Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Uyuşturucu

Haberia - Uyuşturucu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uyuşturucu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yavuz Ağıralioğlu'ndan Türkiye'de yaşanan olaylara tepki! Haber

Yavuz Ağıralioğlu'ndan Türkiye'de yaşanan olaylara tepki!

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, NOW TV’deki Çalar Saat programında İlker Karagöz’ün konuğu oldu. Maaşlarını alamadıkları için Eskişehir’den Ankara’ya yürüdükten sonra Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde gözaltında alınan 110 madenci ile ilgili üzüntülerini dile getiren Genel Başkan Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi: “Meselelerle, münasebeti devamlı probleme dönen bir ülke haline geldik. Program başlığınız olan ‘Reva mı’ çok değerli bir başlık. Bu aslında Anahtar Parti'nin siyasi mesuliyet trampleni. Biz aslında bu kelimenin karşılığına kurulduk. Bu memlekette yaşadıklarımız bu millete reva mı? Çocuklarımızın okulda çektikleri onlara reva mı, madenler açılıyor. Madenler açılırken civarda bozulan ekosistem, o bölgede yaşayan insanlara bunlar reva mı? Emeklilerin yaşadıkları onlara reva mı? Çocuklarımız eğitim görmek istiyorlar. Eğitimde yaşadığımız sorunlar çocuklarımıza reva mı? SANAYİCİLERE SORUN; ‘BU FAİZ BİZE REVA MI’ DER! Madenlerimiz çıkarılırken çıkarana kadar çatışma çıkıyor. Çıktıktan sonra memleketin kaynaklarını zenginlik sebebi yapacağız diye bir hassasiyet gelişiyor ama memleketin toplumsal beraberliği zayıflıyor, tartışmaya başlıyor. Biz işimizi dört başı mamur yapamıyoruz. Aslında bu kadar güzel bir memleketin, bu kadar imkânı bol bir memleketin, bu kadar insanı güzel bir memleketin, meselelerini doğru yönetebilse dünyanın en saygın, en zengin, en müreffeh ülkelerinden biri olacak memleketin bu halde olması millete reva mı, devlete reva mı, bize revamı yahu? Emekliyi yakalıyorsunuz bu bize reva mı diyor. Dar gelirli, asgari ücretli bu bize reva mı diyor. Sanayiciye sorun. Bu kadar faiz bize reva mı diyor, esnafa sorun bu kadar enflasyon bize reva mı diyor. Bu şartları öğretmenlere sorun. Öğretmenler ‘bu kadar elimizin kolumuzun bağlı hale gelmesi ve çocukları eğitmek zorunda kaldığımız bu süreçte yaşadığımız şartlar bize reva mı’ diyor. Herkes bize reva mı diyor. Bu yaşadığımız şeyler bize reva mı? SESLERİNİ DUYURMAK İÇİN GELİP FİNALİ KODESTE YAPIYORLAR! İnsanların çalışıp yıllarca emek ettikleri yerden elleri iki yanlarına düşmüş çaresiz bir şekilde ‘sesimizi devletimize duyurmak istiyoruz’ diye gelip finali kodeste yapmaları! Bu mesela Türkiye'nin yönetim fotoğrafına reva mı? Görüntümüze bakın; çocuklarımız öldürülüyor, madencilerimiz tutuklanıyor, öbür tarafta eylemler var. Altın, insan ticareti, kara para aklamaları, mafyalar, çeteler, uyuşturucu operasyonları dışarıda bir görüntü var. Türkiye'yi büyük bir fotoğrafın üstüne koysanız bir jenerik aksa o jenerikte olanlar bu ülkeye reva mı? Bu görüntü biz miyiz? Koca Türk milletinin dışarıya verdiği görüntü bu mu? Her gün uyuşturucu operasyonuyla uyanıyoruz. Her gün sansasyonel, dehşetli bir şey yaşıyoruz. Her gün büyük acılar yaşıyoruz. Her gün bir konkordato duyuyoruz. İntihar duyuyoruz. Kaçakçılık duyuyoruz. Mafyalaşma duyuyoruz. Çocuklarımızın katlini duyuyoruz. Eylem duyuyoruz. TÜRKİYE’DE YAŞANANLAR YÖNETİM TÜRBÜLANSIDIR! Bu nedir? Bu yönetim türbülansıdır. Bu Türkiye'de yaşadığımız şey bir türbülanstır. Bir dağınıklıktır. Plansızlık, programsızlık, strateji geliştirememek, doğru okuyamamak, dünyayı doğru okuyamamak, durumu doğru okuyamamak. Her şeye bakacaksınız, tedbir alacaksınız. Biz şimdi ne görüyoruz genelde? Karşılaştığımız her sorundan sonra dehşet yaşıyoruz. Yaşadığımız şeyin dehşetinden sonra tedbir konuşuyoruz. Tedbir önceden konuşabilen, önceden önlem alabilen, önceden başa bela gelmeden, başa acı gelmeden, büyük acılar ve yıkım yaşanmadan tedbir alabilen devlet kapasitesi konuşamıyoruz. Heyelan oluyor, tedbir konuşuyoruz. Sel oluyor, tedbir konuşuyoruz. Deprem oluyor, tedbir konuşuyoruz. Katliam oluyor, tedbir konuşuyoruz. Arsızlık, hırsızlık, yolsuzluk tedbir konuşuyoruz. İsraf olup hep tedbiri sonradan konuşuyoruz. Tedbir, adı üstünde tedbir önceden alınana deniyor. Sonradan alınan şey tedbir değildir, o mecburiyettir. O mecburiyet de gideni getirmez. SORUNLAR NE ZAMAN ÇÖZÜLECEK; 2053’TE Mİ? Biz evlatlarımıza memleket bırakacağız. Cumhurbaşkanı'nın bir tweetini gördüm. ‘Çocuklarımıza huzurla yaşayacakları bir memleket kuracağız inşallah.’ 24 yıldır iktidarda sayın Cumhurbaşkanı. Söylediği söz bu. İnşallah kuracağız dediğinize göre bunu ne zaman planladığınızı da söylerseniz memnun olacağız. 24 yıldır icranın başındasınız. Sizin iktidara geldiğiniz zaman doğan çocuklar 24 yaşında. O dönem ilkokul çağındakileri de katarsanız 30-35 bandında yaşı olanlar sizinle hayatı tanıdı. Şimdi bu kadar büyük bir imkânı nasıl kullanmış ya da kullanamamış olmalısınız ki siz ‘çocuklarımıza huzurla yaşanacak bir memleket kurmak zorundayız’ diyorsunuz. İktidara yeni geliyormuşsunuz gibi konuşmaya başlıyorsunuz. Çözmeyi vaat ettiğiniz programlar ve sorunların hepsi duruyor. Sonra siz hepsiyle ilgili muazzam bir toplumsal yükle karşılaşınca arzı endam ediyorsunuz milletin karşısında ki; ‘biz bunları çözeceğiz evelallah.’ Ne zaman 2053'te mi? ÇOCUKLAR OKULA AÇ GİDİYOR! Çocukların aç olduğu, okula aç gittiği bir ülkede siyaset vazifesini yapmıyor demektir. Onu bilecek. Bunu planlayacak. Çocuklara okulda yemek verilecek. Kreşler konuşuluyor, kreş açılacak. Güvenlik yok, güvenliği sağlayacaksınız. Bunun için evlatlarımızın katledilmesini beklemeyeceksiniz. Daha önce duyacaksınız. Akran zorbalığı var. Engelleyeceksiniz. Bunu engelleyecek mekanizmaları kuracaksınız. Bütün bunlar bizim siyasi olarak hükümet rekabetinden söylediğimiz değil, devletin, milletin istikbaline söylediğimiz şeyler. Buna kapasitesi olan bir memleketiz. 19 milyar dolar faiz ödedik 2026’nın ilk 3 ayında. Faiz, ana para değil! Faiz ödemesi böyle olan bir memlekette 86 milyonun alın terini faiz lobilerine öderken para buluyorsunuz. Çocuklarınıza yemek parası bulamıyorsunuz. Buna kimseyi inandıramazsınız. Bu faize sebep olan israf sarmalını, yönetim zafiyetini ortadan kaldırırsınız.

