Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yapay Zeka

Haberia - Yapay Zeka haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapay Zeka haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Okul güvenliği için yapay zeka desteği geliyor Haber

Okul güvenliği için yapay zeka desteği geliyor

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, okullarda alınacak tedbirlere ilişkin Ankara'da basın toplantısı düzenledi. Bakan Tekin'in açıklamalarından öne çıkan başlıklar: EVLATLARA VERİLEN DEĞER VE SORUMLULUK BİLİNCİ Toprağın bağrından bin bir emekle yetişen bir çiçeğe nasıl ihtimam gösterilirse, evlatlarımıza da öyle bakmak, onları öyle korumak, onları öyle kuşatmak mecburiyetindeyiz. Bu sebeple, içinden geçtiğimiz tablonun ağırlığını da omuzlarımıza binen mesuliyeti de bütün derinliğiyle hissediyoruz. DEVLETİN TÜM KURUMLARIYLA İLK ANDAN İTİBAREN MÜDAHALESİ Nitekim bu ağırlığın farkında olarak ilk andan itibaren devletimizin bütün kurumlarıyla sahada olduk. İlgili birimlerimiz süratle harekete geçti. Müfettiş görevlendirmeleri yapıldı. Psikososyal destek süreçlerini başlattık. Sayın Cumhurbaşkanımızın yakın takip ve talimatlarıyla; İçişleri Bakanlığımız, Adalet Bakanlığımız, Sağlık Bakanlığımız, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız ve ilgili bütün kurumlarımızla tam bir eşgüdüm içinde sürecin her aşamasını dikkatle takip ettik, ediyoruz. Acılı ailelerimiz başta olmak üzere hiçbir ailemizin kendisini yalnız hissetmemesi için gerekli desteği sürdürüyoruz. KAPSAYICI MESULİYET ANLAYIŞININ SAHAYA YANSIMASI Ancak burada bilhassa ifade etmek isterim ki ilk andan itibaren ortaya koyduğumuz hassasiyet ve müdahale, adım adım inşa ettiğimiz daha kapsayıcı bir mesuliyet anlayışının sahadaki tezahürüdür. Göreve geldiğimiz günden beri çocuklarımızın güven içinde büyüdüğü, öğretmenlerimizin huzurla vazifesini sürdürdüğü, güvenli okul iklimini daha da güçlendirmek için kararlı adımlar attık ve atmaya devam ediyoruz. İzninizle şimdi bu adımları sizlere hatırlatmak istiyorum. TÜRKİYE YÜZYILI MAARİF MODELİ VE EĞİTİMDE YENİ YAKLAŞIM Öncelikle, göreve başlar başlamaz 'Köklerden Geleceğe' yaklaşımıyla Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çalışmalarını başlattık. Eylül 2024'te uygulamaya koyduğumuz modelimizle beraber; öğrencilerimizin sosyal duygusal öğrenme becerilerini, okuryazarlık becerilerini geliştirmeyi, Erdem Değer Eylem Çerçevesiyle onlara milli ve manevi değerlerimizi kazandırmayı hedefledik. Böylece sağlıklı şahsiyetlerden oluşan huzurlu toplumun temel unsuru olan yetkin ve erdemli insanı merkeze aldık. Eş zamanlı olarak Öğretmenler Odası Buluşmaları başlatarak attığımız her adımı öğretmen ve idarecilerimizle birlikte bir istişare ortamı oluşturarak, eğitimcilerimizin sesine kulak verdik. Okulun ciddiyetini, düzenini ve öğretmenin otoritesini tahkim etmeye gayret ettik. Oyunun eğitici ve iyileştirici gücünden istifade etme amacıyla okul bahçelerimizde geleneksel oyun alanlarımızı yaygınlaştırma çalışmalarını başlattık. Derslerde cep telefonlarına sınır getirdik. "Veli Randevu Sistemi"ni hayata geçirerek veli ziyaretlerini planlı bir yapıya kavuşturduk. Liselerde sınıfta kalmayı yeniden devreye aldık. Okul kıyafeti uygulamasını hayata geçirdik. "Okullarda Şiddetin Önlenmesi" genelgemizi yayımladık. Çıkardığımız Öğretmenlik Mesleği Kanununda yaptığımız düzenleme ile eğitim çalışanlarımıza yönelik hukuki destek mekanizmasını işletmeye başladık. DİJİTAL DÜNYADA ÇOCUKLARIN KORUNMASI Ayrıca, dijital dünyanın çocuklarımızın zihni ve kalbi üzerinde kurduğu baskıyı görmezden gelmedik. Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimiz ile medya okuryazarlığını, dijital okuryazarlığı ve bilgi okuryazarlığını müfredatın parçası hâline getirdik. Dijital Vatandaşlık Eğitimi yaklaşımını güçlendirdik. Velivizyon platformunu kurduk. Öğretmen Bilgi Servisi ve Okul Veli Asistanı sistemleriyle öğretmen, veli ve okul arasındaki irtibatı daha güvenli ve daha kontrollü bir zemine taşıdık. Ülkemizin öncülüğünde dünyada ilk kez yayınlanan "Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi" doğrultusunda tedbirler silsilesi oluşturduk.Siber zorbalık, dezenformasyon ve çevrim içi riskler karşısında çocuklarımızı koruyan yeni bir dikkat geliştirdik. BAĞIMLILIKLA MÜCADELEDE BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM Sonrasında,bağımlılıkla mücadeleyi çocuklarımızın esenliği, karakter gelişimi ve okul aidiyetiyle birlikte ele aldık. "Duygu - Değer Temelli Dijital Esenlik" projesiyle çocuklarımızın teknoloji karşısında savunmasız kalan iç dünyasını daha yakından gözeten bir koruma çerçevesi kurduk. Dijital bağımlılık, teknoloji bağımlılığı, sigara ve tütün bağımlılığı ile akran zorbalığı başlıklarında öğretmenlerimize, öğrencilerimize