Hükümetten Deli Dumrul vergileri, Bursa’da ise su savaşları…
Yazının Giriş Tarihi: 18.03.2026 21:24
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.03.2026 22:21
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, BUSKİ’nin battığını ve 25 milyar lira borcu bulunduğunu açıkladı. Bu durumun AK Partili Alinur Aktaş döneminde alınan yüksek faizli ve döviz cinsinden borçlanma nedeniyle yaşandığını vurguladı. Bu borcun da kamuoyunda sıklıkla tartışılan su zamlarına bahane yapıldığını meclis toplantılarında izliyoruz..
***
Halihazırda 250 liralık su faturası gelen bir ailenin evine bin 500 lira gibi faturaları gelmekte. Haliyle Bursalıların da bu duruma neredeyse isyan ettiği ortada. Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz başta olmak üzere AK Partili meclis üyeleri ise, su zamlarını CHP’li yönetime saldırı ve gündem oluşturarak kazanım elde etme fırsatı olarak görüyor. Her toplantıda basın önünde sert sözlerle Bozbey’e yükleniyorlar.
***
Köşeye sıkışan Bozbey, ilçe belediyelerinin katı atık bedeli olarak hane başına 70-135 lira gibi bir tutar kazandığı su faturalarını öne sürüyorken, son meclis toplantısında skandal bir söz sarf etti. Oktay Yılmaz ile yaptıkları pazarlığı açıkladı. Bozbey’e göre Yılmaz, katı atık bedeli için fatura başı 200 lira talep etmiş, pazarlıkla 80 liraya düşürmüşler. Evet, yanlış duymadınız… Bu pazarlığı Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ifşa etti… Neresinden bakarsanız skandal…
***
Gazeteciler için büyükşehir meclis toplantıları, seslerin yükseldiği anları sosyal medyada yayınlayarak, etkileşim kazanma çabasına dönüştü. Diğer taraftan ise Büyükşehir ve Yıldırım Belediyesi’nden fonlandıkları için haber dillerine dikkat ediyor, her iki kurumu da kızdırmamak adına enformasyon savaşına alet oluyorlar.
***
Haberia olarak bizim belediyelerden reklam talebi gibi bir durumumuz olmadığından kamuoyunu doğru ve tarafsız şekilde bilgilendirme görevini korkmadan üstleniyoruz.
***
Aslında bu yazıda değinmek istediğim konu Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin yönetilemiyor olması ve borç ödemek için hükümetin elindeki vergi sopası benzeri ne varsa sallıyor olması. Hükümetin yönetemediği ülke ekonomisi arasında, kendi yaptığı fahiş su zamlarının, BURPARK ücretlerinin görünmeyeceğine inanmış olması.
***
Ay başında Başkan Bozbey, belediye, BUSKİ ve iştirak şirketlerini kapsayan güncel borcunun toplam 38 milyar lira seviyesinin üzerine çıktığını açıkladı. Peki bu borcu nasıl yönetmeyi düşünüyor, sadece su ve BURPARK zamlarıyla mı? Hayır…
***
Haberia olarak gündeme getirdiğimiz, yerel seçimler öncesi belediye memurlarına söz verdiği fakat ikinci seneye girerken unuttuğu bayram ikramiyesini kesmek de belediye sopasının bir çeşidi olacaktı. 3 bin memura insan kaynakları tarafından ‘ikramiye kaldırıldı’ denildi. Haberimizden sonra Mustafa Bozbey, sendika yöneticileri ile yaptığı görüşmede ikramiyenin verileceğini iletti.
Şehrimizde onca medya varken bu tür haksızlıkların gündeme getirilmemesi, belediye reklamlarının geçim kaynağı olduğu gerçeğini ve basın mensuplarına gösterilen ‘reklamınızı keseriz’ sopasının var olduğunu gözler önüne koyuyor. Bu sadece büyükşehirde değil, ilçe belediyelerinde de maalesef aynı şekilde cereyan ediyor.
