Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Orta Doğu

Haberia - Orta Doğu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Orta Doğu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump'ın "vur" emri altın fiyatlarını vurdu! Haber

Trump'ın "vur" emri altın fiyatlarını vurdu!

ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelere ilişkin verdiği "vur" talimatı küresel piyasalarda sert dalgalanmalara yol açtı. Trump, ABD Donanması'na boğaza mayın döşeyen tüm teknelerin vurulması yönünde emir verdiğini açıklarken, bölgede tansiyon hızla yükseldi. Trump açıklamasında, "ABD Donanmasına, Hürmüz Boğazı'na mayın döşeyen her türlü tekneyi vurmasını emrettim. Hiç tereddüt edilmeyecek. Mayın temizleme gemilerimiz şu anda boğazı temizliyor" ifadelerini kullandı. 4 HAFTALIK YÜKSELİŞ BİTİYOR Orta Doğu'da artan jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarında yükseliş beklentisi, küresel enflasyon endişelerini tetikledi. Bu gelişmeler güvenli liman olarak görülen altına yönelimi sınırlarken, fiyatlarda düşüş eğilimi öne çıktı. Geçtiğimiz cuma günü 4 bin 829 dolardan kapanış yapan ons altında haftalık kayıp yüzde 3'lük bir düşüşe doğru ilerliyor. Böylelikle ons altın 4 haftadır süren yükseliş serisinde ilk defa haftayı düşüşle kapatma ihtimaline doğru gidiyor. ONS ALTIN Haftanın son işlem gününe girilirken ons altın güne 4 bin 700 dolarla başladı. Gün içinde en düşük 4 bin 658 dolar, en yüksek 4 bin 711 dolar seviyesini test eden ons altın şu an 4 bin 684 seviyesinden işlem görüyor. GRAM ALTIN Yurt içinde gram altın da küresel fiyatlara paralel olarak düşüş gösterdi. Güne 6 bin 778 liradan başlayan gram altın, gün içinde 6 bin 740 lira ile 6 bin 816 lira aralığında hareket etti. Gram altın, son işlemlerde 6 bin 764 lira seviyesinde alıcı buluyor. ÇEYREK ALTIN Güne 11 bin 84 liradan başlayan çeyrek altın gün içinde en düşük 11 bin 20 lira, en yüksek 11 bin 145 lira seviyesini test etti. Çeyrek altın şu an 11 bin 88 liradan işlem görüyor.

