Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Anahtar Parti

Haberia - Anahtar Parti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Anahtar Parti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa'da Yeniden Refah’tan Anahtar Parti’ye bir katılım daha! Haber

Bursa'da Yeniden Refah’tan Anahtar Parti’ye bir katılım daha!

Yeniden Refah'tay ayrılan il başkan yardımcısı Kemal Cömert, Anahtar Parti'ye katıldı. Cömert'e rozetini Genel Başkan Yardımcısı Sedat Yalçın takdı. Anahtar Parti Bursa İl Başkan Yardımcısı ve Kalkınma Politikaları Başkanı İsmail Gökhan Özkul, Cömert’in partiye katılımına ilişkin yaptığı açıklamada, “Kemal Bey, siyasi olarak bizlerle yürümek istediğini, Sayın Yavuz Ağıralioğlu’nun siyaset anlayışını ve ülke idealini beğendiğini ifade etti. Bizler de kendisinin partimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Genel Başkan Yardımcımız Sayın Sedat Yalçın, İl Başkanımız Fikret Aslan ve kendisi ile birlikte bundan sonra aynı çatı altında yol yürüyeceğiz. Bu nedenle hem kendi adıma hem Kemal Bey adına hem de Bursa ve ülkemiz adına son derece mutluyum" ifadelerini kullandı. Anahtar Parti’ye katılan Avukat Kemal Cömert ise yaptığı açıklamada, Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu’nun siyasi duruşunu uzun süredir takdirle takip ettiğini söyledi. Cömert, “Öteden beri vatan, millet, ülke ve ülkü sevdalısı olduğunu bildiğim Sayın Yavuz Ağıralioğlu ve kurmuş olduğu Anahtar Parti ekibinin programlarını, konuşmalarını ve çalışmalarını yakından izliyordum. Bursa İl Yönetimi’nde görev alan, geçmişte farklı partilerde birlikte siyaset yaptığımız ve sivil toplum kuruluşlarında çeşitli vesilelerle beraber çalıştığımız birçok arkadaşımızın şehir ve ülke meselelerine çözüm üretmek adına ortaya koyduğu fedakâr çalışmaları da sahada görüyordum” dedi. Türkiye’nin ekonomik, siyasi ve ahlaki açıdan zorlu bir süreçten geçtiğini belirten Cömert, “Milli ve manevi değerlerle Cumhuriyetimizin çağdaş değerlerini buluşturan, kapsayıcı bir siyasi anlayışa sahip olan Anahtar Parti’nin, bünyesinde her geçen gün çoğalan liyakatli ve donanımlı kadrolarıyla ülkemizin sorunlarına çözüm üreteceğine inandım. Bu düşüncelerle bugün gerçekleştirilen bayramlaşma programında ben de Anahtar Parti ailesine katılmış oldum” şeklinde konuştu.. Cömert ayrıca Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan’a, Genel Başkan Yardımcısı Sedat Yalçın’a, Bursa teşkilatına ve İl Başkan Yardımcısı İsmail Gökhan Özkul’a teşekkür etti. Katılımlar Devam Ediyor Öte yandan Anahtar Parti’ye son dönemde Yeniden Refah Partisi’nden katılımlar dikkat çekiyor. Daha önce Yeniden Refah Partisi Karacabey İlçe Başkanlığı görevinden ayrılan Aydın Köksal ile il başkan yardımcılığı görevinden istifa eden Bilen Başarır gibi birçok isim Anahtar Parti’ye katılan isimler arasında yer almıştı. Anahtar Parti Bursa Teşkilatı, farklı siyasi geçmişlere sahip isimlerin katılımıyla saha çalışmalarını ve teşkilatlanma faaliyetlerini sürdürdüğünü belirtti.

