent Konseyi, Bursa Tabip Odası, Bursa Veteriner Hekimler Odası, Nilüfer Kent Konseyi, TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu, Tarım Orkam-Sen, Türkiye Ormancılar Derneği ve DOĞADER üye ve yöneticileri, TBMM'de görüşülen ve Milli Parklar Kanunu'nda değişiklikler öngören yasa teklifine karşı Uludağ Milli Parkı girişinde ortak bir basın açıklaması yaptı. DOĞADER adına Sedat Güler tarafından yapılan ortak basın açıklamasında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülmekte olan yasa teklifinin doğal koruma alanlarını madencilik, enerji, su ve turizm yatırımlarının kullanımına açabilecek nitelikte olduğu belirtildi. "ULUDAĞ ŞİRKETLERİN İNSAFINA BIRAKILACAKTIR" Milli parkların yalnızca ağaç toplulukları değil, ekosistem bütünlüğü olan su havzalarını, yaban hayatını, endemik türleri, toprak ve iklim dengesini koruyan; gelecek kuşaklara aktarılması gereken kamusal varlıklar olduğunu hatırlatan Güler, "Milli parklar, ekonomik rant alanı değil; ekolojik güvenlik alanıdır. Bugün Meclis’te görüşülen değişiklik; koruma önceliğini zayıflatmakta, kullanım ve kiralama modelini güçlendirmektedir. Bu yaklaşımın en somut ve en kritik sonucu ise Bursa’nın ve Güney Marmara’nın yaşam kaynağı olan Uludağ Milli Parkı üzerinde görülecektir. Uludağ Milli Parkı sadece Bursa’nın değil; 2.543 metre zirvesiyle Marmara Bölgesi’nin en yüksek dağıdır. Su kaynakları, ormanları ve yaşayan tüm canlı türleriyle bölgenin yaşam kaynağıdır.1961 yılında çıkarılan yasa ile Milli Park ilan edilen Uludağ; şu anda TBMM’de görüşülen Milli Park Yasası’ndaki değişikliklerle maden, enerji, su ve turizm şirketlerinin kullanımına, talanına ve insafına bırakılacaktır" ifadelerini kullandı. ULUDAĞ'IN SUYU, BİTKİ ÖRTÜSÜ YOK OLABİLİR! Yıllardır Uludağ Milli Parkı’nın bir kısmının su ve maden şirketlerinin talanına,zirveye yakın kısmının oteller ve benzeri yapılaşmalarla turizm sermayesinin kullanımına, bir kısmının Bursa şehir merkezinin büyüme baskısıyla yapılaşma saldırısına, bir kısmının ise yerel yönetimler de dâhil olmak üzere kaçak ve yasal su şirketlerinin insafına bırakıldığını belirten Güler, Uludağ Milli Parkı’na zarar veren en büyük etmenlerden birinin turizm baskısı olduğunu söyledi. Yapılan ortak açıklamaya göre, yasa değişikliği ile 99 yıllığına yeni otel, restoran ve kafe gibi turizm tesisleri inşa edilebilecek; bu tesislere ulaşım için yeni asfalt yollar yapılabilecek. Böylece artan insan yoğunluğu ve faaliyetler sonucunda Uludağ Milli Parkı’nın ormanları, bitki örtüsü ve su kaynakları zaman içinde geri döndürülemez biçimde yok olacak. Ayrıca yasa değişikliğinde, kaçak yapılar yıkılmak yerine 'yeniden değerlendirme' adı altında yasallaştırılabilecek. Bursa'nın artık kuraklık tehlikesi yaşayan ve su sıkıntısı çeken şehirler arasında olduğu vurgulanan açıklamada, buna rağmen su kaynaklarının daha doğduğu yerde kirletildiği ifade edildi. Yasa değişikliğiyle Uludağ Milli Parkı’nın doğal ve temiz su kaynaklarının 99 yıllığına su şirketlerine kiralanabilecek ve kontrolsüz biçimde şişelenebileceği uyarısında bulunulan