Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türkiye

Haberia - Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa’dan Milli Takıma Uzanan Başarı Hikayesi: Abdurrahman Sucu Parlıyor Haber

Bursa’dan Milli Takıma Uzanan Başarı Hikayesi: Abdurrahman Sucu Parlıyor

Yaklaşık 14 yıldır lisanslı olarak futbol oynayan Sucu, kariyeri boyunca toplam 9 farklı takımın formasını giyerek önemli bir tecrübe kazandı. Mücadeleci yapısı, hızı ve oyun zekâsıyla dikkat çeken genç oyuncu, son yıllarda özellikle amatör futbol arenasında adından söz ettirmeyi başardı. BAL Ligi’nin Kapısından Döndü Futbol kariyerinde önemli çıkışlar yakalayan Abdurrahman Sucu, son iki sezonda Tortumspor ve Bigaspor formalarıyla Bölgesel Amatör Lig’e yükselme mücadelesi verdi. Her iki takımda da başarılı performans sergileyen genç futbolcu, BAL Ligi hedefini son anda kaçırsa da ortaya koyduğu oyunla dikkatleri üzerine çekti. Geçtiğimiz sezon ise Kütahya temsilcisi Dağardı Gençlik Spor’da forma giyen Sucu, burada Süper Amatör Lig şampiyonluğu yaşayarak kariyerine önemli bir başarı daha ekledi. Sezon başında Çanakkale temsilcisi Çanspor ile anlaşan genç oyuncu, daha sonra Bursa’ya dönüş yaparak kariyerine memleketinde devam etme kararı aldı. İnegöl’de Formayı Terletiyor Aktif futbol hayatını şu anda İnegöl Karadeniz Güvenspor’da sürdüren Abdurrahman Sucu, 66 numaralı formayla takımının önemli isimlerinden biri olarak öne çıkıyor. Sahadaki temposu, mücadele gücü ve hücum katkısıyla dikkat çeken genç oyuncu, Bursa’da düzenlenen LİG VEGA Halı Saha Ligi’nde de GADDARS FK formasıyla başarılı performanslar ortaya koyuyor. Özellikle halı saha organizasyonlarında gösterdiği etkili oyun sayesinde Mini Futbol Türkiye Milli Takımı seçmeleri için davet alan Sucu, burada da performansıyla fark yarattı. Milli Takımda Göz Doldurdu Kocaeli Doğu Kışla’da gerçekleştirilen Mini Futbol Türkiye Milli Takımı seçmelerinde teknik heyetin beğenisini kazanan Abdurrahman Sucu, gösterdiği üstün performans sonrası milli takım kadrosuna seçildi. 12 Mayıs 2026 tarihinde oynanan Türkiye – Sırbistan hazırlık maçında ilk 7’de sahaya çıkan genç futbolcu, 61 numaralı formasıyla mücadele etti. Karşılaşmada Türkiye’nin açılış golünü atan Sucu, performansıyla gecenin yıldızlarından biri oldu. Ay-yıldızlı ekip sahadan 5-2 galip ayrılırken, genç oyuncu mücadeleyi 1 gol ve 2 asistle tamamladı. Teknik ekipten tam not alan başarılı futbolcunun performansı tribünlerden de büyük alkış aldı. Hedef Nations League 2026 Milli takım formasıyla önemli bir başarıya imza atan Abdurrahman Sucu, şimdi gözünü 3-9 Haziran 2026 tarihleri arasında Sırbistan’da düzenlenecek Nations League 2026 organizasyonuna çevirdi. Genç futbolcu, bu önemli turnuvada Türkiye’yi temsil edecek olmanın heyecanını yaşarken çalışmalarını da yoğun tempoda sürdürüyor. Birçok Kulübün Radarında Son dönemdeki performansıyla dikkatleri üzerine çeken Abdurrahman Sucu’nun birçok kulübün radarına girdiği öğrenildi. Özellikle milli takım maçındaki etkili oyununun ardından genç oyuncunun telefonlarının susmadığı ifade edilirken, kariyer planlamasını acele etmeden yapmak istediği belirtildi. Disiplini, çalışkanlığı ve yükselen performansıyla dikkat çeken genç futbolcunun önümüzdeki süreçte profesyonel liglerde adından daha sık söz ettirmesi bekleniyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye, küresel cazibe merkezi olmaya kararlı Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye, küresel cazibe merkezi olmaya kararlı