Bursa'da kurban pazarı sessiz! Anahtar Parti esnafın derdini dinledi Haber

Bursa'da kurban pazarı sessiz! Anahtar Parti esnafın derdini dinledi

Erzincan’dan Bursa’ya gelen bir besici, 28 büyükbaş hayvan getirdiğini ancak günlerdir sadece 7’sini satabildiğini söyledi. Besici, “Nakliye, yem, kendi geçimimiz derken 20 günlük maliyetimiz yaklaşık 500 bin lirayı buluyor. Kazandığımız para ise sattığımız 7 hayvandan toplam 700 bin lira. Geri kalan hayvanları satamazsak zarar edeceğiz” dedi. Besiciler, pazar alanındaki fiziki şartların da yetersiz olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Mezbaha var ama hijyenik değil. Zemin çok kaygan olduğu için hayvanlar düşüp sakatlanıyor. Yüzde 2 civarında hayvan zayiatı yaşıyoruz. Tırtıklı ve güvenli zemin yapılması gerekiyor. Yatma alanları yanlış planlanmış. Yağmur yağınca çadırların içine su akıyor. Hayvanların yanında çekyat alıp yatmak zorunda kaldık. Yem karma alanı bile bu sene kiraya verilmiş. Tozun, toprağın içinde yem karmak zorunda kalıyoruz. Hem müşteri rahatsız oluyor hem biz hem de hayvanlar.” Ziyaret sonrası açıklama yapan Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, Osmangazi Hayvan Pazarı’nın yıllardır çözülemeyen sorunlarla gündeme geldiğini belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: “10 yıl önce belediye tarafından yapılan Osmangazi Hayvan Pazarı, projelendirme aşamasından kiralama sürecine kadar hatalarla dolu bir yapıya dönüşmüştür. Türkiye’nin dört bir yanından gelen üreticiler burada hem ekonomik hem insani anlamda ciddi mağduriyet yaşıyor. Üretici kazanamazsa vatandaş uygun fiyata et yiyemez. Bugün burada hem satıcı mutsuz hem vatandaş mutsuz. Son yılların en kötü kurban pazarı dönemlerinden birine şahit olduk.” Aslan, Anahtar Parti’nin hayvancılık politikalarına ilişkin de çözüm önerilerini sıraladı: “Hayvancılık stratejik bir milli güvenlik meselesidir. Anahtar Parti olarak üreticiyi aracılara ezdirmeyen yeni bir sistem öneriyoruz. Canlı hayvan nakliye desteği artırılmalı, yem maliyetlerinde üreticiye doğrudan destek sağlanmalı, bölgesel hayvan pazarları modern ve hijyenik hale getirilmelidir. Pazarlarda zeminler hayvan sağlığına uygun şekilde yeniden yapılmalı, ücretsiz yem karma alanları oluşturulmalı ve üreticilerin barınma ihtiyaçları insani koşullarda karşılanmalıdır." Vatandaşın kurban fiyatına yetişemediğini dile getiren Aslan, yurtdışında 5 bin liraya kurban kesildiğini ve milletin ibadet için bu seçeneği kullandığını dile getirdi. Türkiye'de et yemenin lüks olduğunu artık ibadet etmenin de lükse koştuğunu ifade eden Aslan, "Emekli ikramiyeleri ile bir kurban alınan dönemlere milletimizi Anahtar Parti iktidarında kavuşturacağız" dedi. Pazardaki üreticiler ise yetkililerin artık kalıcı çözüm üretmesini isteyerek, mevcut şartlarla gelecek yıl Bursa’ya gelmeyi düşünmediklerini ifade etti.

Anahtar Parti Lideri Ağıralioğlu: Razı değiliz! Haber

Anahtar Parti Lideri Ağıralioğlu: Razı değiliz!

