Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Uyuşturucu

Haberia - Uyuşturucu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uyuşturucu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa'da uyuşturucuya geçit yok! Zehir tacirlerine bir darbe daha... Haber

Bursa'da uyuşturucuya geçit yok! Zehir tacirlerine bir darbe daha...

Geçtiğimiz gece saatlerinde gelen bir ihbar üzerine emniyet ekipleri bir okulun bahçesine sevk edildi. Yapılan kontrolde okulun arka giriş kısmında yerde yatar vaziyette iki kişi bulundu. Şahısların bulunduğu noktada yapılan aramada uyuşturucu ve uyarıcı madde olduğu değerlendirilen maddeler ele geçirildi. Olayla ilgili M.Ç. ile Y.E. isimler gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında, şüphelilerden M.Ç. bugün Orhangazi adliyesi'nde çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer şüpheli ise ev hapis cezası ile cezalandırıldı. Öte yandan Orhangazi'de Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 9 Haziran'da gerçekleştirilen ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran büyük uyuşturucu operasyonunun ardından bugüne kadar uyuşturucu kullanan herhangi bir şahıs tespit edilmemişti. Başsavcılıktan Net Mesaj "Halkın Huzurunu Bozanlara Geçit Yok" Orhangazi Cumhuriyet Başsavcılığı, özellikle uyuşturucu ticareti ve kullanımına karşı yürüttüğü yoğun mücadeleyi kararlılıkla sürdürürken, vatandaşların ise bu kapsamda şüpheli durumlarda 112'ye bildirimlerinin önemine dikkat çekerek, vatandaşların bu tür olayları güvenlik güçlerine bildirmelerinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Başsavcılık tarafından yapılan açıklamada, Orhangazi'de başta uyuşturucu olmak üzere toplumun sağlık, huzur ve güvenliğini bozacak her türlü suç ve suç unsurlarına karşı mücadelenin emniyet ve Jandarma ile birlikte kararlılık içerisinde devam edeceği bildirildi.

Bursa'da sır ölüm... Aileden olayın seyrini değiştirecek iddialar Haber

Bursa'da sır ölüm... Aileden olayın seyrini değiştirecek iddialar

HABER: ERCAN ÇALIŞIR Olay, Osmangazi ilçesi Soğanlı Mahallesi Avrupa Konseyi Bulvarı üzerindeki Nilüfer Çayı'nda meydana geldi. Bölgede devriye görevi yapan güvenlik görevlileri, çay içerisinde hareketsiz yatan bir kişiyi fark ederek durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde şahsın hayatını kaybettiği belirlendi. Yapılan incelemede cesedin, pazartesi günü evinden ayrıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan ve ailesi tarafından kayıp başvurusu yapılan 25 yaşındaki Yunus Emre Tünk'e ait olduğu tespit edildi. Acı haberi alarak olay yerine gelen Tünk'ün yakınları gözyaşlarına boğulurken, bazı aile fertleri sinir krizi geçirdi. Aileden dikkat çeken iddialar Aile yakınlarından edinilen bilgilere göre Yunus Emre Tünk, olay öncesinde üç kişiyle birlikteydi. İddiaya göre birlikte uyuşturucu madde kullandıktan sonra fenalaşan genç, kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Yanında bulunan üç kişinin ise durumu sağlık ekiplerine bildirmek yerine olay yerinden kaçtığı öne sürüldü. Polis ekiplerinin yürüttüğü soruşturma kapsamında olay yerinden kaçtığı iddia edilen 3 kişinin kimliklerinin tespit edildiği öğrenildi. Şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü belirtildi. Olayla ilgili soruşturma çok yönlü olarak devam ediyor.

Yavuz Ağıralioğlu'ndan Türkiye'de yaşanan olaylara tepki! Haber

Yavuz Ağıralioğlu'ndan Türkiye'de yaşanan olaylara tepki!

