Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ekonomi

- Ekonomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekonomi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tarım Kredi ve gübre krizi büyüyor! CHP'den açıklama Haber

Tarım Kredi ve gübre krizi büyüyor! CHP'den açıklama

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın “gübre stokları yeterli, arz güvenliğini tehdit eden bir durum yok” açıklamasını hatırlatan Sarıbal, sahadaki uygulamanın farklı olduğunu belirtti. Sarıbal, gübre stoklarının yeterli olduğuna ilişkin açıklamalara rağmen çiftçilerin peşin ödeme yapmak istese bile gübre alamadığını söyledi. Milletvekili Sarıbal’ın aktardığına göre çiftçi Hüseyin Kaya, peşin parayla gübre almak için Gürsu Tarım Kredi Kooperatifi’ne gitti. Ancak kooperatif yetkilileri kendisine “Peşin gübre satmıyoruz, vadeli satıyoruz” yanıtını verdi. Buna göre çiftçi peşin ödeme yapmak istediğinde gübre verilmezken, vadeli satış kabul edildiğinde gübre temin edilebiliyor. Milletvekili Sarıbal, çiftçilere vadeli satış dayatıldığını belirterek, “Çiftçiler neden peşin gübre alamadığını sorduğunda ise stokçuluk yapıldığı yanıtını veriyorlar. Gübre stoklarının yeterli olduğu söylenirken, çiftçiye peşin satış yapılmıyorsa bu stokçuluk değil midir? Tarım Kredi Kooperatifleri çiftçinin kurumu mudur, yoksa çiftçiyi borçlandırmanın aracı mı?” diye konuştu. Tarım girdilerindeki yüksek maliyetlerin üreticiyi zorladığını belirten Sarıbal, “Gıda enflasyonu yıllık yüzde 36,44, aylık yüzde 6,89. Sofranın tamamı zamlı. Meyvesi yenen sebzeler yüzde 33, baklagil yüzde 21,6, süt ürünleri yüzde 16, sebze, yoğurt, turunçgil yüzde 14. Yani kahvaltı da zamlı, akşam yemeği de zamlı, çocuğun beslenme çantası da zamlı. Enflasyon liginde listenin zirvesinde Güney Sudan ve İran’dan sonra üçüncüyüz. Ekonomi politikasının röntgeni bu. Çünkü gıda enflasyonu; faizin, girdi bağımlılığının, tarım desteklerinin yetersizliğinin ve ithalata dayalı üretim modelinin sonucudur. Eğer mazot ithalse, gübre ithalse, yem hammaddesi ithalse, kur arttığında maliyetin artması fizik kanunu gibidir. Zincirin tamamı yanlış kurulmuşsa, sorun halkalarında değil, zinciri kuran akıldadır. Gıda enflasyonu bu seviyedeyse, ekonomi yönetimi en temel sınavdan kalmış demektir” ifadelerini kullandı.

Emekli bayram ikramiyesiyle ilgili son dakika! Artış yok, işte nedeni... Haber

Emekli bayram ikramiyesiyle ilgili son dakika! Artış yok, işte nedeni...

