Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Uludağ

Haberia - Uludağ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uludağ haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yapımcı Oğuzhan Üral: “Türk Sineması Dünyaya Bursa Etiketiyle Açılmalı” Haber

Yapımcı Oğuzhan Üral: “Türk Sineması Dünyaya Bursa Etiketiyle Açılmalı”

Sinema sektörünün yalnızca sanat değil aynı zamanda önemli bir ekonomi oluşturduğunu belirten Oğuzhan Üral, film ve dizi sektörünün şehirlerin tanıtımında son derece etkili olduğunu söyledi. Dünya genelinde birçok kentin sinema sayesinde milyonlarca insan tarafından tanındığını ifade eden Üral, Bursa'nın da aynı başarıyı yakalayabilecek potansiyele sahip olduğunu dile getirdi. Bursa'nın sahip olduğu tarihi hanları, külliyeleri, Osmanlı mirası yapıları, Uludağ'ın eşsiz doğası, gölleri, yaylaları, köyleri ve modern şehir dokusuyla birbirinden farklı konseptlerde yüzlerce projeye ev sahipliği yapabilecek zenginlik sunduğunu belirten Üral, "Bir yönetmenin veya yapımcının ihtiyaç duyabileceği birçok farklı mekânı tek bir şehir içerisinde bulabilmesi büyük avantajdır. Bursa tam da böyle bir şehir. Bu avantajın profesyonel şekilde değerlendirilmesi gerekiyor." ifadelerini kullandı. "Sadece Çekim Yapılan Şehir Değil, Sinema Markası Olmalı" Geçmiş yıllarda birçok televizyon dizisi, belgesel ve sinema filminin Bursa'da çekildiğini hatırlatan Üral, artık hedefin yalnızca çekim yapılan şehir olmak değil, uluslararası ölçekte tanınan güçlü bir sinema markası oluşturmak olması gerektiğini söyledi. Film endüstrisinin gelişebilmesi için yerel yönetimlerin, kamu kurumlarının, üniversitelerin, turizm sektörü temsilcilerinin ve özel sektörün ortak bir vizyonla hareket etmesinin önemine dikkat çeken Üral, kurulacak güçlü iş birliklerinin Bursa'yı Türkiye'nin en önemli film merkezlerinden biri haline getirebileceğini ifade etti. "Bursa Etiketi Dünyada Karşılık Bulmalı" Uluslararası film festivallerinde yarışacak, dijital platformlarda milyonlarca izleyiciye ulaşacak ve dünya sinemasında ses getirecek yapımların Bursa'da çekilmesinin şehrin tanıtımına büyük katkı sağlayacağını dile getiren Üral, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bursa sahip olduğu doğal plato özelliğiyle Türk sinemasının geleceğinde çok daha önemli bir rol üstlenebilir. Dünya standartlarında üretilecek filmlerin Bursa etiketiyle anılması hem kültürel hem ekonomik açıdan büyük değer oluşturacaktır. Bu potansiyeli doğru değerlendirerek Bursa'mızı uluslararası arenada daha güçlü bir marka haline getirmeliyiz. Bununla ilgili gerekli görüşmeleri de sürdürmekteyim." Sinema Yatırımları Turizme ve Ekonomiye Büyük Katkı Sağlayacak Başarılı yapımcı, sinema sektörünün yalnızca film üretiminden ibaret olmadığını, aynı zamanda şehir ekonomisini doğrudan etkileyen önemli bir sektör olduğunun altını çizdi. Film çekimlerinin konaklama, ulaşım, yeme-içme, teknik ekipman, dekor, kostüm, lojistik ve istihdam gibi birçok alanda ekonomik hareketlilik oluşturduğunu belirten Üral, uluslararası projelerin Bursa'da hayata geçirilmesinin turizm gelirlerine de ciddi katkı sağlayacağını söyledi. Özellikle dijital yayın platformlarının küresel ölçekte büyümesiyle birlikte şehirlerin tanıtımında sinemanın etkisinin her geçen gün arttığını belirten Üral, Bursa'nın bu fırsatı değerlendirmesi halinde kültür turizmi açısından da önemli bir sıçrama yaşayabileceğini ifade etti. Genç Sinemacılar İçin Yeni Bir Merkez Hedefleniyor Bursa'nın yalnızca film çekimlerinin gerçekleştirildiği bir şehir değil, aynı zamanda senaryo geliştirme, oyunculuk eğitimleri, yapım atölyeleri ve uluslararası ortak projelerin üretildiği bir merkez haline gelebileceğini belirten Üral, genç sinemacıların desteklenmesinin de büyük önem taşıdığını dile getirdi. Kentin sahip olduğu üniversiteler, sanat çevreleri ve kültürel birikimin bu hedef için önemli avantajlar sunduğunu ifade eden Üral, doğru planlama ile Bursa'nın gelecekte Türkiye'nin sinema başkentlerinden biri olabileceğini söyledi. Yeni Film Hazırlığı İddiaları Gündemde Öte yandan Oğuzhan Üral'ın son günlerde Bursa'nın farklı ilçelerinde gerçekleştirdiği temaslar da dikkat çekiyor. Edinilen bilgilere göre Üral, İnegöl, İznik ve Orhangazi başta olmak üzere çeşitli bölgelerde bir dizi görüşme gerçekleştirdi. Bu ziyaretler, başarılı yapımcının yeni bir sinema filmi hazırlığında olduğu yönündeki iddiaları güçlendirdi. Kulislerde konuşulan bilgilere göre yeni projenin büyük bölümünün Bursa'nın tarihi ve doğal mekânlarında çekilmesi planlanıyor. Yapım ekibinin çeşitli lokasyonlarda ön incelemelerde bulunduğu öne sürülürken, resmi makamlar ve yerel paydaşlarla da çeşitli temasların gerçekleştirildiği belirtiliyor. Henüz Oğuzhan Üral cephesinden yeni projeye ilişkin resmi bir açıklama yapılmazken, sektör kulislerinde hazırlık çalışmalarının sürdüğü ve detayların önümüzdeki süreçte netlik kazanacağı ifade ediliyor. Bursa'nın tarihi dokusunu ve doğal güzelliklerini beyaz perdeye taşımayı hedefleyen olası projenin hayata geçmesi halinde, kentin hem kültürel tanıtımına hem de sinema sektöründeki görünürlüğüne önemli katkılar sağlaması bekleniyor. Böylece Bursa'nın, sadece Türkiye'nin değil uluslararası film endüstrisinin de dikkatle takip ettiği önemli yapım merkezlerinden biri olma yolunda yeni bir adım atabileceği değerlendiriliyor.

