Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Anahtar Parti

Haberia - Anahtar Parti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Anahtar Parti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yavuz Ağıralioğlu'ndan Türkiye'de yaşanan olaylara tepki! Haber

Yavuz Ağıralioğlu'ndan Türkiye'de yaşanan olaylara tepki!

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, NOW TV’deki Çalar Saat programında İlker Karagöz’ün konuğu oldu. Maaşlarını alamadıkları için Eskişehir’den Ankara’ya yürüdükten sonra Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde gözaltında alınan 110 madenci ile ilgili üzüntülerini dile getiren Genel Başkan Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi: “Meselelerle, münasebeti devamlı probleme dönen bir ülke haline geldik. Program başlığınız olan ‘Reva mı’ çok değerli bir başlık. Bu aslında Anahtar Parti'nin siyasi mesuliyet trampleni. Biz aslında bu kelimenin karşılığına kurulduk. Bu memlekette yaşadıklarımız bu millete reva mı? Çocuklarımızın okulda çektikleri onlara reva mı, madenler açılıyor. Madenler açılırken civarda bozulan ekosistem, o bölgede yaşayan insanlara bunlar reva mı? Emeklilerin yaşadıkları onlara reva mı? Çocuklarımız eğitim görmek istiyorlar. Eğitimde yaşadığımız sorunlar çocuklarımıza reva mı? SANAYİCİLERE SORUN; ‘BU FAİZ BİZE REVA MI’ DER! Madenlerimiz çıkarılırken çıkarana kadar çatışma çıkıyor. Çıktıktan sonra memleketin kaynaklarını zenginlik sebebi yapacağız diye bir hassasiyet gelişiyor ama memleketin toplumsal beraberliği zayıflıyor, tartışmaya başlıyor. Biz işimizi dört başı mamur yapamıyoruz. Aslında bu kadar güzel bir memleketin, bu kadar imkânı bol bir memleketin, bu kadar insanı güzel bir memleketin, meselelerini doğru yönetebilse dünyanın en saygın, en zengin, en müreffeh ülkelerinden biri olacak memleketin bu halde olması millete reva mı, devlete reva mı, bize revamı yahu? Emekliyi yakalıyorsunuz bu bize reva mı diyor. Dar gelirli, asgari ücretli bu bize reva mı diyor. Sanayiciye sorun. Bu kadar faiz bize reva mı diyor, esnafa sorun bu kadar enflasyon bize reva mı diyor. Bu şartları öğretmenlere sorun. Öğretmenler ‘bu kadar elimizin kolumuzun bağlı hale gelmesi ve çocukları eğitmek zorunda kaldığımız bu süreçte yaşadığımız şartlar bize reva mı’ diyor. Herkes bize reva mı diyor. Bu yaşadığımız şeyler bize reva mı? SESLERİNİ DUYURMAK İÇİN GELİP FİNALİ KODESTE YAPIYORLAR! İnsanların çalışıp yıllarca emek ettikleri yerden elleri iki yanlarına düşmüş çaresiz bir şekilde ‘sesimizi devletimize duyurmak istiyoruz’ diye gelip finali kodeste yapmaları! Bu mesela Türkiye'nin yönetim fotoğrafına reva mı? Görüntümüze bakın; çocuklarımız öldürülüyor, madencilerimiz tutuklanıyor, öbür tarafta eylemler var. Altın, insan ticareti, kara para aklamaları, mafyalar, çeteler, uyuşturucu operasyonları dışarıda bir görüntü var. Türkiye'yi büyük bir fotoğrafın üstüne koysanız bir jenerik aksa o jenerikte olanlar bu ülkeye reva mı? Bu görüntü biz miyiz? Koca Türk milletinin dışarıya verdiği görüntü bu mu? Her gün uyuşturucu operasyonuyla uyanıyoruz. Her gün sansasyonel, dehşetli bir şey