Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türkiye

Haberia - Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye'de doğan ilk bebek zürafa ziyaretçilerle buluştu Haber

Türkiye'de doğan ilk bebek zürafa ziyaretçilerle buluştu

GAZİANTEP (İGFA) - Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın ikinci, dünyanın ise dördüncü büyük doğal yaşam alanlarından biri olan Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nda dünyaya gelen erkek zürafa yavrusu, ilk kez vatandaşların karşısına çıktı. Büyük ilgi gören bu özel buluşmaya Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de katıldı. Parkın maskotu hâline gelen ve vatandaşlar tarafından yoğun ilgi gören zürafa Şakir ile Selvi çiftinin erkek yavrusu, Türkiye’de doğan ilk zürafa oldu. Yaklaşık 15 ay süren hamilelik döneminde hayatını kaybeden baba Şakir’in yavrusu, Şubat ayında dünyaya geldi. Başkan Fatma Şahin, yeni doğan zürafa yavrusunun isminin belirlenmesi için sosyal medya üzerinden bir anket düzenleneceğini belirterek, en çok tercih edilen ismin yavruya verileceğini ifade etti. 2026 YILININ İLK 4 AYINDA 115 YAVRU DÜNYAYA GELDİ Öte yandan, Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nda 2026 yılı içerisinde toplam 115 yavru dünyaya geldi. Yaklaşık yüzde 52–53 doğurganlık oranıyla, Türkiye’nin en yüksek üreme başarısına sahip doğal yaşam parklarından biri olan tesisin yeni üyeleri, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin tarafından ziyaret edilerek bizzat beslendi. Başkan Fatma Şahin’e ziyaretinde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla makamını devrettiği Beren Özdemir’de eşlik etti. Ziyarette açıklamada bulunan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Şakir ile Selvi’nin aşk hikayesinden bahsederek, “15 aylık hamilelik sürecinde Şakir vefat ederek evladının olduğunu göremedi. Çünkü bir zürafanın ortalama ömründen çok daha fazla yaşadı. Şu anda Şakir'in bebeği oldu ve bir oğlan bebeğimiz var. Türkiye'de ilk kez bir zürafamız Türkiye'de dünyaya geldi. Aslında bu durum, nasıl doğa dostu ve hayvan dostu bir şehir olduğumuzun en büyük göstergesidir. Dünyada ve Avrupa'da en iyilerden bir tanesiyiz. 1 milyon metrekare yeşil alan içerisinde tam bir doğal hayat var. En önemli şey ise 100 çalışan arkadaşımızın sevgiyle, hayvanı ve doğayı severek çalışmasıdır. Veterinerinden teknikerine kadar çok iyi yetişmiş bir ekip burada görev yapıyor.” diye konuştu. BAŞKAN ŞAHİN'DEN AÇIK DAVET “Türkiye'de ilk defa doğan bebek zürafayı görmek için Gaziantep'e gelin. Gaziantep'in Doğal Yaşam Parkı’na gelin. Herkesi buraya davet ediyoruz. Selvi’nin ve Şakir’in zürafa yavrusunu görmek için sizleri yeniden buraya bekliyoruz. Şimdi bana soruyorlar, ‘Başkanım niye böyle çok doğuruyorlar?’ diye. Ben de diyorum ki ‘Mutlular.’ Biz hayvanlarımıza gastronomi şehrinde çok iyi bakıyoruz. Onlar mutlu, biz mutluyuz. Gelen ziyaretçilerimiz mutlu. Bu bebeklerimizi görmek için herkesi yeniden buraya davet ediyoruz.”

Anahtar Parti'den Batı Trakya ve Kerkük cephesinde net mesaj! Haber

Anahtar Parti'den Batı Trakya ve Kerkük cephesinde net mesaj!