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin Niğde halk buluşmasına katıldı. Vatandaşın yaşadığı sorunlara ‘razı değiliz’ diyerek itiraz eden Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi: “Bizler parti değil devlet, oy değil millet demeye karar vermiş bir hareketiz. O yüzden AK Parti’ye düşmana ya da hasıma bakar gibi bakmıyoruz; adeta aynaya bakar gibi bakıyoruz. O aynada neyin iyi, neyin kötü olduğunu; ne yapılınca memleketin abad, ne yapılınca berbat olduğunu görerek, bunun derin muhasebesini yaparak yürüyoruz. Anahtar Parti olarak, geride kalan 24 yılın muhasebesini yapıyor ve gür bir sesle haykırıyoruz: 2026 yılında biz bu emekli ücretine razı değiliz! Biz bu asgari ücrete razı değiliz! Çocuklarımıza reva görülen bu yarım yamalak eğitime, evlatlarımızın işsizliğine ve mesleksiz kalmasına razı değiliz! Tarımdaki bu plansızlığa, çiftçimizin omuzlarına yüklediğiniz ağır yüklere razı değiliz! Bu dağınıklık yüzünden ürünün tarlada çürümesine sebep olan savurganlığınıza, programsızlığınıza razı değiliz! Yüksek faize, bu ağır enflasyona razı değiliz! Adaletin bu denli siyasallaşmasına, mülakat adaletsizliklerine, torpile ve yoksulluğa asla razı değiliz! Bizler bir zamanlar emekli ikramiyemizle bir ev, bir araba alabiliyorduk; şimdi ise o ikramiyeyle bir koltuk takımı dahi alınamıyor. Biz bu düzene razı değiliz! Biz bu memleketi bu hale getiren sizin dağınıklığınızdan, plansızlığınızdan, israfınızdan ve hesapsız harcamalarınızdan bizim hissemize düşen bu fakirliğe razı değiliz! Size bu memleketi yönetin diye vekalet verdik. Biz sizin asiliniz, siz bizim vekilimiz olmanıza rağmen, elinizdeki devlet gücüyle bizleri korkutmaya çalışmanıza razı değiliz! Sizin artık bir patatesi bile yönetemeyecek durumda olduğunuzu görüyoruz ve size razı değiliz! Her gün bir dediğinizin ertesi gün tersini söylüyorsunuz, razı değiliz. Her yaptığınızın mutlak doğru olduğuna inanıyor, insanların dinini, imanını, vatan ve millet sevgisini sorgulama hakkını kendinizde görüyorsunuz; bu saygısızlığınıza razı değiliz! Bir gün Öcalan’a sövüp oy toplamanıza, ertesi gün Öcalan ile yol yürümeye kalkmanıza razı değiliz! Bu kadar varlığı, imkanı olan bir memleketi bu büyük darlığa düşürmenize razı değiliz! Biz bugün doğru soruları soruyoruz. Peki, bu gidişata sadece razı olmamakla mı kalacağız? Elbette hayır. Anahtar Parti, bu düzene razı olmayanların ve ‘tüm bu saydıklarımızı düzeltecek imkân da akıl da bu devlette var’ diyenlerin partisidir. Dolayısıyla biz; eksiklerin yerine halkı aşa ve işe kavuşturan, finansal istikrarı sağlamış, enflasyonsuz ve faizsiz bir ülkeyi inşa edecek olan iradeyiz. Liyakati kurumsallaştıracak, mülakatı tamamen kaldıracak, çocuklarımıza dünya standartlarında bir eğitim verip bu eğitimi istihdamla birleştirecek olan biziz. Tarımı ve tarladaki ürünü planlayacak; çiftçi ekerken maliyetine ortak olup, biçerken harmanda bereketi büyütecek olan