Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sağlık

- Sağlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yağız Efe için umut bekleyişi: DMD kampanyasında kritik süreç Haber

Yağız Efe için umut bekleyişi: DMD kampanyasında kritik süreç

Ailesi ise zamanla yarıştıklarını belirterek hem vatandaşlara hem de iş dünyasına destek çağrısında bulunuyor. Dört Ayda Yüzde 13’e Ulaşabildi Yağız Efe’nin babası Mustafa Erim, kampanyanın ilerleyişi hakkında yaptığı açıklamada sürecin oldukça yavaş ilerlediğini söyledi. Kampanyanın yaklaşık dört aydır devam ettiğini belirten Erim, hedeflenen miktara ulaşma konusunda ciddi bir zaman kaybı yaşandığını ifade etti. “Yaklaşık dört aydır kampanyamız devam ediyor. Ancak şu ana kadar yalnızca yüzde 13 seviyesine ulaşabildik. Maalesef kampanya beklediğimiz hızda ilerlemiyor” diyen baba Erim, desteklerin artması gerektiğini vurguladı. Hastalık Süreci ve Kritik Zaman Mustafa Erim, oğlu Yağız Efe’ye 15 Haziran’da Duchenne Musküler Distrofi (DMD) teşhisi konulduğunu, tedavi için başlatılan yardım kampanyasının ise 15 Ekim’de valilik onayı aldığını belirtti. Ancak geçen sürenin hastalık açısından oldukça kritik olduğuna dikkat çeken Erim, DMD’nin ilerleyici bir hastalık olduğunu ve zaman kaybının tedavi şansını doğrudan etkilediğini söyledi. “Bugün itibarıyla yaklaşık dört ay geçti ama bizim aslında hiç vaktimiz yok. Çocuğumuz her an tekerlekli sandalyeye bağımlı hale gelebilir. O noktadan sonra tedavi şansı büyük ölçüde ortadan kalkıyor” diyen Erim, sürecin kendileri için bir zaman yarışı olduğunu dile getirdi. Sanayicilere ve İş Dünyasına Çağrı Kampanyanın daha hızlı ilerleyebilmesi için çeşitli kurum ve kişilerle görüşmeler yaptıklarını ifade eden baba Erim, özellikle Bursa’daki sanayiciler ve iş insanlarından destek beklediklerini söyledi. Belediye başkanlarıyla görüşmeler gerçekleştirdiklerini ancak şu ana kadar somut bir destek alamadıklarını belirten Erim, Bursa’nın güçlü sanayi potansiyelinin bu kampanyayı kısa sürede tamamlayabilecek güçte olduğunu dile getirdi. “Sağlık camiası ve kendi çevremizin desteğiyle bu noktaya kadar gelebildik. Ancak bu yeterli değil. Bursa’nın imkânlarıyla bu kampanya çok daha hızlı tamamlanabilir. Oğlumuzun zamanı daralıyor” ifadelerini kullandı. “Oğlumuz Sadece Çocukluğunu Yaşamak İstiyor” Şu anda 8 yaşında olan Yağız Efe, Nisan ayında 9 yaşına girecek. Aile, kampanyanın bir an önce tamamlanmasının çocuklarının geleceği için hayati önem taşıdığını vurguluyor. Mustafa Erim, oğlunun yaşıtları gibi koşmak, oynamak ve çocukluğunu yaşayabilmek istediğini belirterek toplumdan destek istedi. “Oğlumuz sadece koşmak, oynamak ve çocukluğunu yaşamak istiyor. Küçük destekler birleştiğinde büyük bir umut olabilir. Herkesin desteğine ihtiyacımız var” diyen Erim, tüm vatandaşları kampanyaya duyarlı olmaya davet etti. Yağız Efe’nin ailesi, kampanyanın kısa sürede tamamlanabilmesi için toplumun her kesiminden gelecek desteklerin hayati önem taşıdığını vurguluyor.