ve velilerimize yönelik yüz yüze ve çevrim içi eğitimleri yaygınlaştırdık. Bağımlılıkta erken uyarı işaretlerinin fark edilmesine yönelik olarak Yeşilay'la iş birliğiyle veli eğitimleri yaptık. Duygu-değer temelli müdahale setleriyle çocuklarımızın risk alanları karşısında daha güçlü bir iç direnç geliştirmesini, karakterini tahkim etmesini ve kendi iradesini koruyacak bir bilinç kazanmasını hedefledik. Okul Aidiyetinin Güçlendirilmesi projeleri kapsamında çocukların kendilerini okulun tabii bir parçası olarak hissetmelerini, sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanmalarını, sosyal, sportif, sanatsal, kültürel ve bilimsel etkinlikler yoluyla zararlı madde ve davranışlara karşı daha güçlü bir otokontrol geliştirmelerini destekledik. Bağımlılıkla mücadeleyi, çocuklarımızı hayata bağlayan, aidiyetini kuvvetlendiren ve şahsiyetini koruyan bütüncül bir imkan olarak ele aldık. AİLENİN EĞİTİMİN MERKEZİNDEKİ ROLÜ Aileyi eğitimin merkezinde tuttuk ve bu konudaki hassasiyetimizi her ortamda tekrarladık. Ailemle Eğitim Yolculuğum, Aile Okulu kursları, Maarif Modeli Ebeveyn Okulu, düzenli yayımlanan aile eğitim bültenleri, Güçlü Aile Güçlü Gelecek Kongresi ve farklı temalarda yürüttüğümüz aile buluşmalarıyla anne-baba ile çocuk arasındaki bağı kuvvetlendiren daha güçlü bir zemin kurduk. Biz biliyoruz ki çocuğun iç dünyası ailede şekillenir. Okul-aile iş birliğini ısrarla tahkim etmemizin sebebi budur. MİLLİ VE MANEVİ DEĞERLERLE GÜÇLENEN NESİLLER Çocuklarımızın millî ve manevî değerlerle, güçlü bir aidiyet duygusuyla ve ortak hafızayla büyümesine özel önem verdik.Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimizin erdem-değer-eylem yaklaşımını okul hayatının iklimine taşımaya çalıştık. "Her Çocuk Bir Fidan, İlk Ders Yeşil Vatan" temasıyla başlayan çalışmalarımızı yıl içine yayılan etkinliklerle derinleştirdik. Öğrencilerimizin millî bilincini ve vatanseverlik duygusunu geliştirmek için ikinci döneme "Bayrak Sevgisi" temasıyla başladık. Çocuklarımızın milli ve manevi dünyamızı ve kültürel zenginliğimizi hissetmeleri ve yaşamaları için Ramazan ayı boyunca "Maarifin Kalbinde Ramazan" ve "İftarda Konuşalım" etkinliklerini gerçekleştirdik. Demokrasi kültürünü yerleştirmek, bağımsızlık bilincini güçlendirmek, milli birlik ve beraberliğimizi toplumsal dayanışmamızı tahkim etmek için 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'ndan aldığımız ilhamla "Maarifin Kalbinde Çocuk" yaklaşımıyla nisan ayını çocuklarımıza hasrettik. İnsan hayatının hiçe sayıldığı bir zulmün yaşandığı Filistin ve Gazze'deki drama dikkat çekmek için "Çanakkale'den Gazze'ye Bağımsızlık Ruhu ve Vatan Sevgisi" farkındalık çalışmalarından, EBA ve TRT EBA'da tarih bilincini diri tutan içeriklere kadar uzanan güçlü bir kültürel ve ahlaki zemin oluşturarak çocuklarımızın vicdanla, sorumlulukla, aidiyet şuuruyla ve millî hafızayla büyümesini önceledik. YAPAY ZEKA DESTEKLİ EĞİTİM YÖNETİMİ Güvenli okul ikliminin inşası için süreci veri temelli ve kurumsal bir yönetim anlayışıyla takip edecek yapay zeka destekli Bakanlık Yönetim Sistemi'ni kurduk. Bu sistemle Bakanlığımıza ait bütün veriler tek bir merkezde toplanıp işlenerek yapay zeka destekli güçlü bir karar destek mekanizması oluşturduk. Örneğin okul güvenlik endeksi, devamsızlık raporları, RAM başvuru durumu, RAM ile okul arasındaki ilişkiyi izleyen raporlar, disiplin verileri, disiplin ile demografik yapı arasındaki ilişkiyi gösteren analizler, rehber öğretmen norm simülasyonu ve RAM'a sevk edildiği hâlde kaydı görünmeyen öğrencilere ilişkin izleme başlıklarını devreye soktuk. Böylece sahada oluşan riskleri; ortaya çıkmadan önce öngörebilen, belirtileri erkenden fark eden, okulu sistematik bir şekilde izleyen, rehberlik ihtiyacını tanımlayan ve müdahale kapasitesini veriye dayalı biçimde yöneten daha güçlü bir çerçeve kurduk. REHBERLİK VE ERKEN MÜDAHALE KAPASİTESİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ Rehberlik, risk izleme ve erken müdahale kapasitemizi büyüttük. Ortaöğretim kurumlarımızda öğrencilerin devamsızlık, akademik başarı, disiplin kayıtları ve sosyal uyum göstergelerini birlikte değerlendiren yapay zeka destekli bir izleme yapısı kurduk. Okul terki ve devamsızlık takibi projelerini devreye aldık. Disiplin cezaları analiz modeliyle risk alanlarını veriye dayalı biçimde takip etmeye başladık. Önleme, müdahale ve yönlendirme mekanizmalarını güçlendirdik. MEBİ rehberlik modülleriyle öğrencilerimizin empati, öfke kontrolü, çatışma çözme, akran baskısıyla baş etme ve dijital güvenlik alanlarında desteklenmesini sağladık. "SİBER DEVRİYE FAALİYETLERİNE DAHA FAZLA AĞIRLIK VERECEK" İlk olarak, okul güvenliğini fiziki tedbirlerle birlikte dijital risk alanlarını da kapsayacak şekilde genişleterek ele alıyoruz. Bu