kadroyuz. Biz bu memleketi ayağa kaldıracak olan tarafı temsil ediyoruz. Biz, sermayenin korkup kaçtığı değil, güven duyup gelebildiği bir ülkeyi organize edeceğiz. Paranın hangi ülkeye, neden gittiğini sizler de gayet iyi biliyorsunuz; çünkü bu memleketten kazandığınız paraları bizzat kendiniz nerelere götürüyorsanız, hukuk ve güven ortamı tam olarak oralarda yatıyor. Anahtar Parti olarak bizler, Türk siyasetinde nezaketin, mesuliyetin, terbiyenin ve devlet ciddiyetinin adresiyiz. Sayın Cumhurbaşkanı bugüne kadar karşısına çıkan pek çok rakibi kolayca yendi, hiçbirini dişine göre bulmadı ve bu kadar soruna rağmen o rakipleri yenmenin konforunu yaşadı. İşte Anahtar Parti, Reis Bey’in bu siyasi konforunu bozmak ve siyasete gerçek bir kalite getirmek için kurulmuştur. Tayyip Bey’in dilinden düşürmediği bir söz var: ‘Yahu bu yalan dünyada bir dişimize göre muhalefet bulamadık.’ Sayın Cumhurbaşkanım, biz tam dişinize göre bir hareketiz; siz şimdiden o dişlerinizi bir kontrol ettirin! Bizler sadece kuru bir iktidar koltuğu için değil, bu aziz milleti hak ettiği zenginlikle buluşturmak ve elinizde mağdur olmuş halkımızla kenetlenmek için geliyoruz. Bu yüzden bizim işimiz kolay. Neden mi kolay? Çünkü zor olanı bugüne kadar onlar yaptılar. Bu kadar yetişmiş insan gücü olan, bu kadar birikimi, imkânı ve potansiyeli bulunan muazzam bir memleketi bu darlığa, bu zorluğa düşürmek gerçekten büyük bir beceriksizlik isterdi; onlar işte bu zoru başardılar! Toprağınız olmasa, suyunuz olmasa, ekecek çiftçiniz, üretecek girişimciniz, satacak tüccarınız, projeyi yapacak mühendisiniz ya da dünyanın her yerine koşacak enerjiniz olmasa, dersiniz ki ‘ne yapalım, imkâanımız yok.’ Ama bu kadar varlığı olan bir memleketi siz yokluğa mahkum ettiniz. ANAHTAR PARTİ GELİNCE NE OLACAK? Biz gelince ne mi olacak? Biz gelince şu olacak: Bu partili cumhurbaşkanlığı işi devletimizi de milletimizi de çok yordu. Anahtar Parti iktidarında kesinlikle partili cumhurbaşkanlığı uygulaması olmayacak. Cumhurbaşkanı herkesin, 85 milyonun cumhurbaşkanı olacak. Kendi partisine yaslanıp diğer partilere öfke kusan bir figür yerine; her partiyi, her vatandaşı bu devletin öz evladı gibi gören kapsayıcı bir cumhurbaşkanlığı makamı tesis edilecek. Anahtar Parti iktidara geldiğinde, ilk ve en mühim adalet şemsiyesi bizzat cumhurbaşkanlığı makamından aşağıya doğru açılacak. Devletin başı, milletin de gerçek başı olacak; cumhurun başı, cumhurun tamamını kucaklayacak. Bizim iktidarımızda teröristler asla meclise giremeyecek. Anahtar Parti iş başına geldiğinde, kırk yıldır aziz milletimizin ümit şafaklarına kabus gibi çöken, yüreklere hüzün düşüren bu bölücü terör örgütlerini övenler, devletin tek bir kuruşuna dahi el süremeyecekler. Çocuklarımızın katiline meclis kürsülerinden övgüler dizip, bir de üstüne devletten maaş alma dönemi tamamen son bulacak. Bizim iktidarımızda teröriste terörist, terör örgütüne terör örgütü