Ümit Özdağ: Sandıktan kaçmak siyasi meşruiyet krizidir Haber

Ümit Özdağ: Sandıktan kaçmak siyasi meşruiyet krizidir

Prof. Dr. Özdağ, olaylarda hayatını kaybedenler için başsağlığı dileyerek, sürecin bilimsel yöntemlerle ele alınması gerektiğini ifade etti. Toplantıda konuşan Psikiyatri Profesörü Prof. Dr. Sertaç Ak ise saldırıların uluslararası literatürde de incelendiğini belirterek, benzer olayların artış gösterdiğine dikkat çekti. Prof. Dr. Ak, saldırgan profillerine ilişkin olarak “Ne yazık ki son yıllarda psikiyatri ve sosyal psikoloji alanında bu tür okul baskınlarının yaşanabileceğini öngörüyorduk” ifadelerini kullandı. Ak, bu kişilerin ağır psikiyatrik hastalıklardan çok depresyon, intihar düşünceleri, sosyal dışlanma ve reddedilme gibi faktörlerle öne çıktığını belirterek, “En önemli tetikleyiciler arasında akran zorbalığı ve romantik reddedilme yer alıyor” dedi. Çözüm önerilerine de değinen Ak, yalnızca güvenlik önlemlerinin yeterli olmayacağını vurgulayarak, “Kök nedene inmeden bu sorun çözülemez. Okullarda psikolojik danışmanlık mekanizmalarının güçlendirilmesi ve riskli bireylerin erken tespit edilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. Ak ayrıca, medya yayınlarına ilişkin olarak “Bu tür olayların görüntüleri yayılmamalı, çünkü benzer olayları tetikleyebilir” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Ümit Özdağ ise siyasi gündeme ilişkin yaptığı konuşmada erken seçim çağrısını yineleyerek, “Eğer bir iktidar seçim sandığından ve milletten kaçıyorsa, başarısız olduğunu kabul ediyor demektir” dedi. Özdağ, “Millete rağmen siyaset olmaz. Sandıktan kaçmak siyasi meşruiyet krizidir” ifadelerini kullandı. Ekonomiye değinen Özdağ, Türkiye’de yüksek enflasyon, faiz yükü ve bütçe açıklarına dikkat çekti. Merkez Bankası verilerine atıfta bulunan Özdağ, “Türkiye Cumhuriyeti tarihinin faiz lobilerine en fazla faiz ödemesi yapan hükümetiyle karşı karşıyayız” dedi. Özdağ, üç yıllık toplam zarar ve bütçe açığına ilişkin verilerin ekonomik görünüm açısından ciddi riskler barındırdığını ifade etti. Konuşmasında yabancı maden şirketlerine de değinen Özdağ, “Yabancı maden şirketleri kendi ülkelerinde kullanmaları yasak olan yöntemleri Anadolu topraklarında kullanıyor” ifadelerini kullandı. Zeytinlikler ve tarım alanlarının zarar gördüğünü savunan Özdağ, “Kur’an-ı Kerim’de ‘zeytine ve incire ant olsun’ deniyor. Ancak bu ağaçlar yok ediliyor” dedi. Dış politika değerlendirmelerinde ise ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilime dikkat çeken Özdağ, Orta Doğu’da artan çatışma riskinin küresel istikrarı tehdit ettiğini söyledi. Hürmüz Boğazı ve bölgesel gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulunan Özdağ, “Bölgedeki her yeni adım küresel barış açısından risk oluşturmaktadır” ifadelerini kullandı. İsrail’in Lübnan politikalarına da değinen Özdağ, “Bölgeyi sürekli çatışma halinde tutacak bir yapı oluşuyor” dedi. Toplantının sonunda yaklaşan saha programlarına ilişkin bilgi veren Özdağ, Bursa, Muğla ve İzmir’de temaslarda bulunacaklarını belirterek, ekonomik ve siyasi değerlendirmelerini sahada vatandaşlarla paylaşacaklarını ifade etti.

MSB'den güncel tehditlere karşı stratejik hamle! Haber

MSB'den güncel tehditlere karşı stratejik hamle!

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), haftalık basın bilgilendirme toplantısında Türk Silahlı Kuvvetleri'nin gelecek vizyonuna dair stratejik kararları kamuoyuyla paylaştı. Bakanlık Rusya-Ukrayna savaşı ve Orta Doğu'daki çatışmalardan elde edilen tecrübeler ışığında, modern harekât konseptlerine uygun yeni komando tugaylarının kurulacağını açıkladı. Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı, Millî Savunma Üniversitesi (MSÜ) Rektörlük Yerleşkesi'nde gerçekleştirildi. Toplantıda açıklamalarda bulunan MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. KAHRAMANMARAŞ SALDIRISI İÇİN BAŞSAĞLIĞI Tuğamiral Aktürk, Kahramanmaraş'ta yaşanan saldırıya ilişkin başsağlığı dileklerini ileterek, "Dün Kahramanmaraş'ta gerçekleşen ve ülkemizi derin bir acıya boğan menfur saldırıda hayatını kaybeden evlatlarımız ile fedakâr öğretmenimize Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz" ifadelerini kullandı. GENÇLERE ÇAĞRI Milli Savunma Üniversitesi'nin Türk Silahlı Kuvvetleri için nitelikli personel yetiştirdiğini vurgulayan Tuğamiral Aktürk, "Milli Savunma Üniversitemiz; yerli ve milli savunma sanayiimizin ileri teknoloji sistemlerini etkin şekilde kullanacak kara, deniz ve hava kuvvetlerimizin lider personelini yetiştirerek, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin gücüne güç katmakta, bu onurlu yürüyüşe katılmak isteyen tüm gençlerimizi bünyesine davet etmektedir" dedi.