yaşıyoruz. Her gün büyük acılar yaşıyoruz. Her gün bir konkordato duyuyoruz. İntihar duyuyoruz. Kaçakçılık duyuyoruz. Mafyalaşma duyuyoruz. Çocuklarımızın katlini duyuyoruz. Eylem duyuyoruz. TÜRKİYE’DE YAŞANANLAR YÖNETİM TÜRBÜLANSIDIR! Bu nedir? Bu yönetim türbülansıdır. Bu Türkiye'de yaşadığımız şey bir türbülanstır. Bir dağınıklıktır. Plansızlık, programsızlık, strateji geliştirememek, doğru okuyamamak, dünyayı doğru okuyamamak, durumu doğru okuyamamak. Her şeye bakacaksınız, tedbir alacaksınız. Biz şimdi ne görüyoruz genelde? Karşılaştığımız her sorundan sonra dehşet yaşıyoruz. Yaşadığımız şeyin dehşetinden sonra tedbir konuşuyoruz. Tedbir önceden konuşabilen, önceden önlem alabilen, önceden başa bela gelmeden, başa acı gelmeden, büyük acılar ve yıkım yaşanmadan tedbir alabilen devlet kapasitesi konuşamıyoruz. Heyelan oluyor, tedbir konuşuyoruz. Sel oluyor, tedbir konuşuyoruz. Deprem oluyor, tedbir konuşuyoruz. Katliam oluyor, tedbir konuşuyoruz. Arsızlık, hırsızlık, yolsuzluk tedbir konuşuyoruz. İsraf olup hep tedbiri sonradan konuşuyoruz. Tedbir, adı üstünde tedbir önceden alınana deniyor. Sonradan alınan şey tedbir değildir, o mecburiyettir. O mecburiyet de gideni getirmez. SORUNLAR NE ZAMAN ÇÖZÜLECEK; 2053’TE Mİ? Biz evlatlarımıza memleket bırakacağız. Cumhurbaşkanı'nın bir tweetini gördüm. ‘Çocuklarımıza huzurla yaşayacakları bir memleket kuracağız inşallah.’ 24 yıldır iktidarda sayın Cumhurbaşkanı. Söylediği söz bu. İnşallah kuracağız dediğinize göre bunu ne zaman planladığınızı da söylerseniz memnun olacağız. 24 yıldır icranın başındasınız. Sizin iktidara geldiğiniz zaman doğan çocuklar 24 yaşında. O dönem ilkokul çağındakileri de katarsanız 30-35 bandında yaşı olanlar sizinle hayatı tanıdı. Şimdi bu kadar büyük bir imkânı nasıl kullanmış ya da kullanamamış olmalısınız ki siz ‘çocuklarımıza huzurla yaşanacak bir memleket kurmak zorundayız’ diyorsunuz. İktidara yeni geliyormuşsunuz gibi konuşmaya başlıyorsunuz. Çözmeyi vaat ettiğiniz programlar ve sorunların hepsi duruyor. Sonra siz hepsiyle ilgili muazzam bir toplumsal yükle karşılaşınca arzı endam ediyorsunuz milletin karşısında ki; ‘biz bunları çözeceğiz evelallah.’ Ne zaman 2053'te mi? ÇOCUKLAR OKULA AÇ GİDİYOR! Çocukların aç olduğu, okula aç gittiği bir ülkede siyaset vazifesini yapmıyor demektir. Onu bilecek. Bunu planlayacak. Çocuklara okulda yemek verilecek. Kreşler konuşuluyor, kreş açılacak. Güvenlik yok, güvenliği sağlayacaksınız. Bunun için evlatlarımızın katledilmesini beklemeyeceksiniz. Daha önce duyacaksınız. Akran zorbalığı var. Engelleyeceksiniz. Bunu engelleyecek mekanizmaları kuracaksınız. Bütün bunlar bizim siyasi olarak hükümet rekabetinden söylediğimiz değil, devletin, milletin istikbaline söylediğimiz şeyler. Buna kapasitesi olan bir memleketiz. 19 milyar dolar faiz ödedik 2026’nın ilk 3 ayında. Faiz, ana para değil! Faiz ödemesi böyle olan bir memlekette 86 milyonun alın terini faiz lobilerine öderken para buluyorsunuz. Çocuklarınıza yemek parası bulamıyorsunuz. Buna kimseyi inandıramazsınız. Bu faize sebep olan israf sarmalını, yönetim zafiyetini ortadan kaldırırsınız.