denir. Teröristlere ‘umut hakkı’ falan tanınmayacak, hainlerin adı dahi anılmayacak. Onların isimleri bir umutla değil, hak ettikleri en ağır cezalarla tarihin kara sayfalarına gömülecek. Kendilerine infaz edilmesi için verilen o cezaları son gününe kadar çekecek ve kirlettikleri bu dünyadan defolup gidecekler. Bizim, teröristlerin isimleriyle kirletilecek bir meclisimiz yoktur. Teröristler bizim devlet iktidarımızda asla ‘kurucu önder’ olarak kabul edilemez, edilmeyecektir. Hainler muhatap alınmayacak, önlerine mikrofonlar konulmayacak, prompter cihazları gönderilmeyecek ve onlarla asla kirli pazarlıklar, hediyeleşmeler yapılmayacaktır. Siyaset her şeyden önce ilkeli ve öngörülebilir olacak; milletimiz nihayet terbiyeli, seviyeli bir siyasete şahitlik edecek. Millet siyasetçilerden korkmayacak; aksine siyasetçiler milletten, milletin sandıktaki iradesinden korkacak. Bizim iktidarımızla birlikte; ‘Milletime verdiğim sözü tutamazsam, ben bir daha halkımın huzuruna çıkamam’ diyen edep sahibi siyasetçilerin dönemi başlayacak. Bugün seçip meclise gönderdiğimiz vekillerin, yarın bize ne yapacaklarını düşünmekten ödümüz patlıyor. Oysa onlar bizim vekilimiz, onları seçen asıl biziz. Bizler kadrolarımızı kurarken asla partili atamayacağız, partili kartviziti aramayacağız; sadece bileni arayacak, işin uzmanını bulacağız. O liyakatli isim bizim partimizden olmasa bile gözümüzü kırpmadan göreve getireceğiz. Çünkü bizim tek şiarımız liyakattir; biz liyakatin yanında, liyakat de bizim yanımızda olacak. Biz bu memleketi gençlerle ve kadınlarla birlikte omuz omuza vererek ayağa kaldıracağız. Bu ülkenin bütün yükünü şimdiye kadar hep birlikte çekmiş olduğumuz için önümüzde duran kalan yük, geçmişte göğüslediklerimizden asla daha fazla değildir. O yüzden inancınız tam olsun, memleketi ayağa kaldırmak çok kolaydır. TOPYEKÛN BİR SEFERBERLİK İLAN EDİLDİ Bugünden itibaren artık net bir şekilde seçim sathına girmiş bulunuyoruz. Anahtar Parti’yi önümüzdeki dönemde iktidar yapacaksak, bugünden tezi yok topyekûn bir seferberlik ilan ediyoruz. Biz sadece kürsülerden konuşan bir hareket değiliz. Türkiye’nin her bir köşesinde açtığımız bu teşkilatları; herkesin kendi helal alın terinden, zamanından, eşinden, işinden ve sevdiklerinden fedakarlık ede ede, gece gündüz emek vererek kurduk. Halısını omuzunda taşıyan, boyasını kendi elleriyle yapan, kirasını cebinden veren, evinde eşine yemeğini yaptırıp kermesine koşan, anasının hayır duasını alıp, babasını o kalabalığa omuz versin diye faaliyetlere çağıran, evlatlarına ‘Biz sizlerin geleceği için çalışıyoruz’ diyerek onları bu kutlu organizasyonlara katan koca bir neferiz biz. Bir milletin omuzlarına yeni bir yük düşmesin diye bunca meşakkati omuzlayıp, sadece bir yıl içinde 800 teşkilatı birden açan bu tertemiz partiye ve kadrolara hiçbir mecrada hakaret ettirmem, nezaketsizlik yapılmasına asla müsaade etmem; bunu herkes böyle bilsin!”