iş birliği çerçevesinde siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık verecek, ilgili birimlerimizin kapasitesini güçlendirecek, dijital dünyanın karanlık alanlarında çocuklarımızı hedef alan riskleri yapay zekâ destekli takip ve analiz imkânlarıyla daha yakından izleyip, izleme sonuçlarına göre önlemlerimizi güçlendireceğiz. "YAPAY ZEKÂ DESTEKLİ BİR RİSK ANALİZ VE ERKEN UYARI SİSTEMİ OLUŞTURACAĞIZ" İkinci olarak, Bakanlıklar arası veri paylaşımını ve iş birliğini güçlendirecek; okullarımızın çevresinden giriş-çıkış düzenine, riskli durumlara erken müdahaleden kurumlar arası eşgüdüme kadar yeni çalışma modellerini ivedilikle devreye alıyoruz. Bu çerçevede İçişleri Bakanlığımız, Adalet Bakanlığımız, Sağlık Bakanlığımız ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızla yürüttüğümüz veri entegrasyonu sürecini Bakanlık Yönetim Sistemimizle bütünleştirerek, yapay zekâ destekli bir risk analiz ve erken uyarı sistemi oluşturacağız. Devamsızlık eğilimleri, disiplin verileri, demografik yapı, okul riski ve suça yönelim riski gibi göstergeleri birlikte değerlendiren bu yapı sayesinde, tek başına sınırlı anlam taşıyan sinyalleri bütüncül biçimde okuyabilecek, ilgili birimlerimizi erken aşamada harekete geçirebileceğiz. "AİLE İLE OKUL ARASINDAKİ İRTİBATI DAHA DA SAĞLAMLAŞTIRIYORUZ" Üçüncü olarak, aile ile okul arasındaki irtibatı daha da sağlamlaştırıyoruz. İki yıl önce başlattığımız "Veli Randevu Sistemi"ni daha etkin hâle getirecek, okul-aile-rehberlik sürecini gündelik eğitim hayatının tamamında daha canlı ve işlevsel olmasını temin etmek istiyoruz. "Velilerimize yönelik destek ve danışma hattını kısa süre içinde devreye alıyoruz" Dördüncü olarak, dijital bağımlılık vb. risklere karşı velilerimize yönelik destek ve danışma hattını kısa süre içinde devreye alıyoruz. Anne-babalarımızın çocuklarının maruz kaldığı dijital içerikleri daha yakından tanıması, riskleri daha erken fark etmesi ve gerektiğinde hızlı destek alabilmesi için yeni bir destek imkânı oluşturuyoruz. "ÖĞRETMENLERİMİZİ DESTEKLEMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ" Beşinci olarak, öğretmenlerimize ve okul yöneticilerimize kriz yönetimi, sınıf içi müdahale, erken uyarı işaretleri fark etme ve riskli durumlara doğru tepki verme konularında kapsamlı eğitimlerimize devam edeceğiz. Öğretmenimizi okul iklimini ayakta tutan en güçlü rehber olarak desteklemeyi sürdüreceğiz. "KORUYUCU, ÖNLEYİCİ VE İYİLEŞTİRİCİ BÜTÜN ARAÇLARI BİRLİKTE İŞLETECEĞİZ" Altıncı olarak, öğrencilerimiz için psikososyal destek mekanizmalarını daha da güçlendirecek; hâlihazırda 23 ilimizde pilot olarak yürüttüğümüz Duygu, Değer Temelli Dijital Esenlik Projemizi genişleterek ülke sathına yaygınlaştıracağız. Çocuğun iç dünyasını dikkate alan yaklaşımlarla netice alabileceğimizi biliyoruz. Bu sebeple koruyucu, önleyici ve iyileştirici bütün araçları birlikte işleteceğiz. "REHBERLİK KAPASİTEMİZİ DAHA HASSAS HÂLE GETİRECEĞİZ" Yedinci olarak, riskleri erkenden fark eden, etkili ve zamanında müdahale üreten rehberlik kapasitemizi daha hassas hâle getireceğiz. Çocuklarımızın sessizce içine kapandığı, görünürde fark edilmeyen ama zamanla derinleşen kırılma alanlarını daha erken öngörebilen, uygun destek mekanizmalarını vakit kaybetmeden devreye alabilen yapay zeka desteğiyle rehberlik sistemimizi daha güçlü bir hale getireceğiz. Bunlarla birlikte, çocuklarımızın güvenliğini tehdit eden risk alanlarının bir kısmı okul dışındaki faktörler olarak; medya içeriklerinden dijital platformlara, hukuki caydırıcılıktan kurumlar arası denetim ve koordinasyona kadar uzanan daha geniş bir bakış açısı gerektiriyor. Bu nedenle ilgili bütün bakanlıklarımız, kurullarımız ve kurumlarımızla birlikte topyekûn mücadele anlayışıyla şiddeti özendiren içeriklere karşı daha güçlü bir takip ve denetim çerçevesi oluşturuyoruz. Bu doğrultuda risk barındıran dijital platformlar dahil tüm mecralarda çocuklarımızı koruyacak teknik ve hukuki tedbirleri almak, yaş doğrulama ve içerik güvenliği başlıklarında yeni uygulamaları devreye almak, çocukların erişimine açık risk alanlarına karşı caydırıcılığı artırmak ve bütün bu süreçleri müşterek bir eylem planı içinde yürütmek üzere kapsamlı bir hazırlık içindeyiz. Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla şekillenen bu çerçeveyi, okul güvenliğinden aile desteğine, rehberlik hizmetlerinden dijital risk yönetimine, medya takibinden hukuki koruma mekanizmalarına kadar bütün boyutları kapsayan güçlü bir politika setiyle tahkim edeceğiz. Güvenli okul iklimi inşa etme meselesinde hiçbir tereddüde, hiçbir boşluğa izin vermeyeceğiz. Bu vesileyle tekrar, kaybettiğimiz Ayla öğretmenimize ve evlatlarımıza Allah'tan rahmet, yaralı yavrularımıza şifa, ailelerimize, milletimize sabır ve metanet diliyorum.