Anahtar Parti'den Batı Trakya ve Kerkük cephesinde net mesaj! Haber

Anahtar Parti'den Batı Trakya ve Kerkük cephesinde net mesaj!

Prof. Dr. Yel, Lozan Antlaşması ile Batı Trakya Türklerine tanınan dinî liderlerini seçme hakkının Yunanistan tarafından yok sayıldığını belirtti. “Batı Trakya’da 41 yıllık açık ihlal” 1991 yılında çıkarılan yasa ile müftülerin devlet kontrolünde atanmaya başlandığını hatırlatan Yel, seçilmiş müftülerin tanınmamasının 41 yıldır süren açık bir hukuk ihlali olduğunu vurguladı. Nisan 2026’da yeniden gündeme gelen gelişmelerin, Yunanistan’ın bu politikayı sürdürdüğünü gösterdiğini ifade eden Yel, Avrupa Birliği’nin ise bu konuda sessiz kaldığını belirterek çifte standart eleştirisinde bulundu. “Ekümenik sıfatı tartışması dikkat çekiyor” Türkiye’nin Lozan çerçevesinde Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi’nin varlığını tanımaya devam ettiğini belirten Yel, patrik tarafından kullanılan “ekümenik” sıfatına uzun süredir seyirci kalınmasının da bir çelişki oluşturduğunu ifade etti. YUNANİSTAN BATI TRAKYA’DA LOZAN’I 41 YILDIR İHLAL EDEREK TÜRKLERİN HAKKINI GASP EDERKEN TÜRKİYE’DE EKÜMENİK SIFATININ KULLANIMINA SEYİRCİ KALINIYOR Batı Trakya Türklerinin Lozan’la güvence altına alınan kendi dinî liderini seçme hakkı, Yunanistan tarafından uzun süredir yok… — Prof.Dr. Selma Yel (@yel_selma) April 17, 2026 Kerkük’te 100 yıl sonra tarihi gelişme Yel, Kerkük’te Türkmen siyasetçi Muhammed Seman Ağa’nın 16 Nisan 2026’da vali seçilmesini ise “tarihi bir dönüm noktası” olarak değerlendirdi. Kerkük’ün yaklaşık 900 yıl Türk hâkimiyetinde kaldığını hatırlatan Yel, Mondros Mütarekesi ve ardından imzalanan Ankara Antlaşması ile bölgenin Türkiye dışında bırakıldığını dile getirdi. Bu gelişmenin yalnızca idari bir değişiklik olmadığını vurgulayan Yel, “100 yıl sonra tarihsel hafızanın, kimliğin ve adaletin yeniden tecellisi anlamına gelmektedir” dedi. “Türkmenlerin yanındayız, mücadele sürecek” Anahtar Parti olarak Kerkük’teki gelişmeyi memnuniyetle karşıladıklarını belirten Yel, Türkmenlere destek mesajı vererek, Türk dünyasının her köşesinde adalet, eşitlik ve kardeşlik için çalışmaya devam edeceklerini söyledi. “Küresel dengelere dikkat” Açıklamasında bölgesel güçlere de değinen Yel, Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık’nin bölgedeki hedeflerinin göz önünde bulundurulması gerektiğini belirterek sürecin sağduyulu şekilde takip edilmesi çağrısında bulundu. Yel’in açıklamaları, Batı Trakya’dan Kerkük’e uzanan geniş bir coğrafyada Türklerin hakları ve Türkiye’nin uluslararası duruşuna ilişkin yeni bir tartışma başlattı. Kerkük’te Tarihi Dönüm NoktasıKerkük, yaklaşık 900 yıl boyunca Türk hâkimiyetinde bulunmuştur. Mondros Mütarekesi ile haksız bir şekilde İngiliz işgaline uğramış ve müteakiben Misak-ı Millî sınırları içinde yer almasına rağmen 1926’da Ankara Antlaşması ile İngiliz mandası…— Prof.Dr. Selma Yel (@yel_selma) April 17, 2026

A Parti Bursa’dan okullarda şiddete karşı sert çıkış: “Artık yeter!” Haber

A Parti Bursa’dan okullarda şiddete karşı sert çıkış: “Artık yeter!”

