Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Zafer Partisi

Haberia - Zafer Partisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Zafer Partisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ümit Özdağ: Zafer Partisi sahada Haber

Ümit Özdağ: Zafer Partisi sahada

Bursa programı kapsamında Genel Merkez heyetiyle birlikte temaslarda bulunduklarını belirten Özdağ, İnegöl’ün ardından Bursa merkez ve farklı illerde ziyaretlerini sürdüreceklerini ifade etti. Parti olarak sahada aktif olduklarını vurgulayan Özdağ, “Zafer Partisi olarak biz sahadayız ve sahada çalışmalarımızı yüksek bir tempoyla sürdürüyoruz” dedi. Son dönemde okullarda yaşanan şiddet olaylarına ilişkin soruyu da yanıtlayan Özdağ, bu tür olayların yalnızca güvenlik önlemleriyle açıklanamayacağını belirtti. Basın ve sosyal medyada olay görüntülerinin paylaşılmasının doğru olmadığını savunan Özdağ, “Basının otokontrolle bu konuya yaklaşması gerekiyor. Asla görüntü olmamalı” ifadelerini kullandı. Eğitim ortamlarında şiddet riskine ilişkin akademik çalışmalara değinen Özdağ, sorunun çok boyutlu olduğunu ve sosyolojik ile psikolojik faktörlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Partisinin oy oranına ilişkin anket sorusunu da yanıtlayan Özdağ, anketlerin güvenilirliği konusunda tartışmalar bulunduğunu belirterek, “Ben anketler üzerinden konuşmaktan çok sahadaki canlılık üzerinden değerlendirme yapmayı tercih ediyorum” dedi. CHP ile olası siyasi iş birliğine yönelik soruya da değinen Özdağ, herhangi bir partiyle ittifaktan ziyade ilkesel bir birliktelikten söz ettiklerini ifade etti. Özdağ, “Biz herhangi bir siyasi partiyle ittifaktan bahsetmiyoruz, bir ilke etrafında birleşmekten bahsediyoruz. O ilke Cumhuriyet’in kuruluş ilkeleri ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür” diye konuştu. CHP’ye yönelik değerlendirmelerde de bulunan Özdağ, “Bizim CHP’ye yaptığımız çağrı kamuoyu önünde çok açıktır” ifadelerini kullandı. Özdağ, konuşmasının sonunda İnegöl’ün ekonomik yapısına da değinerek ilçenin ihracat başarısını ve sanayi çeşitliliğini övdü. İnegöl’ün önemli bir ekonomik başarıya imza attığını belirten Özdağ, bölge halkını tebrik etti.

Ümit Özdağ'dan Tanju Özcan ziyareti sonrası sert sözler! Haber

Ümit Özdağ'dan Tanju Özcan ziyareti sonrası sert sözler!