açıklamada, "Bursa su sıkıntısı yaşarken, Uludağ’ın dereleri su şirketlerinin insafına bırakılacaktır" denildi. MADENCİLİK TEHLİKESİ! Ortak açıklamada, defalarca değiştirilen madencilik yasalarıyla Uludağ Milli Parkı sınırlarına kadar madencilik faaliyetlerine izin verildiğini belirten Sedat Güler, "Yeni yasa değişikliğiyle Uludağ Milli Parkı içinde de madencilik ve enerji şirketlerinin faaliyetleri mümkün hâle getirilecektir. İnşa edilebilecek enerji nakil hatları, özellikle yaz aylarında büyük bir yangın riski oluşturacaktır. Zaten Uludağ’ın güneyindeki Orhaneli, Büyükorhan, Harmancık ve Keles ilçelerinin ormanları ve doğal alanları mermer, maden cevheri ve taş ocaklarına dönüşmüştür. Madencilik faaliyetleri Uludağ köylerinin tarım alanlarını, meyve bahçelerini, hayvancılığını ve su kaynaklarını bitme noktasına getirmiştir. Vahşi madenciliğin en ağır uygulamaları yıllardır Uludağ’da yaşanmaktadır. Yeni yasa değişikliği ile 'av ve doğa koruma memuru birimi' adı altında bir yapılanma öngörülmekte; bugüne kadar milli parklarda yasak olan avlanma fiilen meşrulaştırılmaktadır. Yapılacak değişiklikle milli parklarda av ve yaban hayatının korunması, yönetimi ve işletilmesi özel şirketlere devredilebilecektir" uyarılarında bulundu. Son 20 yıl içinde Uludağ Milli Parkı sınırlarının defalarca değiştirildiğini, en son 2023 yılında çıkarılan Alan Başkanlığı Yasası ile Uludağ Milli Parkı’nın büyük bir bölümünün koparılarak Alan Başkanlığı yönetimine, yani turizm sermayesinin kontrolüne bırakıldığını hatırlatan Güler, Alan Başkanlığı yasa çalışmaları başladığında TMMOB, Bursa Barosu, Tarım Orkam-Sen, Türkiye Ormancılar Derneği ve DOĞADER olarak Bursa ve ülke kamuoyuna bu yasanın karşısında olduklarını duyurduklarını ve eylemsel ve hukuksal mücadele başlattıklarını ifade etti. "ULUDAĞ MİLLİ PARKI YOKSA BURSA DA YOK OLUR" Bursa’nın dört milyona yaklaşan nüfusunun, tarımının ve sanayisinin su ihtiyacının yaklaşık %90’ını Uludağ'ın karşıladığı belirtilen açıklama, "Bursa yoğun sanayi ve nüfus baskısı altında hâlâ nefes alabiliyorsa, sellerle boğuşmuyorsa, çeşmelerinden su akıyorsa; bunu Uludağ Milli Parkı’na borçludur. Milli Parklar Yasası’ndaki değişiklikler, Uludağ Milli Parkı’nı yok oluşa sürükleyecektir. Bursalıya sormadan, Bursa’nın yaşam kaynağı Uludağ Milli Parkı’nı şirketlere peşkeş çekemezsiniz! Uludağ Milli Parkı ile Bursa var olur. Uludağ Milli Parkı yoksa Bursa yok olur"ifadeleri ile sna erdi. "ULUDAĞ'A SAHİP ÇIKMAK HEPİMİZİN SRUMLULUĞU" Açıklamada ayrıca söz alan Bursa Kent Koneyi Başanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, Uludağ’ın Bursa için yalnızca bir doğal alan değil, aynı zamanda kentin yaşam güvencesi olduğunu söyledi. Kent Konseylerinin temel görevinin kentin ortak değerlerini korumak ve halkın söz hakkını savunmak olduğunu belirten Aksoy, “Uludağ, Bursa’nın suyu, havası ve geleceğidir. Bursalıya rağmen, Bursa’nın yaşam kaynağı üzerinde tasarrufta bulunulamaz. Kentimizin ortak mirasını korumak hepimizin sorumluluğudur” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.