Anahtar Parti Genel Merkez Eğitim Politikaları Başkanlığı tarafından 81 ilde organize edilen basın açıklaması, Bursa Milli Eğitim Müdürlüğü önünde gerçekleşti. Açıklamaya Eğitim Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Kemal Karakaya, ilçe başkanları ve il-ilçe yöneticileri ile parti mensupları katıldı. “Her Çocuk Devlete Emanet” Toplumun derin bir endişe içinde olduğunu vurgulayan Aslan, velilerin çocuklarını okula gönderirken artık tedirginlik yaşadığını ifade etti. Okulların güvenli alanlar olması gerektiğinin altını çizen Aslan, “Okul kapısından giren her çocuk bizlere emanettir. Ancak bugün bu emaneti korumakta ciddi zafiyetler yaşandığı ortadadır” diye konuştu. “Sadece Kınamak Yetmez” Yaşanan olayların ardından yalnızca kınama mesajlarıyla ilerlemenin yetersiz olduğunu dile getiren Aslan, somut ve profesyonel adımlar atılması gerektiğini belirtti. Güvenlik meselesinin temennilerle değil, sistemli çözümlerle ele alınması gerektiğini vurguladı. 3 Maddelik Güvenlik Çağrısı Aslan, eğitim kurumlarında uygulanması gereken üç temel öneriyi kamuoyuyla paylaştı: 1-Özel eğitimli güvenlik personeli: Çocuk psikolojisi, kriz yönetimi ve öfke kontrolü alanlarında eğitim almış uzmanların okullarda görev yapması 2-Akıllı kartlı giriş sistemleri: Okullara giriş-çıkışların kontrol altına alınması *3-Yapay zekâ destekli güvenlik: Şüpheli hareketlerin önceden tespit edilerek emniyet birimlerine anlık bildirilmesi “Güvenli Okul, Güvenli Gelecek” Eğitimde şiddetin sadece kınanarak sona ermeyeceğini vurgulayan Aslan, “Çocuklarımızın korkmadan teneffüse çıkabildiği, öğretmenlerimizin can güvenliği endişesi taşımadığı bir eğitim ortamı istiyoruz” dedi. Açıklamasında hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler için rahmet dileyen Aslan, yetkililere çağrıda bulunarak okulların birer “güven adasına” dönüştürülmesi için önerilerinin hızla hayata geçirilmesini istedi. Basın açıklaması, “Çocuklarını koruyamayanların koruyacak başka hiçbir şeyi kalmaz. Çocuklarımızı korumak, geleceğimizi korumaktır” sözleriyle sona erdi.

Yavuz  Ağıralioğlu: 'Kamuda Lale, Yönetimde Sülale' dönemi bitecek Haber

Yavuz Ağıralioğlu: 'Kamuda Lale, Yönetimde Sülale' dönemi bitecek

Kamu yönetimindeki aksaklıklara dikkat çeken Ağıralioğlu, “Memlekette her iş için adam bulmak zorunda kalınıyor. Biz, kimlik kartını gösteren her vatandaşın işini çözebilen bir devlet kuracağız” dedi. “Kamuda lale dönemi, yönetimde sülale dönemi” sözleriyle mevcut sistemi eleştiren Ağıralioğlu, bu anlayışı kanun ve kurallarla sona erdireceklerini vurguladı. “Siyaset Nezaketini Kaybetti” Siyasi dilin bozulduğunu ifade eden Ağıralioğlu, Anahtar Parti’nin rekabetten çok mücadele için kurulduğunu belirtti. “Doğruluk, nezaket ve alicenaplıkla siyaset yapacağız” diyerek mevcut siyasi üsluba karşı duruşlarını ortaya koydu. Sistem Değişikliği ve Kurumsal Reform Vaatleri Ağıralioğlu, partili cumhurbaşkanlığı sistemini değiştireceklerini, bakanları hesap verebilir hale getireceklerini ve Meclis’in bütçe hakkını güçlendireceklerini söyledi. Ayrıca Devlet Planlama Teşkilatı’nı yeniden kuracaklarını, adaleti siyasetin gölgesinden çıkaracaklarını ve mülakat sistemindeki adaletsizliği kaldıracaklarını ifade etti. Eğitim, Sosyal Politikalar ve Güvenlik Eğitim alanında somut adımlar vadeden Ağıralioğlu, okullarda ücretsiz yemek, uygun fiyatlı kreşler ve daha kaliteli eğitim sözü verdi. Uyuşturucuyla mücadelede kararlı olacaklarını belirten Ağıralioğlu, engelliler için destek programları ve rehabilitasyon merkezleri kurulacağını da açıkladı. Ekonomi ve Sanayi Mesajları Sanayiyi destekleyeceklerini, vergide adalet sağlayacaklarını ve enflasyonla mücadelede ciddi bir program uygulayacaklarını dile getiren Ağıralioğlu, çiftçiyi ticaretin merkezine yerleştireceklerini söyledi. “Kararsız Seçmen Bizim Kararımızdır” Kararsız seçmenin artışına dikkat çeken Ağıralioğlu, bunun mevcut iktidarın yönetim zafiyetinden kaynaklandığını savundu. “Kararsız seçmen Anahtar Parti’nin kararıdır” ifadelerini kullandı. “Sandıkta Hesaplaşacağız” 24 yıllık iktidarın sorunları çözemediğini öne süren Ağıralioğlu, emeklilerden gençlere kadar geniş kesimlerle sandıkta hesaplaşacaklarını söyledi. Terörsüz bir Türkiye hedefi vurgulanırken, Kürt-Türkmen kardeşliği mesajı verildi. “Bu Parti Herkesin Partisi” Ağıralioğlu, etnik ya da mezhepsel ayrım gözetmeksizin herkesin devletin en üst makamlarına gelebileceğini belirterek, “Bu ülkenin evladı olan herkes cumhurbaşkanı olabilir” dedi. Tüm vatandaşlara çağrıda bulunarak, hakları yenilen herkesi partilerine davet etti. Konuşmasının sonunda uluslararası gelişmelere de değinen Ağıralioğlu, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun Türkiye’ye yönelik açıklamalarına karşı birlik mesajı verdi.

