Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yaşam Hakkı

Haberia - Yaşam Hakkı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yaşam Hakkı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP’li Türeli: “Kayıt dışı çocuk kazalarının üzeri örtülüyor Haber

CHP’li Türeli: “Kayıt dışı çocuk kazalarının üzeri örtülüyor

Türeli, konuya ilişkin hazırladığı soru önergelerini Milli Eğitim Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na sunarak TBMM gündemine taşıdı. Yazılı bir basın açıklaması yapan Türeli, 2016’daki yasal düzenlemenin kâğıt üzerinde bir eğitim reformu vaat ettiğini ancak uygulamada MESEM’in pedagojik bir model olmaktan çıkarak “denetimsizliğin, yapısal ihmallerin ve çocuk işçiliğinin kurumsal kimlik kazandığı bir alan” haline geldiğini vurguladı. Şeffaflık ilkesi ihlal ediliyor Milletvekili Türeli, 2024 ve 2025 yıllarında en az 18 çocuğun MESEM kapsamında çalışırken yaşamını yitirmesinin sistemdeki güvenlik açıklarını gözler önüne serdiğini belirtti. Bakanlıkların hastane kayıtları, acil servis girişleri ve SGK verilerini kendi istatistikleriyle karşılaştırmaktan kaçındığını ifade eden Türeli, “Bu tutum, yaralanma ve sakatlık vakalarının üzerini örtmektedir. Kamu yönetiminin en temel gereği olan şeffaflık ilkesi açık ihlal ediliyor” dedi. Uzuv kaybı ve kalıcı iş göremezlik verilerinin sektörel bazda açıklanmamasının, yüksek riskli iş kollarında önleyici politikaların geliştirilmesini bilinçli bir tercihle engellediğini söyleyen Türeli, denetim mekanizmasının bürokratik bir işleme dönüştürüldüğünü savundu. Eğitim, ucuz işgücü projesine dönüştü Türeli açıklamasında şu ifadelere yer verdi: MESEM uygulaması, sanayinin ‘ara eleman’ ihtiyacını karşılamak adı altında, çocukları kamusal eğitim ortamından kopararak sermaye için düşük maliyetli işgücü haline getirme projesidir. İşletmelere sağlanan hazine teşvikleri, çocukların güvenliği ve gelişimsel ihtiyaçları için ayrılması gereken denetim bütçelerinden daha öncelikli tutulmaktadır.”* Cezasızlık kültürünün kurumsallaştığına dikkat çeken Türeli, ölümlü iş kazalarında sorumluluğun yalnızca işletme sahiplerine yüklenmesinin, denetim görevini ihmal eden kamu bürokrasisini ve okul yönetimlerini koruma altına aldığını belirtti. İhmali bulunan tek bir kamu görevlisi hakkında dahi yürütülen idari veya cezai soruşturmaların şeffaflıkla paylaşılmadığını vurguladı. Okul idareleri öğrencileri MESEM’e yönlendiriyor Sahadan gelen eleştirileri de aktaran Türeli, örgün eğitim sistemi içindeki öğrencilerin bizzat okul idareleri ve rehberlik birimleri eliyle MESEM’e yönlendirilmesinin ciddi bir sorun olduğunu söyledi. Eğitim kurumlarının pedagojik bir gelecek inşa etmek yerine “sanayi ve piyasa için iş gücü devşirme merkezi” gibi hareket ettiğini ifade etti. En vahim bildirimlerin, iş yerlerinde yaşanan mobbing, hakaret ve fiziksel yaralanmaların sıradanlaşmış olması olduğunu belirten CHP’li vekil, iş kazalarının “küçük vakalar” olarak nitelendirilip resmi kayıtlara geçirilmemesinin çocukları hem bedensel hem de ruhsal olarak korumasız bıraktığını söyledi. MESEM uygulaması sonlandırılmalı Türeli, sonuç olarak MESEM’in denetim mekanizmalarının işlemediği, çocukların yaşam hakkı ve gelişim süreçlerinin piyasa dinamiklerine kurban edildiği bir yapı olduğunu belirterek, “Eğitim sendikaları ve hak savunucuları, zorunlu eğitim çağındaki çocukların geleceğinin sermayenin ihtiyaçlarına göre değil, pedagojik ve insani değerlere göre şekillendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Bu haliyle MESEM uygulamasının sonlandırılması gerekmektedir” dedi.