Türkiye'de milyonlarca kişiyi ilgilendiren emekli bayram ikramiyesi ve bedelli askerliğe ilişkin değişiklikleri içeren ekonomi odaklı 19 maddelik kanun teklifi Meclis Başkanlığı'na sunuldu. AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler emekli bayram ikramiyelerine beklenen zamma ilişkin olarak "Teklifte emeklilerin bayram ikramiyesine yönelik bir düzenleme bulunmamaktadır. Şu an için bir çalışmamız mevcut değildir. Bayram ikramiyesinde artış için ek kaynak sağlanması gerekmektedir. Bölgesel savaş durumu ve tedarik zincirindeki aksaklıklar nedeniyle bütçe disiplinine özen göstermek zorundayız." ifadelerini kullandı. EMEKLİ İKRAMİYESİNE ZAM BÜTÇEYE EK YÜK GETİRİYOR Emeklilere bayram ikramiyesine bin lira artış yapılması halinde yapılan etki analizine göre, iki bayram için toplam 44 milyar liralık ek kaynak ihtiyacı doğmaktadır. 2026 bütçesinde SGK'ya 4 bin TL x 2 ikramiye için 150 milyar TL ayrılmıştır. Ekstra 44 milyar TL'lik kaynak ihtiyacının karşılanmasının güç olduğu belirtiliyor. BEDELLİ ASKERLİK ÜCRETİ ARTIYOR Bedelli askerlik ücreti 333 bin liradan 420 bin liraya yükseltilecek. Bu artışın temel nedeni, uygulanan göstergenin güncellenmesinden kaynaklanmaktadır. DEĞERLİ TAŞ VE KRİPTO PARALARA VERGİ Teklifle, elmas, inci gibi değerli taşlara yüzde 20'lik Özel Tüketim Vergisi uygulanması da öngörülmektedir. Ayrıca kripto varlık satış ve transferleri üzerinden binde 3 oranında vergi alınacak. İŞSİZLİK SİGORTASI FONU YETKİSİ Meclis'e sunulan yasa tasarısı ile İşsizlik Sigortası Fonu'nda mevcut devlet payının yarısına kadar artırılması veya azaltılması yetkisi Cumhurbaşkanı'na verilmektedir.

Dört gözle beklenen maaş düzenlemesi gerçekleşecek mi? Haber

Dört gözle beklenen maaş düzenlemesi gerçekleşecek mi?

Ak Parti'de il ve ilçe teşkilatlarından gelen geri bildirimlerde, sahada en sık dile getirilen sorunun "geçim sıkıntısı" ve en düşük emekli aylığının yetersizliği olduğu ifade ediliyor. EMEKLİLERİN ÜZERİNDEKİ BASKI ARTTI Parti kaynaklarına göre; artan kira, gıda ve sağlık giderleri emekliler üzerindeki baskıyı artırıyor. Bu durumun doğrudan partiye yönelik eleştirilere dönüştüğü belirtilirken, "ekonomide genel iyileşme" söyleminin emekli başlığında sahada yeterince karşılık bulmadığı değerlendirmesi yapılıyor. MASADAKİ FORMÜLLER Ak Parti kurmaylarının ekonomi yönetimiyle birlikte çeşitli seçenekler üzerinde çalıştığı konuşuluyor. Kulislerde; en düşük emekli aylığının artırılması, seyyanen artış yapılması, refah payı benzeri ek düzenleme ve bayram ikramiyelerinde artış gibi formüllerin değerlendirildiği belirtiliyor. Ancak artışın kapsamı ve zamanlamasına ilişkin net bir karar bulunmuyor. Ekonomi yönetiminin, enflasyonla mücadeleyi riske atmadan "sınırlı ve kontrollü" bir adım atılması gerektiği görüşünde olduğu ifade ediliyor. SEÇMEN DAVRANIŞI VURGUSU Parti içi analizlerde emekli konusunun seçmen davranışı üzerinde doğrudan etkili olduğu vurgulanıyor. Özellikle büyükşehirlerde sabit gelirli seçmenin ekonomik hassasiyetinin arttığı ve bunun sandığa yansıyabileceği dile getiriliyor. Bazı kurmaylar, emekli başlığının ayrı bir sosyal politika alanı olarak ele alınması gerektiğini savunuyor. ZAMANLAMA TARTIŞMASI Kulislerde iki senaryo öne çıkıyor: Bahar aylarında ara bir düzenleme yapılması ya da temmuz zammı öncesinde daha kapsamlı bir paketin devreye alınması. Nihai kararın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılacak değerlendirmelerin ardından netleşeceği belirtiliyor. ERDOĞAN'DAN "FARKINDAYIZ" MESAJI Cumhurbaşkanı Erdoğan da en düşük emekli maaşının 20 bin lira olmasının ardından yaptığı bir açıklama da "Emeklilerin taleplerine hiçbir zaman kulak tıkamadık. Bugüne kadar emeklilerimizi yalnız bırakmadık, bundan sonra da bırakmayacağız. Kiralar ve hayat pahalılığı başta olmak üzere emeklilerimizin yaşadığı sıkıntıların farkındayız" demişti.