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, irtikap suçlamasıyla tutuklanan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ı Sincan Cezaevi'nde ziyaret etti. Ziyaret sonrası açıklamalarda bulunan Özdağ, hukuki süreci ve Türkiye'deki ceza hukuku anlayışını eleştirdi. "Yargıtay kararlarına göre tutukluluk olmamalı" Özdağ, Tanju Özcan'ın tutukluluğuna ilişkin şunları söyledi: "Tutukluluğunun üzerinden bir aydan fazla süre geçti. İrtikap gibi bir suçlamayla tutuklandı. Oysa Yargıtay'ın almış olduğu kararlar var. Yargıtay kararlarına göre böyle bir tutukluluğun hiç olmaması gerekiyor." "MASAK raporu tertemiz" Tüzel kişiler lehine irtikap suçu işlenemeyeceğine dair Yargıtay tespitini hatırlatan Özdağ, MASAK raporunun temiz çıktığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "MASAK raporu çıktı. Tertemiz olduğu ifade ediliyor hem başkan tarafından hem avukatları tarafından. Buna rağmen tutukluluk incelemede tutukluluğun uzatılmasına karar verildi." "Düşman ceza hukuku anlayışı" Özdağ, yaşananları hukuki süreçlerin ötesinde bir sorun olarak değerlendirdi: "Bütün bunlar aslında hukuki süreçler olmanın ötesinde, Türkiye'de yaşanan bir düşman ceza hukuku anlayışının yansımalarıdır. Siyaseti hukuku kullanarak şekillendirme girişimleri çerçevesinde değerlendirilmelidir." "Öğrencilere burs çabası cezaevine düştü" Tanju Özcan'ın asıl suçunun öğrencilere burs bulma çabası olduğunu vurgulayan Özdağ, ekonomik krizin gençliği ağır etkilediğini söyledi: "Tanju Başkan'ın yaptığı şey öğrencilere burs bulma çabasıdır. Hiçbir dönemde öğrencilerin bu kadar burs peşinde koştuğunu görmedim. Öğrenciler parasızlıktan ya okulu bırakmak zorunda kalıyor ya da burs bulmak için çırpınıyorlar. Her gün WhatsApp'tan öğrencilerden burs çağrısı alıyorum." "Vicdanen izah etmek mümkün değil" Özdağ, Tanju Özcan'ın beraat ederek tahliye olacağına inandığını ancak asıl sorunun farklı olduğunu belirtti: "Vicdanen izah etmek mümkün olmayan bir durum. Tanju Başkan beraat ederek, aklanarak en kısa zamanda çıkacaktır. Ama mesele onun çıkmasının ötesinde, düşman ceza hukuku anlayışının sona ermesi ve anayasanın 10. maddesinin tekrar yaşama geçmesidir." "Muhalifseniz birbirinizi cezaevinde ziyaret ediyorsunuz" Bir soru üzerine Tanju Özcan'ın kendisine mesaj gönderip göndermediğini yanıtlayan Özdağ, şu çarpıcı değerlendirmeyi yaptı: "Muhalifseniz Türkiye'de birbirinizi cezaevinde ziyaret ettiğiniz bir süreç içerisine itiliyorsunuz. Bu Türkiye'de barışa, toplumsal barışa, hukuk devletine, demokrasiye hizmet etmez. Aksine bütün bunları zehirler ve zehirliyor."

