Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Vatan

Haberia - Vatan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Vatan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Halkı ayaklandıran idam! Boğazlıyan Kaymakamı Mehmed Kemal Bey Haber

Halkı ayaklandıran idam! Boğazlıyan Kaymakamı Mehmed Kemal Bey

Tarih, 10 Nisan 1919… İstanbul, Beyazıt Meydanı… Boğazlıyan Kaymakamı Mehmed Kemal Bey, idam sehpasında son kez konuştu. Çevresindeki kalabalığa ve dönemin baskıcı yönetimine meydan okurcasına haykırdı: “Ben görevimi yaptım. Aldığım emirleri uyguladım. Bugün burada beni idam edenler, yabancı devletlere yaranmak için bir masumu kurban ediyor.” Bu sözler, sadece bir idamın değil, bir dönemin vicdan muhasebesinin de başlangıcı oldu. İşgal İstanbulu’nda Halk Ayağa Kalktı İdamın ardından Mehmed Kemal Bey’in cenazesi, işgal altındaki İstanbul’da adeta bir direniş sembolüne dönüştü. Yüzlerce İstanbullu, işgal kuvvetlerinin ve Damat Ferit Paşa hükümetinin baskılarına rağmen cenaze töreninde toplandı. O gün, bir kaymakamın naaşı etrafında kenetlenen halk, aslında işbirlikçi yönetime ve yabancı devletlere karşı büyük bir protesto dalgası başlattı. Gözyaşları ve tekbirler arasında yükselen ses, “Vatan sağ olsun, şehit ölmez!” diye haykırıyordu. İade-i İtibar: Millî Şehit İlanı Kurtuluş Savaşı zaferle sonuçlanıp işgal sona erdikten sonra, Mehmed Kemal Bey’in dosyası yeniden ele alındı. TBMM, 14 Ekim 1922 tarihinde özel bir kanun çıkararak çarpıcı bir karara imza attı: Boğazlıyan Kaymakamı Mehmed Kemal Bey, “millî şehit” ilan edildi. İdam kararı bütün hukuki sonuçlarıyla geçersiz sayıldı. Bu kararın arkasında, dönemin en yetkili ismi Mustafa Kemal Atatürk de vardı. Atatürk, Mehmed Kemal Bey’in bir devlet görevlisi olarak emirleri uyguladığına ve haksız yere kurban edildiğine dikkat çekti. Onun “millî şehit” ilan edilmesi, yalnızca bir bürokratın itibarının iade edilmesi değil, aynı zamanda işgal zihniyetine ve yabancı dayatmalara karşı verilen mücadelenin de tescili oldu. Bugün, 10 Nisan 2026… İdamın üzerinden 107 yıl geçti. Ama Mehmed Kemal Bey’in idam sehpasındaki o son sözleri hâlâ yankılanıyor: “Bir masumu kurban ediyorlar.” Tarih, onu idam edenleri unuttu. Ama onu, bir şehit olarak bağrına bastı.

MHP'li İsmet Büyükataman'dan çarpıcı açıklamalar... Haber

MHP'li İsmet Büyükataman'dan çarpıcı açıklamalar...