Türk Kadınlar Birliği Bursa: Bugünün suyu, yarının yaşamı Haber

Türk Kadınlar Birliği Bursa: Bugünün suyu, yarının yaşamı

Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde düzenlenen programa kamu kurumları, yerel yönetimler, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarından geniş katılım sağlandı. Etkinliğe BUSKİ Genel Müdürü Ercihan Subaşıoğlu, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Aydın Saldız, Nilüfer Belediyesi Başkan Vekili Zerrin Güleç, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, BUIKAD Başkanı Şeyda Şençayır, Çevre Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Mehmet Şen, iş insanı Sami Erol ile çok sayıda sivil toplum ve siyasi parti temsilcisi katıldı. “Su, yalnızca çevresel değil toplumsal bir sorumluluk” Programın açılış konuşmasını yapan Türk Kadınlar Birliği Bursa Şube Başkanı Tijen Sözeri, suyun korunmasının yalnızca çevresel bir mesele olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Sözeri, suyun aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk olduğuna dikkat çekerek, kadınların yaşamı ve geleceği koruma bilinciyle bu alandaki farkındalık çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti. Su krizi artık bugünün gerçeği Etkinliğin öne çıkan konuşmacılarından çevre mühendisi ve Envira Mühendislik Kurucusu Yasemin Akpınar ise su krizinin artık geleceğe dair bir tehdit olmaktan çıkıp günümüzün en somut gerçeklerinden biri haline geldiğini belirtti. Akpınar, suyun yalnızca çevresel değil; aynı zamanda yaşam hakkı, kamu yararı ve ekolojik dengeyle doğrudan ilişkili olduğunun altını çizdi. Konuşmasında “görünmeyen su” kavramına dikkat çeken Akpınar, günlük hayatta tüketilen birçok ürünün üretiminde binlerce litre su kullanıldığını ifade etti. Özellikle et, tekstil ve teknoloji ürünlerinde bu tüketimin çarpıcı boyutlara ulaştığını belirten Akpınar, küresel ölçekte erişilebilir tatlı su oranının yüzde 1’in altında olduğuna dikkat çekti. Türkiye’nin de su stresi yaşayan ülkeler arasında yer aldığını vurgulayan Akpınar, bireysel farkındalığın artırılması gerektiğini söyledi. Bursa için kritik uyarılar Programda söz alan BUSKİ Çevre Mühendisi Cem Mamati ise Bursa’nın su geleceğine ilişkin çarpıcı veriler paylaştı. Mamati, artan sıcaklıklar, düzensiz yağış rejimi, azalan yeraltı su kaynakları ve Uludağ’daki kar rezervlerinde yaşanan düşüşün kent için ciddi riskler oluşturduğunu dile getirdi. Ortak çözüm vurgusu Etkinlik boyunca yapılan konuşmalarda, su krizinin yalnızca çevresel değil; ekonomik ve toplumsal sonuçları da beraberinde getirdiği vurgulandı. Katılımcılar, çözümün ancak bilimsel yaklaşım, sürdürülebilir politikalar ve toplumsal bilinçle mümkün olabileceği konusunda görüş birliğine vardı. Program, konuşmacılara teşekkür belgelerinin takdim edilmesiyle sona ererken, etkinliğin ana mesajı güçlü bir çağrıyla özetlendi: “Bugünün suyunu koruyamazsak, yarının yaşamını kuramayız.”