Yavuz Ağıralioğlu, Türkiye için hedeflerini paylaştı! Haber

Yavuz Ağıralioğlu, Türkiye için hedeflerini paylaştı!

Salonu hıncahınç dolduran partililer ve vatandaşlar tarafından coşkuyla karşılanan Ağıralioğlu, konuşmasına Antalya'nın siyasi ve kültürel önemine vurgu yaparak başladı. "Bu salonu dolduran coşku, umutlarımızı büyüttü" diyen Ağıralioğlu, "Memleketimizin geleceği için inancımız ve kararlılığımız tamdır. Anahtar Parti olarak Türkiye'ye yeni bir soluk getirmeye geldik" ifadelerini kullandı. Coşkulu kalabalığa umut dolu mesajlar Ağıralioğlu, konuşmasında ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, yerel yönetimlerin şeffaflığı ve hesap verebilirliğinin önemine dikkat çekti. Partisinin kuruluş felsefesini anlatan lider, "Anahtar Parti, çözüm üreten, kucaklayıcı ve milletten yana bir siyaset anlayışını temsil ediyor" dedi. Antalya'nın stratejik önemi vurgulandı Türkiye'nin önemli turizm merkezlerinden biri olan Antalya'nın siyasi arenada da kritik bir role sahip olduğunu belirten Ağıralioğlu, kentin sorunlarına da değindi. Turizm, tarım, istihdam ve altyapı konularında çözüm önerilerini sıralayan parti lideri, Antalya'nın hak ettiği hizmetleri alması için çalışacaklarını söyledi. 2024 yerel seçimlerinde Antalya genelinde 19 ilçenin 16'sında CHP'nin belediye başkanlığını kazandığı kentte, Anahtar Parti'nin teşkilatlanma çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Teşkilatlanmada yeni dönem Anahtar Parti Antalya İl Başkanı Mustafa Güneş liderliğinde yürütülen çalışmaların meyvelerini vermeye başladığını belirten Ağıralioğlu, partisinin şubat ayında yoğun katılımla gerçekleştirdiği il kongresine dikkat çekti. "Antalya'daki teşkilatlanma çabalarımız tüm hızıyla sürüyor. Her geçen gün yeni arkadaşlarımız aramıza katılıyor" diye konuştu. 30 Ekim 2024'te kurulan Anahtar Parti'nin büyükşehirlerdeki varlığını güçlendirme hedefi doğrultusunda Antalya çalışmalarına özel önem verdiği öğrenildi. Katılımcılardan tam destek Buluşmaya katılan vatandaşlar, Ağıralioğlu'na ve partisine desteklerini çeşitli tezahüratlarla gösterdi. Etkinlik sonunda partililerle tek tek selamlaşan Ağıralioğlu, Antalya'dan umutlu ve motive ayrıldığını ifade etti. Anahtar Parti'nin önümüzdeki dönemde Antalya başta olmak üzere birçok ilde halk buluşmalarına devam edeceği ve yerel yönetimler için hazırlıklarını sürdüreceği belirtildi.

