Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sağlık

Haberia - Sağlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Saldırıda katledilen Ayla öğretmenin kahramanlığı... Haber

Saldırıda katledilen Ayla öğretmenin kahramanlığı...

Kahramanmaraş'taki Ayser Çalık Ortaokulu'na düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden öğretmenin Ayla Kara olduğu öğrenildi. 9 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ Kahramanmaraş'ta ortaokulda 8'inci sınıf öğrencisi tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırıda 1 öğretmen ile 8 öğrenci hayatını kaybetti. Saldırıda yaşamını yitiren matematik öğretmeni Ayla Kara'nın, öğrencilerini korumak amacıyla kendini siper ettiği sırada hayatını kaybettiği bilgisine ulaşıldı. Okulda yaşanan üzücü olayda, öğrenciler ve öğretmenler büyük bir şok yaşadı. Saldırının hemen ardından bölgeye çok sayıda sağlık ve güvenlik ekibi yönlendirilirken, yaralılar acil olarak hastanelere kaldırıldı. FEDAKARLIĞI YÜREK BURKDU Görev yaptığı okulda öğrencileriyle kurduğu yakın bağ ve mesleğine olan özverisiyle bilinen Ayla Kara'nın, olay anında öğrencilerini korumaya çalıştığı öğrenildi. Kara'nın, öğrencilerini tehlikeden uzak tutmak için üzerlerine atladığının ortaya çıkması, acıyı daha da artırdı. OKULUN SEVİLEN ÖĞRETMENİYDİ Meslektaşları ve öğrencileri tarafından sevilen bir öğretmen olduğu belirtilen Ayla Kara'nın vefatı, eğitim camiasında derin bir üzüntüye neden oldu. Ayla Öğretmenin meslektaşları, sosyal medya platformlarında paylaştıkları mesajlarla duydukları derin üzüntüyü dile getirdi. Kara'nın öğrencilerine olan bağlılığı, fedakarlığı ve örnek duruşuna vurgu yapılan paylaşımlarda, eğitim camiasının önemli bir değerini kaybettiği ifade edildi.

Nilüfer ve Yıldırım'da hastane arazileri satılıyor! Anahtar Parti'den sert tepki Haber