BTSO: Tekstilden vazgeçme lüksümüz yok Haber

BTSO: Tekstilden vazgeçme lüksümüz yok

BTSO’nun Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı, iş dünyasının referans eğitim merkezi Bursa Business School’da gerçekleştirildi. Meclis üyelerinin yoğun katılımıyla düzenlenen toplantıda konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ölçekte dengelerin hızla değiştiğini, iş dünyasının bu dönüşüme uyum sağlamak zorunda olduğunu ifade etti. Bir tarafta teknolojinin üretim modellerini değiştirdiğini, diğer tarafta tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiğini belirten Başkan Burkay, “Yapay zekâ, veri ekonomisi, yeşil mutabakat, savunma ve uzay teknolojilerindeki gelişmeler artık gündelik hayatın parçası haline geldi. Böyle bir çağda şirketlerimizi dünün refleksleriyle yönetemeyiz. Bilgiye yatırım yapmadığımız takdirde ağır bedeller ödeyebiliriz. İşletmelerin en büyük sermayesi artık fiziki varlıkları değil, bilgi birikimi ve adaptasyon kabiliyetidir.” dedi. “Mekanlar Betonla Değil İçindeki Fikirlerle Büyür” Bu süreçte kentin sanayi ve ticaret hafızasını geleceğin diliyle buluşturan projelerin önemine dikkat çeken İbrahim Burkay, BTSO çatısı altında ortak aklı harekete geçirerek gerçekleştirdikleri TEKNOSAB, GUHEM, BUTEKOM ve Model Fabrika gibi projelerin bu vizyonun birer parçası olduğunu söyledi. “Biz mekânları betonla değil, içindeki fikirlerle büyütmeyi hedefledik.” diyen İbrahim Burkay, özellikle Bursa Business School’un iş dünyasının strateji geliştirdiği, yöneticilerin küresel trendleri analiz ettiği ve şirketlerin dönüşüm programlarını kurguladığı bir merkez olarak tasarlandığını söyledi. Uludağ’ın dört mevsim yaşayan bir çekim merkezine dönüşmesinin de aynı vizyonun bir parçası olduğunu belirten İbrahim Burkay, eğitim, kongre ve sektör buluşmalarıyla bölgenin 12 ay aktif hale gelmeye başladığını dile getirdi. “Tekstilden Vazgeçme Lüksümüz Yok” Küresel ölçekte tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu kritik dönemde, kentin üretim kaslarını bir üst lige taşıma kararlılığında olduklarını ifade eden Başkan Burkay, stratejik dönüşümün lokomotif sektörlerdeki etkisine değindi. Başta tekstil ve hazır giyim olmak üzere emek yoğun kolların ciddi bir darboğazdan geçtiğini ancak bu alanların ekonominin omurgası olmaya devam ettiğini hatırlatan Burkay, yıllık 30-35 milyar dolarlık ihracat katkısı ve 1 milyona yaklaşan istihdam gücüyle tekstilin ekonominin temel taşlarından biri olduğunu ifade etti. “‘Bitti, bitiyor’ denilen bu devasa sektör bugün hâlâ dünyanın en güçlü markalarının en güvenilir iş ortağı konumunda. Yüzyıllara dayanan bu birikimi kaybetme lüksümüz yok. Geleneksel üretim gücümüzü teknik ve fonksiyonel tekstillerle harmanlayarak sektörü daha üst bir lige taşımak zorundayız.” ifadelerini kullanan Başkan İbrahim Burkay, şöyle devam etti: “Türkiye ve bilhassa Bursa, dünyanın en köklü üretim merkezleri arasında. Bizim bu kazanımlarımızı