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, NOW TV’deki Çalar Saat programında İlker Karagöz’ün konuğu oldu. Maaşlarını alamadıkları için Eskişehir’den Ankara’ya yürüdükten sonra Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde gözaltında alınan 110 madenci ile ilgili üzüntülerini dile getiren Genel Başkan Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi: “Meselelerle, münasebeti devamlı probleme dönen bir ülke haline geldik. Program başlığınız olan ‘Reva mı’ çok değerli bir başlık. Bu aslında Anahtar Parti'nin siyasi mesuliyet trampleni. Biz aslında bu kelimenin karşılığına kurulduk. Bu memlekette yaşadıklarımız bu millete reva mı? Çocuklarımızın okulda çektikleri onlara reva mı, madenler açılıyor. Madenler açılırken civarda bozulan ekosistem, o bölgede yaşayan insanlara bunlar reva mı? Emeklilerin yaşadıkları onlara reva mı? Çocuklarımız eğitim görmek istiyorlar. Eğitimde yaşadığımız sorunlar çocuklarımıza reva mı? SANAYİCİLERE SORUN; ‘BU FAİZ BİZE REVA MI’ DER! Madenlerimiz çıkarılırken çıkarana kadar çatışma çıkıyor. Çıktıktan sonra memleketin kaynaklarını zenginlik sebebi yapacağız diye bir hassasiyet gelişiyor ama memleketin toplumsal beraberliği zayıflıyor, tartışmaya başlıyor. Biz işimizi dört başı mamur yapamıyoruz. Aslında bu kadar güzel bir memleketin, bu kadar imkânı bol bir memleketin, bu kadar insanı güzel bir memleketin, meselelerini doğru yönetebilse dünyanın en saygın, en zengin, en müreffeh ülkelerinden biri olacak memleketin bu halde olması millete reva mı, devlete reva mı, bize revamı yahu? Emekliyi yakalıyorsunuz bu bize reva mı diyor. Dar gelirli, asgari ücretli bu bize reva mı diyor. Sanayiciye sorun. Bu kadar faiz bize reva mı diyor, esnafa sorun bu kadar enflasyon bize reva mı diyor. Bu şartları öğretmenlere sorun. Öğretmenler ‘bu kadar elimizin kolumuzun bağlı hale gelmesi ve çocukları eğitmek zorunda kaldığımız bu süreçte yaşadığımız şartlar bize reva mı’ diyor. Herkes bize reva mı diyor. Bu yaşadığımız şeyler bize reva mı? SESLERİNİ DUYURMAK İÇİN GELİP FİNALİ KODESTE YAPIYORLAR! İnsanların çalışıp yıllarca emek ettikleri yerden elleri iki yanlarına düşmüş çaresiz bir şekilde ‘sesimizi devletimize duyurmak istiyoruz’ diye gelip finali kodeste yapmaları! Bu mesela Türkiye'nin yönetim fotoğrafına reva mı? Görüntümüze bakın; çocuklarımız öldürülüyor, madencilerimiz tutuklanıyor, öbür tarafta eylemler var. Altın, insan ticareti, kara para aklamaları, mafyalar, çeteler, uyuşturucu operasyonları dışarıda bir görüntü var. Türkiye'yi büyük bir fotoğrafın üstüne koysanız bir jenerik aksa o jenerikte olanlar bu ülkeye reva mı? Bu görüntü biz miyiz? Koca Türk milletinin dışarıya verdiği görüntü bu mu? Her gün uyuşturucu operasyonuyla uyanıyoruz. Her gün sansasyonel, dehşetli bir şey yaşıyoruz. Her gün büyük acılar yaşıyoruz. Her gün bir konkordato duyuyoruz. İntihar duyuyoruz. Kaçakçılık duyuyoruz. Mafyalaşma duyuyoruz. Çocuklarımızın katlini duyuyoruz. Eylem duyuyoruz. TÜRKİYE’DE YAŞANANLAR YÖNETİM TÜRBÜLANSIDIR! Bu nedir? Bu yönetim türbülansıdır. Bu Türkiye'de yaşadığımız şey bir türbülanstır. Bir dağınıklıktır. Plansızlık, programsızlık, strateji geliştirememek, doğru okuyamamak, dünyayı doğru okuyamamak, durumu doğru okuyamamak. Her şeye bakacaksınız, tedbir alacaksınız. Biz şimdi ne görüyoruz genelde? Karşılaştığımız her sorundan sonra dehşet yaşıyoruz. Yaşadığımız şeyin dehşetinden sonra tedbir konuşuyoruz. Tedbir önceden konuşabilen, önceden önlem alabilen, önceden başa bela gelmeden, başa acı gelmeden, büyük acılar ve yıkım yaşanmadan tedbir alabilen devlet kapasitesi konuşamıyoruz. Heyelan oluyor, tedbir konuşuyoruz. Sel oluyor, tedbir konuşuyoruz. Deprem oluyor, tedbir konuşuyoruz. Katliam oluyor, tedbir konuşuyoruz. Arsızlık, hırsızlık, yolsuzluk tedbir konuşuyoruz. İsraf olup hep tedbiri sonradan konuşuyoruz. Tedbir, adı üstünde tedbir önceden alınana deniyor. Sonradan alınan şey tedbir değildir, o mecburiyettir. O mecburiyet de gideni getirmez. SORUNLAR NE ZAMAN ÇÖZÜLECEK; 2053’TE Mİ? Biz evlatlarımıza memleket bırakacağız. Cumhurbaşkanı'nın bir tweetini gördüm. ‘Çocuklarımıza huzurla yaşayacakları bir memleket kuracağız inşallah.’ 24 yıldır iktidarda sayın Cumhurbaşkanı. Söylediği söz bu. İnşallah kuracağız dediğinize göre bunu ne zaman planladığınızı da söylerseniz memnun olacağız. 24 yıldır icranın başındasınız. Sizin iktidara geldiğiniz zaman doğan çocuklar 24 yaşında. O dönem ilkokul çağındakileri de katarsanız 30-35 bandında yaşı olanlar sizinle hayatı tanıdı. Şimdi bu kadar büyük bir imkânı nasıl kullanmış ya da kullanamamış olmalısınız ki siz ‘çocuklarımıza huzurla yaşanacak bir memleket kurmak zorundayız’ diyorsunuz. İktidara yeni geliyormuşsunuz gibi konuşmaya başlıyorsunuz. Çözmeyi vaat ettiğiniz programlar ve sorunların hepsi duruyor. Sonra siz hepsiyle ilgili muazzam bir toplumsal yükle karşılaşınca arzı endam ediyorsunuz milletin karşısında ki; ‘biz bunları çözeceğiz evelallah.’ Ne zaman 2053'te mi? ÇOCUKLAR OKULA AÇ GİDİYOR! Çocukların aç olduğu, okula aç gittiği bir ülkede siyaset vazifesini yapmıyor demektir. Onu bilecek. Bunu planlayacak. Çocuklara okulda yemek verilecek. Kreşler konuşuluyor, kreş açılacak. Güvenlik yok, güvenliği sağlayacaksınız. Bunun için evlatlarımızın katledilmesini beklemeyeceksiniz. Daha önce duyacaksınız. Akran zorbalığı var. Engelleyeceksiniz. Bunu engelleyecek mekanizmaları kuracaksınız. Bütün bunlar bizim siyasi olarak hükümet rekabetinden söylediğimiz değil, devletin, milletin istikbaline söylediğimiz şeyler. Buna kapasitesi olan bir memleketiz. 19 milyar dolar faiz ödedik 2026’nın ilk 3 ayında. Faiz, ana para değil! Faiz ödemesi böyle olan bir memlekette 86 milyonun alın terini faiz lobilerine öderken para buluyorsunuz. Çocuklarınıza yemek parası bulamıyorsunuz. Buna kimseyi inandıramazsınız. Bu faize sebep olan israf sarmalını, yönetim zafiyetini ortadan kaldırırsınız.