BTSO Meslek Komiteleri inşaat sektörünün nabzını tuttu Haber

BTSO Meslek Komiteleri inşaat sektörünün nabzını tuttu

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) çatısı altında inşaat sektörünü temsil eden 8 meslek komitesi, ortak istişare toplantısında bir araya geldi. Toplantıda sektörün mevcut durumu, beklentileri ve çözüm önerileri ele alındı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, meslek komitelerinin BTSO’nun en önemli yapı taşlarından biri olduğunu belirterek, “Meslek komitelerimiz bünyesinde sektörlerinde vizyoner bakış açısına sahip ve karar alma süreçlerinde etkin rol üstlenen çok değerli isimler yer alıyor. BTSO’nun gücü buradan geliyor.” dedi. Sahadan gelen geri bildirimlerin kendileri için büyük önem taşıdığını vurgulayan Burkay, “Firmalarımızdan aldığımız geri dönüşler çok kıymetli. Ancak biz politika yapıcı değiliz. Sektörlerimizin ihtiyaçlarını doğru okuyarak fikir ve çözüm geliştiren taraftayız. Kamu ve politika yapıcılar nezdinde lobi faaliyetleri yürütüyor, düzenlemelerin sahanın beklentileri doğrultusunda gelişmesi için etki etmeye çalışıyoruz.” diye konuştu. “Bursa’nın Planlamaya İhtiyacı Var” Göreve geldiklerinde 16 makro proje ile yola çıktıklarını hatırlatan Burkay, “Bugüne kadar 60’tan fazla projeyi hayata geçirdik ve bu çalışmalarımız devam edecek. KOBİ OSB, organize konut bölgeleri ve organize ticaret bölgeleri projelerimiz var. Tüm bu çalışmaların temelinde üyelerimiz ve Bursa’yı çok daha yaşanabilir hale getirmek var. En önemli misyonumuz, ekonomiyi ve üyelerimizin işlerini geliştirecek adımları doğru projelerle hayata geçirmek.” ifadelerini kullandı. Kent gündemindeki sorunlara yönelik projeler geliştirdiklerini belirten Burkay, planlama konusunun öncelikli başlık olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “13 yıldır hiç bıkmadan, usanmadan şehrin anayasası niteliğindeki 1/100 binlik yeni çevre düzeni planı için çalışıyoruz. Her platformda destek veriyor, taleplerimizi iletiyoruz. Ancak bugün maalesef hâlâ bu şehrin bir anayasası yok. Böyle bir çağda bunun sürdürülebilir olmadığını görüyoruz. Yaşadığımız sıkıntıların ana sebebi bu planın olmaması. Şehrin planlamaya, doğru okunan ve doğru tanımlanmış bir yol haritasına ihtiyacı var.” “Projeler Ortak Akıl ve Sahiplenmeyle Başarıya Ulaşır” Proje anlayışlarının başarıyı belirleyen temel unsur olduğunu vurgulayan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, projelerin hayata geçmesinde ortak aklın ve sahiplenmenin önemine dikkat çekti. Bir projenin başarıya ulaşmasının belirli göstergeleri olduğunu ifade eden Burkay, “Doğru paydaşları bir araya getiremezseniz yolun sonuna ulaşmanız mümkün değil. Şehir için tek başına hayal kurmanız da yeterli olmaz. Bu hayal, şehirle bütünleşmedikçe, 3,5 milyon Bursalı tarafından sahiplenilmedikçe hayata geçmez.” dedi. BTSO olarak ortaya koydukları projelerin kişisel değil, iş dünyasına ve kente yönelik olduğunu belirten Burkay, “Biz 16 makro proje dedik, 60’tan fazla projeyi hayata geçirdik. Bu projelerin tamamı iş dünyası için yapıldı. Ortak bir hayalimiz olmasaydı bunların hiçbiri gerçekleşmezdi. Bugün de herkesin bir Bursa hayali var. Asıl olan 3,5 milyon Bursalı’nın Bursa ile ilgili ortak bir hayalinin olmasıdır. Bursa’yı daha yaşanabilir kılmanın yolu da buradan geçiyor.” diye konuştu. “Sorunların Temelinde Plansızlık Var” Kentte yaşanan sorunların temelinde plansızlığın yattığını dile getiren Başkan Burkay, trafik, çevre ve hava kirliliği başta olmak üzere birçok problemin bu nedenle çözülemediğini söyledi. İbrahim Burkay, şunları söyledi: “Kent üretiminin yaklaşık yüzde 50’si hâlâ plansız alanlarda. Apartman altlarında üretim tesisleri var, atık yönetimi yapılamıyor, makinelerin yerleşimi için taşıyıcı kolonlar kesiliyor. Deprem bölgesinde bulunan şehrimiz için son derece riskli olan bu yapıların planlı alanlara deplase edilmesi gerekiyor. Bu işletmeleri taşımak zorundayız.” Bu konuda yıllardır çözüm çağrısında bulunduklarını ifade eden Burkay, iş dünyasının sorumluluk almaya hazır olduğunu da vurguladı. Burkay, “Yıllardır ‘düzeltelim’ diyoruz ve bu konuda gerekli adımları atmaya hazırız. 