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Bursa İl Başkanlığı, Ramazan ayının bereketini aynı sofrada paylaşmak üzere Merinos AKKM'de iftar programı düzenledi. MHP İl Başkanı Muhammet Tekin, "Bin aydan hayırlı olan bu gecede Müslümanların birbirlerine dua etmelerini diliyorum. Türk dünyasının, İslam âleminin ve mazlum milletlerin kurtuluşuna ve uyanışına vesile olmasını temenni ediyorum. Ayrıca bayramın ikinci günü, saat 14.00'te Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Yıldırım Salonu'nda bayramlaşma programımız olacak. Şimdiden herkesin bayramını tebrik ediyor, Kadir Gecenizi kutluyorum. Çanakkale Zaferi'ni de hep birlikte anıyor ve kutluyoruz" ifadelerini kullanarak tüm katılımcılara hayırlı iftarlar dileyerek sözü MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'a bıraktı. "DEVLET BEKASI NEYİ GEREKTİRİYORSA ONA BAKIYORUZ" MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, konuşmasına katılımcıların Ramazan ayını kutlayarak başladı. Büyükataman, "Bizim için siyaset demek; Cenab-ı Allah'ın rızasını kazanmak, aziz milletimizin memnun kalacağı ve ülkemize her anlamda katkı sağlayacak adımlar atmak demektir. Milliyetçi Hareket Partisi, siyasetinin merkezine her zaman Türkiye Cumhuriyeti'ni ve Türk milletini koymaktadır. Partimiz, hiçbir zaman siyasi ve şahsi menfaat peşinde koşmamış, koltuk kaygısıyla siyaset yapmamıştır. Bizler, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli'nin "Önce Ülkem Ve Milletim" duruşuyla siyaset yapıyoruz. Söz konusu vatansa gerisi teferruattır diyor ve aziz milletimizin menfaati, devletimizin bekası neyi gerektiriyorsa ona bakıyoruz. Biliyoruz ki; vatan olmazsa yapılan siyasetin, alınan oyun, hiçbir anlamı kalmaz. Biliyoruz ki; bağımsızlığımız ve güvenliğimiz olmadan gelecek olmaz. Biz muhalefet partileri gibi sorumsuz davranamayız, sözde milliyetçiler gibi koltuk hesabıyla uğraşamayız" ifadelerini kullandı. "TÜRKİYE YOL GEÇEN HANI DEĞİLDİR" Gündeme dair açıklamalarda bulunan Büyükataman, "28 Şubat 2026 tarihinde, ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları ilebaşlayan savaş bölgemiz için ciddi riskleri zirveye çıkarmıştır. ABD, Siyonizm'in tahriklerine kapılarak haksız ve hukuksuz bir savaşa girişmiştir. Enerji dengeleri, ticaret rotaları, ekonomik sistemler, siyasi ve diplomatik ağlar tehlikeli bir noktadadır. Coğrafyamız diken üzerindedir, adeta 3.Dünya Savaşı'nın taşları döşenmektedir. Hem bölgemiz hem de ülkemiz tehlikeli kışkırtmalarla karşı karşıyadır. Sünni ile Şii, Türk ile Kürt arasına nifak tohumları ekilmeye ve coğrafyamız kanlı çatışmalara sürüklenmek istenmektedir. Siyonist- Emperyalist şebeke, Kürt kardeşlerimizi paralı asker yaparak savaşa dâhil etmeye çalışmaktadır. Şii de Müslüman'dır, Sünni de Müslüman'dır. Hiçbir Müslüman bu kirli plana ayak uydurmayacaktır. Türk-Kürt kardeşliği arasına hiçbir Siyonist emel giremeyecektir. Türk, Kürt'ün kardeşi; Kürt, Türk'ün alın yazısı, kader ortağıdır. Bildiğiniz üzere 4 Mart ve 9 Mart tarihinde İran'dan Türkiye yönünde ateşlenen füzeler etkisiz hale getirilmiştir. Şunu herkesin çok iyi bilmesini istiyoruz; Türkiye yolgeçen hanı değildir, Türkiye üzerinde hesap yapanlar kendi kazdıkları kuyuya acı bir şekilde düşeceklerdir. Çok şükür Türkiye Cumhuriyeti kendisine yönelen tüm tehditleri bertaraf edecek kudrettedir" şeklinde konuştu. "MHP VE CUMHUR İTTİFAKI TÜRKİYE'YE SAHİP ÇIKACAKTIR" Büyükataman son olarak, "Aziz milletimiz müsterih olsun; Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı Türkiye'ye sahip çıkacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı Türk ve Türkiye Yüzyılı'nı inanç ve irfanla inşa edecektir. Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli'nin de ifade ettiği gibi; "Türk ve Türkiye Yüzyılı, kabuğunu kıran, kamburlarını atan, dar kalıplarını yaran, karanlık kampanyaları yıkan, kadife eldiveniyle dosta güven, düşmana korku salan büyük Türk milletinin zirve yüzyılı olacaktır." Türk ve Türkiye Yüzyılı'nın sancağı elbirliğiyle açılmış, süper güç Türkiye'nin muktedir adımları duyulmaya başlamıştır. Cenab-ı Allah'ın izni ve milletimizin desteği ile ülkemizi bu kutlu yoldan döndürmeye kimsenin gücü yetmeyecektir" ifadelerini kullandı.

Bursa Valisi Ayyıldız'dan "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" mesajı Haber

Bursa Valisi Ayyıldız'dan "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" mesajı

Bursa Valisi Erol Ayyıldız, "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" dolayısıyla mesaj yayımladı. Ayyıldız mesajında şu ifadeleri kullandı: Kadınlarımız, tarih boyunca toplum hayatının her aşamasında önemli sorumluluklar üstlenmiş; aileyi ayakta tutan, toplumu şekillendiren ve hayatın her alanına değer katan en güçlü unsurlardan biri olmuştur. Kültürümüzde kadın; yetiştirdiği nesillerle, emeği ve üretkenliğiyle hayatın her alanında varlığıyla topluma katkı sunan önemli bir değerdir. Bu yönüyle kadınlarımız, “Güçlü kadın, güçlü aile, güçlü toplum” anlayışının en önemli temsilcileridir. Tarihimizin her döneminde kadınlarımızın azmi, cesareti ve fedakârlığı milletimizin kaderine yön vermiştir. Bacıyan-ı Rum’dan Hayme Ana’ya, Nene Hatun’dan Millî Mücadele’nin isimsiz kahramanlarına kadar kadınlarımız, bu toprakların vatan olmasında ve milletimizin birlik ve beraberliğinin güçlenmesinde önemli roller üstlenmiştir. Kadınlarımıza verilen her destek ailelerimizi; güçlü aileler ise toplumumuzu daha sağlam temeller üzerinde yükseltmektedir. Devletimizin yürüttüğü sosyal politikaların temel amacı da kadınların sosyal, ekonomik ve kültürel hayatta daha güçlü bir şekilde yer almasını sağlamak, aile yapımızı koruyarak daha müreffeh bir toplum inşa etmektir. Peygamber Efendimizin (s.a.v.) “Cennet annelerin ayakları altındadır.” müjdesi, kadınlarımızın toplumumuzdaki kıymetli yerini en güzel şekilde ifade etmektedir. Bu anlayışla, kadınlarımızın hak ettiği değeri görmesi ve her alanda desteklenmesi hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu anlamlı gün vesilesiyle, başta şehit ve gazi kadınlarımız ile tüm şehit ve gazilerimizin anneleri ve eşleri olmak üzere, tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.