Kayıp ihbarı parçalanan ceset! Bursa'daki o evde ne yaşandı?
Yazının Giriş Tarihi: 07.04.2026 12:20
Yazının Güncellenme Tarihi: 07.04.2026 15:48
Bursa’da 77 yaşındaki emekli polis memuru Ali Fuat Uzunoğlu için yapılan kayıp ihbarı, günler sonra ortaya çıkan korkunç iddialarla bambaşka bir boyuta taşındı. İlk bakışta sıradan bir kayıp vakası gibi görünen olay, emniyet birimlerinin titiz çalışması sayesinde cinayet şüphesinin gündeme geldiği bir soruşturmaya dönüştü.
KAYIP İHBARI İLE BAŞLAYAN SÜREÇ
Hatırlanacağı üzere olay, Osmangazi ilçesi Selamet Mahallesi’nde yaşayan 77 yaşındaki emekli polis memuru Ali Fuat Uzunoğlu’nun gece yarısı kapı zilinin çalması üzerine aşağı inmesi ve bir daha geri dönmemesiyle başladı. Ailesinin günlerce haber alamaması üzerine yapılan başvurularla birlikte Uzunoğlu için kayıp ihbarı verildi.
O günlerde kamuoyuna yansıyan bilgiler oldukça sınırlıydı. Zili çalan kişinin kim olduğu bilinmiyordu ve yaşlı adam sanki bir anda ortadan kaybolmuş gibiydi. Ancak Bursa Emniyeti’nin yürüttüğü detaylı soruşturma, olayın sıradan bir kayıp vakası olmayabileceğine işaret eden bulgular ortaya çıkardı.
KRİMİNAL EKİPLERİ ŞÜPHELENDİ
Kriminal ekiplerin evde yaptığı incelemelerde elde edilen biyolojik bulguların kayıp şahsa ait olduğunun değerlendirilmesi üzerine, olayın ev içerisinde gerçekleşmiş olabileceği ihtimali güç kazandı. Bu gelişme, soruşturmanın yönünü tamamen değiştirdi.
İddialara göre soruşturma derinleştikçe ortaya çıkan tablo çok daha karanlık bir ihtimali gündeme getirdi. Olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen dört kişi 3 Nisan 2026 tarihinde gözaltına alındı.
ŞÜPHELİ EŞİN CİNAYET İTİRAFI
Şüpheli olarak ifade veren A.U.’nun anlatımı ise soruşturmanın en çarpıcı kısmını oluşturdu. Yıllardır şiddet gördüğünü ve olayın hemen öncesinde yine küfür ve şiddete maruz kaldığını iddia eden kadın, eşinin merdivenlerden düşerek öldüğünü fark ettiğini ancak kendisinden şüphelenileceği korkusuyla durumu yetkililere bildirmediğini öne sürdü.
Aynı iddiaya göre A.U., daha sonra eşinin cansız bedenini yaklaşık 15 parçaya ayırdığını ve parçaları evin çevresindeki farklı çöp konteynerlerine attığını itiraf etti.
EMNİYET EKİPLERİ ÇELİŞKİLERİ FARK ETTİ
Bu ifade üzerine soruşturma daha da derinleşti. 2 saatte kesme işlemi yapıldığı, sonra zaman aralığının düzeltilip 5-6 saat sürdüğü söylenilen olayda Emniyet birimleri, olayın gerçekten anlatıldığı gibi olup olmadığını anlamak için tüm ihtimalleri masaya yatırdı. Zira mahalle sakinlerinin ve aile çevresinin aktardığı bazı bilgiler, soru işaretlerini daha da artırıyordu.
KOMŞULAR İSE BAMBAŞKA BİR SENARYO DÜŞÜNÜYOR
Mahallede konuşulanlara göre, cesedin parçalandığı iddia edilen alanın oldukça dar olduğu ve böyle bir işlemin tek kişi tarafından yapılmasının zor olabileceği ileri sürülüyor. Ayrıca kan izlerinin yoğunlukla üst katta bulunduğu belirlendi. Ama kadın, eşinin düştüğünü ve parçalama işlemini alt katta düştüğü yerde yaptığını söyledi. Yani adam düşüyor ve orada kesiyor fakat biyolojik bulgu o konumda çıkmıyor. Ne tasadüftür ki; kan ve bulgular üst katta çıkıyor.
Bir diğer dikkat çeken nokta ise şüpheli kadının çocuklarını korumak için suçu tek başına üstlenmiş olabileceği yönündeki iddialar. Kadının ifadesinde olayın tamamını tek başına gerçekleştirdiğini söylemesi, soruşturmayı yürüten ekiplerin üzerinde özellikle durduğu başlıklardan biri olarak değerlendiriliyor.