YAPİDER'in konuğu Nuray Kuzukıran oldu Haber

YAPİDER'in konuğu Nuray Kuzukıran oldu

Programın açılışında konuşan YAPİDER Başkanı Sevcan İlici, yoğun iş temposunun sağlık konusunun geri plana atılmasına neden olabildiğine dikkat çekerek, “Yatırım profesyonelleri olarak yoğun ve stresli çalışma temposu içinde zaman zaman sağlık konusunu ihmal edebiliyoruz. Bu nedenle Op. Dr. Nuray Kuzukıran’ın vereceği değerli bilgileri önemsiyoruz” dedi. “Ozonterapi, vücudun iyileşme kapasitesini harekete geçirir” Sunumunda ozonterapi, longevity ve medikal estetik başlıklarını ele alan Op. Dr. Nuray Kuzukıran, ozonterapinin bir destek tedavisi olarak değil, vücudu kendi iyileşme kapasitesini artırmaya teşvik eden biyolojik bir uyarı sistemi olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Op. Dr. Kuzukıran, “Ozonterapi doğru dozda, doğru endikasyonla ve eğitimli hekimler tarafından uygulandığında güvenli bir yöntemdir” dedi. Ozonterapinin bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, anti-aging ve longevity programları, sporcu performansının artırılması ve toparlanma süreçleri, kronik yorgunluk, romatizmal hastalıklar, diyabetik ayak ve yara iyileşmesi ile bel ve boyun fıtıklarında destekleyici olarak kullanılabildiğini belirten Op. Dr. Kuzukıran, kişiye özel planlamanın önemine işaret etti. “Longevity bir mucize değil, yaşam tarzı stratejisidir” Uzun ve sağlıklı yaşam kavramının yalnızca bir trend olmadığını dile getiren Op. Dr. Nuray Kuzukıran, longevity tıbbının bütüncül bir yaklaşımı esas aldığını söyledi. “Longevity bir mucize yöntemi değil, bilimsel verilerle desteklenen, sürdürülebilir bir yaşam tarzı stratejisidir. Amaç yalnızca uzun yaşamak değil, enerjik, üretken ve fonksiyonel bir şekilde yaşamaktır” diyen Op. Dr. Kuzukıran, genetik ve epigenetik faktörlerden metabolizmaya, beslenmeden egzersiz fizyolojisine ve stres yönetimine kadar birçok parametrenin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Beslenme düzeni, kas kütlesinin korunması, uyku kalitesi ve stres kontrolünün biyolojik yaşlanma sürecini doğrudan etkilediğini vurgulayan Dr. Kuzukıran, sağlıklı yaş almanın bilinçli tercihlerle mümkün olduğunun altını çizdi. “Amaç doğal ve dengeli bir görünüm” Açıklamalarında medikal estetik uygulamalara da değinen Dr. Kuzukıran, bu alanı “Cerrahi gerektirmeden, bilimsel yöntemlerle görünümü iyileştirme, yaşlanma belirtilerini azaltma ve cilt sağlığını artırma sanatı” olarak tanımladı. “Amaç yalnızca ‘genç görünmek’ değil, doğal, sağlıklı ve dengeli bir görünüm elde etmektir” ifadelerini kullanan Op. Dr. Nuray Kuzukıran, botoks, dolgu uygulamaları, mezoterapi ve önleyici estetik yaklaşımlar hakkında da katılımcılara bilgi verdi.

Türkiye, günlük tütün kullanımında OECD lideri Haber

Türkiye, günlük tütün kullanımında OECD lideri

Üretimden Çok Tüketim Karnesiyle Öne Çıkan Tablo 2022 yılı verileri, Türkiye’nin günlük tütün kullanımında OECD ülkeleri arasında ilk sıraya yerleştiğini gösteriyor. Dünya genelinde birçok ülke tütünden ekonomik katma değer üretmeye devam ederken, Türkiye’de 15 yaş ve üzeri nüfusta her gün tütün kullananların oranı %28,3’e ulaşarak OECD ortalamasını yaklaşık ikiye katlıyor. Bir zamanlar Şark tipi tütün üretiminde güçlü bir konuma sahip olan Türkiye, bugün üretimden çok yüksek tüketim oranlarıyla gündeme geliyor. Tütün Endüstrisi Devleri İçmiyor, Türkiye İçiyor Dünya tütün piyasasına yön veren ülkeler, üretimin ve finansın merkezi olsalar da tüketim karnesinde Türkiye’nin gerisinde kalıyor. Sigara üretiminin büyük ölçüde çok uluslu şirketler tarafından yapıldığı Türkiye’de, tütün tüketimi yaygın bir alışkanlık haline geliyor. Teknolojik dönüşümün öncüsü Japonya veya Avrupa’nın üretim üssü konumundaki Polonya gibi ülkelerde dahi toplumlar, "Türk gibi" içmiyor. Türkiye’de kişi başına düşen günlük ortalama 17,8 adetlik tüketim miktarı, ülkemizi en yoğun içici kitlesine sahip ülke konumuna taşıyor. Politika Başarısı ile Tüketim Oranı Çelişiyor Türkiye; dumansız hava sahası ve sağlık uyarıları konusunda olumlu politika çıktıları üretmesine rağmen, vergilendirme politikaları ve tütün mamullerinin erişilebilir fiyatları tüketim oranlarının yüksek seyretmesine zemin hazırlıyor. Küresel standart kabul edilen bir paket sigaranın Türkiye’de 2,18 dolara satılması, Türkiye'yi sigaranın en ucuz olduğu 93. ülke yaparken bu durum bağımlılığı ekonomik olarak sürdürülebilir kılıyor. Türkiye, tütün tüketim düzeyi bakımından denetleyici kapasitenin zayıf kaldığı ülkelerle benzer bir görünüm sergiliyor. Kanser İstatistiklerinde Tütünün Yeri Tütün kullanımının halk sağlığı üzerindeki etkisi, özellikle akciğer kanseri ve ölüm istatistiklerinde kendini gösteriyor. Türkiye’de tütünle ilişkili kanserlerin görülme sıklığı dünya ortalamasının üzerinde seyrederken; 2024 yılı projeksiyonları her 7 ölümden birinin solunum sistemi hastalıklarıyla ilişkili olduğunu gösteriyor. Bu tablo, tütünle mücadelede daha kararlı ve denetim gücü yüksek kamusal stratejilerin hayata geçirilmesini zorunlu kılıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.