Türk Kadınlar Birliği Bursa: Bugünün suyu, yarının yaşamı
Türk Kadınlar Birliği Bursa: Bugünün suyu, yarının yaşamı
Türk Kadınlar Birliği Bursa Şubesi, Dünya Su Günü kapsamında düzenlediği “Bugünün Suyu, Yarının Yaşamı” başlıklı farkındalık etkinliğiyle su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir su yönetimi konularını kamuoyunun gündemine taşıdı. Bursa’da gerçekleştirilen etkinlikte, iklim değişikliğinin su varlıkları üzerindeki etkileri kapsamlı biçimde ele alınırken, bilimsel veriler ışığında çözüm önerileri de paylaşıldı.
Haber Giriş Tarihi: 26.03.2026 20:55
Haber Güncellenme Tarihi: 26.03.2026 20:57
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.haberia.com.tr/
Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde düzenlenen programa kamu kurumları, yerel yönetimler, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarından geniş katılım sağlandı. Etkinliğe BUSKİ Genel Müdürü Ercihan Subaşıoğlu, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Aydın Saldız, Nilüfer Belediyesi Başkan Vekili Zerrin Güleç, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, BUIKAD Başkanı Şeyda Şençayır, Çevre Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Mehmet Şen, iş insanı Sami Erol ile çok sayıda sivil toplum ve siyasi parti temsilcisi katıldı.
“Su, yalnızca çevresel değil toplumsal bir sorumluluk”
Programın açılış konuşmasını yapan Türk Kadınlar Birliği Bursa Şube Başkanı Tijen Sözeri, suyun korunmasının yalnızca çevresel bir mesele olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Sözeri, suyun aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk olduğuna dikkat çekerek, kadınların yaşamı ve geleceği koruma bilinciyle bu alandaki farkındalık çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.
Su krizi artık bugünün gerçeği
Etkinliğin öne çıkan konuşmacılarından çevre mühendisi ve Envira Mühendislik Kurucusu Yasemin Akpınar ise su krizinin artık geleceğe dair bir tehdit olmaktan çıkıp günümüzün en somut gerçeklerinden biri haline geldiğini belirtti. Akpınar, suyun yalnızca çevresel değil; aynı zamanda yaşam hakkı, kamu yararı ve ekolojik dengeyle doğrudan ilişkili olduğunun altını çizdi.
Konuşmasında “görünmeyen su” kavramına dikkat çeken Akpınar, günlük hayatta tüketilen birçok ürünün üretiminde binlerce litre su kullanıldığını ifade etti. Özellikle et, tekstil ve teknoloji ürünlerinde bu tüketimin çarpıcı boyutlara ulaştığını belirten Akpınar, küresel ölçekte erişilebilir tatlı su oranının yüzde 1’in altında olduğuna dikkat çekti. Türkiye’nin de su stresi yaşayan ülkeler arasında yer aldığını vurgulayan Akpınar, bireysel farkındalığın artırılması gerektiğini söyledi.
Bursa için kritik uyarılar
Programda söz alan BUSKİ Çevre Mühendisi Cem Mamati ise Bursa’nın su geleceğine ilişkin çarpıcı veriler paylaştı. Mamati, artan sıcaklıklar, düzensiz yağış rejimi, azalan yeraltı su kaynakları ve Uludağ’daki kar rezervlerinde yaşanan düşüşün kent için ciddi riskler oluşturduğunu dile getirdi.
Ortak çözüm vurgusu
Etkinlik boyunca yapılan konuşmalarda, su krizinin yalnızca çevresel değil; ekonomik ve toplumsal sonuçları da beraberinde getirdiği vurgulandı. Katılımcılar, çözümün ancak bilimsel yaklaşım, sürdürülebilir politikalar ve toplumsal bilinçle mümkün olabileceği konusunda görüş birliğine vardı.
Program, konuşmacılara teşekkür belgelerinin takdim edilmesiyle sona ererken, etkinliğin ana mesajı güçlü bir çağrıyla özetlendi:
“Bugünün suyunu koruyamazsak, yarının yaşamını kuramayız.”