Türkiye otomotiv endüstrisi ihracatı yüzde 6.3 daraldı... Haber

Türkiye otomotiv endüstrisi ihracatı yüzde 6.3 daraldı...

OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik: “Otomotiv endüstrisi olarak martta yaşadığımız kısmi daralmaya rağmen ülke ihracatındaki liderliğimizi ve stratejik önemimizi korumaya devam ediyoruz. Binek otomobillerdeki düşüşe karşılık Otobüs ve Minibüs grubundaki yüzde 10’luk artış, ürün çeşitliliğimizin küresel pazardaki rekabet gücünü ve esnekliğini bir kez daha kanıtladı. Bu yıl sonundaki sürdürülebilir ihracat hedeflerimize kararlılıkla ilerliyoruz.” Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, Türkiye ihracatının lideri otomotiv endüstrisinin mart ayı ihracatı yüzde 6,3 düşüşe rağmen Türkiye ihracatında birinci sıradaki yerini korudu. Geçen ay 3 milyar 293 milyon dolarlık ihracata imza atan sektörün ülke ihracatından aldığı pay da %16,9 oldu. Mart ayında Binek otomobiller ihracatı %20 azalırken, Otobüs minibüs midibüs ihracatı %10 arttı. İspanya’ya %23, Slovenya’ya %16, Polonya’ya %20 ihracat düşüşü dikkat çekti. Yılın ilk üç ayında otomotiv endüstrisi ihracatı %4,3 artmış ve 9 milyar 896 milyon USD olarak gerçekleşti. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, “Otomotiv endüstrisi olarak martta yaşadığımız kısmi daralmaya rağmen ülke ihracatındaki liderliğimizi ve stratejik önemimizi korumaya devam ediyoruz. Binek otomobillerdeki düşüşe karşılık Otobüs ve Minibüs grubundaki yüzde 10’luk artış, ürün çeşitliliğimizin küresel pazardaki rekabet gücünü ve esnekliğini bir kez daha kanıtladı. Bu yıl sonundaki sürdürülebilir ihracat hedeflerimize kararlılıkla ilerliyoruz” dedi. Tedarik endüstrisi 1,3 milyar dolar oldu Martta en büyük ürün grubu olan Tedarik Endüstrisi ihracatı geçen senenin aynı dönemine göre hemen hemen aynı kalarak 1 milyar 318 milyon USD oldu. Binek Otomobiller ihracatı %20 azalarak 909 milyon USD, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ihracatı %3,5 düşüşle 553 milyon USD, Otobüs-minibüs-midibüs ihracatı %10 artışla 293 milyon USD ve Çekiciler ihracatı da %5 artışla 178 milyon USD olarak gerçekleşti. Tedarik Endüstrisinde en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu ve bu ülkeye ihracat %2 arttı. Önemli pazarlardan İtalya’ya %25, Birleşik Krallık’a %13, Hollanda’ya %25 ve Slovenya’ya %71 ihracat artışı yaşandı. Buna karşılık Romanya’ya %20, İspanya’ya %18 ihracat düşüşü oldu. Martta Binek otomobillerde en fazla ihracat yapılan ülke olan Fransa’ya ihracat %18 azaldı. İspanya’ya %30, Slovenya’ya %19, Birleşik Krallık’a %21, Polonya’ya %49, Belçika’ya %32 ihracat düşüşü, Fas’a %100, Mısır’a %50 ihracat artışı yaşandı. Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlarda ise Birleşik Krallık’a %1, Fransa’ya %51, Avustralya’ya %134 ihracat artışı, Almanya’ya %12, Slovenya’ya %32, İtalya’ya %25, İspanya’ya %45 ihracat düşüşü kaydedildi. Otobüs Minibüs Midibüs ürün grubunda Fransa’ya %14, Almanya’ya %29, Birleşik Krallığa %48 ihracat düşüşü yaşanırken, İtalya’ya %56, Romanya’ya %204, İspanya’ya %200, Çekya’ya %143 ihracat artışı kaydedildi. Çekicilerde ise Almanya’ya %35, Birleşik Krallık’a %14 ihracat düşüşü, Fransa, İtalya ve Polonya’ya üç haneli artışlar yaşandı. Almanya’ya ihracatta yüzde 6 düşüş Martta en fazla ihracat yapılan ülke olan Almanya yüzde 6 düşüşle 525 milyon USD’lik ihracat yapıldı. İkinci büyük Pazar Fransa’ya yüzde 1 düşüşle 456 milyon USD’lik ihracat yapılırken, İtalya’ya yönelik ihracatımız ise %8 artışla 306 milyon USD oldu. Önemli pazarlardan İspanya’ya %23, Slovenya’ya %16, Belçika’ya %13, Polonya’ya %20 ihracat düşüşü yaşanırken, Fas ve Çekya’ya %36, Avustralya ve Sırbistan’a %23, İsveç’e %29 ihracat artışı oldu. AB ülkelerine ihracatta yüzde 6 azalış oldu Martta yüzde 74’lük pay ile en büyük pazar olarak Avrupa Birliği ülkelerine yüzde 6 azalışla 2 milyar 440 milyon USD ihracat yapıldı. Diğer Avrupa Ülkeleri %10,8 pay ile ülke grupları arasında ikinci sırada yer aldı. Mart ayında Orta Doğu Ülkeleri’ne %63 ihracat düşüşü yaşanırken, Okyanusya Ülkelerine ihracat %33 arttı.