200 bin TL'lik fuhuş pazarlığı! Ünlü oyuncunun mesajları ifşa oldu Haber

200 bin TL'lik fuhuş pazarlığı! Ünlü oyuncunun mesajları ifşa oldu

İstanbul'da ünlü isimlere uzanan uyuşturucu ve fuhuş soruşturmasına ilişkin yeni detaylar ortaya çıktı. Kütüphane ve Terapy adlı mekanlara yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin savcılık ifadeleri dosyaya yansıdı. "KÜTÜPHANE'DE UYUŞTURUCU KULLANILIYORDU" Soruşturma kapsamında 8 kişinin verdiği ifadelerde, "Kütüphane isimli işletmede uyuşturucu madde kullanılıyordu" şeklindeki beyanlar dikkat çekti. Mekanın sahibi Ali Yaşar Koz ise aylık gelirinin 400 bin TL olduğunu belirterek iddiaları reddetti ve "Uyuşturucu madde kullanılsaydı bilirdik" dedi. "KANKA 100-100 BÖLÜŞÜRÜZ" Soruşturmada, oyuncu Aleyna Bozok ile tutuklu şüpheli Yiğit Macit arasındaki mesajlaşmalar ve para transferleri de incelendi. Yapılan incelemelerde Macit'in Bozok'a 200 bin TL gönderdiği ve mesajında "Kanka 100-100 bölüşürüz" ifadelerini kullandığı belirlendi. Bu yazışmalar, fuhuş iddialarını güçlendiren unsurlar arasında yer aldı. "PARASINI ÖDEYECEĞİM, BANA GÜVEN" Mesaj kayıtlarında ayrıca Macit'in "Parasını ödeyeceğim, bana güven. Kartı ödeyeceğim" şeklinde ifadeler kullandığı, Bozok'un ise ekonomik sıkıntı yaşadığını belirterek kart borcu için destek istediği görüldü. "KİMSEYLE PARA İÇİN ŞEY YAPMAYACAĞIM" Sabah'tan Deniz Yusufoğlu'nun haberine göre; yazışmalar arasında yer alan bir başka mesajda ise Bozok'un, "Çok korkuyorum. Kimseyle para için şey yapmayacağım. Seni mahcup etmek istemiyorum" ifadelerini kullandığı ortaya çıktı. Şüpheli Macit'in ise Bozok'a farklı kişilerle görüşmesi için yönlendirme yaptığı iddia edildi. Bozok, savcılık ifadesinde söz konusu para transferlerinin hastalığı nedeniyle yardım amacıyla yapıldığını ileri sürdü. TERAPY İŞLETMECİSİNDEN ESRAR İTİRAFI Terapy isimli mekanın işletmecisi Deniz Metin Yüksel'in ifadesinde ise esrar kullandığını kabul ettiği öğrenildi. Yüksel, maddeyi Telegram grupları üzerinden temin ettiğini söyledi. Operasyonların ardından işletmede önlemler aldıklarını öne süren Yüksel, aylık gelirinin 28 bin TL olduğunu beyan etti. SORUŞTURMA SÜRÜYOR Soruşturma kapsamında aralarında mekan işletmecileri, fenomen isimler ve oyuncuların da bulunduğu çok sayıda kişi hakkında işlem yapılırken, dosyaya giren yeni ifadelerle birlikte incelemeler devam ediyor.