İSTANBUL (İGFA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde düzenlenen "Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı"na katıldı. Konuşmasında, Türkiye’nin küresel alandaki güçlenmesine yönelik stratejiler ve yatırımlar hakkında önemli açıklamalar yaptı. İletişim Başkanlığı'ndan aktarılan habere göre Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin dünyadaki yeni çok kutuplu düzende en güçlü kutup başlarından biri olma yolunda ilerlediğini belirterek, “Türkiye, kabuk değiştiren ve çok kutupluluğa doğru evrilen dünyanın yeni kutup başlarından biri olmaya en güçlü namzettir. Bunu hem biz görüyoruz, hem de dost, komşu ve rakiplerimiz görüyor” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi yeni döneme hazırlayacak stratejilerin şimdiden planlandığını ve bu süreçte hiçbir boşluk bırakılmadığını ifade etti. Ayrıca, uluslararası doğrudan yatırımları destekleyecek hukuki, idari, mali ve kurumsal adımlar atıldığını vurguladı. "YATIRIM ORTAMINI GÜÇLENDİRİYORUZ" Türkiye’nin rekabet gücünü artıracak ve sürdürülebilir yüksek büyümeyi sağlayacak adımlar attıklarını belirten Erdoğan, “Yatırım ortamını güçlendirerek, uluslararası doğrudan yatırımları destekleyecek hukuki, idari, mali ve kurumsal adımları atıyoruz. Türkiye’yi küresel bir cazibe merkezi hâline getirmekte kararlıyız” diye konuştu. Meclis’e sunulacak olan kapsamlı düzenlemelerle Türkiye’nin çekim gücünün çok daha ileriye taşınacağını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Yüzyılı’nda iş dünyasının değerli mensuplarıyla bir araya geldiklerini belirterek, açıklanan kararların ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını temenni etti ve emeği geçenleri tebrik etti.