Zafer Partisi: Türkiye demografik beka meselesiyle karşı karşıya Haber

Zafer Partisi: Türkiye demografik beka meselesiyle karşı karşıya

Karamahmutoğlu, yaptığı basın açıklamasında, Türkiye’nin dünyada en fazla sığınmacı barındıran ülkelerden biri olduğunu vurgulayarak, “Yasadışı, kaçak nüfus olarak adlandırdığımız bu tablo, demografik bir işgal altında olduğumuzu göstermektedir. Demografik göçe ‘hoş geldin’ diyen AKP hükümetini bu tanımlama hep rahatsız etmiştir” ifadelerini kullandı. “27 yılda 90 yıllık nüfus düşüşü yaşandı” Aile Bakanı Mahinur Göktaş’ın açıklamalarına dikkat çeken Karamahmutoğlu, “Bakan Göktaş, bazı ülkelerin 90 yılda yaşadığı nüfus düşüşünü Türkiye’nin 27 yılda yaşadığını itiraf etti. Bu 27 yılın 23 yılında AKP iktidardaydı. Çoban bulamadığınız için ülkemizi kaçak göçmen cennetine çevirdiniz, şimdi ilkokul çağında çocuk bulamayınca kaçak göçmen çocukları mı ithal edeceksiniz?” diye sordu. Demografik bozulmayı düzeltebilecek ve düzensiz göçü tersine çevirebilecek tek siyasi partinin Zafer Partisi olduğunu savunan Karamahmutoğlu, bu sorunun bir milli güvenlik meselesi olarak ele alınması gerektiğini belirtti. “Gerçek işsiz sayısı 10 milyonun üzerinde” Ekonomiye ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Karamahmutoğlu, geniş tanımlı işsizlik oranının yüzde 30 seviyelerine çıktığını, gerçek işsiz sayısının ise 10 milyonun üzerinde olduğunu öne sürdü. “Vatandaşlarımız artan kira fiyatları, yükselen gıda fiyatları ve azalan alım gücüyle karşı karşıyadır. AKP’nin ekonomi programı, sistematik bir yoksullaştırma ve sefaleti toplumun geneline yayma programı haline gelmiştir” dedi. Gençlerin yurt dışına gitme eğilimine de dikkat çeken Karamahmutoğlu, “Nitelikli iş gücü Türkiye’den ayrılmaktadır. Gençlerimiz kendi ülkelerinde gelecek kaygısı yaşamaktadır. Bu beyin göçü Türkiye’nin geleceğini tehdit etmektedir” ifadelerini kullandı. “Çözüm süreci ihanettir” Terör örgütüyle yürütülen sürece de sert sözlerle yüklenen Karamahmutoğlu, “Narko terör örgütüyle kurulan pazarlık masasını kurduran Devlet Bahçeli ve AKP hükümetidir. Başlattıkları ikinci çözüm ihanet süreciyle son 1,5 yıldır Türk Devleti’nin ve milletinin gururuyla oynanmıştır” dedi. Devlet Bahçeli’nin “Süreci boğmanın âlemi yok, hukuki düzenlemeler adım adım yerine getirilecek” sözlerini hatırlatan Karamahmutoğlu, “Zafer Partisi’ne ‘pazarlık yok’ diyenler, şimdi adım adım yerine getirilecek diyor. Baş teröriste umut hakkı tartışmaları sürerken İmralı’da bir malikane inşa edildiği haberlerini okuyoruz” ifadelerini kullandı. “Çok uluslu yabancı askeri güç Türkiye’de konuşlanıyor” Dış politikadaki gelişmelere de değinen Karamahmutoğlu, ABD-İsrail saldırıları nedeniyle petrol fiyatlarının yüzde 50 artarak 119 dolara yükseldiğini, küresel piyasalarda ciddi dalgalanmalar yaşandığını söyledi. Milli Savunma Bakanlığı’nın sosyal medya hesabından yapılan paylaşıma dikkat çeken Karamahmutoğlu, “Ukrayna operasyonu için teşkil edilen çok uluslu deniz unsur komutanlığının İstanbul Beykoz’daki Anadolu Kavağı’nda konuşlanacağı duyuruldu. Bu kuvvetin NATO komuta yapısı içinde olup olmadığı anlaşılamamaktadır” dedi. Anayasa’nın 92. maddesini hatırlatan Karamahmutoğlu, “Türkiye’de yabancı bir askeri gücün bulunmasına izin verme yetkisi TBMM’ye aittir. Bu çok uluslu yabancı güç için Meclis’te bir oylama yapılmış mıdır? Tezkere çıkmış mıdır?” sorularını yöneltti. Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin 19. maddesinin uygulanmasından vazgeçilip geçilmediğini sorgulayan Karamahmutoğlu, “Bu uygulamanın Türkiye’yi savaşta taraf yapacağının farkında mısınız? Türkiye, çok uluslu bu yabancı askeri güce destek vererek Rusya ile karşı karşıya mı getirilmek isteniyor?” diye konuştu. “BlackRock başkanıyla ne görüşüldü?” Karamahmutoğlu, son olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Dünya Ekonomik Forumu ve BlackRock şirketinin başkanı Laurence Fink ile İstanbul’da gerçekleştirdiği görüşmeye dikkat çekerek, “Bu ziyaretin amacının ne olduğunu Türk kamuoyu merak etmektedir. Vatandaşların bu sorusunu muhatabına yöneltmeyi bir görev biliyoruz” ifadelerini kullandı. Karamahmutoğlu, AKP hükümetine Meclis’i özel gündemle toplayarak kamuoyunu bilgilendirme çağrısında bulundu.

