Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Çocuk istismarcısına ceza verip hapisten salan mahkeme...

Yazının Giriş Tarihi: 09.04.2026 00:10
Yazının Güncellenme Tarihi: 09.04.2026 00:19

Çocuk deyince akan suların durduğu bir Türk vatandaşı olarak yazıyorum…

Bugün size bir davadan bahsedeceğim. İzmir’de bir çocuk, akrabasının elinde cinsel istismara uğradı. Mahkeme sanığa 15 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası verdi. Ama sonra aynı mahkeme, bu şeref yoksunu kişiyi tahliye etti.

Neden mi? “3 yıldır tutuklu, henüz kesin hüküm giymedi” diye.

Şimdi ben size soruyorum: 15 yıldan fazla ceza alan bir sanık nasıl olur da tahliye edilir? Yargıtay süreci yıllar sürecek. O yıllar boyunca o küçük çocuk ne yapacak? Her köşe başında sanığı görmekten korkarak mı yaşayacak?

UCİM İzmir Temsilciliği’nin tanıklığı

Bu olayı takip eden avukatlar, UCİM Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği İzmir Temsilciliği çatısı altında. Onlar duruşmadaydı. Gördüklerini anlattılar…

Sanık yurtdışı çıkış yasağıyla serbest. Ülke içinde istediği gibi dolaşabilecek. Mağdur aile ise paramparça. Avukatların en büyük eleştirisi yargılamanın uzun sürmesi. Yıllardır süren bir dava, yıllardır travma yaşayan bir çocuk.

Ben gazeteci olarak soruyorum

Bu ülkede çocuk istismarı davalarında mağdur korunamıyor mu? 15 yıl hapis cezası alan bir sanık, cezası kesinleşene kadar dışarıda gezebiliyor. Peki ya o çocuğun güvenliği? Onun psikolojisi? Onun adalete olan inancı?

Avukatların dediği gibi: “Yargılama çok uzadı.” Yargılamayla birlikte mağdurun acısı da uzadı. Her duruşma, çocuk için yeniden istismar anlamına geliyor.

Kamu vicdanı kanıyor

Ben bir gazeteci olarak birçok haber yaptım. Ama bu karar gerçekten vicdanları yaraladı. Çocuk istismarı gibi bir suçta, bu kadar ağır bir ceza verilmişken tahliye kararı ne demek? O şeref yoksunu, bu karara sevinirken küçük çocuk Allah bilir korkudan nerelere sinmiştir?

Söyleyeyim: Hukuk ile vicdan arasında bir uçurum var. Hukuk “tutukluluk süresi doldu” diyor, vicdan ise “bu çocuk nasıl korunacak?” diye haykırıyor.

Yargıtay’a çağrı

Dosya şimdi Yargıtay’da. Umarım Yargıtay bu yanlışı düzeltir. Ama unutmayalım: Asıl onarılması gereken, o masum çocuğun yıpranan ruhudur. Ve bunu hiçbir mahkeme kararı geri getiremez.

Adalet gecikir mi? Evet, gecikir. Ama bu kadar mı gecikir? Bir çocuğun hayatı boyunca?

Yazarken elim titriyor. Umarım siz okurken de yüreğiniz sızlar. Çünkü bu haberden öte, bir çocuğun çalınan geleceğinin hikayesi.

Çocuğa dokunana merhamet eden Allah’ından bulsun, bir gün herkese adalet gekerecek…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.