Tüm bu iddialar henüz yargı süreciyle kesinlik kazanmış değil. Ancak Bursa Emniyeti’nin titizlikle yürüttüğü çalışma sayesinde, kayıp olarak başlayan bir dosyanın ardındaki karanlık tablo yavaş yavaş gün yüzüne çıkmaya başladı.
KADIN TEK MİYDİ, YOKSA ÇOCUKLARI SUÇ ORTAĞI MIYDI?
Gerçekten merdivenden düşen bir adamın ölümü sonrası panikle alınmış bir karar mı söz konusu, yoksa bu hikâyenin arkasında bambaşka bir gerçek mi var?
Mesela ben köyde sobada yakacak odun kesmeye kalktığımda, nacak ile 3 adet darbe vurup iki gün boyunca et kesiği olduğumu hiç unutmam. Köy hayatı nasıl da zor diye söylenirdim. Yaşım 25 idi. Bu kadın 69 yaşında ve bir cesedi 15 parçaya ayıracak kadar darbe vurabiliyor… İlginç değil mi?
Bir önemli dipnot daha var. Mahalleli, olayın giriş katta dar bir alanda gerçekleştiği söylemine şahit olmuş fakat kan izleri üst katta yoğunluktaymış. Bu yaşlı kadın, cesedi tek başına üst kata taşımış, 15 parçaya ayırmış ve parçaladığı alanı kan izine rastlanmayacak şekilde temizlemiş olabilir mi?
EN ÖNEMLİ DETAYLAR
Ve en önemlisi, çöpe attığını iddia ettiği parçalar varya… O anların güvenlik kamerası görüntüleri dahi yok. Ve kadın sadece nacak ile parçaladığını söylerken evdeki tüm kesici aletlerde maktulün DNA’sı var… Bu durum benim aklıma, kurban bayramında ibadet için kesilen kurbanlığın, evdeki tüm bıçaklarla parçalandığı anları getirdi…
Sahi biz o ibadeti gerçekleştirirken illa bir yerimizi keseriz. Bu kadın o kadar profesyonel miymiş? Hiçbir yeri kesilmemiş ve oruçlu olduğunu iddia etmiş… Maşallah!
Bu soruların kesin cevabını verecek olan ise devam eden adli soruşturma ve yargı süreci olacak.
Ancak kesin olan bir şey var: Bir gece yarısı çalan kapı ziliyle başlayan esrarengiz kayıp vakası, Bursa’da uzun süre konuşulacak bir cinayet dosyasına dönüştü.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ercan Çalışır
Kayıp ihbarı parçalanan ceset! Bursa'daki o evde ne yaşandı?
Bursa’da 77 yaşındaki emekli polis memuru Ali Fuat Uzunoğlu için yapılan kayıp ihbarı, günler sonra ortaya çıkan korkunç iddialarla bambaşka bir boyuta taşındı. İlk bakışta sıradan bir kayıp vakası gibi görünen olay, emniyet birimlerinin titiz çalışması sayesinde cinayet şüphesinin gündeme geldiği bir soruşturmaya dönüştü.
KAYIP İHBARI İLE BAŞLAYAN SÜREÇ
Hatırlanacağı üzere olay, Osmangazi ilçesi Selamet Mahallesi’nde yaşayan 77 yaşındaki emekli polis memuru Ali Fuat Uzunoğlu’nun gece yarısı kapı zilinin çalması üzerine aşağı inmesi ve bir daha geri dönmemesiyle başladı. Ailesinin günlerce haber alamaması üzerine yapılan başvurularla birlikte Uzunoğlu için kayıp ihbarı verildi.
O günlerde kamuoyuna yansıyan bilgiler oldukça sınırlıydı. Zili çalan kişinin kim olduğu bilinmiyordu ve yaşlı adam sanki bir anda ortadan kaybolmuş gibiydi. Ancak Bursa Emniyeti’nin yürüttüğü detaylı soruşturma, olayın sıradan bir kayıp vakası olmayabileceğine işaret eden bulgular ortaya çıkardı.
KRİMİNAL EKİPLERİ ŞÜPHELENDİ
Kriminal ekiplerin evde yaptığı incelemelerde elde edilen biyolojik bulguların kayıp şahsa ait olduğunun değerlendirilmesi üzerine, olayın ev içerisinde gerçekleşmiş olabileceği ihtimali güç kazandı. Bu gelişme, soruşturmanın yönünü tamamen değiştirdi.
İddialara göre soruşturma derinleştikçe ortaya çıkan tablo çok daha karanlık bir ihtimali gündeme getirdi. Olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen dört kişi 3 Nisan 2026 tarihinde gözaltına alındı.