Zafer Partisi: İran savaş, Türkiye ise zam bombardımanında Haber

Zafer Partisi: İran savaş, Türkiye ise zam bombardımanında

Karamahmutoğlu, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri saldırısının 24. gününde olunduğunu belirterek, bu durumun Türkiye’yi askeri, siyasi, ekonomik ve sosyolojik olarak etkilediğini ifade etti. Bu kapsamda hükümetten, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) savaşın tüm boyutlarıyla ele alınacağı özel bir oturum yapmasını talep etti. Ayrıca, savaş nedeniyle ihtiyaç duyduğu belirtilen İran’a, özellikle tıbbi yardım ve gıda desteği sağlanması gerektiğini vurgulayarak bunu “komşuluk, insani ve vicdani bir borç” olarak nitelendirdi. “İkinci Çözüm Süreci” Eleştirisi Parti olarak “ikinci açılım” olarak adlandırılan sürece en sert şekilde karşı çıktıklarını belirten Karamahmutoğlu, bu sürecin Türkiye’yi parçalanmaya sürükleyeceğini ve emperyalizmin bir parçası olduğunu savundu. MHP lideri Devlet Bahçeli’nin ve DEM Parti’nin, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’a “baş müzakereci” statüsü verilmesi yönündeki açıklamalarını eleştirerek, bu talebin kurumsal olarak teyit edildiğini öne sürdü. Zafer Partisi’nin bu sürece karşı duruşu nedeniyle Genel Başkan Ümit Özdağ’ın 5 ay Silivri’de tutuklu kaldığını hatırlattı. Ekonomi ve “Zam Bombardımanı” Eleştirisi AK Parti hükümetinin 22 yıllık ekonomi politikalarını eleştiren Karamahmutoğlu, toplumun %90’ının yoksullaştığını, orta sınıfın eridiğini savundu. İran’daki savaşın akaryakıt fiyatlarını etkilediğini kabul etmekle birlikte, Türkiye’deki ekonomik krizin temel nedeninin tarımın ihmal edilmesi ve ulaşımda karayoluna bağımlı kalınması olduğunu iddia etti. Savaşın 24. gününde sebze-meyve fiyatlarında %35’in üzerinde artış yaşandığını belirterek, “Türk halkı zam bombardımanı altındadır” ifadesini kullandı. Avrupa Parlamentosu Başkanı’nın Sözlerine Tepki Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola’nın, Kıbrıs’ta faaliyet gösteren eski bir terör örgütü olan EOKA’nın eylemlerini “kahramanlık” olarak nitelemesini sert dille eleştirdi. Bu ifadeleri “diplomatik rezillik” ve “tarihi skandal” olarak değerlendiren Karamahmutoğlu, Metsola’yı Kıbrıs Türk halkından özür dilemeye davet etti. Açıklamasını “Yaşasın bağımsız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti!” sözleriyle sonlandırdı.