Nilüfer ve Yıldırım'da hastane arazileri satılıyor! Anahtar Parti'den sert tepki

Listede Bursa’dan Nilüfer, Yıldırım ve Yenişehir ilçelerinde bulunan toplam 6 taşınmaz yer aldı. Söz konusu arazilerin önümüzdeki süreçte satış, kiralama ya da gelir paylaşımı modeliyle değerlendirilmesi bekleniyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, kamuya ait değerli arazilerin satışa çıkarılmasına sert tepki gösterdi. Aslan, “Millete ait olan hazine arazilerinin özelleştirme adı altında satışa çıkarılması kabul edilemez. Bu alanlar kamu yararı gözetilerek kullanılmalıdır” dedi. Bursa’daki taşınmazların dikkat çeken en önemli özelliği ise büyük bölümünün geçmişte hastane olarak kullanılmış ya da sağlık alanı olarak planlanmış bölgeler olması. FSM HASTANE ALANI DA LİSTEDE YER ALDI Nilüfer ilçesi Fethiye Mahallesi’nde bulunan 1887 ada 3 parsel numaralı arsa, yaklaşık 37 bin metrekarelik büyüklüğüyle öne çıkarken, uzun süre “hastane alanı” olarak anılmasıyla biliniyor. FSM Bulvarı üzerinde yer alması ve çevresindeki yerleşim alanları nedeniyle yüksek yatırım potansiyeli taşıdığı değerlendiriliyor. Özellikle konser, kültür etkinlikleri gibi birçok etkinliğe de ev sahipliği yapıyor. "CİDDİ SORU İŞARETLERİ DOĞURUYOR" Bu tür alanların satışa çıkarılmasının kamu vicdanını yaralayacağını belirten Fikret Aslan, “Geçmişte sağlık hizmeti için planlanan veya kullanılan arazilerin satılması, kamu kaynaklarının farklı amaçlarla elden çıkarılması anlamına gelir. Bu durum toplumda ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. FSM Hastane Alanı hem kültürel etkinlikler hem de konserlere ev sahipliği yapan bir nokta. Burada büyük bir rant unsuru olduğunu kimse inkar edemez. Özelleştirildiği takdirde halihazırda trafik yoğunluğu olan bu bölgenin, satıldığı takdirde yapılacak yapının getireceği yük ile içinden çıkılmaz hal alacağı ortadadır” şeklinde konuştu. YILDIRIM'DA YIKILAN HASTANE ALANI DA KARARNAMEYE DAHİL EDİLDİ Yıldırım ilçesinde ise Ertuğrulgazi, Samanlı ve 152 Evler mahallelerinde bulunan toplam 4 ayrı parsel satış listesine dahil edildi. Bu alanların bir kısmı daha önce sağlık hizmeti verilen ya da hastane yapılması planlanan bölgeler arasında yer alıyor. 152 Evler Mahallesi’ndeki arazi üzerinde daha önce Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi bulunuyordu. Samanlı Mahallesi’nde satışa çıkarılan arazi ise Bursa’nın doğusunda planlanan 600 yataklı Bursa Merkez Devlet Hastanesi projesine ayrılmış alanlardan biri olarak biliniyor. "YILDIRIM'DA DEVLET HASTANESİ'NE İHTİYAÇ VARKEN OLANI YIKIP SATIYOR MUSUNUZ?" Eski Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin depreme dayanıksız olduğu için yıkıldığını ve yıllarca bu alanın boş ve sahipsiz bekletildigine vurgu yapan Aslan, Yıldırım ilçesinin en yüksek nüfusa sahip ve sosyoekonomik olarak dar gelirli vatandaşların yaşadığı bir bölge olduğunu dile getirdi. Aslan, "Yıldırım'ın tüm yükü Şevket Yılmaz Hastanesi'ne verildi. Acil'e başvuranlara bırakın sıra gelmesini, saatlerce beklerken refakat edenler dahi hastalık kapmazsa haline şükreder duruma geldi. Bu bölgenin acilen bir devlet hastanesine ihtiyacı varken, malum araziyi hangi akla hizmet olarak satmaya karar verdiniz?" ifadelerini kullandı. "EKONOMİNİN YÖNETİLEMEME FATURASI YİNE MİLLETE ÇIKIYOR" Hükümetin ekonomik politikalarını da eleştiren Aslan, “Milleti içine soktukları ekonomik darboğazın faturasını yine millete ait olan hazine arazilerini satarak çıkarmaya çalışıyorlar. Kamu varlıklarının bu şekilde elden çıkarılması doğru değildir. Bunun hesabını Bursalılara veremezler” dedi. YENİŞEHİR'DE DE SAĞLIK HİZMETİ İÇİN KULLANILAN ALAN SATILACAK Yenişehir ilçesi Yenigün Mahallesi’nde bulunan taşınmaz da özelleştirme kapsamına alınan alanlar arasında yer aldı. Hâlihazırda sağlık hizmetleriyle bağlantılı kullanımıyla dikkat çeken alanın da satış sürecine dahil edilmesi tartışmaları beraberinde getirdi. Karar kapsamında Bursa’daki söz konusu arazilerin satış sürecinin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yürütüleceği ve işlemlerin 2028 yılı sonuna kadar tamamlanmasının planlandığı belirtildi. ANAHTAR PARTİ'NİN ARAZİLER İÇİN ÖNERİSİ İl Başkanı Fikret Aslan partisininin önerisini de kamuoyunun takdirine sunarken şu ifadeleri kullandı: "Anahtar Parti olarak bu karara yalnızca itiraz etmekle yetinmiyoruz; uygulanabilir, gerçekçi ve Bursa'nın çıkarlarına hizmet eden bir alternatif model öneriyoruz: Kamu Yararı ile Ekonomik Sürdürülebilirliğin Birlikteliği * İşlev güvencesi sözleşmeye bağlanmalıdır. Özel sektör işletmecisi, alanın en az belirli bir yüzdesini rekreasyon, sağlık, eğitim ya da yeşil alan gibi kamusal kullanıma ayırmak zorunda bırakılmalı; bu yükümlülük sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olmalıdır. * Gelir, kamuya geri dönmelidir. Gelir paylaşım modeliyle elde edilecek kazançların Bursa'ya Hazine Bakanlığı vasıtasıyla yatırım olarak aktarılması, hem Hazine'ye ekonomik değer üretilmesini hem de şehrin kamusal hizmet kapasitesini güçlendirmesini sağlayacaktır. * Süreç şeffaf ve katılımcı olmalıdır. Bursalıların bu arazinin geleceğine ilişkin görüşleri, siyasi partiler, belediye meclisleri ve sivil toplum kanallarıyla karar alma sürecine dahil edilmelidir." BURSA KAMUOYUNU İTİRAZA DAVET ETTİ Fikret Aslan, Bursa’daki kamu arazilerinin satışına karşı kentin tüm dinamiklerini harekete geçmeye çağırarak, “Bu şehir sahipsiz değil. Bursa’nın tüm paydaşlarını, sivil toplum kuruluşlarını, meslek odalarını ve vatandaşları kamu arazilerinin satışına karşı kamuoyu oluşturmaya, bu kararlara itiraz etmeye ve getirdiğimiz model önerisini istişare etmeye davet ediyoruz” diye konuştu.