Prof. Dr. Yel, Lozan Antlaşması ile Batı Trakya Türklerine tanınan dinî liderlerini seçme hakkının Yunanistan tarafından yok sayıldığını belirtti. “Batı Trakya’da 41 yıllık açık ihlal” 1991 yılında çıkarılan yasa ile müftülerin devlet kontrolünde atanmaya başlandığını hatırlatan Yel, seçilmiş müftülerin tanınmamasının 41 yıldır süren açık bir hukuk ihlali olduğunu vurguladı. Nisan 2026’da yeniden gündeme gelen gelişmelerin, Yunanistan’ın bu politikayı sürdürdüğünü gösterdiğini ifade eden Yel, Avrupa Birliği’nin ise bu konuda sessiz kaldığını belirterek çifte standart eleştirisinde bulundu. “Ekümenik sıfatı tartışması dikkat çekiyor” Türkiye’nin Lozan çerçevesinde Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi’nin varlığını tanımaya devam ettiğini belirten Yel, patrik tarafından kullanılan “ekümenik” sıfatına uzun süredir seyirci kalınmasının da bir çelişki oluşturduğunu ifade etti. YUNANİSTAN BATI TRAKYA’DA LOZAN’I 41 YILDIR İHLAL EDEREK TÜRKLERİN HAKKINI GASP EDERKEN TÜRKİYE’DE EKÜMENİK SIFATININ KULLANIMINA SEYİRCİ KALINIYOR Batı Trakya Türklerinin Lozan’la güvence altına alınan kendi dinî liderini seçme hakkı, Yunanistan tarafından uzun süredir yok… — Prof.Dr. Selma Yel (@yel_selma) April 17, 2026 Kerkük’te 100 yıl sonra tarihi gelişme Yel, Kerkük’te Türkmen siyasetçi Muhammed Seman Ağa’nın 16 Nisan 2026’da vali seçilmesini ise “tarihi bir dönüm noktası” olarak değerlendirdi. Kerkük’ün yaklaşık 900 yıl Türk hâkimiyetinde kaldığını hatırlatan Yel, Mondros Mütarekesi ve ardından imzalanan Ankara Antlaşması ile bölgenin Türkiye dışında bırakıldığını dile getirdi. Bu gelişmenin yalnızca idari bir değişiklik olmadığını vurgulayan Yel, “100 yıl sonra tarihsel hafızanın, kimliğin ve adaletin yeniden tecellisi anlamına gelmektedir” dedi. “Türkmenlerin yanındayız, mücadele sürecek” Anahtar Parti olarak Kerkük’teki gelişmeyi memnuniyetle karşıladıklarını belirten Yel, Türkmenlere destek mesajı vererek, Türk dünyasının her köşesinde adalet, eşitlik ve kardeşlik için çalışmaya devam edeceklerini söyledi. “Küresel dengelere dikkat” Açıklamasında bölgesel güçlere de değinen Yel, Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık’nin bölgedeki hedeflerinin göz önünde bulundurulması gerektiğini belirterek sürecin sağduyulu şekilde takip edilmesi çağrısında bulundu. Yel’in açıklamaları, Batı Trakya’dan Kerkük’e uzanan geniş bir coğrafyada Türklerin hakları ve Türkiye’nin uluslararası duruşuna ilişkin yeni bir tartışma başlattı. Kerkük’te Tarihi Dönüm NoktasıKerkük, yaklaşık 900 yıl boyunca Türk hâkimiyetinde bulunmuştur. Mondros Mütarekesi ile haksız bir şekilde İngiliz işgaline uğramış ve müteakiben Misak-ı Millî sınırları içinde yer almasına rağmen 1926’da Ankara Antlaşması ile İngiliz mandası…— Prof.Dr. Selma Yel (@yel_selma) April 17, 2026

"Saatlerce defteri karalardı" Öğretmeni, terörist İsa Aras Mersinli'yi anlattı Haber