Ümit Özdağ: PKK terörü Güney Azerbaycan'a yayılmadan müdahale edilmeli Haber

Ümit Özdağ: PKK terörü Güney Azerbaycan'a yayılmadan müdahale edilmeli

Prof. Dr. Ümit Özdağ: “Değerli basın mensupları, sevgili Zafer Partililer, bugün mübarek Ramazan'da iftar sofrasında bir araya gelmek için Malatya'dayız ve sizlerle birlikte iftarı yapacağız. İstişarelerde bulunacağız. Buraya Kayseri'den geldim. Kayseri'ye de Eskişehir'den gelmiştim. Ramazan'da ziyaret ettiğim 17. kent. Buradan da Ankara'ya döneceğiz ve bayramı karşılayacağız inşallah. Tabii hem Türkiye'nin gündemi hem çevre ülkelerin ve dünyanın gündeminin çok yoğun olduğu bir süreci yaşıyoruz. Amerika Birleşik Devletleri ve Siyonist İsrail'in İran'a saldırısı bölgesel bir savaşa dönüşürken Hürmüz'ün kapatılması bütün dünya ekonomisini köklü bir şekilde etkileyecek bir süreci tetikledi ve dünya petrol rezervlerinin yüzde 20'sinin nakledildiği bir kanal kapanınca bunun bütün ülkelerde ciddi bir enflasyonist etki yarattığını görüyoruz. Bu arada Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in İran'ı yanlış değerlendirdikleri de artık Batı basınında itiraf edilen bir gerçek haline geldi. İran Amerikan ve İsrail saldırılarına karşı direnirken İran halkı da Batı'nın, Amerika'nın, İsrail'in yapmış olduğu ayaklanma çağrılarına olumlu bir cevap vermeden İran'ın birliği için direnmeye devam ediyor. “PKK terörü Güney Azerbaycan'a yayılmadan müdahale edilmesi gerekiyor” Ancak bu arada PKK ve PJAK'ın Batıda, Batı İran'da hareket halinde olduğu bazı köylere, kasabalara saldırdığı haberlerini alıyoruz. Özellikle Batı İran'da Amerikan ve İsrail savaş uşaklarının bombardımanıyla İran ordusunun ve devrim muhafızlarının karargahları tahrip edilerek adeta PKK, PJAK'a Kuzey'e doğru, Urmiye'ye doğru çıkmaları için yol açılmaya çalışılıyor. PKK ve PJAK'ın da şimdi bu yolu kullandıklarını görüyoruz. Bu noktada hükümetin çok dikkatli olması ve gereken sert girişimlerde ve müdahalelerde olaylar Güney Azerbaycan'a yayılmadan, PKK terörü Güney Azerbaycan'a yayılmadan müdahale edilmesi gerekiyor. Bu çağrıda bulunurken ama ne yazık ki evvelsi gün Barzani'nin yayın organı Rudaw'a demeç veren Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanının bu açıklamasında çok ciddi ve utanç verici ifadeler kullandığını görüyoruz. PKK terör örgütünün kurucu kadrosu arasında yer alan Sakine Cansız'ın Paris'te öldürülmesini bir provokasyon olarak gösterip ‘FETÖ'cüler bundan sorumlu’ diyor. Bu inanılır gibi değil. Türk devlet protokolünde ikinci sırada oturan Meclis Başkanının kendi devletini kendi istihbarat servisini zan altında bırakması ve bir terörle mücadele sürecini provokasyon olarak nitelendirmesi açık bir akıl tutulmasıdır. Bu süreçte Meclis Başkanının yine ‘eğer süreç gerçekleşmezse siyaset bunun altında kalır’ dediğini de okuduk. “Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu sürecin altında kalmasın da sizin kötü siyasetiniz bırakın kalsın” Biz de buradan kendisine diyoruz ki Zafer Partisi olarak: Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu sürecin altında kalmasın da sizin kötü siyasetiniz bırakın kalsın. Öcalan komisyonunun Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne vermiş olduğu Anayasayı ve yasaları Öcalan'ın ve PKK'nın istediği şekilde değiştirme hamlesini zaten Türk milleti sandıkta başarısızlığa muhakkak uğratacaktır. Biz de terörle müzakere değil, mücadele edilir ve terör yok edilir diyerek bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kararlılıkla Anadolu'yu adım adım dolaşarak Ankara'da Türkiye Büyük Net Meclisi'nde neler yapılmak istendiğini bütün açıklığıyla ortaya koyacağız. Öte yandan Bugün Malatya'da depremin üzerinden üç sene geçmiş olmasına rağmen hala Hatay'da olduğu gibi şehrin üzerindeki deprem yükünün kaldırılmadığını üzüntüyle gördük. Üç koca sene doğru kullanılmamış ve Malatya hala depremin ağır