Altında uzun süre sonra bir ilk gerçekleşti! Haber

Altında uzun süre sonra bir ilk gerçekleşti!

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı mart ayı enflasyon verileri sonrası yatırım araçlarının reel getirileri de netleşti. Aylık enflasyon yüzde 1,94 ile piyasa beklentisi olan yüzde 2,40'ın altında kaldı. Küresel piyasalarda ise Orta Doğu'daki savaş mart ayında fiyatlamalar üzerinde belirleyici oldu. ABD-İsrail ile İran arasındaki gerilim nedeniyle Hürmüz Boğazı'nın kapanması, petrol fiyatlarında sert yükselişe yol açtı. Şubatta 73,20 dolar olan Brent petrolün varil fiyatı martta yüzde 41,40 artarak 103,50 dolara çıktı. MERKEZ BANKASI SIKILAŞTI, EŞEL MOBİL DEVREDE İç piyasada artan enerji maliyetlerine karşılık akaryakıtta eşel mobil sistemi yeniden devreye alınırken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın piyasayı yüzde 40'tan fonlamaya başlamasıyla para politikasında sıkılaşma adımları dikkat çekti. Bu gelişmeler enflasyon üzerindeki baskıyı sınırladı. NOMİNAL GETİRİLERDE TL ÖNE ÇIKTI Mart ayında yatırım araçlarının nominal getirileri incelendiğinde TL mevduat yüzde 2,90 ile en yüksek getiriyi sağladı. Dolar yüzde 1,32 yükselirken, euro yüzde 0,93 geriledi. Borsa İstanbul (BİST 100) yüzde 6,76 düşüş kaydederken, gram altın yüzde 9,91 değer kaybetti. REEL GETİRİLERDE TEK KAZANAN TL Enflasyondan arındırılmış verilere göre mart ayında yalnızca TL mevduat yatırımcısına kazandırdı. TL mevduat yüzde 0,94 reel getiri sağlarken, dolar yüzde 0,61, euro yüzde 2,82, BİST 100 yüzde 8,53 ve gram altın yüzde 11,62 reel kayıp yaşadı. ALTINDA ÇİFT HANELİ KAYIP Altın yatırımcısı son yılların en sert kayıplarından birini yaşadı. Küresel piyasalarda ons altının yüzde 11,57 düşmesi, gram altına da sert şekilde yansıdı.

İran Hürmüz Boğazı'nı haraca bağladı! Haber

İran Hürmüz Boğazı'nı haraca bağladı!