Tolga Akalın Anahtar Parti’ye katıldı: Genel Başkan Vekili mi oluyor? Haber

Tolga Akalın Anahtar Parti’ye katıldı: Genel Başkan Vekili mi oluyor?

Eski İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı, Eski Edirne Milletvekili Mehmet Tolga Akalın, Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu’nun düzenlediği törenle Anahtar Parti saflarına katıldı. Katılım konuşmasında duygularını paylaşan Akalın, şu ifadeleri kullandı: "Değerli Anahtar Parti Ailesi, Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında, Türklüğün büyük geleceğini Atatürk ve kurucu ilkelerimiz ışığında çok daha güçlü şekilde inşa edeceğimize inancım tamdır. Türk siyasetinin geleceği, yeni merkezi ve toplanma bölgesi olduğuna inandığım Anahtar Parti çatısı altında sizinle omuz omuza mücadele edecek olmaktan dolayı onur duyuyorum." Tolga Akalın kimdir? Doğum yeri ve tarihi: 1974, Edirne (Keşan) Eğitim: Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi (1996) Mesleği: Avukat Siyasi kariyeri: Ülkü Ocakları ve MHP’de ilçe ve il başkanlığı, İYİ Parti’de kurucular kurulu üyeliği ve Genel Başkan Yardımcılığı (Seçim İşleri, Milli Güvenlik, Göç Politikaları). 2024’te İYİ Parti Genel Başkanlığı’na aday oldu. Özel hayatı: Evli, iki çocuk babası. Tarım (buğday, ayçiçeği, çeltik) ve ceviz üreticiliği yapıyor. Aletli dalış, geleneksel savaş sanatları (iaijutsu) eğitmenliği ve enduro motosiklet kullanıcısıdır. Genel Başkan Vekili mi oluyor? Siyasi kulislerde, Tolga Akalın’ın parti içinde Genel Başkan Vekili olarak görevlendirileceği konuşuluyor. Tecrübeli ismin parti yönetiminde stratejik bir rol üstlenmesi bekleniyor. Edirne’de Anahtar Parti güçlenecek Edirne doğumlu olan Akalın’ın katılımıyla birlikte, Edirne’de Anahtar Parti’nin ciddi oranda güçleneceği belirtiliyor. Özellikle Trakya bölgesindeki teşkilatlanma hamlelerinin bu katılımla hız kazanması bekleniyor.