Türkiye'de doğan ilk bebek zürafa ziyaretçilerle buluştu Haber

Türkiye'de doğan ilk bebek zürafa ziyaretçilerle buluştu

GAZİANTEP (İGFA) - Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın ikinci, dünyanın ise dördüncü büyük doğal yaşam alanlarından biri olan Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nda dünyaya gelen erkek zürafa yavrusu, ilk kez vatandaşların karşısına çıktı. Büyük ilgi gören bu özel buluşmaya Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de katıldı. Parkın maskotu hâline gelen ve vatandaşlar tarafından yoğun ilgi gören zürafa Şakir ile Selvi çiftinin erkek yavrusu, Türkiye’de doğan ilk zürafa oldu. Yaklaşık 15 ay süren hamilelik döneminde hayatını kaybeden baba Şakir’in yavrusu, Şubat ayında dünyaya geldi. Başkan Fatma Şahin, yeni doğan zürafa yavrusunun isminin belirlenmesi için sosyal medya üzerinden bir anket düzenleneceğini belirterek, en çok tercih edilen ismin yavruya verileceğini ifade etti. 2026 YILININ İLK 4 AYINDA 115 YAVRU DÜNYAYA GELDİ Öte yandan, Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nda 2026 yılı içerisinde toplam 115 yavru dünyaya geldi. Yaklaşık yüzde 52–53 doğurganlık oranıyla, Türkiye’nin en yüksek üreme başarısına sahip doğal yaşam parklarından biri olan tesisin yeni üyeleri, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin tarafından ziyaret edilerek bizzat beslendi. Başkan Fatma Şahin’e ziyaretinde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla makamını devrettiği Beren Özdemir’de eşlik etti. Ziyarette açıklamada bulunan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Şakir ile Selvi’nin aşk hikayesinden bahsederek, “15 aylık hamilelik sürecinde Şakir vefat ederek evladının olduğunu göremedi. Çünkü bir zürafanın ortalama ömründen çok daha fazla yaşadı. Şu anda Şakir'in bebeği oldu ve bir oğlan bebeğimiz var. Türkiye'de ilk kez bir zürafamız Türkiye'de dünyaya geldi. Aslında bu durum, nasıl doğa dostu ve hayvan dostu bir şehir olduğumuzun en büyük göstergesidir. Dünyada ve Avrupa'da en iyilerden bir tanesiyiz. 1 milyon metrekare yeşil alan içerisinde tam bir doğal hayat var. En önemli şey ise 100 çalışan arkadaşımızın sevgiyle, hayvanı ve doğayı severek çalışmasıdır. Veterinerinden teknikerine kadar çok iyi yetişmiş bir ekip burada görev yapıyor.” diye konuştu. BAŞKAN ŞAHİN'DEN AÇIK DAVET “Türkiye'de ilk defa doğan bebek zürafayı görmek için Gaziantep'e gelin. Gaziantep'in Doğal Yaşam Parkı’na gelin. Herkesi buraya davet ediyoruz. Selvi’nin ve Şakir’in zürafa yavrusunu görmek için sizleri yeniden buraya bekliyoruz. Şimdi bana soruyorlar, ‘Başkanım niye böyle çok doğuruyorlar?’ diye. Ben de diyorum ki ‘Mutlular.’ Biz hayvanlarımıza gastronomi şehrinde çok iyi bakıyoruz. Onlar mutlu, biz mutluyuz. Gelen ziyaretçilerimiz mutlu. Bu bebeklerimizi görmek için herkesi yeniden buraya davet ediyoruz.”

Anahtar Parti'den Batı Trakya ve Kerkük cephesinde net mesaj! Haber

Anahtar Parti'den Batı Trakya ve Kerkük cephesinde net mesaj!