Peki tasarrufa ihtiyacı olan büyükşehir belediyesi aslında ne yapıyor? Bir birim üzerinden örnekle anlatayım. Başkan Bozbey göreve geldiğinde Evde Bakım Hizmetleri’nde 30 personelin işine son verildi. Bu kadar personelin fazla olduğunu söyledi.
***
Ama ne yaptı?
BİNTED üzerinden kadrolu olarak aynı birime 150 personel aldı. Bu birim ne yapıyor? Hastaneye ulaşamayan yaşlı ve hastaların evlerinde tüm bakımlarını üstleniyor. Gayet güzel bir sosyal belediyecilik örneği…
Evde Bakım Hizmetleri’nde 10- 15 yıllık personeller taşeron firma üzerinden 45 bin liraya yakın bir ücretle çalışıyorken, BİNTED üzerinden gereksiz fazla alınan personellerin belediyeye maliyeti 55-60 bin lirayı buluyor.Verilen hizmette ise bir katma değer olmadığı söyleniyor. Bu siyasi bir işe alım mıydı, yoksa ihtiyaç mıydı? İhtiyaç ise 30 kişi neden çıkarıldı da 150 kişi alındı ve taşerondakiler kadroya geçirilmedi de BİNTED üzerinden işe başlatıldı?...
***
Evet…
Belediyecilik kameralara, olmayan şeyleri olmuş gibi gösterebilme ve vatandaşı rakibinden daha iyi kandırabilme becerisi oldu. Hizmet ise ikinci planda kaldı.
25 yıllık AK Parti- CHP iki kutuplu siyaset sistemi, milleti iki seçenek arasında sıkıştırdı. Hizmetten çok vatandaş, algıya göre oy verir hale geldi. Fakat bu sistem de kırılmaya başladı. Üçüncü yolu açacak liderler ve partiler anketlerde görünür oldu… Bir sonraki dönemi hesaplayanlar bu gerçeği göz ardı etmemeli.
Çünkü vatandaş, birisinin Deli Dumrul vergisiyle, diğerinin ise fahiş su zamları ve aşık oyunlarıyla mutfağının dara düşürüldüğünü görüyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ercan Çalışır
Hükümetten Deli Dumrul vergileri, Bursa’da ise su savaşları…
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, BUSKİ’nin battığını ve 25 milyar lira borcu bulunduğunu açıkladı. Bu durumun AK Partili Alinur Aktaş döneminde alınan yüksek faizli ve döviz cinsinden borçlanma nedeniyle yaşandığını vurguladı. Bu borcun da kamuoyunda sıklıkla tartışılan su zamlarına bahane yapıldığını meclis toplantılarında izliyoruz..
***
Halihazırda 250 liralık su faturası gelen bir ailenin evine bin 500 lira gibi faturaları gelmekte. Haliyle Bursalıların da bu duruma neredeyse isyan ettiği ortada. Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz başta olmak üzere AK Partili meclis üyeleri ise, su zamlarını CHP’li yönetime saldırı ve gündem oluşturarak kazanım elde etme fırsatı olarak görüyor. Her toplantıda basın önünde sert sözlerle Bozbey’e yükleniyorlar.
***
Köşeye sıkışan Bozbey, ilçe belediyelerinin katı atık bedeli olarak hane başına 70-135 lira gibi bir tutar kazandığı su faturalarını öne sürüyorken, son meclis toplantısında skandal bir söz sarf etti. Oktay Yılmaz ile yaptıkları pazarlığı açıkladı. Bozbey’e göre Yılmaz, katı atık bedeli için fatura başı 200 lira talep etmiş, pazarlıkla 80 liraya düşürmüşler. Evet, yanlış duymadınız… Bu pazarlığı Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ifşa etti… Neresinden bakarsanız skandal…
***
Gazeteciler için büyükşehir meclis toplantıları, seslerin yükseldiği anları sosyal medyada yayınlayarak, etkileşim kazanma çabasına dönüştü. Diğer taraftan ise Büyükşehir ve Yıldırım Belediyesi’nden fonlandıkları için haber dillerine dikkat ediyor, her iki kurumu da kızdırmamak adına enformasyon savaşına alet oluyorlar.