ŞÜPHELİ EŞİN CİNAYET İTİRAFI
Şüpheli olarak ifade veren A.U.’nun anlatımı ise soruşturmanın en çarpıcı kısmını oluşturdu. Yıllardır şiddet gördüğünü ve olayın hemen öncesinde yine küfür ve şiddete maruz kaldığını iddia eden kadın, eşinin merdivenlerden düşerek öldüğünü fark ettiğini ancak kendisinden şüphelenileceği korkusuyla durumu yetkililere bildirmediğini öne sürdü.
Aynı iddiaya göre A.U., daha sonra eşinin cansız bedenini yaklaşık 15 parçaya ayırdığını ve parçaları evin çevresindeki farklı çöp konteynerlerine attığını itiraf etti.
EMNİYET EKİPLERİ ÇELİŞKİLERİ FARK ETTİ
Bu ifade üzerine soruşturma daha da derinleşti. 2 saatte kesme işlemi yapıldığı, sonra zaman aralığının düzeltilip 5-6 saat sürdüğü söylenilen olayda Emniyet birimleri, olayın gerçekten anlatıldığı gibi olup olmadığını anlamak için tüm ihtimalleri masaya yatırdı. Zira mahalle sakinlerinin ve aile çevresinin aktardığı bazı bilgiler, soru işaretlerini daha da artırıyordu.
KOMŞULAR İSE BAMBAŞKA BİR SENARYO DÜŞÜNÜYOR
Mahallede konuşulanlara göre, cesedin parçalandığı iddia edilen alanın oldukça dar olduğu ve böyle bir işlemin tek kişi tarafından yapılmasının zor olabileceği ileri sürülüyor. Ayrıca kan izlerinin yoğunlukla üst katta bulunduğu belirlendi. Ama kadın, eşinin düştüğünü ve parçalama işlemini alt katta düştüğü yerde yaptığını söyledi. Yani adam düşüyor ve orada kesiyor fakat biyolojik bulgu o konumda çıkmıyor. Ne tasadüftür ki; kan ve bulgular üst katta çıkıyor.
Bir diğer dikkat çeken nokta ise şüpheli kadının çocuklarını korumak için suçu tek başına üstlenmiş olabileceği yönündeki iddialar. Kadının ifadesinde olayın tamamını tek başına gerçekleştirdiğini söylemesi, soruşturmayı yürüten ekiplerin üzerinde özellikle durduğu başlıklardan biri olarak değerlendiriliyor.
Tüm bu iddialar henüz yargı süreciyle kesinlik kazanmış değil. Ancak Bursa Emniyeti’nin titizlikle yürüttüğü çalışma sayesinde, kayıp olarak başlayan bir dosyanın ardındaki karanlık tablo yavaş yavaş gün yüzüne çıkmaya başladı.
KADIN TEK MİYDİ, YOKSA ÇOCUKLARI SUÇ ORTAĞI MIYDI?
Gerçekten merdivenden düşen bir adamın ölümü sonrası panikle alınmış bir karar mı söz konusu, yoksa bu hikâyenin arkasında bambaşka bir gerçek mi var?
Mesela ben köyde sobada yakacak odun kesmeye kalktığımda, nacak ile 3 adet darbe vurup iki gün boyunca et kesiği olduğumu hiç unutmam. Köy hayatı nasıl da zor diye söylenirdim. Yaşım 25 idi. Bu kadın 69 yaşında ve bir cesedi 15 parçaya ayıracak kadar darbe vurabiliyor… İlginç değil mi?
Bir önemli dipnot daha var. Mahalleli, olayın giriş katta dar bir alanda gerçekleştiği söylemine şahit olmuş fakat kan izleri üst katta yoğunluktaymış. Bu yaşlı kadın, cesedi tek başına üst kata taşımış, 15 parçaya ayırmış ve parçaladığı alanı kan izine rastlanmayacak şekilde temizlemiş olabilir mi?
EN ÖNEMLİ DETAYLAR
Ve en önemlisi, çöpe attığını iddia ettiği parçalar varya… O anların güvenlik kamerası görüntüleri dahi yok. Ve kadın sadece nacak ile parçaladığını söylerken evdeki tüm kesici aletlerde maktulün DNA’sı var… Bu durum benim aklıma, kurban bayramında ibadet için kesilen kurbanlığın, evdeki tüm bıçaklarla parçalandığı anları getirdi…
Sahi biz o ibadeti gerçekleştirirken illa bir yerimizi keseriz. Bu kadın o kadar profesyonel miymiş? Hiçbir yeri kesilmemiş ve oruçlu olduğunu iddia etmiş… Maşallah!
Bu soruların kesin cevabını verecek olan ise devam eden adli soruşturma ve yargı süreci olacak.
Ancak kesin olan bir şey var: Bir gece yarısı çalan kapı ziliyle başlayan esrarengiz kayıp vakası, Bursa’da uzun süre konuşulacak bir cinayet dosyasına dönüştü.