"Saatlerce defteri karalardı" Öğretmeni, terörist İsa Aras Mersinli'yi anlattı

Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesinde bulunan Ayser Çalık Ortaokulu'nda meydana gelen silahlı saldırı, Türkiye'yi yasa boğdu. 8. sınıf öğrencisi 14 yaşındaki İsa Aras Mersinli'nin gerçekleştirdiği saldırıda 8 öğrenci ve 1 öğretmen hayatını kaybederken, 20 kişi de yaralandı. Saldırının ardından, fail olduğu belirtilen öğrencinin okul yaşamına dair detaylar da ortaya çıkmaya başladı. Kısa Dalga'dan Gülseven Özkan'ın haberine göre, isminin açıklanmasını istemeyen bir öğretmen, Mersinli'nin içine kapanık ve sosyal açıdan izole bir profil çizdiğini aktardı. Öğretmen, öğrencinin sınıf içindeki davranışlarının dikkat çekici olduğunu ve genel olarak arkadaş çevresiyle sınırlı iletişim kurduğunu ifade etti "SINIFA GELEN AMA DERSE KATILMAYAN BİR ÇOCUKTU" Saldırgan öğrencinin sınıf içindeki davranışlarına dair anlatımlar, dikkat çekici ayrıntıları ortaya koyuyor. Öğretmeninin aktardığına göre, okula devamlılık konusunda bir sorun yaşamayan Mersinli, derslere katılım açısından ise oldukça kopuk bir profil çiziyordu. Sınıfta fiziksel olarak bulunsa da zihinsel olarak dersten uzak olduğu ifade edilen öğrenci, çoğu zaman öğretmeni dinlemek yerine kendi içine kapanıyordu. "SAATLERCE DEFTERİ KARALARDI" Eğitimci, öğrencinin durumuna ilişkin yaptığı açıklamada,"Zaten sınıfa hep gelen bir çocuktu, ama derste çok farklıydı. Çocuklar ders dinlerken o dinlemezdi. Kafasını sıraya koyardı. Bazen önünde defter olurdu, bir şeyler yazar çizerdi, saatlerce defteri karalardı. En belirgin özelliği buydu" sözlerini kullandı. "TENEFFÜSLERDE HEP YALNIZDI" Sosyal ilişkiler açısından da izole bir görüntü sergilediği ifade edilen öğrencinin, teneffüslerde de yalnız olduğu vurgulandı. Öğretmen, "Genelde tek başına dolaşırdı. Diğer öğrencilerle iletişime geçtiğini pek görmedim. Bahçede ya da parkta arkadaş grubuyla vakit geçirdiğine hiç şahit olmadım" diyerek öğrencinin içine kapanık yapısına dikkat çekti. "ÇOK SOSYAL DEĞİLDİ, KENDİ İÇİNE KAPANIKTI" Öğretmen, öğrencinin karakterini tanımlarken "doğal olmayan" bir hali olduğuna dikkat çekti. Eğitimci, "Çok doğal bir çocuk değildi. Nasıl anlatayım bilmiyorum ama farklı bir hali vardı. Kendi içine kapanık bir çocuktu" diye konuştu. Öğrencinin geçmişine ilişkin bazı iddialar da gündeme geldi. Ancak öğretmen bu bilgilerin kesin olmadığını özellikle vurgulayarak, "Bir rehabilitasyon merkezine gitmiş olabilir diye duyduk, ama bu net değil. Rehber hocadan duydum ama o da sağlıklı değerlendirme yapamıyordu" ifadelerini kullandı. "ZEKİ OLDUĞU SÖYLENİYORDU" Öğrencinin akademik başarısı konusunda ise çelişkili bilgiler bulunuyor. Öğretmen, önceki okul yönetiminin öğrenciyi "yüksek potansiyelli" olarak değerlendirdiğini "Eski müdür çok başarılı olduğunu söylüyordu. IQ'sunun yüksek olduğunu iddia etmişti" diyerek aktardı. Kendisi açısından ise "zeki" yönünde bir değerlendirme yapamayacağını söyledi. Öğretmenler, öğrencinin derse ilgisizliği nedeniyle zamanla onu zorlamamayı tercih ettiklerini ifade etti. Eğitimci, "Derse katıl dediğimizde çok dinlemezdi. O yüzden öğretmenler de onu kendi halinde bırakıyordu" sözleriyle bu durumu açıkladı. "HİÇBİR ZAMAN KAVGA ETTİĞİNİ GÖRMEDİM" Saldırının ardından en çok merak edilen konulardan biri de öğrencinin geçmişte şiddet eğilimi gösterip göstermediği oldu. Öğretmen bu konuda net konuşarak, "Hiçbir zaman kavga ettiğini görmedim. Disiplinlik bir olayını da duymadım. Öğretmenlere ya da arkadaşlarına karşı bir öfkesi yoktu" dedi. "CANLI OYUNLAR OYNADIĞI İDDİA EDİLİYOR" Öğrencinin evde oynadığı oyunlara ilişkin iddialar da gündeme geldi. Ancak öğretmen bu bilgilerin doğrulanmadığını özellikle belirterek, "Evde şiddet içerikli, karşılıklı oynanan oyunlara yatkın olduğu söyleniyordu. Ama bunlar iddia, kesin diyemem" dedi. "KABADAYI GİBİ YÜRÜYÜŞÜ VARDI" Öğrencinin zaman zaman dikkat çeken davranışları da olduğu belirtildi. Öğretmen hatırladığı bir günü "Bir kere omzuna ceketini atmıştı, eller yanda yürüyordu. Sanki kendini öyle göstermek istiyordu ama emin değilim" sözleriyle özetledi.