Bursa'da yakalanan firari hükümlü: Polis bayram seyran dinlemiyor Haber

Bursa'da yakalanan firari hükümlü: Polis bayram seyran dinlemiyor

Edinilen bilgiye göre, Bursa Asayiş Şube Müdürlüğü Aranan Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan kişilerin yakalanması için kent genelinde çalışma başlattı. Yapılan istihbari çalışmalar ve teknik takibin ardından operasyon için düğmeye basıldı. Operasyon kapsamında; “Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek, Bulundurmak veya Kullanmak” suçundan 16 yıl 6 ay 7 gün hapis cezası bulunan O.G., Altıparmak Mahallesi’nde yakalandı. “Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama” suçundan 15 yıl 8 ay hapis cezası bulunan E.Ş.’nin ise tanınmamak için sürekli şapka, gözlük ve atkıyla dolaştığı belirlendi. Yapılan araştırmalar sonucu Tahtakale Mahallesi’ndeki metruk bir binada saklanan şahıs gözaltına alındı. CAMdan ATLAMAYA ÇALIŞTI, ÇATIDA YAKALANDILAR “Tehdit, Hırsızlık ve Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek, Bulundurmak veya Kullanmak” suçlarından 13 yıl 9 ay hapis cezası bulunan S.Ö., mernis adresi kontrol edilirken camdan atlamaya çalıştığı esnada yakalanırken; “Yağma, Hırsızlık ve Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek, Bulundurmak veya Kullanmak” suçundan 12 yıl 2 ay hapis cezası bulunan T.Ç. ise Sinandede Mahallesi’nde suçüstü yakalandı. “Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama” suçundan 12 yıl hapis cezası bulunan H.T.’nin, Hüdavendigar Mahallesi’nde kayıtsız kaldığı ikametin çatı katından yan binanın çatı katına geçerek kaçmaya çalıştığı esnada yakalandığı öğrenildi. Yasa dışı yollarla yurt dışına çıkma arayışında olduğu belirlenen ve “Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek, Bulundurmak veya Kullanmak” suçundan 11 yıl 6 ay 10 gün hapis cezası bulunan M.N. ise Soğukkuyu Mahallesi’nde saklandığı binanın çatı katından yan binaya atlayarak kaçmaya çalıştığı sırada suçüstü yakalandı. “POLİS BAYRAM SEYRAN DİNLEMİYOR” Operasyonlarda ayrıca “Hırsızlık ve Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek, Bulundurmak veya Kullanmak” suçlarından 9 yıl 9 ay 7 gün hapis cezası bulunan M.A. Altıparmak Mahallesi’nde, aynı suçlardan 14 yıl 1 ay hapis cezası bulunan S.S. ise Güneştepe Mahallesi Yaman Caddesi üzerinde yakalandı. S.S.’nin gözaltına alındığı esnada “Polis bayram seyran dinlemiyor, bizi Allah kurtarsın” şeklinde beyanda bulunduğu öğrenildi. Yakalanan 8 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edildi.