Prof. Dr. Yel, Lozan Antlaşması ile Batı Trakya Türklerine tanınan dinî liderlerini seçme hakkının Yunanistan tarafından yok sayıldığını belirtti. “Batı Trakya’da 41 yıllık açık ihlal” 1991 yılında çıkarılan yasa ile müftülerin devlet kontrolünde atanmaya başlandığını hatırlatan Yel, seçilmiş müftülerin tanınmamasının 41 yıldır süren açık bir hukuk ihlali olduğunu vurguladı. Nisan 2026’da yeniden gündeme gelen gelişmelerin, Yunanistan’ın bu politikayı sürdürdüğünü gösterdiğini ifade eden Yel, Avrupa Birliği’nin ise bu konuda sessiz kaldığını belirterek çifte standart eleştirisinde bulundu. “Ekümenik sıfatı tartışması dikkat çekiyor” Türkiye’nin Lozan çerçevesinde Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi’nin varlığını tanımaya devam ettiğini belirten Yel, patrik tarafından kullanılan “ekümenik” sıfatına uzun süredir seyirci kalınmasının da bir çelişki oluşturduğunu ifade etti. YUNANİSTAN BATI TRAKYA’DA LOZAN’I 41 YILDIR İHLAL EDEREK TÜRKLERİN HAKKINI GASP EDERKEN TÜRKİYE’DE EKÜMENİK SIFATININ KULLANIMINA SEYİRCİ KALINIYOR Batı Trakya Türklerinin Lozan’la güvence altına alınan kendi dinî liderini seçme hakkı, Yunanistan tarafından uzun süredir yok… — Prof.Dr. Selma Yel (@yel_selma) April 17, 2026 Kerkük’te 100 yıl sonra tarihi gelişme Yel, Kerkük’te Türkmen siyasetçi Muhammed Seman Ağa’nın 16 Nisan 2026’da vali seçilmesini ise “tarihi bir dönüm noktası” olarak değerlendirdi. Kerkük’ün yaklaşık 900 yıl Türk hâkimiyetinde kaldığını hatırlatan Yel, Mondros Mütarekesi ve ardından imzalanan Ankara Antlaşması ile bölgenin Türkiye dışında bırakıldığını dile getirdi. Bu gelişmenin yalnızca idari bir değişiklik olmadığını vurgulayan Yel, “100 yıl sonra tarihsel hafızanın, kimliğin ve adaletin yeniden tecellisi anlamına gelmektedir” dedi. “Türkmenlerin yanındayız, mücadele sürecek” Anahtar Parti olarak Kerkük’teki gelişmeyi memnuniyetle karşıladıklarını belirten Yel, Türkmenlere destek mesajı vererek, Türk dünyasının her köşesinde adalet, eşitlik ve kardeşlik için çalışmaya devam edeceklerini söyledi. “Küresel dengelere dikkat” Açıklamasında bölgesel güçlere de değinen Yel, Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık’nin bölgedeki hedeflerinin göz önünde bulundurulması gerektiğini belirterek sürecin sağduyulu şekilde takip edilmesi çağrısında bulundu. Yel’in açıklamaları, Batı Trakya’dan Kerkük’e uzanan geniş bir coğrafyada Türklerin hakları ve Türkiye’nin uluslararası duruşuna ilişkin yeni bir tartışma başlattı. Kerkük’te Tarihi Dönüm NoktasıKerkük, yaklaşık 900 yıl boyunca Türk hâkimiyetinde bulunmuştur. Mondros Mütarekesi ile haksız bir şekilde İngiliz işgaline uğramış ve müteakiben Misak-ı Millî sınırları içinde yer almasına rağmen 1926’da Ankara Antlaşması ile İngiliz mandası…— Prof.Dr. Selma Yel (@yel_selma) April 17, 2026

"Saatlerce defteri karalardı" Öğretmeni, terörist İsa Aras Mersinli'yi anlattı Haber