8 bin üyemizin 5 bini bu konuda taahhüt verdi. Burada artık politika yapıcıların devreye girmesi gerekiyor. Biz hazırız, diyoruz. Yaşanabilir bir Bursa için yeri siz belirleyin, bizim bir adres dayatmamız yok. Kamu kazansın, yerel yönetimler kazansın, bu şehir kazansın. KOBİ OSB de olacak, organize ticaret bölgeleri de organize konut bölgeleri de hayata geçecek. Ümitsizlik asla yok.” ifadelerini kullandı. “Üyelerimizi Geleceğe Hazırlamakla Sorumluyuz” Küresel ekonomide yaşanan dönüşüme de dikkat çeken BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, yeni dönemin doğru okunması gerektiğini belirtti. Başkan Burkay, “Ekonomi nereye gidiyor, yeni oyuncular kimler, bunları iyi okumak zorundayız. BTSO tam da bunun için var. Şantiyeye gittiğinizde 50 tane sorunla karşılaşıyorsunuz. Bu sorunlarla boğuşurken ‘kafamızı kaldırıp gökyüzüne bakalım’ demek kolay değil. BTSO’nun görevi tam da bu noktada başlıyor. Bizler üyelerimizi geleceğe hazırlamakla sorumluyuz. Bir araya gelerek yeni ekonominin enstrümanlarını kullanmalı ve kendimize bir çıkış yolu bulmalıyız. Yeni iş modelleri konusunda her türlü fikre ve oluşuma açığız. Gerek komitelerimizde gerek odamızda en fazla odaklanacağımız alan yeni iş modelleri olacak. Yeni olduğu için doğal olarak bir savunma refleksi var ama bunları Bursa’da başarmak zorundayız.” dedi. “Komiteler Arasında Güçlü Bir Sinerji Var” BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Alparslan Şenocak, inşaat ve gayrimenkul sektörlerinin BTSO bünyesinde en geniş temsile sahip alanların başında geldiğini vurguladı. BTSO çatısı altındaki 8 meslek komitesinin doğrudan inşaat ve gayrimenkul sektörleriyle bağlantılı olduğuna dikkat çeken Şenocak, “Bu tablo, inşaat sektörünün kentimiz ve ülkemiz ekonomisi ile istihdamı açısından ne denli stratejik bir role sahip olduğunu ortaya koymaktadır.” dedi. Sektörü ortak akılla ileriye taşıyacak projeleri hayata geçirmeye devam ettiklerini belirten Şenocak, “İnşaat ve yapı malzemeleri alanında yürüttüğümüz UR-GE Projemizden Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı’na, Dirençli Kentler Zirvesi’nden kümelenme çalışmalarına ve alım heyetlerine kadar birçok önemli projeyi sektör temsilcilerimizin katkılarıyla gerçekleştirdik. Bu çalışmalarımız artarak devam edecek.” diye konuştu. Toplantının komiteler arası iş birliğini güçlendirmesi açısından verimli geçtiğini ifade eden Şenocak, “Komitelerimiz arasında sinerjiyi artıracak istişarelerde bulunduk. Oldukça faydalı bir toplantı oldu. Alınan kararların ve yapılan değerlendirmelerin sektörümüz için hayırlı olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı. “Yarısı Bizden Desteği ile Bursa’da Kentsel Dönüşüm Cazip Hale Getirilmeli” BTSO İnşaat Konseyi Başkanı Ali Tuğcu toplantıda komitelerin yürüttüğü çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. BTSO’nun kümelenme ve UR-GE projelerinde öncü bir Oda olduğunu ifade eden Tuğcu, “Kümelenme ve UR-GE projelerinde ilkleri başaran bir Odayız. Bu kapsamda önemli destekler alıyoruz. Gerçekleştirdiğimiz fuar organizasyonu da sektör adına önemli bir adım oldu. İlginin artarak devam edeceğine inanıyoruz” dedi. Depolama alanları, organize konut ve ticaret bölgeleri gibi konularda sektörün tek başına çözüm üretemeyeceğini belirten Tuğcu, “Elimizde olmayan başlıklar var. Depolama alanları, organize konut ve ticaret bölgeleri gibi konularda Yönetim Kurulu Başkanımız sürece son derece hâkim.” diye konuştu.’ Yarısı Bizden’ kampanyası kapsamında sunulan destekle İstanbul’da konut bazlı yoğun bir dönüşüm hamlesi olduğunu gözlemlediklerini ifade eden Tuğcu, Bursa’da da dönüşümün cazip hale gelmesi için benzer teşviklerin devreye girmesini beklediklerini ifade etti. Toplantıda sektör temsilcileri de görüş ve önerilerini paylaştı.