Ümit Özdağ: PKK terörü Güney Azerbaycan'a yayılmadan müdahale edilmeli Haber

Ümit Özdağ: PKK terörü Güney Azerbaycan'a yayılmadan müdahale edilmeli

Prof. Dr. Ümit Özdağ: “Değerli basın mensupları, sevgili Zafer Partililer, bugün mübarek Ramazan'da iftar sofrasında bir araya gelmek için Malatya'dayız ve sizlerle birlikte iftarı yapacağız. İstişarelerde bulunacağız. Buraya Kayseri'den geldim. Kayseri'ye de Eskişehir'den gelmiştim. Ramazan'da ziyaret ettiğim 17. kent. Buradan da Ankara'ya döneceğiz ve bayramı karşılayacağız inşallah. Tabii hem Türkiye'nin gündemi hem çevre ülkelerin ve dünyanın gündeminin çok yoğun olduğu bir süreci yaşıyoruz. Amerika Birleşik Devletleri ve Siyonist İsrail'in İran'a saldırısı bölgesel bir savaşa dönüşürken Hürmüz'ün kapatılması bütün dünya ekonomisini köklü bir şekilde etkileyecek bir süreci tetikledi ve dünya petrol rezervlerinin yüzde 20'sinin nakledildiği bir kanal kapanınca bunun bütün ülkelerde ciddi bir enflasyonist etki yarattığını görüyoruz. Bu arada Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in İran'ı yanlış değerlendirdikleri de artık Batı basınında itiraf edilen bir gerçek haline geldi. İran Amerikan ve İsrail saldırılarına karşı direnirken İran halkı da Batı'nın, Amerika'nın, İsrail'in yapmış olduğu ayaklanma çağrılarına olumlu bir cevap vermeden İran'ın birliği için direnmeye devam ediyor. “PKK terörü Güney Azerbaycan'a yayılmadan müdahale edilmesi gerekiyor” Ancak bu arada PKK ve PJAK'ın Batıda, Batı İran'da hareket halinde olduğu bazı köylere, kasabalara saldırdığı haberlerini alıyoruz. Özellikle Batı İran'da Amerikan ve İsrail savaş uşaklarının bombardımanıyla İran ordusunun ve devrim muhafızlarının karargahları tahrip edilerek adeta PKK, PJAK'a Kuzey'e doğru, Urmiye'ye doğru çıkmaları için yol açılmaya çalışılıyor. PKK ve PJAK'ın da şimdi bu yolu kullandıklarını görüyoruz. Bu noktada hükümetin çok dikkatli olması ve gereken sert girişimlerde ve müdahalelerde olaylar Güney Azerbaycan'a yayılmadan, PKK terörü Güney Azerbaycan'a yayılmadan müdahale edilmesi gerekiyor. Bu çağrıda bulunurken ama ne yazık ki evvelsi gün Barzani'nin yayın organı Rudaw'a demeç veren Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanının bu açıklamasında çok ciddi ve utanç verici ifadeler kullandığını görüyoruz. PKK terör örgütünün kurucu kadrosu arasında yer alan Sakine Cansız'ın Paris'te öldürülmesini bir provokasyon olarak gösterip ‘FETÖ'cüler bundan sorumlu’ diyor. Bu inanılır gibi değil. Türk devlet protokolünde ikinci sırada oturan Meclis Başkanının kendi devletini kendi istihbarat servisini zan altında bırakması ve bir terörle mücadele sürecini provokasyon olarak nitelendirmesi açık bir akıl tutulmasıdır. Bu süreçte Meclis Başkanının yine ‘eğer süreç gerçekleşmezse siyaset bunun altında kalır’ dediğini de okuduk. “Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu sürecin altında kalmasın da sizin kötü siyasetiniz bırakın kalsın” Biz de buradan kendisine diyoruz ki Zafer Partisi olarak: Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu sürecin altında kalmasın da sizin kötü siyasetiniz bırakın kalsın. Öcalan komisyonunun Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne vermiş olduğu Anayasayı ve yasaları Öcalan'ın ve PKK'nın istediği şekilde değiştirme hamlesini zaten Türk milleti sandıkta başarısızlığa muhakkak uğratacaktır. Biz de terörle müzakere değil, mücadele edilir ve terör yok edilir diyerek bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kararlılıkla Anadolu'yu adım adım dolaşarak Ankara'da Türkiye Büyük Net Meclisi'nde neler yapılmak istendiğini bütün açıklığıyla ortaya koyacağız. Öte yandan Bugün Malatya'da depremin üzerinden üç sene geçmiş olmasına rağmen hala Hatay'da olduğu gibi şehrin üzerindeki deprem yükünün kaldırılmadığını üzüntüyle gördük. Üç koca sene doğru kullanılmamış ve Malatya