Sahte uyarılar çoğaldı! Veri ihlallerine karşı yapılması gerekenler... Haber

Sahte uyarılar çoğaldı! Veri ihlallerine karşı yapılması gerekenler...

İSTANBUL (İGFA) - Veri ihlali bildirimi almak eskiden nadir bir olayken ihlallerinin rekor sayılara ulaşmasıyla birlikte bu bildirimler artık eskisi kadar şaşırtıcı değil. Amerika Birleşik Devletleri’nde geçen yıl 3 bin 322 adet bu tür ihlal bildirildi ve bunun sonucunda mağdurlara yaklaşık 280 milyon bildirim e-postası gönderildi. Otomatik tepki vermekten vazgeçerek gerçek bir uyarıyı sahte olandan ayırt edebilmenin önemli olduğunu kaydeden uzmanlar, dolandırıcıların gerçek bir ihlali beklediği ve haberleri fırsat bilerek sahte bir bildirim gönderdiğini anımsattı. Bu senaryoda, kurbanlar bir bildirim bekledikleri için dolandırıcılığa inanma olasılıkları daha yüksek olduğunu ifade eden uzmanlar, diğer alternatifte ise dolandırıcıların var olmayan bir olayın ayrıntılarını içeren bir ihlal ve sahte bildirim uydurduğunu kaydederek, alıcı için hem alakalı, hem de güvenilir görünmesi amacıyla büyük olasılıkla tanınmış ve popüler bir markadan gönderilmiş gibi taklit edildiğini ancak dolandırıcıların kurbanın işyerindeki BT departmanının kimliğine de bürünebildiğini belirtti. Her iki durumda da dolandırıcılar, sahte bildirimlerin oluşturulmasını otomatikleştirmek ve geliştirmek için giderek daha fazla kimlik avı kitleri ve yapay zekâ araçlarının kullanldığını ifade eden uzmanlar, yapay zekâ, gerçek bildirimlerin kelime seçimini ve üslubunu kopyalayarak, yerel dillerde kusursuz bir şekilde benzer tuzaklar oluşturmada özellikle başarılı olduğunu söyledi. Tüm bunların dakikalar içinde yapılabildiğini ifade eden bilişim uzmanları, nihai amacın sizi kandırarak kötü amaçlı bir bağlantıya tıklamanızı veya kötü amaçlı bir eki açmanızı sağlamak olabilir; bu da örneğin bilgi çalan kötü amaçlı yazılımların yüklenmesine neden olabildiğini ya da kişisel ve finansal bilgilerinizi veya parolalarınızı ele geçirmek için bir bahane olabileceğini belirtti. VERİ İHLALİ MAĞDURUYSANIZ HEMEN YAPMANIZ GEREKENLER Bir dolandırıcılığın kurbanı olduğunuzu düşünüyorsanız hızlı hareket etmeniz önemlidir. Hackerlarla paylaşmış olabileceğiniz tüm parolaları (kullandığınız tüm sitelerde) değiştirin. Parola yöneticisi, çok sayıda site ve uygulamada benzersiz kimlik bilgilerini saklamak için en iyi seçenektir. Böyle bir durumla karşılaşılması halinde; Tüm hassas hesaplar için MFA'yı etkinleştirin, böylece kötü niyetli kişiler parolalarınızı ele geçirseler bile hesabınıza giremezler, Güvenilir bir güvenlik yazılımı kullanarak kötü amaçlı yazılım taraması yapın, Finansal bilgilerinizi paylaştıysanız bankanızla iletişime geçin ve durumu bildirin. Mümkünse kredi/banka kartlarınızı dondurun, Şüpheli faaliyet olup olmadığını kontrol etmek için finansal hesaplarınızı takip edin Olayı ilgili yerlere bildirin.