kaybetme lüksümüz yok. Yapmamız gereken; yeni iş modellerini hızla sistemimize entegre etmektir. Geleneksel üretim gücümüzü teknik ve fonksiyonel tekstillerle harmanlayarak sektörü çok daha nitelikli, dirençli ve vazgeçilmez bir küresel güce dönüştürmeliyiz. BUTEKOM bünyesindeki Türkiye’nin en büyük mükemmeliyet merkezleri, konvansiyonel üretim yapan firmalarımızın teknik alanlara geçişinde önemli bir itici güçtür. Bu stratejik dönüşümle tekstil başta olmak üzere tüm üretim değerlerimizi çok daha nitelikli, dirençli ve küresel ölçekte vazgeçilmez bir konuma taşıyacağımıza inanıyorum.” KFA Fuarcılık ile Savunma Sanayinde Küresel Rol BTSO’nun iştirakleriyle birlikte Türkiye’nin en büyük ticaret platformlarında etkin rol üstlendiğini belirten Burkay, “IDEF, dünyanın en büyük savunma sanayi fuarlarından biri. 3-9 Mayıs 2027 tarihlerinde fuarımızı iştirakimiz KFA Fuarcılık organizasyonunda gerçekleştireceğiz. Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı ile iş birliği protokolümüzü imzaladık. Savunma sanayi, ülkelerin stratejik gücünü belirleyen en kritik alanların başında geliyor. Yüksek teknoloji üretme kabiliyeti, mühendislik altyapısı ve ihracat potansiyeli ekonomik bağımsızlığın temel unsurlarıdır. KFA organizasyonuyla 2025’te elde ettiğimiz başarıyı 2027’de daha ileri taşımayı hedefliyoruz.” dedi. “Ortak Akıl ve Dayanışma En Büyük Gücümüz” Ekonomide zorlu bir dönemden geçildiğini ancak Bursa iş dünyasının güçlü bir dayanışma kültürüne sahip olduğunu belirten Burkay, “Odamızın son yıllardaki en önemli kazanımlarından biri ortak akıl iradesidir. Farklı görüşleri aynı masada buluşturabilme olgunluğumuz var. Bursa iş dünyasının ortak menfaatini kişisel önceliklerin önüne koyabilme iradesine sahibiz. Bu meclis her zaman birlik ve beraberliğini en güçlü şekilde ortaya koydu. Bu duruşu koruduğumuz sürece Bursa’mızın potansiyelini daha ileri taşıyacağımıza yürekten inanıyorum. Dağınık duruşlar zayıflık üretir, ortak duruş ise güç üretir. BTSO’nun en büyük sermayesi işte bu birlik ve beraberlik ruhudur. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da 60 bini aşkın üyemizin yanında olmaya devam edeceğiz.” diye konuştu. Meclis Başkanı Ali Uğur’dan İş Dünyasına Yardım Teşekkürü Toplantıda ayrıca BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur da Ramazan ayının birlik ve dayanışma duygularını pekiştirmesini temenni ederek, “Her yıl olduğu gibi bu yıl da Ramazan ayının manevi iklimini paylaşmanın sorumluluğuyla, ihtiyaç sahiplerine yönelik erzak kolisi desteklerimizi gerçekleştirdik. Katkı sunan, destek veren tüm meclis üyelerimize gönülden teşekkür ediyorum. BTSO olarak 70 meslek komitemizle birlikte ortak akıl, istişare ve iş birliği kültürüyle çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz.” dedi.

Bursa Su Kolektifi ve Genç Çevrecilerden Milli Parklar Kanunu tepkisi! Haber

Bursa Su Kolektifi ve Genç Çevrecilerden Milli Parklar Kanunu tepkisi!

