Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yem

Haberia - Yem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yem haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa'da kurban pazarı sessiz! Anahtar Parti esnafın derdini dinledi Haber

Bursa'da kurban pazarı sessiz! Anahtar Parti esnafın derdini dinledi

Erzincan’dan Bursa’ya gelen bir besici, 28 büyükbaş hayvan getirdiğini ancak günlerdir sadece 7’sini satabildiğini söyledi. Besici, “Nakliye, yem, kendi geçimimiz derken 20 günlük maliyetimiz yaklaşık 500 bin lirayı buluyor. Kazandığımız para ise sattığımız 7 hayvandan toplam 700 bin lira. Geri kalan hayvanları satamazsak zarar edeceğiz” dedi. Besiciler, pazar alanındaki fiziki şartların da yetersiz olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Mezbaha var ama hijyenik değil. Zemin çok kaygan olduğu için hayvanlar düşüp sakatlanıyor. Yüzde 2 civarında hayvan zayiatı yaşıyoruz. Tırtıklı ve güvenli zemin yapılması gerekiyor. Yatma alanları yanlış planlanmış. Yağmur yağınca çadırların içine su akıyor. Hayvanların yanında çekyat alıp yatmak zorunda kaldık. Yem karma alanı bile bu sene kiraya verilmiş. Tozun, toprağın içinde yem karmak zorunda kalıyoruz. Hem müşteri rahatsız oluyor hem biz hem de hayvanlar.” Ziyaret sonrası açıklama yapan Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, Osmangazi Hayvan Pazarı’nın yıllardır çözülemeyen sorunlarla gündeme geldiğini belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: “10 yıl önce belediye tarafından yapılan Osmangazi Hayvan Pazarı, projelendirme aşamasından kiralama sürecine kadar hatalarla dolu bir yapıya dönüşmüştür. Türkiye’nin dört bir yanından gelen üreticiler burada hem ekonomik hem insani anlamda ciddi mağduriyet yaşıyor. Üretici kazanamazsa vatandaş uygun fiyata et yiyemez. Bugün burada hem satıcı mutsuz hem vatandaş mutsuz. Son yılların en kötü kurban pazarı dönemlerinden birine şahit olduk.” Aslan, Anahtar Parti’nin hayvancılık politikalarına ilişkin de çözüm önerilerini sıraladı: “Hayvancılık stratejik bir milli güvenlik meselesidir. Anahtar Parti olarak üreticiyi aracılara ezdirmeyen yeni bir sistem öneriyoruz. Canlı hayvan nakliye desteği artırılmalı, yem maliyetlerinde üreticiye doğrudan destek sağlanmalı, bölgesel hayvan pazarları modern ve hijyenik hale getirilmelidir. Pazarlarda zeminler hayvan sağlığına uygun şekilde yeniden yapılmalı, ücretsiz yem karma alanları oluşturulmalı ve üreticilerin barınma ihtiyaçları insani koşullarda karşılanmalıdır." Vatandaşın kurban fiyatına yetişemediğini dile getiren Aslan, yurtdışında 5 bin liraya kurban kesildiğini ve milletin ibadet için bu seçeneği kullandığını dile getirdi. Türkiye'de et yemenin lüks olduğunu artık ibadet etmenin de lükse koştuğunu ifade eden Aslan, "Emekli ikramiyeleri ile bir kurban alınan dönemlere milletimizi Anahtar Parti iktidarında kavuşturacağız" dedi. Pazardaki üreticiler ise yetkililerin artık kalıcı çözüm üretmesini isteyerek, mevcut şartlarla gelecek yıl Bursa’ya gelmeyi düşünmediklerini ifade etti.