Erdoğan: Kalleş saldırıyı lanetliyorum Haber

Erdoğan: Kalleş saldırıyı lanetliyorum

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lalahan'da, ROKETSAN Üretim Tesisleri Açılışı, Seri Üretim Teslimatları ve Temel Atma Töreni'nde önemli açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde: Beşiktaş'taki kalleş saldırıyı lanetliyorum. Yaralı polislerimize acil şifalar diliyor, İstanbul emniyeti ve halkına geçmiş olsun diyorum. Terörün her türlüsüyle mücadelemizi kararlılıkla sürdürecek ve zaman ayarlı provokasyonlarla Türkiye'nin güven iklimine zarar verilmesine müsaade etmeyeceğiz. Karada, denizde, havada destan yazan TSK'nın geliştirdiği proje ve başarılarına her gün yenisini ekleyen ROKETSAN ailesinin her bir mensubunu selamlıyorum. Biz şehitleriyle yaşayan ve şehitlerinin de yaşadığına inanan bir milletiz. Bayrağımız gururla dalgalansın diye, vatanımız baki, devletimiz özgür olsun diye tüm şehitlerimizi yad ediyorum. Savunma sanayisinde canını dişine takarak çalışan gövdesini de taşın altına koyarak tüm çalışanlara teşekkür ediyorum. Bugün savunmada tam bağımsız Türkiye yolunda çok önemli bir eşiği daha geride bırakıyoruz. Savunma sanayimizi daha güçlü bir hale getirecek bu yatırımlarla hava savunma sistemimizi güçlendirecek, stratejik gücümüzü artıracak, akıllı mühimmat ailemize ve AR-Ge kapasitemize çok önemli katkılar yapacağız. Yatırım bedeli 1 milyar dolara toplam yatırım ölçeği 3 milyar dolar ulaşan bu yatırımlarla menzile daha da hızlı ulaşacağız. Dijitalleşme ve yapay zeka temelli algoritmaların savunma konseptlerini sil baştan şekillendirdiği bir dönemi yaşıyoruz. Sahada ihtiyaç duyulanların niteliği de değişiyor. Yakın çevremizde patlak veren savaş buna çok yakından şahitlik ediyoruz. Artık teşhis, tespit, karar alma, müdahale ve imha süreçlerinde milisaniyelerin dahi büyük bir fark oluşturduğunu en iyi sizler biliyorsunuz. -nsansız teknolojilerin ve siber uzaydaki konumlandırmaların her şeyi şekillendirdiği bir noktadayız. Bu yeni şekillenen nizamın kurucu aktörlerdeniz. Siper savaşların yerini siber savaşların aldığı bu yeni döneme ayak uydurmakta zorlanmıyoruz. Son 23 yıldır geliştirdiğimiz ürün, sistem, yazılım ve platformlarla ve kurumsal kapasitelerimizle bu alanda norm koyan ülkelerinden biri haline geldik. Türkiye kendi mühimmatını geliştiren bir ülkedir. Talep etmeleri durumunda dostlarımızın yanına koşuyor, küresel barışa katkı sunuyoruz. Bugün savunma sanayi alanında parmakla gösterilen bir ülke olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Etrafımızda dronelar uçuşurken biz kendimizi güvende hissediyoruz. Her şeyden önce kendi bileğimizin gücüne güveniyoruz. Rakiplerimiz ve hasımlarımız da bunu iyi biliyor. Önemi bugünlerde anlaşılan gurur verici seviyelere asla kolay gelmedik. Hak etmediğimiz kısıtlamalara maruz kaldık. Ama hiçbirine boyun eğmedik. Biz Sinop'ta füze testleri yaparken ana muhalefet balıklar ürküyor diyordu. Bu zatın timsah gözyaşlarıyla uyguladığı selefi ise ülkemizin yangın yerine döndüğü bir dönemde bunlara ne gerek var diyordu. İktidara gelince savunma sanayisine dokunacağız diyeninden nice sabotaj girişimiyle karşılaştık. Bunlara kulak verseydik savunma sanayisinde bugün geldiğimiz noktanın yakınından bile geçemezdik.

Gazze Kasabı Netanyahu'dan "hayattayım" videosu Haber

Gazze Kasabı Netanyahu'dan "hayattayım" videosu

ABD ve İsrail'in İran'a 28 Şubat'ta başlattığı saldırıların ardından İran'ın misilleme saldırılarından birinde bir füzenin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun konutuna isabet ettiği iddiaları sosyal medyada 2-3 gündür dolaşımda. Paylaşımların ardından İsrail Başbakanlık Ofisi'nin X hesabından yapılan kısa süreli bir paylaşımda ise "Kendisine ulaşmak için çabalarımız sürüyor" ifadeleri yer almış, paylaşım daha sonra yayından kaldırılmıştı. Bunların üzerine Netanyahu'ya ait bir videoda yapay zeka emarelerinin görülmesi de, Netanyahu'nun sağlık durumu ile ilgili spekülasyonları artırdı. GÜVENLİK TOPLANTISINA DA KATILMADI 14 Mart'ta gerçekleştirilen ve Savunma Bakanı Katz'ın başkanlık ettiği güvenlik toplantısında Binyamin Netanyahu'nun olmayışı da tüm bunların üzerine tuz biber ekerek teorileri iyice alevlendirdi. KAHVECİDE ORTAYA ÇIKTI 14 Mart gecesi İsrail Başbakanlık Ofisi'nden iddialar yalanlanırken bugün (15 Mart) İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'dan "Hayattayım" paylaşımı geldi. "Bana ne diyorlar. İzleyin" notuyla paylaşılan videoda, Netanyahu'nun bir kahve dükkanından kahve aldığı görülüyor. Netanyahu videoda yaptığı kısa konuşmada, "Kahve içmek için can atıyorum, anlarsınız ya? Ama halkım ve onların davranışları muhteşem! Yurt dışına gidenlere: Gidin, ama korunan bir bölgenin yakınında kalın. Desteğiniz muhteşem; bana, hükümete ve IDF'ye güç veriyor. Şu anda paylaşamayacağım şeyler yapıyoruz, ama bugün İran ve Lübnan'da da çok güçlü operasyonlar var. Her zaman İç Cephe Komutanlığı'nın emirlerine uyun. Devlet başkanları bile, her zaman korunan bir odanın yakınında olur. Elimizden geleni yapacağız. Kahve için teşekkürler. Kalori konusunda bilgim yok, bu benim için tehlikeli görünüyor." ifadelerini kullandı. Netanyahu'nun yapay zeka iddialarını çürütmek amacıyla ayrıca videoda iki elinin beş parmağını göstermesi de dikkat çekiyor. Bir önceki video mesajında yapay zeka emaresi olarak parmak sayısındaki tutarsızlık tartışma konusuydu.