Dünyanın gözü burada... İran, ABD ve İsrail'in saldırılarına karşılık olarak Körfez ülkelerindeki ABD üslerini vururken aynı zaman en büyük kozunu oynayarak Hürmüz Boğazı'nı da kapattı. Bu durum ise tüm dünyayı olumsuz etkileyerek özellikle Brent petrol fiyatlarında yükselmelere neden oldu. DÜNYA GENELİNDE YAKIT KRİZİ İran'ın bu hamlesinin ardından arz ve sevkiyattan ciddi aksamalar yaşanmaya başladı. Kısa bir süre sonra birçok ülkede akaryakıt zamları ardı ardına geldi. TRUMP AÇMAK YARDIM ÇAĞRISI YAPTI ABD Başkanı Donald Trump, bu süreçte özellikle Hürmüz Boğazı'nın açılması konusunda NATO'dan yardım istedi. Ancak ABD Başkanı'nın çağrısının ardından somut bir adım atılmadı. BOĞAZDAN GEÇEN GEMİLERDEN ÜCRET ALINACAK Öte yandan bu akşam itibariyle önemli bir karar alındı. İran Parlamentosu, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden ücret alınmasını öngören yasa tasarısını onayladı. TRUMP TEHDİT ETMİŞTİ ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'ndaki olası bir kapanma senaryosuna sert tepki göstererek, enerji akışının engellenmesi durumunda petrol altyapısına yönelik yeni saldırılar düzenlenebileceğini söylemişti. ABD Başkanı, "Eğer Hürmüz açılmazsa petrol kuyularını ve bugüne kadar hedef alınmamış bölgeleri de vururuz" ifadelerini kullanmıştı. İRAN 'SADECE DÜŞMANLARA KAPALI' DEMİŞTİ İran cephesinden yapılan açıklamada ise sık sık Boğaz'ın sadece ABD ve İsrail'in müttefik gemilerine kapalı olduğunu diğer gemiler için ise açık olduğunu vurgulanmıştı. Yasaklı gemilerin geçme girişimi halinde de güç kullanılacağı belirtilmişti. GÜBRE TEDARİKİNE DE ZARAR VERDİ Orta Doğu'daki jeopolitik gerilim ve Hürmüz Boğazı'nda yaşanan sevkiyat aksaklıkları, küresel gübre tedarik zincirini ciddi şekilde etkiledi. FAO'ya göre gelişmeler dünya gıda güvenliği için "sistematik bir şok" oluşturabilir.

İran'da hüsrana uğrayan İsrail'den kritik adım! Haber

İran'da hüsrana uğrayan İsrail'den kritik adım!