Bursa Su Kolektifi üyeleri, Milli Parklar Kanunu’nda yapılması planlanan değişikliklerin milli parkların doğal yapısını tehdit ettiğini belirtti. Açıklamada, teklif ile ulaşım, enerji, maden, turizm ve altyapı projelerinin milli parklarda uygulanmasının önünün açılabileceği ifade edilerek, bu durumun ekosistemlere ciddi zarar vereceği kaydedildi. Kolektif, özellikle Uludağ Milli Parkı’nda daha önce yapılan düzenlemelerin yapılaşma ve turizm baskısını artırdığını hatırlatarak, yeni teklifin doğa koruma anlayışını zayıflatacağını savundu. Milli parkların gelecek kuşakların ortak mirası olduğu vurgulanarak, yasa teklifinin geri çekilmesi çağrısında bulunuldu. Z Doğa Derneği Bursa Temsilcisi Zeynep Göksu İnayet Genç çevrecilerden Uludağ uyarısı Kanun değişikliğine bir tepki de Z Doğa Derneği Bursa temsilciliğinden geldi. Dernek adına açıklama yapan Zeynep Göksu İnayet, milli parkların yalnızca doğal alanlar değil, aynı zamanda su kaynakları ve biyolojik çeşitlilik açısından kritik öneme sahip olduğunu söyledi. İnayet, özellikle Uludağ Milli Parkı’nın Marmara Bölgesi’nin en önemli su havzalarından biri olduğunu belirterek, “Koruma statüsünde yapılacak her gevşeme habitat kaybına, su krizlerine ve iklim risklerinin artmasına neden olabilir” dedi. “Koruma değil, kullanım baskısı artacak” Çevreciler, yasa teklifinin koruma yerine kullanım odaklı bir yaklaşım getirdiğini savunarak, milli parkların ekonomik projelere açılmasının uzun vadede doğa tahribatına yol açacağı uyarısında bulundu. Açıklamada, karar süreçlerinin bilimsel, şeffaf ve katılımcı şekilde yürütülmesi gerektiği vurgulanırken, kamuoyuna milli parkların korunması için duyarlılık çağrısı yapıldı.

Bursa'da baraj doluluk oranları ne durumda? Haber

Bursa'da baraj doluluk oranları ne durumda?

Bursa'da yağışlar ve zirvedeki karların erimeye başlamasının etkisiyle Uludağ'ın eteklerindeki kuruyan dereler yeniden akmaya başladı. Su seviyesi '0'a kadar düşen Nilüfer ve Doğancı barajının yeniden yükseldiğinin görülmesi yüzleri güldürdü. Son gelişmelere göre, Çınarcık'ta yüzde 77, Nilüfer'de yüzde 72, Doğancı'da yüzde 52 doluluk oranlarına ulaşıldı. Bursa merkez ile özellikle tarımsal üretimin yapıldığı ilçelerde mevsim normallerinin üzerinde yağış gerçekleşti. Uzun yıllar şubat ayı ortalaması metrekareye yaklaşık 75 kilogram olan kaydedilen Bursa'da ayın ilk 23 günü 105 kilogram yağış düştü. İlçeler de benzer şekilde iyi yağış aldı. Evliya Çelebi'nin, "Su ve havasının güzelliğinden Bursalının yüzü kırmızıdır. Velhasıl Bursa, sudan ibarettir" diyerek bahsettiği Bursa'da yağışlar ve Uludağ'da eriyen karların etkisiyle baraj ve göletler yeniden doldu. Geçen yıl eylül ve ekim ayında 12 saatlik kesintiyle tarihinin en büyük su kriziyle karşı karşıya kalan Bursa'da barajlardaki su seviyesinin ortalama yüzde 60'ların üzerinde olması sevindirdi. Bursa Ovası'nın sulanmasında değerlendirilen Gölbaşı Göleti de yağışlardan nasibini aldı. Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünden alınan bilgilere göre, maksimum hacmi 14,24 milyon metreküp olan Gölbaşı Göleti'nin aktif hacmi 16 Şubat'ta 6,4 milyon metreküp olarak ölçüldü. Göldeki doluluk oranı yüzde 46,3'e ulaşırken, yağışların sürmesiyle bu oranın önümüzdeki günlerde daha da yükselmesi bekleniyor. Öte yandan, Türkiye'nin önemli kış turizm merkezlerinden Uludağ'da kar yağışı hız kesmeden devam ederken, kar kalınlığı 145 santimetreye ulaştı. Hava sıcaklığının eksi 2 derece olarak ölçüldüğü bölgede, gece saatlerinde sıcaklığın eksi 6 dereceye kadar düşeceği tahmin ediliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.