Netanyahu öldü mü? İddiaları güçlendiren görüntü Haber

Netanyahu öldü mü? İddiaları güçlendiren görüntü

İran ile İsrail ve ABD arasında devam eden sava sürerken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında dikkat çekici iddialar ortaya atıldı. Netanyahu'nun yaptığı bir basın açıklaması sırasında paylaşılan görüntülerde elinin altı parmaklı görünmesi, videonun yapay zeka ile oluşturulmuş olabileceği yönündeki tartışmaları alevlendirdi. GÖRÜNTÜDEKİ DETAY TARTIŞMA BAŞLATTI Sosyal medyada hızla yayılan görüntülerde Netanyahu'nun konuşma sırasında elini kaldırdığı bir karede altı parmaklı göründüğü öne sürüldü. Yapay zeka tarafından üretilen görüntülerde sıkça görülen "el ve parmak anatomisini doğru oluşturamama" hatasının bu videoda da yer aldığı, görüntünün gerçekliği konusunda şüphelerin dile getirilmesine neden oldu. SOSYAL MEDYADA FARKLI İDDİALAR GÜNDEME GELDİ Söz konusu iddialar, Netanyahu'nun son günlerde kamuoyu karşısına sınırlı şekilde çıkması ve güvenlik önlemlerinin artırıldığı yönündeki haberlerle birlikte tartışılmaya başlandı. Ayrıca ABD'nin Orta Doğu Temsilcisi Steve Witkoff ile Jared Kushner'ın İsrail'e planlanan ziyaretlerinin iptal edilmesi de çeşitli yorumlara neden oldu. NETANYAHU ÖLDÜ MÜ? Bunun yanı sıra bazı sosyal medya hesapları, İsrail'in aşırı sağcı Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir ile Netanyahu'nun saldırılarda hayatını kaybettiği ancak bu durumun gizlendiği yönünde doğrulanmamış iddialar ortaya attı. Öte yandan ortaya atılan iddialara ilişkin İsrail hükümeti veya resmi kaynaklardan herhangi bir doğrulama yapılmadı.

BTSO: Tekstilden vazgeçme lüksümüz yok Haber

BTSO: Tekstilden vazgeçme lüksümüz yok

BTSO’nun Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı, iş dünyasının referans eğitim merkezi Bursa Business School’da gerçekleştirildi. Meclis üyelerinin yoğun katılımıyla düzenlenen toplantıda konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ölçekte dengelerin hızla değiştiğini, iş dünyasının bu dönüşüme uyum sağlamak zorunda olduğunu ifade etti. Bir tarafta teknolojinin üretim modellerini değiştirdiğini, diğer tarafta tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiğini belirten Başkan Burkay, “Yapay zekâ, veri ekonomisi, yeşil mutabakat, savunma ve uzay teknolojilerindeki gelişmeler artık gündelik hayatın parçası haline geldi. Böyle bir çağda şirketlerimizi dünün refleksleriyle yönetemeyiz. Bilgiye yatırım yapmadığımız takdirde ağır bedeller ödeyebiliriz. İşletmelerin en büyük sermayesi artık fiziki varlıkları değil, bilgi birikimi ve adaptasyon kabiliyetidir.” dedi. “Mekanlar Betonla Değil İçindeki Fikirlerle Büyür” Bu süreçte kentin sanayi ve ticaret hafızasını geleceğin diliyle buluşturan projelerin önemine dikkat çeken İbrahim Burkay, BTSO çatısı altında ortak aklı harekete geçirerek gerçekleştirdikleri TEKNOSAB, GUHEM, BUTEKOM ve Model Fabrika gibi projelerin bu vizyonun birer parçası olduğunu söyledi. “Biz mekânları betonla değil, içindeki fikirlerle büyütmeyi hedefledik.” diyen İbrahim Burkay, özellikle Bursa Business School’un iş dünyasının strateji geliştirdiği, yöneticilerin küresel trendleri analiz ettiği ve şirketlerin dönüşüm programlarını kurguladığı bir merkez olarak tasarlandığını söyledi. Uludağ’ın dört mevsim yaşayan bir çekim merkezine dönüşmesinin de aynı vizyonun bir parçası olduğunu belirten İbrahim Burkay, eğitim, kongre ve sektör buluşmalarıyla bölgenin 12 ay aktif hale gelmeye başladığını dile getirdi. “Tekstilden Vazgeçme Lüksümüz Yok” Küresel ölçekte tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu kritik dönemde, kentin üretim kaslarını bir üst lige taşıma kararlılığında olduklarını ifade eden Başkan Burkay, stratejik dönüşümün lokomotif sektörlerdeki etkisine değindi. Başta tekstil ve hazır giyim olmak üzere emek yoğun kolların ciddi bir darboğazdan geçtiğini ancak bu alanların ekonominin omurgası olmaya devam ettiğini hatırlatan Burkay, yıllık 30-35 milyar dolarlık ihracat katkısı ve 1 milyona yaklaşan istihdam gücüyle tekstilin ekonominin temel taşlarından biri olduğunu ifade etti. “‘Bitti, bitiyor’ denilen bu devasa sektör bugün hâlâ dünyanın en güçlü markalarının en güvenilir iş ortağı konumunda. Yüzyıllara dayanan bu birikimi kaybetme lüksümüz yok. Geleneksel üretim gücümüzü teknik ve fonksiyonel tekstillerle harmanlayarak sektörü daha üst bir lige taşımak zorundayız.” ifadelerini kullanan Başkan İbrahim Burkay, şöyle devam etti: “Türkiye ve bilhassa Bursa, dünyanın en köklü üretim merkezleri arasında. Bizim bu kazanımlarımızı kaybetme lüksümüz yok. Yapmamız gereken; yeni iş modellerini hızla sistemimize entegre etmektir. Geleneksel üretim gücümüzü teknik ve fonksiyonel tekstillerle harmanlayarak sektörü çok daha nitelikli, dirençli ve vazgeçilmez bir küresel güce dönüştürmeliyiz. BUTEKOM bünyesindeki Türkiye’nin en büyük mükemmeliyet merkezleri, konvansiyonel üretim yapan firmalarımızın teknik alanlara geçişinde önemli bir itici güçtür. Bu stratejik dönüşümle tekstil başta olmak üzere tüm üretim değerlerimizi çok daha nitelikli, dirençli ve küresel ölçekte vazgeçilmez bir konuma taşıyacağımıza inanıyorum.” KFA Fuarcılık ile Savunma Sanayinde Küresel Rol BTSO’nun iştirakleriyle birlikte Türkiye’nin en büyük ticaret platformlarında etkin rol üstlendiğini belirten Burkay, “IDEF, dünyanın en büyük savunma sanayi fuarlarından biri. 3-9 Mayıs 2027 tarihlerinde fuarımızı iştirakimiz KFA Fuarcılık organizasyonunda gerçekleştireceğiz. Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı ile iş birliği protokolümüzü imzaladık. Savunma sanayi, ülkelerin stratejik gücünü belirleyen en kritik alanların başında geliyor. Yüksek teknoloji üretme kabiliyeti, mühendislik altyapısı ve ihracat potansiyeli ekonomik bağımsızlığın temel unsurlarıdır. KFA organizasyonuyla 2025’te elde ettiğimiz başarıyı 2027’de daha ileri taşımayı hedefliyoruz.” dedi. “Ortak Akıl ve Dayanışma En Büyük Gücümüz” Ekonomide zorlu bir dönemden geçildiğini ancak Bursa iş dünyasının güçlü bir dayanışma kültürüne sahip olduğunu belirten Burkay, “Odamızın son yıllardaki en önemli kazanımlarından biri ortak akıl iradesidir. Farklı görüşleri aynı masada buluşturabilme olgunluğumuz var. Bursa iş dünyasının ortak menfaatini kişisel önceliklerin önüne koyabilme iradesine sahibiz. Bu meclis her zaman birlik ve beraberliğini en güçlü şekilde ortaya koydu. Bu duruşu koruduğumuz sürece Bursa’mızın potansiyelini daha ileri taşıyacağımıza yürekten inanıyorum. Dağınık duruşlar zayıflık üretir, ortak duruş ise güç üretir. BTSO’nun en büyük sermayesi işte bu birlik ve beraberlik ruhudur. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da 60 bini aşkın üyemizin yanında olmaya devam edeceğiz.” diye konuştu. Meclis Başkanı Ali Uğur’dan İş Dünyasına Yardım Teşekkürü Toplantıda ayrıca BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur da Ramazan ayının birlik ve dayanışma duygularını pekiştirmesini temenni ederek, “Her yıl olduğu gibi bu yıl da Ramazan ayının manevi iklimini paylaşmanın sorumluluğuyla, ihtiyaç sahiplerine yönelik erzak kolisi desteklerimizi gerçekleştirdik. Katkı sunan, destek veren tüm meclis üyelerimize gönülden teşekkür ediyorum. BTSO olarak 70 meslek komitemizle birlikte ortak akıl, istişare ve iş birliği kültürüyle çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz.” dedi.