Bakan Tekin'den okul saldırılarıyla ilgili açıklama... Haber

Bakan Tekin'den okul saldırılarıyla ilgili açıklama...

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullara düzenlenen silahlı saldırılarda 9 kişi hayatını kaybetti, 20 kişi yaralandı. Aralarında çok sayıda çocuğun bulunduğu trajik olaylarda 6 kişi ise ağır yaralandı. YUSUF TEKİN'DEN AÇIKLAMA Yaşanan olayın yankıları devam ederken Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'den önemli bir açıklama geldi. Sosyal medya hesabı üzerinden bir paylaşım yapan Tekin, olaydan duyduğu derin üzüntüyü dile getirdi. “MİLLETÇE TARİFSİZ BİR ÜZÜNTÜ İÇİNDEYİZ” Tüm Türkiye'ye başsağlığı dileyen Bakan, “Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşanan yürek parçalayan elim olaylar, tüm ülkemizi derinden etkilemiştir. Büyük bir üzüntüyle belirtmek isterim ki bu acı olaylarda geleceğe umutla bakan gençlerimizi ve kutsal göreviyle özveriyle çalışan bir eğitimcimizi kaybettik. Milletçe tarifsiz bir üzüntü içindeyiz.” dedi. “GEREKLİ ADIMLARI KARARLILIKLA ATIYORUZ” Konuyla ilgili çalışmaların sürdüğünü vurgulayan Tekin, şunları kaydetti: Kadim medeniyetimiz boyunca toplumsal huzurumuza örnek teşkil eden eğitim kurumlarımızda benzeri olayların yaşanmaması için İçişleri, Adalet ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlıklarımız ile koordineli olarak mevcut güvenlik önlemlerimizi gözden geçirerek tüm dijital ve fiziksel tehditleri kapsayan kapsamlı bir güvenlik anlayışını uygulamak adına gerekli adımları kararlılıkla atıyoruz. Milletçe kenetlendiğimiz bu zorlu süreçte hepimizin yüreğine düşen bu acıyı, derin bir hisle paylaşıyoruz. Bu süreç, titizlikle takip edilecek olup evlatlarımızın güvenliği, öğretmenlerimizin refahı ve eğitim ortamlarımızın huzuru için gerekli tüm tedbirler, azim ve özenle alınacaktır. “HİÇBİR YÖNÜ KARANLIKTA BIRAKILMAYACAKTIR” Konunun aydınlatılması için gereken tüm çabayı göstereceklerini belirten Bakan Tekin, “Milletimizin şüphesi olmasın ki bu ortak acının hiçbir detayı karanlıkta kalmayacaktır. Hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimize rahmet, kederli ailelerine ve eğitim camiamızın her bir ferdine sabır; yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Milletimizin ve eğitim camiamızın başı sağ olsun.” ifadelerini kullandı.