Fikret Aslan: Bursa’nın anahtar çözümü eko-kent ve yerinde yatay dönüşüm Haber

Fikret Aslan: Bursa’nın anahtar çözümü eko-kent ve yerinde yatay dönüşüm

İnşaat ve bağlantılı sektörde yer alan teknokrat kadrodan oluşan il ve ilçe yöneticilerinin de yer aldığı ziyarette heyet, İnşaat Müteahhitleri Sanayici ve İş İnsanları Derneği Başkanı Şeref Demir ve yönetim kurulu tarafından karşılandı. Bursa’nın teknik konuları masaya yatırıldı. İNEGÖL İLE KARACABEY ARASINDA EKO-KENTLER Yatay mimarinin Türk kültürüne daha uygun olduğunu vurgulayan Aslan, yerel yönetimlerin altyapı hizmetlerini tamamlamasının ardından imar ve emsal artışlarının konuşulması gerektiğinin altını çizdi. Partinin şehre anahtar çözüm olarak sunduğu, İnegöl ile Karacabey arasında eko-kentler projesi İMSİAD üyelerine aktarıldı. ALTYAPI YAPAMAYAN, GÖÇ PLANLAYAMAYAN BELEDİYELERİ ELEŞTİRDİ Mevcut durumun trafik başta olmak üzere birçok sorun getirdiğine atıfta bulunan Aslan, vatandaşın bu sonuçtan müteahhitleri suçlu gördüğünü ancak asıl suçlanması gerekenin altyapı dahi yapamayan, göç planlayamayan belediyeler olduğunu ifade etti. Anahtar Parti yönetiminde tüm bu hassasiyetlerin gözetileceğini ve işleyişteki istisnaların kaldırılacağını kaydetti. HORMONSUZ VE YERİNDE DÖNÜŞÜM VURGUSU Kentsel dönüşüme önem verdiklerini dile getiren Aslan, Bursa’nın özellikle Osmangazi ve Yıldırım ilçelerinde planlı dönüşüme acil ihtiyacı olduğunu söyledi. Nilüfer’in yöneticileri tarafından da kabul edilen rant dönüşümünden ders çıkarılmasının önemine vurgu yapan Aslan, her zaman ilk önceliğin hormonsuz ve yerinden dönüşümler olması gerektiğini dile getirdi. “İSTANBUL’DAKİ KENTSEL DÖNÜŞÜMÜ BURSA İÇİN DE İSTİYORUZ” İMSİAD Başkanı Şeref Demir ise, İstanbul’daki kentsel dönüşüm benzeri bir planlamayı Bursa için de talep ettiklerini ancak sonuç alamadıklarını belirtti. Demir, Akpınar’daki kentsel dönüşümde binaların tek kepçe darbesiyle yıkılacak kadar kötü durumda olduğunu vurgulayarak, merkezi ve yerel iradeden bu tablonun getireceği ağır yıkımlara karşı hızlı adım atılması gerektiğini söyledi. Demir; inşaat sektöründe fiyat istikrarının sağlanması, finansmana erişim imkânlarının kademeli olarak iyileştirilmesi ve sürdürülebilir büyüme hedeflerinin güçlendirilmesi adına ortak akıl ve uzlaşı içerisinde hareket edilmesinin önemine dikkat çekti. Toplantıda Bursa’nın deprem bölgesi olduğuna özellikle dikkat çekildi.

Sedat Yalçın: Türkiye’nin sorunu yanlış üretim modeli Haber

Sedat Yalçın: Türkiye’nin sorunu yanlış üretim modeli

Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı, Kalkınma Politikaları Başkanı Yeminli Mali Müşavir Sedat Yalçın, para politikalarının enflasyonu başlatan ve şiddetlendiren unsurları kontrol edebileceğini ancak kalıcı çözümün üretim sisteminin yeniden yapılandırılmasından geçtiğini vurguladı. Merkez Bankası’nın faiz, döviz kuru, kredi genişlemesi ve tasarruf–yatırım dengesi üzerinden enflasyonu yönetebileceğini ifade eden Yalçın, buna rağmen sorunun sadece para politikasıyla çözülemeyeceğini söyledi. “Yapısal sorunlar ekonomiyi kilitliyor” Türkiye’de üretim sisteminin uzun yıllardır biriken yapısal sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Yalçın, eğitim sistemi ile iş gücü verimliliği arasındaki kopukluğun üretim kalitesini düşürdüğünü dile getirdi. Mesleki eğitim ile mühendislik alanları arasındaki uyumsuzluk da ekonominin rekabet gücünü zayıflatan faktörler arasında gösterildi. Enerji ve ara malında dışa bağımlılığın Türkiye ekonomisini kırılgan hale getirdiğini belirten Yalçın, bu durumun cari açık riskini artırdığı gibi maliyet enflasyonunu da tetiklediğini ifade etti. Sanayi ve tarımda verimlilik sorunu Sanayi ve tarımda küçük ölçekli ve parçalı işletme yapısının verimliliği sınırladığını belirten Yalçın, sanayinin uzun vadeli finansman bulmakta zorlandığını söyledi. Kalkınma ölçeğinde planlama eksikliğine de dikkat çeken Yalçın, organize sanayi bölgelerinin demiryolu ve liman bağlantılarındaki yetersizliğin lojistik maliyetlerini artırdığını ifade etti. “Yüksek teknoloji üretimine geçmek zorundayız” Yalçın, Türkiye’nin küresel rekabette geri kalmaması için yüksek teknolojiye dayalı üretim modeline geçmesi gerektiğini vurgulayarak, dijital ve yeşil dönüşümünü tamamlamış bir üretim ekosisteminin oluşturulmasının şart olduğunu söyledi. Güçlü lojistik altyapı, mekânsal entegrasyon ve ihracatta yüksek teknoloji payının artırılmasının kalkınma politikalarının temel hedefleri arasında yer aldığını belirten Yalçın, “Türkiye’nin üretim sistemi kapsamlı bir reformdan geçmeden ekonomik sorunların kalıcı şekilde çözülmesi mümkün değil” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.