Bursa iş dünyası BUSİAD iftarında buluştu! Haber

Bursa iş dünyası BUSİAD iftarında buluştu!

İftar davetinin açılışında konuşan BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu, BUSİAD olarak Ramazan ayının ilk iftarını düzenlemeyi önemsediklerini, bunun bir gelenekten öte, birlik ve beraberliğe verilen önemin somut bir göstergesi olduğunu ifade etti. Hatunoğlu, “48 yıllık geçmişimiz boyunca oluşturduğumuz deneyim, özgüven, güvenilirlik ve kurumsal birikimle sadece bugünü değil, geleceği de konuşuyoruz. Çünkü BUSİAD yalnızca bir gönüllü kuruluş değildir; aynı zamanda bir öngörü kuruluşudur. Kentini, ülkesini ve dünyayı okuyabilen; riskleri ve fırsatları analiz edebilen bir aklın temsilcisidir” dedi. KÖPRÜ OLMAK... “Biz geçmiş ile gelecek arasında köprü olmak istiyoruz” diyen Hatunoğlu, “Doğal kaynaklarımızın, ekonomik değerlerimizin, kurumsal birikimimizin, insan kaynağımızın gelecek kuşaklara sağlıklı biçimde aktarılmasını önemsiyoruz. Bu kaynaklar yalnızca su, toprak, enerji değildir. Aynı zamanda sermaye, bilgi, deneyim ve insan birikimidir” ifadelerini kullandı. Hatunoğlu, şöyle devam etti: “Bursa’nın en büyük gücü yalnızca organize sanayi bölgeleri, lojistik avantajları ya da üretim hacmi değildir. Bursa’nın en büyük gücü insandır. Bu kent, 1960’larda organize sanayi anlayışına öncülük etmiş bir kenttir. Dönüşümün pilot şehri olmuştur. Bugün de yeni bir dönüşümün yeşil, dijital ve toplumsal dönüşümün öncüsü olabilir. Biz BUSİAD Yönetim Kurulu olarak buna inanıyoruz. Üçlü dönüşümde bizim için belki de en kritik başlık toplumsal dönüşümdür. Çünkü teknoloji ancak onu doğru anlayan, doğru kullanan insanla anlam kazanır. Bilimsel aklı rehber edinen, üretimin değerini bilen, yenilikçi, sorumluluk sahibi, empati kurabilen, insan olmanın erdemini kaybetmeyen bir toplum için çalışıyoruz.” YAPAY ZEKA İNSAN İLİŞKİSİ... Kendisinin de 44 yıldır bilişim sektöründe faaliyet gösteren bir iş insanı olduğunu kaydeden Hatunoğlu, “Yapay zekâ insanın yerini almayacak. Aksine, ona uyum sağlayan, onu doğru kullanan insanı daha değerli kılacak” ifadelerini de kullandı. Hatunoğlu, bunun yapay zekâyı, teknolojiyi, dijitalleşmeyi doğru araçlar olarak görüp, asıl merkeze insanı koymakla mümkün olacağını da kaydetti. “Çünkü insanın iyi duyguları, ortak yaşama bilinci, daha iyi bir dünya kurma arzusu galip gelmedikçe hiçbir teknoloji bizi ileriye taşıyamaz” diyen Hatunoğlu, “Ortak akıl üretmeye, Ortak eylem planları oluşturmaya ve yarattığımız değeri toplumsal gelişime dönüştürmeye çalışıyoruz. Önümüzdeki dönemde oluşturacağımız stratejik planımızla, bu çabalarımızı 50. yılımıza güçlü bir şekilde taşımayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu. EKONOMİK KONULAR... Hatunoğlu, şunları da kaydetti: “Ayrıca ekonomi ve iş insanlarının sesi olma sorumluluğumuzun da bilincindeyiz. İçinden geçtiğimiz dönemde hepimiz biliyoruz ki iş dünyasının karşı karşıya olduğu sorunlar yalnızca firmaların değil, aynı zamanda kentimizin ve ülkemizin geleceğini de doğrudan etkilemektedir. Finansman koşulları, maliyet baskıları, küresel rekabet, jeopolitik riskler… Tüm bu başlıklarda iş dünyası adına sahadan gelen gerçek verilerle konuşulması gerekiyor. Bu bağlamda BUSİAD, gerektiğinde yapıcı ama net bir duruş sergileyecektir. Biz eleştirmek için değil, çözüm üretmek için konuşacağız. Gündem oluşturmak için değil, ortak akıl oluşturmak için çalışacağız. Çünkü inanıyoruz ki; iş dünyasının sesi duyulmadan sağlıklı bir ekonomik iklim inşa edilemez.” Hatunoğlu, sözlerini; “Önce insan olduğumuzu unutmadan, ortak iyiliği gözeterek, birlik ve beraberlik içinde, daha adil, daha üretken ve daha yaşanabilir bir Bursa için çalışmaya devam edeceğiz” diyerek sözlerini