Bursa iş dünyası BUSİAD iftarında buluştu! Haber

Bursa iş dünyası BUSİAD iftarında buluştu!

İftar davetinin açılışında konuşan BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu, BUSİAD olarak Ramazan ayının ilk iftarını düzenlemeyi önemsediklerini, bunun bir gelenekten öte, birlik ve beraberliğe verilen önemin somut bir göstergesi olduğunu ifade etti. Hatunoğlu, “48 yıllık geçmişimiz boyunca oluşturduğumuz deneyim, özgüven, güvenilirlik ve kurumsal birikimle sadece bugünü değil, geleceği de konuşuyoruz. Çünkü BUSİAD yalnızca bir gönüllü kuruluş değildir; aynı zamanda bir öngörü kuruluşudur. Kentini, ülkesini ve dünyayı okuyabilen; riskleri ve fırsatları analiz edebilen bir aklın temsilcisidir” dedi. KÖPRÜ OLMAK... “Biz geçmiş ile gelecek arasında köprü olmak istiyoruz” diyen Hatunoğlu, “Doğal kaynaklarımızın, ekonomik değerlerimizin, kurumsal birikimimizin, insan kaynağımızın gelecek kuşaklara sağlıklı biçimde aktarılmasını önemsiyoruz. Bu kaynaklar yalnızca su, toprak, enerji değildir. Aynı zamanda sermaye, bilgi, deneyim ve insan birikimidir” ifadelerini kullandı. Hatunoğlu, şöyle devam etti: “Bursa’nın en büyük gücü yalnızca organize sanayi bölgeleri, lojistik avantajları ya da üretim hacmi değildir. Bursa’nın en büyük gücü insandır. Bu kent, 1960’larda organize sanayi anlayışına öncülük etmiş bir kenttir. Dönüşümün pilot şehri olmuştur. Bugün de yeni bir dönüşümün yeşil, dijital ve toplumsal dönüşümün öncüsü olabilir. Biz BUSİAD Yönetim Kurulu olarak buna inanıyoruz. Üçlü dönüşümde bizim için belki de en kritik başlık toplumsal dönüşümdür. Çünkü teknoloji ancak onu doğru anlayan, doğru kullanan insanla anlam kazanır. Bilimsel aklı rehber edinen, üretimin değerini bilen, yenilikçi, sorumluluk sahibi, empati kurabilen, insan olmanın erdemini kaybetmeyen bir toplum için çalışıyoruz.” YAPAY ZEKA İNSAN İLİŞKİSİ... Kendisinin de 44 yıldır bilişim sektöründe faaliyet gösteren bir iş insanı olduğunu kaydeden Hatunoğlu, “Yapay zekâ insanın yerini almayacak. Aksine, ona uyum sağlayan, onu doğru kullanan insanı daha değerli kılacak” ifadelerini de kullandı. Hatunoğlu, bunun yapay zekâyı, teknolojiyi, dijitalleşmeyi doğru araçlar olarak görüp, asıl merkeze insanı koymakla mümkün olacağını da kaydetti. “Çünkü insanın iyi duyguları, ortak yaşama bilinci, daha iyi bir dünya kurma arzusu galip gelmedikçe hiçbir teknoloji bizi ileriye taşıyamaz” diyen Hatunoğlu, “Ortak akıl üretmeye, Ortak eylem planları oluşturmaya ve yarattığımız değeri toplumsal gelişime dönüştürmeye çalışıyoruz. Önümüzdeki dönemde oluşturacağımız stratejik planımızla, bu çabalarımızı 50. yılımıza güçlü bir şekilde taşımayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu. EKONOMİK KONULAR... Hatunoğlu, şunları da kaydetti: “Ayrıca ekonomi ve iş insanlarının sesi olma