İsrail, bölgede artan gerilimle birlikte askeri hazırlıklarını genişletiyor. The Times of Israel gazetesinin haberine göre, Tel Aviv yönetimi yaklaşık 400 bin yedek askerin göreve çağrılmasına izin verdi. İsrail ordusu yaptığı açıklamada, bu sayının kesin olmadığını ve operasyonel ihtiyaçlara göre esneklik sağlayan bir üst sınır olduğunu belirtti. ACİL DURUM YETKİSİ GENİŞLETİLDİ İsrail ordusunun yedek askerleri “acil durum emirleriyle” göreve çağırma yetkisi, 7 Ekim 2023’ten bu yana düzenli olarak hükümet onayına sunuluyor. Tel Aviv yönetimi son olarak Aralık 2025’te 280 bin askerin silah altına alınmasına izin vermişti. İran’a yönelik saldırıların başlamasından bir gün sonra ise İsrail ordusu 100 bin yedek askeri göreve çağıracağını duyurmuştu. BÖLGEDE GERİLİM TIRMANIYOR İsrail ve ABD, 28 Şubat’ta İran’a askeri saldırı başlatırken, İran da buna karşılık olarak İsrail’in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn gibi ülkelerde belirlediği hedeflere saldırılar düzenledi. BİNLERCE ASKER SEVK EDİLDİ Diplomatik girişimler sürerken ABD ordusu Orta Doğu’daki askeri varlığını artırdı. Mevcut 50 bini aşkın askere ek olarak binlerce deniz piyadesi ve paraşütçü birlik bölgeye gönderildi. Savaş uçakları, helikopterler ve zırhlı araçlarla desteklenen birlikler, olası bir kara harekatı için hazır bekliyor. ABD’nin özellikle İran’ın stratejik öneme sahip Hark ve Keşm adalarını hedef alabileceği iddia edildi. Bu bölgeler, İran’ın enerji altyapısı ve askeri kapasitesi açısından kritik noktalar arasında yer alıyor. 15 MADDELİK ANLAŞMA GÜNDEMDE Taslak metinde ayrıca İran’ın balistik füze faaliyetlerinin sınırlandırılması, bölgedeki milis gruplara desteğin kesilmesi ve Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması gibi maddeler bulunuyor. Buna karşılık yaptırımların kaldırılması ve sivil nükleer programlara destek verilmesi gibi başlıklar da dikkat çekiyor. Ancak planla ilgili resmi bir doğrulama yapılmadı. Al Hadath’ın yine İsrail Kanal 12’ye dayandırdığı bilgilere göre, söz konusu 15 maddelik anlaşma taslağında şu başlıklar yer alıyor: 1 - Yaptırımların yeniden devreye alınması tehdidinin otomatik olarak kaldırılması 2 - İran’ın mevcut nükleer kapasitesinin tamamen ortadan kaldırılması 3 - İran’ın “asla nükleer silah arayışında olmayacağına” dair taahhüt vermesi 4 - İran topraklarında herhangi bir nükleer zenginleştirme faaliyetinin yasaklanması 5 - Zenginleştirilmiş uranyumun Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’na (UAEA) teslim edilmesi 6 - Natanz, İsfahan ve Fordow’daki nükleer tesislerin devre dışı bırakılması ve imha edilmesi 7 - UAEA’ya tüm bilgilere tam erişim izni verilmesi 8 - İran’ın “vekâlet güçleri” stratejisinden vazgeçmesi 9 - Bölgedeki milis gruplara finansman ve silah desteğinin kesilmesi 10 - Hürmüz Boğazı’nın kapatılmadan açık tutulması 11 - Balistik füze programına ilişkin kararın ertelenmesi 12 - Balistik füzelerin yalnızca savunma amaçlı kullanılması 13 - İran’a yönelik tüm yaptırımların kaldırılması 14 - Buşehr’de sivil nükleer programın geliştirilmesine destek verilmesi 15 - Yaptırımların yeniden uygulanması tehdidinin otomatik olarak iptal edilmesi

İran, Türkiye vanasını kapattı iddiası! Yalanlama geldi Haber

İran, Türkiye vanasını kapattı iddiası! Yalanlama geldi

Orta Doğu'daki askeri gerilim, Türkiye'nin enerji arz güvenliğini doğrudan etkileyen bir boyuta taşındı. İsrail'in İran'daki devasa Güney Pars doğal gaz sahasına düzenlediği saldırının ardından, Tahran yönetiminin Türkiye'ye yönelik gaz sevkiyatını tamamen kestiği iddia edildi. BAKAN BAYRAKTAR'DAN YALANLAMA Söz konusu iddiaya ise Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'dan yalanlama geldi. Bakan Bayraktar, "Öyle birşey yok. Doğal gaz arzında sıkıntı yok. Depolama tesisleri yüzde 71 dolu." dedi. Türkiye, geçtiğimiz yıl toplam doğal gaz ihtiyacının yaklaşık yüzde 14'ünü İran üzerinden karşıladı. ARZ KRİZİ YOK Enerji yönetimine yakın kaynaklar, şu an için bir arz krizi yaşanmadığını vurguluyor. Türkiye'nin ana tedarikçileri olan Rusya (TürkAkım ve Mavi Akım) ile Azerbaycan (TANAP) üzerinden gelen gaz akışının planlanan kapasitede devam ettiği bildirildi. Silivri ve Tuz Gölü yer altı doğal gaz depolama tesislerindeki doluluk oranlarının, kısa ve orta vadeli kesintileri tolere edebilecek düzeyde olduğu kaydedildi. IRAK İÇİN DE BENZER BİR ADIM ATMIŞTI İran'ın bu hamlesi sadece Türkiye ile sınırlı değil. Tahran yönetimi, İsrail'in enerji altyapısına yönelik başlattığı operasyonların hemen ardından iç talebi dengelemek ve stratejik rezervlerini korumak amacıyla geçtiğimiz günlerde Irak'a olan doğalgaz ihracatını da sessiz sedasız durdurmuştu.