tamamladı. ACİL İHTİYAÇ VAKFI... BUSİAD iftar programında konuşan Acil İhtiyaç Projesi Vakfı Kurucu Başkanı Dr. Ebru Nurluoğlu ise, “Geleceği İyilikle Beslemek” başlıklı bir sunum yaptı. Nurluoğlu, farklı coğrafyalarda farklı riskler alarak dünyadaki yetimhaneleri dolaşarak yardımcı olmaya çalıştıklarını kaydetti. Nurluoğlu, sosyal sorumluluktan sosyal zorunluluğa geçilmesi gerektiğini de kaydederek, Edmund Burk’un, “Kötülüğün zaferi için gereken tek şey iyilerin bir şey yapmamasıdır” sözünü kullandı. Nurluoğlu, kendisinin dünyada yardım işlerindeki özel anlarını da dinleyenlere aktardı. -- Bu e-postanın içeriği gizlidir ve yalnızca mesajda belirtilen alıcıya yöneliktir. Bu mesajın herhangi bir bölümünü, gönderenin yazılı onayı olmaksızın herhangi bir üçüncü kişi ile paylaşmak kesinlikle yasaktır. Bu mesajı yanlışlıkla aldıysanız, lütfen bu iletiyi yanıtlayın ve daha sonra silin, böylece gelecekte böyle bir hatanın oluşmamasını sağlayabiliriz. Kişisel verileri korumak ve bu verileri sadece müvekkillerimizin bizden beklediği şekilde kullanmak en büyük önceliğimizdir. Bu kapsamda 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve alt mevzuatlarına uygunluk bizim için önemlidir. The content of this email is confidential and intended for the recipient specified in the message only. It is strictly forbidden to share any part of this message with any third party without the written consent of the sender. If you received this message by mistake, please reply to this message and follow with its deletion, so that we can ensure such a mistake does not occur in the future. It is our highest priority to protect personal data and to only use it the way our contacts would expect us to. Compliance with statutory Turkish Personal Data Protection Law No: 6698 and its regulations is therefore a matter of importance for us.

86 yaşındaki çiftçi 15 milyon dolarlık teklifi reddetti Haber

86 yaşındaki çiftçi 15 milyon dolarlık teklifi reddetti

Amerika Birleşik Devletleri'nin Pennsylvania eyaletinde yaşayan 86 yaşındaki çiftçi Mervin Raudabaugh, günümüzün ekonomik hırslarına meydan okuyan bir karara imza attı. Raudabaugh, yapay zeka veri merkezi kurmak isteyen teknoloji devlerinin yaklaşık 15 milyon dolarlık (yaklaşık 515 milyon TL) dudak uçuklatan teklifini, topraklarını korumak adına reddetti. "ÇİFTLİĞİMİ YOK ETMEYE NİYETİM YOK" The People'ın haberine göre Cumberland County bölgesinde 60 yılı aşkın süredir aynı arazide alın teri döken Raudabaugh, 261 dönümlük çiftliğini satmama gerekçesini duygusal ve net sözlerle özetledi: "Bu benim hayatımın bir parçası. Çiftliğimi yok etmeye hiç niyetim yok." Aile geçmişini ve toprağın doğal değerini her türlü maddi kazancın üzerinde tutan yaşlı çiftçi, teknoloji devlerinin betonlaşma teklifine kapıyı tamamen kapattı. 15 MİLYON DOLAR YERİNE 1.9 MİLYON DOLARI SEÇTİ Raudabaugh, arazisinin geleceğini garanti altına almak için alışılagelmişin dışında bir yol izledi. Araziyi satmak yerine, mülkün geliştirme haklarını Lancaster Farmland Trust adlı doğa koruma programına devretti. Bu anlaşma karşılığında kendisine yapılan teklifin çok altında, yaklaşık 1.9 milyon dolar ödeme aldı. Ancak bu karar, arazinin sonsuza kadar "sadece tarım amaçlı" kullanılmasını ve üzerinde hiçbir yapılaşma yapılamamasını yasal olarak güvence altına aldı. Anlaşma sayesinde Raudabaugh'ın arazisi, o hayatta olmasa bile asla bir veri merkezine veya sanayi bölgesine dönüşmeyecek. Gelecek nesillere yeşil bir miras bırakmanın huzurunu yaşadığını belirten Raudabaugh, "Bu toprağın herkes için güzel ve tarım amaçlı kalmasını istiyorum" diyerek asıl zenginliğin toprak olduğunu belirtti. Elif Yeşil

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.