Yavuz Ağıralioğlu, Türkiye için hedeflerini paylaştı! Haber

Yavuz Ağıralioğlu, Türkiye için hedeflerini paylaştı!

Salonu hıncahınç dolduran partililer ve vatandaşlar tarafından coşkuyla karşılanan Ağıralioğlu, konuşmasına Antalya'nın siyasi ve kültürel önemine vurgu yaparak başladı. "Bu salonu dolduran coşku, umutlarımızı büyüttü" diyen Ağıralioğlu, "Memleketimizin geleceği için inancımız ve kararlılığımız tamdır. Anahtar Parti olarak Türkiye'ye yeni bir soluk getirmeye geldik" ifadelerini kullandı. Coşkulu kalabalığa umut dolu mesajlar Ağıralioğlu, konuşmasında ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, yerel yönetimlerin şeffaflığı ve hesap verebilirliğinin önemine dikkat çekti. Partisinin kuruluş felsefesini anlatan lider, "Anahtar Parti, çözüm üreten, kucaklayıcı ve milletten yana bir siyaset anlayışını temsil ediyor" dedi. Antalya'nın stratejik önemi vurgulandı Türkiye'nin önemli turizm merkezlerinden biri olan Antalya'nın siyasi arenada da kritik bir role sahip olduğunu belirten Ağıralioğlu, kentin sorunlarına da değindi. Turizm, tarım, istihdam ve altyapı konularında çözüm önerilerini sıralayan parti lideri, Antalya'nın hak ettiği hizmetleri alması için çalışacaklarını söyledi. 2024 yerel seçimlerinde Antalya genelinde 19 ilçenin 16'sında CHP'nin belediye başkanlığını kazandığı kentte, Anahtar Parti'nin teşkilatlanma çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Teşkilatlanmada yeni dönem Anahtar Parti Antalya İl Başkanı Mustafa Güneş liderliğinde yürütülen çalışmaların meyvelerini vermeye başladığını belirten Ağıralioğlu, partisinin şubat ayında yoğun katılımla gerçekleştirdiği il kongresine dikkat çekti. "Antalya'daki teşkilatlanma çabalarımız tüm hızıyla sürüyor. Her geçen gün yeni arkadaşlarımız aramıza katılıyor" diye konuştu. 30 Ekim 2024'te kurulan Anahtar Parti'nin büyükşehirlerdeki varlığını güçlendirme hedefi doğrultusunda Antalya çalışmalarına özel önem verdiği öğrenildi. Katılımcılardan tam destek Buluşmaya katılan vatandaşlar, Ağıralioğlu'na ve partisine desteklerini çeşitli tezahüratlarla gösterdi. Etkinlik sonunda partililerle tek tek selamlaşan Ağıralioğlu, Antalya'dan umutlu ve motive ayrıldığını ifade etti. Anahtar Parti'nin önümüzdeki dönemde Antalya başta olmak üzere birçok ilde halk buluşmalarına devam edeceği ve yerel yönetimler için hazırlıklarını sürdüreceği belirtildi.