Ağıralioğlu: Hükümet İktidarda kalmak için her şeyi yapacaktır Haber

Ağıralioğlu: Hükümet İktidarda kalmak için her şeyi yapacaktır

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi’nin CHP kurultay davasında, Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılması ve Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralması anlamına gelen ‘mutlak butlan’ kararı sonrası Cüneyt Özdemir YouTube kanalındaki canlı yayına telefonla bağlanarak önemli açıklamalarda bulundu. Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu, gazeteci Kenan Taş’a “Ben bu gelişmeyi açıkçası bir erken seçim işareti gibi görürüm. Yani bunu bir erken seçim avantajına dönüştürmek isteyeceklerini düşünüyorum” ifadelerini kullanarak, özetle şunları söyledi: BU KARARI KESİNLİKLE MAKUL BULMUYORUZ! “Karar uzun zamandır yargının siyasetin üstünde baskı yaptığının söylendiği bir zamanda çıktı. Yüksek Seçim Kurulu’nu ve kurallarını titizlikle korumamız lazım. Eğer bugün bu yapılanı, yani mahkemeler vasıtasıyla siyasete bu tarz müdahaleleri makul ve meşru görürsek, Türkiye’de artık demokrasiyi de sandığı da konuşabilme imkânımız kalmaz. Yüksek Seçim Kurulu’nun kararları mahkeme denetimine kapalı kararlardır; seçme iradesini tam anlamıyla korumak için sistem böyle dizayn edilmiştir. Yüksek Seçim Kurulu’nun kurumsal varlığının iradesini boşa düşüren ve geriye dönük yürütülen bu tarz kararlar, geçmişteki pek çok kararı da boşa düşürüp büyük bir kaosa sebep olur. Böyle bir şeye meşruiyet tanımak, o anlamda bundan sonra yapılacak bütün seçimleri şaibeli ve özürlü hale getirir. Dolayısıyla biz bu kararı; demokrasiye, millet iradesine ve devletin kurumsal varlığına yapılmış açık bir müdahale gibi algıladık. Bu yüzden kesinlikle makul bulmuyoruz. YARGI SİYASETİN GÖLGESİNDE KALIYOR! Bu durum uzunca bir zamandır zaten konuşuluyor: Türk siyasetinde yargının siyasetin gölgesinde kaldığı, özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne bağlı olarak siyasetin tesiri ve etkisi altında kalan bu mekanizmanın, iktidara siyasi avantajlar sağladığı sıklıkla dile getiriliyordu. Bu tip bir karar, beraberinde Cumhuriyet Halk Partisi’nde de bir takım ciddi komplikasyonlara sebep olacaktır. Hükümet bu süreci uzunca bir zamandır şöyle yönetiyor; ‘Ben yapabilirim’ diyerek değil, ‘Muhalefet yapamaz’ diyerek; ‘Ben başarabilirim’ üzerinden değil de ‘Muhalefet başaramaz’ söylemi üzerine bir propaganda aksı oluşturmaya çalışıyor. Parçalı bir muhalefet yapısı, bütünüyle dağılmış bir muhalefet her zaman hükümetin avantajınadır. Dolayısıyla hükümet, buradaki tüm ekonomik dezavantajlarına rağmen süreci yönetebileceği bir avantaj görürse, erken seçimi anında gündeme getirebilir. Ben bu gelişmeyi açıkçası bir erken seçim işareti gibi görürüm. Yani bunu bir erken seçim avantajına dönüştürmek isteyeceklerini düşünüyorum. Bugün basın toplantısında da açıkça ifade ettim; Türkiye’de tertip ettikleri her şey, bu ‘terörsüz Türkiye’ meselesi de dahil olmak üzere, hükümetin geçen dönem milletten yetki almadığı, yetkisinin olmadığını düşündüğü gündemleridir. Geçen seçimde milletin karşısına çıkıp ‘Öcalan’ın canına okuyacağız’ diye seçildiler. Geçen seçimde ‘Biz bu memleketin bölücülere teslim edilmesine asla müsaade etmeyeceğiz, bu Altılı Masa memleketi şöyle yapacak, böyle parçalayacak’ dediler. Ama bugün geldikleri noktada, meydanlarda halka söylediklerinin tam hilafına davranıp, bunu tamamen bir seçim avantajına tahvil etmeye çalışıyorlar. Geçen seçim masanın altında DEM var diyorlardı; şimdi ise bizzat DEM ile beraber yürümeyi tercih ettiler. Dolayısıyla biz bu popülizmden çok net şöyle bir sonuç çıkarıyoruz: Hükümet, iktidarda kalabilmek için her şeyi ama her şeyi yapacaktır.”