Tarım Kredi ve gübre krizi büyüyor! CHP'den açıklama Haber

Tarım Kredi ve gübre krizi büyüyor! CHP'den açıklama

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın “gübre stokları yeterli, arz güvenliğini tehdit eden bir durum yok” açıklamasını hatırlatan Sarıbal, sahadaki uygulamanın farklı olduğunu belirtti. Sarıbal, gübre stoklarının yeterli olduğuna ilişkin açıklamalara rağmen çiftçilerin peşin ödeme yapmak istese bile gübre alamadığını söyledi. Milletvekili Sarıbal’ın aktardığına göre çiftçi Hüseyin Kaya, peşin parayla gübre almak için Gürsu Tarım Kredi Kooperatifi’ne gitti. Ancak kooperatif yetkilileri kendisine “Peşin gübre satmıyoruz, vadeli satıyoruz” yanıtını verdi. Buna göre çiftçi peşin ödeme yapmak istediğinde gübre verilmezken, vadeli satış kabul edildiğinde gübre temin edilebiliyor. Milletvekili Sarıbal, çiftçilere vadeli satış dayatıldığını belirterek, “Çiftçiler neden peşin gübre alamadığını sorduğunda ise stokçuluk yapıldığı yanıtını veriyorlar. Gübre stoklarının yeterli olduğu söylenirken, çiftçiye peşin satış yapılmıyorsa bu stokçuluk değil midir? Tarım Kredi Kooperatifleri çiftçinin kurumu mudur, yoksa çiftçiyi borçlandırmanın aracı mı?” diye konuştu. Tarım girdilerindeki yüksek maliyetlerin üreticiyi zorladığını belirten Sarıbal, “Gıda enflasyonu yıllık yüzde 36,44, aylık yüzde 6,89. Sofranın tamamı zamlı. Meyvesi yenen sebzeler yüzde 33, baklagil yüzde 21,6, süt ürünleri yüzde 16, sebze, yoğurt, turunçgil yüzde 14. Yani kahvaltı da zamlı, akşam yemeği de zamlı, çocuğun beslenme çantası da zamlı. Enflasyon liginde listenin zirvesinde Güney Sudan ve İran’dan sonra üçüncüyüz. Ekonomi politikasının röntgeni bu. Çünkü gıda enflasyonu; faizin, girdi bağımlılığının, tarım desteklerinin yetersizliğinin ve ithalata dayalı üretim modelinin sonucudur. Eğer mazot ithalse, gübre ithalse, yem hammaddesi ithalse, kur arttığında maliyetin artması fizik kanunu gibidir. Zincirin tamamı yanlış kurulmuşsa, sorun halkalarında değil, zinciri kuran akıldadır. Gıda enflasyonu bu seviyedeyse, ekonomi yönetimi en temel sınavdan kalmış demektir” ifadelerini kullandı.

Çiftçinin Bağ-Kur ve vergi borcu krediyle tahsil edilecek! Haber

Çiftçinin Bağ-Kur ve vergi borcu krediyle tahsil edilecek!

Cumhurbaşkanlığı kararıyla 1 Ocak 2026 itibariyle sübvansiyonlu tarım kredisi kullanmak isteyen çiftçilere “SGK prim borcu ve vergi borcu olmaması” şartı getirilmişti. Bu şart, borcu olan birçok çiftçinin krediye erişememesine neden olmuş ve yoğun tepkilere yol açmıştı. 15 Şubat 2026 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan yeni düzenleme ile borcu olan çiftçiler için yeni bir çözüm modeli getirildi. Buna göre, Bağ-Kur veya vergi borcu bulunan çiftçiler, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığıyla Hazine destekli kredi kullanarak borçlarını ödeyebilecek. Kredi tutarı doğrudan ilgili kurumlara aktarılacak ve borcun kapatılmasının ardından çiftçi sübvansiyonlu üretim kredisi kullanabilecek. Yeni uygulamada borç ödeme kredisi için üst limit 300 bin lira olarak belirlendi. Bu krediye yüzde 25 faiz indirimi uygulanacak. Böylece özellikle küçük ölçekli çiftçilerin krediye erişiminin kolaylaştırılması hedefleniyor. Öte yandan, temel hayvansal ve bitkisel üretim kapsamında verilen ve 400 bin liraya kadar olan ayni kredilerde, 31 Aralık 2026 tarihine kadar “borcu yoktur” şartı aranmayacak. Bu krediler, mazot, gübre, yem ve ilaç gibi tarımsal girdilerin temininde kullanılabilecek. Yetkililer, yapılan düzenlemenin hem çiftçinin üretime devam edebilmesini sağlamak hem de kamu alacaklarının tahsilini kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirildiğini belirtti. Ancak yeni uygulamanın çiftçinin borç yükünü artırabileceği yönünde değerlendirmeler de yapılıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.