sonuçlarını yaşamaya devam ediyor. Rezerv alan yasası çıktığı zaman ilk açıklamayı ve ilk müdahaleyi rezerv alan yasasına Zafer Partisi olarak biz yapmıştık. Bu yasanın tapuyu deldiğini milletin tapulu malını elinden almaya uygun bir yasa olduğunu söylemiştik. Bazıları ‘iyi niyetle kullanılırsa olmaz, kötü niyetle kullanılırsa olur’ diyerek itirazlarımızı etkisizleştirmeye çalışmıştı. Biz de o zaman ‘hiç kimsenin malı mülkü bir iktidarın iyi niyetine veya kötü niyetine bağlanamaz, tapu tapudur. Tapunun delindiği yerde devlet delinir’ demiştik. Şimdi ne yazık ki bunu yaşıyoruz. Hatay'da olduğu gibi. Evet, rezerv alan yasasıyla Malatya'da milletin tapusu deliniyor. Binalar hala yetişmiş değil. İnsanlar hala konteynırlarda yaşamaya devam ediyor. Bu hem depreme hazırlık konusunda büyük bir hata içerisinde olan iktidar ki bu depremin olacağı biliniyordu. Depremden üç sene önce Kahramanmaraş'ta Çevre Şehircilik Bakanlığı'yla AFAD bu depremle ilgili çalıştay yapmıştı. Peki o çalıştayda ‘Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyecek 7,4 şiddetinde bir deprem olursa?’ sorusuna cevap aradınız da olunca ne yapacağınız olmadan önce neler yapacağınız konusunda ne yaptınız? Koskocaman bir hiç. Depreme hazırlık konusunda başarısız olan iktidarın deprem sırasında da kurtarma sürecinde başarısız olduğunu ve şimdi yeniden inşa sürecinde de üçüncü sene dolmuş olmasına rağmen başarısızlığı istikrarla sürdürdüğünü görüyoruz. “Zafer Partisi, Türkiye'nin karşı karşıya olduğu ağır sorunları çözebilecek yegâne partidir” Şimdi sevgili Malatyalılar, sevgili Zafer Partililer, Zafer Partisi, Türkiye'nin karşı karşıya olduğu ağır sorunları temsil ettiği devlet aklıyla çözebilecek yegâne partidir. Zafer Partisi Türkiye'nin PKK ile müzakerelerle sürüklendiği felaketi durduracak tek partidir. Dış politikasında yaşanan savrulmalar neticesinde karşımıza çıkan ve gittikçe büyüyen tehditleri aşabilecek devlet aklına ve kadrosuna sahip tek partidir. Bizim meselemiz Türk milletine bu gerçeği tekrar ve tekrar anlatmaktır. Önümüzdeki seçimlere kadar da bunu yapacağız. Söylediklerimizin ne kadar doğru olduğunu olaylar, gelişmeler herkese gösteriyor. Hiç kimse Türk siyasetinde sığınmacılardan bahsetmezken, biz sığınmacı ve kaçak meselesini gündeme getirdik. Bunun Türkiye için bir milli güvenlik tehdidi olduğunu, ekonomik kalkınmamızı engellediğini, demografimizi bozduğunu anlattık. Bakın birinci İsrail-Irak-İran savaşından sonra İran'da İsrail'e MOSSAD’a istihbarat verenlerin yüzde 60’ının Afgan olduğu tespit edildi. Türkiye'de Milli İstihbarat Teşkilatı'nın yan kuruluşu olan Milli İstihbarat Akademisi 1 Ağustos 2025’te yayınlamış olduğu raporda Zafer Partisi'nin sığınmacılarla ilgili yapmış olduğu tespitlerin tamamının doğruluğunu ifade eden açıklamalar yaptı. Sadece bu mu? Türkiye'nin başında çok büyük bir organize suç, uyuşturucu ve sanal kumar belası var. Zafer Partisi dışında hiçbir partinin gündeminde Türkiye'yi içeriden adeta çürüten Türkiye'yi işgal etmek isteyen işgal ordularının keşif gücü olan baronlarla ve uyuşturucu çeteleriyle sanal kumar çeteleriyle mücadele yok. Zafer Partisi'nin hem gündemi hem programı. Keza ülkemizin Çin'in büyük bir ekonomik kalkınmayla 21. Yüzyılı fethetmeye hazırlandığı bir dönemde günü birlik ekonomik kararlarla bir ekonomik kalkınma gerçekleştirmesi mümkün değil. Bu adaletle ve bu eğitimle ekonomik kalkınma mümkün değil. Zafer Partisi dışında hiçbir siyasi partinin adalet, eğitim ve ekonomiyi bir arada değerlendiren ve Türkiye'yi karma ekonomik modelle tekrar üretim hattına sokmayı planlayan bir çalışması yok. Bizim de meselelerimiz bu çalışmalarımızı Türk halkına seçimlere kadar anlatmak olacak. Bugün de burada Malatya'da sizlerle birlikte iftar sonrasında yapacağımız sohbette bütün bu hususları kapsamlı bir şekilde ele alacağız.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.