Anahtar Parti yeni haftaya Bursa Sebze ve Meyve Hali’nde çorba ikramıyla başladı Haber

Anahtar Parti yeni haftaya Bursa Sebze ve Meyve Hali’nde çorba ikramıyla başladı

Hal esnafıyla tek tek sohbet eden teşkilat üyeleri, yaşanan ekonomik sıkıntıları dinledi. Artan maliyetler, yüksek kira giderleri, akaryakıt fiyatları ve ürün tedarikindeki sorunların gündeme geldiği ziyarette esnaf, özellikle sebze ve meyve fiyatlarındaki dalgalanmanın hem vatandaşı hem de esnafı zor durumda bıraktığını ifade etti. Ziyaret sırasında konuşan İl Başkanı Fikret Aslan, üreticiden tüketiciye uzanan zincirde ciddi problemler bulunduğunu belirterek şunları söyledi: “Bugün pazarda vatandaş fileyi dolduramıyor, esnaf ise tezgâhını döndürmekte zorlanıyor. Mazot maliyetleri, nakliye giderleri, elektrik faturaları ve yüksek işletme maliyetleri doğrudan fiyatlara yansıyor. Çiftçi kazanamıyor, hal esnafı kazanamıyor, vatandaş ise pahalı ürün almak zorunda kalıyor. Bu tablo sürdürülebilir değildir.” Anahtar Parti olarak üretim ve ticaretin desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Aslan yapılması gerekenler için, “Öncelikle üreticinin üzerindeki maliyet yükü azaltılmalı. Çiftçiye mazot ve gübre desteği artırılmalı, hal esnafının vergi ve SGK yükü hafifletilmeli. Aracı maliyetlerini azaltacak yeni lojistik destek modelleri geliştirilmeli. Yerli üretimi güçlendiren, esnafı koruyan ve vatandaşın uygun fiyatla ürüne ulaşmasını sağlayan bir ekonomik düzen kurulmalı. Biz sahada vatandaşın ve esnafın sesini dinleyerek çözüm üreten bir siyaset anlayışıyla hareket ediyoruz.Tüm bu çözümler, Anahtar Parti'nin ekonomi modelinin içerisinde yer alıyor” ifadelerini kullandı.

Anahtar Parti'den Ümit Özdağ'a sert cevap: "Cüce Parti" Haber

Anahtar Parti'den Ümit Özdağ'a sert cevap: "Cüce Parti"

Geçen, Sayın Özdağ’ın bir medya kuruluşuna yaptığı açıklamalarda gerçekleri çarpıttığını öne sürerek, Anahtar Parti’ye ve Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu’na yönelik siyasi istikamet tanımlaması yapılmasının nezaket ve etik sınırlarını zorlayan talihsiz bir yaklaşım olduğunu ifade etti. Açıklamada, son günlerde parti aleyhine yürütülen dezenformasyon kampanyalarının dikkat çektiği belirtilirken, geçmiş seçim dönemlerinde farklı siyasi kadrolardan siyasi çıkar sağlamaya çalışan çevrelerin kamuoyunun hafızasında yer ettiği vurgulandı. Anahtar Parti’nin Cumhuriyet’in kurucu değerlerine, milli ve manevi hassasiyetlere bağlılığının hiçbir kişi ya da siyasi çevrenin onayına tabi olmadığı kaydedilen açıklamada, “Bu bağlılığın tayini Sayın Özdağ’ın da onayına bağlı değildir” denildi. Partinin hiçbir siyasi oluşumun “B planı” olmayacağı belirtilen açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Partimiz hiçbir siyasi partinin yandaşı ve paydaşı olmayacak; milletimizin A planı olmaya devam edecektir. Partimizin gündeminde cephe siyaseti yoktur ve asla olmayacaktır.” Fuat Geçen, Anahtar Parti’ye yönelik eleştirilerin arkasında bazı çevrelerin siyaseten irtifa kaybetmesinin bulunduğunu savunarak, yürütülen kampanyaların partiyi etkilemeyeceğini dile getirdi. Açıklamanın sonunda ise Anahtar Parti’nin polemiklerle vakit kaybetmeyeceği vurgulanırken, tüm enerjisini milletle buluşmaya, vatandaşın sorunlarını tespit etmeye ve çözüm üretmeye ayırdığı ifade edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.