Bursa'da devlete ait hastane alanları satılıyor mu? Haber

Bursa'da devlete ait hastane alanları satılıyor mu?

Listede Bursa'dan Nilüfer, Yıldırım ve Yenişehir ilçelerinde bulunan toplam 6 taşınmaz yer aldı. Söz konusu arazilerin önümüzdeki süreçte satış, kiralama ya da gelir paylaşımı modeliyle değerlendirilmesi bekleniyor. Bursa'daki taşınmazların dikkat çeken en önemli özelliği ise büyük bölümünün geçmişte hastane olarak kullanılmış ya da sağlık alanı olarak planlanmış bölgeler olması. Nilüfer ilçesi Fethiye Mahallesi'nde bulunan 1887 ada 3 parsel numaralı arsa, yaklaşık 37 bin metrekarelik büyüklüğüyle öne çıkarken, uzun süre "hastane alanı" olarak anılmasıyla biliniyor. Merkezi konumu ve çevresindeki yerleşim alanları nedeniyle yüksek yatırım potansiyeli taşıdığı değerlendiriliyor. Yıldırım ilçesinde ise Ertuğrulgazi, Samanlı ve 152 Evler mahallelerinde bulunan toplam 4 ayrı parsel listeye dahil edildi. Bu alanların bir kısmı daha önce sağlık hizmeti verilen ya da hastane yapılması planlanan bölgeler arasında yer alıyor. Yıldırım ilçesi 152 Evler Mahallesi'ndeki arazi üzerinde önceden Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi bulunmaktaydı. Samanlı Mahallesi'nde satışa çıkarılan arazi ise Bursa'nın doğusunda yapımı planlanan 600 yataklı Bursa Merkez Devlet Hastanesi'ne aitti. Yenişehir ilçesi Yenigün Mahallesi'nde bulunan taşınmaz da özelleştirme kapsamına alınan alanlar arasında yer alırken, hâlihazırda sağlık hizmetleriyle bağlantılı kullanımıyla dikkat çekiyor. Öte yandan karar kapsamında Bursa'daki bu arazilerin satış sürecinin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yürütüleceği ve işlemlerin 2028 yılı sonuna kadar tamamlanmasının planlandığı belirtildi.