Enerji krizine önlem: 'Yedek enerji' dönemi Haber

Enerji krizine önlem: 'Yedek enerji' dönemi

Elektrik Mühendisleri Derneği (ETMD) Bursa Temsilcisi Olgun Karabiber, ABD, İsrail ve İran arasında yaşanan ve Orta Doğu’daki diğer ülkelere de sıçrayan savaş nedeniyle küresel enerji arzının tehlikeye girdiğine dikkati çekerek, üretimin aksamaması için tek çarenin “yedek enerji” altyapısı kurmak olduğunu ifade etti. Enerji kesintileri konusunda üretim tesislerini bekleyen tehlikeye işaret eden Karabiber, “Enerji krizi artık bir olasılık değil, başlamış bir süreç. Yaşanacak büyük bir krize karşı hemen çözüm üretebilmek mümkün değil. Üretiminin aksamasını istemeyen firmalar son günlerde ‘yedek enerji’ altyapısı kurmaya yöneldi. Bu da jeneratör, UPS ve yedek besleme sistemleri satışlarına yansıdı” dedi. Küresel doğalgaz ve petrol arzının can damarlarından olan Hürmüz Boğazı çevresindeki risklerin enerji sistemini kırılganlaştırdığını belirten Olgun Karabiber, şu değerlendirmede bulundu : “Mesele artık enerjinin fiyatı değil, enerjinin sürekliliğidir. Enerji altyapıları bugün doğrudan stratejik hedef haline gelmiş durumda. Orta Doğu'daki her kıvılcım, Bursa’daki bir fabrikanın üretim hattını durdurma potansiyeli taşıyor. Elektrik kesintisi artık yönetilmesi gereken bir 'senaryo' haline gelmiştir.” “Kriz Anında Jeneratör Bulamazsınız” Türkiye’deki sanayi tesislerinde hâlâ hakim olan “Kesinti olursa o an bir çaresine bakarız” yaklaşımının bir yanılgı olduğunu ifade eden Karabiber, kriz anında yaşanacak sorunları şu sözlerle özetledi: “Kriz kapıya dayandığında ne kiralık jeneratör bulabilirsiniz ne de teknik ekipmana erişebilirsiniz. Talep patlaması nedeniyle maliyetler anlık artar, tedarik zinciri kilitlenir. Kısacası; kriz anında çözüm üretmek mümkün değildir. Hazırlığınızı krizden önce yapmadıysanız, o gün sadece duruşu izlersiniz.” Üretim Hattının Durması: Zincirleme Felaket Bir sanayi tesisinde enerjinin kesilmesinin sadece ışıkların sönmesi anlamına gelmediğini hatırlatan ETMD Bursa Temsilcisi Karabiber, 1 saatlik bir kesintinin bile hammadde kaybından müşteri güveninin zedelenmesine kadar telafisi güç zararlar doğurabileceğini belirtti. “Bugünkü koşullarda yedek enerji altyapısı (Jeneratör, UPS ve yedek besleme sistemleri) artık teknik bir ayrıntı değil, bir ‘iş sürekliliği sigortası’dır” diyen Karabiber, firmalara çağrıda bulunarak, enerji sürekliliğinin artık sadece bakım departmanlarının sorumluluğuna bırakılamayacak kadar kritik bir konu olduğunu vurguladı. Yaşanabilecek bir enerji krizinde yedek enerji altyapısını olanların üretime devam edeceğini, hazırlıksız olanların ise pazar kaybı ve finansal zararla karşılaşabileceğini belirten Karabiber, “Enerji altyapısı artık teknik bir konu değil, doğrudan bir yönetim kurulu kararıdır” diyerek, tüm işletmeleri yedek enerji sistemlerini modernize etmeye ve kriz senaryolarına hazırlanmaya davet etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.