Davut Gürkan: Bursa hak ettiği hizmetlere Biba'yla kavuşacak Haber

Davut Gürkan: Bursa hak ettiği hizmetlere Biba'yla kavuşacak

AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: “Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından Başkan Vekilliği görevine seçilen Cumhur İttifakı Adayımız Sayın Şahin Biba’yı tebrik ediyor, üstlendiği bu önemli sorumlulukta kendisine başarılar diliyorum. Bursa, ortak akıl, güçlü irade ve gerçek belediyecilik anlayışıyla hak ettiği hizmetlere kavuşacaktır. Şehrimiz ve hemşehrilerimiz için hayırlı olsun.” Gürkan’ın mesajı, Cumhur İttifakı kanadında Biba’nın seçilmesine verilen desteğin ve yeni döneme ilişkin beklentilerin en net ifadesi oldu. Seçim sürecinde gergin anlar Biba’nın başkan vekili seçildiği 9 Nisan 2026 tarihli olağanüstü meclis toplantısı öncesinde ve sırasında gergin anlar yaşandı. İçişleri Bakanlığı’nın, tutuklanan Başkan Mustafa Bozbey’i görevden uzaklaştırmasının ardından Vali Erol Ayyıldız’ın çağrısıyla toplanan meclis öncesinde CHP’li grup binaya yürümüş, arka otopark girişindeki camlar kırılmıştı. Güvenlik güçlerinin müdahalesiyle kontrol altına alınan olaylar nedeniyle belediye binası çevresinde geniş önlemler alındı. Üç tur süren seçim maratonu Toplantıya katılmayan CHP Grubu aday çıkarmazken, AK Parti ve MHP Grubu’nun adayı Şahin Biba oldu. Birinci tur: Biba 61 oy aldı. Ancak başkan vekili seçilebilmesi için gerekli 71 oya ulaşılamadı. İkinci tur: Biba 60 oy aldı. Bir üyenin oy pusulasına “Biba” yerine “Babi” yazması nedeniyle oylardan biri geçersiz sayıldı. Üçüncü tur: Salt çoğunluğun arandığı bu turda Biba 61 oy alarak Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekilliği’ne seçildi. Süreç içinde neler yaşandı? Tarih Yaşanan Gelişme 31 Mart 2026 Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet ve imar kirliliği” iddialarıyla gözaltına alındı 4 Nisan 2026 İçişleri Bakanlığı, Bozbey’in geçici tedbirle görevden uzaklaştırılmasını onayladı 5 Nisan 2026 Valilik, başkan vekili seçimi için meclisin 9 Nisan’da toplanacağını duyurdu 9 Nisan 2026 (11.00) Meclis olağanüstü toplandı, CHP’li grup binaya yürüdü, camlar kırıldı 9 Nisan 2026 (13.00 sonrası) Üçüncü turda Şahin Biba salt çoğunlukla başkan vekili seçildi Şahin Biba’dan ilk açıklama Seçimin ardından konuşan Başkan Vekili Şahin Biba, “Demokrasi, milletimizin temsil vasıtasıdır. Bugün meclisimizin aldığı bu karar, milletimin iradesinin tecellisidir. Millet iradesine saygı, sandıkla oluşan meclis çoğunluğuna da saygı duymayı gerektirir” dedi. Biba, “Makamlar gelip geçicidir. Asıl olan şehrimize ne kattığımız, insanımıza nasıl dokunduğumuzdur” ifadelerini kullandı. Meclisteki sandalye dağılımı 106 üyeli Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nde sandalye dağılımı şöyle: AK Parti: 50 CHP: 41 MHP: 8 İYİ Parti: 3 BBP: 1 Türkiye İttifakı Partisi: 1 Yeniden Refah Partisi: 1 Bağımsız: 1

İran'dan sert açıklama! Savaş yeniden mi başlayacak? Haber

İran'dan sert açıklama! Savaş yeniden mi başlayacak?