200 bin TL'lik fuhuş pazarlığı! Ünlü oyuncunun mesajları ifşa oldu Haber

200 bin TL'lik fuhuş pazarlığı! Ünlü oyuncunun mesajları ifşa oldu

İstanbul'da ünlü isimlere uzanan uyuşturucu ve fuhuş soruşturmasına ilişkin yeni detaylar ortaya çıktı. Kütüphane ve Terapy adlı mekanlara yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin savcılık ifadeleri dosyaya yansıdı. "KÜTÜPHANE'DE UYUŞTURUCU KULLANILIYORDU" Soruşturma kapsamında 8 kişinin verdiği ifadelerde, "Kütüphane isimli işletmede uyuşturucu madde kullanılıyordu" şeklindeki beyanlar dikkat çekti. Mekanın sahibi Ali Yaşar Koz ise aylık gelirinin 400 bin TL olduğunu belirterek iddiaları reddetti ve "Uyuşturucu madde kullanılsaydı bilirdik" dedi. "KANKA 100-100 BÖLÜŞÜRÜZ" Soruşturmada, oyuncu Aleyna Bozok ile tutuklu şüpheli Yiğit Macit arasındaki mesajlaşmalar ve para transferleri de incelendi. Yapılan incelemelerde Macit'in Bozok'a 200 bin TL gönderdiği ve mesajında "Kanka 100-100 bölüşürüz" ifadelerini kullandığı belirlendi. Bu yazışmalar, fuhuş iddialarını güçlendiren unsurlar arasında yer aldı. "PARASINI ÖDEYECEĞİM, BANA GÜVEN" Mesaj kayıtlarında ayrıca Macit'in "Parasını ödeyeceğim, bana güven. Kartı ödeyeceğim" şeklinde ifadeler kullandığı, Bozok'un ise ekonomik sıkıntı yaşadığını belirterek kart borcu için destek istediği görüldü. "KİMSEYLE PARA İÇİN ŞEY YAPMAYACAĞIM" Sabah'tan Deniz Yusufoğlu'nun haberine göre; yazışmalar arasında yer alan bir başka mesajda ise Bozok'un, "Çok korkuyorum. Kimseyle para için şey yapmayacağım. Seni mahcup etmek istemiyorum" ifadelerini kullandığı ortaya çıktı. Şüpheli Macit'in ise Bozok'a farklı kişilerle görüşmesi için yönlendirme yaptığı iddia edildi. Bozok, savcılık ifadesinde söz konusu para transferlerinin hastalığı nedeniyle yardım amacıyla yapıldığını ileri sürdü. TERAPY İŞLETMECİSİNDEN ESRAR İTİRAFI Terapy isimli mekanın işletmecisi Deniz Metin Yüksel'in ifadesinde ise esrar kullandığını kabul ettiği öğrenildi. Yüksel, maddeyi Telegram grupları üzerinden temin ettiğini söyledi. Operasyonların ardından işletmede önlemler aldıklarını öne süren Yüksel, aylık gelirinin 28 bin TL olduğunu beyan etti. SORUŞTURMA SÜRÜYOR Soruşturma kapsamında aralarında mekan işletmecileri, fenomen isimler ve oyuncuların da bulunduğu çok sayıda kişi hakkında işlem yapılırken, dosyaya giren yeni ifadelerle birlikte incelemeler devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.