***
Haberia olarak bizim belediyelerden reklam talebi gibi bir durumumuz olmadığından kamuoyunu doğru ve tarafsız şekilde bilgilendirme görevini korkmadan üstleniyoruz.
***
Aslında bu yazıda değinmek istediğim konu Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin yönetilemiyor olması ve borç ödemek için hükümetin elindeki vergi sopası benzeri ne varsa sallıyor olması. Hükümetin yönetemediği ülke ekonomisi arasında, kendi yaptığı fahiş su zamlarının, BURPARK ücretlerinin görünmeyeceğine inanmış olması.
***
Ay başında Başkan Bozbey, belediye, BUSKİ ve iştirak şirketlerini kapsayan güncel borcunun toplam 38 milyar lira seviyesinin üzerine çıktığını açıkladı. Peki bu borcu nasıl yönetmeyi düşünüyor, sadece su ve BURPARK zamlarıyla mı? Hayır…
***
Haberia olarak gündeme getirdiğimiz, yerel seçimler öncesi belediye memurlarına söz verdiği fakat ikinci seneye girerken unuttuğu bayram ikramiyesini kesmek de belediye sopasının bir çeşidi olacaktı. 3 bin memura insan kaynakları tarafından ‘ikramiye kaldırıldı’ denildi. Haberimizden sonra Mustafa Bozbey, sendika yöneticileri ile yaptığı görüşmede ikramiyenin verileceğini iletti.
İlgili haberi okumak için alttaki tıklayın
***
Şehrimizde onca medya varken bu tür haksızlıkların gündeme getirilmemesi, belediye reklamlarının geçim kaynağı olduğu gerçeğini ve basın mensuplarına gösterilen ‘reklamınızı keseriz’ sopasının var olduğunu gözler önüne koyuyor. Bu sadece büyükşehirde değil, ilçe belediyelerinde de maalesef aynı şekilde cereyan ediyor.
Peki tasarrufa ihtiyacı olan büyükşehir belediyesi aslında ne yapıyor? Bir birim üzerinden örnekle anlatayım. Başkan Bozbey göreve geldiğinde Evde Bakım Hizmetleri’nde 30 personelin işine son verildi. Bu kadar personelin fazla olduğunu söyledi.
***
Ama ne yaptı?
BİNTED üzerinden kadrolu olarak aynı birime 150 personel aldı. Bu birim ne yapıyor? Hastaneye ulaşamayan yaşlı ve hastaların evlerinde tüm bakımlarını üstleniyor. Gayet güzel bir sosyal belediyecilik örneği…
Evde Bakım Hizmetleri’nde 10- 15 yıllık personeller taşeron firma üzerinden 45 bin liraya yakın bir ücretle çalışıyorken, BİNTED üzerinden gereksiz fazla alınan personellerin belediyeye maliyeti 55-60 bin lirayı buluyor.Verilen hizmette ise bir katma değer olmadığı söyleniyor. Bu siyasi bir işe alım mıydı, yoksa ihtiyaç mıydı? İhtiyaç ise 30 kişi neden çıkarıldı da 150 kişi alındı ve taşerondakiler kadroya geçirilmedi de BİNTED üzerinden işe başlatıldı?...
***
Evet…
Belediyecilik kameralara, olmayan şeyleri olmuş gibi gösterebilme ve vatandaşı rakibinden daha iyi kandırabilme becerisi oldu. Hizmet ise ikinci planda kaldı.
25 yıllık AK Parti- CHP iki kutuplu siyaset sistemi, milleti iki seçenek arasında sıkıştırdı. Hizmetten çok vatandaş, algıya göre oy verir hale geldi. Fakat bu sistem de kırılmaya başladı. Üçüncü yolu açacak liderler ve partiler anketlerde görünür oldu… Bir sonraki dönemi hesaplayanlar bu gerçeği göz ardı etmemeli.
Çünkü vatandaş, birisinin Deli Dumrul vergisiyle, diğerinin ise fahiş su zamları ve aşık oyunlarıyla mutfağının dara düşürüldüğünü görüyor.