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, ABD'nin taraflar arasında varılan 10 maddelik ateşkes anlaşmasının 3 maddesini ihlal ettiğini söyledi. GALİBAF'TAN ATEŞKES AÇIKLAMASI İran Meclis Başkanı Muhammed Galibaf, Lübnan’a yönelik saldırılar, İran hava sahasının ihlali ve nükleer program üzerindeki baskılar nedeniyle ABD’nin uzlaşma zeminini yok ettiğini savundu. Bu üç başlıkta kuralların çiğnendiğini belirten Galibaf, mevcut şartlar altında ikili bir ateşkesin veya yeni bir müzakere sürecinin artık makul olmadığını ifade etti. Bölgedeki gerilimi tırmandıran bu açıklama, Tahran yönetiminin diplomatik çözüm yollarından uzaklaştığının ilk somut sinyali olarak değerlendiriliyor. Galibaf, özellikle uranyum zenginleştirme haklarının reddedilmesini kırmızı çizgi olarak vurgulayarak, talepleri karşılanmadığı sürece masaya oturmanın mantık dışı olduğunu dile getirdi. "ABD 3 MADDEYİ İHLAL ETTİ" Galibaf şunları söyledi: "Müzakerelerin başlamasından önce, 10 Maddelik Teklif'in (Mutabakat Çerçevesi) üç temel maddesinin ihlal edildiğine dair beyanat şöyledir: Amerika Birleşik Devletleri'ne karşı duyduğumuz derin tarihsel güvensizlik, ABD'nin her türlü taahhüdü mükerrer bir şekilde ihlal etmesinden kaynaklanmaktadır; bu durum maalesef bir kez daha tekerrür etmiştir. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı'nın kendi beyanında ("Truth") açıkça ifade ettiği üzere, İran İslam Cumhuriyeti'nin 10 Maddelik Teklifi müzakereler için "üzerinde çalışılabilir bir temel" ve bu görüşmelerin ana çerçevesidir. Ancak bu teklifin 3 maddesi şu ana kadar ihlal edilmiştir: "LÜBNAN'DA ATEŞKESE UYULMADI" 10 Maddelik Teklif'in Lübnan'da ateşkesle ilgili birinci maddesine uyulmaması — ki bu taahhüt, Başbakan Şahbaz Şerif tarafından da açıkça dile getirilmiş ve "Lübnan ve diğer bölgeler dâhil olmak üzere her yerde, derhal geçerli olacak bir ateşkes" olarak ilan edilmiştir; "İRAN HAVA SAHASI İHLAL EDİLDİ" İran hava sahasının her türlü ihlalini yasaklayan maddenin açık bir ihlali olarak, İran hava sahasına giren müdahaleci bir insansız hava aracının Fars Eyaleti'nin Lar şehrinde imha edilmesi; Çerçevenin altıncı maddesinde yer alan İran'ın zenginleştirme hakkının reddedilmesi. "BU ŞARTLARDA ATEŞKES YAPILMASI MAKUL DEĞİLDİR" Şu an gelinen noktada, bizzat müzakerelerin "üzerinde çalışılabilir temeli", daha müzakereler bile başlamadan açıkça ihlal edilmiştir. Böyle bir durumda, ikili bir ateşkes veya müzakere yapılması mantık dışıdır. Bu şartlarda ateşkes makul değildir." ARAKÇİ: TOP ABD'NİN SAHASINDA İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının ABD ile varılan geçici ateşkesi ihlal ettiğini belirterek, "Top ABD'nin sahasında. Dünya, ABD'nin taahhütlerini yerine getirip getirmeyeceğini izliyor." dedi. ABD-İSRAİL-İRAN ARASINDAKİ ATEŞKES ABD ve İsrail'in İran'a 28 Şubat'ta başlattığı saldırıların ardından İran'ın misillemeleri ile bazı bölge ülkelerine düzenlediği saldırılarla savaşa dönüşen süreçte, ABD Başkanı Donald Trump, 8 Nisan'da 01.30 sularında ateşkesi kabul ettiğini duyurdu. Trump, Hürmüz Boğazı'nın açılması şartıyla 2 haftalık ateşkesi kabul ettiklerini, İran'dan 10 maddelik teklif aldıklarını ve bunun müzakere için uygulanabilir bir temel olduğunu ifade etti. "İran'ın savaştaki hedeflerine ulaştığı" açıklamasında bulunan İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi de nihai müzakerelerin İslamabad'da en fazla 15 gün içinde sonuçlandırılmasının hedeflendiğini bildirdi. Türkiye, Pakistan ve Mısır; ABD-İran arasındaki mesaj alışverişinin sürmesi ve sonuca ulaşması için yoğun çaba gösterdi. Geçici ateşkesi desteklediğini açıklayan İsrail yönetimi ise uzlaşmaya Lübnan konusunun dahil olmadığını savunarak Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.