sorumluluğumuzun da bilincindeyiz. İçinden geçtiğimiz dönemde hepimiz biliyoruz ki iş dünyasının karşı karşıya olduğu sorunlar yalnızca firmaların değil, aynı zamanda kentimizin ve ülkemizin geleceğini de doğrudan etkilemektedir. Finansman koşulları, maliyet baskıları, küresel rekabet, jeopolitik riskler… Tüm bu başlıklarda iş dünyası adına sahadan gelen gerçek verilerle konuşulması gerekiyor. Bu bağlamda BUSİAD, gerektiğinde yapıcı ama net bir duruş sergileyecektir. Biz eleştirmek için değil, çözüm üretmek için konuşacağız. Gündem oluşturmak için değil, ortak akıl oluşturmak için çalışacağız. Çünkü inanıyoruz ki; iş dünyasının sesi duyulmadan sağlıklı bir ekonomik iklim inşa edilemez.” Hatunoğlu, sözlerini; “Önce insan olduğumuzu unutmadan, ortak iyiliği gözeterek, birlik ve beraberlik içinde, daha adil, daha üretken ve daha yaşanabilir bir Bursa için çalışmaya devam edeceğiz” diyerek sözlerini tamamladı. ACİL İHTİYAÇ VAKFI... BUSİAD iftar programında konuşan Acil İhtiyaç Projesi Vakfı Kurucu Başkanı Dr. Ebru Nurluoğlu ise, “Geleceği İyilikle Beslemek” başlıklı bir sunum yaptı. Nurluoğlu, farklı coğrafyalarda farklı riskler alarak dünyadaki yetimhaneleri dolaşarak yardımcı olmaya çalıştıklarını kaydetti. Nurluoğlu, sosyal sorumluluktan sosyal zorunluluğa geçilmesi gerektiğini de kaydederek, Edmund Burk’un, “Kötülüğün zaferi için gereken tek şey iyilerin bir şey yapmamasıdır” sözünü kullandı. Nurluoğlu, kendisinin dünyada yardım işlerindeki özel anlarını da dinleyenlere aktardı. -- Bu e-postanın içeriği gizlidir ve yalnızca mesajda belirtilen alıcıya yöneliktir. Bu mesajın herhangi bir bölümünü, gönderenin yazılı onayı olmaksızın herhangi bir üçüncü kişi ile paylaşmak kesinlikle yasaktır. Bu mesajı yanlışlıkla aldıysanız, lütfen bu iletiyi yanıtlayın ve daha sonra silin, böylece gelecekte böyle bir hatanın oluşmamasını sağlayabiliriz. Kişisel verileri korumak ve bu verileri sadece müvekkillerimizin bizden beklediği şekilde kullanmak en büyük önceliğimizdir. Bu kapsamda 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve alt mevzuatlarına uygunluk bizim için önemlidir. The content of this email is confidential and intended for the recipient specified in the message only. It is strictly forbidden to share any part of this message with any third party without the written consent of the sender. If you received this message by mistake, please reply to this message and follow with its deletion, so that we can ensure such a mistake does not occur in the future. It is our highest priority to protect personal data and to only use it the way our contacts would expect us to. Compliance with statutory Turkish Personal Data Protection Law No: 6698 and its regulations is therefore a matter of importance for us.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.