Yağız Efe için umut bekleyişi: DMD kampanyasında kritik süreç Haber

Yağız Efe için umut bekleyişi: DMD kampanyasında kritik süreç

Ailesi ise zamanla yarıştıklarını belirterek hem vatandaşlara hem de iş dünyasına destek çağrısında bulunuyor. Dört Ayda Yüzde 13’e Ulaşabildi Yağız Efe’nin babası Mustafa Erim, kampanyanın ilerleyişi hakkında yaptığı açıklamada sürecin oldukça yavaş ilerlediğini söyledi. Kampanyanın yaklaşık dört aydır devam ettiğini belirten Erim, hedeflenen miktara ulaşma konusunda ciddi bir zaman kaybı yaşandığını ifade etti. “Yaklaşık dört aydır kampanyamız devam ediyor. Ancak şu ana kadar yalnızca yüzde 13 seviyesine ulaşabildik. Maalesef kampanya beklediğimiz hızda ilerlemiyor” diyen baba Erim, desteklerin artması gerektiğini vurguladı. Hastalık Süreci ve Kritik Zaman Mustafa Erim, oğlu Yağız Efe’ye 15 Haziran’da Duchenne Musküler Distrofi (DMD) teşhisi konulduğunu, tedavi için başlatılan yardım kampanyasının ise 15 Ekim’de valilik onayı aldığını belirtti. Ancak geçen sürenin hastalık açısından oldukça kritik olduğuna dikkat çeken Erim, DMD’nin ilerleyici bir hastalık olduğunu ve zaman kaybının tedavi şansını doğrudan etkilediğini söyledi. “Bugün itibarıyla yaklaşık dört ay geçti ama bizim aslında hiç vaktimiz yok. Çocuğumuz her an tekerlekli sandalyeye bağımlı hale gelebilir. O noktadan sonra tedavi şansı büyük ölçüde ortadan kalkıyor” diyen Erim, sürecin kendileri için bir zaman yarışı olduğunu dile getirdi. Sanayicilere ve İş Dünyasına Çağrı Kampanyanın daha hızlı ilerleyebilmesi için çeşitli kurum ve kişilerle görüşmeler yaptıklarını ifade eden baba Erim, özellikle Bursa’daki sanayiciler ve iş insanlarından destek beklediklerini söyledi. Belediye başkanlarıyla görüşmeler gerçekleştirdiklerini ancak şu ana kadar somut bir destek alamadıklarını belirten Erim, Bursa’nın güçlü sanayi potansiyelinin bu kampanyayı kısa sürede tamamlayabilecek güçte olduğunu dile getirdi. “Sağlık camiası ve kendi çevremizin desteğiyle bu noktaya kadar gelebildik. Ancak bu yeterli değil. Bursa’nın imkânlarıyla bu kampanya çok daha hızlı tamamlanabilir. Oğlumuzun zamanı daralıyor” ifadelerini kullandı. “Oğlumuz Sadece Çocukluğunu Yaşamak İstiyor” Şu anda 8 yaşında olan Yağız Efe, Nisan ayında 9 yaşına girecek. Aile, kampanyanın bir an önce tamamlanmasının çocuklarının geleceği için hayati önem taşıdığını vurguluyor. Mustafa Erim, oğlunun yaşıtları gibi koşmak, oynamak ve çocukluğunu yaşayabilmek istediğini belirterek toplumdan destek istedi. “Oğlumuz sadece koşmak, oynamak ve çocukluğunu yaşamak istiyor. Küçük destekler birleştiğinde büyük bir umut olabilir. Herkesin desteğine ihtiyacımız var” diyen Erim, tüm vatandaşları kampanyaya duyarlı olmaya davet etti. Yağız Efe’nin ailesi, kampanyanın kısa sürede tamamlanabilmesi için toplumun her kesiminden gelecek desteklerin hayati önem taşıdığını vurguluyor.

YAPİDER'in konuğu Nuray Kuzukıran oldu Haber

YAPİDER'in konuğu Nuray Kuzukıran oldu

Programın açılışında konuşan YAPİDER Başkanı Sevcan İlici, yoğun iş temposunun sağlık konusunun geri plana atılmasına neden olabildiğine dikkat çekerek, “Yatırım profesyonelleri olarak yoğun ve stresli çalışma temposu içinde zaman zaman sağlık konusunu ihmal edebiliyoruz. Bu nedenle Op. Dr. Nuray Kuzukıran’ın vereceği değerli bilgileri önemsiyoruz” dedi. “Ozonterapi, vücudun iyileşme kapasitesini harekete geçirir” Sunumunda ozonterapi, longevity ve medikal estetik başlıklarını ele alan Op. Dr. Nuray Kuzukıran, ozonterapinin bir destek tedavisi olarak değil, vücudu kendi iyileşme kapasitesini artırmaya teşvik eden biyolojik bir uyarı sistemi olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Op. Dr. Kuzukıran, “Ozonterapi doğru dozda, doğru endikasyonla ve eğitimli hekimler tarafından uygulandığında güvenli bir yöntemdir” dedi. Ozonterapinin bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, anti-aging ve longevity programları, sporcu performansının artırılması ve toparlanma süreçleri, kronik yorgunluk, romatizmal hastalıklar, diyabetik ayak ve yara iyileşmesi ile bel ve boyun fıtıklarında destekleyici olarak kullanılabildiğini belirten Op. Dr. Kuzukıran, kişiye özel planlamanın önemine işaret etti. “Longevity bir mucize değil, yaşam tarzı stratejisidir” Uzun ve sağlıklı yaşam kavramının yalnızca bir trend olmadığını dile getiren Op. Dr. Nuray Kuzukıran, longevity tıbbının bütüncül bir yaklaşımı esas aldığını söyledi. “Longevity bir mucize yöntemi değil, bilimsel verilerle desteklenen, sürdürülebilir bir yaşam tarzı stratejisidir. Amaç yalnızca uzun yaşamak değil, enerjik, üretken ve fonksiyonel bir şekilde yaşamaktır” diyen Op. Dr. Kuzukıran, genetik ve epigenetik faktörlerden metabolizmaya, beslenmeden egzersiz fizyolojisine ve stres yönetimine kadar birçok parametrenin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Beslenme düzeni, kas kütlesinin korunması, uyku kalitesi ve stres kontrolünün biyolojik yaşlanma sürecini doğrudan etkilediğini vurgulayan Dr. Kuzukıran, sağlıklı yaş almanın bilinçli tercihlerle mümkün olduğunun altını çizdi. “Amaç doğal ve dengeli bir görünüm” Açıklamalarında medikal estetik uygulamalara da değinen Dr. Kuzukıran, bu alanı “Cerrahi gerektirmeden, bilimsel yöntemlerle görünümü iyileştirme, yaşlanma belirtilerini azaltma ve cilt sağlığını artırma sanatı” olarak tanımladı. “Amaç yalnızca ‘genç görünmek’ değil, doğal, sağlıklı ve dengeli bir görünüm elde etmektir” ifadelerini kullanan Op. Dr. Nuray Kuzukıran, botoks, dolgu uygulamaları, mezoterapi ve önleyici estetik yaklaşımlar hakkında da katılımcılara bilgi verdi.