hala depremin ağır sonuçlarını yaşamaya devam ediyor. Rezerv alan yasası çıktığı zaman ilk açıklamayı ve ilk müdahaleyi rezerv alan yasasına Zafer Partisi olarak biz yapmıştık. Bu yasanın tapuyu deldiğini milletin tapulu malını elinden almaya uygun bir yasa olduğunu söylemiştik. Bazıları ‘iyi niyetle kullanılırsa olmaz, kötü niyetle kullanılırsa olur’ diyerek itirazlarımızı etkisizleştirmeye çalışmıştı. Biz de o zaman ‘hiç kimsenin malı mülkü bir iktidarın iyi niyetine veya kötü niyetine bağlanamaz, tapu tapudur. Tapunun delindiği yerde devlet delinir’ demiştik. Şimdi ne yazık ki bunu yaşıyoruz. Hatay'da olduğu gibi. Evet, rezerv alan yasasıyla Malatya'da milletin tapusu deliniyor. Binalar hala yetişmiş değil. İnsanlar hala konteynırlarda yaşamaya devam ediyor. Bu hem depreme hazırlık konusunda büyük bir hata içerisinde olan iktidar ki bu depremin olacağı biliniyordu. Depremden üç sene önce Kahramanmaraş'ta Çevre Şehircilik Bakanlığı'yla AFAD bu depremle ilgili çalıştay yapmıştı. Peki o çalıştayda ‘Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyecek 7,4 şiddetinde bir deprem olursa?’ sorusuna cevap aradınız da olunca ne yapacağınız olmadan önce neler yapacağınız konusunda ne yaptınız? Koskocaman bir hiç. Depreme hazırlık konusunda başarısız olan iktidarın deprem sırasında da kurtarma sürecinde başarısız olduğunu ve şimdi yeniden inşa sürecinde de üçüncü sene dolmuş olmasına rağmen başarısızlığı istikrarla sürdürdüğünü görüyoruz. “Zafer Partisi, Türkiye'nin karşı karşıya olduğu ağır sorunları çözebilecek yegâne partidir” Şimdi sevgili Malatyalılar, sevgili Zafer Partililer, Zafer Partisi, Türkiye'nin karşı karşıya olduğu ağır sorunları temsil ettiği devlet aklıyla çözebilecek yegâne partidir. Zafer Partisi Türkiye'nin PKK ile müzakerelerle sürüklendiği felaketi durduracak tek partidir. Dış politikasında yaşanan savrulmalar neticesinde karşımıza çıkan ve gittikçe büyüyen tehditleri aşabilecek devlet aklına ve kadrosuna sahip tek partidir. Bizim meselemiz Türk milletine bu gerçeği tekrar ve tekrar anlatmaktır. Önümüzdeki seçimlere kadar da bunu yapacağız. Söylediklerimizin ne kadar doğru olduğunu olaylar, gelişmeler herkese gösteriyor. Hiç kimse Türk siyasetinde sığınmacılardan bahsetmezken, biz sığınmacı ve kaçak meselesini gündeme getirdik. Bunun Türkiye için bir milli güvenlik tehdidi olduğunu, ekonomik kalkınmamızı engellediğini, demografimizi bozduğunu anlattık. Bakın birinci İsrail-Irak-İran savaşından sonra İran'da İsrail'e MOSSAD’a istihbarat verenlerin yüzde 60’ının Afgan olduğu tespit edildi. Türkiye'de Milli İstihbarat Teşkilatı'nın yan kuruluşu olan Milli İstihbarat Akademisi 1 Ağustos 2025’te yayınlamış olduğu raporda Zafer Partisi'nin sığınmacılarla ilgili yapmış olduğu tespitlerin tamamının doğruluğunu ifade eden açıklamalar yaptı. Sadece bu mu? Türkiye'nin başında çok büyük bir organize suç, uyuşturucu ve sanal kumar belası var. Zafer Partisi dışında hiçbir partinin gündeminde Türkiye'yi içeriden adeta çürüten Türkiye'yi işgal etmek isteyen işgal ordularının keşif gücü olan baronlarla ve uyuşturucu çeteleriyle sanal kumar çeteleriyle mücadele yok. Zafer Partisi'nin hem gündemi hem programı. Keza ülkemizin Çin'in büyük bir ekonomik kalkınmayla 21. Yüzyılı fethetmeye hazırlandığı bir dönemde günü birlik ekonomik kararlarla bir ekonomik kalkınma gerçekleştirmesi mümkün değil. Bu adaletle ve bu eğitimle ekonomik kalkınma mümkün değil. Zafer Partisi dışında hiçbir siyasi partinin adalet, eğitim ve ekonomiyi bir arada değerlendiren ve Türkiye'yi karma ekonomik modelle tekrar üretim hattına sokmayı planlayan bir çalışması yok. Bizim de meselelerimiz bu çalışmalarımızı Türk halkına seçimlere kadar anlatmak olacak. Bugün de burada Malatya'da sizlerle birlikte iftar sonrasında yapacağımız sohbette bütün bu hususları kapsamlı bir şekilde ele alacağız.”