"Saatlerce defteri karalardı" Öğretmeni, terörist İsa Aras Mersinli'yi anlattı

Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesinde bulunan Ayser Çalık Ortaokulu'nda meydana gelen silahlı saldırı, Türkiye'yi yasa boğdu. 8. sınıf öğrencisi 14 yaşındaki İsa Aras Mersinli'nin gerçekleştirdiği saldırıda 8 öğrenci ve 1 öğretmen hayatını kaybederken, 20 kişi de yaralandı. Saldırının ardından, fail olduğu belirtilen öğrencinin okul yaşamına dair detaylar da ortaya çıkmaya başladı. Kısa Dalga'dan Gülseven Özkan'ın haberine göre, isminin açıklanmasını istemeyen bir öğretmen, Mersinli'nin içine kapanık ve sosyal açıdan izole bir profil çizdiğini aktardı. Öğretmen, öğrencinin sınıf içindeki davranışlarının dikkat çekici olduğunu ve genel olarak arkadaş çevresiyle sınırlı iletişim kurduğunu ifade etti "SINIFA GELEN AMA DERSE KATILMAYAN BİR ÇOCUKTU" Saldırgan öğrencinin sınıf içindeki davranışlarına dair anlatımlar, dikkat çekici ayrıntıları ortaya koyuyor. Öğretmeninin aktardığına göre, okula devamlılık konusunda bir sorun yaşamayan Mersinli, derslere katılım açısından ise oldukça kopuk bir profil çiziyordu. Sınıfta fiziksel olarak bulunsa da zihinsel olarak dersten uzak olduğu ifade edilen öğrenci, çoğu zaman öğretmeni dinlemek yerine kendi içine kapanıyordu. "SAATLERCE DEFTERİ KARALARDI" Eğitimci, öğrencinin durumuna ilişkin yaptığı açıklamada,"Zaten sınıfa hep gelen bir çocuktu, ama derste çok farklıydı. Çocuklar ders dinlerken o dinlemezdi. Kafasını sıraya koyardı. Bazen önünde defter olurdu, bir şeyler yazar çizerdi, saatlerce defteri karalardı. En belirgin özelliği buydu" sözlerini kullandı. "TENEFFÜSLERDE HEP YALNIZDI" Sosyal ilişkiler açısından da izole bir görüntü sergilediği ifade edilen öğrencinin, teneffüslerde de yalnız olduğu vurgulandı. Öğretmen, "Genelde tek başına dolaşırdı. Diğer öğrencilerle iletişime geçtiğini pek görmedim. Bahçede ya da parkta arkadaş grubuyla vakit geçirdiğine hiç şahit olmadım" diyerek öğrencinin içine kapanık yapısına dikkat çekti. "ÇOK SOSYAL DEĞİLDİ, KENDİ İÇİNE KAPANIKTI" Öğretmen, öğrencinin karakterini tanımlarken "doğal olmayan" bir hali olduğuna dikkat çekti. Eğitimci, "Çok doğal bir çocuk değildi. Nasıl anlatayım bilmiyorum ama farklı bir hali vardı. Kendi içine kapanık bir çocuktu" diye konuştu. Öğrencinin geçmişine ilişkin bazı iddialar da gündeme geldi. Ancak öğretmen bu bilgilerin kesin olmadığını özellikle vurgulayarak, "Bir rehabilitasyon merkezine gitmiş olabilir diye duyduk, ama bu net değil. Rehber hocadan duydum ama o da sağlıklı değerlendirme yapamıyordu" ifadelerini kullandı. "ZEKİ OLDUĞU SÖYLENİYORDU" Öğrencinin akademik başarısı konusunda ise çelişkili bilgiler bulunuyor. Öğretmen, önceki okul yönetiminin öğrenciyi "yüksek potansiyelli" olarak değerlendirdiğini "Eski müdür çok başarılı olduğunu söylüyordu. IQ'sunun yüksek olduğunu iddia etmişti" diyerek aktardı. Kendisi açısından ise "zeki" yönünde bir değerlendirme yapamayacağını söyledi. Öğretmenler, öğrencinin derse ilgisizliği nedeniyle zamanla onu zorlamamayı tercih ettiklerini ifade etti. Eğitimci, "Derse katıl dediğimizde çok dinlemezdi. O yüzden öğretmenler de onu kendi halinde bırakıyordu" sözleriyle bu durumu açıkladı. "HİÇBİR ZAMAN KAVGA ETTİĞİNİ GÖRMEDİM" Saldırının ardından en çok merak edilen konulardan biri de öğrencinin geçmişte şiddet eğilimi gösterip göstermediği oldu. Öğretmen bu konuda net konuşarak, "Hiçbir zaman kavga ettiğini görmedim. Disiplinlik bir olayını da duymadım. Öğretmenlere ya da arkadaşlarına karşı bir öfkesi yoktu" dedi. "CANLI OYUNLAR OYNADIĞI İDDİA EDİLİYOR" Öğrencinin evde oynadığı oyunlara ilişkin iddialar da gündeme geldi. Ancak öğretmen bu bilgilerin doğrulanmadığını özellikle belirterek, "Evde şiddet içerikli, karşılıklı oynanan oyunlara yatkın olduğu söyleniyordu. Ama bunlar iddia, kesin diyemem" dedi. "KABADAYI GİBİ YÜRÜYÜŞÜ VARDI" Öğrencinin zaman zaman dikkat çeken davranışları da olduğu belirtildi. Öğretmen hatırladığı bir günü "Bir kere omzuna ceketini atmıştı, eller yanda yürüyordu. Sanki kendini öyle göstermek istiyordu ama emin değilim" sözleriyle özetledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.