Türkiye, günlük tütün kullanımında OECD lideri Haber

Türkiye, günlük tütün kullanımında OECD lideri

Üretimden Çok Tüketim Karnesiyle Öne Çıkan Tablo 2022 yılı verileri, Türkiye’nin günlük tütün kullanımında OECD ülkeleri arasında ilk sıraya yerleştiğini gösteriyor. Dünya genelinde birçok ülke tütünden ekonomik katma değer üretmeye devam ederken, Türkiye’de 15 yaş ve üzeri nüfusta her gün tütün kullananların oranı %28,3’e ulaşarak OECD ortalamasını yaklaşık ikiye katlıyor. Bir zamanlar Şark tipi tütün üretiminde güçlü bir konuma sahip olan Türkiye, bugün üretimden çok yüksek tüketim oranlarıyla gündeme geliyor. Tütün Endüstrisi Devleri İçmiyor, Türkiye İçiyor Dünya tütün piyasasına yön veren ülkeler, üretimin ve finansın merkezi olsalar da tüketim karnesinde Türkiye’nin gerisinde kalıyor. Sigara üretiminin büyük ölçüde çok uluslu şirketler tarafından yapıldığı Türkiye’de, tütün tüketimi yaygın bir alışkanlık haline geliyor. Teknolojik dönüşümün öncüsü Japonya veya Avrupa’nın üretim üssü konumundaki Polonya gibi ülkelerde dahi toplumlar, "Türk gibi" içmiyor. Türkiye’de kişi başına düşen günlük ortalama 17,8 adetlik tüketim miktarı, ülkemizi en yoğun içici kitlesine sahip ülke konumuna taşıyor. Politika Başarısı ile Tüketim Oranı Çelişiyor Türkiye; dumansız hava sahası ve sağlık uyarıları konusunda olumlu politika çıktıları üretmesine rağmen, vergilendirme politikaları ve tütün mamullerinin erişilebilir fiyatları tüketim oranlarının yüksek seyretmesine zemin hazırlıyor. Küresel standart kabul edilen bir paket sigaranın Türkiye’de 2,18 dolara satılması, Türkiye'yi sigaranın en ucuz olduğu 93. ülke yaparken bu durum bağımlılığı ekonomik olarak sürdürülebilir kılıyor. Türkiye, tütün tüketim düzeyi bakımından denetleyici kapasitenin zayıf kaldığı ülkelerle benzer bir görünüm sergiliyor. Kanser İstatistiklerinde Tütünün Yeri Tütün kullanımının halk sağlığı üzerindeki etkisi, özellikle akciğer kanseri ve ölüm istatistiklerinde kendini gösteriyor. Türkiye’de tütünle ilişkili kanserlerin görülme sıklığı dünya ortalamasının üzerinde seyrederken; 2024 yılı projeksiyonları her 7 ölümden birinin solunum sistemi hastalıklarıyla ilişkili olduğunu gösteriyor. Bu tablo, tütünle mücadelede daha kararlı ve denetim gücü yüksek kamusal stratejilerin hayata geçirilmesini zorunlu kılıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.