Bursa’da dev uyuşturucu operasyon!  61 şüpheli yakalandı Haber

Bursa’da dev uyuşturucu operasyon! 61 şüpheli yakalandı

Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerince, Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığı ve Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında önemli miktarda uyuşturucu madde ve suç unsuru ele geçirildi. Operasyonlarda toplam yaklaşık 3 kilo 567 gram uyuşturucu madde, 60 adet uyuşturucu hap, 4 hassas terazi, 2 ruhsatsız tabanca ve 25 fişek ele geçirildi. 700 Personelin Katılımıyla Eş Zamanlı Operasyon Bursa merkezli olarak Mudanya ve Mustafakemalpaşa ilçeleri ile birlikte Mersin ve Antalya illerinde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlara; 3 İHA 130 ekip 10 özel harekat unsuru 10 narkotik dedektör köpeği 150 çevik kuvvet personeli olmak üzere toplam 700 personel katıldı. Gerçekleştirilen baskınlarda 76 şüpheli gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 59’u tutuklanırken, 17 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Osmangazi’de Ayrı Operasyonda 2 Şüpheli Yakalandı Öte yandan Osmangazi İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yürütülen ayrı bir operasyonda da önemli miktarda uyuşturucu madde ele geçirildi. Belirlenen bir adreste yapılan aramada toplam yaklaşık 1 kilograma yakın uyuşturucu madde, uyuşturucu haplar, fişekler ve 3 cep telefonu ele geçirildi. Operasyon kapsamında T.E. (52) ve M.E. (25) isimli 2 şüpheli gözaltına alınarak Çekirge Polis Merkezi Amirliği’ne götürüldü. Uyuşturucuya Geçit Yok Bursa Emniyet Müdürlüğü’nün, uyuşturucu madde ticareti yapan şahıslara yönelik mücadelesinin kararlılıkla sürdüğü vurgulanırken, vatandaşların huzur ve güvenliği için operasyonların aralıksız devam edeceği bildirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.