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Türk Kadınlar Birliği Bursa: Bugünün suyu, yarının yaşamı
Türk Kadınlar Birliği Bursa Şubesi, Dünya Su Günü kapsamında düzenlediği “Bugünün Suyu, Yarının Yaşamı” başlıklı farkındalık etkinliğiyle su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir su yönetimi konularını kamuoyunun gündemine taşıdı. Bursa’da gerçekleştirilen etkinlikte, iklim değişikliğinin su varlıkları üzerindeki etkileri kapsamlı biçimde ele alınırken, bilimsel veriler ışığında çözüm önerileri de paylaşıldı.
Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde düzenlenen programa kamu kurumları, yerel yönetimler, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarından geniş katılım sağlandı. Etkinliğe BUSKİ Genel Müdürü Ercihan Subaşıoğlu, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Aydın Saldız, Nilüfer Belediyesi Başkan Vekili Zerrin Güleç, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, BUIKAD Başkanı Şeyda Şençayır, Çevre Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Mehmet Şen, iş insanı Sami Erol ile çok sayıda sivil toplum ve siyasi parti temsilcisi katıldı.
“Su, yalnızca çevresel değil toplumsal bir sorumluluk”
Programın açılış konuşmasını yapan Türk Kadınlar Birliği Bursa Şube Başkanı Tijen Sözeri, suyun korunmasının yalnızca çevresel bir mesele olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Sözeri, suyun aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk olduğuna dikkat çekerek, kadınların yaşamı ve geleceği koruma bilinciyle bu alandaki farkındalık çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.
Su krizi artık bugünün gerçeği
Etkinliğin öne çıkan konuşmacılarından çevre mühendisi ve Envira Mühendislik Kurucusu Yasemin Akpınar ise su krizinin artık geleceğe dair bir tehdit olmaktan çıkıp günümüzün en somut gerçeklerinden biri haline geldiğini belirtti. Akpınar, suyun yalnızca çevresel değil; aynı zamanda yaşam hakkı, kamu yararı ve ekolojik dengeyle doğrudan ilişkili olduğunun altını çizdi.
Konuşmasında “görünmeyen su” kavramına dikkat çeken Akpınar, günlük hayatta tüketilen birçok ürünün üretiminde binlerce litre su kullanıldığını ifade etti. Özellikle et, tekstil ve teknoloji ürünlerinde bu tüketimin çarpıcı boyutlara ulaştığını belirten Akpınar, küresel ölçekte erişilebilir tatlı su oranının yüzde 1’in altında olduğuna dikkat çekti. Türkiye’nin de su stresi yaşayan ülkeler arasında yer aldığını vurgulayan Akpınar, bireysel farkındalığın artırılması gerektiğini söyledi.
Bursa için kritik uyarılar
Programda söz alan BUSKİ Çevre Mühendisi Cem Mamati ise Bursa’nın su geleceğine ilişkin çarpıcı veriler paylaştı. Mamati, artan sıcaklıklar, düzensiz yağış rejimi, azalan yeraltı su kaynakları ve Uludağ’daki kar rezervlerinde yaşanan düşüşün kent için ciddi riskler oluşturduğunu dile getirdi.
Ortak çözüm vurgusu
Etkinlik boyunca yapılan konuşmalarda, su krizinin yalnızca çevresel değil; ekonomik ve toplumsal sonuçları da beraberinde getirdiği vurgulandı. Katılımcılar, çözümün ancak bilimsel yaklaşım, sürdürülebilir politikalar ve toplumsal bilinçle mümkün olabileceği konusunda görüş birliğine vardı.
Program, konuşmacılara teşekkür belgelerinin takdim edilmesiyle sona ererken, etkinliğin ana mesajı güçlü bir çağrıyla özetlendi:
“Bugünün suyunu koruyamazsak, yarının yaşamını kuramayız.”
En Çok Okunan Haberler