Türk Kadınlar Birliği Bursa: Bugünün suyu, yarının yaşamı Haber

Türk Kadınlar Birliği Bursa: Bugünün suyu, yarının yaşamı

Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde düzenlenen programa kamu kurumları, yerel yönetimler, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarından geniş katılım sağlandı. Etkinliğe BUSKİ Genel Müdürü Ercihan Subaşıoğlu, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Aydın Saldız, Nilüfer Belediyesi Başkan Vekili Zerrin Güleç, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, BUIKAD Başkanı Şeyda Şençayır, Çevre Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Mehmet Şen, iş insanı Sami Erol ile çok sayıda sivil toplum ve siyasi parti temsilcisi katıldı. “Su, yalnızca çevresel değil toplumsal bir sorumluluk” Programın açılış konuşmasını yapan Türk Kadınlar Birliği Bursa Şube Başkanı Tijen Sözeri, suyun korunmasının yalnızca çevresel bir mesele olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Sözeri, suyun aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk olduğuna dikkat çekerek, kadınların yaşamı ve geleceği koruma bilinciyle bu alandaki farkındalık çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti. Su krizi artık bugünün gerçeği Etkinliğin öne çıkan konuşmacılarından çevre mühendisi ve Envira Mühendislik Kurucusu Yasemin Akpınar ise su krizinin artık geleceğe dair bir tehdit olmaktan çıkıp günümüzün en somut gerçeklerinden biri haline geldiğini belirtti. Akpınar, suyun yalnızca çevresel değil; aynı zamanda yaşam hakkı, kamu yararı ve ekolojik dengeyle doğrudan ilişkili olduğunun altını çizdi. Konuşmasında “görünmeyen su” kavramına dikkat çeken Akpınar, günlük hayatta tüketilen birçok ürünün üretiminde binlerce litre su kullanıldığını ifade etti. Özellikle et, tekstil ve teknoloji ürünlerinde bu tüketimin çarpıcı boyutlara ulaştığını belirten Akpınar, küresel ölçekte erişilebilir tatlı su oranının yüzde 1’in altında olduğuna dikkat çekti. Türkiye’nin de su stresi yaşayan ülkeler arasında yer aldığını vurgulayan Akpınar, bireysel farkındalığın artırılması gerektiğini söyledi. Bursa için kritik uyarılar Programda söz alan BUSKİ Çevre Mühendisi Cem Mamati ise Bursa’nın su geleceğine ilişkin çarpıcı veriler paylaştı. Mamati, artan sıcaklıklar, düzensiz yağış rejimi, azalan yeraltı su kaynakları ve Uludağ’daki kar rezervlerinde yaşanan düşüşün kent için ciddi riskler oluşturduğunu dile getirdi. Ortak çözüm vurgusu Etkinlik boyunca yapılan konuşmalarda, su krizinin yalnızca çevresel değil; ekonomik ve toplumsal sonuçları da beraberinde getirdiği vurgulandı. Katılımcılar, çözümün ancak bilimsel yaklaşım, sürdürülebilir politikalar ve toplumsal bilinçle mümkün olabileceği konusunda görüş birliğine vardı. Program, konuşmacılara teşekkür belgelerinin takdim edilmesiyle sona ererken, etkinliğin ana mesajı güçlü bir çağrıyla özetlendi: “Bugünün suyunu koruyamazsak, yarının yaşamını kuramayız.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.